İçindekiler · 10 bölüm
Terke davet süresi, hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya Türkiye’yi kendi imkânlarıyla terk edebilmesi için tanınan süredir ve kanun bunu on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar olarak belirlemiştir. Sürenin tanınabilmesi için tek bir şart aranır: sınır dışı etme kararında bu sürenin belirtilmiş olması.
Terke davet süresi hakkında en sık yapılan hata, bu sürenin dava açma süresiyle karıştırılmasıdır. Otuz gün tanınmış olması, dava açmak için de otuz gün bulunduğu anlamına gelmez. Dava açma süresi yedi gündür ve terke davet süresi dolmadan çok önce sona erer. Aşağıda bu iki sürenin nasıl birlikte işlediği, sürenin kimlere hiç tanınmadığı ve süre içinde çıkılmadığında neyle karşılaşılacağı ayrı ayrı ele alınmaktadır.
Bir Bakışta: Terke Davet Süresi
| Konu | Düzenleme |
|---|---|
| Dayanak | 6458 sayılı Kanun m.56 |
| Süre | 15 günden az olmamak üzere 30 güne kadar |
| Şart | Sınır dışı etme kararında belirtilmiş olması |
| Verilen belge | Çıkış İzin Belgesi |
| Belgenin harcı | Hiçbir harca tabi değildir |
| Saklı tutulan | Vize ve ikamet harçları ile bunların cezaları |
| Kimlere tanınmaz | Beş grup — aşağıda ayrıntılı |
| Sürede çıkılmazsa | İdari gözetim kararı alınabilir (m.57/2) |
| Dava açma süresine etkisi | Yok — dava süresi yine 7 gün |
| Ayrı dava açılır mı | Hayır, sınır dışı kararının iptali davasında ileri sürülür |
Terke Davet Nedir, Hangi Kararla Birlikte Verilir?
Terke davet, ayrı ve bağımsız bir idari işlem değildir. Kanunun ifadesi açıktır: sınır dışı etme kararı alınanlara, sınır dışı etme kararında belirtilmek kaydıyla Türkiye’yi terk edebilmeleri için süre tanınır. Yani terke davet, sınır dışı etme kararının içinde yer alan bir unsurdur.
Bu yapının iki pratik sonucu vardır. Birincisi, kararda böyle bir süre belirtilmemişse terke davet de yoktur; kişi ayrıca başvurarak bu sürenin kendisine tanınmasını talep edemez, çünkü kanun süreyi karara bağlamıştır. İkincisi, terke davetle ilgili bir itiraz ileri sürülecekse bu, sınır dışı etme kararına karşı açılan iptal davası içinde yapılır; ayrı bir dava söz konusu değildir.
Terke davetin işlevi, sınır dışı işleminin zorla yerine getirilmesi yerine kişinin ülkeden kendi imkânlarıyla ayrılmasına fırsat tanımaktır. Bu fırsat tanındığında kişi, işlerini tasfiye etmek, eşyalarını toplamak, varsa alacaklarını tahsil etmek ve ailesiyle birlikte hareket etmek için zaman kazanır. Kanun bu süreyi bir alt sınıra bağlayarak, tanınacaksa anlamlı bir uzunlukta olmasını güvence altına almıştır.
Sürenin belirlenmesinde idarenin takdir yetkisi vardır, ancak bu takdir sınırsız değildir. Alt sınır on beş gün, üst sınır otuz gündür. Kararda on beş günden kısa bir süre tanınmışsa bu, kanunun açık hükmüne aykırıdır ve iptal davasında ileri sürülebilir. Sınır dışı kararına karşı açılacak davanın usulü sınır dışı kararı iptal davası yazısında anlatılmıştır.
Terke Davet Süresi Kaç Gündür?
Kanun süreyi bir aralık olarak belirler: on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar. Bu ifade iki sınır çizer.
Alt sınır emredicidir. Süre tanınacaksa on beş günden kısa olamaz. Bu, idarenin takdirine bırakılmış bir konu değildir; kanun koyucunun asgari güvencesidir.
Üst sınır da emredicidir. Süre otuz günü aşamaz. Kişinin durumu ne olursa olsun, kanun otuz günden uzun bir terke davet süresi öngörmemiştir. Daha uzun süreye ihtiyaç duyulduğunda başvurulabilecek yol, terke davet süresinin uzatılması değil, kişinin hukuki durumunun bütünüyle değerlendirilmesidir.
Aradaki alanda idare takdir yetkisini kullanır. On beş, yirmi, yirmi beş veya otuz gün tanınabilir. Takdirin hangi ölçütlere göre kullanılacağı kanunda sayılmamıştır; ancak idari işlemlerin gerekçeli olması kuralı burada da geçerlidir ve tanınan sürenin neden o uzunlukta belirlendiği kararın denetiminde tartışma konusu olabilir.
Sürenin başlangıcı bakımından ölçüt, kararın tebliğidir. Terke davet süresi, sınır dışı etme kararının tebliğinden itibaren işlemeye başlar. Kararın hangi tarihte tebliğ edildiği bu nedenle hem dava süresi hem terk süresi bakımından belirleyicidir; tebliğ belgesinin bir örneğinin alınması ve saklanması gerekir.
Terke Davet Edilen Yabancılara Verilen Çıkış İzin Belgesi
Kanun, süre tanınan kişilere verilecek belgeyi de düzenlemiştir: Türkiye’den çıkış için süre tanınan kişilere Çıkış İzin Belgesi verilir.
Belgenin en dikkat çekici yönü, harç rejimidir. Kanun açıkça şunu söyler: bu belge hiçbir harca tabi değildir. Bu hüküm, belgenin alınması için ücret talep edilemeyeceği anlamına gelir ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılmıştır.
Bununla birlikte kanun bir istisna saklı tutar: vize ve ikamet harçları ile bunların cezalarına ilişkin yükümlülükler saklıdır. Yani belgenin kendisi harçsızdır, ancak kişinin vize veya ikamet izniyle ilgili birikmiş harç borçları ve bunlara bağlı cezalar ortadan kalkmaz. Bu ayrım pratikte karışıklığa yol açar: belge için ödeme istenmemesi gerekirken, mevcut harç borçlarının ödenmesi ayrıca talep edilebilir.
Çıkış İzin Belgesi, kişinin ülkeden çıkışını düzenleyen bir belgedir. Terke davet süresi içinde ülkeden ayrılan kişi bu belgeyle çıkış yapar. Belgenin varlığı, kişinin çıkışının kayıt altına alınmasını ve süre içinde ayrıldığının belgelenmesini sağlar; bu kayıt, ileride ortaya çıkabilecek tartışmalarda kişinin lehine bir delildir.
Arama sonuçlarında sıkça karşılaşılan “çıkış izin belgesi” ifadesinin başka bağlamlarda da kullanıldığı belirtilmelidir. Yurt dışına çıkış, okuldan ayrılma veya araç tescili gibi alanlarda aynı adı taşıyan belgeler bulunur; bunların 6458 sayılı Kanun’un 56. maddesindeki belgeyle bir ilgisi yoktur.
Belgeyle ilgili olarak uygulamada karşılaşılan üç durum ayrıca ele alınmalıdır. Belge hiç düzenlenmemişse, süre tanınmış olmasına rağmen kanunun öngördüğü belgenin verilmemesi söz konusudur; bu durumun kayda geçirilmesi ve talebin belgelenmesi gerekir. Belge için ücret istenmişse, kanunun belgeyi hiçbir harca tabi tutmadığı hükmü doğrudan uygulanır; buradaki “harç” ifadesi belgenin düzenlenmesi karşılığında alınacak bedeli kapsar. Birikmiş harç borcu gösterilerek belge verilmiyorsa, iki konunun birbirinden ayrılması gerekir: vize ve ikamet harçlarına ilişkin yükümlülükler saklıdır, ancak bu yükümlülükler belgenin kendisini harca tabi hâle getirmez.
Belgenin işlevi, kişinin çıkışının hangi hukuki temele dayandığını göstermektir. Terke davet süresi içinde yapılan çıkış, zorla yerine getirilen bir sınır dışı işlemi değildir; kişinin kendi iradesiyle ve kendisine tanınan süre içinde gerçekleştirdiği bir ayrılıştır. Bu ayrımın kayıtlara doğru geçmesi, kişinin ileride Türkiye ile kuracağı hukuki ilişkilerde önem taşıyabilir.
Kimlere Terke Davet Süresi Tanınmaz?
Kanun, süre tanınmayacak kişileri 56. maddenin ilk fıkrasında sayar. Bu beş grup için terke davet söz konusu değildir:
| Grup | Kapsam |
|---|---|
| 1 | Kaçma ve kaybolma riski bulunanlar |
| 2 | Yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlal edenler |
| 3 | Sahte belge kullananlar |
| 4 | Asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlar veya aldığı tespit edilenler |
| 5 | Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar |
Bu listenin okunuşunda iki nokta önemlidir.
Liste, sınır dışı etme sebepleri listesinden farklıdır. 54. maddede sayılan sebepler ile 56. maddedeki bu beş grup aynı değildir. Örneğin vize süresini on günden fazla aşmak bir sınır dışı etme sebebidir, ancak tek başına terke davet süresinin tanınmamasını gerektiren bir hâl olarak sayılmamıştır. Aynı şekilde çalışma izni olmadan çalışmak da bu listede yer almaz. Dolayısıyla her sınır dışı etme kararında süre tanınmaması olağan değildir; süre tanınmamışsa kişinin bu beş gruptan birine girdiğinin kararda gösterilmesi beklenir.
Ölçütlerin bir kısmı değerlendirmeye dayanır. Kaçma ve kaybolma riskinin bulunduğu ya da kişinin kamu düzeni bakımından tehdit oluşturduğu sonucuna nasıl varıldığı, kararda gösterilmelidir. Bu ölçütler somut olgulara dayandırılmadığında, sürenin tanınmaması yönündeki karar denetlenemez hâle gelir.
Listedeki gruplardan üçü belge temellidir ve bunlar birbirinden farklıdır. Sahte belge kullanmak, belgenin aslının bulunmadığı ya da üzerinde değişiklik yapıldığı hâlleri kapsar. Asılsız belgeyle ikamet izni almaya çalışmak, belgenin biçimsel olarak gerçek olmakla birlikte içeriğinin gerçeği yansıtmadığı durumlara ilişkindir. Üçüncü hâl olan yasal giriş veya çıkış kurallarının ihlali ise belgeyle değil, ülkeye giriş ve çıkışın usulüne uygun yapılmamasıyla ilgilidir. Kararda bu üçünden hangisine dayanıldığının belirtilmesi, kişinin savunmasını buna göre kurabilmesi bakımından gereklidir.
Kaçma ve kaybolma riski ölçütü ise geleceğe yönelik bir değerlendirmedir ve bu yönüyle diğerlerinden ayrılır. Kişinin geçmişte bir kaçma girişiminin bulunması, bildirim yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması ya da bilinen bir adresinin bulunmaması gibi somut verilere dayandırılabilir. Buna karşılık, yalnızca yabancı olmaktan ya da hakkında sınır dışı etme kararı bulunmasından hareketle varılan bir kaçma riski sonucu, ölçütü işlevsiz hâle getirir; böyle bir yaklaşım kabul edilirse hiçbir yabancıya terke davet süresi tanınmaması gerekirdi, oysa kanun süre tanınmasını kural olarak öngörmüştür. Hangi hâllerde sınır dışı etme kararı alınacağı ve bu sebeplerin nasıl denetlendiği sınır dışı edilme sebepleri yazısında ele alınmıştır.
Terke Davet Süresi İçinde Çıkılmazsa Ne Olur?
Terke davet süresi bir imkândır, ancak kullanılmadığında sonuçsuz kalmaz. Kanun, tanınan sürede ülkeden çıkmayanları ayrıca düzenlemiştir.
- maddenin ikinci fıkrası, hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınacağını ya da idari gözetime alternatif yükümlülükler getirileceğini öngörür. Yani süre içinde çıkmamak, başlı başına bir idari gözetim sebebidir.
Bu düzenlemede dikkat edilmesi gereken ifade “kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın” ibaresidir. Kanun, süre içinde çıkmamayı otomatik bir sonuca bağlamamış, mazeretin varlığını değerlendirmeye açmıştır. Hastalık, seyahat belgesinin temin edilememesi veya ulaşım imkânının bulunmaması gibi durumlar bu kapsamda ileri sürülebilir. Mazeretin belgelendirilmesi ve mümkünse süre dolmadan idareye bildirilmesi, sonradan yapılacak açıklamadan daha güçlüdür.
İdari gözetim kararı, sınır dışı etme kararından ayrı bir işlemdir ve buna karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesine gidilirken, gözetim kararına karşı ayrı bir merci ve ayrı bir usul söz konusudur. İki kararın aynı gün tebliğ edilmiş olması bu ayrımı değiştirmez.
Terke Davet Süresi Dava Açma Süresini Uzatır mı?
Hayır, ve bu yazının en kritik uyarısı budur.
Sınır dışı etme kararına karşı dava açma süresi, kararın tebliğinden itibaren yedi gündür. Terke davet süresi ise en az on beş gündür. Dolayısıyla terke davet süresi işlemeye devam ederken dava açma süresi çoktan dolmuş olur.
Bu tablo, pratikte şu yanılgıya yol açar: kendisine otuz gün tanındığını gören kişi, bu otuz gün içinde nasılsa bir şeyler yapabileceğini düşünür ve hukuki yola başvurmayı erteler. Yirmi beşinci günde bir avukata danışmaya karar verdiğinde ise dava açma süresi on sekiz gün önce dolmuştur.
| Süre | Uzunluk | Neye ilişkin |
|---|---|---|
| Dava açma süresi | 7 gün | Karara karşı idare mahkemesinde iptal davası |
| Terke davet süresi | 15-30 gün | Ülkeden kendi imkânlarıyla çıkış |
İki sürenin birlikte işlediği bir kararda yapılacak iş bellidir: önce dava açma süresine bakılır. Dava açılacaksa yedi gün içinde açılır; terke davet süresinin ne kadar olduğu bu kararı etkilemez. Dava açıldığında kanundan doğan koruma devreye girer ve yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla yargılama sonuçlanıncaya kadar kişi sınır dışı edilemez. Sürenin nasıl hesaplandığı ve kaçırıldığında yapılabilecekler deport kararına itiraz süresi yazısında ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Terke Davet Edilen Yabancılar Süre İçinde Ne Yapmalı?
Terke davet süresi tanınmış bir kişinin önünde birbirini dışlamayan iki yol vardır: kararı dava etmek ve süre içinde ülkeden ayrılmaya hazırlanmak. Bu iki yolun aynı anda yürütülmesi mümkündür ve çoğu zaman gereklidir, çünkü dava açma süresi terk süresinden çok daha kısadır.
İlk hafta, hukuki yola ayrılır. Kararın tebliğ tarihi belirlenir, tebliğ belgesinin bir örneği alınır ve yedi günlük süre içinde dava açılıp açılmayacağına karar verilir. Dava açılacaksa bu ilk hafta içinde açılmalıdır; terke davet süresinin uzunluğu bu kararı ertelemek için bir sebep değildir. Dava açıldığında kanundan doğan koruma devreye girer ve kişi yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilemez.
Aynı dönemde belgeler toplanır. Kişinin 55. madde kapsamında olup olmadığını gösterebilecek belgeler, sağlık raporları, aile bağlarını gösteren kayıtlar, ikamet ve çalışma geçmişine ilişkin evraklar bu aşamada bir araya getirilir. Belgelerin sonradan temini zaman aldığı için, dava dilekçesiyle birlikte sunulabilenlerin erkenden hazırlanması yerinde olur.
Çıkış İzin Belgesi alınır. Süre tanınmışsa belgenin düzenlenmesi gerekir. Belge düzenlenmemişse bu durum kayda geçirilmeli, talep edilmiş olmasına rağmen verilmediyse bu yön dosyada belgelenmelidir. Belge için ödeme istenmesi hâlinde kanunun belgeyi hiçbir harca tabi tutmadığı hatırlatılabilir.
Adres ve iletişim bilgileri sabitlenir. Dava açılmışsa mahkemeye bildirilen adrese tebligat yapılabilmesi kritik önemdedir. Sınır dışı davalarında, gösterilen adrese tebligat yapılamaması hâlinde dosyanın yeniden işleme konulması için tanınan süre genel kuraldaki bir yıl değil, iki aydır. Bu süre kaçırılırsa dava açılmamış sayılır ve kanundan doğan koruma da sona erer. Mümkünse avukat adresinin bildirilmesi, adres değişikliğinin ise gecikmeksizin mahkemeye iletilmesi gerekir.
Süre içinde çıkılacaksa çıkış belgelenir. Kişi terk süresi içinde ülkeden ayrılmaya karar verirse, çıkışın Çıkış İzin Belgesiyle ve kayıt altına alınarak yapılması önemlidir. Süre içinde ayrıldığının belgelenmesi, ileride ortaya çıkabilecek tartışmalarda kişinin lehinedir.
Çıkılamayacaksa mazeret bildirilir. Süre içinde çıkışın mümkün olmadığı anlaşılıyorsa, mazeretin süre dolmadan idareye bildirilmesi ve belgelendirilmesi gerekir. Kanun, tanınan sürede çıkmamayı otomatik bir sonuca bağlamamış, “kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın” ibaresiyle değerlendirmeye açık bırakmıştır. Mazeretin süre dolduktan sonra açıklanması, önceden bildirilmesine göre daha zayıf bir konum yaratır.
Terke Davet Kararına İtiraz ve Dilekçe
Terke davetle ilgili bir itirazın nasıl ileri sürüleceği, terke davetin hukuki niteliğinden çıkar. Terke davet sınır dışı etme kararının bir parçası olduğu için, buna yönelik itiraz da sınır dışı etme kararının iptali davası içinde yapılır. Ayrı bir dava açılmaz, ayrı bir dilekçe verilmez.
İptal davası dilekçesinde terke davetle ilgili olarak ileri sürülebilecek yönler şunlardır:
- Süre hiç tanınmamışsa: kişinin 56. maddedeki beş gruptan hiçbirine girmediği, buna rağmen süre tanınmadığı ve bu yönün kararda gerekçelendirilmediği.
- Süre on beş günden kısaysa: kanunun alt sınırının ihlal edildiği.
- Süre tanınmama gerekçesi soyutsa: kaçma ve kaybolma riski ya da kamu düzeni bakımından tehdit değerlendirmesinin hangi olgulara dayandığının gösterilmediği.
- Çıkış İzin Belgesi verilmediyse: süre tanınmış olmasına rağmen belgenin düzenlenmediği.
- Belge için ödeme istendiyse: kanunun belgeyi hiçbir harca tabi tutmadığı.
Dilekçede bu yönlerin her birinin somut belgeye dayandırılması gerekir. Kararın kendisi, tebliğ evrakı, varsa Çıkış İzin Belgesi ve kişinin durumunu gösteren belgeler dosyaya sunulur.
Sınır dışı etme kararı tebliğ edildiğinde ilk günlerde atılması gereken adımlar deport yedim ne yapmalıyım, yargılamanın ne kadar sürdüğü ve kararın kesinliği sınır dışı davası ne kadar sürer yazısında ele alınmıştır. Kanun metninin güncel hâli 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu sayfasından doğrulanabilir; yabancıların ikamet ve çalışma süreçlerinin genel çerçevesi ise yabancılar hukuku ve vatandaşlık sayfasındadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Terke davet süresi kaç gündür?
Kanun süreyi on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar olarak belirlemiştir. Aradaki uzunluğu idare takdir eder.
Terke davet nedir?
Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya, kararda belirtilmek kaydıyla Türkiye’yi kendi imkânlarıyla terk edebilmesi için süre tanınmasıdır.
Terke davet ayrı bir karar mıdır?
Değildir. Sınır dışı etme kararının içinde yer alan bir unsurdur; kararda belirtilmemişse terke davet de yoktur.
Terke davet süresi içinde dava açabilir miyim?
Dava açma süresi yedi gündür ve terke davet süresinden bağımsızdır. Terke davet süresi devam ediyor olsa bile yedi gün geçmişse dava süresi dolmuş olur.
On beş günden kısa süre tanınabilir mi?
Kanun alt sınırı on beş gün olarak belirlemiştir. Daha kısa bir süre tanınması iptal davasında ileri sürülebilir.
Çıkış İzin Belgesi için ödeme yapılır mı?
Kanun belgenin hiçbir harca tabi olmadığını düzenler. Ancak vize ve ikamet harçları ile bunların cezalarına ilişkin yükümlülükler saklıdır.
Kimlere terke davet süresi tanınmaz?
Kaçma ve kaybolma riski bulunanlara, yasal giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgeyle ikamet izni almaya çalışanlara veya aldığı tespit edilenlere ve kamu düzeni, kamu güvenliği ya da kamu sağlığı bakımından tehdit oluşturanlara.
Süre içinde çıkmazsam ne olur?
Kabul edilebilir bir mazeret olmaksızın tanınan sürede çıkmayanlar hakkında idari gözetim kararı alınabilir ya da gözetime alternatif yükümlülükler getirilebilir.
Mazeretim varsa ne yapmalıyım?
Kanun kabul edilebilir mazereti değerlendirmeye açık bırakmıştır. Mazeretin belgelendirilmesi ve mümkünse süre dolmadan idareye bildirilmesi yerinde olur.
Terke davet süresi uzatılabilir mi?
Kanun üst sınırı otuz gün olarak belirlemiştir; bu sınırın üzerinde bir süre öngörülmemiştir.
Terke davet kararına itiraz dilekçesi ayrı mı verilir?
Ayrı verilmez. Terke davetle ilgili itirazlar, sınır dışı etme kararının iptali davası içinde ileri sürülür; bunun için ayrı bir dava açılmaz.
Süre tanınmadıysa bu tek başına iptal sebebi midir?
Kişi 56. maddedeki beş gruptan birine girmiyorsa ve süre tanınmama gerekçesi kararda gösterilmemişse, bu yön davada ileri sürülebilir.
Sınır dışı edilme süresi ile terke davet süresi aynı şey mi?
Değildir. Terke davet süresi, kararda belirtilmişse ülkeden kendi imkânlarıyla çıkmak için tanınan on beş ila otuz günlük süredir. Sınır dışı edilme süresi ifadesi ise genellikle kararın alınmasından çıkışa kadar geçen süreci anlatmak için kullanılır ve kanunda tek bir gün sayısına bağlanmamıştır.
Terke davet süresi ne zaman başlar?
Sınır dışı etme kararının tebliğinden itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle tebliğ tarihinin belgeyle sabitlenmesi hem terk süresi hem dava süresi bakımından önemlidir.
Dava açarsam terke davet süresi durur mu?
Kanun terke davet süresinin duracağına ilişkin bir hüküm içermez. Ancak dava açıldığında yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilemeyeceği kuralı devreye girer.
Süre içinde çıkarsam davam ne olur?
Ülkeden ayrılmak davanın kendiliğinden sona ermesi sonucunu doğurmaz; dosyanın durumu ve talebin niteliği mahkemece değerlendirilir. Bu nedenle çıkış öncesinde dava dosyasının takibi için gerekli düzenlemelerin yapılması yerinde olur.
Bu metin yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmış genel bir bilgilendirmedir; somut bir dosya hakkında görüş değildir. Terke davet süresi dava açma süresini uzatmadığından, kendi durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.
Devamı
İlgili yazılar
-
Vasilik Nedir? Vasi Atanması Şartları
Vasilik nedir? Vasi atanması şartları, süreçleri ve mahkeme prosedürlerini öğrenmek için yazımızı inceleyin.
Aile Hukuku -
Boşanma Dilekçesi Nasıl Yazılır? (Örnek Dilekçe)
Boşanma dilekçesi nasıl yazılır? Örnek dilekçelerle anlaşmalı ve çekişmeli prosedürleri adım adım inceliyoruz.
Aile Hukuku -
Israrlı Takip (Stalking) ve 6284: Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır, Ne Kadar Sürer, Cezası Nedir?
Israrlı takip (stalking), kişinin fiziken izlenmesi ya da iletişim araçlarıyla ısrarla rahatsız edilmesi gibi davranışlarla mağdurda ciddi huzursuzluk ve güvenlik endişesi doğuran bir süreçtir. Türkiye’de ısrarlı takip bakımından hem Türk Ceza Kanunu’ndaki suç düzenlemesi hem de 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu/önleyici tedbirler birlikte değerlendirilir. Uzaklaştırma (yaklaşmama) kararı, delil tartışmasına takılmadan hızlı koruma sağlamayı hedefleyen, pratikte en sık başvurulan önlemlerden biridir.
Aile Hukuku -
Boşanma ve Aile Hukuku Rehberi
Boşanma ve aile hukuku rehberimiz; mal paylaşımı, nafaka türleri ve velayet düzenlemeleri gibi başlıklarla detaylı bir inceleme sunuyor.
Aile Hukuku