İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

Yabancılar Hukuku

Yakınım Gözetime Alındı, İdari Gözetim Kararına İtiraz Dilekçesi Nereye ve Nasıl Verilir

· · 17 dk okuma
Yakınım Gözetime Alındı, İdari Gözetim Kararına İtiraz Dilekçesi Nereye ve Nasıl Verilir
İçindekiler · 13 bölüm

İdari gözetim kararına itiraz dilekçesi, geri gönderme merkezine götürülen bir yabancının gözetimden çıkabilmesi için kanunun gösterdiği tek yargısal yoldur ve idare mahkemesine değil, sulh ceza hâkimine verilir. Yakınların ilk sorusu genellikle dilekçenin kimin adına, nereye ve hangi belgelerle verileceğidir. Bu üç sorunun cevabı kanunda ve uygulama yönetmeliğinde yazılıdır; dilekçenin gücünü ise gözetim kararının dayandığı sebebin ne kadar somut biçimde sınandığı belirler.

Gözetim kararı çoğu zaman bir sınır dışı etme kararıyla aynı gün tebliğ edilir ve iki karar birbirine karıştırılır. Oysa ikisi ayrı işlemlerdir: sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde dava açılır, gözetim kararına karşı ise sulh ceza hâkimine başvurulur. Sınır dışı kararına karşı açılacak davanın süresi deport kararına itiraz süresi yazısında, gözetim başvurusunun zamanlaması ise idari gözetim kararına itiraz süresi yazısında ayrıca ele alınmıştır.

Bir Bakışta: İdari Gözetim Kararına İtiraz Dilekçesi

  • Merci sulh ceza hâkimidir. Gözetim kararına karşı idare mahkemesine açılan dava gözetim bakımından sonuç doğurmaz.
  • Dilekçe merkezdeki idareye de verilebilir. Kanun, idareye verilen dilekçenin yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılacağını düzenler.
  • Dilekçeyi kişinin kendisi, yasal temsilcisi ya da avukatı verir. Kanun bu üç kişiyi sayar.
  • Başvuru gözetimi durdurmaz. Hâkim karar verinceye kadar kişi merkezde kalmaya devam eder.
  • Hâkim beş gün içinde karar verir ve karar kesindir. Şartlar değişirse yeniden başvurulabilir.
  • Gerekçe kapalı listeye karşı yazılır. Gözetim ancak kanunda sayılan beş sebepten birine dayanabilir.
  • Avukat ücreti karşılanamıyorsa kanun, talep hâlinde avukatlık hizmeti sağlanmasını öngörür.

Gözetim Kararını Valilik Verir, İtirazı Sulh Ceza Hâkimi İnceler

İdari gözetim, hakkında sınır dışı etme kararı alınmış bir yabancının, sınır dışı işlemleri tamamlanıncaya kadar geri gönderme merkezinde tutulmasıdır. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 57. maddesi bu kararı valiliğe bırakmıştır. Kararın alınmasından sonra kişi, yakalamayı yapan kolluk birimi tarafından kırk sekiz saat içinde geri gönderme merkezine götürülür.

Kanun, gözetimin hangi hâllerde alınabileceğini tek tek saymıştır. Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan kaçma ve kaybolma riski bulunanlar, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenler, sahte ya da asılsız belge kullananlar, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayanlar ile kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında gözetim kararı alınabilir ya da gözetim yerine alternatif yükümlülükler getirilir.

Bu liste kapalıdır. Kanunda sayılmayan bir gerekçeyle, örneğin yalnızca kişinin düzensiz göçmen olmasına ya da ikamet izninin sona ermesine dayanılarak gözetim kararı alınması, kanunun aradığı sebep unsurunu karşılamaz. Dilekçenin ağırlık merkezi de budur: kararın hangi sebebe dayandığını tespit etmek ve o sebebin bu kişi bakımından gerçekten var olup olmadığını tartışmak.

Kararın denetimi ise sulh ceza hâkimine verilmiştir. Maddenin altıncı fıkrası, idari gözetim altına alınan kişinin, yasal temsilcisinin ya da avukatının idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabileceğini düzenler. Kanun bu yolu kişi özgürlüğüne dokunan bir tedbirin hızlı denetimi için kurmuştur; bu yüzden hâkime beş günlük bir karar süresi tanınmıştır.

İdari Gözetim Kararına İtiraz Yetkili Mahkeme Hangisidir?

İdari gözetim kararına itiraz dilekçesi verilirken en çok tereddüt edilen konu, hangi yerdeki sulh ceza hâkimliğinin yetkili olduğudur. Kanunun kendisi bu soruya açık bir cevap vermez; yalnızca “yetkili sulh ceza hâkimi” ifadesini kullanır.

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik, uluslararası koruma başvurusu sahipleri bakımından bu boşluğu doldurur. Yönetmeliğin 96. maddesinin altıncı fıkrasına göre başvuru sahibi, gözetime karşı idari gözetim kararının alındığı yer veya yabancının idari gözetim altında tutulduğu yer sulh ceza hâkimine başvurabilir.

Sınır dışı etmek üzere alınan gözetim bakımından yönetmelikte aynı açıklıkta bir yer kuralı bulunmaz. Yönetmelik yalnızca, gözetim altındaki yabancının gözetim kararına karşı verdiği itiraz dilekçesinin yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılacağını söyler. Bu durumda en az tartışma doğuran yol, başvurunun da kararın alındığı yer ya da kişinin tutulduğu yer sulh ceza hâkimliğine yapılmasıdır. Kişi kararı veren ilde değil de başka bir ildeki merkezde tutuluyorsa, bu iki yerden hangisinin tercih edileceği dosyanın somut durumuna göre değerlendirilmelidir.

İdari Gözetim Kararına İtiraz Yetkili Sulh Ceza Hâkimliği Belirsizse

Yetki tartışmasından kaçınmanın en güvenli yolu, dilekçeyi merkezdeki idareye teslim etmektir. Kanun, dilekçenin idareye verilmesi hâlinde yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılacağını düzenler. Bu yükümlülük idareye aittir; dilekçeyi veren kişinin yetkili hâkimliği tespit etme zorunluluğu bu yolda ortadan kalkar.

Merkezdeki Kişi Dilekçeyi Nasıl Verir

Geri gönderme merkezinde bulunan kişi, dilekçesini merkez idaresine verebilir. Dilekçenin teslim edildiği tarihi ve teslim alan görevliyi gösteren bir belge istenmesi yararlıdır. Kanun iletimin derhâl yapılmasını ister; iletimde bir gecikme olursa, dilekçenin hangi gün verildiği ancak bu belgeyle gösterilebilir.

Avukat tarafından temsil edilen kişiler bakımından dilekçe, avukat tarafından doğrudan sulh ceza hâkimliğine de verilebilir. Bu durumda dilekçeye vekâletname eklenir ve gözetim kararının bir örneği sunulur. Kanun, merkezdeki yabancıya avukat, noter ve yasal temsilciyle görüşme imkânı sağlanacağını düzenler; vekâletname de bu imkân içinde merkeze gelecek bir noter aracılığıyla düzenlenebilir.

Kişi Başka Bir İldeki Merkeze Nakledildiyse

Gözetim kararı bir ilde alınıp kişi başka bir ildeki geri gönderme merkezine götürülebilir; kapasite ya da sınır dışı işlemlerinin yürütüleceği yer bu nakillerde belirleyicidir. Nakil, gözetim kararının kendisini değiştirmez ve itiraz hakkını ortadan kaldırmaz.

Bu durumda dilekçenin kişinin o an bulunduğu merkezin idaresine verilmesi, iletim yükümlülüğünü idareye bıraktığı için en pratik yoldur. Avukat dilekçeyi doğrudan verecekse, kararın alındığı yer ile kişinin tutulduğu yerden hangisinin tercih edildiği ve bunun gerekçesi dilekçede kısaca belirtilmelidir. Yakınların, kişinin hangi merkeze götürüldüğünü il göç idaresinden öğrenmesi ve dilekçeye bu bilgiyi eklemesi gerekir.

İdare Mahkemesine Verilen Dilekçe Ne Olur

Gözetim kararına karşı idare mahkemesine verilen bir dilekçe, sulh ceza hâkimine yapılmış bir başvuru yerine geçmez. Bu hata çoğu zaman iki kararın aynı zarfta tebliğ edilmesinden kaynaklanır. Yönetmelik iki dilekçeyi açıkça ayırır: sınır dışı kararına karşı idareye verilen dava dilekçesi yetkili idare mahkemesine, gözetim kararına karşı verilen itiraz dilekçesi ise yetkili sulh ceza hâkimine iletilir.

İki kararın ikisine de itiraz edilecekse iki ayrı dilekçe hazırlanmalıdır. Aynı dilekçede iki karara birden karşı çıkmak, dilekçenin hangi merciye iletileceği konusunda gereksiz bir tartışma doğurur. Sınır dışı kararına karşı açılacak davanın içeriği sınır dışı kararı iptal davası yazısında anlatılmıştır.

Dilekçeyi Kim Verebilir

Kanun, gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilecek kişileri üç grup olarak sayar: idari gözetim altına alınan kişi, yasal temsilcisi ya da avukatı. Yasal temsilci, reşit olmayan çocuklar bakımından veli ya da vasi gibi kanunen temsil yetkisi bulunan kişidir.

Bu sayımda eş, kardeş ya da arkadaş gibi yakınlar yer almaz. Yakınlar dilekçenin hazırlanmasına yardım edebilir, belgeleri toplayabilir ve avukatla görüşmeyi organize edebilir; ancak dilekçenin kendi adlarına verilmesi, kanunun saydığı kişilerden biri tarafından yapılmış bir başvuru sayılmayabilir. Güvenli yol, dilekçenin gözetimdeki kişi tarafından imzalanması ya da avukat aracılığıyla verilmesidir.

Avukat tutma imkânı olmayan kişiler için kanunun 57. maddesinin yedinci fıkrası, gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan avukatlık ücretini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanacağını düzenler. Bu talep bulunulan yerin barosuna yöneltilebilir. Merkezdeki kişinin bu hakkı bilmemesi, dilekçenin hiç verilmemesinin en yaygın sebeplerinden biridir.

İdari Gözetim Kararına İtiraz Dilekçesinin Bölümleri

Sulh ceza hâkimine verilecek dilekçe için kanunda özel bir şekil öngörülmemiştir. Yine de hâkimin beş gün içinde karar verebilmesi için dilekçenin düzenli olması, gözetim kararını ve itiraz sebeplerini açıkça göstermesi gerekir. İdari gözetim kararına itiraz dilekçesi genellikle şu bölümlerden oluşur:

  1. Başlık: Başvurulan sulh ceza hâkimliği ya da dilekçe idareye veriliyorsa “Yetkili Sulh Ceza Hâkimliğine iletilmek üzere” ibaresi
  2. Başvuran: Adı, soyadı, uyruğu, yabancı kimlik numarası ya da pasaport numarası, bulunduğu geri gönderme merkezi
  3. Varsa vekili: Avukatın adı, baro sicil numarası ve adresi
  4. Gözetim kararını veren idare: Kararı alan valilik ya da il göç idaresi müdürlüğü
  5. Konu: Hangi tarihli ve sayılı idari gözetim kararının kaldırılmasının istendiği
  6. Açıklamalar: Kişinin Türkiye’deki durumu, gözetim kararının dayandığı sebep ve bu sebebin neden bulunmadığı
  7. Hukuki sebepler: 6458 sayılı Kanun’un 57. ve 57/A maddeleri, başvuru sahibi ise 68. maddesi
  8. Deliller: Eklenen belgelerin listesi
  9. Sonuç ve istem: Gözetimin kaldırılması, gerekirse gözetim yerine alternatif yükümlülük uygulanması

Dilekçe Türkçe yazılır. Yabancı dildeki belgelerin çevirisinin eklenmesi, hâkimin kısa süre içinde bu belgeleri değerlendirebilmesini sağlar. Gözetim kararının tarihi ve sayısı bilinmiyorsa, kararın tebliğ edildiği tarih ve kişinin merkezde bulunduğu yer belirtilir; kararın dosyası hâkim tarafından idareden istenebilir.

Açıklamalar Bölümünde Hangi Gerekçeler Kullanılır

Dilekçenin en önemli bölümü açıklamalardır. Burada yapılacak iş, gözetim kararında gösterilen sebebi tek tek ele almak ve bu kişi bakımından neden bulunmadığını somut olgularla göstermektir. Genel ifadelerle yazılmış bir itiraz, genel ifadelerle yazılmış bir ret kararıyla karşılanır.

Kaçma ve kaybolma riskine dayanan bir kararda, kişinin sabit bir adresinin bulunduğu, Türkiye’de aile bağları olduğu, çalıştığı bir iş yeri ya da kayıtlı olduğu bir okul bulunduğu ve daha önce hiçbir bildirim yükümlülüğünü ihlal etmediği gösterilebilir. Belge ihlaline dayanan bir kararda, belgenin temin edildiği ya da edilmek üzere olduğu anlatılır. Kamu güvenliği gerekçesinde ise hangi somut olguya dayanıldığının kararda gösterilip gösterilmediği sorgulanır; hakkında bir soruşturma varsa bunun sonucu belirtilir.

Tanınan sürede Türkiye’den çıkmama sebebine dayanan kararlarda, kanunun kendisi bir kaçış kapısı bırakmıştır: sebep, çıkışın kabul edilebilir bir mazeret olmaksızın yapılmamasıdır. Hastalık, pasaportun konsoloslukta bekliyor olması, uçuşların iptali ya da kişinin çıkış için gerekli belgeyi idareden alamamış olması gibi mazeretler belgeyle gösterilebiliyorsa, gözetim sebebi baştan tartışmalı hâle gelir. Bu mazeretin gözetim kararında değerlendirilip değerlendirilmediği ayrıca sorgulanmalıdır.

Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal sebebi çoğu zaman düzensiz girişe dayanır. Burada dilekçenin odağı, ihlalin kendisinden çok gözetimin zorunlu olup olmadığıdır. Kanun bu sebebin bulunduğu kişi hakkında gözetim kararı alınabileceğini ya da alternatif yükümlülük getirilebileceğini söyler; yani ihlalin varlığı tek başına gözetimi zorunlu kılmaz. Kişinin kimliğinin belli olması, adresinin bilinmesi ve bildirim yükümlülüğüne uyacağını göstermesi, daha hafif bir tedbirin yeterli olacağını gösteren olgulardır.

Kamu sağlığı gerekçesi ise nadir görülür ve bir sağlık değerlendirmesine dayanmak zorundadır. Yönetmelik, kamu sağlığı yönünden tehdit oluşturan yabancıların belirlenmesinde Sağlık Bakanlığının ilgili birimlerinden görüş alınabileceğini düzenler. Kararda böyle bir görüş yoksa ya da görüş kişinin güncel durumunu yansıtmıyorsa, bu eksiklik dilekçede belirtilmelidir.

Gerekçesiz ya da Tebliğ Edilmemiş Karar

Kanunun 57. maddesinin beşinci fıkrası, gözetim kararının, uzatma kararının ve her ay yapılan değerlendirme sonuçlarının gerekçesiyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilmesini ister. Kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kararın sonucu ile itiraz usulleri hakkında ayrıca bilgilendirilmesi gerekir.

Karar gerekçesiz tebliğ edilmişse ya da kişiye hiç tebliğ edilmemişse, bu durum dilekçede açıkça belirtilmelidir. Gerekçesi bilinmeyen bir karara karşı etkili bir itiraz yapılamaz. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu da K.A. başvurusunda (B. No: 2014/13044, 11/11/2015) gözetim kararlarının başvurucuya gereği gibi bildirilmemesini kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlali sonuçlarından biri olarak tespit etmiştir.

Gözetim Yerine Daha Hafif Bir Tedbir Önerisi

Kanun, gözetimi tek seçenek olarak görmez. 57/A maddesi, gözetim yerine belirli bir adreste ikamet etme, bildirimde bulunma, aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma, teminat ve elektronik izleme gibi yükümlülüklerin getirilebileceğini düzenler. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, gözetim sebeplerinden birinin bulunduğu ama gözetime alınmayan kişilere bu yükümlülüklerden en az birinin getirilmesini zorunlu tutar.

Bu düzenleme, dilekçede güçlü bir argüman sağlar: kanun gözetimin yanında daha hafif tedbirler de öngörmüştür ve idarenin bu tedbirlerin neden yetersiz olduğunu açıklaması beklenir. Dilekçede somut bir öneri sunulması, örneğin kişinin belirli bir adreste kalacağını ve haftada belirli günlerde bildirimde bulunacağını üstlenmesi, hâkimin gözetimi kaldırırken hangi yükümlülüğün uygulanacağını görebilmesini sağlar.

Çocuklar, Hastalar ve Aileler

Gözetimdeki kişinin çocuğu varsa ya da kişinin kendisi çocuksa, bu durum dilekçede ayrıca vurgulanmalıdır. Kanunun 59. maddesi, geri gönderme merkezlerinde çocukların yüksek yararlarının gözetileceğini ve ailelerin ayrı yerlerde barındırılacağını düzenler. Çocuğun merkezde bulunması ya da ebeveyninden ayrı kalması, gözetimin ölçülülüğü tartışmasında ağırlıklı bir olgudur.

Sağlık durumu da aynı şekilde ele alınır. Merkezde karşılanamayan bir tedavi ihtiyacı, hamilelik ya da ileri yaş, gözetimin devamının kişi üzerindeki etkisini gösterir. Bu durumlar raporla belgelenmeli ve dilekçeye eklenmelidir. Kanunun 55. maddesi, ağır sağlık sorunu, yaş ve hamilelik gibi durumlarda sınır dışı etme kararı alınamayacağını düzenlediği için bu olgular sınır dışı kararının dayanağını da etkileyebilir.

Başvuru Sahibinin Gözetimine Karşı Dilekçe Farklı Yazılır

Uluslararası koruma başvurusu yapmış kişilerin gözetimi ayrı bir maddeye, kanunun 68. maddesine tabidir. Bu kişiler bakımından dilekçenin dayanağı ve ileri sürülecek gerekçeler değişir.

Maddenin birinci fıkrası, başvuru sahiplerinin sadece uluslararası koruma başvurusunda bulunmalarından dolayı gözetim altına alınamayacağını düzenler. İkinci fıkra gözetimi istisnai bir işlem olarak tanımlar ve dört sebep sayar: kimlik veya vatandaşlık bilgilerinin doğruluğuyla ilgili ciddi şüphe, sınır kapılarında usulüne aykırı girişten alıkonma, başvuruya temel oluşturan unsurların gözetim olmadan belirlenemeyecek olması ve kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehlike.

Üçüncü fıkra değerlendirmenin sırasını da belirler: gözetime başvurulmadan önce ikamet zorunluluğu ve bildirim yükümlülüğünün yeterli olup olmayacağı öncelikle değerlendirilir. Dördüncü fıkra ise kararın gerekçeyi ve gözetimin süresini içermesini ister. Başvuru sahibinin dilekçesinde bu şartların her biri ayrı ayrı sorgulanmalı; daha hafif tedbirlerin neden yeterli görülmediği kararda açıklanmamışsa bu eksiklik ileri sürülmelidir. Başvuru sahibi için yetkili hâkimlik, yukarıda anlatıldığı gibi kararın alındığı yer veya kişinin tutulduğu yer sulh ceza hâkimliğidir.

Dilekçeye Eklenecek Belgeler

İdari gözetim kararına itiraz dilekçesi, eklenen belgelerle güç kazanır. Hâkimin karar süresi kısa olduğu için belgelerin dilekçeyle birlikte sunulması, sonradan eklenmesinden daha etkilidir.

BelgeNeyi gösterirNereden edinilir
İdari gözetim kararı ve tebliğ belgesiKararın tarihi, sayısı, dayandığı sebepMerkez idaresi, il göç idaresi
Pasaport ya da kimlik belgesi örneğiKimlik belirsizliği olmadığıKişinin kendisi, konsolosluk
Kira sözleşmesi ya da adres taahhüdüSabit adres, kaçma riskinin bulunmadığıEv sahibi, yakınlar
Nüfus kaydı, evlilik belgesi, çocukların belgeleriTürkiye’deki aile bağlarıNüfus müdürlüğü, konsolosluk
Çalışma ya da öğrenim belgesiDüzenli yaşam ve bağlılıkİşveren, okul
Sağlık raporuTedavi ihtiyacı, hamilelik, ağır hastalıkHastane
Soruşturma ya da dava sonucuKamu güvenliği gerekçesinin durumuSavcılık, mahkeme
VekâletnameAvukatın temsil yetkisiNoter

Belgelerin tamamı ilk günden hazır olmayabilir. Bu durumda elde bulunan belgelerle başvuru yapılması ve eksik belgelerin sonradan hâkimliğe sunulacağının dilekçede belirtilmesi, başvurunun gecikmesinden daha iyi bir yoldur.

Dilekçe Verildikten Sonra Ne Olur?

Başvuru gözetimi durdurmaz. Kanun bunu açıkça yazar: kişi, hâkim karar verinceye kadar merkezde kalmaya devam eder. Yönetmelik ayrıca, gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurulmuş olmasının tek başına sınır dışı etme işlemini durdurmadığını düzenler. Sınır dışı işleminin durması için sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde dava açılması gerekir.

Yönetmelik, sınır dışı etme kararı, idari gözetim kararı, uzatma kararları, aylık değerlendirme sonuçları, işlemlerin gerekçeleri ve tebligat formlarının istenilen sürede sulh ceza hâkimine gönderileceğini düzenler. Hâkim, dilekçeyi bu dosyayla birlikte inceler ve beş gün içinde kararını verir. Kanunda hâkimin duruşma yapmasına ilişkin bir hüküm bulunmaz; inceleme çoğu zaman dosya üzerinden yapılır.

Hâkim gözetimi kaldırırsa, yönetmeliğin 58. maddesi gereği gözetim derhâl sonlandırılır ve kişi, yurt dışına çıkışını engelleyen bir mahkeme kararı yoksa Türkiye’yi terke davet edilir. Kamu güvenliği açısından risk görülen durumlarda gözetim, idari yükümlülükler getirilerek sonlandırılır. Terke davetin nasıl işlediği terke davet süresi yazısında anlatılmıştır.

Hâkim başvuruyu reddederse karar kesindir. Ancak şartlar değiştiğinde yeniden başvuru, valilikten sonlandırma talebi ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolları açık kalır; bunlar idari gözetim kararına itiraz reddedilirse yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Dilekçede En Sık Yapılan Hatalar

İdari gözetim kararına itiraz dilekçesi, hâkimin beş gün içinde okuyup karar vereceği bir metindir. Bu kısa sürede hâkimin dikkatini dağıtan ya da başvuruyu zayıflatan hatalar, uygulamada tekrar tekrar karşımıza çıkar.

İlk hata, sınır dışı kararı ile gözetim kararına aynı dilekçede itiraz etmektir. İki karar farklı mercilere gider; tek dilekçe, hangisinin nereye iletileceğini belirsiz bırakır ve çoğu zaman yalnızca birine ulaşır. İkinci hata, dilekçeyi idare mahkemesine vermektir. Bu durumda gözetime karşı hiç başvuru yapılmamış olur.

Üçüncü hata, dilekçenin yalnızca insani gerekçelere dayanmasıdır. Kişinin zor durumda olduğunu, ailesinin beklediğini ya da merkezin koşullarının ağır olduğunu anlatmak önemlidir, ama gözetim kararının dayandığı kanuni sebebi çürütmez. Hâkim, kararda gösterilen sebebin bulunup bulunmadığına bakar. İnsani gerekçeler, sebebin çürütüldüğü bir dilekçeyi güçlendirir; tek başına ise çoğu zaman yetmez.

Dördüncü hata, alternatif yükümlülük önermemektir. Kanun gözetimin yanında daha hafif tedbirler öngörmüştür ve hâkim gözetimi kaldırırken kişinin nasıl takip edileceğini görmek ister. Somut bir adres ve bildirim taahhüdü sunmayan dilekçe, hâkime bu imkânı vermez.

Beşinci hata, belgesiz iddiadır. “Sabit adresim var” cümlesi kira sözleşmesiyle, “ailem Türkiye’de” cümlesi nüfus kaydıyla desteklenmelidir. Altıncı hata ise dilekçenin yakın tarafından kendi adına verilmesidir; kanunun saydığı kişilerden biri tarafından yapılmayan başvuru, esasına girilmeden sonuçlanabilir.

İdari Gözetim Kararına İtiraz Dilekçe Örneği

Aşağıdaki iskelet, idari gözetim kararına itiraz dilekçesinin hangi bilgileri taşıması gerektiğini göstermek için hazırlanmıştır. Her dosyanın gerekçesi farklıdır; açıklamalar bölümü somut olgulara göre yazılmalıdır.

……… SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE (Dilekçe merkez idaresine veriliyorsa: Yetkili Sulh Ceza Hâkimliğine iletilmek üzere)

BAŞVURAN: Ad Soyad, uyruğu, yabancı kimlik ya da pasaport numarası, bulunduğu geri gönderme merkezi

VEKİLİ: (varsa) Av. Ad Soyad, baro ve sicil numarası, adres

KARARI VEREN İDARE: ……… Valiliği (İl Göç İdaresi Müdürlüğü)

KONU: ……… tarihli ve ……… sayılı idari gözetim kararının kaldırılması talebidir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Hakkımda ……… tarihinde idari gözetim kararı alınmış ve ……… Geri Gönderme Merkezine götürüldüm. Karar bana ……… tarihinde tebliğ edilmiştir (ya da gerekçesiyle tebliğ edilmemiştir).
  2. Kararda gözetime dayanak olarak ……… gösterilmiştir.
  3. Bu sebep benim bakımımdan bulunmamaktadır, çünkü ……… (somut olgular ve belgeler).
  4. Kanunun 57/A maddesinde sayılan alternatif yükümlülükler değerlendirilmemiştir. ……… adresinde ikamet etmeyi ve belirlenecek aralıklarla bildirimde bulunmayı kabul ediyorum.

HUKUKİ SEBEPLER: 6458 sayılı Kanun m.57, m.57/A (başvuru sahibi ise m.68), ilgili mevzuat

DELİLLER: İdari gözetim kararı, tebliğ belgesi, ekli belgeler

SONUÇ VE İSTEM: Hakkımdaki idari gözetim kararının kaldırılmasına, gerekli görülmesi hâlinde gözetim yerine alternatif yükümlülük uygulanmasına karar verilmesini saygıyla arz ederim.

Tarih, ad soyad, imza

Bu iskelet bir şablon olarak doldurulup verilmemelidir. Açıklamalar bölümünün üçüncü maddesi, dilekçenin sonucunu belirleyen kısımdır ve kişinin kendi olgularıyla yazılmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

İdari gözetim kararına itiraz nereye yapılır?

Sulh ceza hâkimliğine verilir. Dilekçe geri gönderme merkezinin idaresine de teslim edilebilir; kanun, idareye verilen dilekçenin yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılmasını düzenler.

İdari gözetim kararı nedir?

Hakkında sınır dışı etme kararı alınmış yabancının, sınır dışı işlemleri tamamlanıncaya kadar geri gönderme merkezinde tutulmasına ilişkin valilik kararıdır. Kanunda sayılan beş sebepten birine dayanmak zorundadır.

İdari gözetim kararını kim verir?

Karar valilik tarafından alınır. Uygulamada kararı il göç idaresi müdürlükleri hazırlar ve kişi kırk sekiz saat içinde geri gönderme merkezine götürülür.

İdari gözetim itiraz dilekçesini yakınım verebilir mi?

Kanun başvuru hakkını gözetimdeki kişiye, yasal temsilcisine ve avukatına tanır. Yakınlar dilekçenin hazırlanmasına yardım edebilir; dilekçenin kişi tarafından imzalanması ya da avukatla verilmesi daha güvenlidir.

Dilekçeyi idare mahkemesine verirsem ne olur?

İdare mahkemesine verilen dilekçe gözetim kararına karşı yapılmış bir başvuru sayılmaz. Gözetim kararına karşı merci sulh ceza hâkimidir.

İdari gözetim kararına itiraz hangi sulh ceza hâkimliğine verilir?

Yönetmelik, uluslararası koruma başvurusu sahipleri için kararın alındığı yer veya kişinin tutulduğu yer sulh ceza hâkimliğini gösterir. Dilekçeyi merkez idaresine teslim ederseniz, yetkili hâkime iletme yükümlülüğü idareye geçer.

Dilekçe verince serbest bırakılır mıyım?

Hayır. Başvuru gözetimi durdurmaz; hâkim karar verinceye kadar merkezde kalmaya devam edersiniz.

Hâkim kaç günde karar verir?

Kanun hâkimin incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırmasını ister. Karar kesindir.

Dilekçede hangi kanun maddeleri gösterilir?

6458 sayılı Kanun’un 57. ve 57/A maddeleri gösterilir. Uluslararası koruma başvurusu yapmışsanız 68. madde de eklenir.

Uluslararası koruma başvurusu yaptıysam dilekçe farklı mı olur?

Olur. Başvuru sahibi yalnızca başvuru nedeniyle gözetime alınamaz; gözetim ancak kanunun saydığı dört hâlde ve daha hafif tedbirler yetersiz kaldığında uygulanabilir.

Dilekçe Türkçe olmak zorunda mı?

Dilekçe Türkçe yazılır. Yabancı dildeki belgelerin çevirisinin eklenmesi hâkimin değerlendirmesini kolaylaştırır.

Avukat tutacak param yoksa dilekçeyi kim hazırlar?

Kanun, avukatlık ücretini karşılayamayan kişiye talep hâlinde Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanacağını düzenler. Talep bulunulan yerin barosuna yapılabilir.

Hazır bir dilekçe örneğini doldurup vermek yeterli mi?

Yeterli olmaz. Dilekçenin sonucunu gözetim sebebinin kişinin kendi olgularıyla çürütülmesi belirler; şablon yalnızca bölümleri gösterir.

Gözetim Kararı Somut Olgularla Sınanır

İdari gözetim kararına itiraz dilekçesi, kanunun kapalı listesine karşı yazılan bir metindir. Kararın dayandığı sebebi tespit etmek, o sebebin kişi bakımından neden bulunmadığını belgelerle göstermek ve gözetim yerine uygulanabilecek daha hafif bir tedbiri somut olarak önermek, dilekçenin üç temel işidir. Dilekçenin doğru merciye, yani sulh ceza hâkimine ulaşması ise idareye teslim edilerek güvence altına alınabilir.

Yakınınız geri gönderme merkezine götürüldüyse, gözetim kararını ve dilekçenin dayanaklarını birlikte değerlendirmek için iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.


Bu içerik, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in yürürlükteki hükümlerine dayanan genel nitelikte bir açıklamadır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Somut dosyanızdaki gözetim gerekçesi için bir avukatla görüşmeniz gerekir.

Av. Handan Sayan Özgül — Ankara Barosu

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar