İçindekiler · 12 bölüm
Sınır dışı kararı iptal davası, hakkında sınır dışı etme kararı alınan bir yabancının bu kararı ortadan kaldırmak için başvurabileceği tek yargısal yoldur ve kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde açılır. Bu süre, idari yargıdaki altmış günlük genel dava açma süresinin çok altındadır ve kaçırıldığında telafisi neredeyse yoktur.
Sınır dışı kararı iptal davası anlatılırken en sık yapılan hata, yürürlükten kalkmış bir düzenlemenin hâlâ geçerliymiş gibi aktarılmasıdır. İnternetteki pek çok kaynak dava süresini on beş gün olarak vermeye devam eder; oysa bu süre 24 Aralık 2019 tarihinde yediye indirilmiştir. Aynı değişiklik, terör ve kamu düzeni gerekçesiyle sınır dışı edilecek yabancıları dava süresince koruma dışında bırakan istisnayı da kanun metninden çıkarmıştır. Aşağıda önce bu iki değişiklik belgelenmekte, ardından davanın nasıl açıldığı adım adım anlatılmaktadır.
Bir Bakışta: Sınır Dışı Kararı İptal Davası
| Konu | Düzenleme |
|---|---|
| Dayanak | 6458 sayılı Kanun m.53/3 |
| Kararı veren | Göç İdaresi talimatı üzerine veya resen valilik (m.53/1) |
| Dava açma süresi | Tebliğden itibaren 7 gün |
| Görevli mahkeme | İdare mahkemesi |
| Yetkili mahkeme | Kararı veren valiliğin bulunduğu yer (İYUK m.32/1) |
| Davacı | Yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı |
| Ek yükümlülük | Başvuru, kararı veren makama da bildirilir |
| Dava süresince sınır dışı | Yapılamaz — istisnası yok (yabancının rızası hariç) |
| Yürütmeyi durdurma | Ayrıca istenmesine gerek yok; koruma kanundan doğar |
| Adres bildirilmezse | İYUK m.26/3 süresi 1 yıl değil 2 ay |
| Karar süresi | Tekemmülden itibaren 15 gün |
| Duruşma | Mahkemenin takdirinde |
| Kanun yolu | Karar kesindir — istinaf ve temyiz yok |
Sınır Dışı Kararı İptal Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Kanun görevli mahkemeyi doğrudan göstermiştir: sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesine başvurulur. Bu nokta pratikte sıkça karıştırılır, çünkü yabancıyı ilgilendiren bazı kararlar idari yargıda değil sulh ceza hâkimliğinde incelenir. Ayrım, kararın türünden kaynaklanır: sınır dışı etme kararının kendisi idari yargıya, bu karara bağlı olarak verilen idari gözetim kararı ise sulh ceza hâkimliğine gider. İki karar aynı gün tebliğ edilmiş olsa bile iki ayrı dosya, iki ayrı merci ve iki ayrı süre söz konusudur.
Yetkili mahkeme ise kanunda ayrıca gösterilmediği için genel kurala tabidir. İdari Yargılama Usulü Kanunu, özel kanunlarda yetkili mahkeme gösterilmemişse yetkili idare mahkemesinin dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğunu düzenler. Sınır dışı etme kararını valilik verdiğine göre, dava o ilin idare mahkemesinde açılır. İstanbul valiliğince verilen bir karar için İstanbul idare mahkemeleri, Şanlıurfa valiliğince verilen bir karar için Şanlıurfa idare mahkemesi yetkilidir.
Bu noktada iki ayrıntı önem taşır. Birincisi, idari yargıda yetki kamu düzenindendir; taraflar anlaşarak başka bir mahkemeyi yetkili kılamaz ve mahkeme yetkisizliğini kendiliğinden gözetir. İkincisi, yabancı geri gönderme merkezinde tutuluyorsa merkezin bulunduğu il ile kararı veren valiliğin ili farklı olabilir. Böyle bir durumda ölçüt, yabancının fiilen nerede bulunduğu değil, kararı hangi valiliğin verdiğidir. Kararın üst yazısındaki makam adı bu yüzden dilekçe hazırlanmadan önce dikkatle okunmalıdır.
Davanın açılabilmesi için idareye önceden başvurulması, itiraz edilmesi ya da herhangi bir idari aşamanın tüketilmesi gerekmez. Sınır dışı etme kararı, tebliğ edildiği anda dava edilebilir hâle gelen bir idari işlemdir. Nitekim kanun, kararın tebliğinden itibaren işleyen bir süre öngörerek bunu açıkça ortaya koymuştur. İdari işlemlere karşı açılan davaların genel çerçevesi için iptal ve tam yargı davaları ayrımına bakılabilir.
Sınır Dışı Edilme Kararını Kim Verir?
6458 sayılı Kanun, kararı verecek makamı tek cümleyle belirler: sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır. Kanunun tanımlar maddesinde “Genel Müdürlük” ifadesi Göç İdaresi teşkilatını karşılar. Dolayısıyla iki ayrı yol vardır ve her ikisinde de kararı imzalayan makam valiliktir:
- Talimat üzerine: merkezi teşkilat bir yabancı hakkında değerlendirme yapar ve valiliğe karar alınması yönünde talimat verir.
- Resen: valilik, kendi tespitine dayanarak doğrudan karar alır. Uygulamada karşılaşılan kararların büyük kısmı bu yolla verilir.
Kolluk tarafından yakalanan yabancılar bakımından ayrı bir usul işler. Kanun, 54. madde kapsamındaki yabancıların kolluk tarafından yakalanmaları hâlinde haklarında karar verilmek üzere derhâl valiliğe bildirileceğini, değerlendirme ve karar süresinin ise kırk sekiz saati geçemeyeceğini düzenler. Bu kırk sekiz saatlik sınır, yabancının kendisi kadar yakınları açısından da önemlidir: yakalanan kişi hakkında kısa süre içinde bir karar çıkacağı bilinerek hareket edilmesi gerekir. Yakalanma anında atılacak adımlar için deport yedim ne yapmalıyım başlıklı yazıya bakılabilir.
Kararın tebliği bakımından kanun iki ayrı yükümlülük getirir. Karar, gerekçeleriyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Yabancı bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi ayrıca kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir. Bu bilgilendirme yükümlülüğü şeklî bir ayrıntı değildir; yerine getirilmediği ileri sürülüyorsa, sürenin işlemeye başlayıp başlamadığı tartışmalı hâle gelir.
Gerekçe zorunluluğu da aynı ölçüde belirleyicidir. Sınır dışı etme kararının hangi bende dayandığı, hangi olgulara göre bu sonuca varıldığı kararda gösterilmelidir. Yalnızca kanun maddesinin numarasını yazan, somut olayla bağ kurmayan bir karar sebep ve gerekçe yönünden sakattır ve iptal davasında bu yön öne çıkarılır. Hangi hâllerde karar alınabileceği ve hangi yabancılar hakkında hiç alınamayacağı sınır dışı edilme sebepleri yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Yedi Günlük Süre Ne Zaman Yediye İndi?
Bu sorunun cevabı, yazının başında değinilen yaygın hatanın kaynağıdır. 6458 sayılı Kanun yürürlüğe girdiğinde dava açma süresi on beş gündü. Bu süre, 24 Aralık 2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7196 sayılı Kanun’un 75. maddesiyle değiştirilmiştir. Değişiklik maddesinin metni şöyledir:
“6458 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ‘on beş gün’ ibaresi ‘yedi gün’ şeklinde değiştirilmiş ve fıkrada yer alan ‘54 üncü maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası kapsamındakiler hariç,’ ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.”
Bu tek cümle iki ayrı sonuç doğurmuştur ve ikincisi çoğu kaynakta hâlâ görülmez.
Birinci sonuç: dava açma süresi on beş günden yediye inmiştir. 24 Aralık 2019 öncesine ait yazıları, dilekçe örneklerini ve makaleleri esas alan bir kişi süreyi sekiz gün fazla hesaplar ve davasını süresinden sonra açar.
İkinci sonuç: metinden çıkarılan ibare, bir istisnayı ortadan kaldırmıştır. Eski düzenlemede, terör örgütü yöneticisi veya üyesi sayılanlar, kamu düzeni ile kamu güvenliği bakımından tehdit oluşturanlar ve uluslararası kuruluşlarca tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili görülenler, dava süresince sınır dışı edilmeme korumasının dışında tutulmuştu. Bu ibarenin çıkarılmasıyla söz konusu ayrım kalkmıştır. Bugün yürürlükteki metin herhangi bir bent ayrımı yapmadan şunu söyler: yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.
Sürenin nasıl hesaplandığı, hangi anda işlemeye başladığı ve kaçırıldığında ne yapılabileceği başlı başına bir konudur; ayrıntısı için deport kararına itiraz süresi yazısına bakılmalıdır.
Sınır Dışı Etme Kararı Yürütmeyi Durdurma İstemi Gerekir mi?
İdari yargıda bir işlemin uygulanmasını durdurmak için kural olarak ayrıca yürütmenin durdurulması istenir; dava açılmış olması tek başına işlemin uygulanmasını durdurmaz. Sınır dışı etme kararlarında ise durum farklıdır ve bu fark, yabancılar hukukunun en kritik ayrıntılarından biridir.
6458 sayılı Kanun, dava açma süresi içinde ve dava açıldıysa yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancının sınır dışı edilemeyeceğini doğrudan hükme bağlamıştır. Yani koruma, mahkemenin vereceği bir karara değil, kanunun kendisine dayanır. Bu, genel idari yargı rejimine göre özel bir düzenlemedir ve hâkimin takdirine bırakılmamıştır.
Bunun uygulamadaki karşılığı şudur: davanın açılmış olması, sınır dışı işleminin durması için yeterlidir. Yürütmenin durdurulması istemi dilekçeye yazılabilir ve yazılması bir zarar doğurmaz; ancak korumanın kaynağı bu istem değildir. Mahkeme yürütmeyi durdurma konusunda henüz bir karar vermemiş olsa bile yabancı sınır dışı edilemez. Dilekçesinde yürütmenin durdurulmasını istemeyi unutan kişinin bu nedenle korumasız kaldığı yönündeki yaygın kaygı, kanunun metniyle bağdaşmaz.
Korumanın tek istisnası, kanunun ifadesiyle yabancının rızasıdır. Yabancı kendi iradesiyle ülkeden ayrılmak isterse dava sürüyor olsa bile çıkışı engellenmez. Rıza dışında bent, suç türü, gerekçe ya da tehlike değerlendirmesi temelinde bir ayrım artık kanunda yer almamaktadır.
Davayı Açan Kişi Kararı Veren Makama da Bildirmek Zorundadır
Kanun, dava açmakla yetinilmesini yeterli görmemiş, davacıya ikinci bir yükümlülük yüklemiştir: mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Bu cümle, 21 Kasım 2024 tarihli 7533 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemenin bir parçasıdır.
Bildirimin mantığı açıktır. Sınır dışı işlemini fiilen yürütecek olan valiliktir; valilik derdest bir davadan haberdar değilse, kanundan doğan koruma pratikte işlemeyebilir. Mahkemeden valiliğe tebligat gitmesi ise günler alabilir. Bu boşluğu kapatmak için davacıya doğrudan bildirim yükümlülüğü getirilmiştir.
Bildirimin nasıl yapılacağı kanunda şekle bağlanmamıştır. Uygulamada dava dilekçesinin ve dava açıldığına dair belgenin bir örneğinin kararı veren valiliğin ilgili birimine sunulması, kayıt numarasının alınması ve bu kaydın dosyada saklanması yerinde olur. Yabancı geri gönderme merkezinde tutuluyorsa bildirimin merkeze de ulaştırılması pratik bakımdan yararlıdır.
Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde kanunda öngörülmüş bir yaptırım bulunmamaktadır; dava açılmamış sayılmaz. Ancak bildirim yapılmadığında korumanın fiilen gecikmesi riski doğar. Yedi günlük sürenin ne kadar kısa olduğu düşünüldüğünde, bildirimin dava açıldığı gün yapılması en güvenli yoldur.
Adres Tuzağı: Tebligat Yapılamazsa Dava İki Ayda Düşer
Sınır dışı kararı iptal davası bakımından en az bilinen ve sonucu en ağır olan düzenleme budur. Kanun, tebligat sorunu çıktığında uygulanacak süreyi genel kuraldan ayırmıştır: davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması hâlinde, 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen süre iki ay olarak uygulanır.
Bu atfın ne anlama geldiğini görmek için genel kurala bakmak gerekir. İdari Yargılama Usulü Kanunu, davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması hâlinde yeni adres bildirilene kadar dosyanın işlemden kaldırılacağını, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir yıl içinde yeni adres bildirilerek yeniden işleme konulması istenmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğini düzenler.
Sınır dışı davalarında bu bir yıllık süre iki aya inmiştir. Sonuç şudur: dosya adres sorunu nedeniyle işlemden kaldırılmışsa ve iki ay içinde yeni adres bildirilmemişse, dava açılmamış sayılır. Dava açılmamış sayıldığında ise kanundan doğan “yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilmez” koruması da ortadan kalkar; üstelik yedi günlük dava açma süresi çoktan geçmiş olduğu için yeniden dava açmak da mümkün değildir.
Bu düzenleme, adres istikrarsızlığı yaşayan bir grup için özel bir risk yaratır. Yabancılar sık yer değiştirebilir, geri gönderme merkezine alınabilir veya merkezden çıkabilir. Bu nedenle dava dilekçesinde tebligata elverişli ve istikrarlı bir adres gösterilmesi, mümkünse avukat adresinin bildirilmesi ve adres değişikliğinin gecikmeksizin mahkemeye bildirilmesi belirleyici önemdedir.
Sınır Dışı Kararı İptal Davası Dilekçe Örneği Yerine Bakılması Gerekenler
Aramalarda en çok karşılaşılan taleplerden biri hazır bir dilekçe örneğidir. Hazır metinlerin taşıdığı risk, sınır dışı davalarında diğer dava türlerine göre daha büyüktür: dava açma süresi yedi gündür, karar kesindir ve hata düzeltmek için ikinci bir tur yoktur. Örnek metin kullanılacaksa, en azından aşağıdaki unsurların somut dosyaya göre doldurulduğundan emin olunmalıdır.
| Unsur | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|
| Mahkeme | Kararı veren valiliğin bulunduğu yer idare mahkemesi |
| Davacı | Yabancının adı, uyruğu, yabancı kimlik numarası, tebligat adresi |
| Davalı idare | Kararı veren valilik |
| Dava konusu | Tebliğ tarihi ve sayısı belirtilerek sınır dışı etme kararının iptali |
| Tebliğ tarihi | Yedi günlük sürenin hesabı buradan yapılır, belgeye dayanmalıdır |
| Hukuki sebepler | 6458 m.53, m.54 ve varsa m.55; Anayasa ve taraf olunan sözleşmeler |
| Deliller | Tebliğ belgesi, kimlik ve ikamet belgeleri, sağlık raporları, aile bağını gösteren belgeler |
| Talep | Kararın iptali |
Sınır dışı kararına karşı iptal davası dilekçesi neleri içermelidir
Dilekçenin gövdesinde üç sorunun cevaplanması beklenir. Birincisi, karar hangi bende dayandırılmıştır ve o bendin koşulları somut olayda gerçekleşmiş midir. İkincisi, karar gerekçeli midir; yabancının kişisel durumu değerlendirilmiş midir. Üçüncüsü, yabancı sınır dışı etme kararı alınamayacak kişilerden biri midir. Üçüncü soru çoğu dosyada en güçlü dayanaktır, çünkü kanun bu kişiler hakkında 54. madde kapsamında olsalar dahi karar alınamayacağını düzenlemiştir.
Deport kararının iptali dava dilekçesi ile arasında fark var mı
Yoktur. “Deport” günlük dilde kullanılan bir sözcüktür; kanundaki karşılığı sınır dışı etme kararıdır. Dolayısıyla deport kararının iptali dava dilekçesi ile sınır dışı etme kararının iptali dilekçesi aynı belgeyi anlatır ve aynı mahkemeye, aynı süre içinde verilir.
Ayrıca kanunun aradığı bireysel değerlendirme yönü ihmal edilmemelidir. Kanun, bu kapsamdaki değerlendirmelerin herkes için ayrı yapılacağını açıkça söyler. Aynı gerekçeyle, aynı şablon metinle toplu biçimde alınmış kararlarda bu yön tartışılabilir hâle gelir.
Sınır Dışı Kararına İtiraz Dilekçesi ile İptal Dilekçesi Aynı Şey mi?
Günlük dilde “itiraz” ve “iptal davası” birbirinin yerine kullanılır, ancak yabancılar hukukunda bu iki kelime farklı yollara işaret edebildiği için karışıklık gerçek bir sorun yaratır.
Sınır dışı etme kararına karşı kanunun öngördüğü yol, idare mahkemesinde açılan iptal davasıdır. Bu yol için verilen dilekçeye halk arasında itiraz dilekçesi denmesi sonucu değiştirmez; önemli olan dilekçenin idare mahkemesine hitaben yazılması ve yedi günlük süre içinde verilmesidir. İdareye yazılan, idarenin kendi kararını geri almasını isteyen bir yazı ise dava değildir ve dava açma süresini durdurmaz. Bu ayrımın atlanması, süre dolduktan sonra fark edilen ve telafisi bulunmayan bir hataya dönüşebilir.
İkinci karışıklık kaynağı, idari gözetim kararıdır. Sınır dışı etme kararıyla birlikte veya sonrasında idari gözetim kararı da alınmış olabilir. İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulur ve bu başvuru gözetimi durdurmaz. Dolayısıyla aynı kişi hakkında iki ayrı başvuru, iki ayrı merci ve iki ayrı usul söz konusu olabilir. Sınır dışı kararına karşı sulh ceza hâkimliğine gidilmesi ya da gözetim kararına karşı idare mahkemesine başvurulması, sürenin boşa harcanmasıyla sonuçlanır.
Dosya Ne Zaman Tekemmül Eder, Duruşma Yapılır mı?
7533 sayılı Kanun’la getirilen düzenleme, yargılamanın hızlanmasını sağlayacak üç ayrı kural içerir ve bunların bilinmesi dosyanın takibini kolaylaştırır.
Tekemmül. Kanun, mahkemeye yapılan başvurularda savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosyanın tekemmül etmiş sayılacağını düzenler. Genel idari yargı usulünde cevaba cevap ve ikinci savunma aşamaları bulunurken, burada dosya tek savunmayla karara hazır hâle gelir. Davalı idare savunma vermezse de süre geçtiğinde dosya tekemmül eder.
Duruşma. Kanun, duruşma yapılmasının mahkemenin takdirine bağlı olduğunu söyler. Taraflar duruşma talep edebilir, ancak bu talep mahkemeyi bağlamaz. Bu nedenle iddia ve delillerin dilekçede eksiksiz ortaya konulması önem kazanır; sözlü olarak açıklama fırsatı doğmayabilir.
Karar süresi. Başvurular, dosyanın tekemmülünden veya ara karar ya da duruşma yapılması gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır. Bu on beş günlük sürenin başlangıcı davanın açıldığı tarih değildir; sürenin nasıl işlediği ve uygulamada dosyanın ne kadar zamanda bittiği sınır dışı davası ne kadar sürer yazısında ele alınmıştır.
Sınır Dışı Kararı Nasıl Kaldırılır: İptal Kararından Sonra Ne Olur?
Sınır dışı etme kararını hukuken ortadan kaldıran tek yol, idare mahkemesinin vereceği iptal kararıdır. Mahkeme kararı verdiğinde, kanunun ifadesiyle bu karar kesindir; istinaf ve temyiz yolu kapalıdır. Kesinlik iki yönlü çalışır: dava kabul edilirse idare bu kararı üst mahkemeye taşıyamaz, reddedilirse yabancı da olağan kanun yollarına başvuramaz.
İptal kararı, sınır dışı etme kararını geçmişe etkili biçimde ortadan kaldırır. Karar iptal edildiğinde işlem hiç yapılmamış gibi sonuç doğurur ve idarenin bu karara göre hareket etmesi gerekir. İdarenin aynı kişi hakkında yeni ve farklı gerekçelerle yeni bir karar alması ise hukuken mümkündür; iptal kararı, ileride hiçbir işlem yapılamayacağı anlamına gelmez. Bu durumda yeni karar da kendi gerekçesiyle birlikte tebliğ edilir ve yeni bir yedi günlük süre işlemeye başlar.
Davanın reddedilmesi hâlinde kanundan doğan koruma sona erer ve sınır dışı işlemi uygulanabilir hâle gelir. Olağan kanun yolları kapalı olduğu için bu aşamada gündeme gelebilecek yollar olağanüstü niteliktedir. Kesinleşmiş bir karar bakımından Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru şartları ve ardından AİHM bireysel başvuru yolu ayrı kurallara tabidir; her ikisinin de kendi süre ve kabul edilebilirlik şartları vardır.
Sınır dışı etme kararının iptali ile Türkiye’ye giriş yasağının kaldırılmasının farklı konular olduğu da unutulmamalıdır. Sınır dışı kararının iptali, kişi hakkında ayrıca konulmuş bir giriş yasağını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; bu yasak ayrı bir işlemdir ve ayrı bir yola tabidir. Yabancıların ikamet, çalışma ve vatandaşlık süreçlerinin genel çerçevesi için yabancılar hukuku ve vatandaşlık sayfasına bakılabilir. Kararla birlikte yabancıya ülkeyi terk etmesi için süre tanınmışsa, bu sürenin sonuçları terke davet süresi yazısında açıklanmıştır.
Kanun metinlerinin güncel hâline 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu üzerinden ulaşılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Sınır dışı kararı iptal davası kaç gün içinde açılır?
Kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde. Bu süre 24 Aralık 2019 öncesinde on beş gündü; 7196 sayılı Kanun ile yediye indirilmiştir.
Sınır dışı iptal davası hangi mahkemede açılır?
İdare mahkemesinde. Yetkili mahkeme, kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.
Deport kararı nasıl kaldırılır?
Kararı hukuken ortadan kaldıran tek yol, idare mahkemesinin vereceği iptal kararıdır. İdareye yapılan başvuru kararı kaldırmaz ve dava açma süresini de durdurmaz.
Sınır dışı edilme kararına itiraz dilekçesi ile iptal dilekçesi aynı mı?
Günlük dilde ikisi de aynı belgeyi anlatır. Önemli olan dilekçenin idare mahkemesine hitaben yazılması ve yedi günlük süre içinde verilmesidir.
Sınır dışı edilme kararını kim verir?
Göç İdaresi teşkilatının talimatı üzerine veya resen valilikler. Kolluk tarafından yakalanan yabancılar bakımından değerlendirme ve karar süresi kırk sekiz saati geçemez.
Dava açtım, sınır dışı edilebilir miyim?
Hayır. Kanun, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla dava açma süresi içinde ve yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilemeyeceğini düzenler. Bu korumanın bent ayrımına dayalı istisnası 2019 yılında kaldırılmıştır.
Yürütmenin durdurulmasını ayrıca istemem gerekir mi?
Koruma kanundan doğduğu için zorunlu değildir. İstemin dilekçeye yazılması zarar vermez, ancak sınır dışı işleminin durması bu isteme bağlı değildir.
Sınır dışı kararının iptali dava dilekçesi idareye verilebilir mi?
Olmaz. İdareye yapılan başvuru dava değildir ve yedi günlük dava açma süresini durdurmaz. Dilekçenin idare mahkemesine hitaben verilmesi gerekir.
Avukatım yoksa süreyi nereden öğrenirim?
Kanun, yabancı bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisinin veya yasal temsilcisinin kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirileceğini öngörür.
Karar gerekçesiz tebliğ edilirse ne olur?
Kanun kararın gerekçeleriyle birlikte tebliğ edilmesini emreder. Gerekçesiz veya somut olayla bağ kurmayan bir karar, iptal davasında sebep ve gerekçe yönünden tartışılır.
Davayı açtığımı valiliğe de bildirmek zorunda mıyım?
Kanun bunu açıkça öngörür: mahkemeye başvuran kişi, kararı veren makama da başvurusunu bildirir. Bildirmemenin öngörülmüş bir yaptırımı yoktur, ancak korumanın fiilen gecikmesi riski doğar.
Adresim değişirse dosyaya ne olur?
Gösterilen adrese tebligat yapılamazsa dosya işlemden kaldırılır. Genel kuralda bir yıl olan yeniden işleme koydurma süresi, sınır dışı davalarında iki aydır. Süre kaçırılırsa dava açılmamış sayılır.
Mahkeme duruşma yapmak zorunda mı?
Değil. Duruşma yapılması mahkemenin takdirine bağlıdır; talep mahkemeyi bağlamaz.
İdare mahkemesinin kararına itiraz edebilir miyim?
Kanun mahkemenin bu konuda verdiği kararın kesin olduğunu düzenler. İstinaf ve temyiz yolu kapalıdır.
İptal kararı aldıktan sonra idare yeniden karar alabilir mi?
Alabilir. İptal kararı mevcut işlemi ortadan kaldırır; idarenin farklı bir sebeple yeni bir karar alması hukuken mümkündür ve bu karara karşı yeni bir yedi günlük süre işler.
Sınır dışı kararının iptali giriş yasağını da kaldırır mı?
Kaldırmaz. Türkiye’ye giriş yasağı ayrı bir idari işlemdir ve kendi usulüne tabidir.
Bu metin yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmış genel bir bilgilendirmedir; somut bir dosya hakkında görüş değildir. Süreler çok kısa olduğundan, kendi durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.
Devamı
İlgili yazılar
-
Yakınım Geri Gönderme Merkezinde, İdari Gözetim Süresi En Fazla Ne Kadar Olabilir
İdari gözetim süresi geri gönderme merkezinde altı ayı geçemez, yalnız iki sebeple altı ay daha uzar. Aylık değerlendirme, 30 gün kuralı ve süre aşımı.
Yabancılar Hukuku -
Yakınım Gözetime Alındı, İdari Gözetim Kararına İtiraz Dilekçesi Nereye ve Nasıl Verilir
İdari gözetim kararına itiraz dilekçesi sulh ceza hâkimine verilir, merkezdeki idareye de teslim edilebilir. Kim verir, ne yazılır, hangi belge eklenir.
Yabancılar Hukuku -
İdari Gözetim Kararına İtiraz Süresi Yok, Beklemek Neden Yine de Kaybettirir
İdari gözetim kararına itiraz süresi kanunda yazılı değildir; beş gün hâkimin karar süresidir. Beklemek ise gözetimi uzatır ve diğer süreleri kaçırtır.
Yabancılar Hukuku -
İdari Gözetim Kararına İtiraz Reddedilirse Gözetimden Çıkmanın Kalan Yolları
İdari gözetim kararına itiraz reddedilirse sulh ceza kararı kesindir; yeniden başvuru, valiliğe talep ve Anayasa Mahkemesi yolları yine de açık kalır.
Yabancılar Hukuku