İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

İdare Hukuku

İdari Dava Açma Süresi Adli Tatile ya da Hafta Sonuna Denk Gelirse

· · 17 dk okuma
İdari Dava Açma Süresi Adli Tatile ya da Hafta Sonuna Denk Gelirse
İçindekiler · 13 bölüm

İdari dava açma süresi adli tatil döneminde durmaz, işlemeye devam eder; yalnızca sürenin son günü 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasına düşerse süre, ara vermenin bittiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Pratikte bu, son günü yaz tatiline rastlayan davaların 7 Eylül’e kadar açılabileceği anlamına gelir. Son günü 1 Eylül’den sonraya düşen bir süre ise hiç uzamaz; tatil boyunca işlemiş ve kendi son gününde biter.

Bu yazıda anlatılan kural, hukuk mahkemelerindeki adli tatil kuralından farklıdır ve iki alanın karıştırılması sık görülen bir hataya yol açar. Kanunun kullandığı terim de farklıdır: İdari Yargılama Usulü Kanunu “adli tatil” değil, “çalışmaya ara verme” ifadesini kullanır. Hangi mahkemelerin ara verdiği, Danıştayın bu kurala dahil olup olmadığı, tek mahkemeli yerlerde ne olacağı, özel kanunlardaki kısa sürelerin uzayıp uzamadığı ve son günün hafta sonuna ya da bayrama rastlaması hâlinde nasıl hesap yapılacağı aşağıda açıklanmaktadır.

Bir Bakışta: İdari Dava Açma Süresi ve Adli Tatil

  • İdari yargıda ara verme 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasıdır. Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri ile Danıştay daireleri bu dönemde çalışmaya ara verir.
  • Süre ara verme döneminde durmaz. Tatil boyunca işlemeye devam eder; tatilden önce ya da sonra biten süreler etkilenmez.
  • Son gün ara vermeye düşerse süre yedi gün uzar. Ara vermenin sona erdiği 31 Ağustos’u izleyen günden itibaren yedi gün eklenir; son gün 7 Eylül olur.
  • Son gün tatilden sonraya düşüyorsa uzama yoktur. 3 Eylül’de biten bir süre 7 Eylül’e uzamaz.
  • Hafta sonu ve resmî tatil için ayrı kural vardır. Son gün tatil gününe rastlarsa süre izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar.
  • Tek mahkemeli yerlerde de süre uzar. Danıştay, ara vermeden yararlanmayan mahkemelere açılan davalarda da yedi günlük uzamanın uygulanacağını kabul etmiştir.

İdari Dava Açma Süresi Adli Tatil Döneminde Durur mu

İdari dava açma süresi adli tatil döneminde durmaz. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 8. maddesinin üçüncü fıkrası yalnızca şunu söyler: bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa, bu süreler ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Kanun, sürenin ara verme boyunca işlemeyeceğini ya da duracağını söylemez; yalnızca bitişin ara vermeye denk gelmesi hâlinde bir ek süre tanır.

Bu fark, sonucu doğrudan değiştirir. Süre durmuş olsaydı, ara vermeden önce başlayan bir sürenin kalan günleri eylülde kaldığı yerden işlemeye devam ederdi. İdari yargıda böyle bir hesap yapılmaz. Süre tatil boyunca gün gün işler; son gün tatilin içine düşerse 7 Eylül’e uzar, tatilin dışına düşerse kendi gününde biter.

Uygulamada “adli tatilde süreler işlemez” düşüncesi, hukuk mahkemelerindeki kuraldan aktarılır ve idari davalarda hak kaybına yol açar. Tatilden önce tebliğ edilen bir işlemde süreyi tatil günlerini atlayarak hesaplayan kişi, gerçek son günü kaçırabilir. İdari davalarda tatil günleri süreye dahildir ve ara verme dönemi hesaptan çıkarılmaz.

Adli Tatilde İdari Yargı Süreleri İşler mi

Adli tatilde idari yargı süreleri işler. Bu kural yalnızca dava açma süresi için değil, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda yazılı diğer süreler için de geçerlidir. Savunma, cevap ve kanun yolu süreleri de ara verme boyunca işler; bitişleri ara vermeye rastlarsa aynı yedi günlük uzama uygulanır.

Kanunun bu tercihinin gerekçesi, idari yargının kamu düzenine ilişkin niteliği ve idari işlemlerin kesinliğe bir an önce kavuşması ihtiyacıdır. Bununla birlikte kanun koyucu, yaz döneminde süresi dolan kişilerin hak kaybına uğramaması için yedi günlük bir tampon öngörmüştür. Bu tampon bir süre uzatımıdır, sürenin durması değildir.

Ara verme döneminde dava açılabilir. Dilekçeler mahkemelerin evrak birimlerine verilebileceği gibi UYAP üzerinden de gönderilebilir. Kanunun 62. maddesine göre ara verme sırasında kurulan nöbetçi mahkeme, yürütmenin durdurulmasına ve delillerin tespitine ilişkin işler ile kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işlere bakar.

Adli Tatil İdari Davalar İçin Hangi Tarihlerde Uygulanır

Adli tatil idari davalar için her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında uygulanır. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 61. maddesi, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin her yıl bir eylülde başlamak üzere yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara vereceğini düzenler. Bu tarihler 2013 yılında 6494 sayılı Kanunla bugünkü hâlini almıştır.

Ara vermenin ilk günü olan 20 Temmuz ve son günü olan 31 Ağustos, ara verme zamanına dahildir. Son günü 20 Temmuz’a rastlayan bir süre de ara vermeye denk gelmiş sayılır ve 7 Eylül’e uzar. Son günü 19 Temmuz’a rastlayan bir süre ise ara vermeden önce biter; 19 Temmuz bir hafta sonu gününe denk geliyorsa bile hesap yapılırken ara verme değil, hafta sonu kuralı uygulanır.

Ara verme dönemi içinde kalan 30 Ağustos Zafer Bayramı gibi resmî tatiller, ara vermenin bir parçası olarak değerlendirilir. Ara verme dönemi boyunca gelen tatiller, ayrı bir uzama sebebi oluşturmaz; son gün zaten 7 Eylül’e taşınır.

İdari Mahkemelerde Adli Tatil Var mı

İdari mahkemelerde adli tatil vardır; Kanunun kullandığı ad “çalışmaya ara verme”dir. İdare mahkemeleri, vergi mahkemeleri ve bölge idare mahkemeleri İYUK’un 61. maddesine göre 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında çalışmaya ara verir. Ara verme süresince bölge idare mahkemesi başkanının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından nöbetçi mahkemeler kurulur.

Ancak Kanun bu kurala önemli bir istisna getirir. Yargı çevresine dahil olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan ve sadece bir idare ya da bir vergi mahkemesi bulunan yerlerdeki idari yargı mercileri çalışmaya ara vermeden yararlanamaz. Bu mahkemeler görevlerine devam eder. İstisnanın süre bakımından sonucu aşağıda ayrıca açıklanmıştır.

İdari davalarda adli tatil var mı sorusunun kısa yanıtı bu nedenle “vardır, ama adı ve sonucu farklıdır” şeklindedir. Ad olarak çalışmaya ara verme, sonuç olarak da sürenin durması değil, son günün uzamasıdır.

Danıştayda Adli Tatil Var mı

Danıştayda da adli tatil vardır. İYUK’un 61. maddesi Danıştayı saymaz; Danıştay için ayrı hüküm 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 86. maddesindedir. Bu maddeye göre Danıştay daireleri her yıl bir eylülde başlamak üzere yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verir. Ara verme süresince bir daire başkanı ile dört üye ve bir yedek üyeden oluşan nöbetçi daire çalışır.

Danıştayda ilk derece olarak açılacak davalarda, örneğin Cumhurbaşkanı kararlarına ya da ülke çapında uygulanan düzenleyici işlemlere karşı davalarda, dava açma süresi yine İYUK’un 7. maddesindeki altmış gündür. Bu sürenin son günü ara vermeye rastlarsa İYUK’un 8. maddesinin üçüncü fıkrası uygulanır ve süre 7 Eylül’e uzar.

Adli tatil Danıştay bakımından da süreyi durdurmaz. Danıştaya açılacak bir davada yaz aylarını atlayarak hesap yapmak, idare mahkemesindeki davada olduğu gibi hak kaybına yol açar.

İdari Dava Açma Süresi Adli Tatile Denk Gelirse

İdari dava açma süresi adli tatile denk gelirse, son gün 7 Eylül olur. Kanunun ifadesiyle süre, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Ara verme 31 Ağustos’ta sona erer; bunu izleyen tarih 1 Eylül’dür ve yedi günlük uzama 7 Eylül’de tamamlanır. Danıştay Dergisi’nde yayımlanan bir incelemede verilen örnekte de son günü 21 Temmuz 2024’e rastlayan bir sürenin 7 Eylül 2024’e uzayacağı belirtilmiştir.

7 Eylül’ün kendisi bir hafta sonuna ya da resmî tatile rastlarsa, ikinci bir uzama söz konusu olur. Bu durumda Kanunun 8. maddesinin ikinci fıkrası devreye girer ve süre izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Danıştay Dergisi’nde aktarılan Danıştay 8. Dairesi kararında, ara vermeden sonraki yedi günlük sürenin son günü tatile rastladığı için sürenin izleyen iş gününe uzadığı, ancak o günden bir gün sonra yapılan başvurunun süre aşımı nedeniyle incelenmediği görülmektedir.

7 Eylül 2026 bir pazartesi günüdür; bu yıl ek bir uzama söz konusu değildir. 7 Eylül 2027 ise bir salı günüdür. Her yıl takvime bakılarak 7 Eylül’ün çalışma günü olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

İdari Dava Açma Süresi Adli Tatilde Nasıl Hesaplanır

İdari dava açma süresi adli tatilde, önce tatil hiç yokmuş gibi hesaplanır. Tebliği izleyen günden başlanarak altmış gün sayılır ve son gün bulunur. Ardından bu son günün 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasına düşüp düşmediğine bakılır. Düşüyorsa son gün 7 Eylül’dür; düşmüyorsa süre bulunan günde biter.

Aşağıdaki tablo üç farklı tebliğ tarihinde sonucun nasıl değiştiğini gösterir:

Tebliğ tarihiAltmışıncı günAra vermeye rastlıyor muSürenin son günü
21 Mayıs 202620 Temmuz 2026 PazartesiEvet, ara vermenin ilk günü7 Eylül 2026 Pazartesi
10 Haziran 20269 Ağustos 2026 PazarEvet7 Eylül 2026 Pazartesi
5 Temmuz 20263 Eylül 2026 PerşembeHayır3 Eylül 2026 Perşembe

Üçüncü satır, en sık yapılan hatayı gösterir. Tebliğ temmuz başında yapılmış ve sürenin büyük kısmı ara verme dönemine girmiştir. Buna rağmen son gün ara vermeden sonraya, 3 Eylül’e düştüğü için hiçbir uzama olmaz. Bu dosyada 7 Eylül’e güvenerek bekleyen kişi süreyi kaçırır.

Vergi Davalarında Otuz Günlük Süre ve Ara Verme

Otuz günlük sürelerde ara verme kuralı daha sık devreye girer. 5 Temmuz 2026 tarihinde tebliğ edilen bir vergi ihbarnamesine karşı otuz günlük süre 4 Ağustos 2026 Salı gününe düşer. Bu gün ara verme dönemindedir ve süre 7 Eylül 2026’ya uzar.

Aynı kural ihale, acele kamulaştırma ve çevresel etki değerlendirmesi kararları gibi otuz günlük özel süreye tabi davalarda da uygulanır. Vergi davalarındaki başlangıç kuralları ve özel süreler vergi mahkemesinde dava açma süresi yazımızda ayrıca anlatılmıştır.

Ara Verme Döneminde Tebliğ Edilen İşlemler

Ara verme döneminde tebliğ edilen işlemlerde süre, tebliğin ertesi günü normal şekilde işlemeye başlar. İdareler yaz aylarında da çalışır ve işlem tesis eder; Tebligat Kanunu’nun 33. maddesi de resmî ve adli tatil günlerinde tebligatın caiz olduğunu açıkça söyler. Tebliğin ağustos ayında yapılmış olması, sürenin eylülde başlayacağı anlamına gelmez.

Örneğin 25 Ağustos 2026 Salı günü tebliğ edilen bir işlemde süre 26 Ağustos’ta işlemeye başlar. Altmışıncı gün 24 Ekim 2026 Cumartesi gününe düşer ve hafta sonu kuralı gereği 26 Ekim 2026 Pazartesi gününe uzar. Ara verme döneminde geçen ilk günler süreden düşülmez. Aynı işlemde otuz günlük süre ise 24 Eylül 2026 Perşembe günü biter.

Bu hesap, tatil döneminde tebliğ alan kişinin en sık yaptığı hatayı gösterir: sürenin mahkemeler açılınca başlayacağını düşünmek. Hukuk yargısında adli tatil içinde tebliğ edilen bazı işlerde farklı sonuçlar doğabilse de, idari yargıda böyle bir kural yoktur. Süre tebliği izleyen günden başlar ve tatil boyunca işler.

Son Gün UYAP Üzerinden Dava Açmak

Son gün UYAP üzerinden dava açmak, fiziki dilekçeye göre daha geniş bir zaman aralığı tanır. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesi elektronik işlemler bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na yollama yapar. Danıştay Dergisi’ndeki incelemede de belirtildiği gibi gerçek kişiler UYAP Vatandaş Portalı üzerinden, avukatlar ise güvenli elektronik imzayla gün sonuna kadar dava açabilmektedir. Elektronik ortamda açılan davalarda dava, dilekçenin sistem üzerinden mahkemeye ulaştığı tarihte açılmış sayılır.

Fiziki dilekçe ise adliyenin çalışma saatleri içinde evrak birimine teslim edilmelidir. Son günün akşamında adliyeye gitmek, evrak biriminin kapanmış olması nedeniyle sonuç vermeyebilir. Son gün dava açmak zorunda kalınıyorsa, elektronik yolun kullanılması ya da dilekçenin sabah saatlerinde verilmesi gerekir.

Elektronik yolun da kendine özgü riskleri vardır. Harç ve gider avansının ödenmesi, eklerin sisteme yüklenmesi ve elektronik imzanın çalışması son saatlere bırakıldığında teknik bir aksaklık süreyi kaçırmaya yol açabilir. Uzayan son gün bile olsa, 7 Eylül ya da tatilden sonraki ilk iş günü, kalabalık ve sistem yoğunluğunun en yüksek olduğu günlerdir.

Tek Mahkemeli Yerlerde Süre Uzar mı

Tek mahkemeli yerlerde de süre uzar. İYUK’un 61. maddesi, bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan ve sadece bir idare ya da vergi mahkemesi bulunan yerlerdeki mahkemelerin çalışmaya ara vermeden yararlanamayacağını söyler. Bu hüküm ilk bakışta, bu mahkemelere açılacak davalarda yedi günlük uzamanın da uygulanmayacağı izlenimini verir.

Danıştay bu yorumu kabul etmemiştir. Danıştay Dergisi’nde aktarılan Danıştay 12. Dairesi’nin E.2019/7504, K.2020/1817 sayılı ve 5 Mart 2020 tarihli kararına göre, ara vermeden yararlanamama istisnası mahkemelerin çalışma düzenine ilişkindir ve mahkemelere dilekçeyle başvuran kişileri kapsamaz. Aynı görev alanındaki mahkemelerde sürelerin farklı uygulanması söz konusu olamayacağından, ara verme süresinden herkes yararlanır.

Bu karar, tek mahkemeli bir ilde yaşayan kişi için önemli bir güvencedir. Mahkeme yaz boyunca çalışmaya devam etse de, dava açma süresinin son günü ara verme dönemine rastlarsa süre 7 Eylül’e uzar. Yine de mahkemenin açık olması, dava açmak için tatilin sonunu beklemeyi zorunlu kılmaz.

Özel Kanun Süreleri Adli Tatilde Uzar mı

Özel kanun süreleri de Danıştay uygulamasına göre adli tatilde uzar; ancak bu konuda doktrinde farklı görüş vardır. Tartışmanın kaynağı İYUK’un 8. maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Bu Kanunda yazılı süreler” ifadesidir. Bazı yazarlar bu ifadeden hareketle yalnızca İYUK’ta yazılı sürelerin uzayacağını, özel kanunlardaki sürelerin uzamayacağını savunur. Diğer yazarlar ise bütün idari yargı sürelerinin bu kuraldan yararlanması gerektiği görüşündedir.

Danıştay Dergisi’nde aktarılan Danıştay 14. Dairesi’nin E.2011/1488, K.2012/1528 sayılı ve 6 Mart 2012 tarihli kararı ikinci görüşü benimsemiştir. Olayda 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca verilen bir para cezası 30 Temmuz 2008’de tebliğ edilmişti. Otuz günlük özel dava açma süresi ara verme döneminde bitmiş, dava 2 Eylül 2008’de açılmıştı. Daire, sürenin ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağını ve davanın süresinde açıldığını kabul ederek süre aşımı kararını bozmuştur.

Bu içtihat, özel süreli davalar için güvence sağlar; ancak kısa süreli ve ivedi işlerde ek bir dikkat gerektirir. Sınır dışı etme kararına karşı yedi günlük süre gibi çok kısa sürelerde, ara verme döneminde nöbetçi mahkemeye başvurmak en güvenli yoldur. Bu tür kararlarda süre hesabı deport kararına itiraz süresi yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Dava Açma Süresi Hafta Sonuna Denk Gelirse

Dava açma süresi hafta sonuna denk gelirse, süre izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. İYUK’un 8. maddesinin ikinci fıkrası iki kural koyar: tatil günleri sürelere dahildir; şu kadar ki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Cumartesi ya da pazar günü biten bir süre, pazartesi günü akşamına kadar kullanılabilir.

Bu kural ara verme kuralından ayrıdır ve yılın her döneminde uygulanır. Arada kalan hafta sonları ve tatiller süreyi uzatmaz; yalnızca son günün tatile rastlaması uzamaya yol açar. Örneğin 1 Ekim 2026’da tebliğ edilen bir işlemde otuz günlük süre 31 Ekim 2026 Cumartesi gününe düşer ve 2 Kasım 2026 Pazartesi gününe uzar.

Hafta sonu kuralı, tebliğ gününün hafta sonu olmasıyla karıştırılmamalıdır. Tebliğin pazar günü yapılması sürenin başlangıcını değiştirmez; süre yine ertesi gün başlar. Tebliğ gününe ilişkin kurallar idari dava açma süresi ne zaman başlar yazımızda anlatılmıştır.

Dava Açma Süresinin Son Günü Hafta Sonuna Denk Gelirse

Dava açma süresinin son günü hafta sonuna denk gelirse, uzama yalnızca izleyen ilk çalışma gününe kadardır. Pazartesi günü de resmî tatil ise süre salı gününe uzar. Uzayan son gün, yeni bir hesabın başlangıcı değildir; süre o çalışma gününün bitiminde kesin olarak sona erer.

Danıştay Dergisi’nde aktarılan Danıştay 8. Dairesi’nin E.2011/5560, K.2011/3754 sayılı ve 19 Temmuz 2011 tarihli kararı bu sınırı gösterir. Olayda ara vermeden sonraki yedi günlük sürenin son günü tatile rastlamış ve süre izleyen iş gününe uzamıştı. Başvuru bu iş gününden bir gün sonra yapıldığı için süre aşımı nedeniyle incelenmemiştir. İki uzama kuralı art arda uygulanabilir, ama ikisinin sonunda da süre kesin bir günde biter.

Son Gün Resmi Tatile Denk Gelirse

Son gün resmî tatile denk gelirse, hafta sonu kuralı aynen uygulanır ve süre izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’da sayılan resmî tatiller; 1 Ocak, 23 Nisan, 1 Mayıs, 19 Mayıs, 15 Temmuz, 30 Ağustos ve 29 Ekim ile Ramazan ve Kurban Bayramı günleridir. Bu günlerden birine rastlayan son gün, izleyen iş gününe uzar.

Bayramların birden fazla gün sürmesi, uzamanın bayramın bitiminden sonraki ilk iş gününe kadar olduğu anlamına gelir. Kurban Bayramı’nın ilk gününe rastlayan bir süre, bayramın son gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar kullanılabilir. Bayram tarihleri her yıl değiştiği için takvimin ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Ek bir uyarı gerekir: 15 Temmuz ara verme döneminden önce, 30 Ağustos ise ara verme döneminin içindedir. 30 Ağustos’a rastlayan bir süre, zaten ara verme kuralıyla 7 Eylül’e uzar. 15 Temmuz’a rastlayan bir süre ise yalnızca izleyen çalışma gününe uzar ve ara verme kuralından yararlanmaz.

Son Gün İdari Tatile Denk Gelirse

Son gün idari tatile denk gelirse, sonucun ne olacağı o günün hukuki niteliğine bağlıdır. Cumhurbaşkanlığı kararıyla kamu kurumları için ilan edilen idari izin günleri, 2429 sayılı Kanundaki resmî tatillerden farklıdır. Bu günlerde bazı kamu kurumları kapalı olsa da adliyelerin ve mahkemelerin nasıl çalışacağı ayrıca belirlenir.

İdari izin gününe rastlayan bir sürenin uzayıp uzamadığı konusunda kesin bir sonuca güvenmek risklidir. Mahkemelerin evrak birimleri ve UYAP bu günlerde de dava dilekçesi kabul edebildiğinden, süre hesabında idari izin günleri tatil sayılmadan hareket edilmesi güvenli yoldur. Tereddüt varsa dava bir gün önce açılmalıdır.

Öğleden sonrası tatil olan yarım günler için de benzer bir dikkat gerekir. Danıştay Dergisi’ndeki incelemede aktarılan doktrin görüşüne göre yarım gün tatil olan günler iş günüdür; son günü bu tarihe rastlayan süreler fiziki dilekçe için öğleden sonra tatilin başladığı saatte, UYAP üzerinden açılan davalarda ise günün sonunda biter. Arife günlerinde fiziki dilekçe verilecekse sabah saatleri tercih edilmelidir.

Olağanüstü Durumlarda Sürelerin Durması

Olağanüstü durumlarda süreler, adli tatilden farklı olarak kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle tamamen durdurulabilir. Covid-19 salgını sırasında yargı süreleri 13 Mart 2020 ile 15 Haziran 2020 arasında durdurulmuştu. Danıştay Dergisi’nde verilen örnekte, 20 Şubat 2020’de tebliğ edilen bir işlemde işlemeye başlayan altmış günlük sürenin bu dönemde durduğu, 16 Haziran 2020’de yeniden işlemeye başladığı ve son günü ara vermeye rastladığı için 7 Eylül 2020’ye uzadığı belirtilmiştir.

6 Şubat 2023 depremlerinden sonra da 141 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yalnızca depremden etkilenen iller bakımından yargısal süreler 6 Şubat ile 7 Nisan 2023 arasında durdurulmuştur. Bu durdurmalar, adli tatildeki yedi günlük uzamadan farklı olarak sürenin gerçekten durması sonucunu doğurur.

Bireysel olarak yaşanan olağanüstü durumlar ise ayrıca değerlendirilir. Danıştay Dergisi’nde aktarılan Danıştay 5. Dairesi kararında, avukatın karantinada bulunması ve hastanede yatması mücbir sebep olarak değerlendirilebilecek bir durum olarak görülmüş ve ilgili belgelerin araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Mücbir sebep, genel bir tatil değil, kişiye özgü ve belgelenmesi gereken bir engeldir; süre kaçırıldıktan sonra başvurulabilecek yollar idari dava süresinin kaçırılması yazımızda anlatılmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

İdari davalarda adli tatil var mı?

Vardır. Kanun bunu çalışmaya ara verme olarak adlandırır. Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri ile Danıştay daireleri her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında ara verir.

İdari dava açma süresi adli tatilde durur mu?

Durmaz. Süre tatil boyunca işler. Yalnızca son gün ara verme dönemine rastlarsa süre 7 Eylül’e uzar.

Dava açma süresi adli tatile denk gelirse ne olur?

Son gün 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındaysa süre ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzar ve 7 Eylül’de biter.

Danıştayda da adli tatil var mı?

Evet. 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 86. maddesine göre Danıştay daireleri de 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında çalışmaya ara verir.

Son günü 3 Eylül olan süre 7 Eylül tarihine uzar mı?

Hayır. Uzama yalnızca son gün ara verme dönemine rastlarsa uygulanır. Son günü 1 Eylül ve sonrasına düşen süreler kendi gününde biter.

Tek mahkemeli yerlerde adli tatil süresi uzatır mı?

Danıştay 12. Dairesi’nin 2020 tarihli kararına göre uzatır. Ara vermeden yararlanamama istisnası mahkemenin çalışmasına ilişkindir, dava açan kişileri kapsamaz.

Adli tatilde dava açılabilir mi?

Açılabilir. Dilekçe mahkemenin evrak birimine ya da UYAP üzerinden verilebilir. Nöbetçi mahkeme yürütmenin durdurulması gibi acil işlere bakar.

Dava açma süresi hafta sonuna denk gelirse ne olur?

Süre izleyen ilk çalışma gününün bitimine kadar uzar. Arada kalan hafta sonları süreyi uzatmaz.

7 Eylül hafta sonuna denk gelirse ne olur?

Süre ikinci kez uzar ve izleyen ilk çalışma gününün bitiminde sona erer. 7 Eylül 2026 pazartesi olduğu için bu yıl ek uzama yoktur.

Özel kanundaki kısa süreler adli tatilde uzar mı?

Danıştay 14. Dairesi’nin 2012 tarihli kararına göre uzar. Doktrinde aksi görüş bulunduğundan çok kısa sürelerde nöbetçi mahkemeye başvurmak güvenlidir.

Son gün resmi tatile denk gelirse süre nasıl uzar?

Resmî tatil ya da bayram bitince gelen ilk çalışma gününün bitimine kadar uzar.

Adli tatil idari dava açma süresini nasıl etkiler?

Süreyi durdurmaz ve kısaltmaz. Yalnızca son günü 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasına düşen süreleri 7 Eylül gününe taşır.

Adli tatilde idari yargı süreleri durur mu?

Durmaz. İdari yargıda ara verme dönemi boyunca süreler işlemeye devam eder; hukuk yargısındaki gibi bir durma söz konusu değildir.

Adli tatil idari yargıyı etkiler mi?

Etkiler, ama hukuk yargısındaki gibi süreleri durdurmaz. Yalnızca ara vermeye rastlayan son günleri 7 Eylül’e taşır ve bu dönemde mahkemeler nöbetçi düzenle çalışır.

Takvim Kontrolü Son Günden Başlar

İdari dava açma süresi adli tatil döneminde hesaplanırken tek soru sorulur: süre hangi gün bitiyor? Önce tatil hiç yokmuş gibi son gün bulunur, sonra bu günün 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasına, hafta sonuna ya da resmî tatile rastlayıp rastlamadığı kontrol edilir. Tatil boyunca geçen günler hesaptan çıkarılmaz.

Son gün yaz tatiline düşüyorsa süre 7 Eylül’e uzar; eylülün ilk günlerine düşüyorsa uzamaz. Bu ayrım, yaz aylarında tebliğ edilen işlemlerde en çok hak kaybına yol açan noktadır. İdari yargı usulünün tam metnine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu sayfasından ulaşılabilir. Genel süreler için idari dava açma süresi kaç gün yazımıza bakabilirsiniz.

Yaz döneminde tebliğ edilen bir işlemin dava süresini birlikte hesaplamak için iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.


Bu içerik, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2575 sayılı Danıştay Kanunu ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’un yürürlükteki hükümleri ile Danıştay Dergisi’nde yayımlanan içtihat aktarımlarına dayanan genel nitelikte bir açıklamadır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Somut dosyanızdaki son gün için bir avukatla görüşmeniz gerekir.

Av. Handan Sayan Özgül — Ankara Barosu

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar