İçindekiler · 35 bölüm
İş Hukuku’nda, işçinin hem çalışma sürecinde hem de işten ayrılma sürecinde işverene göre dezavantajlı olduğu kabul edilmiştir. Bu sebeple, işçi lehine yorum ilkesi geliştirilmiştir. Yerleşik içtihatlara ve Mahkeme kararlarına bakıldığında, işçi lehine yorum ilkesinin sıkça uygulandığı açıkça görülmektedir.
Uygulamada, işçinin işverene karşı sorumluluklarını yerine getirdiği, ancak işverenin bu sorumlulukları aksattığı düşüncesiyle hareket edilmektedir. Bu yaklaşımın getirdiği haksızlıklar olsa da, genel olarak işçi lehine yorum ilkesinin ülke gerçekleriyle uyumlu olduğunu söylemek mümkündür.
İşçi lehine yorum ilkesi özellikle iş sözleşmesinin feshi durumunda, işçinin haklı olarak iş akdini feshettiği, fesih konusunda haklı olduğu yönünde değerlendirmelerin yapıldığı davalarda öne çıkmaktadır. Bu davalar genellikle işçi lehine sonuçlanmaktadır. Ancak altını çizmek gerekir ki; 5.000 TL kazanmak da dava kazanmaktır, 500.000 TL kazanmak da dava kazanmaktır. Dolayısıyla, “kolay dava” inanışıyla işçilerin davalarını kendilerinin takip etmesi veya iş hukuku alanında çalışan olmayan bir avukata teslim etmesi makul ve mantıklı olmayacaktır. Bir avukatın desteği, davanın doğru bir şekilde yürütülmesi ve en uygun sonucun alınması için kritik önem taşır.Tüm bu nedenler göz önünde bulundurulmalı, alanında çalışan bir iş hukuku avukatı tercih edilmelidir. Av. Arb. Handan SAYAN ÖZGÜL ve ekibi İş Hukuku alanında çalışıp her sene binlerce işçinin hakkını son kuruşuna kadar tahsil etmektedir.
Ayrıca İş Hukuku alanında çalışan Av. Arb. Handan SAYAN ÖZGÜL işveren vekilliği ve arabuluculuk da yapmaktadır.
İş Hukuku Nedir?
Genel olarak işçi ve işveren arasındaki ilişkiyi düzenleyen, hak, sorumluluk ve yükümlülüklerini belirleyen hukuk disiplinine iş hukuku denmektedir. Bireysel ve toplu iş hukuku olarak ikiye ayrılmaktadır.
İşçi Nedir?
4857 sayılı İş Kanununa göre işçi, bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişidir. Kanun lafzından da anlaşılacağı üzere işçi ancak gerçek kişi olabilmektedir. Tüzel kişilerin işçi olması mümkün değildir. Ayrıca stajyer, çırak, asker, hükümlü kişiler bir iş sözleşmesi ile çalıştırılsa dahi işçi sıfatına haiz değildir.
4857 Sayılı Kanunun 4. Maddesinde sayılan çalışanların da işçi sıfatına haiz olmayacakları, dolayısıyla İş Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağı açıklanmıştır: Deniz ve hava taşımacılığı işlerinde çalışanlar, 50 den az (50 dâhil ) işçi çalıştırılan tarım işçileri, ev işlerinde çalışanlar, sporcular, bazı esnaf işletmelerinde çalışanlar işçi olarak değerlendirilmemekte ve İş davası açamamaktadır. Maalesef bu hususa dikkat etmeyen kimseler ve avukatların davaları usul yönünden reddedilmektedir.
İşveren Nedir?
4857 sayılı İş Kanununa göre işveren, bir iş sözleşmesine dayanarak işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren denmektedir.
İş Sözleşmesi Nedir?
İş sözleşmesi, işçinin bir işi belli koşullarda yapmayı, işverenin ise belli sorumluklarla birlikte işçiye ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmaktadır. Söz konusu işin süresi bir yıl veya daha uzun ise sözleşmenin yazılı yapılması zorunludur.
İş sözleşmesinde olmazsa olmaz unsurlar vardır: Bir işin görülmesi, bu iş karşılığında ücret ödenmesi ve işin bağımlılık ilişkisine dayanması şarttır. Aksi halde bir iş sözleşmesinden, işçi işveren ilişkisinden ve sonuç olarak iş davasından söz edilemeyecektir.
İş sözleşmeleri belirli, belirsiz süreli iş sözleşmesi; sürekli ve süreksiz iş sözleşmesi, tam ve kısmi süreli iş sözleşmesi olarak türlere ayrılmaktadır.
İş Hukukuna İlişkin Uyuşmazlıklarda Uygulanan Kanunlar
İş hukuku uyuşmazlıklarında genel olarak 4857 sayılı İş Kanunu uygulanmaktadır. İş Kanunun yanı sıra çeşitli uyuşmazlıklarda Basın İş Kanunu, Deniz iş Kanunu, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası da uygulanmaktadır.
İş Davası Nasıl Açılır?
İş davası 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 118. Ve 119. Maddelerinde açıklandığı şekilde, Mahkeme adı, tarafların adı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, adresi, belli bir dava değeri, dayanılan sebepler, hukuki nedenler, iddianın dayanağı vakalar da açıklanarak açık ve anlaşılır bir taleple açılmalıdır. Dava İş Mahkemesinde, İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde İş Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılmalıdır.
İş Mahkemelerinde Açılan İş Davaları Nelerdir?
- İşe iade davaları,
- iş hukukundan kaynaklanan tespit davaları,
- İş kazasından kaynaklanan maluliyet veya ölüm nedeniyle tazminat,
- Ücret alacağı, fazla mesai alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, genel tatil ve haftalık tatil ücret alacağı,
- Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı,
- Sendikal Tazminat davaları gibi davalar İş Mahkemelerinde açılmaktadır.
Kıdem Tazminatı Davası?
Kıdem tazminatı, en az bir yıllık kıdemi bulunan işçinin iş akdini İş Kanununda belirtilen şartlarda feshetmesi veya işverenin iş akdini haksız şekilde feshetmesi sonucu hak kazandığı bir tazminattır. Bu tazminatın talep konusu edildiği davalara da kıdem tazminatı davası denmektedir.
İşçinin haklı feshi, işverenin haksız feshi dışında işçiler; işçi kadının evlenmesi, emeklilik, muvazzaf askerlik, ölüm gibi nedenlerle de kıdem tazminatı talep edebilmektedir. 1475 Sayılı İş Kanunun 14. Maddesinde belirtilen şartlarda kıdem tazminatına hak kazanılmaktadır.
İhbar Tazminatı Davası?
İhbar tazminatı belirsiz süreli sözleşme devam ederken, taraflardan birinin Kanunda belirtilen sürelere uymadan sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi halinde talep edilen bir tazminattır. Tazminat talep edebilmek için evvela belirsiz süreli bir sözleşmenin varlığı gereklidir.
İhbar tazminatı kıdem tazminatından farklı olarak işveren tarafından da talep edebilen bir tazminattır.
Fazla Mesai Davası?
4857 Sayılı İş Kanunu 41. Maddesine göre; ülkenin yararı, işin niteliği, üretimin arttırılması gibi nedenlerle, Kanunda belirtilen sınırlamalar dâhilinde fazla mesai yaptırılması mümkün ve yasaldır.
Fazla mesai (çalışma) işçinin haftalık 45 saati aşan çalışmalarına denmektedir. Kanunda yazılı şartlar mevcutsa işçi 45 saati aşan her saat için normal çalışma saatine düşen ücretinin yüzde elli zamlı haliyle ödenmesini isteyebilir. Bunun ödenmemesi halinde işçinin açacağı dava fazla mesai alacağı davasıdır.
Hizmet Tespiti Davası
İşverenlerin, işçinin sigorta girişini yaptırmadığına, sigorta primini yatırmadığına veya eksik yatırdığına sıkça şahit olmaktayız. Bu durumda işçinin açacağı hizmet tespit davası ile eksik yatırılan veya yatırılmayan primlerin ödenmesi sağlanmaktadır.
Kötü Niyet Tazminatı
İşçinin herhangi bir iş güvencesinin olmadığı ve belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı hallerde işveren tarafından kötü niyetli bir şekilde fesih yapılması halinde işçiye ödenmesi gereken tazminata kötü niyet tazminatı denmektedir.
İş Kazaları
İş kazası bireyin vücut bütünlüğünü ruhen veya bedenen etkileyen her türlü zararın işyerinde veya işle ilgili faaliyetlerin sürdürüldüğü işyeri dışında herhangi bir yerde meydana gelen olaylara denilmektedir.
Öncelikle somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılarak mevcut durumun bir iş kazası niteliği arz edip etmediği hususunda bir tespit yapılmalıdır. İş kazası tanımı 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 13. Maddesinde yer almaktadır. İlgili maddeye bakıldığında iş kazası sayılan haller şu şekildedir;
- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
- İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
- Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
- Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
- Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.
Madde kapsamına bakıldığında iş kazalarının yalnızca iş yerinde gerçekleştirilen faaliyetler sırasında meydana gelmediği, işyeri dışında işle ilgili faaliyetlerin sürdürüldüğü esnada da meydana gelebileceği anlaşılmaktadır.
İş Kazasından Kaynaklı Tazminat Davası
İş kazası niteliği arz eden olayın meydana gelmesi sonucunda sorumluluğu bulunan işverenden destekten yoksun kalma tazminatı, manevi tazminat ve maddi tazminat taleplerinde bulunulabilir.
- Manevi Tazminat
Manevi tazminat davası işçinin veya işçinin ölümü halinde yakınlarının elem, keder ve üzüntü içine girmesi sebebi ile hâkim tarafından somut olayın özellikleri, işçinin yaşı vb. durumlar değerlendirilmek suretiyle belirlenen bir miktar paradır. Belirttiğimiz üzere manevi tazminat talebinde yalnızca iş kazasına uğrayan işçi değil bu olaydan etkilenen yakınlarının da manevi tazminat isteminde bulunabilmeleri mümkündür.
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Ölen bir kişinin yaşarken destekte bulunduğu kişilere, ölümünden sonra herhangi bir destekte bulunamıyor olması sebebiyle uğramış oldukları zarara karşılık olarak talep edilen tazminat türüdür. Görüldüğü üzere bu tazminat türünde destekte bulunan kişinin ölüm hadisesinin gerçekleşmiş olması gerekmektedir. İş kazası sonucunda yaralanma veya hastalık gibi bir durumun işçi nezdinde gerçekleşmesi halinde işçinin destek olduğu kişiler tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulamaz. Destekten yoksun kalma tazminatının kimler tarafından talep edileceği hususuna değinildiğinde ise işçinin yalnızca ailesi veya mirasçıları değil işçinin hayatında destek vermiş ve yaşıyor olsaydı destek verebileceği kişiler tarafından da destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulabilir. Buradaki kıstas ise tazminat talep eden kişilerin ölen işçinin yardımına muhtaç olmalarıdır.
- Maddi Tazminat
Meydana gelen iş kazası sonucunda bedensel bir zarara uğrayan işçi maddi anlamda yaşadığı kayıpların karşılanması adına maddi tazminat talebinde bulunabilir. İşçinin ölümü halinde maddi tazminat davası ile isteyebileceği zarar kalemleri TBK 53.maddesinde yer almaktadır.
İşçi Alacakları Davası
İşçinin iş sözleşmesinin sona ermesi sonucunda işverenlerine karşı açmış oldukları davalardır. Kıdem tazminatı davası, İhbar tazminatı davası, UGBT alacağı davası, Fazla çalışma ücreti alacağı davası, Bakiye ücret alacağı davası vb. davalar işçi alacakları davalarına örnek teşkil etmektedir.
İşe İade Davası
İşveren tarafından geçerli bir sebep olmadan iş sözleşmesini feshettiği durumda işçinin işe tekrar başlama isteği üzerine açabileceği bir davadır. İşe iade davasının açılabilmesi için belirli şartların yerine getirilmiş olması gerekmektedir Bu şartlar ise:
- İşyerinde 30 veya daha fazla işçi çalıştırıyor olmak
- İş Kanununa veya Basın İş Kanununa tabi olmak
- İşçinin iş yerinde en az 6 aydır çalışıyor olması
- İş sözleşmesinin belirsiz süreli olması
- İş sözleşmesinin işveren tarafından haksız bir şekilde feshedilmesi.
Mobbing Nedir? Hangi Durumlar Mobing Sayılır?
Mobbing kelimesi psikolojik şiddet, taciz, sıkıntı verme anlamına gelmektedir. Çalışma hayatında mobbingin etkisi ise işverenin, işçiye karşı baskı, psikolojik şiddet uygulayarak işten işten çıkmasını sağlamaktır.
Mobbingin oluşabilmesi için ise öncelikle bu durumun işyerinde gerçekleşmesi gerekmektedir. Ayrıca bu durumun tek bir seferde değil sistemli bir şekilde gerçekleşmesi gerekir. İşveren tarafından bilinçli bir şekilde işçiyi yıldırarak işten çıkmasına sebebiyet vermelidir.
İstifa Ederken İş Avukatına Danışmak
İşçi istifa etmiş olsa dahi belli alacaklarını talep etme hakkına sahiptir. Hukuka uygun bir şekilde kanunda öngörülen haklı nedenle fesih hallerinden biriyle iş sözleşmesinin feshi halinde işçinin talep edebileceği alacak kalemleri daha fazla olacaktır. Bu hususta iş avukatları somut olayın özelliklerine göre istifa eden işçilerin haklarına sahip olabilmeleri için hukuki yol göstereceklerdir.
Şirketler İçin İş Hukuku Danışmanlığı
Şirketler için iş hukuku danışmanlığı, şirketlerin iş hukukundan kaynaklanan uyuşmazlık yaşamaları halinde bu uyuşmazlığı çözüme kavuşturan hizmet türüdür.
Ayrıca daha uyuşmazlık ortaya çıkmadan işçinin özlük dosyasının doğru tutulması, sözleşmelerinin kapsamı, fazla mesai onayları, tutanak düzenlenmesi vb. her konuda danışılarak hareket edilmesi halinde iş davalarında avantaj elde edebileceklerdir.
İşçinin Haklı Fesih Halleri
İşçinin haklı nedenle fesih hakkı 4857 Sayılı İş Kanununun 24. Maddesinde ele alınmıştır. Söz konusu maddede işçinin haklı nedenle fesih hakkını doğuracak haller yer almaktadır. Anılan maddede haklı nedenle fesih hakkı doğuracak haller şu şekildedir;
- Sağlık Sebepleri
- Ahlak ve İyi niyet Kurallarına Uymayan Haller
- Zorlayıcı Sebepler
İş Davalarına Konu Olan Alacaklar
İş davalarında işçilerin talep edebilecekleri belli başlı alacak kalemleri vardır. Bunlar;
- İşe iade davalarına ilişkin alacaklar,
- İş kazasından kaynaklanan maluliyet veya ölüm nedeniyle tazminat,
- Ücret alacağı, fazla mesai alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, genel tatil ve haftalık tatil ücret alacağı,
- Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı,
- Sendikal Tazminat alacakları iş davalarına konu olan başlıca alacak kalemleridir.
İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk
İş hukukunda zorunlu arabuluculuk işçi ve işveren alacakları ile işe iade davalarında bulunmaktadır. Zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmeden açılan davalar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmektedir. Hizmet tespit davaları ve iş kazasına ilişkin davalarda ise arabuluculuk şartı bulunmamaktadır. Bu nedenle direkt olarak dava açma yoluna gidilebilmektedir.
İş Davalarında Avukatın Önemi
İşçi, avukatıyla görüşme yaparken genel olarak üç alacak kalemi üzerinde durmaktadır: kıdem tazminatı, yıllık izin alacağı ve fazla mesai alacağı.. Ancak söz konusu tazminatları Kanunen hak edip etmedikleri değerlendirmesini avukat yapmaktadır ve yapmalıdır.
Zira Kanunda kıdem tazminatını hak etmek için bazı şartlar getirilmiştir. Yıllık izin ve fazla mesai alacakları için aynı şekilde şartlar vardır ve ispat noktasındaki değerlendirmeleri de avukat yapmaktadır. Yine işçinin gündemine almadığı hafta tatili alacakları, UBGT alacakları, kötü niyet tazminatı, ayrımcılık tazminatı, sendikal tazminat vb. tazminatlar da somut olayın özelliğine göre avukat tarafından değerlendirilmektedir.
İş Avukatı, zamanaşımı gibi hususları da gözeterek HMK ‘da belirtilen usul kuralarına göre davasını açmakta bazen de dava açmamanın daha iyi olduğu görüşünü iletmektedir.
İşçi Avukatı Nedir?
İşçi avukatı taraflar arasında yaşanan uyuşmazlıkta işçinin vekilliğini yapan kişidir.
İşveren Avukatı Nedir?
İşveren avukatı taraflar arasında yaşanan uyuşmazlıkta işverenin vekilliğini yapan kişidir.
Şirket Avukatı Nedir?
Şirket avukatı taraflar arasında yaşanan uyuşmazlıkta şirketin vekilliğini yapan kişidir.
İş Davası Türleri Nelerdir?
İşçi-işveren arasında yaşanan belli başlı uyuşmazlıklar sonucunda tarafların açabileceği iş hukukuna ilişkin davalar şu şekildedir;
- İşe iade davası,
- İş kazası tazminat davası,
- Hizmet Tespit Davası,
- Kıdem tazminatı alacağı davası,
- İhbar tazminatı alacağı davası,
- Kötü niyet tazminat davası,
- Ücret alacağı, fazla mesai, hafta tatili alacağı, yıllık izin, UBGT gibi alacaklara ilişkin davalar.
İş Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?
Donanımlı ve tecrübeli bir avukat müvekkillerini zaman kaybından kurtaracak, direkt sonuca odaklanacak ve davasını en kısa sürede, başarıyla tamamlayacaktır. Eldeki olayın niteliğine göre müvekkilinin maddi manevi tüm zararlarını ve alabileceği tüm tazminatları doğru şekilde tespit ve tahsil edecektir. Bu nedenlerle doğru avukatı seçmek hayati önem arz etmektedir**.**
Tüm bu nedenlerle, alanında çalışan bir iş hukuku avukatı tercih edilmelidir. Av. Arb. Handan SAYAN ÖZGÜL ve ekibi İş Hukuku alanında çalışıp her sene binlerce işçinin hakkını son kuruşuna kadar tahsil etmektedir. Ayrıca İş Hukuku alanında çalışan Av. Arb. Handan SAYAN ÖZGÜL işveren vekilliği ve arabuluculuk da yapmaktadır
İş Avukatı Ücretleri?
İş davalarını takip eden avukatlar daha çok dava sonunda ücret talep etmektedir. Yani avukat ve vekil edenler yazılı sözleşme ile Mahkemenin belirleyeceği tazminat miktarının belli bir oranı üzerinde anlaşmaktadır.
İş Avukatı Hangi Davalara Bakar?
İş Avukatı, İşçi Avukatı gibi yakıştırmalar avukatın özellikle o alanda çalışması ve uzmanlaşması sonucunda kullanılmaktadır ve kanaatimizce bunda herhangi bir beis bulunmamaktadır. “İş Avukatı” aşağıda sıralanan davalarla ilgilenmektedir:
- İşe İade Davası,
- Hizmet Tespit Davası,
- İş Kazası Davası,
- Kıdem Tazminatı Alacağı Davası,
- İhbar Tazminatı Alacağı Davası,
- Fazla Mesai Alacağı Davası,
- Kötü Niyet Tazminatı Davası,
- İşçi-İşveren Uyuşmazlıklarından kaynaklanan davalar.
İş Hukuku Davalarına Hangi Mahkeme Bakar?
İş davaları kural olarak İş Mahkemelerinde, İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde ise İş Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmektedir. Yetkili Mahkeme ise davalının yerleşim yeri (davanın açıldığı tarihteki) veya işin görüldüğü yer İş Mahkemesidir.
İş Davaları Ne Kadar Sürer?
Toplam 12-15 ayda sonuçlanan birçok dava olduğu gibi bu sürenin çok daha uzadığı örneklere de rastlamak mümkündür. Özellikle istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurulduğu hallerde bu süre 2-3 yılı bulabilmektedir.
İş Davalarında İstinaf ve Temyiz Yolu
İş Mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurmak mümkün olabilmektedir. Ancak kanun yollarına başvuru için miktar sınırı bulunmaktadır. Kararda belirtilen tutarın kanunda belirtilen miktarın altında kalması halinde istinaf ve temyiz kanun yollarına başvuru hakkı ortadan kalkmaktadır.
İş mahkemesi kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf kanun yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf mahkemesi tarafından verilen kararlara karşı da kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz kanun yoluna başvurma hakkı vardır.
İş Davalarında Zamanaşımı
İşçilik alacakları genel olarak 5 yıllık zamanaşımı süresine tabiidir. Bu sürenin hangi tarihten itibaren başlatıldığına dikkat etmek gerekir. Zira kıdem ve ihbar tazminatı gibi sözleşmenin feshinden doğan alacaklarda zamanaşımı süresi fesihten itibaren başlatılmakta; ücret alacağı, fazla mesai, hafta tatili alacağı, yıllık izin, UBGT gibi alacaklar ise hak ediş tarihinden itibaren hesaplanmaktadır.
Söz konusu sürelere uyulmadan açılan davalarda, borçlunun zamanaşımı def’inde bulunması halinde kişi alacaklarına kavuşamamakta, davayı kısmen ya da tamamen kaybetmekte, ayrıca yargılama giderlerini de ödemek zorunda kalmaktadır.
İş Hukuku Davası Avukatı
Donanımlı ve tecrübeli bir avukat müvekkillerini zaman kaybından kurtaracak, direkt sonuca odaklanacak ve davasını en kısa sürede, başarıyla tamamlayacaktır. Eldeki olayın niteliğine göre müvekkilinin maddi manevi tüm zararlarını ve alabileceği tüm tazminatları doğru şekilde tespit ve tahsil edecektir. Bu nedenlerle doğru avukatı seçmek hayati önem arz etmektedir**.**
Tüm bu nedenlerle, alanında çalışan bir iş hukuku avukatı tercih edilmelidir. Av. Arb. Handan SAYAN ÖZGÜL ve ekibi İş Hukuku alanında çalışıp her sene binlerce işçinin hakkını son kuruşuna kadar tahsil etmektedir. Ayrıca İş Hukuku alanında çalışan Av. Arb. Handan SAYAN ÖZGÜL işveren vekilliği ve arabuluculuk da yapmaktadır.
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.