İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

Anayasa Yargısı ve AİHM

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Şartları, Kesinleşen Karara Karşı Ne Zaman Başvurabilirim

· · Güncelleme · 27 dk okuma
Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Şartları, Kesinleşen Karara Karşı Ne Zaman Başvurabilirim
İçindekiler · 19 bölüm

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru şartları, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 45, 46 ve 47. maddelerinde sayılır ve bir başvurunun esastan incelenip incelenmeyeceğini belirler. Kamu gücünün bir işlemi, eylemi ya da ihmali bulunmalı; ihlal edildiği ileri sürülen hak hem Anayasada hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde korunmalı; başvurucu bu hakkı doğrudan etkilenen kişi olmalı; idari ve yargısal yolların tamamı tüketilmeli; başvuru otuz gün içinde, harcı ödenmiş ve eksiksiz bir formla yapılmalıdır.

Bu şartlardan biri eksikse Mahkeme ihlal iddiasına hiç girmeden başvuruyu kabul edilemez bulur ya da idari yönden reddeder. Yazıda her şartın kanun ve İçtüzük dayanağı, 2026 yılı harç tutarı, otuz günlük sürenin başladığı an, başvurunun yapılabileceği yerler ve kabul edilemezlik kararından sonra açık kalan yollar ayrı başlıklar altında ele alınıyor.

Bir Bakışta: Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Şartları

Bireysel başvuru, olağan yargı yollarının bittiği yerde başlayan ikincil bir hak arama yoludur ve şartları kanunla sınırlı olarak sayılmıştır.

  • Konu: Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) ortak koruduğu bir hakkın kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiası (6216 m.45/1).
  • Kişi: Güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenen gerçek kişi ya da kendi hakkı etkilenen özel hukuk tüzel kişisi; kamu tüzel kişileri başvuramaz (m.46).
  • Yollar ve süre: İdari ve yargısal başvuru yollarının tamamı tüketilir; başvuru, yolların tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır (m.45/2, m.47/5). Mahkeme adli tatile tabi değildir.
  • Harç: 2026 yılında 6.024,10 TL’dir; ödeme gücü olmayan kişi adli yardım isteyebilir.
  • Şekil: İçtüzük ekindeki resmî form kullanılır; eksiklik için en fazla on beş günlük kesin süre verilir, tamamlanmazsa başvuru reddedilir.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Nedir?

Anayasa Mahkemesine (AYM) bireysel başvuru, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini ileri süren kişinin Anayasa Mahkemesine başvurabildiği hak arama yoludur. Tanım Anayasanın 148. maddesinin üçüncü fıkrasında ve 6216 sayılı Kanunun 45. maddesinde yer alır.

Bu yol, 7 Mayıs 2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunla yapılan ve 12 Eylül 2010 halkoylamasıyla kabul edilen Anayasa değişikliğiyle getirildi. 6216 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin sekizinci fıkrasına göre Mahkeme, 23 Eylül 2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan başvuruları inceler; bu tarihten önce kesinleşmiş bir karar zaman bakımından kapsam dışındadır.

Bireysel başvuru bir üst derece mahkemesi ya da dördüncü derece temyiz değildir. Anayasanın 148. maddesinin dördüncü fıkrası ve 6216 sayılı Kanunun 49. maddesinin altıncı fıkrası, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamayacağını açıkça söyler. Mahkeme, delillerin yeniden değerlendirilmesini ya da kanunun başka türlü yorumlanmasını değil, bir temel hakkın ihlal edilip edilmediğini inceler.

Bireysel başvurunun temel özellikleri şunlardır:

  • Kapsam: Anayasada güvence altına alınmış ve aynı zamanda AİHS ile ek protokollerin koruduğu hakların, kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiği iddiası aranır.
  • Başvuru Yolları: İhlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülen idari ve yargısal başvuru yollarının tamamı başvurudan önce tüketilmiş olmalıdır.
  • Hedef: Mahkeme ihlali tespit eder ve ihlalin sonuçlarının nasıl giderileceğine hükmeder; yerindelik denetimi yapmaz, idari işlem niteliğinde karar veremez (m.50/1).
  • Kişisel Hak İhlali: Başvuru yalnızca başvurucunun güncel ve kişisel bir hakkının doğrudan etkilendiği durumları kapsar; başkası adına ya da kamu yararı adına soyut başvuru yapılamaz.

Bu mekanizma, ihlalin önce ulusal düzeyde giderilmesini sağlar; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Türkiye’den gelen başvurularda bireysel başvuruyu tüketilmesi gereken iç hukuk yolu olarak kabul eder. Şartlar dikkatle incelenmeden yapılan başvurular, ihlal iddiası güçlü olsa bile usulden reddedilir.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru ve Mevzuat

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru şartları üç katmanlı bir mevzuatla düzenlenir: Anayasanın 148. maddesi hakkın kendisini, 6216 sayılı Kanunun 45-51. maddeleri şartları ve inceleme usulünü, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün dördüncü bölümü (m.59 ve devamı) ise başvuru formunu, harcı, başvuru yerlerini, süreyi ve eksiklik usulünü ayrıntılandırır. Bireysel başvuru hakkı 23 Eylül 2012 tarihinden itibaren kullanılmaktadır.

İçtüzük 12 Temmuz 2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı; bireysel başvuruya ilişkin maddeleri 2014 ve 2018 yıllarında değiştirildi. Bugün kullanılan başvuru formu, 6 Kasım 2018 tarihli değişiklikle yenilenen ve 1 Ocak 2019’dan beri uygulanan İçtüzük ekindeki (EK-1) formdur.

KonuDayanakKural
Hakkın kaynağıAnayasa m.148/3Anayasa ve AİHS ortak alanındaki hak, kamu gücü ihlali
Konu bakımından şart6216 m.45Yolların tüketilmesi, yasama ve düzenleyici işlemlere doğrudan başvuru yasağı
Kişi bakımından şart6216 m.46Doğrudan etkilenme, kamu tüzel kişisi yasağı, yabancı sınırı
Usul, harç, süre6216 m.47Doğrudan veya mahkeme aracılığıyla başvuru, harç, otuz gün
Kabul edilebilirlik6216 m.48Açıkça dayanaktan yoksunluk, anayasal önem, önemli zarar
Esas ve karar6216 m.49-50Tedbir, yeniden yargılama, tazminat
Form ve eklerİçtüzük m.59-60Zorunlu bilgiler ve on bentlik belge listesi
Harç ve adli yardımİçtüzük m.62Harç maliye veznesine yatırılır
Başvuru yerleriİçtüzük m.63Mahkeme, diğer mahkemeler, yurt dışı temsilcilikler
Süre ve mazeretİçtüzük m.64Otuz gün, mazerette on beş gün
Eksiklikİçtüzük m.66On beş günü geçmeyen kesin süre, yedi gün itiraz

Başvuru yapmadan önce başvuru sahibinin aşağıdaki gerekliliklere dikkat etmesi gerekir:

  • Bireysel başvuru yalnızca kamu gücünün işlem, eylem veya ihmali nedeniyle meydana gelen hak ihlalleri için geçerlidir; mahkeme kararları da kamu gücü işlemidir.
  • Kanunda öngörülen idari ve yargısal başvuru yollarının tamamı tüketilmiş olmalıdır.
  • Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. Uygulamada bu tarih, kesin kararın tebliğ edildiği ya da öğrenildiği gündür.

Sonuç olarak bu şartlar, Mahkemenin önüne gelen her şikâyeti değil, Anayasa ve Sözleşme düzeyinde korunan bir hakka ilişkin ve iç hukukta çözülememiş şikâyetleri incelemesini sağlar. Şartlara uygunluk, kabul edilebilirlik incelemesinin ilk ve çoğu zaman belirleyici aşamasıdır.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Şartları Tutuyor mu, Şart Şart Kontrol Listesi

Bir başvurunun kabul edilebilir olması için 6216 sayılı Kanunun 45, 46 ve 47. maddelerindeki şartların birlikte taşınması gerekir (m.48/1). Şartlardan yalnız birinin eksik olması, ihlal iddiasının esasına girilmemesi için yeterlidir. Aşağıdaki tablo, başvurudan önce tek tek kontrol edilmesi gereken yedi şartı ve eksiklik hâlinde verilen kararı gösterir.

ŞartDayanakEksikse sonuç
Kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali6216 m.45/1Konu bakımından yetkisizlik, kabul edilemezlik
Anayasa ve AİHS ortak alanındaki hak6216 m.45/1Konu bakımından yetkisizlik, kabul edilemezlik
Güncel ve kişisel hakkın doğrudan etkilenmesi6216 m.46/1Kişi bakımından yetkisizlik, kabul edilemezlik
Kesinleşmenin 23 Eylül 2012 sonrası olması6216 geçici m.1/8Zaman bakımından yetkisizlik
İdari ve yargısal yolların tamamının tüketilmesi6216 m.45/2Başvuru yollarının tüketilmemesi, kabul edilemezlik
Otuz günlük süre6216 m.47/5Süre aşımı
Form, harç ve zorunlu ekler6216 m.47/2-3, İçtüzük m.59Eksiklik süresi, tamamlanmazsa idari ret

Bu yedi şart taşınsa bile Mahkeme, 6216 sayılı Kanunun 48. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iki durumda daha kabul edilemezlik kararı verebilir. Birincisi açıkça dayanaktan yoksun başvurulardır: Mahkemenin kendi açıklamasına göre ihlal iddiasının temellendirilmemesi, şikâyetin yalnızca kanun yolunda gözetilecek bir konuya ilişkin olması, karmaşık veya zorlama şikâyetler ve müdahalenin bulunmadığı ya da meşru olduğunun açık olduğu durumlar bu gruptadır.

İkincisi, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması ya da temel hakların kapsamının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurulardır. Bu iki ölçüt birlikte aranır; başvurucunun önemli bir zararı varsa ya da konu anayasal önem taşıyorsa başvuru bu gerekçeyle reddedilemez.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Hakkı

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru hakkı, temel hak ve özgürlüklerinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini ileri süren kişilere tanınmış anayasal bir yoldur. Bu hak gerçek kişilere ve yalnızca kendi haklarıyla sınırlı olarak özel hukuk tüzel kişilerine tanınmıştır; kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz (6216 m.46/2). Başvurucunun, hangi hakkının hangi kamu gücü faaliyeti nedeniyle ihlal edildiğini açıklaması gerekir.

Bireysel başvuru hakkını kullanabilme şartları şu şekilde özetlenebilir:

  • Kamu Gücü İhlali Olmalı: Bireysel başvuru yalnızca yasama, yürütme ve yargı organlarının ya da kamu gücü kullanan diğer kurumların işlem, eylem veya ihmalleri sonucunda temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği durumlarda yapılabilir. Mahkeme kararları da kamu gücü işlemidir.
  • Kişisel ve Güncel Bir Mağduriyet Olmalı: Başvuru yapan kişinin güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenmiş olmalıdır (m.46/1). “Güncel” kavramı, etkinin gerçek ve somut olduğunu anlatır; varsayımsal ya da ileride doğabilecek bir ihtimal yetmez. İhlalin başvuru tarihinde hâlâ sürüyor olması ise şart değildir; sona ermiş bir ihlal de başvuruya konu olabilir.
  • Korunan Hak Ortak Alanda Olmalı: İhlal edildiği ileri sürülen hak hem Anayasada güvence altına alınmış hem de AİHS ya da Türkiye’nin taraf olduğu ek protokoller kapsamında olmalıdır. Yalnızca Anayasada yer alıp Sözleşme sisteminde karşılığı bulunmayan bir hakka dayanan şikâyet, konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulunur.

Ortak alan şartı uygulamada en sık gözden kaçan noktadır. Yaşam hakkı, kötü muamele yasağı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, adil yargılanma, özel ve aile hayatına saygı, ifade, din, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü, mülkiyet hakkı ve eğitim hakkı her iki metinde de bulunur. Anayasanın sosyal ve ekonomik haklar bölümündeki bazı haklar ise Sözleşmede ayrıca düzenlenmediğinden, kural olarak tek başına bireysel başvurunun konusu olamaz.

Mahkeme, başvurucunun yaptığı hukuki nitelendirmeyle bağlı değildir; olayları kendisi nitelendirerek uygun hak altında inceler. Bu yüzden şikâyetin hangi olaya dayandığını ve hangi somut zararı doğurduğunu açık yazmak, yalnızca madde numarası saymaktan daha önemlidir. Şartlar dikkate alınmadan yapılan başvurular kabul edilmez; başvurudan önce tüm gerekliliklerin yerine getirildiği kontrol edilmelidir.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Hakkına Sahip Olanlar

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru şartları kapsamında kimlerin başvurabileceği 6216 sayılı Kanunun 46. maddesinde açıkça belirtilmiştir. Ölçüt vatandaşlık ya da kişinin sıfatı değil, ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkının doğrudan etkilenmiş olmasıdır. Başvurabilecek kişiler ve sınırlar şunlardır:

  • Gerçek Kişiler: Türk vatandaşları ve yabancılar, temel hak ve özgürlükleri kamu gücü tarafından doğrudan etkilenmişse bu hakkı kullanabilir. Tek sınır şudur: yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili olarak yabancılar başvuru yapamaz (m.46/3).
  • Tüzel Kişiler: Kamu tüzel kişileri, yani devlet, belediyeler, üniversiteler ve diğer kamu kurumları bireysel başvuru yapamaz. Özel hukuk tüzel kişileri ise sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle başvurabilir (m.46/2).
  • Örneğin bir şirket kendi mülkiyet hakkının ya da adil yargılanma hakkının ihlali nedeniyle başvurabilir; bir dernek, üyelerinin kişisel hakları adına başvuru yapamaz.
  • Ölenin Yakınları: Kamu gücüyle bağlantılı bir ölüm olayında, yakınların kendileri doğrudan etkilenmiş sayıldığından yaşam hakkının ihlali iddiasıyla başvurabilirler. Bu, dolaylı etkilenmenin yeterli olduğu anlamına gelmez; yakınlar kendi haklarının doğrudan etkilendiği gerekçesiyle başvurur.
  • Kanuni Temsilci ve Avukat: Küçükler ve kısıtlılar adına kanuni temsilci, diğer başvurucular adına avukat başvuru yapabilir; temsil yetkisini gösteren belgenin forma eklenmesi zorunludur (İçtüzük m.61).
BaşvurucuBaşvurabilir miSınır
Türk vatandaşıEvetHakkın doğrudan etkilenmesi
YabancıEvetYalnızca vatandaşlara tanınan haklarda hayır
Şirket, dernek, vakıf, sendikaEvetYalnız tüzel kişiliğe ait haklar
Belediye, üniversite, kamu kurumuHayırKamu tüzel kişisi (m.46/2)
Olaydan dolaylı etkilenen üçüncü kişiHayırDoğrudan etkilenme yok

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru sistemi, kamu yararı adına soyut denetim yolu değildir. Bir kanunun ya da uygulamanın genel olarak hatalı olduğunu düşünen ama kendisi etkilenmemiş kişinin başvurusu kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle reddedilir. Bu nedenle başvuru öncesinde, ihlalin başvurucuyu nasıl ve hangi kararla doğrudan etkilediği net biçimde ortaya konmalıdır.

Hangi Karar ve İşlemler İçin Anayasa Mahkemesine Başvurulamaz

6216 sayılı Kanunun 45. maddesinin üçüncü fıkrası, bazı işlemleri bireysel başvurunun konusu olmaktan çıkarır. Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan başvuru yapılamaz; Anayasa Mahkemesi kararları ve Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de başvurunun konusu olamaz.

“Doğrudan” kelimesi önemlidir. Bir kanun ya da yönetmelik hükmünün kendisine karşı başvurulamaz; ancak o hükme dayanılarak kişi hakkında kurulan bireysel işlem idari yargıda dava konusu edilip yollar tüketildikten sonra, bu işlem nedeniyle başvuru yapılabilir. Mahkeme bu durumda kuralı soyut olarak değil, başvurucuya uygulanmasını inceler.

Başvurunun konusu olamayan başlıca işlemler şunlardır:

  1. Kanunlar ve TBMM kararları gibi yasama işlemlerine doğrudan karşı başvurular.
  2. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik ve genelge gibi düzenleyici işlemlere doğrudan karşı başvurular.
  3. Anayasa Mahkemesinin kendi kararları.
  4. Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler; örneğin Anayasanın 79. maddesine göre aleyhine başka bir mercie başvurulamayan Yüksek Seçim Kurulu kararları ile 159. maddesine göre yargı yolu kapalı olan, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun meslekten çıkarma dışındaki kararları.
  5. 23 Eylül 2012 tarihinden önce kesinleşmiş nihai işlem ve kararlar.
  6. Yalnızca delillerin değerlendirilmesine, maddi olayların tespitine ya da kanunun yorumuna yönelik ve bir temel hak boyutu taşımayan şikâyetler.

Altıncı madde, uygulamada “kanun yolu şikâyeti” olarak adlandırılır ve açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniyle kabul edilemezlik kararlarının en kalabalık grubunu oluşturur. Derece mahkemesinin kararı hatalı bulunsa bile, bu hata bir temel hakkın ihlaline, örneğin açıkça keyfî bir yoruma ya da gerekçesiz bir karara dönüşmedikçe Mahkeme incelemesine konu olmaz.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruda Olağan Kanun Yollarının Tüketilmesi

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Şartları kapsamında en önemli unsurlardan biri, ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem için kanunda öngörülen idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olmasıdır (6216 m.45/2). Bu şart, bireysel başvurunun ikincil niteliğinden gelir: ihlali önce derece mahkemeleri ve idare gidermelidir. Süreç şu sırayla işler:

  • İdari Başvuru Yolu: Kanunda bir itiraz, şikâyet ya da üst makama başvuru yolu öngörülmüşse önce bu yol kullanılır.
  • İlk Derece ve İstinaf: Hak ihlaline ilişkin uyuşmazlık ilk derece mahkemesinde görülür; karar olumsuzsa istinaf ya da itiraz yoluna başvurulur.
  • Temyiz: Kararın türüne göre öngörülmüşse temyiz yoluna da gidilir.
  • Kesinleşmiş Karar: Olağan kanun yolları tüketildiğinde verilen karar kesinleşir. Yalnızca bu aşamadan sonra bireysel başvuru yapılabilir.

Yolların tüketilmesi, yalnızca kanun yollarına başvurmuş olmak anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesine taşınacak hak ihlali iddiasının özünün, derece mahkemelerinin önüne süresinde ve usulüne uygun biçimde getirilmiş olması da beklenir. İlk kez bireysel başvuru formunda dile getirilen şikâyetler bu yönden kabul edilemez bulunabilir.

Olağanüstü kanun yolları, örneğin yargılamanın yenilenmesi, kanun yararına bozma ya da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı, kural olarak tüketilmesi gereken yollar değildir ve otuz günlük süreyi kendiliğinden yeniden başlatmaz. Buna karşılık etkili, erişilebilir ve başarı şansı sunan bir yol varken doğrudan Anayasa Mahkemesine gelinmesi, başvurunun reddine yol açar. Etkisiz bir yolun tüketilmesinin beklenmemesi ise her dosyada ayrıca değerlendirilen istisnadır.

Makul Sürede Yargılanma Şikâyetinde Önce Tazminat Komisyonu

Yargılamanın ya da soruşturmanın makul sürede bitmediği şikâyeti için 6384 sayılı Kanun ayrı bir yol öngörür. 2024 yılında 7499 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra, makul sürenin aşıldığı iddiasıyla manevi tazminat istemi Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna yapılır (6384 m.2/3-a). Müracaat yargılama sürerken ya da en geç kesin kararın öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılır (m.5/A).

Komisyon kararına karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir (m.7/4). Bu yol tüketilmeden makul süre şikâyetiyle doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurulması, başvuru yollarının tüketilmemesi riskini doğurur. Bu nedenle uzun yargılama şikâyetinde ilk adım, Anayasa Mahkemesi değil Komisyondur.

Sonuç olarak başvurucu, dosyasında hangi idari ve yargısal yolun bulunduğunu, hangisini kullandığını ve son kararı hangi tarihte öğrendiğini başvuru formunda tarih sırasıyla göstermelidir. Aksi hâlde başvuru, ihlal iddiası incelenmeden reddedilebilir.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruda Süre

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi otuz gündür. 6216 sayılı Kanunun 47. maddesinin beşinci fıkrasına göre başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır. Süre gün olarak hesaplanır, iş günü değildir.

Bireysel Başvuru Süresi Nedir?

  • Bireysel başvuru için tanınan süre 30 gündür ve başvuru yollarının tüketildiği tarihten başlar; bu tarih uygulamada kesin kararın başvurucuya tebliğ edildiği ya da başvurucunun kararı öğrendiği tarihtir.
  • Kesin karar gerekçeli olarak tebliğ ediliyorsa süre, gerekçeli kararın tebliğinden işlemeye başlar.
  • Kanunda hiçbir başvuru yolu öngörülmemişse süre, ihlalin öğrenildiği tarihten başlar.

Süre Aşımı Durumunda Ne Olur?

  • Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurunun süresinde yapılmadığını tespit ederse başvuruyu reddeder; süresinde yapılmayan başvurular İçtüzüğün 66. maddesi uyarınca idari yönden de reddedilebilir.
  • Süre, mücbir sebep ya da ağır hastalık gibi haklı bir mazeret varsa uzamaz ama telafi edilebilir: başvurucu, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazeretini belgeleyen delillerle başvurabilir (6216 m.47/5, İçtüzük m.64/2). Mahkeme önce mazeretin geçerli olup olmadığına karar verir.

Sonuç olarak sürenin başlangıç tarihi, başvuru formunda ayrı bir alan olarak gösterilir ve bu tarihi kanıtlayan belgenin (tebliğ mazbatası, UYAP kaydı ya da öğrenme tarihini gösteren yazı) forma eklenmesi zorunludur. Zamanında yapılmayan başvurular esastan incelenmez.

Otuz Günlük Süre Ne Zaman Başlar, Adli Tatilde Uzar mı

Otuz günlük süre, kesin kararın başvurucu ya da avukatı tarafından öğrenildiği günden başlar; Anayasa Mahkemesi adli tatile tabi değildir ve adli tatil bu süreyi uzatmaz. Mahkemenin kendi açıklamasına göre Mahkeme adli tatil döneminde çalışmaya devam ettiğinden başvuru süresi ve verilen diğer süreler işlemeye devam eder. Temmuz-ağustos aylarında öğrenilen kararlarda en sık yapılan hata budur.

DurumSüre ne zaman başlarDayanak
Kesin karar başvurucuya ya da avukatına tebliğ edildiTebliğ tarihi6216 m.47/5
Karar tebliğden önce başka yolla öğrenildiÖğrenme tarihiİçtüzük m.59/3-d
Kanunda başvuru yolu yokİhlalin öğrenildiği tarih6216 m.47/5
Süre adli tatile denk geldiSüre işlemeye devam ederAYM açıklaması
Haklı mazeret (hastalık, mücbir sebep)Mazeretin kalktığı tarihten on beş gün6216 m.47/5, İçtüzük m.64/2
Olağanüstü kanun yoluna başvurulduKural olarak süreyi yeniden başlatmazYerleşik uygulama

Sürenin başladığı an konusunda Mahkeme, kanun metniyle yetinilmeyip kendi içtihadının dikkate alınmasını açıkça tavsiye eder. Bu yüzden kararın UYAP üzerinden görüldüğü, avukata tebliğ edildiği ya da duruşmada yüze karşı açıklandığı durumlarda, en erken öğrenme tarihini esas alıp başvuruyu buna göre planlamak güvenli yoldur. Formun son gün değil, önceden teslim edilmesi de eksik belge riskine karşı pay bırakır.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yerleri

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru şartları içinde başvurunun nereye yapılacağı da kanunla belirlenmiştir. 6216 sayılı Kanunun 47. maddesinin birinci fıkrası ve İçtüzüğün 63. maddesine göre başvuru, Anayasa Mahkemesine doğrudan ya da diğer mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla yapılır.

Bireysel başvuru için bilinmesi gereken başlıca noktalar şunlardır:

  • Doğrudan Başvuru: Form ve ekleri, şahsen ya da kanuni temsilci veya avukat aracılığıyla Ankara’daki Anayasa Mahkemesine teslim edilebilir. Belgelerin eksiksiz hazırlanması, sonradan verilen eksiklik süresine düşmemek için önemlidir.
  • Adliye Üzerinden Başvuru: Form, Türkiye’nin herhangi bir yerindeki bir mahkemeye teslim edilebilir. Mahkemelere teslim edilen başvurular UYAP üzerinden taranarak elektronik ortamda Anayasa Mahkemesine gönderilir; form ve ekleri kural olarak fiziken gönderilmez.
  • Yurt Dışı Temsilcilik: Yurt dışında bulunan başvurucular formu Türkiye’nin büyükelçilik ve konsolosluklarına teslim edebilir; bu başvurular fiziki ve elektronik ortamda Mahkemeye iletilir.
  • UYAP Avukat Portal: Avukatlar, Mahkemenin yayımladığı kılavuza göre başvuruyu UYAP Avukat Portal üzerinden elektronik imzayla da yapabilir.

Usulünce hazırlanan form harç tahsil makbuzuyla birlikte bu yerlerden birine teslim edildiğinde başvurucuya alındı belgesi verilir ve teslim tarihi başvuru tarihi sayılır (İçtüzük m.63/2). Kanun ve İçtüzük posta ya da e-posta ile göndermeyi başvuru yolları arasında saymaz; süre hesabında güvence sağlayan yol, alındı belgesi veren bu kanallardır.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruda Harç

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru şartları arasında harcın ödenmesi de vardır. 6216 sayılı Kanunun 47. maddesinin ikinci fıkrası bireysel başvuruları harca tabi tutar; tutar, 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1) sayılı tarifenin mahkeme harçları bölümünde “Anayasa Mahkemesinde” başvurma harcı olarak yer alır.

Başvuru harcı her yıl, Hazine ve Maliye Bakanlığının yayımladığı Harçlar Kanunu Genel Tebliği ile güncellenir. 2026 yılı tutarı, 30 Aralık 2025 tarihli ve 10783 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla maktu harçların %18,95 oranında artırılmasının ardından Seri No: 98 Harçlar Kanunu Genel Tebliğinde 6.024,10 TL olarak ilan edildi. Başvurudan önce o yılın tebliği kontrol edilmelidir.

Harç Ödemesine Dair Önemli Hususlar:

  • Harç Ödeme Zorunluluğu: Harcın ödendiğine dair belgenin başvuru formuna eklenmesi zorunludur (İçtüzük m.59/3-b). Belge eksikse başvuru hemen reddedilmez; eksikliğin giderilmesi için on beş günü geçmeyen kesin bir süre verilir, bu sürede tamamlanmazsa başvuru reddedilir (6216 m.47/6).
  • Ödeme Yeri: Bireysel başvuru harcı maliye veznelerine yatırılır (İçtüzük m.62/1).
  • Makbuz Sunumu: Harç ödendikten sonra alınan tahsil makbuzu ya da dekont, başvuru formuyla birlikte teslim edilir; mahkemeye teslimde alındı belgesi bu makbuzla verilir.

Harç, başvurunun yapıldığı yılın tutarı üzerinden ödenir. Aralık sonunda öğrenilen kararlarda otuz günlük süre yeni yıla taşabileceğinden, ödeme gününde yürürlükte olan tebliğ ayrıca kontrol edilmelidir.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Ücreti Ne Kadar, Harcı Ödeyemezsem Ne Olur

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru ücreti, yani başvurma harcı, 2026 yılında 6.024,10 TL’dir; harcı ödeme gücü bulunmayan kişi başvuru formunda adli yardım isteyebilir. Avukatla başvuruluyorsa avukatlık ücreti harçtan ayrı, avukat ile müvekkil arasındaki sözleşmenin konusudur.

2025 ve 2026 Yılı AYM Bireysel Başvuru Ücreti ve Harç Tutarı

YılBireysel başvuru harcıKaynak
20255.064,40 TLAnayasa Mahkemesi açıklaması
20266.024,10 TLHarçlar Kanunu Genel Tebliği Seri No: 98

İki yıl arasındaki fark %18,95’tir; bu oran 2026 yılı için Cumhurbaşkanı Kararıyla belirlenen maktu harç artış oranıdır ve 2025 yılı yeniden değerleme oranının (%25,49) altında kalmıştır. Tarifede kanunla getirilen ilk tutar (150 TL) yazılı olsa da ödenen, her yıl tebliğle ilan edilen güncel tutardır.

Harcı Ödeyemeyenler İçin Adli Yardım

Harcı ödeyecek durumda olmayan başvurucu, adli yardım talebini başvuru formunda açıkça belirtmeli ve mali durumunu gösteren belgeleri forma eklemelidir (İçtüzük m.59/3-h). Mahkemenin açıklamasına göre talebin kabulü için başvurucunun kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zorlaştırmadan yargılama giderlerini ödeyememesi ve başvurunun açıkça dayanaksız olmaması gerekir.

Adli yardım talebi, başvurunun kabul edilebilirliği hakkında karar verecek Bölüm ya da Komisyon tarafından karara bağlanır (İçtüzük m.62/2). Talebin reddi hâlinde harç yükümlülüğü devam eder. Adli yardım talebi başvuru süresini durdurmadığından, bu talep de formun içinde ve otuz günlük süre içinde yapılmalıdır.

SoruCevap
Harç nereye yatırılırMaliye veznesine (İçtüzük m.62/1)
Makbuz eklenmezseOn beş günü geçmeyen kesin süre verilir
Süre içinde tamamlanmazsaBaşvuru idari yönden reddedilir, yedi gün içinde Komisyona itiraz edilebilir
Ödeme gücü yoksaFormda adli yardım istenir, mali durum belgeleri eklenir

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruda Yer Alan Bilgiler ve Ekler

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru şartları kapsamında başvuru, İçtüzük ekinde (EK-1) örneği bulunan ve Mahkemenin internet sitesinde yayımlanan başvuru formu kullanılarak resmî dilde yapılır (İçtüzük m.59/1). Serbest dilekçeyle yapılan başvuru şekil şartını karşılamaz. Formda bulunması gereken bilgiler İçtüzüğün 59. maddesinin ikinci fıkrasında şöyle sayılır:

  • Başvurucunun Kimlik Bilgileri: T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, anne ve baba adı, doğum tarihi, cinsiyeti, uyruğu, mesleği, adresi, varsa telefon ve e-posta; tüzel kişide MERSİS ya da vergi numarası, unvan, adres ve temsilcinin kimliği.
  • Temsilci Bilgileri: Avukatın adı, soyadı, barosu, sicil numarası ve yazışma adresi ya da avukat olmayan kanuni temsilcinin kimlik ve adres bilgileri.
  • Olayın Özeti: Kamu gücünün ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti.
  • Hak İhlalinin Ayrıntıları: Hangi güncel ve kişisel hakkın hangi nedenle ihlal edildiği, gerekçeler ve delillere ilişkin özlü açıklama; her hak ve açıklama birbiriyle ilişkilendirilerek ayrı ayrı yazılır.
  • Yolların Tüketilmesi ve Tarih: Başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların tarih sırası ve yolların tüketildiği ya da ihlalin öğrenildiği tarih; süre kaçırıldıysa mazeret açıklaması.
  • Talepler ve Diğer Bilgiler: Başvurucunun talepleri, Mahkemede derdest başka başvurusu varsa numarası, kimliğin gizli tutulması talebi ve gerekçesi, SMS veya e-posta ile bilgilendirme tercihi, imza ve varsa İçtüzüğün 73. maddesi kapsamında tedbir talebi.

Forma eklenmesi zorunlu belgeler ya da onaylı örnekleri ise İçtüzüğün 59. maddesinin üçüncü fıkrasında on bent hâlinde sayılır:

BentBelgeNe zaman gerekir
aVekâletname ya da kanuni temsil belgesiAvukat veya kanuni temsilci varsa
bHarcın ödendiğine dair belgeHer başvuruda (adli yardım hariç)
cKimlik belgesinin onaylı örneğiBaşvuru bizzat yapılıyorsa
çTemsile yetkili olunduğunu gösteren belgeTüzel kişi adına başvuruda
dNihai karar ya da işlemi öğrenme tarihini gösteren belgeHer başvuruda
eİhlal iddiasını temellendiren belgelerHer başvuruda
fZarar ve buna ilişkin belgelerTazminat isteniyorsa
gOlağan ve olağanüstü kanun yolu dilekçeleriHer başvuruda
ğMazeret belgeleriSüre kaçırıldıysa
hMali durum belgeleriAdli yardım isteniyorsa

Form, ekler hariç on sayfayı geçerse başvurucunun ayrıca olayların özetini eklemesi gerekir; ekler tarih sırasıyla numaralandırılıp dizi pusulasına bağlanır (İçtüzük m.60). Belge herhangi bir nedenle sunulamıyorsa bunun gerekçesi formda açıklanır; Mahkeme mazereti kabul ederse belgeyi kendisi toplayabilir. Başvurudan sonra adres ya da temsilci değişirse Mahkemeye bildirmek zorunludur.

Avukat Zorunlu mu, Başvuruyu Kendim Yapabilir miyim

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda avukatla temsil zorunlu değildir; başvuru bizzat başvurucu, kanuni temsilcisi ya da avukatı tarafından yapılabilir (İçtüzük m.61/1). Mahkemenin açıklamasına göre başvuru aşamasında da inceleme sürecinde de avukat tutma zorunluluğu yoktur.

Başvurucu formu kendisi doldurup imzalayabilir, Mahkemenin internet sitesindeki PDF formu bilgisayarda doldurabilir ya da çıktısını alıp elle yazabilir. Avukatla başvuruluyorsa vekâletnamenin sunulması kanuni şarttır (6216 m.47/4) ve avukatla yapılan yazışmalar ile ona yapılan tebligatlar başvurucuya yapılmış sayılır (İçtüzük m.61/2). Avukatlar başvuruyu UYAP Avukat Portal üzerinden elektronik olarak da gönderebilir.

Zorunluluk olmaması, şartların gevşek uygulandığı anlamına gelmez. Kabul edilemezlik kararlarının önemli kısmı süre, yolların tüketilmesi, ortak alan dışında hak ileri sürülmesi ya da kanun yolu şikâyeti gibi usul nedenlerine dayanır. Başvurucunun kendisi başvuracaksa, hangi hakkın hangi karar nedeniyle ihlal edildiğini derece mahkemelerindeki dilekçelerle bağlantı kurarak yazması belirleyici olur.

Başvurum Reddedildi, Kabul Edilemezlik Kararına İtiraz Edebilir miyim

Anayasa Mahkemesinin kabul edilemezlik kararları kesindir ve bunlara karşı itiraz yolu yoktur (6216 m.48/4). Bireysel başvuru incelemesinde Komisyonlar, Bölümler ve Genel Kurul tarafından verilen kararların tamamı kesindir. Tek istisna, şekil eksikliği nedeniyle verilen idari ret kararıdır.

İçtüzüğün 66. maddesinin üçüncü fıkrasına göre başvurunun süresinde yapılmadığı, 59 ve 60. maddelerdeki şekil şartlarına uymadığı ya da verilen kesin sürede eksikliklerin tamamlanmadığı durumlarda Komisyonlar Başraportörü başvurunun reddine karar verir. Bu karara tebliğden itibaren yedi gün içinde Komisyona itiraz edilebilir; Komisyonun bu konudaki kararı kesindir.

Karar türüKim verirBaşvurucunun yolu
İdari yönden ret (süre, şekil, eksiklik)Komisyonlar BaşraportörüYedi gün içinde Komisyona itiraz
Kabul edilemezlikKomisyon (oybirliği) ya da BölümKesin; ulusal yol yok
İhlal yoktur kararıBölüm ya da Genel KurulKesin; ulusal yol yok
Mükerrer başvuru nedeniyle retKomisyon ya da BölümKesin

Aynı olay, olgu ve ihlal iddialarına dayanılarak yeniden yapılan başvuru mükerrer başvuru sayılır ve reddedilir. Bireysel başvuru hakkının açıkça kötüye kullanıldığı tespit edilirse, yargılama giderlerinden ayrı olarak 2.000 TL’yi aşmayan disiplin para cezasına hükmedilebilir (6216 m.51). Ulusal yollar kapandıktan sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru imkânı ayrıca değerlendirilir.

Başvuru Yaptım, Cezanın veya Kararın İnfazı Durur mu

Bireysel başvuru yapılması, kesinleşen bir mahkeme kararının ya da idari işlemin infazını veya icrasını durdurmaz; işlem, inceleme süresince uygulanmaya devam eder. Bu kuralın tek istisnası Mahkemenin verebileceği tedbir kararıdır.

6216 sayılı Kanunun 49. maddesinin beşinci fıkrasına göre Bölümler, başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördükleri tedbirlere resen ya da başvurucunun talebi üzerine karar verebilir. İçtüzüğün 73. maddesi bunu, başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğu durumlarla sınırlar. Tedbir kararı verilirse esas hakkındaki karar en geç altı ay içinde verilmelidir; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.

Tedbir talepleri uygulamada en sık sınır dışı etme kararlarına ve sağlık durumu dikkate alınmadan ceza infaz kurumunda ya da geri gönderme merkezinde tutulma iddialarına karşı yapılır. Sınır dışı dosyalarında Mahkeme, geri gönderilecek ülkenin koşullarını insan hakları raporlarından da yararlanarak araştırır; ancak kişisel riskin somut bilgilerle ortaya konması başvurucuya düşer. İdari yargıdaki süreç için sınır dışı kararının iptali davası yazısına bakılabilir.

İhlal Kararı Çıkarsa Ne Olur, Yeniden Yargılama ve Tazminat

Esas inceleme sonunda Mahkeme, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verir; ihlal kararında ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmeder (6216 m.50/1). Mahkeme yerindelik denetimi yapamaz ve idari işlem niteliğinde karar veremez.

İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa dosya, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayla yükümlü mahkeme, ihlal kararında açıklanan ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir (m.50/2). Yeniden yargılamada hukuki yarar yoksa başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir ya da genel mahkemelerde dava açma yolu gösterilebilir.

İhlal kararının sonucuNe zamanDayanak
Yeniden yargılama için dosyanın gönderilmesiİhlal bir mahkeme kararından doğduysa6216 m.50/2
Başvurucu lehine tazminatYeniden yargılamada hukuki yarar yoksa6216 m.50/2
Genel mahkemede dava yolunun gösterilmesiTazminat miktarı ayrıntılı inceleme gerektiriyorsa6216 m.50/2
Kararın Adalet Bakanlığına ve ilgililere tebliğiHer esas kararında6216 m.50/3

Anayasa Mahkemesinin kararıyla ulusal yollar tamamen tükenir. Başvurucu sonuçtan memnun değilse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurabilir; bu başvuru için süre, 1 Şubat 2022’den bu yana dört aydır ve Anayasa Mahkemesi kararının öğrenilmesinden işlemeye başlar. Ayrıntılar için AİHM başvuru süresi ve şartları ile AİHM bireysel başvuru nasıl yapılır yazılarına bakılabilir. Başvurunun aşama aşama nasıl ilerlediği ise Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru süreci yazısında anlatılıyor.

İdari işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda bireysel başvurunun ön şartı, idari yargıdaki dava süresinin korunmuş olmasıdır; bu konuda idari dava açma süresi ve idari dava süresinin kaçırılması yazıları yol gösterir. Tutukluluk ve ceza yargılamasından doğan başvurularda ise ceza dosyasındaki itiraz ve kanun yolu aşamaları belirleyicidir; ceza hukuku avukatı sayfasında bu alandaki çalışmalar özetlenmiştir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Otuz günün hangi tarihte dolduğundan emin değilseniz, kesin kararın ve tebliğ belgesinin bir örneğiyle iletişim kanallarından yazabilirsiniz. Başvurunun hangi hakka ve hangi karara dayanacağı, belgeler görülmeden değil, dosya üzerinden değerlendirilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ortak koruduğu temel hak ve özgürlüklerden birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini ileri süren kişinin, olağan yollar tükendikten sonra başvurabildiği ikincil nitelikte bir hak arama yoludur. Anayasa m.148/3 ve 6216 sayılı Kanun m.45’te düzenlenir.

Bireysel başvuru yapmak için gerekli şartlar nelerdir?

Kamu gücünün bir işlem, eylem ya da ihmali bulunmalı; ihlal edilen hak Anayasa ve AİHS ortak alanında olmalı; başvurucunun güncel ve kişisel hakkı doğrudan etkilenmiş olmalı; idari ve yargısal yolların tamamı tüketilmeli ve başvuru, yolların tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde, harcı ödenmiş resmî formla yapılmalıdır.

Kimler bireysel başvuru yapabilir?

Hakkı doğrudan etkilenen Türk vatandaşları ve yabancılar başvurabilir; yabancılar yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili başvuru yapamaz. Özel hukuk tüzel kişileri yalnızca tüzel kişiliğe ait hakları için başvurabilir. Devlet, belediyeler ve diğer kamu tüzel kişileri bu haktan yararlanamaz (6216 m.46).

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nasıl yapılır?

Başvuru, İçtüzük ekindeki resmî form doldurulup İçtüzüğün 59. maddesinde sayılan belgeler ve harç makbuzu eklenerek yapılır. Form Anayasa Mahkemesine doğrudan, Türkiye’deki herhangi bir mahkemeye ya da yurt dışı temsilciliğe teslim edilir; avukatlar UYAP Avukat Portal üzerinden de başvurabilir. Teslim tarihi başvuru tarihidir.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun sonuçları nelerdir?

Mahkeme ihlal tespit ederse ihlalin ve sonuçlarının giderilmesi için yapılması gerekenlere hükmeder. İhlal bir mahkeme kararından doğduysa dosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir; yeniden yargılamada hukuki yarar yoksa tazminata hükmedilebilir ya da genel mahkemede dava yolu gösterilebilir. Kararlar kesindir ve ilgili makamlarca uygulanır.

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru ücreti 2026 yılında ne kadar?

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru harcı 2026 yılında 6.024,10 TL’dir. Tutar, Harçlar Kanunu Genel Tebliği Seri No: 98 ile ilan edildi; 2025 yılında 5.064,40 TL’ydi. Harç maliye veznesine yatırılır ve makbuzu forma eklenir.

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru süresi 30 gün tebliğ tarihinden itibaren mi başlar?

Evet, kural olarak otuz günlük süre kesin kararın başvurucuya ya da avukatına tebliğ edildiği tarihten başlar. Karar tebliğden önce başka bir yolla öğrenildiyse öğrenme tarihi esas alınır; kanunda başvuru yolu yoksa süre ihlalin öğrenildiği tarihten işler (6216 m.47/5).

Adli tatilde bireysel başvuru süresi uzar mı?

Hayır. Anayasa Mahkemesi adli tatile tabi değildir ve adli tatil döneminde de çalışır; bu nedenle otuz günlük başvuru süresi ve Mahkemenin verdiği diğer süreler adli tatilde işlemeye devam eder.

Harcı ödeyemeyen kişi bireysel başvuru yapabilir mi?

Evet. Harcı ödeyecek durumda olmayan kişi başvuru formunda adli yardım ister ve mali durumunu gösteren belgeleri ekler. Talep, başvurunun kabul edilebilirliğine karar verecek Bölüm ya da Komisyon tarafından değerlendirilir; reddedilirse harç yükümlülüğü devam eder.

Bireysel başvuru nereye yapılır?

Bireysel başvuru Ankara’daki Anayasa Mahkemesine doğrudan, Türkiye’deki herhangi bir mahkemeye ya da yurt dışındaki büyükelçilik ve konsolosluklara yapılır (6216 m.47/1, İçtüzük m.63). Mahkemelere teslim edilen formlar UYAP üzerinden Anayasa Mahkemesine iletilir.

Kabul edilemezlik kararına itiraz edilebilir mi?

Hayır, kabul edilemezlik kararları kesindir (6216 m.48/4). Yalnızca süre, şekil ya da eksiklik nedeniyle Komisyonlar Başraportörünün verdiği idari ret kararına karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde Komisyona itiraz edilebilir.

Anayasa Mahkemesinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulabilir mi?

Evet. Anayasa Mahkemesinin kararıyla iç hukuk yolları tükenir ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulabilir. Süre, 1 Şubat 2022’den bu yana dört aydır ve Anayasa Mahkemesi kararının öğrenilmesinden işlemeye başlar.

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar