İçindekiler · 16 bölüm
Çukur kazasında yol kusuru, yolun bakımından sorumlu idarenin çukuru zamanında onarmaması, kapatmaması ya da en azından görülebilir biçimde işaretlememesidir ve tazminatın ne kadarının ödeneceğini bu kusurun sürücünün kusuruyla nasıl paylaştırıldığı belirler. İdareler bu dosyalarda neredeyse her zaman aynı savunmayı yapar: sürücü hızlıydı, dikkatsizdi, çukuru görebilirdi. Bu savunmanın karşısında yol kusurunu ispatlamak zarar görene düşer ve dosyanın kaderi çoğu zaman tek bir bilirkişi raporunda belirlenir.
Kusur paylaşımı soyut bir oran değildir; çukurun boyutu, ne kadar süredir orada olduğu, gece mi gündüz mü yaşandığı, uyarı bulunup bulunmadığı ve sürücünün hızı birlikte değerlendirilir. Kanunun idareye ve sürücüye yüklediği yükümlülükleri, bilirkişi raporunun neyi incelemesi gerektiğini, Yargıtay’ın eksik incelemeyle verilmiş kusur raporlarını nasıl bozduğunu ve kararlarda gerçekleşen kusur oranlarını örnekleriyle anlatıyoruz.
Bir Bakışta: Çukur Kazasında Kusur Paylaşımı
- İdarenin yükümlülüğü: yolu trafik güvenliğini sağlayacak durumda tutmak, tehlikeyi görülebilir biçimde işaretlemek ya da kaldırmak (KTK m.10).
- Sürücünün yükümlülüğü: hızını görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak (KTK m.52/b).
- İspat yükü: zararı ve idarenin kusurunu zarar gören ispat eder (TBK m.50).
- Müterafik kusur: sürücünün kusuru oranında tazminat indirilir, ağır kusurda tamamen kaldırılabilir (TBK m.52).
- Bilirkişi raporu belirleyicidir: Yargıtay, yol bozukluğu iddiasını incelemeyen yüzde yüz sürücü kusuru raporunu yeterli bulmamıştır.
- Ceza dosyası bağlamaz: hukuk hâkimi ceza hâkiminin kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir (TBK m.74).
Çukur Kazasında Yol Kusuru Neye Denir
Yol kusurunun hukuki dayanağı, idareye kanunla verilmiş bakım ve işaretleme yükümlülüğüdür. Karayolları Trafik Kanunu’nun 10. maddesi belediyelere, yapım ve bakımından sorumlu oldukları yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurma, karayolunda trafik için tehlike teşkil eden engelleri gece veya gündüze göre kolayca görülebilecek şekilde işaretleme ya da ortadan kaldırma görevini verir. Aynı Kanun’un 7. maddesi, Karayolları Genel Müdürlüğü için kendi yollarında aynı yönde bir yükümlülük öngörür.
Bu yükümlülüğün ihlali, idare hukukunun hizmet kusuru dediği şeydir: hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi ya da kötü işlemesi. Çukur dosyalarında üç biçimin karşılığı somuttur. Çukur aylardır yerindeyse ve hiçbir işlem yapılmamışsa hizmet hiç işlememiştir. Çukur bildirilmiş ama makul sürede kapatılmamışsa hizmet geç işlemiştir. Çukur yamanmış ama yama birkaç hafta içinde yeniden çökmüşse hizmet kötü işlemiştir.
Dava adli yargıda görüldüğü için hâkim bu kusuru Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleriyle değerlendirir; ama değerlendirmenin içeriği aynıdır. Kazalarda yol kusuru tartışmasının merkezinde, idarenin tehlikeyi bilip bilmediği ya da bilmesi gerekip gerekmediği ve bilmesine rağmen ne yaptığı durur.
Kusuru Kim İspatlar
Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi açıktır: zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Çukur kazasında yol kusuru bakımından bu, üç şeyin ortaya konulması demektir: yolda kazaya yol açabilecek bir çukur bulunduğu, idarenin bu tehlikeyi gidermediği ya da işaretlemediği ve zararın bu çukurdan doğduğu.
Uygulamada ispat yükünün ağırlığı, çukurun sonradan kapatılmasından gelir. Kazadan birkaç gün sonra yol yamandığında, mahkemenin yaptığı keşif artık olay günündeki durumu gösteremez. Bu yüzden çukurun boyutunu, derinliğini, kenarlarının keskinliğini ve çevresinde uyarı bulunup bulunmadığını gösteren fotoğraflar, kolluk tutanağı ve mümkünse delil tespiti dosyanın taşıyıcı kolonlarıdır. Kaza sonrasında hangi delillerin nasıl toplanacağını çukurdan dolayı lastik patlaması sonrasında atılacak adımları anlattığımız yazıda ele aldık.
İdare ise kendi savunmasının dayanağını göstermek zorundadır. “Çukur yeni oluştu”, “tespit eder etmez kapattık”, “levha vardı” gibi iddialar idarenin kayıtlarıyla desteklenmelidir: bakım ve denetim tutanakları, yama iş emirleri, şikâyet kayıtları. Bu kayıtların mahkemeden getirtilmesini istemek, idarenin savunmasını sınamanın en etkili yoludur.
İdarenin Sürücü Hızlıydı Savunması
İdarelerin en sık başvurduğu savunma, sürücünün hızını yolun koşullarına uydurmadığıdır. Bu savunmanın kanuni dayanağı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52. maddesidir: sürücüler hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır. Aynı madde yapım ve onarım alanlarına girerken hızın azaltılmasını da ayrıca ister.
Bu yükümlülük gerçektir ve bilirkişiler sürücüye kusur verirken çoğunlukla buna dayanır. Ancak savunmanın sınırı da aynı maddededir: sürücü hızını bildiği ya da görebildiği koşullara uydurabilir. Gece, aydınlatmasız bir yolda, yağmur suyuyla dolmuş ve yüzeyden ayırt edilemeyen bir çukuru sürücünün görmesi beklenemiyorsa, hız sınırına uyan bir sürücünün kusuru tartışmalı hâle gelir. Tehlikeyi görülebilir hâle getirmek ise kanunla idareye yüklenmiştir.
Bu nedenle idarenin hız savunmasına karşı iki şey ortaya konulmalıdır. Birincisi, aracın gerçek hızı: kolluk tutanağındaki tespitler, varsa araç kamerası, hasarın niteliği ve izler. İkincisi, çukurun görünürlüğü: saat, aydınlatma, hava durumu, çukurun konumu ve uyarının bulunup bulunmadığı. İkisi birlikte değerlendirildiğinde, yalnızca “yol koşullarına uygun hız” soyutlamasına dayanan bir kusur dağılımı kolaylıkla sorgulanabilir.
Çukurun Görünürlüğü Kusur Paylaşımını Nasıl Değiştirir
Kusur paylaşımında belirleyici olan sorulardan biri, sürücünün çukuru görüp ondan kaçınma imkânının bulunup bulunmadığıdır. Bu soruya verilecek cevap olaydan olaya değişir ve bilirkişinin bu noktayı somut verilerle tartışması gerekir.
Sürücü lehine değerlendirilen etkenler şunlardır: karanlık ve aydınlatmasız yol, yağış ve su birikintisi, virajdan ya da tepe üstünden hemen sonra gelen çukur, çevrede hiçbir uyarı işareti bulunmaması, çukurun yolun asfaltıyla aynı renkte ve gölgede kalması, yoğun trafikte öndeki aracın görüşü kapatması. Bu etkenlerin her biri, sürücünün tehlikeyi zamanında fark edebilme imkânını azaltır.
Sürücü aleyhine değerlendirilen etkenler de vardır: gündüz ve açık havada, geniş görüş alanında yer alan büyük bir çukur; sürücünün o yolu her gün kullanması ve çukurun uzun süredir orada bulunması; çukurun etrafına konulmuş açık uyarılara rağmen hızın düşürülmemesi. Bu durumlarda sürücüye yüksek oranda kusur verilmesi mümkündür ve aşağıda göreceğimiz inşaat çukuru dosyasında sürücüye yüzde yetmiş kusur verilmesinin arkasında da gündüz vakti yaşanan bir kaza vardır.
Çukur Ne Kadar Süredir Oradaydı
Kusur paylaşımında en çok tartışılan olgulardan biri çukurun yaşıdır. İdare, çukurun kazadan kısa süre önce, örneğin bir gece önceki yağışla oluştuğunu ve fark edilmesi için makul bir süre geçmediğini savunur. Zarar gören ise çukurun haftalardır, hatta aylardır orada olduğunu ve idarenin bunu bilmesi gerektiğini ileri sürer. Çukur kazasında yol kusuru bu sorunun cevabıyla büyük ölçüde şekillenir.
Çukurun yaşını gösteren deliller dağınık olsa da bulunabilir. İdarenin çağrı merkezine, beyaz masasına ya da CİMER’e yapılmış önceki şikâyetler; aynı noktada daha önce yaşanmış kazaların kolluk kayıtları; mahalle sakinlerinin ve çevredeki esnafın tanıklığı; çevredeki kameraların arşiv kayıtları ve tarihli fotoğraflar bu delillerin başında gelir. Bu kayıtların bir kısmı idarenin elindedir ve mahkemeden getirtilmesi istenmelidir.
Çukurun uzun süredir var olduğu ortaya konulursa, idarenin “fark etmek için zaman olmadı” savunması zayıflar ve kusur dengesi idare aleyhine kayar. Tersine, çukurun gerçekten kazadan saatler önce oluştuğu ve idarenin bunu bilmesinin mümkün olmadığı anlaşılırsa, idarenin kusuru azalabilir. Bu yüzden kazadan hemen sonra çukurun durumunu ve çevredeki izleri gösteren görüntüler, yalnızca çukurun varlığını değil yaşını tartışmak için de değerlidir.
Motosiklet ve Bisiklette Kusur Değerlendirmesi
İki tekerlekli araçlar çukura karşı otomobillerden çok daha savunmasızdır. Otomobilde lastik patlaması ya da jant eğilmesiyle sonuçlanacak bir çukur, motosiklet ya da bisiklette dengenin kaybedilmesine, devrilmeye ve ağır yaralanmalara yol açabilir. Yargıtay’ın 2025 tarihli kararına konu ölümlü kaza da yoldaki çukura düşen bir motosiklette yaşanmıştı.
Bu fark kusur değerlendirmesine iki yönden yansır. Bir yandan, iki tekerlekli araç sürücüsünden yol yüzeyine daha dikkatli bakması ve hızını buna göre ayarlaması beklenebilir; bilirkişiler zaman zaman bu gerekçeyle sürücüye kusur verir. Öte yandan idarenin yolu güvenli tutma yükümlülüğü yalnızca otomobiller için değil, yolu kullanan bütün araçlar içindir; otomobil için küçük sayılabilecek bir çukurun motosiklet için ciddi bir tehlike olduğu öngörülebilir.
Bu nedenle iki tekerlekli araç kazalarında bilirkişi raporunun, çukurun bu tür araçlar bakımından taşıdığı riski ayrıca tartışması gerekir. Yalnızca otomobil sürücüsü gözüyle yapılan bir değerlendirme, raporun eksikliği olarak itiraz konusu yapılabilir. Motosiklet kazalarında ekipman ve kusur değerlendirmesine ilişkin genel çerçeve için motosiklet ve scooter kazalarında tazminat başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.
Uyarı Levhası Konulmuşsa İdare Kurtulur mu
Kanun idareye iki seçenek verir: tehlikeyi ortadan kaldırmak ya da onu gece ve gündüze göre kolayca görülebilecek şekilde işaretlemek. Çukurun etrafına bariyer, ikaz levhası ya da ışıklı uyarı konulmuşsa idare yükümlülüğünün bir kısmını yerine getirmiş sayılır ve kusur paylaşımında sürücünün payı artar.
Ancak levhanın varlığı kendiliğinden kusursuzluk anlamına gelmez. Levha geceleri görülebiliyor muydu, çukura yeterli mesafeden önce mi konulmuştu, çukurun büyüklüğüyle orantılı mıydı, aylardır mı orada duruyordu? Aylarca uyarı levhasıyla bekletilen bir çukur, işaretleme yükümlülüğünün yerine getirildiğini ama onarım yükümlülüğünün ihmal edildiğini gösterebilir.
Uyarının hiç bulunmadığı dosyalarda ise idarenin kusuru belirginleşir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 10.04.2017 tarihli kararına konu olayda, kasko sigortalı bir araç etrafında uyarı levhası ve herhangi bir önlem bulunmayan yoldaki çukur nedeniyle hasarlanmıştı. Karayolları Genel Müdürlüğü çukurun yağış nedeniyle oluştuğunu ve tespit edilir edilmez kapatıldığını savundu; mahkeme davayı kabul etti ve hüküm yalnız harç yönünden düzeltilerek onandı (E.2016/9851, K.2017/3863).
Bilirkişi Raporu Neyi İncelemeli
Kusur paylaşımı teknik bir değerlendirmedir ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesi uyarınca bilirkişi incelemesiyle yapılır. Bilirkişi raporunun dosyayı taşıyabilmesi için yalnızca sonuç bildirmesi yetmez; sonucun hangi verilere dayandığını göstermesi ve tarafların iddialarını tek tek tartışması gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 10.06.2024 tarihli kararı bu ölçünün nasıl uygulandığını gösterir. Tek taraflı bir kazada sürücü yaralanmış, davacılar yolun bozuk olduğunu, yolda çukur ve tümsekler bulunduğunu, yolun eğiminin yanlış verildiğini, ışıklı tabela ve işaret olmadığını ve yol kenarında monte edilmemiş bariyerler durduğunu ileri sürmüştü. Mahkemenin aldığı kök rapor ve ek rapor sürücüyü yüzde yüz kusurlu, idareyi kusursuz bulmuştu. Daire, yol bozukluğu ve idarenin önlem almadığı iddiası bakımından yeterli inceleme yapılmadığını, bu raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek kararı bozdu ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden, yol durumundaki bozukluk iddiası da değerlendirilerek gerekçeli ve denetime elverişli bir kusur raporu alınmasını istedi (E.2022/1509, K.2024/5951).
Bu karardan çıkan pratik liste şudur. Bilirkişi raporu çukurun boyutunu ve konumunu, kazanın oluş biçimiyle uyumunu, yolun aydınlatma ve işaretleme durumunu, idarenin bakım kayıtlarını, varsa ceza soruşturma dosyasını ve sürücünün hızını birlikte tartışmalıdır. İddiaların birini görmezden gelen rapor, ne kadar kesin bir sonuç bildirirse bildirsin denetime elverişli değildir. Çukur kazasında yol kusuru iddiası ileri sürülmüşse, raporun bu iddiayı ayrı bir başlık altında tartışmamış olması başlı başına itiraz sebebidir.
Yargıtay Kararlarında Kusur Nasıl Paylaştırıldı
Kusur oranları dosyadan dosyaya değişir; aynı çukur bile farklı koşullarda farklı sonuç doğurabilir. Yine de kararlar, hangi olgunun sonucu hangi yöne çektiğini gösterir.
| Karar | Olay | Kusur değerlendirmesi |
|---|---|---|
| 4. HD E.2023/7017, K.2023/9780 | Gündüz vakti traktör, akaryakıt istasyonu için açtırılan 20 metrelik inşaat çukuruna düştü | Belediye %10, çukuru açtıran %20, sürücü %70; müteselsil sorumluluk onandı |
| 4. HD E.2022/1509, K.2024/5951 | Yol bozukluğu, çukur ve tümsek iddiası; tek taraflı kaza | Sürücüye %100 kusur veren raporlar yetersiz bulundu, ATK raporu için bozma |
| 17. HD E.2016/9851, K.2017/3863 | Uyarı levhası ve önlem olmayan çukur, kasko rücu | Karayolları aleyhine kabul kararı onandı |
| 4. HD E.2024/12041, K.2025/11681 | Yoldaki çukura düşen motosiklet, ölüm | Belediye görevlisi ceza davasında mahkûm; hukuk davası görev nedeniyle bozuldu, kusur esastan yeniden incelenecek |
İnşaat çukuru dosyasının seyri ayrıca öğreticidir. İlk derece mahkemesinin hükme esas aldığı raporlar, kaza ile ölüm arasında illiyet bağı bulunmadığını ve davalıların kusursuz olduğunu söylemişti. Yargıtay bu yaklaşımı kabul etmedi: sürücünün, açtırılan çukura düşerek öldüğü olayın gelişimine göre kaza ile ölüm arasında uygun illiyet bağı vardı ve çukurun etrafında yeterli önlemin alınmaması zararlı sonucu doğurmuştu. Dosya uzman bilirkişi heyetine gönderildi ve sonuçta yukarıdaki dağılım ortaya çıktı.
Çukurdan Kaçarken Kaza Yaptıysanız
Bazı kazalarda araç çukura hiç girmez: sürücü son anda çukuru fark edip direksiyonu kırar, kontrolü kaybeder ve bariyere, karşı şeride ya da yol kenarına çarpar. İdareler bu durumda “araç çukura girmedi, zarar sürücünün manevrasından doğdu” savunmasını yapabilir.
Bu savunma tek başına sonuç doğurmaz. Zararın doğrudan çukurdan değil, çukurdan kaçınma çabasından doğması, illiyet bağını kendiliğinden kesmez; önemli olan, çukurun varlığının sürücüyü bu manevraya zorlayıp zorlamadığıdır. 4. Hukuk Dairesinin 16.01.2020 tarihli kararına konu olayda, bir traktör sürücüsü yoldaki çok sayıda çukurdan kaçmak için manevra yaparken traktörün arkasındaki pulluk sarsılmış, araç yolun sol tarafına çıkarak devrilmiş ve sürücü hayatını kaybetmişti; tutanakta çukurların trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü ve hiçbir uyarı levhası bulunmadığı yazılıydı (E.2019/3427, K.2020/101). Daire o kararda yargı yolunu belirleyip dosyayı esasın incelenmesi için geri gönderdi.
Bu tür dosyalarda bilirkişinin cevaplaması gereken soru, sürücünün manevrasının makul olup olmadığıdır: çukur ne kadar mesafeden görülebiliyordu, fren yapmak mümkün müydü, manevra o koşullarda beklenebilecek bir tepki miydi? Sürücünün tepkisi aşırıysa kusur paylaşımında payı artar; ama çukurun varlığı ve işaretlenmemesi idarenin payını ortadan kaldırmaz.
Ceza Dosyasındaki Kusur Değerlendirmesi Bağlar mı
Çukur kazasında yaralanma ya da ölüm olduysa, sorumlu idare görevlileri hakkında taksirle yaralama ya da öldürme suçundan soruşturma açılabilir. Bu dosyada alınan kusur raporu ve verilen karar, tazminat davası için önemli bir delildir; ama hukuk hâkimini bağlamaz.
Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi bu konuda açıktır: hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir; ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz. Bu kural iki yönlü işler: beraat kararı idareyi tazminattan kurtarmaz, mahkûmiyet kararı da kusur oranını kendiliğinden belirlemez.
- Hukuk Dairesinin 2025 tarihli kararına konu motosiklet kazasında belediyenin fen işleri müdürü taksirle öldürme suçundan bir yıl sekiz ay hapis cezasına mahkûm olmuş ve hüküm kesinleşmişti. Buna rağmen davalı idare tazminat davasında, ceza mahkemesince yapılan kusur belirlemesini kabul etmediğini savundu (E.2024/12041, K.2025/11681). Ceza dosyası, kusur tartışmasını kolaylaştıran güçlü bir delildir; ama tazminat davasında kusur yine bilirkişi incelemesiyle ayrıca belirlenir.
Kusur Oranı Tazminatı Nasıl Değiştirir
Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesine göre zarar gören, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Çukur kazasında bunun anlamı basittir: sürücüye verilen kusur oranı kadar tazminat azalır. Sürücüye yüzde yirmi kusur verilmişse hesaplanan zararın yüzde sekseni, yüzde yetmiş kusur verilmişse yüzde otuzu istenebilir.
Birden fazla sorumlu varsa, sorumluların kendi aralarındaki kusur payları zarar göreni ilgilendirmez. Türk Borçlar Kanunu’nun 61. maddesi gereği müteselsil sorumluluk uygulanır; sürücünün kusuru düşüldükten sonra kalan tazminatın tamamı sorumlulardan dilediğinden istenebilir. Hangi kurumların birlikte sorumlu tutulabileceğini yoldaki çukurdan kim sorumlu başlıklı yazımızda anlattık.
İndirimin oranı bütün kalemlere yansır: onarım bedeli, değer kaybı, mahrumiyet zararı ve yaralanma varsa bedensel zarar kalemleri aynı oranda azalır. Bu kalemlerin nasıl hesaplandığını bozuk yol tazminatı yazımızda ele aldık.
Kusur Raporuna Nasıl İtiraz Edilir
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 281. maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki hafta içinde rapordaki eksiklerin tamamlattırılması, belirsiz noktaların açıklattırılması ya da yeni bilirkişi atanması istenebilir. İtirazın teknik bir çalışma gerektirdiği hâllerde, bu süre içinde başvurulursa bir defaya mahsus en fazla iki haftalık ek süre verilebilir.
Etkili bir itiraz sonuca değil gerekçeye yönelir. Raporun yol bozukluğu iddiasını tartışıp tartışmadığı, çukurun boyutunu ve görünürlüğünü hangi veriyle değerlendirdiği, hız tespitini neye dayandırdığı, idarenin bakım kayıtlarını inceleyip incelemediği tek tek sorulmalıdır. Yargıtay’ın 2024 tarihli bozma kararı, bu sorulara cevap vermeyen raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını açıkça gösterir.
Raporlar arasında çelişki varsa ya da yerel bilirkişi incelemesi yetersiz kalmışsa, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması istenebilir. İtiraz dilekçesinin yapısı için trafik kazası sonrası kusur oranına nasıl itiraz edilir ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi örneği başlıklı yazılarımız yol gösterebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Çukur kazasında yol kusuru nasıl ispatlanır?
Çukurun varlığı, boyutu, ne kadar süredir orada olduğu ve çevresinde uyarı bulunmadığı ortaya konulmalıdır. Olay yeri fotoğrafları, kolluk tutanağı, önceki şikâyet kayıtları, idarenin bakım kayıtları ve keşifte alınan bilirkişi raporu başlıca delillerdir.
Kazalarda yol kusuru kimin aleyhine sonuç doğurur?
Yolun yapım ve bakımından sorumlu idarenin aleyhine. KTK m.10 belediyeye, m.7 Karayolları Genel Müdürlüğüne yolu güvenli tutma ve tehlikeyi işaretleme görevi verir; bu görevin ihlali tazminat sorumluluğu doğurur.
Trafik kazasında yol kusuru bilirkişi raporunda nasıl gösterilir?
Rapor, yolun kazaya etkisini ayrı bir başlık altında tartışmalıdır: çukurun boyutu ve konumu, uyarı ve aydınlatma durumu, idarenin bakım kayıtları ve bunların kazanın oluşuna etkisi. Yol kusuru iddiası ileri sürüldüğü hâlde bunu tartışmayan rapor, Yargıtay’ın 2024 tarihli kararında görüldüğü gibi hüküm kurmaya elverişli sayılmayabilir.
İdare sürücü hızlıydı diyor, ne yapmalıyım?
Aracın gerçek hızını ve çukurun görünürlüğünü gösteren delilleri ortaya koyun. KTK m.52/b sürücüden hızını görüş, yol ve hava koşullarına uydurmasını ister; görülemeyen bir çukur için bu yükümlülük sınırlıdır ve tehlikeyi görünür kılmak idarenin görevidir.
Hız sınırına uyduysam kusurum olmaz mı?
Her zaman değil. Kanun hız sınırına uymanın yanında hızın yol ve görüş koşullarına uydurulmasını da ister. Ancak çukur görülemiyorsa ya da uyarı yoksa, sınıra uyan sürücünün kusuru tartışmalı hâle gelir.
Çukurun etrafında levha varsa tazminat alamaz mıyım?
Levha idarenin kusurunu azaltabilir ama kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Levhanın görülebilirliği, çukura mesafesi ve çukurun ne kadar süredir onarılmadığı birlikte değerlendirilir.
Bilirkişi yüzde yüz beni kusurlu buldu, ne yapabilirim?
İki hafta içinde gerekçeli itiraz edip yeni rapor isteyin. Yargıtay, yol bozukluğu iddiasını yeterince incelemeyen ve sürücüyü yüzde yüz kusurlu bulan raporları hüküm kurmaya elverişli görmemiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını istemiştir.
Çukurdan kaçarken kaza yaptım, idare sorumlu olur mu?
Olabilir. Zararın çukurdan kaçınma manevrasından doğması illiyet bağını kendiliğinden kesmez. Belirleyici olan, çukurun varlığının sürücüyü bu manevraya zorlayıp zorlamadığı ve manevranın o koşullarda makul olup olmadığıdır.
Ceza davasında belediye görevlisi mahkûm oldu, kusur oranı belli mi?
Hayır. TBK m.74 gereği ceza hâkiminin kusur değerlendirmesi hukuk hâkimini bağlamaz. Mahkûmiyet güçlü bir delildir, ama tazminat davasında kusur oranı ayrıca bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Savcılık takipsizlik verdi, idare kusursuz sayılır mı?
Sayılmaz. Görevlilerin cezai sorumluluğu ile idarenin hukuki sorumluluğu ayrıdır; beraat ya da takipsizlik tazminat davasında idarenin kusurunun tartışılmasına engel değildir.
Kusurum yüzde yirmi çıktı, tazminat ne kadar azalır?
Hesaplanan zararın yüzde yirmisi indirilir ve kalan yüzde seksen istenebilir. İndirim onarım bedeli, değer kaybı ve mahrumiyet zararı dahil bütün kalemlere aynı oranda uygulanır.
Birden fazla kurum kusurluysa tazminatı kimden alırım?
Sorumlular müteselsilen sorumludur. Sürücünün kusuru düşüldükten sonra kalan tazminatın tamamını sorumlulardan dilediğinizden isteyebilirsiniz; aralarındaki paylaşım sizi ilgilendirmez.
Çukur kazadan sonra kapatıldı, kusuru nasıl ispatlarım?
Olay günü çekilen fotoğraflar, kolluk tutanağı, tanık beyanları ve idarenin yama iş emirleri bu durumda önem kazanır. Kazadan sonra yapılan onarım, çukurun var olduğunu gösteren bir olgu olarak da değerlendirilebilir.
Kusur Tartışmasını Kazanmak Delille Başlar
Çukur kazasında tazminatın ne kadarının ödeneceğini çoğu zaman tek bir kusur raporu belirler ve o rapor ancak dosyaya konulan verilerle kurulabilir. Çukurun boyutu, görünürlüğü, uyarı bulunup bulunmadığı ve idarenin tehlikeyi ne zamandan beri bildiği ilk günlerde belgelenmezse, idarenin hız savunması kolayca kabul görür. Yargıtay’ın kararları ise eksik inceleme üzerine kurulan raporların bozulabileceğini ve kusur paylaşımının somut verilerle yeniden yapılabileceğini gösteriyor.
Kusur raporunun değerlendirilmesi ve itiraz stratejisi için trafik kazası avukatı sayfamızda yer alan iletişim kanallarını kullanabilirsiniz.
İlgili kanun metinlerine Karayolları Trafik Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu bağlantılarından ulaşabilirsiniz.
Bu yazı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 7, 10 ve 52. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50, 52, 61 ve 74. maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bilirkişiye ilişkin hükümleri ve Yargıtay kararları esas alınarak hazırlanmıştır; genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki tavsiye niteliğinde değildir. Kusur oranları her olayın kendi koşullarına göre belirlendiği için somut dosyanız hakkında bir avukatla görüşmeniz gerekir.
Av. Handan Sayan Özgül — Ankara Barosu
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.
Devamı
İlgili yazılar
-
Çukur Kazası Hangi Mahkemede Görülür, Belediyeye Karşı Dava Neden Asliye Hukukta Açılır
Çukur kazası hangi mahkeme önünde görülür? Yoldaki çukur yüzünden aracınız hasar gördüyse belediye davalı olsa da asliye hukuk görevli; süre ve riskler.
İdare Hukuku -
Yoldaki Çukurdan Kim Sorumlu, Aracımın Hasarını Belediye mi Karayolları mı Öder
Yoldaki çukurdan kim sorumlu: büyükşehir mi, ilçe belediyesi mi, Karayolları mı, kazıyı yapan kurum mu? Yolun türüne göre davalı ve müteselsil sorumluluk.
İdare Hukuku -
Yakınım Geri Gönderme Merkezinde, İdari Gözetim Süresi En Fazla Ne Kadar Olabilir
İdari gözetim süresi geri gönderme merkezinde altı ayı geçemez, yalnız iki sebeple altı ay daha uzar. Aylık değerlendirme, 30 gün kuralı ve süre aşımı.
Yabancılar Hukuku -
Disiplin Cezasıyla Üniversiteden Atılan Öğrenci Başka Okula Gidebilir mi
Üniversiteden atılan öğrenci başka okula gidebilir mi? Kanun yalnız çıkarıldığı kuruma dönüşü yasaklar. YKS, yatay geçiş ve askerlik ertelemesi açıklandı.
Eğitim Hukuku