İçindekiler · 5 bölüm
Kıdem tazminatı davaları, iş hukuku alanında çalışan avukatlar tarafından titizlikle takip edilmesi gereken davalardır. İşinden ayrılmış ve maddi zorluklar yaşayan bir işçinin, kazanamayacağı bir dava ile uğraştırılmaması, daha fazla maddi zarar uğramaması açısından kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığının tespit edilmesi önemlidir.
Alanında çalışan bir kıdem tazminatı avukatı, dava açılmadan önce durumu değerlendirecek, müvekkiline sürecin nasıl işleyeceğini ve dava açmanın gerekliliğini açıklayacaktır. Bu aşamada, avukat müvekkilinin durumuna göre dava açıp açmama kararını ona bırakacaktır. İşçi avukatı Av. Arb. Handan Sayan Özgül, 10 yılı aşkın bir süredir çalışma hayatında, dava açılmadan önce tüm değerlendirmeleri yaparak müvekkillerine süreçle ilgili tüm riskleri detaylı bir şekilde açıklamaktadır. Bu sayede işçilerin en doğru kararı vermelerine yardımcı olmaktadır.
Kıdem Tazminatı Hakkı Nedir?
Kıdem tazminatı işçinin en az bir yıl çalıştığı işyerinden, Kanunda sayılı nedenlerle ayrılması halinde kendisine ödenen tazminattır. Kıdem tazminatını hak ediş koşulları İş Kanunu’nda düzenlenmiştir. Buna göre kıdem tazminatı işçinin Kanunda sayılı haklı sebeplerle iş akdini sonlandırması yahut işverenin iş akdini haklı bir nedene dayandırmadan sonlandırması halinde hak edilmektedir.
Ayrıca işçinin ölümü, kadın işçinin evlenmesi, işçinin emeklilik ödeneğini hak etmesi sebebiyle işten ayrılması, muvazzaf askerlik gibi nedenlerle de kıdem tazminatına hak kazanılmaktadır.
Kıdem Tazminatını Düzenleyen Kanun Maddeleri
Kıdem tazminatı 4857 sayılı Kanun ile 1475 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. 1475 sayılı İş Kanunu esasen mülga olmasına rağmen kıdem tazminatını düzenleyen 14. Maddesi hala yürürlüktedir. Mezkûr maddede; işçinin ölümü, kadın işçinin evlenmesi, işçinin emeklilik ödeneğini hak etmesi sebebiyle işten ayrılması, muvazzaf askerlik gibi nedenlerle de kıdem tazminatına hak kazanılacağı düzenlenmektedir.
Kıdem tazminatına ilişkin diğer hükümler ise 4857 sayılı Kanunda düzenlenmiştir. Kanunun 24. Maddesinde işçinin haklı nedenle, kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde iş akdini sonlandırmasına ilişkin hüküm mevcuttur. Kanunun 25. Maddesinde ise işveren yönünden haklı fesih sebepleri sıralanmış, işverenin haklı fesih yapması halinde ise işçinin kıdem tazminatı alamayacağı düzenlenmiştir.
Kıdem Tazminatı Avukatı Neler Yapar?
Kıdem tazminatı avukatı işverenin fesih bildiriminden yahut işçi iş akdini feshedecekse fesihten itibaren işçinin haklarını korumaktadır. İşçi, iş sözleşmesini feshetmeden avukata başvurmalı, fesih ihtarnamesi için mutlaka bir avukat yardımından faydalanmalıdır. Zira kıdem tazminat davası süreci fesih bildiriminden itibaren başlamaktadır.
Avukat fesih sürecinden itibaren davayı yönlendirmektedir ve mümkün olduğunca süreci uzatmamaya gayret gösterir. Arabuluculuk aşamasında müvekkilinin hak ettiği tazminat miktarını hesaplayarak işverenin bu ücreti ödemesini sağlamak konusunda çalışır. Arabuluculuk sürecinin olumsuz geçmesi üzerine kıdem tazminatı ve başka işçi alacakları mevcutsa tüm bu alacakları (usul ekonomisine uygun şekilde) tek davada birleştirir. Ve davanın müvekkili lehine sonlanmasını sağlamaya çalışır.
Kıdem Tazminatı Avukatına Ne Zaman Başvurulmalıdır?
İşçi, iş sözleşmesini feshetmeden avukata başvurmalı, fesih ihtarnamesi için mutlaka bir avukat yardımından faydalanmalıdır. Zira kıdem tazminat davası süreci fesih bildiriminden itibaren başlamaktadır. İş akdini işveren feshettiyse fesih bildirimin işçiye ulaşmasının akabinde kıdem tazminatı avukatına başvurulmalıdır. Davanın nasıl ilerleyeceği, işçinin ihtarname sürecindeki argümanları ile yakından ilgilidir.
Ve dava da bu argümanlar üzerinden yürütülmektedir. Dolayısıyla açılacak olan dava riske atılmadan, en baştan hukuki bir destek almak oldukça mühimdir. Kıdem tazminatı alanında, işçi alacakları alanında çalışan bir avukattan hukuki destek almak özellikle tercih edilmelidir.
Kıdem Tazminat Avukatı Ücretleri
Genel olarak kıdem tazminatı avukat ücreti, tazminat davasının sonucunda takdir edilecek tazminat miktarının belli bir yüzdesi olarak kararlaştırılmaktadır. Genellikle yüzde 20 ila yüzde 10 arasında değişen vekalet ücreti, davanın reddi halinde müvekkillerden talep edilmemektedir.
Hatta kıdem tazminatı avukatlarının büyük bir kısmı dava masraflarını da müvekkilden talep etmemekte, dava sonunda tahsil etmektedir. Ekonomik açıdan dezavantajlı konumda olan, sabit bir gelirle günlük yaşamlarını sürdüren işçilerin işten ayrıldıktan sonra maddi açıdan zorlanmaları buna gerekçe olarak gösterilebilir.
Kıdem Tazminatı Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Etmeli
Kıdem tazminatı davasını açacak ve süreci devam ettirecek olan avukatın iş hukuku alanında ve tazminat hukuku alanında muhakkak tecrübeli olması gerekmektedir. Tecrübeli ve donanımlı bir avukat davanın her aşamasında, gerçekleşebilecek her ihtimale karşı hazırlıklıdır. Ve davanın işçi müvekkili lehine sonuçlanabilmesi için her türlü özen ve dikkati gösterecektir. Tecrübe ve donanım dışında avukatın yeniliklere açık olması, değişen içtihat ve mevzuatı yakından takip etmesi ve deyim yerindeyse sosyal ve dışa dönük olması da oldukça mühimdir.
Kimler Kıdem Tazminatı Alabilir?
- Kıdem tazminatı talep edebilmek için evvela 4857 sayılı Kanuna tabi bir işçi olunması gerekmektedir.
- İşçinin aynı işyerinde en az bir yıllık çalışması gerekmektedir.
- İşçinin, iş sözleşmesini İş Kanunu Madde 24’te belirtilen sebeplerle feshetmiş olması halinde işçi kıdem tazminatı alabilmektedir.
- İşverenin iş sözleşmesini İş Kanunu madde 25’ te belirtilen sebeplerle sonlandırmaması gerekmektedir. İş akdinin işveren tarafından haklı olarak feshedilmiş olması halinde işçi kıdem tazminatına hak kazamamaktadır.
- İşçinin ölümü, kadın işçinin evlenmesi, işçinin emeklilik ödeneğini hak etmesi sebebiyle işten ayrılması, muvazzaf askerlik gibi nedenlerle de kıdem tazminatına hak kazanılmaktadır.
Kıdem Tazminatı İçin Dava Açma Süreci Nasıl İşler?
Kıdem tazminatı davasının fesih ihbarı süreci ile başladığı yukarıda sıklıkla vurgulanmıştır. Fesih bildirimlerinden sonra işçi dava açmak istiyorsa mutlaka zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmalıdır. İşçi alacaklarında zorunlu arabuluculuk uygulaması 01.01.2018 itibariyle getirilmiş; bu tarih itibariyle arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açan kişilerin davası usul yönünden reddedilmiştir.
Zorunlu arabuluculuk aşamasında işçi ve işveren kıdem tazminatı veya diğer alacaklar yönünden anlaşabilmektedir. Anlaşılan alacak kalemleri yönünden tekrar dava açma gibi bir imkân bulunmamaktadır. Taraflar arabuluculuk aşamasında kısmen veya tamamen anlaşamamışsa, işçi anlaşılmayan alacak kalemleri yönünden dava açabilmektedir. İşçi anlaşmamaya dair tutanağı dava dilekçesinin ekine koyarak işçi alacakları davası açabilmektedir.
Kıdem Tazminatı Talebi Reddedilirse Ne Yapılmalıdır?
Kıdem tazminatı talebi için açılan davalar yüksek oranda işçi lehine sonuçlanmaktadır. Ancak söz konusu davaların olumsuz sonuçlanması da mümkündür. Bu durumda ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ve işçi lehine hüküm tesis edilmesi için Bölge Adliye Mahkemelerine, istinaf kanun yoluna müracaat edilmektedir. İstinaf kısaca ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı başvurulan kanun yoludur.
İşçi yahut vekili istinaf kanun yoluna başvuru yaptıklarında ilk derece mahkemesi kararları usul ve esas yönünden tekrar incelenmektedir. İlk derece mahkemesinin verdiği karar yerinde görülürse karar onanmakta; ilk derece mahkemesinin kararında usul veya esas yönünden bir hata bulunursa kararın kaldırılmasına karar verilmektedir. Kararın kaldırılması halinde istinaf yeniden karar verebilmektedir.
Kıdem Tazminatı Davası Ne Kadar Sürer?
Kıdem tazminatı davası 1 yahut 2 sene sürebilmektedir. Kıdem tazminatı ile talep edilen diğer işçilik alacaklarının mahiyeti, araştırma yapılması gereken hususların çokluğu yargılama süresini doğrudan etkilemektedir. İş davalarında muhakkak tanık dinletilmesi gerekmektedir. Davada bildirilen tanıkların davaların açıldığı yerde olmaması yargılamayı uzatmaktadır.
Zira duruşmada hazır etmek yerine bu kişilerin bulundukları yer mahkemesine talimat yazılmakta, tanıklar talimat duruşması ile dinlenmektedir. Talimat yazma, talimat duruşma günü belirleyip tebliğ etme, tanıkların talimat duruşmasında hemen dinlenip dinlenmemesi hususu, talimat evraklarının Mahkemeye tekrar gönderilmesi aşamaları yargılamayı uzatmaktadır. Ayrıca ilk derece mahkemesinin kararının olumsuz olması halinde istinaf aşamaları da yargılama süresini uzatmaktadır.
Kıdem Tazminatı Hesabı Nasıl Yapılır?
Kıdem tazminatı hesaplaması brüt ücret üzerinden yapılmaktadır. Brüt ücrete (giydirilmiş ücret) işçinin net maaşına vergiler, sigorta primi ve diğer kesintiler dahil edilerek; işçiye verilen yol ve yemek yardımları, düzenli olarak ödenen primler ve ikramiyeler eklenerek hesaplanan ücrettir.
İşçinin çalıştığı her sene için bir aylık brüt ücreti kadar tazminat ödenmektedir. Tam yıl çalışmanın yanında arta kalan aylar ve günler için de evvela toplam çalışılan gün sayısı belirlenmekte, brüt ücretin 365‘e bölünmesinden elde edilen rakamla toplam gün sayısı çarpılmaktadır. Böylece kişinin çalıştığı yılların ve ayların karşılığı olan kıdem tazminatı hesaplanmaktadır.
Hesaplama için farklı yöntemler kullanılmaktadır:
- Kıdem tazminatı toplam tutarı = (Brüt maaş x işçinin çalıştığı toplam süre(yıl olarak) x kıdem tazminatı oranı)/12 – Damga Vergisi (%0,759 )
- Kıdem tazminatı toplam tutarı = (Brüt maaş x işçinin çalıştığı toplam süre(yıl olarak) x 30)/365 – Damga Vergisi (%0,759)
- Kıdem tazminatı toplam tutarı= brüt maaş x işçinin çalıştığı toplam süre(yıl olarak) + çalışılan yıllardan arta kalan gün sayısı x (brüt maaş/365) – Damga Vergisi (%0,759)
- Kıdem tazminatı toplam tutarı= işçinin çalıştığı toplam süre(gün olarak) x (brüt maaş/365) – Damga Vergisi (%0,759)
Kıdem Tazminat Hakkım Var Mı? / Kıdem Tazminatına Hak Kazanmanın Şartları
- Evvela kıdem tazminatı talep eden kişinin İş Kanuna göre işçi sıfatına haiz olması gereklidir.
- En az bir yıllık çalışma şartının sağlanması gereklidir. Bu bir senenin kesintisiz ve aralıksız olması gerekmektedir.
- İşçinin iş sözleşmesini haklı sebeple (İş Kanunu 24. Maddede sayılan sebeplerle) sonlandırması,
- İşverenin iş sözleşmesini haklı olmayan sebeplerle (İş Kanunu 25. Maddede sayılan sebeplerle sonlandırmaması) sonlandırması,
- İşçinin iş sözleşmesini askerlik sebebiyle sonlandırmak zorunda kalması,
- Kadın işçinin iş sözleşmesini evlilik sebebiyle sonlandırmak zorunda kalması (evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde),
- Ölüm sebebiyle iş akdinin sonlanması (mirasçıları tarafından kıdem tazminatı talep edilebilmektedir.) ,
- Emekliliğe hak kazanma dolayısıyla iş akdinin sonlandırılması sebepleri ile kıdem tazminatına hak kazanılmaktadır.
Kıdem Tazminatında Zamanaşımı Süresi
Kıdem tazminatında zamanaşımı süresine dikkat edilmesi gerekmektedir. Zira zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalar (zamanaşımı defi hakkı kullanıldıysa) reddedilmektedir. Kıdem tazminatı talep edebilmek için hak ediş tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açılmalıdır. Fesih tarihinden itibaren hesaplanacak olan 5 yıllık süre içinde dava açmayan taraf zamanaşımı defi ile karşılaşırsa davası reddedilecektir.
Kıdem Tazminatı Davalarında Başarı Oranı Nedir?
Kıdem tazminatı davası açılmadan evvel alanında çalışan bir avukat desteği almak çok önemlidir. Zira davanın başarılı olup olmayacağını, davanın yüzde kaç oranında başarılı olacağını avukat önceden bilebilmektedir. Yahut tahmin edebilmektedir. Burada işçinin avukatına karşı yüzde yüz dürüst olması, her konuda önceden bilgilendirmesi gibi unsurlar avukatın görüşünü netleştirmektedir. Her türlü değerlendirme yapıldıktan sonra sonuç açıklanan müvekkilin kendi kararını vermesi beklenmektedir.
Davanın kazanılma olasılığı düşük ise işçi müvekkiller çoğu zaman dava açılmasını istememektedir. Davanın açılması istendiğinde ise kıdem tazminatı avukatı bu isteğe saygı gösterip her türlü özem ve dikkatle davasını açıp, devam ettirmektedir. Kıdem tazminatı avukatı tarafından takip edilen davaların başarı oranı bu nedenle oldukça yüksektir. Kaybetme olasılığı düşük görülen davalarda genellikle başarı oranı oldukça yüksektir.
Kıdem Tazminatına Hak Kazanıldığında Ödeme Nasıl Yapılır?
Kıdem tazminatına hak kazanıldığında işverenin bunu doğrudan ödemesi gerekmektedir. Bu nedenle de faiz direkt fesih tarihinden itibaren başlatılmaktadır. Ancak ödenmemesi durumunda işçi arabuluculuğa başvurarak ödenmesini talep etmektedir. Bu aşamada anlaşma sağlanırsa işveren arabuluculukta anlaşılan rakamı işçiye ödemek zorundadır.
Ödememesi halinde işçi arabuluculuk evrakına dayanarak icra takibi başlatıp tazminatı tahsil edebilmektedir. Ancak arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamaması halinde işçi dava açmalıdır. Dava sonunda karar işçi lehine sonuçlanırsa işçi kararın kesinleşmesini beklenmeden icraya konularak tazminat tahsil edilebilmektedir.
Kıdem Tazminat Tavanı Nedir?
Kıdem tazminatı hesaplaması işçinin giydirilmiş ücreti üzerinden yapılmaktadır. Ancak işçinin maaşının belli bir miktarın üzerinde olması halinde kıdem tazminatı işçinin maaşı üzerinden değil Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen kıdem tazminatı tavanı üzerinden hesaplanmaktadır. Kıdem tazminatı tavanı, Devlet Memurlar Kanuna tabi olan en yüksek maaşlı çalışana bir hizmet yılı için ödenen emekli ikramiyesine göre belirlenmektedir. 2024’ün ikinci yarısı için (01.07.2024-31.12.2024) belirlenen kıdem tazminatı tavanı 41.828,42 TL’dir
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.