İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

Çalışma alanı

Trafik Kazası Hukuku

Av. Handan SAYAN ÖZGÜL

Trafik kazaları sonucu ölüm veya yaralanma meydana geldiğinde, olay hem tazminat talepleri açısından Özel Hukukun hem de suç teşkil eden eylemler bakımından Ceza Hukukunun kapsamına girmektedir. Trafik kazaları, maddi hasar, yaralanma veya ölüm gibi istenmeyen sonuçlara yol açarak, hak sahiplerinin tazminat talep etme hakkı doğurur.

Eğer bir yaralanma meydana gelmişse, Türk Ceza Kanunu’nun 89. Maddesi (taksirle yaralama) devreye girer; ölüm söz konusuysa ise Türk Ceza Kanunu’nun 85. Maddesi (taksirle ölüme sebebiyet verme) uygulanır. Ayrıca, eğer kazaya sebep olan kişi kasıt, olası kast veya bilinçli taksirle hareket etmişse, sürücünün daha ağır cezalarla cezalandırılması talep edilebilir ve kusurlu şahıs hakkında kamu davası açılabilir.

Ancak, bu yazıda trafik kazaları ağırlıklı olarak tazminat hukuku açısından ele alınacaktır. Bu yönüyle, trafik kazaları sonucu oluşan zararların tazmini ve hak sahiplerinin alacakları tazminatları doğru şekilde talep edebilmesi için usul hukukuna uygun adımlar atılması gerektiği vurgulanmaktadır.

Trafik Kazalarına ilişkin Tazminat Hukuku denince ilk akla gelen Sigorta Şirketleri ve Sigorta Şirketlerine karşı açılan tazminat davalarıdır. Sigorta Şirketlerine karşı açılacak davalarda çok katı usul kuralları mevcuttur ve usul hatası yapılması halinde davalar, Sigorta Tahkim Komisyonu Başvuruları reddedilmektedir.

Ancak zarara uğrayan kişilerin haklarını bilmesi, usul hukukuna uygun şekilde bunu talep etmesi; başvurularını ve davalarını usul hukukuna uygun şekilde takip etmesi mümkün değildir.

Türk Hukukuna hâkim olan “usul esastan önce gelir” veya “usul esastan mukaddemdir” ilkesi gereği esasen haklı olunsa bile usulde hata yapılması halinde kişiler haklarını alamamakta, mağduriyetleri kat be kat artmaktadır.

Bu noktada yapılacak en doğru şey ise kişinin kendi haklarını savunacak en yetkin avukatı kendisinin bulması, belirlemesidir. Zira yetkin bir avukat demek zararlarınızın her yönden ve en kısa sürede karşılanması, en ufak alacağınızın atlanmaması, ihmal edilmemesi demektir. Tüm bu nedenler göz önünde bulundurulmalı, alanında çalışan, trafik kazaları alanında tecrübe sahibi bir tazminat hukuku avukatı tercih edilmelidir.

Trafik Kazası Nedir?

Trafik kazası, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin tanımlar başlıklı 3. Maddesinde tanımlanmıştır. Burada trafik kazası, karayolu üzerinde gerçekleşen, bir yahut birden fazla taşıtın karıştığı maddi hasarlı yahut yaralama, ölüm gibi sonuçlar doğuran çarpışma olarak tanımlanmıştır.

Trafik Kazasında Kimin Suçlu/Kusurlu Olduğu Nasıl Belirlenir?

Trafik kazaları maddi hasarlı trafik kazası ve bedeni hasarlı (ölüm veya yaralanmalı) trafik kazası olarak temelde ikiye ayrılmaktadır. Maddi hasarlı trafik kazasında adından da anlaşılacağı üzere sadece maddi hasar söz konusudur ve cana gelen herhangi bir zarar söz konusu değildir. Ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarında ise maddi hasarın yanı sıra cana gelen bir zarar söz konusudur. Bu zarar basit bir yaralanma olabileceği gibi ölüm de olabilir.

Maddi hasarlı trafik kazasında taraflar kolluk yardımı almadan kendi tutanaklarını tutabilmektedir. Bu durumda kişiler kazaya ve araçların son durumuna dair, kazanın nasıl gerçekleştiğini göstermek üzere fotoğraflar çekmekte, tutanak tutmaktadır. Tutulan tutanağın eksiksiz olması, çekilen fotoğrafların net ve kazayı aydınlatmaya yetecek ölçüde olması oldukça mühimdir.

Kişiler bu aşamalardan sonra tutanak ve fotoğrafları sigorta şirketlerine göndermektedir. Sigorta şirketleri de söz konusu kazaya dair tüm evrakları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (SBM) iletmektedir. SBM gelen evrakları değerlendirerek kusura dair bir karar verir. Ancak belirlenen bu kusur oranlarına itiraz etmek mümkündür.

Taraflardan en az birinin alkollü olması, ehliyetinin olmaması, kaza alanını terk etmesi gibi hallerde tarafların tutanak tutması mümkün olmayıp kollukça tutanak tutulması gerekmektedir. Burada da söz konusu kaza tutanağı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (SBM) iletilmelidir. SBM gelen evrakları değerlendirerek kusura dair bir karar verir. Ancak belirlenen bu kusur oranlarına itiraz etmek mümkündür.

Ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarında da tarafların tutanak tutması mümkün değildir. Tutanak tutulmuş olsa dahi geçerli değildir. Olayda kolluk müdahalesi şarttır ve kaza tutanakları da kolluk tarafından tutulmalıdır. Burada yine söz konusu kaza tutanağı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (SBM) iletilmelidir. SBM gelen evrakları değerlendirerek kusura dair bir karar verir. Ancak belirlenen bu kusur oranlarına itiraz etmek mümkündür.

Trafik Kazası Avukatı Nedir?

Esasen Türk Hukuk Sisteminde branşlaşma yoktur ve trafik kazası avukatı gibi kavramlar halk arasındaki söylemlerden kaynaklanmaktadır. Halk arasında trafik kazası nedeniyle mağdur olan kişilerle Sigorta Şirketleri ve trafik kazasında kusurlu olan araç sahipleri arasında gelişen uyuşmazlıklarda sıkça görev alan, trafik kazalarına dair uyuşmazlıklarda uzmanlaşmış ve tecrübe kazanmış avukatlar trafik kazası avukatı olarak adlandırılmaktadır.

Trafik Kazası Avukatı Neler Yapar?

Kendisine vaka gelen avukatın görevli Mahkemeyi, yetkili Mahkemeyi, eldeki vakanın tahkime uygun olup olmadığını, husumetin yöneltileceği tarafı, olayın zorunlu arabuluculuğa tabi olup olmadığını, bir olay sonucunda kaç dava açılacağını kısa sürede analiz edip bir yol haritası çizmesi ve tüm alacak kalemleri yönünden usul hukukuna uygun şekilde dilekçe hazırlayıp dava açması gerekmektedir. Alanında yetkin olan bir trafik kazası avukatı birden çok değişkeni aynı anda düşünüp eksiksiz bir dava çıkartacaktır.

Trafik Kazaları Davasına Sebep Olan Konular

Trafik kazasına ve dolayısıyla trafik kazası davalarına konu olan vakalar sürücü veya yaya kaynaklı olabilmektedir. Sürücülerin hız limitlerine dikkat etmeyerek aşırı hız yapmaları, hatalı sollamalar yapmaları, trafik güvenliğini tehlikeye atarak alkollü şekilde araç kullanmaları, trafik işaret ve levhalarına dikkat etmemeleri, araç takip mesafelerine dikkat etmemeleri gibi hususlardan kaynaklanan kazalar sürücülerden kaynaklı trafik kazalarına örnek olarak gösterilebilir.

Yayalar ise üst geçit olmasına rağmen trafiğin akışı içerisinde karşıdan karşıya geçmek istemeleri, yaya geçitleri dışındaki yerlerden trafik akışı içerisinde karşıdan karşıya geçmek istemeleri nedeniyle trafik kazalarına sebebiyet vermektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarının ihmali ile gerçekleşen yahut başıboş hayvanlardan kaynaklı kazalar da söz konusu olabilmektedir.

Maddi Hasarlı Kazalar

Maddi hasarlı trafik kazasında adından da anlaşılacağı üzere sadece maddi hasar söz konusudur ve cana gelen herhangi bir zarar söz konusu değildir. Maddi hasarlı trafik kazasında taraflar kolluk yardımı almadan kendi tutanaklarını tutabilmektedir. Bu durumda kişiler kazaya ve araçların son durumuna dair, kazanın nasıl gerçekleştiğini göstermek üzere fotoğraflar çekmekte, tutanak tutmaktadır.

Tutulan tutanağın eksiksiz olması, çekilen fotoğrafların net ve kazayı aydınlatmaya yetecek ölçüde olması oldukça mühimdir. Kişiler bu aşamalardan sonra tutanak ve fotoğrafları sigorta şirketlerine göndermektedir Ancak taraflardan en az birinin alkollü olması, ehliyetinin olmaması, kaza alanını terk etmesi gibi hallerde tarafların tutanak tutması mümkün olmayıp kollukça tutanak tutulması gerekmektedir.

Maddi hasarlı trafik kazasında kusur oranlarının belirlenmesi çok önemlidir. Zira yapılan hasar ödemeleri ve diğer tazminatlar tarafların kusurlarına göre belirlenmektedir. Kusurun belirlenebilmesi için kaza tutanağı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (SBM) iletilmelidir. SBM gelen evrakları değerlendirerek kusura dair bir karar verir. Ancak belirlenen bu kusur oranlarına itiraz etmek mümkündür.

Kusur oranları belirlendikten sonra kusursuz veya kısmi olarak kusurlu olan araç sürücüsü aracını sigorta şirketinin ödeyeceği rakamlarla tadil ve tamir ettirebilir. Ayrıca kusurlu araç sigortasından, kusurlu araç sürücüsü ve malikinden tazminat talep edebilir.

Araç sahibi sigorta şirketlerinden, sigorta limiti dâhilinde araç değer kaybı, orijinal parça fark bedeli talep edebilir. Kusurlu araç sürücüsü ve malikinden ise ikame araç bedeli (araç mahrumiyet bedeli tazminatı), kazanç kaybı tazminatı talep edebilir. İspatlanması şartıyla manevi tazminat istenmesi de mümkündür.

Yaralanmalı Kazalar

Karayolu üzerinde gerçekleşen, bir yahut birden fazla taşıtın karıştığı trafik kazaları sonucunda kişilerin vücudunda kesik, ezilme, delinme ve sıyrıklar oluşması halinde söz konusu kazalar yaralanmalı trafik kazaları olarak tanımlanmaktadır.

Yaralanmalı trafik kazaları meydana geldiğinde kişilerin doğrudan kolluk ve sağlık yardımı çağırmaları, kendilerini veya yaralanmış olan diğer kişilerin can güvenliğini tehlikeye atmamaları gerekmektedir. Her ne kadar tazminat ve diğer haklar için taraflar tutanak tutmak isteseler de mevzuat bu duruma izin vermemektedir, tarafların tutanak tutması mümkün değildir. Tutanak tutulmuş olsa dahi geçerli değildir. Olayda kolluk müdahalesi şarttır ve kaza tutanakları da kolluk tarafından tutulmalıdır.

Yaralanmalı trafik kazasında kusur oranlarının belirlenmesi çok önemlidir. Zira hasar ödemeleri ve diğer tazminatlar tarafların kusurlarına göre belirlenmektedir. Kusurun belirlenebilmesi için söz konusu kaza tutanağı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (SBM) iletilmelidir. SBM gelen evrakları değerlendirerek kusura dair bir karar verir. Ancak belirlenen bu kusur oranlarına itiraz etmek mümkündür.

Yaralanmalı trafik kazalarında özelikle ifade vermeden önce (uzlaşma ve şikâyetten verme konularına geçilmeden önce) hak kaybı yaşamamak adına alanında çalışan bir avukat desteği almak oldukça önemlidir. Trafik kazası avukatı yaralanmış kişilerin tedavi giderleri, geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik, manevi zararlar, bakıcı giderleri, gelecekteki ekonomik zararlarının tümünü eksiksiz şekilde savunarak tahsil edilmesini sağlayacaktır.

Ölümlü Kazalar

Karayolu üzerinde gerçekleşen, bir yahut birden fazla taşıtın karıştığı trafik kazaları sonucunda sürücü, yolcu veya yayaların vefat etmesi halinde söz konusu kazalar ölümlü trafik kazaları olarak tanımlanmaktadır.

Ölümlü trafik kazaları meydana geldiğinde sağ kalan kişilerin doğrudan kolluk ve sağlık yardımı çağırmaları, vefat eden kişiye temas etmemeleri, kendilerini veya yaralanmış olan diğer kişilerin can güvenliğini tehlikeye atmamaları gerekmektedir. Her ne kadar tazminat ve diğer haklar için taraflar tutanak tutmak isteseler de mevzuat bu duruma izin vermemektedir, tarafların tutanak tutması mümkün değildir. Tutanak tutulmuş olsa dahi geçerli değildir. Olayda kolluk müdahalesi şarttır ve kaza tutanakları da kolluk tarafından tutulmalıdır.

Ölümlü trafik kazasında kusur oranlarının belirlenmesi çok önemlidir. Zira hasar ödemeleri ve diğer tazminatlar tarafların kusurlarına göre belirlenmektedir. Kusurun belirlenebilmesi için söz konusu kaza tutanağı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (SBM) iletilmelidir. SBM gelen evrakları değerlendirerek kusura dair bir karar verir. Ancak belirlenen bu kusur oranlarına itiraz etmek mümkündür.

Ölümlü trafik kazalarında özelikle sağ kalan kazazedelerin ve diğer hak sahiplerinin ifade vermeden önce (uzlaşma ve şikâyetten vazgeçme konularına geçilmeden önce) hak kaybı yaşamamak adına alanında çalışan bir avukat desteği almak oldukça önemlidir. Trafik kazası avukatı hak sahiplerinin destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze, defin giderlerini, ölene kadar geçen sürede uğranılan zararları (tedavi gideri, bakıcı gideri, kazanç kaybı gibi), manevi tazminatları gibi haklarını almalarını sağlayacaktır.

Trafik Kazası Avukatı Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Trafik kazalarına dair davaların muhakkak trafik kazalarına ilişkin tazminat hukuku alanında çalışan ve tecrübeli olan tazminat avukatları tarafından takip edilmesi gerekmektedir. Bahsi geçen avukatlar, kişilerin zararlarını doğru şekilde kategorize ederek, husumetin yöneltileceği kişileri, yetkili ve görevli mahkemeyi, davanın kısmi veya belirsiz mi açılacağı gibi tüm yönlerden en doğru şekilde uygulamaya geçirmek, bu sayede müvekkilinin hakkını eksiksiz ve zaman kaybı yaşamadan tahsil etmekle görevlidir.

Trafik kazalarına ilişkin tazminat türleri de çeşitlilik arz etmekte ve her koşulda her tazminatı talep etmek davaların kısmi de olsa reddi anlamına gelerek mağdurlara gereksiz yargılama gideri yükleri yüklemektedir.

Ayrıca dava veya tahkim süreçlerinin öncesi ve sonrasında özel usuli koşullar bulunmakta ve her avukat bu bilgilere hakim olmayabilmektedir. Dolayısıyla seçilen, vekâlet verilen avukat, alanında yetkin bir avukat olup daha önce trafik kazası davaları ile ilgilenmiş olmalı ve bu konuda çalışmaları olmalıdır. Özel uzmanlık gerektiren bir alan olması sebebi ile yapılacak başvurularda ve açılacak davalarda yeterli bilgiye sahip olmalıdır.

Trafik Kazası Dosyalarında Avukatın Rolü

Avukatın tek bir alanda çalışması kendisinden beklenemeyecekse de aldığı davaların belli başlı olması ve bu alanlarda mutlaka bu alanda çalışanlaşmış olması çok önemlidir. Zira yeni bir dava ile karşılaşan her avukatın doğal olarak hata yapma olasılığı, zaman kabı yaşaması olasılığı yüksek olacak; müvekkilin tüm alacaklarını anlatılan vaka üzerinde hemen yorumlaması mümkün olmayacaktır.

Trafik kazasına ilişkin davalarda uzmanlaşmış bir avukat ise kişilerin zararlarını doğru şekilde kategorize ederek, husumetin yöneltileceği kişileri, yetkili ve görevli mahkemeyi, davanın kısmi veya belirsiz mi açılacağı gibi tüm yönlerden en doğru şekilde uygulamaya geçirecek ve bu sayede müvekkilinin hakkını eksiksiz ve zaman kaybı yaşamadan tahsil edecektir.

Trafik Kazalarında Yetkili Mahkeme

Trafik kazaları sonucu oluşan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik olarak tazminat davaları açılmaktadır. Bu davalar davalının ikametgâhında, davalı birden çoksa davalıların bir tanesinin ikametgâhında açılabileceği gibi haksız eylemin yani kazanın gerçekleştiği yer mahkemesinde de açılabilir.

Trafik Kazalarında Dava Açma Süresi

Trafik kazalarında dava açma süresi yani zamanaşımı süresi Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. Maddesinde düzenlenmiştir. Mezkûr maddeye göre maddi zarara uğrayan kimseler zararı ve zarar vereni öğrendikten sonra 2 yıl ve her halükarda kazadan itibaren 10 yıl içinde davasını açmalıdır.

Ancak yine aynı Kanun maddesinde kaza nedeniyle ceza yargılamasını gerektiren bir suç oluştuysa burada ceza zamanaşımlarının uygulanacağı söylenmiştir. Buna göre yaralanmalı trafik kazalarında zamanaşımı 8 yıl, ölümlü trafik kazalarında zamanaşımı 15 yıl, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarında ise zamanaşımı yine 15 yıldır.

Trafik Kazası Avukat Ücretleri

Avukatlık Kanunu’na göre, avukatların ücretsiz iş takibi yasal olmayıp bir ücret karşılığında dava takip etmesi veya danışmanlık yapması zorunludur. Ancak müvekkil avukat arasında imzalanan sözleşme ile belirlenecek olan ücretin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında olmaması gerekmektedir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmasa dahi avukatın en az Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirtilen ücreti alması gerekmektedir.

Dolayısıyla trafik kazası nedeniyle danışmanlık istenmesi halinde, belirli bir davanın takibinin istenmesi halinde avukat ve müvekkilin bir ücret kararlaştırması ve bu ücretin mezkûr mevzuatta belirlenen ücretin üstünde olması gerekmektedir. Avukatlar bu şartlar çerçevesinde genel olarak kendilerine tevdi edilen işin niteliğine, değerine, harcayacakları emek ve mesaiyle göre bir ücret belirlemektedir.

Müvekkiller belirlenen bu ücreti tek seferde ödeyebileceği taksitler halinde veya dava sonunda da ödeyebilmektedir. Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında genellikle dava sonunda müvekkil lehine takdir edilen tazminatın belli bir oranı vekâlet ücreti olarak kararlaştırılmaktadır.

Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat ve Alacak Türleri

  • Maddi hasarlı trafik kazası sonucu araçta oluşan hasarlara ilişkin kusursuz veya kısmi olarak kusurlu olan araç maliki, aracını sigorta şirketinin ödeyeceği rakamlarla tadil ve tamir ettirebilir. Ayrıca kusurlu araç sigortasından, kusurlu araç sürücüsü ve malikinden tazminat talep edebilir. Araç sahibi sigorta şirketlerinden, sigorta limiti dâhilinde araç değer kaybı, orijinal parça fark bedeli talep edebilir. Kusurlu araç sürücüsü ve malikinden ise ikame araç bedeli (araç mahrumiyet bedeli tazminatı), kazanç kaybı tazminatı talep edebilir. İspatlanması şartıyla manevi tazminat istenmesi de mümkündür.
  • Yaralanmalı trafik kazası sonucu yaralanma söz konusu ise kusursuz veya kısmi olarak kusurlu olan yaralanmış kişilerin tedavi giderleri, geçici iş göremezlik giderleri, kalıcı iş göremezlik giderleri, bakıcı giderleri, manevi zararları, gelecekteki ekonomik zararlarının karşılanmasına dair tazminat davaları açılabilmektedir. Ayrıca kazada yaralanma dışında araçta oluşan maddi hasarlar da talep edilebilir. Aracı zarar gören kişi aracını sigorta şirketinin ödeyeceği rakamlarla tadil ve tamir ettirebilir. Ayrıca kusurlu araç sigortasından, kusurlu araç sürücüsü ve malikinden tazminat talep edebilir. Araç sahibi sigorta şirketlerinden, sigorta limiti dâhilinde araç değer kaybı, orijinal parça fark bedeli talep edebilir. Kusurlu araç sürücüsü ve malikinden ise ikame araç bedeli (araç mahrumiyet bedeli tazminatı), kazanç kaybı tazminatı talep edebilir. İspatlanması şartıyla manevi tazminat istenmesi de mümkündür.
  • Ölümlü trafik kazalarında hak sahipleri, destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze, defin giderlerini, ölene kadar geçen sürede uğranılan zararları (tedavi gideri, bakıcı gideri, kazanç kaybı gibi), manevi tazminatlarını talep edebilirler. Ayrıca aracın zarar görmüş olması halinde mirasçılar tarafından araçta oluşan maddi hasarlar da talep edilebilir. Mirasçılar kaza zarar görmüş olan aracı sigorta şirketinin ödeyeceği rakamlarla tadil ve tamir ettirebilir. Ayrıca kusurlu araç sigortasından, kusurlu araç sürücüsü ve malikinden tazminat talep edebilir. Araç sahibi sigorta şirketlerinden, sigorta limiti dâhilinde araç değer kaybı, orijinal parça fark bedeli talep edebilir. Kusurlu araç sürücüsü ve malikinden ise ikame araç bedeli (araç mahrumiyet bedeli tazminatı), kazanç kaybı tazminatı talep edebilir. İspatlanması şartıyla manevi tazminat istenmesi de mümkündür.

Trafik Kazasından Kaynaklanan Ceza Davaları

Trafik kazaları sonucunda somut olaya göre gerekli koşullar oluşmuşsa taksirle öldürme, taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma suçları gerçekleşebilmektedir. Taksirli davranış ile gerçekleşen trafik kazası sonucunda bir kişi yaralanmamış yahut ölmemişse ve olayda yalnızca maddi hasar mevcut ise kişiye ayrıca ceza davası açılarak ceza verilemeyecektir. Bir trafik kazasından kaynaklı olarak açılabilecek ceza davaları ile tazminat davaları muhteviyat ve süreç olarak birbirlerinden çok farklıdır.

Tazminat davası ile ilgilenen hukuk hâkimi her ne kadar ceza-i yargılama yapan hâkimin kararları ile bağlı olmasa da; ceza hâkiminin somut olguların varlığının tespitine ilişkin kararları hukuk hakimini de bağlamaktadır. Ceza yargılamasında ulaşılacak bu sonuçların hukuk hâkimini bağlayacak olmasından ötürü tazminat davası için ceza davasının bekletici mesele yapılması da mümkündür.

Trafik Kazası Avukatı Nasıl Bulunur?

Trafik kazası davaları konusunda uzmanlaşmış avukatların belli bir tanınırlığı olmaktır. İnternet aracılığıyla veya arkadaş, akraba çevresinden trafik kazalarında uzmanlaşmış, tecrübe sahibi avukatlara ulaşmak mümkün olabilmektedir. Ulaşılan avukatlarla görüşüldükten sonra avukatın alanında çalışıp olmadığı anlaşılmaktadır. Alanında çalışan avukatla dava takip etmenin birçok artısı yukarıda izah edilmiştir. Muhakkak alanında çalışan, tecrübeli avukatlar ile çalışmak gereklidir.

Trafik Kazasında Şikâyetçi Olunca Ne Olur?

  • Kusurlu davranışları sebebiyle trafik kazasına ve bu kaza sonucu kişi veya kişilerin yaralanmasına sebep olan şahsın Türk Ceza Kanunun 89/1’inde düzenlenen taksirle yaralama suçunu işlediği kabul edilmektedir. Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyet bağlıdır. Dolayısıyla mağdur konumunda olan şahısların şikayetçi olup olmamaları çok önemlidir. Zira mağdur konumunda olan şahısların şikayetçi olması halinde kusurlu kişi hakkında soruşturma başlatılacak ve daha sonrasında da kamu davası açılacaktır. Mağdurun şikayetçi olmaması halinde ise böyle bir soruşturma başlatılmayacak, kişi yargılanmayacaktır.
  • Kusurlu davranışları sebebiyle trafik kazasına ve bu kaza sonucu kişi veya kişilerin ölümüne sebep olan şahsın Türk Ceza Kanunun 85. Maddesinde düzenlenen taksirle insan öldürme suçunu işlediği kabul edilmektedir. Taksirle öldürme suçu şikâyete bağlı bir suç değildir. Dolayısıyla vefat eden kişinin yakınlarının şikayetçi olup olmaması önemli değildir.

Trafik kazası sonrasında şikayetçi olup olmamak ceza davalarına ilişkin bir mesele olup şikayetçi olmamanın tazminatlar konusunda bir etkisi bulunmamaktadır. Yani mağdur konumunda olan tazminat talepçileri şikayetçi olamasalar dahi maddi manevi tazminat taleplerini kusurlu sürücü ve diğer sorumlulara karşı ileri sürebilmektedir.

Trafik Kazası Kusur Oranı Nedir?

Trafik kazaları gerçekleştikten sonra ilk incelenen hususlardan bir tanesi tarafların kusur oranlarıdır. Kaza gerçekleştikten sonra tutanak ve belgeler sigorta şirketlerine gönderilmektedir. Sigorta şirketleri de söz konusu kazaya dair tüm evrakları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (SBM) iletmektedir. SBM gelen evrakları değerlendirerek kusura dair bir karar verir. Ancak belirlenen bu kusur oranlarına itiraz etmek mümkündür.

Kusur oranları yüzde sıfır ile yüzde yüz arasında değişmektedir. Yüzde sıfır kusurlu olan tarafın gerçekleşen kazada hiçbir kusuru olmadığı, yüzde yüz kusurlu olan tarafın kazada tam kusurlu olduğu, sıfır ile yüz arasında kusur oranı verilen tarafın ise gerçekleşen kazada kısmi olarak kusurlu olduğu kabul edilmektedir.

Araç Değer Kaybı Zararı Nedir?

Araç değer kaybı, aracın kaza nedeniyle zarar görmesi, zarar gören parçaların onarılması, boyanması veya değiştirilmesi nedeniyle 2. El piyasasının düşmesinden kaynaklanmaktadır. Aracın kaza öncesi değeri ile kaza sonrası değeri arasındaki farka araç değer kaybı denmektedir.

Trafik kazası sonucu hasar alan araçta değişmesi gereken, boyanması gereken parçalar olup söz konusu onarımlar sonrasında aracın rayici, ikinci el piyasası düşmektedir. Söz konusu parça değişimleri orijinal olsa dahi hasar geçmişinde kazanın ve onarımın yer alması doğrudan aracın değerini etkilemektedir. İkinci el araba satış platformlarında da hasarlı aracın satış bedelinin boyalı olması, değişen parçalarının olması, tramer kaydında hasar geçmişi olması dolayısıyla emsallerine göre daha düşük yazıldığı görülmektedir. Yani söz konusu azalma afaki değil son derece somut ve gerçektir.

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.