İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

Yabancılar Hukuku

İdari Gözetim Kararına İtiraz Reddedilirse Gözetimden Çıkmanın Kalan Yolları

· · 17 dk okuma
İdari Gözetim Kararına İtiraz Reddedilirse Gözetimden Çıkmanın Kalan Yolları
İçindekiler · 13 bölüm

İdari gözetim kararına itiraz reddedilirse sulh ceza hâkiminin kararına karşı üst bir mercie gidilemez, çünkü kanun bu kararı kesin saymıştır. Buna rağmen ret kararı gözetimin sonuna kadar sürmesi gerektiği anlamına gelmez. Kanun aynı hâkime yeniden başvurmaya, idarenin gözetimi kendiliğinden sonlandırmasına ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruya kapı bırakmıştır.

Ret kararından sonra yapılacak işin sırası, kararın hangi gerekçeye dayandığına ve karar tarihinden bu yana dosyada neyin değiştiğine bağlıdır. Aynı dilekçeyi yeniden vermek çoğu zaman aynı sonucu doğurur; yeni başvurunun ağırlığı, önceki kararda bulunmayan bir olguya dayanmasından gelir. İtirazın ilk kez nasıl hazırlanacağı ve hangi sulh ceza hâkimliğine verileceği idari gözetim kararına itiraz dilekçesi yazısında, başvurunun zamanlaması ise idari gözetim kararına itiraz süresi yazısında ayrıca anlatılmıştır.

Bir Bakışta: İtiraz Reddedildikten Sonra Açık Kalan Yollar

  • Ret kararı kesindir. Sulh ceza hâkiminin idari gözetim kararına ilişkin kararına karşı itiraz ya da istinaf yolu yoktur.
  • Şartlar değiştiyse yeniden başvurulur. Kanun, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla aynı yola yeniden gidilmesine açıkça izin verir.
  • Valilik gözetimi kendisi de sonlandırabilir. Gözetimin devamında zaruret görülmezse idare gözetimi derhâl sona erdirmek zorundadır.
  • Dayanak kararın iptali gözetimi de kaldırır. Yönetmelik, sınır dışı kararı yargıca iptal edilen yabancının varsa idari gözetim kararının da sonlandırılacağını düzenler.
  • Koruma başvurusu gözetimi kendiliğinden bitirmez. Gözetimdeyken yapılan uluslararası koruma başvurusu, mevcut gözetim kararının süresi içinde incelenir.
  • Anayasa Mahkemesi yolu açılır. Sulh ceza kararı tebliğ edildikten sonra otuz gün içinde kişi özgürlüğü hakkının ihlali iddiasıyla bireysel başvuru yapılabilir.

Sulh Ceza Hâkiminin Ret Kararı Kesin Bir Karardır

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 57. maddesinin altıncı fıkrası, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurulabileceğini, hâkimin incelemeyi beş gün içinde sonuçlandıracağını ve sulh ceza hâkiminin kararının kesin olduğunu düzenler. Aynı kural, uluslararası koruma başvurusu sahipleri için 68. maddenin yedinci fıkrasında da tekrarlanmıştır.

Kesin karar, o karara karşı kanunda öngörülmüş olağan bir üst denetim yolunun bulunmadığını anlatır. Ret kararını başka bir sulh ceza hâkimliğine ya da ağır ceza mahkemesine itirazla götürmek, sonuç doğurmayan bir başvuru olur. Böyle bir dilekçe verilmesi, gözetimi durdurmadığı gibi kişinin gerçekten işe yarayacak bir yolu kullanmasını da geciktirir.

Bu kesinlik, sulh ceza hâkiminin kararının idari gözetimi sonsuza kadar hukuka uygun hâle getirdiği anlamına gelmez. Hâkim, önüne geldiği gün dosyada bulunan bilgilere göre karar verir. Kanun bu yüzden kararı kesin sayarken aynı fıkranın son cümlesinde yeni bir başvuru imkânı da tanımıştır. Kesinlik, aynı olgular üzerinden yeniden tartışma yapılmasını engeller; değişen olguların hâkime taşınmasını engellemez.

Uygulamada en sık yapılan hata, ret kararından sonra aynı dilekçenin başka bir tarihle yeniden verilmesidir. İdari gözetim kararına itiraz reddedilirse ve arada hiçbir olgu değişmemişse, ikinci başvurunun da aynı gerekçeyle reddedilmesi beklenir. Bu ikinci ret, kişinin sonraki bir başvurusunda hâkimin önüne “daha önce iki kez incelenmiş” bir dosya olarak gelir ve yeni başvurunun ağırlığını azaltır.

Ret kararının kesin olması, bir başka sonuç daha doğurur: kişi özgürlüğüne ilişkin şikâyet bakımından kanunda öngörülen başvuru yolu bu kararla tükenmiş olur. Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun ön şartı olan yol tüketme, ilerleyen bölümde anlatıldığı gibi bu noktada tamamlanır.

İdari Gözetim Kararına İtiraz Reddedilirse Önce Gerekçe Okunur

İdari gözetim kararına itiraz reddedilirse ilk yapılacak iş, ret kararını ve dayandığı gerekçeyi dikkatle okumaktır. Sulh ceza hâkimliği kararları çoğu zaman kısadır, ama hangi gözetim sebebini yeterli bulduğunu ve kişinin ileri sürdüğü hususlardan hangilerini karşılamadığını gösterir. Yeni başvurunun neye dayanacağı bu okumadan çıkar.

Kanun, sınır dışı etmek üzere idari gözetimin sebeplerini kapalı bir liste hâlinde saymıştır. 57. maddenin ikinci fıkrasına göre gözetim ya da alternatif yükümlülük, hakkında sınır dışı etme kararı alınmış yabancılardan kaçma ve kaybolma riski bulunanlar, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenler, sahte ya da asılsız belge kullananlar, tanınan sürede kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın çıkmayanlar ve kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında uygulanır.

Ret kararı bu sebeplerden hangisine dayanıyorsa, sonraki başvurunun hedefi de odur. Kaçma ve kaybolma riskine dayanan bir karar, sabit bir adres, ev sahibinin taahhüdü, aile bağları ya da düzenli bildirim yapmaya hazır olunduğunu gösteren belgelerle sınanabilir. Belge ihlaline dayanan bir karar, belgelerin sonradan temin edilmesiyle zayıflayabilir. Kamu güvenliği gerekçesi ise çoğu zaman bir güvenlik değerlendirmesine dayanır ve bu değerlendirmenin somut bir olguya bağlanıp bağlanmadığı ayrıca sorgulanmalıdır.

Gerekçede alternatif yükümlülüklerin neden yeterli görülmediği de aranmalıdır. Kanun, gözetim yerine adres, bildirim, teminat ya da elektronik izleme gibi yükümlülüklerin getirilebileceğini düzenler ve gözetime alınmayan kişiye bu yükümlülüklerden en az birinin uygulanmasını zorunlu tutar. Ret kararında bu seçeneklere hiç değinilmemişse, yeni başvuruda alternatiflerin somut bir öneriyle birlikte sunulması anlamlı hâle gelir.

Kararda Hangi Eksikler Aranmalı?

Ret kararı okunurken dört noktaya bakılması yararlı olur. Birincisi, hâkimin idareden gözetim dosyasını isteyip istemediği ve kararın bu dosyaya atıf yapıp yapmadığıdır. Yönetmelik, sınır dışı etme ve idari gözetim kararlarının, uzatma kararlarının, aylık değerlendirme sonuçlarının, gerekçelerin ve tebligat formlarının istenen sürede sulh ceza hâkimine gönderileceğini düzenler.

İkincisi, kişinin ileri sürdüğü somut olguların karşılanıp karşılanmadığıdır. Üçüncüsü, kararın bireysel bir değerlendirme içerip içermediği ya da her dosyada kullanılabilecek genel ifadelerle mi yazıldığıdır. Dördüncüsü, gözetim kararının kişiye gerekçesiyle tebliğ edilip edilmediği konusunun ele alınıp alınmadığıdır.

Bu eksikler ret kararını geçersiz kılmaz, çünkü karar kesindir. Ancak yeni başvuruda hangi hususların daha açık anlatılması gerektiğini gösterir ve Anayasa Mahkemesine yapılacak bir başvuruda ihlal iddiasının somut dayanağını oluşturur.

Şartlar Değiştiyse Aynı Yola Yeniden Gidilir

Kanunun en önemli güvencesi, ret kararından sonra yeniden başvuru hakkıdır. 57. maddenin altıncı fıkrasının son cümlesi, idari gözetim altına alınan kişinin, yasal temsilcisinin ya da avukatının idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurabileceğini düzenler.

Bu hüküm, ilk başvurunun reddedilmesini dosyanın kapanması olarak görmez. Gözetim, kişinin durumuna göre alınmış bir tedbirdir ve bu durum zamanla değişebilir. Kanun, değişen durumu değerlendirecek kişinin yine hâkim olmasını istemiş ve bunun için bir bekleme süresi ya da başvuru sayısı sınırı koymamıştır.

Yeniden başvurunun ağırlığı, önceki kararın verildiği tarihten sonra ortaya çıkan olgulardan gelir. Önceki dilekçede anlatılan hususları farklı kelimelerle tekrar etmek, şartların değiştiği iddiasını taşımaz. Hâkim, yeni başvuruda önceki kararla arasındaki farkı görmek ister.

Şartların değiştiğini gösterebilecek olgular dosyadan dosyaya farklılık gösterir. Uygulamada sık karşılaşılanlar şunlardır:

  • Kimlik ya da seyahat belgesinin temin edilmesi, konsolosluktan belge alınması
  • Sabit bir adresin ve bu adreste kalmayı üstlenen bir kişinin gösterilmesi
  • Türkiye’de ikamet eden eş, çocuk ya da yakın aile bağlarının belgelenmesi
  • Sağlık durumunun ağırlaşması ve bunun merkezde karşılanamaması
  • Gönüllü dönüş için bilet alınması ya da çıkışa hazır olunduğunun bildirilmesi
  • Sınır dışı kararına karşı açılan davanın sonuçlanması ya da yeni bir gelişme
  • Kamu güvenliği gerekçesine dayanak yapılan soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla bitmesi

Yeni Başvuruya Eklenecek Belgeler

Yeni başvuru dilekçesinde önceki sulh ceza kararının tarihi ve numarası gösterilmeli, bu karardan sonra neyin değiştiği ilk paragrafta açıkça yazılmalıdır. Değişikliği gösteren her olgu belgeyle desteklenmelidir: pasaport ya da kimlik belgesinin örneği, kira sözleşmesi veya adres taahhüdü, nüfus kaydı ya da evlilik belgesi, sağlık raporu, bilet rezervasyonu, soruşturma ya da dava sonucunu gösteren karar.

Belgelerin yabancı dilde olması hâlinde çevirisinin eklenmesi, hâkimin beş günlük inceleme süresi içinde belgeyi değerlendirebilmesini kolaylaştırır. Dilekçenin idareye, yani geri gönderme merkezine ya da il göç idaresine verilmesi mümkündür; kanun bu durumda dilekçenin yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılacağını düzenler. Dilekçenin hangi tarihte ve kime teslim edildiğini gösteren bir belge alınması, ileride iletimle ilgili bir tartışma çıkarsa önem kazanır.

Gözetimin Dayanağı Olan Karar Ortadan Kalkarsa

İdari gözetim, sınır dışı etme kararına bağlı bir tedbirdir. Kanun, sınır dışı etmek üzere gözetimi yalnızca hakkında sınır dışı etme kararı alınmış yabancılar için öngörür. Bu bağ, ret kararından sonra en güçlü çıkış yollarından birini oluşturur.

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik, 57. maddesinin üçüncü fıkrasında, adli makamlarca sınır dışı etme kararının iptaline karar verilen yabancıların sınır dışı ve varsa idari gözetim kararlarının sonlandırılacağını düzenler. Yani gözetime dayanak olan sınır dışı kararı ortadan kalkınca, gözetimin de dayanağı kalmaz.

Bu yüzden sulh ceza hâkiminin gözetime ilişkin ret kararı, sınır dışı kararına karşı açılan davanın sonucunu etkilemez; iki yol birbirinden bağımsız yürür. Sınır dışı kararına karşı dava açılması ise gözetimi kendiliğinden sona erdirmez. Yönetmelik, gözetim altındaki yabancının yalnızca sınır dışı kararına karşı idare mahkemesine başvurmasının idari gözetimi durdurmayacağını açıkça yazar. Bu davanın nasıl açılacağı ve hangi mahkemeye gidileceği sınır dışı kararı iptal davası yazısında anlatılmıştır.

Yönetmelik ayrıca, sınır dışı kararı alındıktan sonra kişinin geri gönderme yasağı kapsamında olduğunun ya da ağır sağlık sorunu gibi bir sınır dışı engelinin bulunduğunun anlaşılması hâlinde kararın uygulanmayacağını ve kişiye insani ikamet izni verileceğini düzenler. Sınır dışı kararı uygulanamaz hâle geldiğinde, sınır dışı etmek üzere gözetimin amacı da ortadan kalkar. Bu gelişme, yeniden sulh ceza hâkimine başvurunun ya da valilikten sonlandırma talebinin somut dayanağı olabilir.

Valilikten Gözetimin Sonlandırılmasını İstemek

İdari gözetim kararını veren valilik, gözetimin devam edip etmeyeceğini kendisi de değerlendirmek zorundadır. Kanunun 57. maddesinin dördüncü fıkrası, gözetimin devamında zaruret olup olmadığının valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirileceğini, gerek görüldüğünde otuz günün beklenmeyeceğini ve zaruret görülmeyen yabancılar için idari gözetimin derhâl sonlandırılacağını düzenler. Sonlandırılan kişiye alternatif yükümlülükler getirilir.

Bu hüküm, sulh ceza hâkiminin ret kararından sonra da işlemeye devam eder. Ret kararı idareyi gözetimi sürdürmeye zorlamaz; idare, kararın verildiği günden sonra ortaya çıkan bir olgu karşısında gözetimi kendi kararıyla sona erdirebilir. Yönetmelik de gözetimin valilik ya da sulh ceza hâkimi tarafından sonlandırılabileceğini ayrı ayrı sayar.

Uygulamada valiliğe, yani il göç idaresi müdürlüğüne verilecek bir dilekçeyle sonlandırma talep edilebilir. Dilekçede değişen olgular, önerilen alternatif yükümlülük (belirli bir adreste kalmak, belirli aralıklarla bildirimde bulunmak, teminat yatırmak gibi) ve bu yükümlülüğe uyulacağını gösteren belgeler yer almalıdır. Valilik talebi reddederse, aynı olgular yeniden sulh ceza hâkimine başvurunun dayanağı olarak kullanılabilir.

Gözetimin toplamda ne kadar sürebileceği, uzatma şartları ve aylık değerlendirmenin sonuçları bu yazının konusu değildir; bunlar gözetimin süresine ilişkin ayrı bir başlıktır. Burada önemli olan, aylık değerlendirmenin sonucunun da gerekçesiyle kişiye tebliğ edilmesi gerektiğidir. Kanun bunu 57. maddenin beşinci fıkrasında açıkça yazar.

Koruma Başvurusu Gözetimi Kendiliğinden Bitirmez

Ret kararından sonra sık başvurulan bir yol, uluslararası koruma başvurusu yapmaktır. Bu başvuru kişinin hukuki durumunu değiştirir, ama gözetimi kendiliğinden sona erdirmez. Bu nokta, yanlış beklentiye en çok yol açan konulardan biridir.

Yönetmeliğin 96. maddesinin yedinci fıkrası, sınır dışı edilmek üzere geri gönderme merkezinde gözetim altında olan yabancının uluslararası korumaya başvurması hâlinde, yeni bir idari gözetim kararı alınmaksızın, 57. maddeye göre alınmış gözetim kararının süresi içinde koruma işlemlerinin yürütülmeye devam edileceğini düzenler. Genel Müdürlük aksine bir karar verebilir.

Başvuru sahiplerinin gözetimi ise ayrıca 68. maddeye tabidir. Bu maddeye göre başvuru sahipleri sadece başvuruda bulunmalarından dolayı gözetim altına alınamaz; gözetim istisnaidir ve bireysel değerlendirme gerektirir. Koruma başvurusu yapılmışsa, sonraki sulh ceza başvurusunda bu hükümler de ileri sürülebilir. Başvurunun kendisinin reddi ise ayrı bir işlemdir ve ayrı bir yola tabidir.

  1. maddenin üçüncü fıkrası bu değerlendirmenin sırasını da belirler: gözetime başvurulmadan önce, 71. maddedeki ikamet zorunluluğu ve bildirim yükümlülüğünün yeterli olup olmayacağı öncelikle değerlendirilir; valilik gözetim yerine başka usuller de belirleyebilir ve ancak bu tedbirler yeterli olmazsa gözetim uygulanır. Maddenin dördüncü fıkrası, başvuru sahibine tebliğ edilen gözetim kararının gerekçeyi ve gözetimin süresini içermesini ister. Koruma başvurusu yapmış kişi hakkında yeniden sulh ceza hâkimine gidilecekse, bu iki şartın dosyada karşılanıp karşılanmadığı ayrıca incelenmelidir. Daha hafif tedbirlerin neden yetersiz görüldüğü kararda hiç açıklanmamışsa, bu eksiklik yeni başvurunun somut bir dayanağı olur.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Hangi Hallerde Mümkündür?

Sulh ceza hâkiminin kesin kararı, gözetimin kişi özgürlüğü hakkını ihlal ettiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurunun önünü açar. 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesi, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla herkesin Anayasa Mahkemesine başvurabileceğini düzenler.

Yabancılar da bu yola başvurabilir. Kanunun 46. maddesi yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili olarak yabancıların bireysel başvuru yapamayacağını söyler. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı herkese tanınmış bir haktır; gözetimdeki yabancının bu hak bakımından başvuru ehliyeti tartışmasızdır.

Başvurunun ilk şartı, kanunda öngörülmüş başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olmasıdır. Gözetim bakımından bu yol, sulh ceza hâkimine başvurudur. İdari gözetim kararına itiraz reddedilirse, bu şart kural olarak yerine gelmiş olur. Doğrudan Anayasa Mahkemesine gidilmesi, yani sulh ceza hâkimine hiç başvurulmadan yapılan bir bireysel başvuru, yol tüketilmediği için kabul edilemez bulunabilir.

Anayasa Mahkemesine Başvuru Ne Zamana Kadar Yapılır?

Kanunun 47. maddesinin beşinci fıkrası, bireysel başvurunun başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmasını ister. Gözetim dosyasında bu tarih, sulh ceza hâkiminin ret kararının öğrenildiği ya da tebliğ edildiği tarihtir. Haklı bir mazeret nedeniyle süresinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle başvurabilir.

Başvuru doğrudan ya da mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla yapılabilir ve harca tabidir. Dilekçede ihlal edildiği ileri sürülen hak, dayanılan Anayasa hükümleri, ihlal gerekçeleri ve başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamalar gösterilir; sulh ceza kararının örneği eklenir. Başvuru sürecinin genel işleyişi Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru süreci yazısında, kabul edilebilirlik şartları ise Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru şartları yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Anayasa Mahkemesi Bu Dosyalarda Neye Bakıyor?

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, geri gönderme merkezinde tutulan bir yabancının başvurusunda (K.A., B. No: 2014/13044, 11/11/2015) gözetim kararlarının başvurucuya gereği gibi bildirilmediğini ve itiraz sürecinde tahliyeyi gerektirebilecek gelişmelerin etkili biçimde incelenmediğini tespit ederek kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Aynı kararda merkezdeki tutulma koşulları nedeniyle insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının da ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Kararın özeti Anayasa Mahkemesinin basın duyurusunda yer almaktadır.

Bu karar, ret kararının incelenmesinde neye bakılacağı konusunda yol gösterir. Kararın tebliğ edilip edilmediği, gerekçenin kişiye bildirilip bildirilmediği ve hâkimin kişinin ileri sürdüğü yeni gelişmeleri değerlendirip değerlendirmediği, bireysel başvuruda ihlal iddiasının somut dayanaklarıdır. Geri gönderme merkezindeki barınma koşulları ise gözetimin hukuka uygunluğundan ayrı bir şikâyet konusudur ve ayrı olarak ileri sürülmelidir.

Anayasa Mahkemesi yolunun tükenmesinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru gündeme gelebilir. Bu başvurunun şartları ve süresi AİHM başvuru süresi ve şartları yazısında ele alınmıştır.

Ret Kararından Sonraki İlk Hafta İçin Yapılacaklar

İdari gözetim kararına itiraz reddedilirse ilk günlerde atılan adımlar, sonraki bütün başvuruların malzemesini oluşturur. Bu adımların çoğu yakınlar ya da avukat tarafından, gözetimdeki kişi merkezden çıkmadan yürütülebilir.

İlk iş, ret kararının bir örneğini ve tebliğ tarihini gösteren belgeyi edinmektir. Anayasa Mahkemesine başvuru için otuz günlük süre bu tarihe bağlıdır ve tarihin belgeyle gösterilmesi gerekir. Karar kişiye sözlü olarak bildirilmiş ya da yalnızca bir imza karşılığı okunmuşsa, yazılı örneğinin istenmesi ve bu talebin de kayda geçirilmesi gerekir.

İkinci iş, gözetim kararının kendisini ve gerekçesini edinmektir. Kanun, gözetim kararının gerekçesiyle birlikte kişiye, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilmesini ister. Gerekçe elde değilse, ret kararına hangi sebebin dayanak yapıldığı da tam olarak bilinemez. Avukat, merkezdeki kişiyle görüşme hakkını kullanarak bu belgeleri kişiyle birlikte inceleyebilir; kanun, merkezdeki yabancıya avukat, noter, yasal temsilci ve yakınlarıyla görüşme imkânı sağlanacağını düzenler.

Üçüncü iş, değişen ya da değişebilecek olguların belgelenmesidir. Konsolosluktan kimlik veya seyahat belgesi talep edilmesi, kalınacak adresin kira sözleşmesiyle ya da ev sahibinin yazılı beyanıyla gösterilmesi, aile bağlarının nüfus kayıtlarıyla belgelenmesi, varsa sağlık raporlarının toplanması bu aşamanın işleridir. Her belge, yeniden başvurunun ya da valilikten sonlandırma talebinin bir dayanağıdır.

Dördüncü iş, gözetimle bağlantılı diğer dosyaların durumunun kontrol edilmesidir. Sınır dışı kararına karşı dava açılmış mı, açıldıysa hangi aşamada? Kamu güvenliği gerekçesine dayanak yapılan bir ceza soruşturması varsa, savcılık bir karar vermiş mi? Bu dosyalardaki her gelişme, gözetimin dayanağını doğrudan etkiler.

Beşinci iş, avukatlık hizmetine ulaşmaktır. Kanunun 57. maddesinin yedinci fıkrası, idari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan avukatlık ücretini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanacağını düzenler. Bu talep bulunulan yerin barosuna yöneltilebilir. Adli yardım talebi, ret kararından sonraki yeniden başvuru ve Anayasa Mahkemesi aşaması için de geçerlidir.

Bu adımlar tamamlandığında hangi yolun öne alınacağı daha net görünür: yeni bir olgu varsa aynı hâkime yeniden başvuru, idarenin değerlendirmesini değiştirecek bir gelişme varsa valiliğe sonlandırma talebi, ret kararının kendisi bir hak ihlali taşıyorsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru. Çoğu dosyada bu yolların ikisi ya da üçü birlikte yürütülür.

Gözetim Sona Erince Ne Olur?

Gözetimin sulh ceza hâkimi ya da valilik kararıyla sona ermesi, kişinin Türkiye’de kalma hakkı kazandığı anlamına gelmez. Yönetmeliğin 58. maddesinin dördüncü fıkrası, valilik ya da sulh ceza hâkimi tarafından gözetimin sonlandırılması kararı verildiğinde yabancının gözetiminin derhâl sonlandırılacağını ve hakkında yurt dışına çıkışını engelleyen bir mahkeme kararı bulunmaması kaydıyla Türkiye’yi terke davet edileceğini düzenler.

Aynı hüküm, gözetimi sonlandırılan yabancının kamu güvenliği açısından risk oluşturduğunun anlaşılması hâlinde ilgili birimlere bilgi verileceğini ve idari yükümlülükler getirilerek gözetimin sonlandırılacağını da ekler. Bu yükümlülükler belirli bir adreste kalmak ya da belirli aralıklarla bildirimde bulunmak gibi ölçüler olabilir ve bunlara uyulmaması yeniden gözetime alınma sebebidir.

Terke davet edilen kişiye tanınan sürenin nasıl işlediği ve çıkış belgesinin anlamı terke davet süresi yazısında anlatılmıştır. Sınır dışı kararına karşı dava açılmışsa, dava sonuçlanıncaya kadar kanundan doğan sınır dışı edilmeme koruması ayrıca devam eder.

Gözetimin hukuka aykırı olduğu sonradan tespit edilirse, bu süre için tazminat talebi ayrı bir tartışmanın konusudur; Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca ihlal tespit ettiği dosyalarda başvurucu lehine tazminata da hükmedebilir.

Ret Kararından Sonra Hangi Yol Hangi Durumda Kullanılır

Ret kararından sonraki yollar birbirinin alternatifi değildir; çoğu dosyada birkaçı aynı anda yürütülür. Aşağıdaki tablo, hangi durumda hangi yolun öne çıktığını özetler.

DurumBaşvurulacak yolDayanakDikkat edilecek nokta
Karardan sonra yeni bir olgu doğduAynı sulh ceza hâkimine yeniden başvuru6458 m.57/6 son cümleDeğişen olgu belgeyle gösterilmeli
Gözetimin devamında zaruret kalmadıValilikten sonlandırma talebi6458 m.57/4Alternatif yükümlülük somut olarak önerilmeli
Sınır dışı kararı yargıca iptal edildiİptal kararının idareye bildirilmesiYönetmelik m.57/3Gözetim de sonlandırılır
Sınır dışı engeli ortaya çıktıSulh ceza ya da valilik başvurusuYönetmelik m.57/1-2İnsani ikamet izni gündeme gelir
Uluslararası koruma başvurusu yapıldıBaşvuru sahibi rejiminin ileri sürülmesi6458 m.68, Yönetmelik m.96/7Başvuru gözetimi kendiliğinden bitirmez
Ret kararı kişi özgürlüğünü ihlal ediyorAnayasa Mahkemesine bireysel başvuru6216 m.45-47Tebliğden itibaren otuz gün

Sıkça Sorulan Sorular

İdari gözetim kararına itiraz reddedilirse ne olur?

Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir ve üst bir mercie götürülemez. Buna karşılık şartlar değiştiyse yeniden başvuru, valilikten sonlandırma talebi ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolları açıktır.

Sulh ceza hâkiminin ret kararına itiraz edebilir miyim?

Hayır. Kanun bu kararı kesin saymıştır. Başka bir hâkimliğe ya da ağır ceza mahkemesine yapılan itiraz sonuç doğurmaz ve zaman kaybettirir.

Aynı hâkime kaç kez başvurabilirim?

Kanun bir sayı sınırı koymamıştır. Ancak her yeni başvurunun, önceki karardan sonra şartların ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasına dayanması gerekir.

Aynı dilekçeyi yeniden verirsem sonuç değişir mi?

Büyük ihtimalle değişmez. Yeni başvuruyu anlamlı kılan, önceki kararda değerlendirilmemiş yeni bir olgudur ve bu olgu belgeyle gösterilmelidir.

Pasaportum sonradan geldi, bu yeni başvuru için yeterli mi?

Belgenin temin edilmesi, özellikle belge ihlaline ya da kimlik belirsizliğine dayanan gözetimde şartların değiştiğini gösteren güçlü bir olgudur. Belgenin örneği dilekçeye eklenmelidir.

Asıl karara karşı dava açtım, gözetimden çıkar mıyım?

Dava açmak gözetimi kendiliğinden durdurmaz. Sınır dışı kararı yargıca iptal edilirse, yönetmelik gereği varsa idari gözetim kararı da sonlandırılır.

Uluslararası koruma başvurusu yaparsam serbest kalır mıyım?

Kendiliğinden kalmazsınız. Gözetimdeyken yapılan başvuru, mevcut gözetim kararının süresi içinde incelenir; gözetimin sona ermesi için ayrıca değerlendirme gerekir.

Valiliğe gözetimin kaldırılması için dilekçe verebilir miyim?

Verebilirsiniz. Valilik, gözetimin devamında zaruret görmediği kişi için gözetimi derhâl sonlandırmak ve alternatif yükümlülük getirmek zorundadır.

Anayasa Mahkemesine ne zamana kadar başvurmalıyım?

Sulh ceza kararının öğrenildiği ya da tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde. Haklı mazeret hâlinde mazeretin kalkmasından itibaren on beş gün içinde başvurulabilir.

Yabancı olarak Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?

Başvurabilirsiniz. Yabancılar yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklar bakımından başvuru yapamaz; kişi özgürlüğü herkese tanınmış bir haktır.

Anayasa Mahkemesine başvurmak gözetimi durdurur mu?

Başvurunun yapılması tek başına gözetimi sona erdirmez. Gözetimden çıkış için yeniden sulh ceza başvurusu ve valilik talebi ayrıca yürütülmelidir.

Sulh ceza gözetimi kaldırırsa hemen ülkeden çıkarılır mıyım?

Gözetim sonlandırılınca kişi kural olarak Türkiye’yi terke davet edilir ve bir çıkış süresi tanınır. Sınır dışı kararına karşı dava sürüyorsa kanundan doğan koruma devam eder.

Gözetim sonlandırma tebliğ formu ne işe yarar?

Gözetimin sona erdiğini ve kişiye getirilen yükümlülükleri gösteren belgedir. Terke davet süresinin ya da bildirim yükümlülüğünün başlangıcını gösterdiği için saklanmalıdır.

Avukat tutacak param yok, ne yapabilirim?

Kanun, gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuran ve avukatlık ücretini karşılayamayan kişiye, talebi hâlinde Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanacağını düzenler.

Ret Kararı Dosyanın Son Sayfası Değildir

İdari gözetim kararına itiraz reddedilirse yapılacak ilk iş, ret gerekçesini okuyup o günden bu yana dosyada neyin değiştiğini tespit etmektir. Yeni bir belge, yeni bir aile bağı, sınır dışı davasında bir gelişme ya da sağlık durumunda bir değişiklik, aynı hâkime yeniden gitmenin ve valilikten sonlandırma istemenin dayanağıdır. Anayasa Mahkemesi yolu ise otuz günlük süre nedeniyle bu adımlarla birlikte, beklemeden değerlendirilmelidir.

Gözetimdeki yakınınız için ret kararı tebliğ edildiyse, dosyayı ve yeni başvurunun dayanaklarını birlikte değerlendirmek üzere iletişim sayfasından bir görüşme planlayabiliriz.


Bu içerik, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un yürürlükteki hükümlerine dayanan genel nitelikte bir açıklamadır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Somut dosyanızdaki gözetim gerekçesi için bir avukatla görüşmeniz gerekir.

Av. Handan Sayan Özgül — Ankara Barosu

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar