İçindekiler · 14 bölüm
Disiplin cezası affı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda düzenlenmiş bir kurum değildir. Kanunun tam metninde “af” sözcüğü disiplin bölümünün hiçbir maddesinde geçmez; affın kaynağı her seferinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin çıkardığı ayrı bir kanundur. Bugün yürürlükte böyle bir kanun bulunmadığı için, cezası özlük dosyasında duran memura açık olan yol af değil, Kanunun 133 üncü maddesindeki silme yoludur.
Bu iki kurum sürekli birbirinin yerine kullanılır, oysa sonuçları aynı değildir. Af, kapsamına giren cezayı bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırır ve bunun için kimseden dilekçe beklenmez. Silme ise kendiliğinden işlemez: süre dolacak, memur başvuracak, atamaya yetkili amir takdir edecektir. Üstelik idarenin bu konudaki görüşüne göre silme kararı verildiğinde dosyadan çıkan şey yalnızca cezanın kendisidir; soruşturma evrakı yerinde kalır.
Özet: Disiplin Cezası Affı ve Silme
| Soru | Yürürlükteki karşılığı |
|---|---|
| 657’de af var mı | Yok. Af ancak ayrı bir kanunla gelir; son örnek 5525 sayılı Kanun (2006) |
| Cezayı ne siler | 657 m.133 + Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği m.40 |
| Süreler | Uyarma ve kınamada 5 yıl, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulmasında 10 yıl |
| Başvuru şart mı | Silmede evet (atamaya yetkili amire), afta hayır (müracaat aranmaz) |
| Silmede dosyadan ne çıkar | Yalnızca ceza kararı; idarenin görüşüne göre soruşturma evrakı ve raporlar özlük dosyasında kalır |
| Devlet memurluğundan çıkarma | Silme kapsamı dışında |
Aşağıdaki bölümler bu tabloyu tek tek açar: önce affın nereden geldiği ve son af kanununun neyi kapsadığı, sonra silmenin süresi, başvurusu ve sınırları, en sonunda da sekiz yıl ceza almayan memura tanınan kademe hakkı.
Memur Disiplin Cezası Affı Var mı?
Yürürlükte, bugün verilmiş bir disiplin cezasını kapsayan af kanunu bulunmamaktadır. Disiplin cezası affı çıktığında bu, 657 sayılı Kanuna eklenen bir madde ile değil, kendi adını taşıyan müstakil bir kanunla olur. Türkiye’de bunun iki örneği vardır: 28/8/1999 tarihli 4455 sayılı Memurlar İle Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun ve 22/6/2006 tarihli 5525 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun.
Kanunun kendi sözcük tercihi de bu yapıyı doğrular. 657 sayılı Kanunda “af” sözcüğünün geçtiği tek yer, disiplin bölümü değil görevden uzaklaştırmayı düzenleyen 143 üncü maddedir ve orada da disiplin affından değil, ceza kovuşturmasının genel af ile kaldırılmasından söz edilir: hükümden önce hakkındaki kovuşturma genel af ile kaldırılan memurun görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır. Yani kanun affı yalnızca ceza yargılaması bağlamında anar; disiplin cezaları için böyle bir mekanizma kurmamıştır.
Bu yapının pratik sonucu şudur: af beklentisi bir hak doğurmaz. Kanun çıkmadıkça memurun dosyasındaki ceza durur, atanma yasakları işler, kademe ve derece hesabında dikkate alınır. Af tartışması sürerken kaybedilen şey çoğu zaman 133 üncü maddedeki süredir — çünkü o süre af beklenirken de dolar ve başvuru yapılmadığı sürece ceza dosyada kalmaya devam eder.
Disiplin Affı Ne Zaman Çıkacak?
Bir af kanununun ne zaman çıkacağı hukuki değil, siyasi bir sorudur ve mevzuattan cevabı yoktur. Kamu görevlileri sendikalarının talep listelerinde ve kamu personeli danışma kurulu gündemlerinde disiplin affı başlığı yer alabilir; ancak gündeme gelmiş olmak, yasalaşmış olmak anlamına gelmez. Bir kanun teklifi Meclis Genel Kurulunda kabul edilip Resmî Gazetede yayımlanmadıkça hiçbir hukuki sonuç doğurmaz.
Haber metinlerinde geçen “af masada” veya “düzenleme hazırlığı var” ifadeleri, memurun dosyasındaki cezaya bugün hiçbir etki yapmaz. Bu yüzden af beklentisiyle silme başvurusunu ertelemek pratikte kayıptır: silme başvurusu reddedilse bile af çıktığında aftan yararlanmaya engel değildir, tersi ise mümkün değildir.
Memur Disiplin Affı Çıkacak mı, Neye Bakmak Gerekir?
Çıkacak mı sorusunun takip edilebilir tek göstergesi Resmî Gazetedir. Geçmiş iki af kanununun ikisi de aynı şemayı izlemiştir: bir başlangıç ve bir bitiş tarihi belirlenmiş, o tarihler arasında işlenmiş fiillerden dolayı verilen cezalar affedilmiş, ağır suç tiplerinden kaynaklanan cezalar kapsam dışında bırakılmıştır.
Dolayısıyla bir af kanunu çıktığında ilk bakılacak şey ceza değil fiilin tarihidir. Af kapsamı, cezanın verildiği tarihe göre değil fiilin işlendiği tarihe göre belirlenir; bu ayrım iki kanunun da birinci maddesinde açıkça yazılıdır.
Memur Sicil Affı En Son Ne Zaman Çıktı?
Kamu personelini kapsayan son af, 5525 sayılı Kanundur ve 4/7/2006 tarihli 26218 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır. Bu kanuna 12/7/2013 tarihli 6495 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle bir ek madde eklenmiş, böylece af kapsamındaki bazı kişilere göreve dönüş imkânı tanınmıştır. Ek madde, 2/8/2013 tarihli 28726 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bundan sonra kamu görevlilerinin disiplin cezalarını kapsayan yeni bir af kanunu çıkarılmamıştır. Sicil affı en son 2006 yılında çıkmıştır; 2013’teki düzenleme yeni bir af değil, mevcut affın uygulanmasına ilişkin bir ektir.
5525 Sayılı Kanun Disiplin Affında Neyi Kapsadı?
5525 sayılı Kanunun 1 inci maddesi, kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında 23/4/1999 tarihinden 14/2/2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilmiş disiplin cezalarını bütün sonuçları ile affetmiştir. Maddenin tanıdığı sonuçlar üç katmanlıdır ve tek tek sayılmıştır.
Birincisi, af kapsamına giren fiiller nedeniyle disiplin soruşturma ve kovuşturması yapılamaz; devam edenler işlemden kaldırılır; kesinleşmiş cezalar uygulanmaz. İkincisi, affedilenlerin dosyalarındaki bu cezalara dair kayıtlar ilgililerin müracaatı aranmaksızın hükümsüz kalır ve dosyalarından çıkarılır. Üçüncüsü ise memurun lehine değil aleyhinedir: affın geçmiş süreler için özlük hakları ve parasal yönden herhangi bir talep hakkı vermediği açıkça yazılmıştır.
Bu üçüncü kural sıkça atlanır. Aylıktan kesme cezası affedilen memur, geçmişte maaşından kesilen tutarı geri isteyemez; kademe ilerlemesinin durdurulması affedilen memur, durdurulan yıllar için geriye dönük maaş farkı talep edemez. Af, cezanın ileriye dönük etkisini keser, geçmişi parasal olarak tamir etmez.
Disiplin Cezası Affı Kimleri Kapsıyor, Kimler Kapsam Dışında?
5525 sayılı Kanun, af kapsamını belirlerken tek tek suç ve ceza tipleri saymıştır. Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar; istimal ve istihlâk kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık; resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma ve Devlet sırlarını açığa vurma suçları sebebiyle görevle sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezaları af dışındadır.
Aynı maddede üç grup daha kapsam dışında bırakılmıştır: 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 68 inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerine göre verilmiş yer değiştirme cezaları, aynı Kanunun 69 uncu maddesine göre verilmiş meslekten çıkarma cezaları ve emniyet hizmetleri sınıfına dahil personel ile çarşı ve mahalle bekçileri hakkında verilen meslekten çıkarma cezaları.
Af Kapsamı Dışında Kalan Personel Hangileridir?
Kanunun 3 üncü maddesi, belirli personel kanunlarına tâbi olanları doğrudan kapsam dışında tutmuştur. Buna göre 5525 sayılı Kanun hükümleri; 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile 357 sayılı Askerî Hâkimler Kanununa tâbi personel hakkında uygulanmaz.
Buradaki ayrım kişisel değil statüye bağlıdır: aynı kurumda çalışan 657’ye tâbi sivil memur af kapsamındayken, askerî statüdeki personel kapsam dışındadır. Disiplin rejimleri arasındaki bu ayrışmanın nasıl işlediğini disiplin cezasına itiraz yazısındaki dört rejim karşılaştırmasında görebilirsiniz.
4455 ile 5525 Arasındaki Tarih Zinciri
İki af kanunu birbirini tamamlayan tarih aralıklarıyla kurulmuştur. 3 Eylül 1999 tarihli ve 23805 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 4455 sayılı Kanunun 1 inci maddesi 23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenmiş fiillerden dolayı verilmiş disiplin cezalarını affetmiş; 5525 sayılı Kanun ise tam bu tarihten devralarak 23/4/1999 ile 14/2/2005 arasını kapsamıştır. Zincirin kopma noktası 14/2/2005’tir: bu tarihten sonra işlenmiş bir fiilden dolayı verilen disiplin cezası, bugüne kadar hiçbir af kanununun kapsamına girmemiştir.
| Kanun | Tarih ve Resmî Gazete | Kapsanan fiil tarihi |
|---|---|---|
| 4455 sayılı Kanun | 28/8/1999 · RG 3/9/1999-23805 | 23/4/1999 tarihinden önce işlenen fiiller |
| 5525 sayılı Kanun | 22/6/2006 · RG 4/7/2006-26218 | 23/4/1999 – 14/2/2005 arasında işlenen fiiller |
| 5525 ek madde 1 | 6495 s. K. m.43 · RG 2/8/2013-28726 | Af kapsamındakilere göreve dönüş imkânı |
İki kanun arasındaki farklar da ayrıntıda kendini gösterir. 4455 sayılı Kanun affın “ilgililere geçmiş süreler için parasal yönden” talep hakkı vermediğini söylerken, 5525 sayılı Kanun aynı cümleyi “özlük hakları ve parasal yönden” diyerek genişletmiştir. Kapsam dışında bırakılan personel bakımından ise 5525, 4455’te bulunmayan bir istisna eklemiş; emniyet hizmetleri sınıfına dahil personel ile çarşı ve mahalle bekçileri hakkında verilen meslekten çıkarma cezalarını af dışında tutmuştur. Askerî statüdeki personelin kapsam dışında kalması ise her iki kanunda da aynıdır.
Aftan Yararlananların Göreve Dönüşünde Üç Aylık Süre
5525 sayılı Kanuna 2013’te eklenen ek 1 inci madde, 28/2/1997 tarihinden sonra verilen disiplin cezaları nedeniyle memuriyetten çıkarılanlardan 4455 veya 5525 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmış olanların yeniden göreve alınmasını dört şarta bağlamıştır: memuriyete giriş şartlarını kaybetmemiş olmak, durumuna uygun boş kadro veya pozisyon bulunması, bu kadro ve pozisyonlara ait nitelikleri taşımak ve üç ay içinde müracaat etmek.
Bu üç aylık sürenin niteliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 13/04/2026 tarihli ve E-53773008-622.02-15380246 sayılı görüşünde ele alınmıştır. Görüşte, 6495 sayılı Kanunun yayımı tarihi olan 2/8/2013’ten başlayan üç aylık sürenin 1 Kasım 2013 Cuma günü mesai saati bitiminde sona erdiği, sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve bu süreden sonra başvuranların kanundan yararlandırılmasının mümkün olmadığı mütalaa edilmiştir. Bakanlık görüşü bağlayıcı bir yargı kararı değildir, idarenin uygulama yönünü gösterir; ancak süreyi kaçıranlar bakımından idari uygulamanın hangi yönde kurulduğunu açıkça ortaya koyar.
Af ile Cezanın Silinmesi Aynı Şey mi?
Hayır, ikisi ayrı kurumlardır ve bu fark idarenin kendi görüşlerinde de vurgulanmıştır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 30/10/2024 tarihli ve E-53773008-622.02-10730591 sayılı görüşünde, disiplin cezasının silinmesi uygulamasının disiplin affı uygulamasından farklı olarak yalnızca disiplin cezası verilmesine ilişkin son kararın özlük dosyasından çıkarılmasına ilişkin olduğu, disiplin işlemlerine ait diğer kayıt ve tutanakların ise özlük dosyasında tutulması gerektiği belirtilmiştir.
Aynı görüşte bu farkın kanun metninden çıkarıldığı da gösterilmiştir: 5525 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin üçüncü fıkrası, af hâlinde kayıtların “müracaat aranmaksızın hükümsüz kalacağını ve dosyadan çıkarılacağını” söyleyerek tüm izlerin kaldırılacağını belirtir. 657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesinde ise silinen cezaya ilişkin kayıtların kaldırılacağına dair bir hüküm yer almaz.
| Ölçüt | Af (5525 sayılı Kanun örneği) | Silme (657 m.133) |
|---|---|---|
| Kaynağı | Ayrı bir kanun | 657 sayılı Kanun + Disiplin Yönetmeliği |
| Başvuru | Aranmaz | Şart, atamaya yetkili amire |
| Takdir | Yok, kanun doğrudan uygular | Var, amir davranışları değerlendirir |
| Kapsam | Kanunun saydığı tarih aralığındaki fiiller | Memurun kendi cezası |
| Dosyada kalan | Kayıtlar hükümsüz kalır ve çıkarılır | Soruşturma evrakı ve raporlar kalır (idari görüş) |
| Süre | Kanunun belirlediği tarihler | 5 yıl veya 10 yıl |
| Parasal sonuç | Geçmiş için talep hakkı vermez | Geçmişe etkili değildir |
Af Başvuru İster mi, Silme İster mi?
Af başvuru istemez. 5525 sayılı Kanunun lafzı bu noktada nettir: kayıtlar ilgililerin müracaatı aranmaksızın hükümsüz kalır. Kanun yürürlüğe girdiği anda idarenin kendiliğinden işlem yapması gerekir; memurun dilekçe vermesi şart değildir.
Silme ise başvurusuz işlemez. 657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesi memura “atamaya yetkili amire başvurarak … silinmesini isteyebilir” hakkı tanır. Süre dolduğu için ceza kendiliğinden kalkmaz; başvuru yapılmadıkça dosyadaki kayıt olduğu yerde kalır. Süreyi doldurup başvurmayan memurun dosyası, hiç süre dolmamış gibi görünmeye devam eder.
Af Geçmiş Dönem İçin Para veya Özlük Hakkı Kazandırır mı?
Kazandırmaz. 5525 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin son fıkrası, disiplin cezalarının affının ilgililere geçmiş süreler için özlük hakları ve parasal yönden herhangi bir talep hakkı vermediğini hükme bağlamıştır. Kanun koyucu bu cümleyi ayrıca yazmıştır; yani af, geçmişi geri almaz.
Somut karşılığı şudur: af kapsamındaki aylıktan kesme cezası nedeniyle geçmişte yapılan kesinti iade edilmez, kademe ilerlemesinin durdurulması nedeniyle geç gelen terfi geriye dönük işletilmez. Aylıktan kesmenin hesap mantığı ve kesintinin hangi kalemler üzerinden yapıldığı aylıktan kesme cezası yazısında ayrıntılı işlenmiştir.
Memur Disiplin Cezası Kaç Yılda Silinir?
657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesine göre Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur, uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların uygulanmasından 10 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir.
Aynı süreler, 30/4/2021 tarihli ve 31470 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 40 ıncı maddesinde de tekrarlanır; ancak yönetmelik metninde iki ek ayrıntı vardır. Birincisi, sürenin başlangıcı “cezanın uygulanma tarihinden itibaren” olarak yazılmıştır. İkincisi, madde hangi cezaların silinebileceğini kapalı bir liste hâlinde sayar: uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması.
| Ceza türü | Süre | Ek şart |
|---|---|---|
| Uyarma | 5 yıl | Başvuru + amirin takdiri |
| Kınama | 5 yıl | Başvuru + amirin takdiri |
| Aylıktan kesme | 10 yıl | Başvuru + amirin takdiri |
| Kademe ilerlemesinin durdurulması | 10 yıl | Başvuru + amirin takdiri + disiplin kurulu mütalaası |
| Devlet memurluğundan çıkarma | — | Kapsam dışı |
Uyarma Cezası Silinmesi Kaç Yıl Sonra İstenir?
Uyarma cezası için süre beş yıldır ve bu süre cezanın uygulanma tarihinden işlemeye başlar. Uyarma, disiplin cezaları arasında en hafif olanıdır; buna rağmen silinmesi kendiliğinden gerçekleşmez, beş yılın dolmasıyla birlikte memurun başvurusu aranır.
Süre hesabında ceza kararının tarihi ile uygulanma tarihi karıştırılmamalıdır. Cezanın hangi anda hüküm ifade ettiği ve tebliğin bu takvimi nasıl etkilediği, disiplin cezası tebliği yazısında üç ayrı saat başlığı altında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Kınama Cezası Silinmesi Nasıl Olur?
Kınama cezasının silinmesi de beş yıllık süreye tâbidir ve usulü uyarma ile aynıdır. Memur, beş yıl geçtikten sonra atamaya yetkili amire yazılı başvuruda bulunur; amir, memurun bu süre içindeki davranışlarını değerlendirir ve talebi haklı kılacak nitelikte görürse silme kararı verir. Karar, özlük dosyasına işlenir.
Kınama cezasına karşı itiraz ve dava yolunun ayrı bir takvimi vardır ve silme süresinden tamamen bağımsız işler. İtiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür; bu süre kaçırılsa bile altmış günlük dava süresi ayrı işler.
Aylıktan Kesme ve Kademe İlerlemesinin Durdurulmasında On Yıl
Aylıktan kesme ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında süre on yıldır. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında ek bir aşama vardır: bu cezanın özlük dosyasından çıkarılmasında disiplin kurulunun mütalaası alındıktan sonra silme hükmü uygulanır. Aynı ek şart hem 657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesinde hem de Disiplin Yönetmeliğinin 40 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alır.
Mütalaayı hangi kurulun vereceği, cezanın hangi kurul tarafından değerlendirildiğine bağlıdır. Kurulların oluşumu, oylama usulü ve karar süreleri disiplin kurulu kararına itiraz yazısında, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının kendi sonuçları ise kademe ilerlemesinin durdurulması yazısında ayrıca işlenmiştir.
Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası Silinir mi?
Silinmez. 657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesi silme hakkını “Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur” için tanımıştır. Disiplin Yönetmeliğinin 40 ıncı maddesindeki liste de aynı sonucu verir: madde yalnızca uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarını sayar.
Bunun sebebi kurumun mantığındadır. Silme, görevde bulunan memurun dosyasındaki kaydın çıkarılmasıdır; Devlet memurluğundan çıkarma ise memuriyet ilişkisini sona erdirir. Bu cezaya karşı yol silme değil, yüksek disiplin kurulu süreci ve idari yargıdır. Kurulun bu cezadaki yetkisi yüksek disiplin kurulu yazısında ayrıntılı anlatılmıştır.
Disiplin Cezası Özlük Dosyasından Silinmesi Nasıl İstenir?
Başvuru, cezayı veren amire değil atamaya yetkili amire yapılır. Kanun bu merci konusunda tereddüde yer bırakmaz: 133 üncü madde “atamaya yetkili amire başvurarak” ifadesini kullanır. Başvuru yazılıdır ve süresi bakımından bir üst sınır öngörülmemiştir; beş veya on yıl dolduktan sonra memur istediği zaman başvurabilir.
Amirin değerlendireceği ölçüt de maddede yazılıdır: memurun yukarıda yazılan süreler içerisindeki davranışları, bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülmelidir. Yani ölçü sadece sürenin dolması değil, süre boyunca sergilenen tutumdur. Bu yüzden başvuru dilekçesine yalnızca tarih değil, o dönemi anlatan belgeler de eklenir.
Disiplin Cezası Silinmesi Dilekçe Örneği Hazırlarken Nelere Dikkat Edilir?
Dilekçenin içeriği doğrudan maddenin unsurlarından çıkar. Dilekçede cezanın türü, veriliş ve uygulanma tarihi, aradan geçen sürenin hesabı ve başvurunun dayanağı olarak 657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesi belirtilir. Kademe ilerlemesinin durdurulması söz konusuysa disiplin kurulu mütalaasının alınması gerektiği de yazılır.
İnternette dolaşan hazır dilekçe örnekleri çoğu kez yalnızca süreyi gösterir, davranış ölçütünü hiç karşılamaz. Oysa amirin takdirini yönlendiren asıl kısım burasıdır: süre içinde alınmış ödül veya başarı belgeleri, olumlu değerlendirme yazıları, görevde yükselme kayıtları ve ceza sonrası temiz geçen yıllar dilekçeye eklenecek dayanaklardır. Silme başvurusunun temel adımlarına disiplin cezasına itiraz yazısındaki ilgili bölümden de bakılabilir.
Talep Reddedilirse Ne Yapılır?
Silme talebinin reddi bir idari işlemdir ve idari işlemlerin genel rejimine tâbidir. Ret kararının yazılı bildiriminden itibaren işleyen altmış günlük süre içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Dava, cezanın kendisine değil silme talebinin reddine yöneliktir; bu ikisi ayrı işlemlerdir ve ayrı süreleri vardır.
Ret kararının gerekçesi burada belirleyicidir. Süre dolmadığı gerekçesiyle verilen ret ile davranış ölçütünün karşılanmadığı gerekçesiyle verilen ret, yargı denetiminde farklı biçimde incelenir. Bu nedenle ret yazısının gerekçeli hâli talep edilmelidir.
Silme Kararından Sonra Özlük Dosyasında Ne Kalır?
Silme kararı, dosyadaki her izi ortadan kaldırmaz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 30/10/2024 tarihli görüşünde, 657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesinde silinen disiplin cezasına ilişkin kayıtların kaldırılacağına dair bir hükme yer verilmediği tespit edilmiş; silmenin yalnızca ceza kararının dosyadan çıkarılmasına ilişkin olduğu, disiplin işlemlerine ait diğer kayıt ve tutanakların özlük dosyasında tutulması gerektiği belirtilmiştir.
Bu sonucun dayanağı 657 sayılı Kanunun 109 uncu maddesidir. Maddeye göre özlük dosyasına memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri, varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur. Bu belgelerin hangi bölümde tutulacağı ise 15/4/2011 tarihli ve 27906 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 2 Seri No’lu Kamu Personeli Genel Tebliğinde düzenlenmiştir: özlük dosyasının dördüncü bölümünde disiplin soruşturmalarına ilişkin evraklar, verilen disiplin cezaları, yargı organlarınca verilmiş karar örnekleri, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgeler ve varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları saklanır.
Disiplin Cezası Sicile İşler mi?
Disiplin cezası, memurun özlük dosyasına işlenir. 657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesinin ilk cümlesi bunu doğrudan söyler: “Disiplin cezaları memurun özlük dosyasına işlenir.” Ceza, dosyanın disiplin bölümüne konulur ve 109 uncu maddede sayılan amaçlarla — başarı, yeterlik ve ehliyet tespiti, kademe ilerlemesi, derece yükselmesi, emekliye ayrılma veya hizmetle ilişik kesilmesi — göz önünde bulundurulur.
Bu yüzden disiplin cezasının etkisi kâğıt üzerinde bir kayıttan ibaret değildir: dosya, terfi ve görevlendirme kararlarında fiilen değerlendirilen bir belgedir. Görevden uzaklaştırma gibi tedbir niteliğindeki işlemler de aynı bölümde saklanır; bunların disiplin cezasından farkı görevden uzaklaştırma yazısında açıklanmıştır.
HİTAP ve Hizmet Cetvelinde Ne Değişir?
Silme kararının kayıtlara yansıması sınırlıdır. Bakanlık görüşünde, disiplin cezasının silinmesi hâlinde bu işlemin ilgilinin hizmet cetvelinde ve HİTAP kayıtlarında disiplin cezasına ilişkin “satırla sınırlı” olduğu, diğer kayıtların özlük dosyasında muhafaza edilmesi gerektiği mütalaa edilmiştir.
Aynı görüşte, mülga Devlet Personel Başkanlığının 2/11/2018 tarihli ve E.7160 sayılı yazısına da yer verilmiştir. Bu yazıda, görevden çıkarma işlemi iptal edilerek kamu görevine iade edilenler bakımından çıkarılmaya ilişkin bilgilerin hizmet belgesi ve hizmet cetvellerinden silinmesi, ancak çıkarılma ve iade işlemlerine ilişkin kararname örnekleri ile yargı kararlarının özlük dosyasında saklanması gerektiği belirtilmiştir.
Memur Sicil Affı Kavramı Neden Yanlış?
Halk dilinde yerleşmiş olan “sicil affı” ve “sicilden silinme” ifadelerinin bugünkü mevzuatta karşılığı yoktur. 657 sayılı Kanunun sicile ilişkin bütün maddeleri — sicil dosyasını düzenleyen 110 uncu, sicil amirlerini düzenleyen 112 nci, sicil raporlarını düzenleyen 115 inci, olumlu ve olumsuz sicili düzenleyen 119 uncu ve sicil yönetmeliğini düzenleyen 121 inci madde — 13/2/2011 tarihli 6111 sayılı Kanunun 117 nci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.
Kanunun tam metni üzerinde yapılan tarama bunu doğrular: “sicil” sözcüğünün geçtiği yerlerin tamamı ya mülga madde başlıklarıdır ya da eski sicil dosyalarının ve eski sicil notlarının akıbetini düzenleyen geçiş hükümleridir. Yürürlükteki tek kavram, 109 uncu maddedeki özlük dosyasıdır.
Sicil Affı Nasıl Olur?
Sicil affı denilen şey, uygulamada disiplin affının halk arasındaki adıdır ve bir af kanunuyla olur. Kanun, kapsadığı tarih aralığını ve kapsam dışında bıraktığı ceza tiplerini kendisi belirler; idare de yayım tarihinden itibaren bu hükmü kendiliğinden uygular. Memurun yapması gereken bir işlem yoktur, çünkü af kanunu kayıtların müracaat aranmaksızın hükümsüz kalacağını söyler.
Af dışında kalan dönemler için tek yol silmedir ve silmenin usulü tamamen farklıdır: süre, başvuru ve amirin takdiri. Bu yüzden “sicil affı çıkacak mı” sorusu beklemeye değer bir gündem olsa da, dosyadaki cezayı bugün etkileyen tek mekanizma 133 üncü maddedir.
Sicil Affı Kimleri Kapsıyor?
Bir af kanununun kimleri kapsadığı, o kanunun kendi metnindeki üç ölçütle belirlenir: fiilin işlendiği tarih aralığı, cezanın dayandığı fiil tipi ve personelin tâbi olduğu statü. 5525 sayılı Kanun örneğinde üçü de açıkça yazılmıştır; 23/4/1999 ile 14/2/2005 arasında işlenmiş fiiller kapsama girmiş, yüz kızartıcı suçlardan kaynaklanan ve görevle ilişik kesilmesi sonucunu doğuran cezalar ile askerî statüdeki personel kapsam dışında tutulmuştur.
Bu üçlü yapı, yeni bir af tartışmasında da ilk bakılacak yerdir. Kapsamı belirleyen, memurun cezasının ağırlığı ya da ceza tarihinden bu yana geçen süre değil, kanunun kendi çizdiği sınırdır.
Özlük Dosyası ile Sicil Dosyası Arasındaki Fark
Eski sistemde memur her yıl sicil raporuyla notlandırılır, olumlu veya olumsuz sicil alırdı; bu notlar terfi ve ilerlemede doğrudan hesaba katılırdı. 2011 değişikliğiyle not verme sistemi tamamen kaldırılmış, yerine belgeye dayalı özlük dosyası getirilmiştir.
Fark pratikte şu sonuca çıkar: bugün silinmesi istenen şey bir not değil, bir karardır. Bu yüzden başvurunun konusu “sicilimin düzeltilmesi” değil, disiplin cezası kararının özlük dosyasından çıkarılmasıdır. Dilekçede kullanılan ifadenin de buna göre kurulması, talebin doğru merci ve doğru dayanakla değerlendirilmesini sağlar.
Disiplin Cezası Zamanaşımı Süresi Silme Süresiyle Karışır mı?
Bu iki süre birbirinden tamamen ayrıdır ve farklı anlarda işler. Zamanaşımı, ceza verilmeden önceki aşamaya ilişkindir: fiilin öğrenilmesinden itibaren soruşturmaya başlanması ve cezanın verilmesi için öngörülen sürelerdir. Silme süresi ise ceza verilip uygulandıktan sonra işlemeye başlar.
Karışıklığın pratik sonucu şudur: zamanaşımı dolduğunda ceza verilemez; silme süresi dolduğunda ise verilmiş ceza için başvuru hakkı doğar. Disiplin cezalarında zamanaşımının nasıl hesaplandığı ve iptal kararından sonra yeniden ceza verilip verilemeyeceği disiplin cezasına itiraz yazısında ayrı bir başlık altında işlenmiştir.
Disiplin Cezası Nasıl Kaldırılır, Hangi Yollar Var?
Memurun elinde birbirinden bağımsız dört yol vardır ve bunların üçü ceza verildikten hemen sonra, biri ise yıllar sonra işler. İlk ikisi cezayı hukuka aykırılığı sebebiyle ortadan kaldırmayı hedefler; üçüncüsü cezanın kaydını dosyadan çıkarır; dördüncüsü ise memurun iradesinden tamamen bağımsızdır.
| Yol | Ne zaman | Sonucu |
|---|---|---|
| İtiraz | Tebliğden itibaren 7 gün | Ceza hafifletilebilir veya kaldırılabilir |
| İptal davası | Yazılı bildirimi izleyen günden 60 gün | Ceza hukuka aykırıysa iptal edilir |
| Silme | Uygulamadan 5 veya 10 yıl sonra | Ceza kararı dosyadan çıkarılır |
| Af | Kanun çıkarsa | Ceza bütün sonuçlarıyla kalkar |
İtirazın hangi mercie yapılacağı ve kabul hâlinde cezayı kimin kaldırabileceği, cezanın türüne göre değişir. Bu ayrımın tamamı disiplin kurulu kararına itiraz yazısında; cezayı verme yetkisinin hangi amirde olduğu ise disiplin amiri yazısında ele alınmıştır.
Sekiz Yıl Disiplin Cezası Almayana Bir Kademe Verilir mi?
Verilir. 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanacağını hükme bağlamıştır. Hüküm 13/2/2011 tarihli 6111 sayılı Kanunun 100 üncü maddesiyle getirilmiştir.
Maddenin devamındaki fıkra, bu hakkın işleyişini de açıklar: şartları taşıyan memurlar, hak kazandıkları tarihten geçerli olmak üzere ve başkaca bir işleme gerek kalmaksızın bir ileri kademeye ilerlemiş sayılırlar. Yani kural olarak ayrı bir onay veya talep aranmaz; kademe ilerlemesine ilişkin onay mercii ise atamaya yetkili amirdir.
8 Yıl Disiplin Cezası Almayana 1 Kademe Dilekçe Örneği Gerekir mi?
Kanunun lafzına göre dilekçe bir şart değildir; hak, şartların gerçekleşmesiyle kendiliğinden doğar ve idarenin bunu uygulaması gerekir. Buna rağmen uygulamada kademenin verilmediği durumlar olabilmekte, memurlar dilekçeyle talepte bulunmaktadır.
Böyle bir durumda dilekçe bir hak yaratmaz, mevcut hakkın uygulanmasını talep eder. Talep reddedilirse ya da cevapsız bırakılırsa, idari işlemlerin genel rejimi devreye girer ve idare mahkemesinde dava yolu açıktır.
Son 8 Yıl Disiplin Cezası Almayanlara Bir Kademe İlerlemesi Ne Zaman Uygulanır?
Hüküm, 6111 sayılı Kanunla getirilmiş ve 657 sayılı Kanunun kendi değişiklik cetveline göre 25/2/2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun lafzına göre ölçüt bir takvim yılı değil, memurun geriye doğru son sekiz yılıdır; şartın gerçekleştiği tarihten geçerli olmak üzere kademe uygulanır ve bunun için ayrı bir işlem aranmaz.
Kanunun aradığı şart “herhangi bir disiplin cezası almamış olmak” olduğundan, süre içinde alınan her ceza — türü ve ağırlığı ne olursa olsun — şartı kırar. Cezanın sonradan silinmiş olmasının bu hesabı etkileyip etkilemediği ise kanunda düzenlenmemiştir; idarenin bu konudaki görüşü aşağıda ayrı bir başlıkta ele alınmıştır. Uygulamada ihmal edilen nokta da budur: memur cezanın parasal sonucuna bakarken, sekiz yıllık pencerenin yeniden başladığını çoğu zaman sonradan fark eder.
657 Madde 37 ile Bir Üst Dereceye Yükselme
Aynı sekiz yıllık ölçüt bir başka maddede daha karşımıza çıkar. 657 sayılı Kanunun 37 nci maddesine göre, öğrenim durumları, hizmet sınıfları ve görev unvanları itibariyle azami yükselebilecekleri derecelerin dördüncü kademesinden aylık almaya hak kazanan ve son sekiz yıllık süre içinde herhangi bir disiplin cezası almayanların kazanılmış hak aylıkları, kadro şartı aranmaksızın bir üst dereceye yükseltilir.
Bu iki hüküm birlikte okunduğunda disiplin cezasının asıl bedeli görünür hâle gelir: tek bir uyarma cezası bile, sekiz yıllık temiz sicil penceresine dayanan iki ayrı ilerleme imkânını birden etkiler. Cezanın parasal tutarı çoğu zaman bu kayıptan küçüktür.
Ceza Silinirse Sekiz Yıllık Süre Yeniden Başlar mı?
Bu soru, silme ile sekiz yıllık ölçütün ilişkisini kurar ve idarenin cevabı olumsuzdur. Mülga Devlet Personel Başkanlığının 18/8/2016 tarihli ve 4871 sayılı yazısında, 64 üncü maddenin dördüncü fıkrası kapsamında bir kademe ilerlemesinden yararlanılması veya 37 nci madde kapsamında kazanılmış hak aylığının bir üst dereceye yükseltilebilmesi için son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almamış olmanın gerektiği; memurun herhangi bir disiplin cezası alması hâlinde bu maddelere ilişkin hizmet süresinin sıfırlanacağı ve sürelerin o tarihten itibaren yeniden başlayacağı belirtilmiştir.
Aynı yazıda, disiplin cezasının özlük dosyasından silinmiş olmasının bu sürelerin hesabını etkilemeyeceği mütalaa edilmiştir. Bu görüş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 30/10/2024 tarihli görüşünde de aktarılmış ve özellikle 37 nci madde uygulaması bakımından özlük dosyasındaki kayıtların varlığının hayati önem taşıdığı vurgulanmıştır.
Bu görüş esas alındığında sonuç şudur: silme, kaydı dosyadan çıkarır ama sekiz yıllık sayacı geri almaz. Kanun bu noktada suskun olduğu için mesele yargı önünde tartışılabilir; ancak idarenin uygulamayı hangi yönde kurduğu bellidir. Affın sonucu ise bundan farklıdır; çünkü af kanunu cezayı “bütün sonuçları ile” ortadan kaldırır ve kayıtların hükümsüz kaldığını söyler. İki kurumun neden karıştırılmaması gerektiğinin en somut örneği budur.
Öğrenci Disiplin Cezası Ne Zaman Silinir, Diğer Rejimlerde Süreler Aynı mı?
Bu yazıda anlatılan süreler 657 sayılı Kanuna tâbi Devlet memurları içindir. Öğrenci disiplin cezaları 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve ilgili öğrenci disiplin yönetmeliğine, ceza infaz kurumlarındaki disiplin cezaları 5275 sayılı Kanuna, emniyet ve jandarma personeli 7068 sayılı Kanuna, işçiler ise 4857 sayılı İş Kanununa tâbidir. Bu rejimlerin süre ve merci düzenleri ayrıdır; 133 üncü maddedeki beş ve on yıllık süreler bunlara uygulanmaz.
Kamu görevlileri içinde de tek bir rejim yoktur. Öğretmenler bakımından 657’nin yanında 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanununun kendi hükümleri devreye girer; bu farkların tamamı öğretmen disiplin cezası yazısında karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Soruşturma aşamasının nasıl işlediğini ise hakkımda disiplin soruşturması yazısından takip edebilirsiniz.
Başvurudan Önce Elinizde Olması Gereken Belgeler
Silme başvurusu hazırlanırken dosyanın iskeleti birkaç belgeden oluşur:
- Disiplin cezası kararının onaylı örneği — ceza türünü ve dayanağı madde bendini gösterir.
- Cezanın tebliğine ilişkin belge — tebliğ tarihi, sürelerin başlangıcını belirleyen kayıttır.
- Cezanın uygulandığı tarihi gösteren kayıt — beş ve on yıllık süre bu tarihten işler.
- Süre içindeki döneme ait ödül, başarı belgesi ve olumlu değerlendirme yazıları — amirin takdirini besleyen asıl dayanak budur.
- Hizmet cetveli örneği — cezanın kayıtlara hangi biçimde işlendiğini gösterir.
Kademe ilerlemesinin durdurulması söz konusuysa disiplin kurulu mütalaasının istenmesi gerektiği dilekçede ayrıca belirtilir.
Dosyanızdaki cezanın türü, tarihi ve süre hesabı üzerinde durmak isterseniz iletişim sayfasındaki bilgilerden değerlendirme talebinde bulunabilirsiniz. Başvurunun sonucu her dosyada aynı olmaz; amirin takdir yetkisi kanunun kendisinden doğar ve değerlendirme süre içindeki davranışlar üzerinden yapılır.
Yürürlükteki metinlerin tamamına 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 5525 sayılı Kanun ve Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği üzerinden ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Şu anda yürürlükte bir memur disiplin affı var mı?
Hayır. Kamu görevlilerinin disiplin cezalarını kapsayan son af kanunu 2006 tarihli 5525 sayılı Kanundur ve kapsamı 14/2/2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerle sınırlıdır. Bu tarihten sonraki fiiller için çıkarılmış bir af bulunmamaktadır.
Disiplin cezası affı ile silme arasındaki fark nedir?
Af ayrı bir kanunla gelir, başvuru aranmaz ve cezayı bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırır. Silme 657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesine dayanır, başvuru şarttır ve yalnızca ceza kararı özlük dosyasından çıkarılır; soruşturma evrakı dosyada kalır.
Memur disiplin cezası kaç yılda silinir?
Uyarma ve kınama cezalarında cezanın uygulanmasından beş yıl, aylıktan kesme ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında on yıl geçtikten sonra silme istenebilir.
Memurun disiplin cezası ne zaman silinir?
Uyarma ve kınamada cezanın uygulanmasından beş yıl, aylıktan kesme ile kademe ilerlemesinin durdurulmasında on yıl geçtikten sonra başvuru hakkı doğar. Silme, bu başvuru üzerine atamaya yetkili amirin kararıyla gerçekleşir.
Süre dolunca ceza kendiliğinden silinir mi?
Silinmez. 657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesi memura başvuru hakkı tanır; başvuru yapılmadıkça kayıt dosyada kalır. Ayrıca sürenin dolması tek başına yeterli değildir, amir süre içindeki davranışları da değerlendirir.
Silme başvurusu nereye yapılır?
Başvuru, cezayı veren amire değil atamaya yetkili amire yapılır. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında ayrıca ilgili disiplin kurulunun mütalaası alınır.
Silme talebim reddedilirse ne yapabilirim?
Ret kararı bir idari işlemdir. Yazılı bildirimden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Ret gerekçesinin yazılı olarak alınması, davanın kurgusu bakımından önemlidir.
Devlet memurluğundan çıkarma cezası özlük dosyasından silinir mi?
Silinmez. Kanun silme hakkını Devlet memurluğundan çıkarma dışındaki cezalar için tanımıştır; Disiplin Yönetmeliğinin 40 ıncı maddesindeki liste de bu cezayı içermez.
Disiplin cezası sicile mi yoksa özlük dosyasına mı işlenir?
Özlük dosyasına işlenir. 657 sayılı Kanunun sicile ilişkin maddeleri 2011 yılında yürürlükten kaldırılmıştır; yürürlükteki kavram 109 uncu maddedeki özlük dosyasıdır.
Ceza silindikten sonra dosyada ne kalır?
Ceza kararı çıkarılır; disiplin soruşturmasına ilişkin evraklar, raporlar ve varsa yargı kararı örnekleri özlük dosyasında kalmaya devam eder. İdarenin görüşü, silmenin son kararla sınırlı olduğu yönündedir.
Ceza silinirse sekiz yıllık kademe süresi baştan başlar mı?
İdarenin görüşüne göre başlamaz. Disiplin cezası alındığında sekiz yıllık süre sıfırlanır ve yeniden işlemeye başlar; cezanın sonradan silinmiş olması bu hesabı etkilemez.
Sekiz yıl disiplin cezası almayan memur ne kazanır?
657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesine göre bir kademe ilerlemesi uygulanır. Ayrıca 37 nci maddedeki şartları taşıyanların kazanılmış hak aylıkları kadro şartı aranmaksızın bir üst dereceye yükseltilir.
Af çıkarsa geçmişte kesilen maaşımı geri alabilir miyim?
Alamazsınız. 5525 sayılı Kanun, affın geçmiş süreler için özlük hakları ve parasal yönden herhangi bir talep hakkı vermediğini açıkça hükme bağlamıştır.
Disiplin cezası zamanaşımı ile silme süresi aynı şey mi?
Değildir. Zamanaşımı ceza verilmeden önceki aşamaya ilişkindir ve dolduğunda ceza verilemez. Silme süresi ise ceza uygulandıktan sonra işler ve dolduğunda başvuru hakkı doğar.
Bu metin yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmış genel bir bilgilendirmedir; somut bir dosya hakkında görüş değildir. Disiplin mevzuatı ve idarenin uygulama görüşleri zaman içinde değişebilir, süre hesapları her dosyada farklı işleyebilir. Kendi durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.
Devamı
İlgili yazılar
-
Çukur Kazası Hangi Mahkemede Görülür, Belediyeye Karşı Dava Neden Asliye Hukukta Açılır
Çukur kazası hangi mahkeme önünde görülür? Yoldaki çukur yüzünden aracınız hasar gördüyse belediye davalı olsa da asliye hukuk görevli; süre ve riskler.
İdare Hukuku -
Çukur Kazasında Yol Kusuru, İdare Sürücüyü Suçlarsa Kusur Oranı Nasıl Belirlenir
Çukur kazasında yol kusuru nasıl ispatlanır? İdarenin hız savunması, uyarı levhası, bilirkişi raporu ve Yargıtay kararlarında kusur dağılımı örnekleri.
İdare Hukuku -
Yoldaki Çukurdan Kim Sorumlu, Aracımın Hasarını Belediye mi Karayolları mı Öder
Yoldaki çukurdan kim sorumlu: büyükşehir mi, ilçe belediyesi mi, Karayolları mı, kazıyı yapan kurum mu? Yolun türüne göre davalı ve müteselsil sorumluluk.
İdare Hukuku -
Yakınım Geri Gönderme Merkezinde, İdari Gözetim Süresi En Fazla Ne Kadar Olabilir
İdari gözetim süresi geri gönderme merkezinde altı ayı geçemez, yalnız iki sebeple altı ay daha uzar. Aylık değerlendirme, 30 gün kuralı ve süre aşımı.
Yabancılar Hukuku