İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

Yabancılar Hukuku

Sınır Dışı Davası Ne Kadar Sürer, Mahkeme Kararı Kesin mi?

· · 14 dk okuma
Sınır Dışı Davası Ne Kadar Sürer, Mahkeme Kararı Kesin mi?

Sınır dışı davası ne kadar sürer sorusunun kanundaki karşılığı on beş gündür; ancak bu on beş gün davanın açıldığı tarihten değil, dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren işler. Bu ayrım, uygulamada karşılaşılan süre ile kanundaki süre arasındaki farkı büyük ölçüde açıklar.

Sınır dışı davası ne kadar sürer diye bakarken ikinci bir soru daha cevaplanmalıdır: dava bittiğinde ne olur. Sınır dışı davalarında mahkemenin verdiği karar kesindir; istinaf ve temyiz yolu kapalıdır. Bu nedenle yargılamanın hızlı olması, dosyanın tek derecede bitmesi anlamına gelir ve hazırlığın baştan eksiksiz yapılmasını zorunlu kılar.

Bir Bakışta: Sınır Dışı Davası Ne Kadar Sürer

KonuDüzenleme
Kanundaki karar süresi15 gün
Süre ne zaman başlarDosyanın tekemmülünden itibaren
Tekemmül ne demekSavunmanın verilmesi veya savunma süresinin geçmesi
Ara karar veya duruşma varsaSüre bunların tamamlanmasından itibaren
DuruşmaMahkemenin takdirinde
Kanun yoluKarar kesindir — istinaf ve temyiz yok
Kalan yolAnayasa Mahkemesine bireysel başvuru
Dava süresince sınır dışıYapılamaz (rıza hariç)
Seyahat masraflarıKural olarak yabancıya ait, istisnaları var
Masraf ödenmezseTürkiye’ye girişe izin verilmeyebilir
Yeni usul hangi davalara30/11/2024 sonrasında açılanlara

Kanundaki On Beş Günlük Süre Ne Anlama Gelir?

Kanun, sınır dışı etme kararına karşı yapılan başvuruların on beş gün içinde sonuçlandırılacağını düzenler. Bu hüküm, idari yargıdaki olağan yargılama sürelerine göre çok kısa bir süre öngörmektedir ve sebebi açıktır: kişi hakkında sınır dışı etme kararı bulunduğu, dava süresince bu kararın uygulanamadığı ve çoğu dosyada kişinin idari gözetim altında olabildiği düşünüldüğünde, yargılamanın uzaması herkes bakımından sorun yaratır.

Ancak bu on beş günün nereden başladığı dikkatle okunmalıdır. Kanunun ifadesi şudur: başvurular, dosyanın tekemmülünden veya ara karar ya da duruşma yapılması gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır.

Yani sürenin başlangıcı üç ayrı ihtimale bağlanmıştır:

  • Ara karar ve duruşma yoksa: dosyanın tekemmül ettiği an.
  • Ara karar verilmişse: ara kararın gereğinin tamamlandığı an.
  • Duruşma yapılmışsa: duruşmanın tamamlandığı an.

Davanın açıldığı tarihten tekemmüle kadar geçen süre bu on beş günün dışındadır. Dava dilekçesinin tebliği, idarenin savunma süresi ve varsa ara kararların yerine getirilmesi bu aşamada geçen zamanı belirler. Bu nedenle “dava on beş günde biter” ifadesi eksiktir; doğru ifade, dosya karara hazır hâle geldikten sonra on beş gün içinde sonuçlandırılacağıdır.

Dosyanın Tekemmülü: Süreyi Başlatan An

Tekemmül, kanunun bu dava türü için özel olarak tanımladığı bir kavramdır ve genel idari yargı usulünden ayrılır. Kanun şunu söyler: mahkemeye yapılan başvurularda savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır.

Bu tanımın iki sonucu vardır.

Birincisi, dosya tek savunmayla karara hazır hâle gelir. Genel idari yargı usulünde dava dilekçesi, savunma, cevaba cevap ve ikinci savunma aşamaları bulunur. Sınır dışı davalarında bu aşamalı yapı öngörülmemiştir; idarenin savunması verildiğinde dosya tekemmül eder.

İkincisi, idarenin savunma vermemesi süreci durdurmaz. Savunma verme süresinin geçmesi de tekemmül sonucunu doğurur. Yani davalı idare savunma vermeyerek dosyayı bekletemez.

Bu yapı, davacı bakımından önemli bir sonuç doğurur: iddia ve deliller dava dilekçesinde eksiksiz ortaya konulmalıdır. Cevaba cevap aşaması bulunmadığı için, savunmada ileri sürülen hususlara karşı ayrıca bir dilekçe verme imkânı güvence altında değildir. Dava dilekçesinde ileri sürülmeyen bir yönün sonradan eklenmesi her zaman mümkün olmayabilir. Dilekçede bulunması gerekenler sınır dışı kararı iptal davası yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Tekemmül tanımının bu dava türüne özgü olduğu da belirtilmelidir. Kanun koyucu, genel usuldeki aşamalı dilekçe teatisini bu davalar bakımından öngörmemiş ve dosyanın tek savunmayla karara hazır hâle gelmesini kabul etmiştir. Bu tercihin sebebi, yargılamanın hızlandırılması amacıdır: kişi hakkında uygulanamayan bir karar bulunduğu ve dosyaların çoğunda kişinin hareket serbestisi kısıtlı olabildiği için, sürecin uzaması amaca aykırı sonuç doğurur.

Uygulamada dosyanın ne zaman tekemmül ettiğinin takibi bu nedenle önem kazanır. Savunmanın verildiği ya da savunma süresinin dolduğu an, on beş günlük sürenin başlangıcını belirler. Bu tarihin bilinmesi, dosyanın ne zaman karara çıkacağına dair öngörü sağlar ve eksik bir belgenin dosyaya sunulması için kalan zamanı gösterir. Savunmaya karşı sunulmak istenen belge varsa, bunun gecikmeksizin dosyaya konulması gerekir; dosya tekemmül ettikten sonra karar her an verilebilir.

Duruşma Yapılırsa Süre Nasıl Etkilenir?

Kanun bu konuda da özel bir düzenleme getirmiştir: duruşma yapılması mahkemenin takdirine bağlıdır.

Bu, tarafların duruşma talebinin mahkemeyi bağlamadığı anlamına gelir. Genel idari yargı usulünde belirli şartların varlığı hâlinde duruşma yapılması zorunlu tutulmuşken, sınır dışı davalarında karar tamamen mahkemeye bırakılmıştır.

Sürenin hesabı bakımından duruşmanın etkisi şudur: duruşma yapılması gereken hâllerde on beş günlük süre, duruşmanın tamamlanmasından itibaren işlemeye başlar. Aynı kural ara kararlar için de geçerlidir; mahkeme bir ara karar vermişse, sürenin başlangıcı ara kararın gereğinin yerine getirildiği andır.

Duruşmanın takdire bağlı olması, dilekçenin önemini bir kez daha artırır. Sözlü olarak açıklama yapma fırsatı doğmayabileceği için, anlatılmak istenen her şeyin yazılı olarak dosyaya konulmuş olması gerekir. Sağlık raporları, aile bağlarını gösteren belgeler ve kişinin durumunu ortaya koyan diğer evraklar bu nedenle dilekçeyle birlikte sunulmalıdır.

Dava Açıldıktan Sonra Dosya Nasıl Takip Edilir?

Sınır dışı davası ne kadar sürer sorusu kısa bir süreye işaret etse de, bu kısalık dosyanın takibini kolaylaştırmaz; aksine, her aşamanın hızlı geçmesi nedeniyle gecikmeli fark edilen bir eksikliğin telafisi zorlaşır. Dava açıldıktan sonra izlenmesi gereken başlıklar şunlardır.

Tebligatın ulaşıp ulaşmadığı. Sınır dışı davalarında tebligat konusu özel bir öneme sahiptir. Kanun, davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması hâlinde İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ilgili hükmünde öngörülen sürenin iki ay olarak uygulanacağını düzenler. Genel kuralda bu süre bir yıldır. Dosya adres sorunu nedeniyle işlemden kaldırılmışsa ve iki ay içinde yeni adres bildirilmemişse dava açılmamış sayılır. Dava açılmamış sayıldığında, kanundan doğan sınır dışı edilmeme koruması da ortadan kalkar.

Savunmanın verilip verilmediği. Dosyanın tekemmülü savunmanın verilmesine ya da savunma süresinin geçmesine bağlı olduğundan, bu aşamanın takibi on beş günlük sürenin ne zaman başlayacağını gösterir.

Ara karar verilip verilmediği. Mahkeme bir ara karar vermişse, on beş günlük süre ara kararın gereğinin tamamlanmasından itibaren işler. Ara kararın gereği davacıya yüklenmişse, bunun gecikmesi doğrudan sürenin uzamasına yol açar.

Kararı veren makama bildirimin yapılıp yapılmadığı. Kanun, mahkemeye başvuran kişinin sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildireceğini düzenler. Bu bildirim, sınır dışı işlemini fiilen yürütecek valiliğin derdest davadan haberdar olmasını sağlar. Bildirimin yapılmaması hâlinde öngörülmüş bir yaptırım bulunmamakla birlikte, kanundan doğan korumanın uygulamada gecikmesi riski doğar.

Kişinin bulunduğu yerin değişip değişmediği. Yabancı geri gönderme merkezinde tutuluyorsa ve başka bir merkeze nakledilmişse, bu durum tebligat adresini ve iletişimi etkiler. Adres değişikliğinin gecikmeksizin mahkemeye bildirilmesi, iki aylık sürenin devreye girmesini önler.

Mahkemenin Kararı Kesin midir?

Kanunun ifadesi tereddüde yer bırakmaz: mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir.

Kesinlik iki yönlü çalışır ve her iki yönü de sonuçları bakımından önemlidir.

Davacı bakımından: dava reddedilirse istinaf ve temyiz yoluna başvurulamaz. Olağan kanun yolları kapalıdır. Karar verildiği anda kesinleşir ve kanundan doğan “yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilmez” koruması sona erer.

İdare bakımından: dava kabul edilir ve karar iptal edilirse, idare bu kararı üst mahkemeye taşıyamaz. İptal kararı verildiği anda kesindir ve idarenin gereğini yerine getirmesi gerekir.

Bu tablo, davanın hazırlık aşamasını belirleyici hâle getirir. Tek dereceli bir yargılamada, ilk dilekçede ileri sürülmeyen bir yönü ikinci derecede telafi etme imkânı yoktur. İdari işlemlerin hangi unsurlar bakımından denetlendiği ve iptal davasının genel çerçevesi için iptal ve tam yargı davaları yazısına bakılabilir.

İptal kararı verilmesi, idarenin aynı kişi hakkında bir daha hiç karar alamayacağı anlamına gelmez. İdare farklı bir sebeple yeni bir sınır dışı etme kararı alabilir; bu yeni karar kendi gerekçesiyle tebliğ edilir ve tebliğden itibaren yeni bir yedi günlük dava süresi işlemeye başlar.

Sınır Dışı Kararı Anayasa Mahkemesine Götürülebilir mi?

Olağan kanun yolları kapalı olduğu için, kesinleşmiş bir karardan sonra gündeme gelebilecek yollar olağanüstü niteliktedir.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, olağan kanun yolları tüketildikten sonra işleyen ayrı bir yoldur ve kendi kabul edilebilirlik şartları ile kendi süresi vardır. Sınır dışı davalarında mahkeme kararı kesin olduğu için, bu karar bakımından olağan kanun yolları da tüketilmiş sayılır. Başvurunun şartları ve süresi bu yazının konusu dışındadır; ayrıntısı Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru şartları ve Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru süreci yazılarında ele alınmıştır.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesine başvuru ise ayrı bir yoldur ve kendi iç hukuk yollarının tüketilmesi kuralına tabidir. Başvurunun şartları ve süresi için AİHM başvuru süresi ve şartları ile AİHM bireysel başvuru yazılarına bakılabilir.

Bu yolların hiçbiri, süresinde açılmamış bir davanın yerine geçmez. Yedi günlük dava süresi kaçırıldığında iç hukuk yolu tüketilmiş olmaz; bu durum, sonraki başvuruların kabul edilebilirliğini de etkiler. Süre hesabı ve kaçırılması hâlinde yapılabilecekler deport kararına itiraz süresi yazısında açıklanmıştır.

Deport İşlemleri Ne Kadar Sürer: Karardan Çıkışa Kadar

Sınır dışı davası ne kadar sürer sorusu, sürecin yalnızca bir parçasını kapsar. Kararın alınmasından kişinin ülkeden çıkışına kadar geçen aşamaların her birinin kendi süresi vardır.

AşamaSüre
Kolluk yakalamasından karara48 saati geçemez
Karardan dava açmaya7 gün (tebliğden itibaren)
Dava açmadan tekemmüleSavunma süresine bağlı
Tekemmülden karara15 gün
Terke davet tanınmışsa terk süresi15-30 gün
İdari gözetim süresi6 ay, uzatılabilir

Bu aşamaların tamamı aynı dosyada gerçekleşmeyebilir. Terke davet süresi tanınmış bir kişide idari gözetim gündeme gelmeyebilir; buna karşılık tanınan sürede çıkmayan kişi hakkında gözetim kararı alınabilir. Terke davet süresinin işleyişi terke davet süresi yazısında ele alınmıştır.

Dava açıldığında sınır dışı işlemi durur. Kanun, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla dava açma süresi içinde ve yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancının sınır dışı edilemeyeceğini düzenler. Bu koruma 24 Aralık 2019 tarihine kadar terör ve kamu düzeni bentleri bakımından istisna taşıyordu; 7196 sayılı Kanun ile bu istisna metinden çıkarılmış, koruma bent ayrımı yapılmaksızın herkes için geçerli hâle gelmiştir.

Deport Parası Ne Kadar: Seyahat Masraflarını Kim Öder?

Kanun, sınır dışı edilecek yabancıların seyahat masraflarının kural olarak kendilerince karşılanacağını düzenler. Ancak bu kural mutlak değildir; kanun kişinin mali durumuna göre ayrıntılı bir rejim öngörmüştür.

DurumSonuç
Parası masrafın tamamını karşılıyorsaMasraf parasından karşılanır, artan kendisine bırakılır
Hiç parası yoksaMasrafın tamamı Genel Müdürlükçe karşılanır
Parası yetmiyorsaMasraf Genel Müdürlükçe karşılanır; temel gereksinim tutarı kendisine bırakılır, artan kısım Hazineye gelir kaydedilir
Parası temel gereksinim tutarının altındaysaMasrafın tamamı Genel Müdürlükçe karşılanır, parası kendisine bırakılır

Bu rejimin en önemli sonucu şudur: parası olmayan bir yabancının sınır dışı edilmesi masraf yokluğu nedeniyle engellenmez. Masrafın tamamı idarece karşılanır. Kişinin elindeki paranın tamamının alınması da söz konusu değildir; her mali yıl başında belirlenen temel gereksinim tutarı kendisine bırakılır.

Kanunun kurduğu denge iki yönlüdür. Bir yandan, masrafın kural olarak yabancıya ait olduğu belirtilerek kamu kaynağının sınırsız kullanımı önlenmiştir. Öte yandan, parasızlık hâlinde işlemin durmaması ve kişinin tamamen parasız bırakılmaması güvence altına alınmıştır. Temel gereksinim tutarının her mali yıl başında belirlenmesi, bu güvencenin güncel tutulmasını sağlayan bir mekanizmadır.

Uygulamada bu hükümlerin kişiyi en çok ilgilendiren yönü, artan tutarın akıbetidir. Parası masrafın tamamını karşılıyorsa artan tutar kişiye bırakılır. Parası yetmiyorsa, temel gereksinim tutarı kendisine bırakıldıktan sonra kalan kısım seyahat masrafları karşılığında Hazineye gelir kaydedilir. Yani kişinin parası masrafa mahsup edilirken, ihtiyaç duyacağı asgari tutarın korunması öngörülmüştür.

Burada üç ayrı ödeme kaynağı bulunduğu görülür: yabancının kendi parası, idarenin bütçesi ve belirli hâllerde üçüncü kişilerin sorumluluğu. Bu üçüncü kaynak, kalış veya dönüş garantisi veren kişiler ile izinsiz çalıştıran işverenleri kapsar ve masrafın yalnızca kişinin kendi meselesi olmadığını gösterir.

Kanun ayrıca iki ek düzenleme içerir. Birincisi: masraflar geri ödenmediği sürece yabancıların Türkiye’ye girişine izin verilmeyebilir. Bu hüküm, idarece karşılanan masrafın ileride Türkiye’ye giriş bakımından sonuç doğurabileceğini gösterir. İkincisi: yabancıların pasaportları veya diğer belgeleri sınır dışı edilinceye kadar tutulabilir ve sınır dışı işlemlerinde kullanılmak üzere biletleri paraya çevrilebilir.

Üçüncü bir düzenleme, masraf yükümlülüğünü başkalarına da bağlar. Kanun, kalışlarını veya dönüşlerini garanti ettikleri yabancıların sınır dışı edilme masraflarını ödemekle gerçek veya tüzel kişileri yükümlü tutar. Yabancıyı izinsiz çalıştıran işveren veya işveren vekilleri bakımından ise ayrı bir kanun hükmüne atıf yapılmıştır. Dolayısıyla “deport parası” yalnızca yabancının değil, belirli hâllerde onu davet eden veya çalıştıran kişilerin de gündemine girebilir.

Hakkında sınır dışı etme kararı alınmış ve menşe ülkesine gönüllü olarak dönmek isteyen düzensiz göçmenlerden uygun görülenlere ayni veya nakdi destek sağlanabileceği de kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Bu destek bir hak olarak değil, idarenin uygun görmesine bağlı bir imkân olarak öngörülmüştür.

Hangi Davalara Yeni Usul Uygulanır?

Yargılama usulüne ilişkin yukarıdaki kuralların bir kısmı, 21 Kasım 2024 tarihli 7533 sayılı Kanun ile getirilmiştir. Tekemmül tanımı, duruşmanın takdire bağlı olması, kararı veren makama bildirim yükümlülüğü ve tebligat yapılamaması hâlinde uygulanacak iki aylık süre bu düzenlemenin parçalarıdır.

Kanun, bu değişikliklerin hangi davalara uygulanacağını ayrıca hükme bağlamıştır. Geçici maddeye göre, 31. ve 53. maddelerde yapılan değişiklikler bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalar hakkında uygulanır. Yürürlük tarihi 30 Kasım 2024’tür.

Bunun pratik anlamı şudur: bu tarihten önce açılmış ve hâlâ devam eden davalar bakımından yeni usul kuralları uygulanmaz. Dolayısıyla bir dosyanın hangi usule tabi olduğunu belirleyen ölçüt, kararın tarihi ya da olayın tarihi değil, davanın açıldığı tarihtir.

Yedi günlük dava açma süresi bakımından ise durum farklıdır; o süre 7533 ile değil, 24 Aralık 2019 tarihinde yürürlüğe giren 7196 sayılı Kanun ile getirilmiştir ve o tarihten bu yana yürürlüktedir.

Bu ayrımın neden önemli olduğu, bir dosyanın hangi kurallara tabi olduğu tartışıldığında ortaya çıkar. 30 Kasım 2024 öncesinde açılmış ve hâlâ görülmekte olan bir davada, tekemmül tanımı, duruşmanın takdire bağlı olması ve iki aylık tebligat süresi gibi kurallar uygulanmaz. Buna karşılık aynı dosyada dava açma süresi yine yedi gündür, çünkü o süre 2019’dan beri yürürlüktedir.

Uygulamada bu iki tarihin karıştırılması, dosyanın tabi olduğu usulün yanlış belirlenmesine yol açabilir. Ölçüt sadeleştirilerek şöyle ifade edilebilir: dava açma süresi bakımından 24 Aralık 2019, yargılama usulü bakımından 30 Kasım 2024 belirleyici tarihlerdir. Birincisinde ölçüt kararın tebliğ tarihi, ikincisinde davanın açıldığı tarihtir.

Yeni davalar bakımından ise bu tartışma gündeme gelmez; bugün açılan bir davada her iki değişiklik de uygulanır. Dolayısıyla halen açılan davalarda dava süresi yedi gün, tekemmül tek savunmayla, duruşma mahkemenin takdirinde ve tebligat yapılamaması hâlinde uygulanacak süre iki aydır.

Kanun metinlerinin güncel hâli 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu sayfasından doğrulanabilir. Sınır dışı etme sebepleri sınır dışı edilme sebepleri, kararın tebliğ edildiği anda atılacak adımlar deport yedim ne yapmalıyım yazısında ele alınmıştır. Yabancıların ikamet ve çalışma süreçlerinin genel çerçevesi ise yabancılar hukuku ve vatandaşlık sayfasındadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sınır dışı davası ne kadar sürer?

Kanun, başvuruların dosyanın tekemmülünden itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılacağını düzenler. Bu süre davanın açıldığı tarihten değil, dosya karara hazır hâle geldikten sonra işler.

Dosyanın tekemmülü ne demektir?

Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır. İdarenin savunma vermemesi de tekemmül sonucunu doğurur.

Duruşma yapılmasını isteyebilir miyim?

Talep edilebilir, ancak duruşma yapılması mahkemenin takdirine bağlıdır ve talep mahkemeyi bağlamaz.

Mahkeme kararına itiraz edebilir miyim?

Kanun mahkemenin bu konuda verdiği kararın kesin olduğunu düzenler; istinaf ve temyiz yolu kapalıdır.

Karar kesinse başka bir yol var mı?

Olağan kanun yolları kapalı olduğundan, gündeme gelebilecek yollar olağanüstü niteliktedir. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru kendi şartlarına ve süresine tabidir.

Dava sürerken sınır dışı edilir miyim?

Kanun, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilemeyeceğini düzenler.

Deport parası ne kadar, masrafı kim öder?

Kural olarak masraf yabancıya aittir. Parası yoksa masrafın tamamı, yetmiyorsa eksik kalan kısım idarece karşılanır ve temel gereksinim tutarı kendisine bırakılır.

Masrafı ödemezsem ne olur?

Kanun, masraflar geri ödenmediği sürece yabancıların Türkiye’ye girişine izin verilmeyebileceğini düzenler.

Beni davet eden kişi masraftan sorumlu olur mu?

Kanun, kalışlarını veya dönüşlerini garanti ettikleri yabancıların sınır dışı edilme masraflarını ödemekle gerçek veya tüzel kişileri yükümlü tutar.

Pasaportum alınabilir mi?

Kanun, yabancıların pasaportlarının veya diğer belgelerinin sınır dışı edilinceye kadar tutulabileceğini ve biletlerinin sınır dışı işlemlerinde kullanılmak üzere paraya çevrilebileceğini düzenler.

Yeni usul kuralları benim davama uygulanır mı?

Ölçüt davanın açıldığı tarihtir. 7533 sayılı Kanun ile getirilen değişiklikler, 30 Kasım 2024 tarihinden sonra açılan davalar hakkında uygulanır.

Davam kabul edilirse idare temyize gidebilir mi?

Gidemez. Kesinlik iki yönlüdür; iptal kararı verildiği anda kesinleşir.

İptal kararından sonra yeniden karar alınabilir mi?

Alınabilir. İdare farklı bir sebeple yeni bir karar alırsa, bu karara karşı yeni bir yedi günlük süre işler.

Deport işlemleri toplamda ne kadar sürer?

Kolluk yakalamasından karara kırk sekiz saat, karardan dava açmaya yedi gün, tekemmülden karara on beş gün öngörülmüştür. Tekemmüle kadar geçen süre savunma sürelerine bağlıdır.

Deport davası ne kadar sürer?

Kanun, dosyanın tekemmülünden itibaren on beş gün öngörür. Bu süre davanın açıldığı tarihten değil, savunmanın verilmesi ya da savunma süresinin geçmesinden itibaren işler.

Deport kaldırma davası ne kadar sürer?

Kararı kaldıran yol iptal davası olduğundan süre aynıdır: dosya tekemmül ettikten sonra on beş gün içinde sonuçlandırılır ve verilen karar kesindir.


Bu metin yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmış genel bir bilgilendirmedir; somut bir dosya hakkında görüş değildir. Karar kesin olduğu ve dosya tek derecede sonuçlandığı için, kendi durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar