İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

Yabancılar Hukuku

Yakınım Geri Gönderme Merkezinde, İdari Gözetim Süresi En Fazla Ne Kadar Olabilir

· · 16 dk okuma
Yakınım Geri Gönderme Merkezinde, İdari Gözetim Süresi En Fazla Ne Kadar Olabilir
İçindekiler · 18 bölüm

İdari gözetim süresi, sınır dışı edilmek üzere geri gönderme merkezinde tutulan yabancılar için kanunla sınırlandırılmıştır: tutulma altı ayı geçemez ve bu süre yalnızca kanunda sayılan iki sebeple en fazla altı ay daha uzatılabilir. Süre dolduğunda ya da tutmaya gerek kalmadığında gözetim derhâl sona erdirilmek zorundadır.

Bu sınırlar, yakını “deport kampında” bekleyen ailelerin çoğu zaman bilmediği güvencelerdir. Merkezde kalış haftalar ve aylar boyunca uzayabilir; ancak idarenin her ay gözetime devam etmenin gerekli olup olmadığını değerlendirmesi, uzatma kararını gerekçesiyle bildirmesi ve süre dolunca kişiyi bırakması gerekir. Bu yazı, tutulmanın ne zaman başladığını, nasıl uzadığını ve nerede bitmesi gerektiğini anlatır.

Bir Bakışta: İdari Gözetim Süresi

  • Üst sınır altı aydır. Geri gönderme merkezlerindeki gözetim altı ayı geçemez.
  • Uzatma sebepleri sınırlıdır. Süre, yalnızca yabancının iş birliği yapmaması ya da ülkesiyle ilgili doğru bilgi ve belge vermemesi nedeniyle en fazla altı ay daha uzatılabilir.
  • Her ay değerlendirme yapılır. Valilik gözetimin devamında zaruret olup olmadığını her ay inceler; zaruret yoksa gözetim derhâl sona erdirilir.
  • Kararlar bildirilmek zorundadır. Gözetim kararı, uzatma kararı ve aylık değerlendirme sonuçları gerekçesiyle tebliğ edilir.
  • Koruma başvurusu süreyi otuz güne indirmez. Merkezde iken yapılan uluslararası koruma başvurusu, mevcut gözetim kararının süresi içinde yürütülür.
  • Süre dolunca bırakılmak gerekir. Süre içinde sınır dışı edilemeyen yabancının gözetimi, bazı yükümlülükler getirilerek derhâl sonlandırılır.

Geri Gönderme Merkezinde Ne Kadar Kalınır?

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 57. maddesi, geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresinin altı ayı geçemeyeceğini açıkça düzenler. Bu süre, sınır dışı etme kararının uygulanabilmesi için idareye tanınan en uzun zamandır ve kural olarak aşılamaz.

Altı aylık süre bir hedef değil, bir tavandır. Kanun aynı maddede, gözetimin devamında zaruret bulunmayan yabancılar için gözetimin derhâl sona erdirileceğini de yazar. Bu nedenle bir kişinin altı ay boyunca merkezde kalması olağan bir sonuç değildir; idarenin, kişiyi bu kadar uzun tutmayı gerektiren somut bir sebebi bulunmalıdır.

Uygulamada geri gönderme merkezinde ne kadar kalınır, bu büyük ölçüde sınır dışı işleminin ne kadar sürede tamamlanabileceğine bağlıdır. Pasaportu geçerli, ülkesine ulaşım imkânı bulunan ve işlemlere karşı çıkmayan bir kişi için süre çoğu zaman kısadır. Kimlik belgesi bulunmayan, uyruğu tartışmalı olan ya da ülkesine dönüş yolu kapalı olan kişilerde süre uzar ve sınırların önemi burada ortaya çıkar.

Yakınları için ilk yapılması gereken, gözetim kararının tarihini öğrenmektir. Altı aylık süre bu tarihten itibaren hesaplanır ve her aylık değerlendirmenin hangi tarihlerde yapılması gerektiği de buna göre belirlenir.

Altı Aylık Süre Hangi Durumlarda Uzatılabilir?

Kanun, altı aylık sürenin uzatılmasını iki sebebe bağlamıştır: sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması ya da ülkesiyle ilgili doğru bilgi veya belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması. Bu iki sebepten biri varsa süre en fazla altı ay daha uzatılabilir; böylece toplam tutulma süresi en çok on iki aya ulaşabilir.

Bu düzenlemenin önemli bir sonucu vardır: uzatma sebepleri, yabancının kendi davranışına bağlanmıştır. Uçuşların bulunmaması, gönderilecek ülkenin belge vermekte gecikmesi, idarenin iş yükü ya da yargı sürecinin devam etmesi, kanunda sayılan uzatma sebepleri arasında yer almaz.

Uzatma kararında hangi sebebe dayanıldığı ve bu sebebin somut olarak neye dayandığı açıkça yazılmalıdır. “Sınır dışı işlemleri tamamlanamamıştır” gibi genel bir ifade, iş birliği yapmama ya da yanlış bilgi verme olgusunu göstermez. Kişinin hangi belgeyi vermediği, hangi görüşmeye katılmadığı ya da hangi bilginin yanlış çıktığı kararda gösterilmemişse, uzatmanın dayanağı tartışmaya açıktır.

İş birliği kavramı da dikkatle değerlendirilmelidir. Bir kişinin sınır dışı kararına karşı dava açması ya da uluslararası koruma başvurusunda bulunması, kanunun tanıdığı hakların kullanılmasıdır ve tek başına iş birliği yapmama olarak nitelendirilmemelidir.

Durumİlk süreUzatmaDayanak
Sınır dışı edilmek üzere gözetimEn çok 6 ayYalnız iş birliği yapmama veya yanlış bilgi/belge nedeniyle en çok 6 ay6458 m.57/3
Uluslararası koruma başvuru sahibinin gözetimiEn çok 30 günKanunda uzatma yok6458 m.68/5
Merkezdeyken koruma başvurusu yapanMevcut 57. madde kararının süresi57. madde kurallarıYön. m.96/7
Alternatif yükümlülüklerEn çok 24 ay—6458 m.57/A-2

Geri Gönderme Merkezinde Kaç Gün Tutulur, Süre Nereden Başlar?

Kanun, gözetimden önceki aşamaları da saatle sınırlamıştır. Kolluk tarafından yakalanan yabancı, hakkında karar verilmek üzere derhâl valiliğe bildirilir ve sınır dışı etme kararı için yapılan değerlendirme ile karar süresi kırk sekiz saati geçemez. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancı ise yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezine kırk sekiz saat içinde götürülür.

Bu iki süre, gözetim kararının alınmasından önceki ve hemen sonraki dönemi düzenler. Kişinin günlerce karakolda ya da geçici bir yerde bekletilmesi, kanunun bu aşamalar için öngördüğü sürelerle bağdaşmaz.

Uygulama Yönetmeliği, sürenin başlangıcı bakımından özel bir durumu da düzenler. Yabancının yokluğunda dosya üzerinden alınan bir sınır dışı etme kararına dayanılarak verilen idari gözetim kararında, gözetimin süresi yabancının yakalandığı an başlar. Kararın aylar önce alınmış olması, bu sürenin o tarihten itibaren işlediği anlamına gelmez.

Geri gönderme merkezinde kaç gün tutulur sorusunda hesap, bu nedenle karar tarihine değil, kişinin fiilen özgürlüğünden yoksun bırakıldığı ana göre yapılmalıdır. Yakalama tutanağı, gözetim kararı ve merkeze giriş kaydı bu tarihleri gösteren belgelerdir ve süre hesabının temelini oluşturur.

Her Ay Yapılan Değerlendirme Ne İşe Yarar?

Kanun, idari gözetimin devamında zaruret olup olmadığının valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirileceğini düzenler. Gerek görüldüğünde otuz günlük süre beklenmez. Gözetimin devamında zaruret görülmeyen yabancılar için gözetim derhâl sona erdirilir ve bu kişilere idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir.

Bu aylık değerlendirme, idari gözetim süresi içindeki en önemli güvencedir. Altı aylık tavan, gözetimin en geç ne zaman biteceğini gösterir; aylık değerlendirme ise gözetimin o tavana ulaşmadan bitmesi gereken durumları yakalar.

Uygulama Yönetmeliği, gözetimin devamında zaruret görülmeyebilecek dört durumu sayar: sınır dışı etme kararının gözetime alınmadan itibaren altı ay içinde yerine getirilemeyeceğinin öngörülmesi, yabancının sınır dışı edilemeyecekler kapsamına girdiğine ilişkin ciddi emarelerin ortaya çıkması, gözetim kararına esas teşkil eden kaçma ve kaybolma riskinin ortadan kalkması ve yabancının gönüllü geri dönüş desteğine başvurması.

Bu dört durum, yakınların ve avukatın valiliğe sunacağı dilekçelerin içeriğini de belirler. Örneğin kişinin bilinen bir adresi, ailesi ve düzenli bir hayatı olduğu belgelenirse kaçma riskinin bulunmadığı ileri sürülebilir. Ağır bir hastalık ya da ülkesinde ciddi bir tehlike altında olacağına dair belgeler ise sınır dışı edilemeyecekler kapsamına ilişkin emare olarak sunulabilir.

Uzatma ve Değerlendirme Kararları Size Bildirilmek Zorunda mı?

Evet. Kanun, idari gözetim kararının, idari gözetim süresinin uzatılması kararının ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçlarının, gerekçesiyle birlikte yabancıya ya da yasal temsilcisine veya avukatına tebliğ edileceğini düzenler. Kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında ayrıca bilgilendirilir.

Bu bildirim yükümlülüğü biçimsel bir kural değildir. Kişi, gözetimin neden sürdüğünü bilmeden bu karara karşı etkili bir başvuru yapamaz. Uzatma kararını ya da aylık değerlendirmenin sonucunu hiç görmeyen bir yabancı, uzatma sebebinin gerçekten var olup olmadığını tartışma imkânından da yoksun kalır.

Anayasa Mahkemesi de bu noktaya özel önem vermiştir. Genel Kurul’un 11 Kasım 2015 tarihli K.A. kararında (Başvuru No: 2014/13044), yaklaşık sekiz ay süren bir gözetimde kararların başvurucuya bildirilmemesi ve itirazların etkili biçimde incelenmemesi, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlali olarak değerlendirilmiştir.

Bu nedenle merkezde tutulan kişinin ya da avukatının, gözetim kararı ile birlikte her uzatma ve aylık değerlendirme kararının tebliğ belgelerini istemesi gerekir. Uygulama Yönetmeliği, bu kararların gerekçeleri ve tebligat formlarının sulh ceza hâkimine istenilen sürede gönderileceğini de düzenler.

Sınır Dışı Davası Sürerken İdari Gözetim Süresi İşler mi?

İşler. Sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesinde dava açılması, kanun gereği dava sonuçlanıncaya kadar kişinin sınır dışı edilmesini engeller. Ancak Uygulama Yönetmeliği, yabancının sadece sınır dışı etme kararına karşı dava açmasının idari gözetimi durdurmadığını düzenler. Kişi dava sürerken de merkezde tutulmaya devam edebilir.

Bu durumda altı aylık tavan aynen geçerlidir. Dava sürecinin devam etmesi, kanunun saydığı uzatma sebepleri arasında yer almaz. Kanun ayrıca sınır dışı kararına karşı açılan davanın on beş gün içinde sonuçlandırılmasını öngörür; bu süre, davanın gözetimi uzatan bir unsur olarak tasarlanmadığını gösterir.

Dava ile gözetim arasındaki ilişki pratikte şöyle işler: dava açıldığı için kişi sınır dışı edilemiyorsa ve davanın sonucu belirsizse, aylık değerlendirmede gözetimin devamında zaruret bulunup bulunmadığı ayrıca sorgulanmalıdır. Kişinin dava süresince alternatif yükümlülüklerle dışarıda bekletilmesi kanunun öngördüğü bir seçenektir.

Sınır dışı davasının süresi ve kararın kesinliği sınır dışı davası ne kadar sürer yazısında, davanın açılması ise sınır dışı kararı iptal davası yazısında anlatılmıştır.

Uluslararası Koruma Başvurusu Yapanlarda Süre Otuz Gün mü?

Kanun, uluslararası koruma başvuru sahiplerinin idari gözetimini ayrı bir maddede düzenlemiş ve bu kişiler için otuz günlük bir üst sınır öngörmüştür. Başvuru sahibi, yalnızca uluslararası koruma başvurusunda bulunduğu için gözetim altına alınamaz; gözetim istisnai bir işlemdir ve ancak kanunda sayılan dört durumda uygulanabilir.

Ancak bu otuz günlük süre, merkezde zaten sınır dışı edilmek üzere tutulan bir kişinin sonradan başvuru yapması hâlinde otomatik olarak uygulanmaz. Uygulama Yönetmeliği, geri gönderme merkezinde idari gözetim altında olan yabancının uluslararası korumaya başvurması hâlinde, 68. maddeye göre yeni bir gözetim kararı alınmaksızın, 57. maddeye göre alınan gözetim kararının süresi içerisinde koruma işlemlerinin yürütülmeye devam edeceğini düzenler.

Bu, ailelerin sıkça yanıldığı bir noktadır. Merkezdeki yakının koruma başvurusu yapması, gözetimin otuz günde sona ereceği anlamına gelmez. Mevcut gözetim kararı, kendi altı aylık sınırı ve aylık değerlendirme kuralıyla birlikte sürer.

Bununla birlikte koruma başvurusu, aylık değerlendirmede ciddi bir unsur olarak dikkate alınmalıdır. Başvurunun içeriği kişinin ülkesine gönderilmesinin engellenmesi sonucunu doğurabilecek nitelikteyse, gözetimin devamındaki zaruret ayrıca sorgulanabilir. Gözetimdeyken yapılan koruma başvurusunun itiraz yoluna etkisi idari gözetim kararına itiraz reddedilirse yazısında da ele alınmıştır.

Altı Ay İçinde Gönderilemeyeceği Belliyse Gözetim Sürer mi?

Sürmemelidir. İdari gözetim, sınır dışı etme kararının uygulanmasını sağlamak için başvurulan bir araçtır. Sınır dışı işleminin makul bir süre içinde gerçekleştirilemeyeceği anlaşılıyorsa, tutulmanın amacı da ortadan kalkar.

Uygulama Yönetmeliği bu düşünceyi açıkça benimser ve sınır dışı etme kararının gözetime alınmadan itibaren altı ay içinde yerine getirilemeyeceğinin öngörülmesini, gözetimin devamında zaruret görülmeyebilecek durumlar arasında sayar. Yani idare, altı ayın dolmasını beklemeden, dolmadan önce de gözetimi sona erdirebilir.

Bu öngörünün ortaya konması için somut olgular gerekir: kişinin ülkesine uçuşların uzun süredir yapılmaması, ülkesinin vatandaşlığını tanımaması, kimliğinin tespit edilememesi ya da sınır dışı edilmeye engel bir sağlık durumunun bulunması gibi. Bu olgular belgelerle valiliğe bildirilmeli ve aylık değerlendirmede tartışılması istenmelidir.

Ülkesine dönüşün imkânsız olduğu durumlarda kişinin aylarca merkezde tutulması, gözetimin amacından kopması anlamına gelir. Böyle bir dosyada süre uzatma kararının, kişinin iş birliği yapmadığına değil de dışsal engellere dayanması hâlinde, uzatmanın kanuni dayanağı da bulunmaz.

Kaçma Riski Ortadan Kalkarsa Gözetim Sona Ermeli mi?

Kanun, idari gözetim kararının alınabileceği durumları sayarken kaçma ve kaybolma riskini ilk sıraya koyar. Gözetim kararı bu riske dayanıyorsa, riskin ortadan kalkması gözetimin dayanağını da ortadan kaldırır. Uygulama Yönetmeliği bu durumu, gözetimin devamında zaruret görülmeyebilecek haller arasında açıkça sayar.

Kaçma riskinin bulunmadığını gösteren olgular somut belgelerle ortaya konmalıdır. Kişinin bilinen ve kalıcı bir adresinin bulunması, Türkiye’de eşi, çocukları ya da yakın aile bağları olması, düzenli bir işte çalışmış olması, pasaportunu idareye teslim etmeye hazır olması ve daha önce bildirim yükümlülüklerine uymuş olması bu olgulara örnektir.

Bu belgeler, aylık değerlendirmeden önce valiliğe dilekçeyle sunulmalı ve değerlendirmede tartışılması istenmelidir. Kanun, gözetimin devamında zaruret görülmeyen yabancılara alternatif yükümlülükler getirileceğini düzenlediği için, dilekçede gözetim yerine hangi yükümlülüğün yeterli olacağı da önerilebilir: belirli bir adreste ikamet, düzenli bildirimde bulunma ya da teminat gibi.

İdari gözetim süresi uzadıkça, kaçma riskine ilişkin ilk değerlendirmenin güncelliği de azalır. Gözetimin başında var olan bir risk, aylar içinde ortaya konan aile bağları ve belgelerle zayıflamış olabilir. Aylık değerlendirmenin işlevi, tam olarak bu değişimi yakalamaktır.

Sınır Dışı Edilemeyecek Durumdaysam Gözetim Sürer mi?

Kanun, bazı kişiler hakkında sınır dışı etme kararı alınamayacağını düzenler: gönderileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağına dair ciddi emare bulunanlar, ciddi sağlık sorunu, yaşı ya da hamileliği nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler, tedavisi devam eden hayati sağlık sorunu bulunup gönderileceği ülkede tedavi imkânı olmayanlar, destek sürecindeki insan ticareti mağdurları ve tedavileri tamamlanıncaya kadar ciddi şiddet mağdurları.

Uygulama Yönetmeliği, gözetim altındaki yabancının bu kapsama girdiğine ilişkin ciddi emarelerin ortaya çıkmasını gözetimin devamında zaruret görülmeyebilecek haller arasında sayar. Sınır dışı edilemeyecek bir kişiyi sınır dışı etmek amacıyla tutmanın amacı kalmaz.

Bu nedenle merkezde tutulan kişinin sağlık raporları, hamilelik belgesi, tedavi kayıtları ya da ülkesindeki tehlikeye ilişkin belgeleri gecikmeden valiliğe ve gerekirse sulh ceza hâkimine sunulmalıdır. Emarelerin “ciddi” nitelikte olması gerektiğinden, genel beyanlar yerine belgeye dayalı somut bilgiler önem taşır.

Bu kategorilerin kapsamı ve sınır dışı kararına karşı nasıl ileri sürüleceği sınır dışı edilme sebepleri yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Gönüllü Geri Dönüş Gözetim Süresini Kısaltır mı?

Kısaltabilir. Uygulama Yönetmeliği, yabancının gönüllü geri dönüş desteğine başvurmasını gözetimin devamında zaruret görülmeyebilecek durumlar arasında sayar. Ayrıca geri gönderme merkezinde iken gönüllü geri dönüş talebinde bulunan yabancıların il müdürlüğünün koordinasyonunda sınır kapısına götürüleceğini düzenler.

Bu kişiler hakkındaki sınır dışı ve idari gözetim kararları, sınır kapısına intikal edildiğinde sonlandırılır ve çıkış işlemleri “gönüllülük temelinde dönüş” veya “gönüllü terk” olarak kayıtlara geçirilir. Gönüllü dönüş, kişinin merkezde geçireceği süreyi kısaltan en doğrudan yoldur.

Ancak gönüllü dönüş kararı, kişinin hukuki durumu bakımından geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir. Ülkesinde tehlike altında olabilecek bir kişi için bu yol uygun değildir; sınır dışı kararına karşı açılmış bir dava ya da yapılmış bir koruma başvurusu bulunuyorsa, gönüllü dönüş talebinin bunlara etkisi önceden değerlendirilmelidir.

Ülkeye dönüşten sonra yeniden Türkiye’ye giriş meselesi de ayrıca düşünülmelidir. Giriş yasağı ve tahdit kodlarına ilişkin kurallar, gönüllü dönüşün sonuçlarını belirleyen ayrı bir rejimdir.

Geri Gönderme Merkezindeki Kişi Nasıl Çıkarılır?

Süre kuralları bakımından merkezden çıkışın dört yolu vardır. Birincisi, aylık değerlendirmede gözetimin devamında zaruret görülmemesidir. İkincisi, altı aylık sürenin ya da uzatılmışsa toplam sürenin dolmasıdır. Üçüncüsü, gönüllü geri dönüştür. Dördüncüsü ise sınır dışı etme işleminin gerçekleştirilmesidir.

Bunların dışında yargısal yollar da vardır. İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurulabilir; başvuru gözetimi durdurmaz, ancak hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Dilekçenin nasıl yazılacağı ve nereye verileceği idari gözetim kararına itiraz dilekçesi yazısında, başvuru için süre bulunup bulunmadığı ise idari gözetim kararına itiraz süresi yazısında anlatılmıştır.

Sınır dışı etme kararının mahkemece iptal edilmesi de gözetimi sona erdirir. Uygulama Yönetmeliği, sınır dışı kararının yargı kararıyla iptali hâlinde sınır dışı işleminin ve varsa idari gözetimin sonlandırılacağını düzenler.

Gözetim sona erdirildiğinde kişi, yurt dışına çıkışını engelleyen bir mahkeme kararı bulunmuyorsa Türkiye’yi terke davet edilir; kamu güvenliği bakımından risk görülürse bazı idari yükümlülükler getirilir. Sona ermenin ardından yapılacaklar ve valilikten sonlandırma istenmesi idari gözetim kararına itiraz reddedilirse yazısında ayrıca ele alınmıştır.

Süre Dolduğu Hâlde Bırakılmıyorsa Ne Yapılır?

Uygulama Yönetmeliği, kanunun öngördüğü sürelerde sınır dışı işlemleri gerçekleştirilemeyen yabancıların idari gözetimlerinin, belli idari yükümlülükler getirilerek derhal sonlandırılacağını düzenler. Süre dolduktan sonra tutulmaya devam edilmesi, kanuni dayanağı bulunmayan bir özgürlükten yoksun bırakma anlamına gelir.

Bu durumda ilk yol, gözetim şartlarının ortadan kalktığı iddiasıyla sulh ceza hâkimine yeniden başvurmaktır. Kanun, idari gözetim altına alınan kişinin ya da yasal temsilcisinin veya avukatının, gözetim şartlarının ortadan kalktığı ya da değiştiği iddiasıyla yeniden başvurabileceğini açıkça düzenler. Sürenin dolmuş olması, şartların ortadan kalkmasının en açık örneğidir.

Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir. Hukuka aykırı tutulmanın devam etmesi hâlinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu gündeme gelir. Başvuru, kanun yollarının tüketilmesinden itibaren otuz gün içinde yapılır; kişi özgürlüğüne ilişkin başvurularda yabancıların da başvuru hakkı vardır. Ayrıntılar Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru şartları yazısında anlatılmıştır.

Süre aşımı nedeniyle uğranılan zararın tazmini ise ayrı bir meseledir ve idari yargıda tam yargı davasının konusu olabilir. Bu davanın işleyişi tam yargı davası yazısında ele alınmıştır.

Serbest Bırakılan Kişi Yeniden Gözetime Alınabilir mi?

Kanun, idari gözetime alternatif yükümlülüklere uymayan yabancıların idari gözetim altına alınabileceğini düzenler. Gözetimi sonlandırılıp belirli bir adreste ikamet, bildirimde bulunma ya da elektronik izleme gibi yükümlülüklerle serbest bırakılan kişi, bu yükümlülükleri ihlal ederse yeniden merkeze alınabilir.

Yeni bir gözetim kararında, önceki gözetimde geçirilen sürenin hesaba katılıp katılmayacağı kanunda açıkça düzenlenmemiştir. Ancak altı aylık sınırın amacı, aynı sınır dışı işlemi için kişinin özgürlüğünden süresiz biçimde yoksun bırakılmasını önlemektir. Ardı ardına verilen kararlarla bu sınırın fiilen aşılması, kanunun amacıyla bağdaşmaz ve sulh ceza hâkimi önünde tartışılabilir.

Alternatif yükümlülüklerin toplam süresi ise ayrıca sınırlandırılmıştır: kanun, bu yükümlülüklerin yirmi dört ayı geçemeyeceğini düzenler. Yükümlülüklerin içeriği ve bunlara karşı başvuru yolları ayrı bir konudur.

Serbest bırakılan kişinin yükümlülüklerine titizlikle uyması, yeniden gözetime alınma riskini ortadan kaldırmanın en etkili yoludur. Adres değişikliği gibi durumlarda bildirimin zamanında yapılması özellikle önemlidir.

İdari Gözetim Süresini Takip Etmek İçin Hangi Belgeler İstenmeli?

Süre hesabı ve olası bir başvuru için gerekli bilgiler, idarenin elindeki belgelerde yer alır. Yakınların ve avukatın bu belgeleri erken aşamada istemesi, sürelerin doğru takip edilmesini sağlar.

BelgeNeyi gösterirDayanak
Yakalama tutanağıÖzgürlükten yoksun bırakılmanın başladığı an6458 m.57/1
Sınır dışı etme kararı ve tebliğ belgesiGözetimin dayandığı asıl karar6458 m.53
İdari gözetim kararı ve tebliğ belgesiGözetimin başlangıcı, gerekçesi6458 m.57/2, 57/5
Aylık değerlendirme sonuçlarıGözetimin her ay neden sürdüğü6458 m.57/4-5
Uzatma kararıHangi sebeple altı ay daha istendiği6458 m.57/3, 57/5
Koruma başvurusu kaydıBaşvuru tarihi ve gözetime etkisiYön. m.96/7

Belgelerden biri hiç tebliğ edilmemişse, bu eksiklik sulh ceza hâkimine yapılacak başvuruda ayrıca belirtilmelidir. Kararların ne zaman alındığı ile ne zaman tebliğ edildiği arasındaki fark da kayda geçirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

İdari gözetim süresi en fazla ne kadardır?

Geri gönderme merkezinde altı aydır. Yabancının iş birliği yapmaması ya da doğru bilgi ve belge vermemesi nedeniyle en fazla altı ay daha uzatılabilir.

Geri gönderme merkezinde ne kadar kalınır?

Kanuni üst sınır altı aydır; ancak gözetimin devamında zaruret yoksa kişi daha önce bırakılmalıdır. Valilik bu zarureti her ay değerlendirir.

Geri gönderme merkezinde kaç gün tutulur?

Gün sayısı sınır dışı işleminin ne kadar sürede tamamlanabileceğine bağlıdır. Süre, kişinin yakalanıp gözetime alındığı andan itibaren hesaplanır.

Deport kampında bir yıldan fazla kalınabilir mi?

Kalınamaz. Altı aylık süre ve en fazla altı aylık uzatma birlikte on iki ayı geçemez.

İdari gözetim süresi hangi sebeplerle uzatılır?

Yalnızca yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle. Uçuş bulunmaması gibi dışsal sebepler bu kapsamda sayılmaz.

Uzatma kararı bana bildirilmek zorunda mı?

Zorundadır. Gözetim kararı, uzatma kararı ve aylık değerlendirme sonuçları gerekçesiyle tebliğ edilir.

Sınır dışı davası açtım, gözetim süresi durur mu?

Durmaz. Dava gözetimi durdurmaz, altı aylık süre de işlemeye devam eder; davanın sürmesi kanunda sayılan uzatma sebepleri arasında yer almaz.

Merkezde iltica başvurusu yaparsam otuz günde çıkar mıyım?

Çıkmazsınız. Merkezdeyken yapılan koruma başvurusunda işlemler mevcut gözetim kararının süresi içinde yürütülür.

Gözetim kararı yokluğumda verildiyse süre ne zaman başlar?

Dosya üzerinden verilen sınır dışı kararına dayanan gözetimde süre, yakalandığınız an başlar.

Gönüllü geri dönüş talep edersem ne olur?

Sınır kapısına götürülürsünüz ve sınır dışı ile gözetim kararları orada sonlandırılır. Bu yolun koruma başvurusu ve dava üzerindeki etkisi önceden değerlendirilmelidir.

Süre doldu ama bırakılmadım, ne yapabilirim?

Şartların ortadan kalktığı gerekçesiyle sulh ceza hâkimine yeniden başvurulabilir. Tutulma devam ederse Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu gündeme gelir.

Serbest bırakıldıktan sonra tekrar merkeze alınabilir miyim?

Alternatif yükümlülüklere uyulmazsa yeniden gözetim kararı verilebilir. Önceki sürenin hesaba katılıp katılmayacağı kanunda açıkça düzenlenmemiştir.

Geri gönderme merkezinden nasıl çıkılır?

Aylık değerlendirmede zaruret görülmemesi, sulh ceza hâkiminin gözetimi kaldırması, sınır dışı kararının iptali ve gönüllü geri dönüş, süre dolmadan çıkışı sağlayan yollardır.

Sürenin Her Günü Kayıt Altında Olmalı

İdari gözetim süresi, kanunun özgürlükten yoksun bırakmaya koyduğu açık bir sınırdır. Bu sınırın işlemesi, tarihlerin doğru tespit edilmesine, her uzatma ve aylık değerlendirme kararının tebliğ edilmesine ve gerekçelerin somut olgulara dayanmasına bağlıdır.

Yakınınız geri gönderme merkezinde tutuluyorsa ve süre ya da uzatma kararı hakkında tereddüdünüz varsa, belgeleri birlikte değerlendirmek için iletişim bölümünden bir görüşme planlayabiliriz.


Bu içerik, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 53, 57, 57/A ve 68. maddeleri ile Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in yürürlükteki hükümlerine dayanan genel nitelikte bir açıklamadır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Somut durumunuz için bir avukatla görüşmeniz gerekir.

Av. Handan Sayan Özgül — Ankara Barosu

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar