İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

İdare Hukuku

Eşim Özel Sektörde Çalışıyor, Eş Durumu Özel Sektör Şartları Neler?

· · Güncelleme · 21 dk okuma
Eşim Özel Sektörde Çalışıyor, Eş Durumu Özel Sektör Şartları Neler?
İçindekiler · 17 bölüm

Eş durumu özel sektör başvurusu, eşi kamuda çalışmayan memurun da aile birliği mazeretine dayanarak eşinin yanına atanabileceğini gösterir; eşi özel sektörde çalışan memurun eş durumu yapamayacağı yönündeki yaygın inanç yürürlükteki mevzuatla örtüşmez. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’in 14. maddesinin (d) bendi, kamu personeli olmayan eşin talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün prim ödenerek çalışmış olmasını ve halen çalışıyor olmasını yeterli sayar.

Şartın üç parçası vardır ve başvuruların çoğu bu parçalardan birinde takılır: sürenin nasıl sayılacağı, çalışmanın hangi yerde olması gerektiği ve başvuru anında devam edip etmediği. Bağ-Kur’lu esnaf, serbest çalışan avukat, isteğe bağlı sigortalı ya da kısmi süreli çalışan eşlerde bu parçaların her biri farklı sonuç verir.

Bir Bakışta: Eş Durumu Özel Sektör

  • Genel şart 360 gün, son iki yıl içinde. Eşin başvuru tarihinden geriye doğru iki yıl içinde en az 360 gün sosyal güvenlik primi ödenerek çalışmış olması gerekir; kesintisizlik aranmaz.
  • Bazı kurumlarda şart daha ağırdır. Sağlık Bakanlığında son dört yılda 720 gün, Emniyette aynı ilde son üç yılda 720 gün, Diyanette kesintisiz son üç yıl aranır.
  • Kesintisiz üç yıl kuralı 2015’te kalktı. Önceki metin “kesintisiz son üç yıl” diyordu; 2015/8020 sayılı Kararla bugünkü iki yıl içinde 360 gün kuralı getirildi.
  • Çalışma talep edilen yerde olmalı. Eşin ikametgâhı değil, sigortalı olarak çalıştığı işyerinin bulunduğu yer esas alınır.
  • Eş başvuru anında çalışıyor olmalı. Geçmişte 360 günü doldurup işten ayrılmış eş için şart gerçekleşmez.
  • Bağ-Kur ve serbest meslek de kapsamda. Yönetmelik “kendi adına” çalışmayı da sayar; esnaf, şirket ortağı, serbest avukat ve mali müşavir eşler bu bende girer.
  • İsteğe bağlı sigortalılık çalışma sayılmaz. Öğretmen yönetmeliği bunu açıkça yasaklar; genel yönetmeliğin lafzı da çalışmayı arar.

Eşi Özel Sektörde Çalışan Memur Eş Durumu Yapabilir mi

Eşi özel sektörde çalışan memur eş durumu yapabilir. Genel yönetmeliğin 14. maddesi aile birliği mazeretine dayanan yer değişikliğini beş ayrı duruma bağlar ve bunlardan (d) bendi, doğrudan kamu personeli olmayan eşi düzenler. Bent, bu eşin talep edilen yerde, başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına ya da bir hizmet akdiyle işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması hâlinde memurun bu eşin bulunduğu yere atanabileceğini söyler.

Bu bent, eşi kamuda çalışan memur için öngörülen bentlerden bir noktada farklıdır. Eşi kamu personeli olan memurda, eşlerden hangisinin diğerine tabi olacağı kurumların teşkilat yapısına ve hizmet ihtiyacına göre belirlenir; eşi özel sektörde olan memurda ise yönün tek olduğu kabul edilir. Özel sektördeki eşin iş yeri kamu idaresinin atama yetkisi dışında olduğundan, memur, eşinin çalıştığı yere gider. Eşlerin ortak kararıyla özel sektördeki eşin başka bir yere taşınması, idarenin işlemiyle değil, işverenle yapılacak düzenlemeyle mümkündür.

Aile birliği mazeretinin bütün türleri, evliliği kanıtlayan belge, başvurunun yapılacağı dönem ve kadro bulunmazsa kanunun tanıdığı izin yolu ile birlikte eş durumu tayini şartları yazımızda anlatılmıştır. Bu yazıda yalnızca eşin özel sektörde, serbest meslekte ya da kendi işinde çalıştığı durum ele alınmaktadır.

Eş Durumu Özel Sektör Şartları Nelerdir

Eş durumu özel sektör şartları, yönetmeliğin tek cümlesinden üç ayrı unsur olarak çıkarılır. Birinci unsur süredir: son iki yıl içinde 360 gün. İkinci unsur yerdir: çalışmanın talep edilen yerde geçmesi. Üçüncü unsur devamlılıktır: eşin başvuru tarihinde halen çalışıyor olması. Bu üç unsurdan biri eksikse, diğer ikisinin güçlü olması sonucu değiştirmez.

Bu unsurların yanında bir de prim ödeme koşulu vardır. Yönetmelik, çalışmanın “sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle” gerçekleşmesini ister. Kayıt dışı çalışma, sigortasız işte geçen süre ya da primi ödenmemiş dönem, iş fiilen yapılmış olsa bile bu hesaba girmez. Kamu idaresi, çalışmayı eşin sosyal güvenlik kayıtlarından okur ve kayıtta görünmeyen süreyi dikkate almaz.

UnsurArananSık yapılan hata
SüreBaşvuru tarihinden geriye son iki yıl içinde en az 360 günEski “kesintisiz üç yıl” kuralına göre hesap yapmak
PrimSosyal güvenlik primi ödenmiş günlerPrimi ödenmemiş Bağ-Kur aylarını saymak
YerTalep edilen yerde, eşin çalıştığı işyeriİkametgâh adresini esas almak
DevamlılıkBaşvuru tarihinde halen çalışma360 günü doldurup işten ayrılmış eşle başvurmak
Çalışma türüKendi adına ya da hizmet akdiyle işverene bağlıİsteğe bağlı sigortalılığı çalışma saymak

360 Gün Nasıl Hesaplanır

360 gün, başvuru tarihinden geriye doğru iki yıllık bir pencere içinde, eşin prim ödenmiş gün sayıları toplanarak hesaplanır. Pencerenin başlangıcı başvuru tarihidir; işe giriş tarihi, evlilik tarihi ya da başvuru döneminin açılış tarihi değildir. Başvuru hangi gün yapılıyorsa, o günden iki yıl geriye gidilir ve aradaki prim günleri sayılır.

Kesintisizlik aranmadığı için iki yıl içinde farklı işverenlerde geçen süreler birleştirilir. Örneğin eş ilk yıl dokuz ay bir işyerinde, ikinci yıl sekiz ay başka bir işyerinde çalışmışsa, prim gün sayıları toplandığında 360 günü aşabilir. Burada dikkat edilecek nokta, her iki işyerinin de talep edilen yerde bulunup bulunmadığıdır. Yönetmelik çalışmanın “talep edilen yerde” geçmesini aradığı için, başka bir ilde geçen dönemin hesaba katılıp katılmayacağı kurumun yorumuna açık bir noktadır; güvenli olan, 360 günün tamamının talep edilen yerde tamamlanmış olmasıdır.

Sosyal güvenlik sisteminde bir ay otuz gün olarak bildirilir. Tam zamanlı ve kesintisiz çalışan bir eş, on iki ayda 360 güne ulaşır. Yarım gün çalışan, kısmi süreli iş sözleşmesiyle haftanın birkaç günü çalışan ya da ay içinde eksik gün bildirilen eşte bu süre uzar. Eksik gün bildirimi yapılan aylarda, bildirilen gün sayısı esas alınır.

Eş Durumu Özel Sektör Kaç Yıl Çalışma Gerektirir

Eş durumu özel sektör başvurusunda aranan süre, takvim yılı olarak değil gün olarak ifade edilir: iki yıllık dönem içinde 360 gün. Tam zamanlı çalışan eş için bu, fiilen bir yıl sigortalı çalışma demektir. İki yıl şartı, sürenin aranacağı pencereyi gösterir; eşin iki yıl boyunca çalışmış olması gerekmez. Bir yıl önce işe başlayıp kesintisiz çalışan eş, başvuru tarihinde 360 güne ulaşmışsa şart gerçekleşir.

Bu ayrım internette sık karıştırılır. Bazı kaynaklar hâlâ eşin “en az üç yıl kesintisiz sigortalı” olması gerektiğini yazar. Bu ifade 2014 yılında yürürlüğe giren metne aittir ve 11 Ağustos 2015 tarihli 2015/8020 sayılı Kararla değiştirilmiştir. Yürürlükteki genel yönetmelikte üç yıl, kesintisizlik ya da toplam sigortalılık süresi şartı yoktur; yalnızca iki yıl içinde 360 gün vardır. Ancak bu genel kuraldır: Sağlık Bakanlığı personeli için son dört yıl içinde 720 gün, polisler için aynı il sınırları içinde son üç yıl içinde 720 gün aranır ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yönetmeliği eski “kesintisiz son üç yıl” ifadesini hâlâ taşır. Hangi sürenin uygulanacağı, memurun kendi kurumunun yönetmeliğinden kontrol edilmelidir.

Talep Edilen Yerde Çalışma Şartı Ne Demek

Talep edilen yerde çalışma şartı, eşin fiilen çalıştığı işyerinin memurun atanmak istediği yerde bulunmasını ifade eder. Yönetmelik eşin ikametgâhını değil, çalışmasını esas alır. Eşin bir ilde oturup başka bir ilde çalışması hâlinde, memurun atanmayı isteyeceği yer eşin çalıştığı ildir.

Bu şart, en sık uyuşmazlık çıkan noktadır. Eşin işyerinin merkezi bir ilde, kendisinin ise şube ya da şantiyede başka bir ilde çalıştığı durumlarda sigorta kaydı çoğu zaman merkez işyeri adına yapılır ve kayıttaki il ile fiilî çalışma yeri farklı görünür. Böyle bir durumda işverenden alınacak belgenin eşin fiilen görev yaptığı adresi açıkça göstermesi, kayıttaki çelişkiyi açıklaması gerekir. Uzaktan çalışma, işyeri adresinin başka ilde olduğu ve eşin evden çalıştığı durumlarda da benzer bir tereddüt doğar; bu durumda kurumun belgeyi nasıl değerlendireceği önceden sorulmalıdır.

“Yer” kavramının il mi ilçe mi olduğu da kurumlara göre değişir. Genel yönetmelik, hizmet bölgelerini iller üzerinden kurar ve ilçelerin dağılımını kurumlara bırakır. Öğretmen yönetmeliği ise ilçe gruplarını esas alır ve mazeretin bulunduğu ilçe ile görev yapılan ilçe aynı ilçe grubundaysa başvuruyu kabul etmez. Eşi aynı ilin başka bir ilçesinde çalışan memurun durumu bu nedenle ayrıca değerlendirilir; ilçe grubu kuralı ve kilometre sınırı iddiası eş durumu il içi yazımızda ele alınmıştır.

Eş Başvuru Anında Hâlâ Çalışıyor Olmalı mı

Eş başvuru anında hâlâ çalışıyor olmalıdır. Yönetmelik, eşin talep edilen yerde “çalışmış ve halen çalışıyor olması” ifadesini kullanır. İki yıl içinde 360 günü doldurmuş ama başvurudan önce işten ayrılmış, işsizlik ödeneği alan ya da iş aramaya başlamış bir eş için şart gerçekleşmez.

Devamlılık şartı başvurudan sonra da önem taşır. Genel yönetmeliğin 12. maddesine göre aile birliği mazeretine dayalı olarak yer değiştiren memur, mazeretinin devam ettiğini her yıl ocak ayında alacağı belgeyle belgelendirmek zorundadır. Özel sektördeki eş için bu belge güncel hizmet dökümü ve çalışma belgesidir. Eşin işten ayrılması, başka bir ile taşınması ya da çalışmayı bırakması, mazeretin ortadan kalkması anlamına gelir; bu durumun sonuçları başvuru aşamasından sonraki ayrı bir süreçtir.

İşten çıkarılma ile yeni işe başlama arasında kısa bir boşluk kalması, başvuru tarihinde eşin çalışıyor olması koşuluyla, 360 günün hesabını tek başına bozmaz. Kesintisizlik aranmadığı için boşluk dönemindeki günler sayılmaz ama öncesi ve sonrası toplanır.

Bağ-Kur Eş Durumu Tayini Mümkün mü

Bağ-Kur’lu eş için eş durumu tayini mümkündür. Yönetmelik, eşin sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına ya da bir hizmet akdiyle işverene bağlı olarak çalışmasını yeterli sayar. Kendi adına çalışma, 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığı, halk arasındaki adıyla Bağ-Kur’u karşılar. Esnaf, tacir, şirket ortağı, serbest meslek sahibi ve tarımsal faaliyette bulunan eşler bu kapsamdadır.

Bağ-Kur’lu eşte sürenin ispatı, hizmet akdiyle çalışan eşten farklıdır. İşveren bildirimi yoktur; sigortalılık vergi kaydı, esnaf ve sanatkâr sicili, ticaret sicili ya da meslek kuruluşu kaydıyla başlar ve primi kişi kendisi öder. Bu nedenle 360 günün hesabında esas alınan, prim borcu bulunmayan, yani primi ödenmiş aylardır.

Eş Durumu Tayininde Bağ-Kur Borcu Engel mi

Eş durumu tayininde Bağ-Kur borcu, borçlu ayların 360 günün hesabına girmesine engel olabilir. Yönetmelik çalışmanın prim ödenerek yapılmasını aradığından, prim borcu bulunan aylar bu şartı karşılamaz. Eşin son iki yılda on sekiz ay Bağ-Kur’lu olup bunun altı ayında borcu bulunuyorsa, hesaba girebilecek süre on iki ay yani 360 gün civarına iner ve şart sınırda kalır.

Borcun başvurudan önce ödenmesi ya da yapılandırılarak taksitlerinin düzenli ödenmesi, bu tereddüdü azaltır. Borcu ödenen ayların hesaba katılıp katılmayacağı, kurumun hizmet dökümünü hangi tarihte ve hangi içerikle istediğine bağlıdır. Güvenli yol, başvurudan önce eşin e-Devlet üzerinden alacağı hizmet dökümünde son iki yıla ait ayların borçsuz göründüğünü kontrol etmektir. Bağ-Kur borcunun ayrıca sağlık hizmetlerinden yararlanmayı ve ileride emeklilik hesabını da etkilediği unutulmamalıdır.

Eşi Esnaf, Avukat ya da Serbest Meslek Sahibi Olanlar

Eşi esnaf, avukat ya da serbest meslek sahibi olanlar, Bağ-Kur’lu eş için anlatılan kurala tabidir: kendi adına çalışma, prim ödenerek geçen 360 gün, talep edilen yer ve devamlılık. Bu eşlerde ispatın ağırlık noktası, çalışmanın gerçekten talep edilen yerde yapıldığını gösteren belgelerdir. Vergi levhası, esnaf ve sanatkâr odası kaydı, ticaret sicili kaydı ya da meslek odası kaydı, işyeri adresini gösterdiği için bu ispatta kullanılır.

Serbest çalışan avukat eşte baro kaydı belirleyicidir. Avukatlar kayıtlı oldukları baronun bölgesinde büro açar; büro adresinin bulunduğu il, talep edilecek yerdir. Avukatlık ortaklığında ya da bir büroda ücretle çalışan avukat ise hizmet akdiyle çalıştığı için işveren bildirimi üzerinden değerlendirilir. Mali müşavir, mimar, mühendis, diş hekimi gibi serbest meslek sahiplerinde de aynı ayrım geçerlidir: kendi bürosunda çalışan kendi adına, başkasının yanında çalışan hizmet akdiyle çalışmış sayılır.

Şirket ortağı eşlerde dikkat edilecek nokta, ortaklığın kendisinin değil sigortalılığın esas alınmasıdır. Limited şirket ortakları kural olarak kendi adına sigortalı sayılır; anonim şirketlerde ise yönetim kurulu üyesi olmayan ortakların durumu farklıdır. Eşin sigortalılık türü ve prim ödeme durumu, hizmet dökümünden kontrol edilmelidir.

Eşi İsteğe Bağlı Sigortalı Olan Memur

Eşi isteğe bağlı sigortalı olan memur, genel kural olarak aile birliği mazeretine dayanamaz. İsteğe bağlı sigortalılık, çalışmadan kişinin kendi primini ödeyerek sigortalılık süresi kazanmasıdır. Genel yönetmelik ise prim ödenmesini değil, prim ödenerek çalışılmasını arar. Çalışmayan eşin prim ödüyor olması, yönetmeliğin korumak istediği iş yeri bağını kurmaz.

Öğretmenler bakımından bu sonuç tartışmaya yer bırakmayacak biçimde yazılmıştır. Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 29. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, eşi isteğe bağlı sigortalı olan kadrolu öğretmenlerin aile birliği mazeretine bağlı olarak yer değiştirme isteğinde bulunamayacağını açıkça düzenler. Aynı sonuç, genel yönetmeliğe tabi diğer memurlar için de lafızdan çıkar.

Bu kural, ev hanımı ya da çalışmayan eş için de geçerlidir. Eşin çalışmadığı bir yerde ikamet ediyor olması, aile birliği mazereti doğurmaz; mazeret eşin çalışması ya da görevine bağlanmıştır. Çalışmayan eşin yanına gitmek isteyen memur için başvurulacak yol, zorunlu çalışma süresini tamamladıktan sonra genel yer değiştirme ya da karşılıklı yer değiştirme gibi mazerete dayanmayan yollardır.

Kamu İşçisi Eşi Olan Memur Hangi Bende Girer

Kamu işçisi eşi olan memur, hangi bende girdiği tartışılsa bile sonuç bakımından korunur. Genel yönetmelik “kamu personeli” kavramını tanımlamaz. Bir kamu kurumunda iş sözleşmesiyle çalışan işçinin kamu personeli sayılıp sayılmayacağı, kurumların uygulamasında farklılık gösterebilir. Ancak işçi, 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında hizmet akdiyle çalıştığı için, kamu personeli sayılmasa bile (d) bendindeki “hizmet akdiyle işverene bağlı olarak çalışmış” ifadesine girer.

Bu nedenle kamu işçisi eşi olan memur için pratik soru, bent tartışmasından çok belgedir. Kamu personeli sayılırsa eşin kurumundan alınacak görev belgesi yeterli olur; özel sektör bendine göre değerlendirilirse 360 gün ve talep edilen yerde çalışma şartları ayrıca aranır. Belediyelerde, il özel idarelerinde ve kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışan işçi eşlerde her iki belgeyi birden hazırlamak, başvurunun hangi bende göre değerlendirileceğinden bağımsız olarak dosyayı eksiksiz kılar.

Eşi Özel Sektörde Çalışan Memurdan İstenen Belgeler

Eşi özel sektörde çalışan memurdan istenen belgeler, yönetmeliğin 14. maddesinin ikinci fıkrasında iki başlık altında toplanmıştır. Memur, eşinin atanmayı talep ettiği yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına ya da hizmet akdiyle işverene bağlı olarak halen çalıştığına ilişkin belgeyi ve evlilik durumunu kanıtlayan belgeyi kurumuna vermek zorundadır.

Uygulamada bu iki başlık şu belgelerle karşılanır. Çalışmanın ispatı için eşin Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümü, e-Devlet üzerinden barkodlu olarak alınabilir ve son iki yıla ait prim günlerini, işyeri sicil numarasını ve sigortalılık türünü gösterir. Talep edilen yerde çalışmanın ispatı için işverenden alınan ve işyerinin adresini, eşin görev yaptığı birimi ve işe giriş tarihini gösteren çalışma belgesi eklenir. Bağ-Kur’lu eşte işveren belgesinin yerini vergi levhası, oda kaydı ya da meslek kuruluşu kaydı alır.

Eşin çalışma türüÇalışma belgesiYer belgesi
Hizmet akdiyle özel sektör çalışanıSGK hizmet dökümü (4/a)İşverenden alınan, işyeri adresini gösteren çalışma belgesi
Esnaf, tacir, şirket ortağıSGK hizmet dökümü (4/b)Vergi levhası, oda ya da ticaret sicili kaydı
Serbest avukatSGK hizmet dökümü (4/b)Baro kaydı ve büro adresini gösteren belge
Kamu işçisiSGK hizmet dökümü (4/a)Kurumdan alınan görev belgesi
Tüm durumlardaEvlilik durumunu kanıtlayan belgeNüfus kayıt örneği

Belgelerin tarihi de önemlidir. Hizmet dökümü ve çalışma belgesi, başvuru tarihine yakın tarihli olmalıdır; aylar önce alınmış bir belge, “halen çalışıyor” şartını göstermeye yetmeyebilir. Kurumun duyurusunda belge tarihine ilişkin özel bir kural varsa o esas alınır.

Kurumlar Özel Sektördeki Eşe Farklı Şart Koyabilir mi

Kurumlar özel sektördeki eşe farklı şart koyabilir, ancak bunun sınırı genel yönetmelikte çizilmiştir. Yönetmeliğin 28. maddesi, kurumların özel yönetmeliklerinde genel yönetmeliğe aykırı hükümlere yer verilemeyeceğini söyler. 14. maddenin üçüncü fıkrası ise bir istisna tanır: genel sağlık bakımından önemi haiz sağlık personeli hakkında, özel yönetmelikte düzenleme yapılması kaydıyla, özel sektördeki eşe ilişkin (d) bendi için farklı usul ve esaslar belirlenebilir.

Sağlık Bakanlığı bu istisnayı kullanmıştır ve sonuç genel kuraldan belirgin biçimde ağırdır. Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 20. maddesinin beşinci fıkrası, 27 Kasım 2024 tarihli değişiklikten sonra, kamu görevlisi olmayan eşin atanma talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son dört yıl içinde 720 gün sosyal güvenlik primi ödeyerek çalışmış ve halen çalışıyor olmasını arar. Aynı fıkra, primleri talep edilen yer dışında ödenen eşler için, talep edilen yerdeki işyerinin iki yıldır faaliyette olduğunun ve eşin en az 720 gün çalıştığının belgelendirilmesini ister.

Fıkranın son cümlesi iki ek kural getirir. Stratejik personel bakımından prim gün sayısı son beş yıl içinde iki katı olarak uygulanır. Devlet hizmeti yükümlülüğü süresince ise bu fıkra hiç uygulanmaz; yani zorunlu hizmetini yapan hekim ya da diğer sağlık personeli, eşi özel sektörde çalıştığı için bu bende dayanarak yer değiştiremez; yükümlü hekimin eş durumundaki diğer imkânları zorunlu hizmet eş durumu yazımızda anlatılmıştır. Buna karşılık fıkra, şartlar gerçekleştiğinde atamanın “yapılır” olduğunu söyler; genel yönetmeliğin “yapılabilir” ifadesinden farklı olarak burada idareye bırakılan takdir alanı daha dardır.

Genel yönetmelik, mülki idare amirliği, emniyet, jandarma ve sahil güvenlik hizmetleri sınıflarındaki personel için kendi özel yönetmeliklerinin uygulanmasına devam edileceğini de ayrıca belirtir. Bu sınıflarda çalışan memurların özel sektördeki eş için hangi şartla karşılaşacağı, kendi yönetmeliklerine göre belirlenir.

Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 38. maddesine 5 Aralık 2025 tarihinde eklenen fıkra, eşinin başvuru tarihi itibarıyla aynı il sınırları içinde son üç yıl içinde 720 gün sosyal güvenlik primi ödeyerek kendi adına ya da işverene bağlı olarak halen çalıştığını belgeleyen polislerin, hizmet gerekleri bakımından uygun görülmesi hâlinde eşinin bulunduğu yere atanabileceğini düzenler. Jandarma Genel Komutanlığı Subay, Astsubay ve Uzman Jandarma Atama Yönetmeliği’nin 48. maddesi ise gün sayısı öngörmez; eşi özel kurum ve kuruluşlarda çalışan personelin talebinin atama dengesi, hizmet ihtiyacı ve personelin safahatı gözetilerek emsallerine göre avantaj sağlamamak şartıyla değerlendirileceğini söyler.

Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ise dikkat çekici bir fark taşır. Yönetmeliğin 38. maddesi, kamu personeli olmayan eş için hâlâ kesintisiz son üç yıl sosyal güvenlik primi ödeyerek çalışma şartını arar. Bu ifade, genel yönetmelikte 2015 yılında “son iki yıl içinde 360 gün” olarak değiştirilen eski metnin aynısıdır. Genel yönetmeliğin 28. maddesi özel yönetmeliklerin genel yönetmeliğe aykırı olamayacağını söylediği için, Diyanet personelinin daha ağır olan bu şarta göre reddedilen talebi, üst normla çatışma yönünden ayrıca değerlendirilmeye açıktır.

KurumÖzel sektördeki eş için arananDayanak
Genel kuralSon 2 yıl içinde 360 gün, talep edilen yerde, halen çalışmaGenel Yön. m.14/1-d
Millî Eğitim Bakanlığı (eş durumu öğretmen)Genel kural; eşi isteğe bağlı sigortalıysa başvuru yapılamazÖğretmen Yön. m.29/2
Sağlık Bakanlığı eş durumuSon 4 yıl içinde 720 gün; stratejik personelde son 5 yılda iki katı; Devlet hizmeti yükümlülüğü süresince uygulanmazSağlık Yön. m.20/5
Emniyet (polis eş durumu tayini)Aynı il sınırları içinde son 3 yıl içinde 720 gün, hizmet gereklerine uygunlukEmniyet Yön. m.38
Jandarma (askeri personel eş durumu)Gün şartı yok; atama dengesi ve hizmet ihtiyacına göre takdirJandarma Atama Yön. m.48
Diyanet eş durumu tayiniKesintisiz son 3 yıl prim ödeyerek çalışmaDiyanet Yön. m.38/1-b

Tablo, “360 gün” kuralının her memur için geçerli sanılmasının neden yanıltıcı olduğunu gösterir. Başvurudan önce bakılması gereken, genel yönetmelik değil, memurun kendi kurumunun atama yönetmeliğidir; genel kural ancak kurum yönetmeliğinde hüküm bulunmayan hâllerde doğrudan uygulanır.

Eşi Yurt Dışında Özel Sektörde Çalışan Memur

Eşi yurt dışında özel sektörde çalışan memur, aile birliği mazeretine dayanarak yurt dışına atanamaz; yer değiştirme suretiyle atama, kurumun yurt içi teşkilatı içinde yapılır. Genel yönetmeliğin (d) bendi, eşin talep edilen yerde sosyal güvenlik primi ödenerek çalışmasını arar ve yurt içindeki bir atama yeri için kurulmuştur.

657 sayılı Kanunun 108. maddesi, yurt dışında sürekli görevle bulunan ya da en az altı ay geçici olarak görevlendirilen memur ve kamu görevlilerinin memur olan eşlerine aylıksız izin imkânı tanır. 2024 yılında 7537 sayılı Kanunla eklenen cümleyle, uluslararası kuruluşlarda çalışanların ve kamu sermayeli kurumların yurt dışı birimlerinde çalışanların memur eşlerine de bu izin, her yıl belgelendirme kaydıyla on yılı aşmamak üzere verilebilir hâle gelmiştir. Eşi yurt dışında bir özel şirkette çalışan memur için ise bu hükümler uygulanmaz; bu durumda başvurulabilecek yol, genel aylıksız izin hükümleridir.

Eşi Özel Sektörde Olan Memurun Sık Yaptığı Hatalar

Eşi özel sektörde olan memurun başvurusu çoğunlukla belgedeki bir eksik ya da hesaplamadaki bir hata nedeniyle sonuçsuz kalır. En sık görülen hatalar, eşin son iki yıl içinde 360 gün prim gününün bulunmaması, çalışmanın talep edilen yerde geçmediğinin anlaşılması, eşin başvuru tarihinde işten ayrılmış olması ve isteğe bağlı sigortalılığın çalışma sayılmamasıdır.

Bazı retler ise kurumun hizmet ihtiyacı ve kadro durumuna dayanır. Yönetmelik atamanın “yapılabileceğini” söylediği için idare, özel sektördeki eşin bulunduğu yerde memurun unvanına uygun kadro bulunmadığında talebi karşılayamayabilir. Bu gerekçenin somut olması, yani o yerde neden kadro bulunmadığının ya da hizmet ihtiyacının neden karşılanamadığının açıklanması gerekir. Kadro yokluğunda eşi kamu personeli olan memurlar için 657 sayılı Kanunun 72. maddesindeki izin yolu düşünülebilirse de bu hüküm lafzen yer değiştirmeye tabi memurun eşini düzenlediğinden, özel sektördeki eşe uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Ret de bir idari işlemdir ve tebliğinden itibaren genel kural olarak altmış gün içinde idare mahkemesinde dava konusu edilebilir; sürenin nasıl hesaplanacağı idari dava açma süresi yazımızda, iptal kararının sonuçları idari işlemin iptali davası kazanılırsa ne olur yazımızda anlatılmıştır. Başvuruya otuz gün içinde cevap verilmemesi de ret sayılır; bu sessiz retlerde sürenin başlangıcı tebliğ edilmeyen idari işlem yazımızda ele alınan kurallarla birlikte düşünülmelidir.

Göstermelik İşe Giriş Neden Risklidir

Göstermelik işe giriş, yalnızca 360 günü doldurmak amacıyla eşin fiilen çalışmadığı bir işyerinde sigortalı gösterilmesidir ve hem memur hem eş hem de işveren için ağır sonuçlar doğurur. Genel yönetmeliğin 27. maddesi, mazeret belgelerinin gerçek dışı olduğu tespit edildiğinde atama işleminin iptal edileceğini ve ilgili hakkında soruşturma yapılacağını açıkça düzenler.

Soruşturmanın konusu yalnızca atama değildir. Gerçeğe aykırı sigorta bildirimi Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tespit edildiğinde sigortalılık iptal edilir ve işveren yönünden idari yaptırımlar gündeme gelir. Memur yönünden ise gerçeğe aykırı belgeyle işlem yaptırmak, disiplin soruşturmasının yanında ceza soruşturmasına da konu olabilir. Eşin gerçekten çalıştığı ama kısa süreli ya da düşük ücretli bir işte bulunduğu durumlar ise göstermelik sayılmaz; ölçüt, çalışmanın fiilen yapılıp yapılmadığıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Eşi özel sektörde çalışan memur eş durumu yapabilir mi?

Evet. Eşin talep edilen yerde başvuru tarihinden geriye son iki yıl içinde 360 gün prim ödenerek çalışmış olması ve başvuru anında halen çalışıyor olması yeterlidir.

Eş durumu özel sektör kaç yıl çalışma gerektirir?

İki yıllık dönem içinde 360 gün prim ödenmiş olması gerekir. Tam zamanlı çalışan eş için bu yaklaşık bir yıllık sigortalı çalışmaya karşılık gelir.

Eş durumu için kaç gün sigorta gerekir?

Genel kural olarak başvuru tarihinden geriye son iki yıl içinde en az 360 gün sosyal güvenlik primi ödenmiş olmalıdır. Sağlık Bakanlığı personelinde son dört yılda 720 gün, polislerde aynı ilde son üç yılda 720 gün aranır.

Eş durumu özel sektörde 3 yıl şartı var mı?

Genel yönetmelikte yoktur. Kesintisiz üç yıl şartı 2015 yılında 2015/8020 sayılı Kararla kaldırılmış, yerine son iki yıl içinde 360 gün kuralı getirilmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yönetmeliği ise eski üç yıllık ifadeyi hâlâ taşımaktadır.

Bağkurlu eş durumu tayini yapılabilir mi?

Yapılabilir. Yönetmelik kendi adına çalışmayı da kapsar; primi ödenmiş Bağ-Kur ayları 360 günün hesabına girer.

Eş durumu tayininde Bağkur borcu engel mi?

Prim borcu bulunan aylar prim ödenmemiş sayıldığından 360 günün hesabına girmeyebilir. Başvurudan önce borcun ödenmesi ya da yapılandırılıp taksitlerin düzenli ödenmesi güvenli yoldur.

Eşi isteğe bağlı sigortalı olan memur eş durumu yapabilir mi?

Genel kural olarak yapamaz, çünkü yönetmelik prim ödenerek çalışmayı arar. Öğretmen yönetmeliği eşi isteğe bağlı sigortalı olan öğretmenlerin bu yola başvuramayacağını açıkça düzenler.

Eşi esnaf olan memur eş durumu yapabilir mi?

Yapabilir. Esnaf eş kendi adına sigortalıdır; vergi levhası ya da oda kaydı işyerinin talep edilen yerde olduğunu, hizmet dökümü de 360 günü gösterir.

Eşi avukat olan memur eş durumu tayini isteyebilir mi?

İsteyebilir. Serbest çalışan avukat kendi adına sigortalıdır ve büro adresinin bulunduğu il esas alınır; bir büroda ücretle çalışan avukat ise hizmet akdiyle çalışmış sayılır.

Eşim çalıştığı ilde oturmuyor, hangi ile başvururum?

Yönetmelik ikametgâhı değil çalışmayı esas alır. Başvuru, eşin sigortalı olarak fiilen çalıştığı işyerinin bulunduğu yere yapılır.

Eşim işten ayrıldı, eş durumu başvurusu yapabilir miyim?

Yapamazsınız. Yönetmelik eşin başvuru tarihinde halen çalışıyor olmasını arar; geçmişte doldurulan 360 gün tek başına yeterli değildir.

Eş durumu özel sektör için hangi belgeler istenir?

Eşin SGK hizmet dökümü, işyeri adresini gösteren çalışma belgesi ya da Bağ-Kur’lu eşte vergi levhası veya oda kaydı ile evlilik durumunu gösteren nüfus kayıt örneği istenir.

Kamu işçisi eşi olan memur hangi şarta tabidir?

Kamu işçisi kamu personeli sayılırsa eşin kurumundan alınan görev belgesi yeterlidir; özel sektör bendine göre değerlendirilirse 360 gün ve talep edilen yerde çalışma şartları aranır. İki belgeyi birlikte hazırlamak güvenli yoldur.

Kısmi süreli çalışan eş için 360 gün nasıl hesaplanır?

Kısmi süreli çalışmada ay içinde bildirilen prim günü esas alınır. Bu nedenle 360 güne ulaşmak tam zamanlı çalışmaya göre daha uzun sürer ve iki yıllık pencere içinde tamamlanması gerekir.

Belgeyi Başvurudan Önce Kontrol Edin

Eş durumu özel sektör başvurusunda sonucu belirleyen, şartın kendisinden çok şartın belgeyle nasıl gösterildiğidir. Başvurudan önce eşin hizmet dökümünde son iki yıla ait prim günlerinin 360’ı aşıp aşmadığını, bu günlerin talep edilen yerdeki işyerinde geçip geçmediğini ve borçlu ay bulunup bulunmadığını kontrol etmek, bir yıllık bekleme ile sonuçlanabilecek bir reddi önler. Genel yönetmeliğin tam metnine Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik sayfasından, hizmet dökümüne Sosyal Güvenlik Kurumu üzerinden ulaşılabilir.

Eşinizin çalışma durumunun eş durumu şartlarını karşılayıp karşılamadığını dosyanız üzerinden birlikte değerlendirmek için iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.


Bu içerik, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik ve Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin yürürlükteki hükümlerine dayanan genel nitelikte bir açıklamadır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Kurumunuzun özel yönetmeliğindeki şartlar için bir avukatla görüşmeniz gerekir.

Av. Handan Sayan Özgül — Ankara Barosu

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar