İçindekiler · 16 bölüm
Yoldaki çukurdan kim sorumlu olduğu, çukurun hangi yolda bulunduğuna ve çukuru kimin açtığına göre değişir: ana caddelerde büyükşehir belediyesi, ara sokaklarda ilçe belediyesi, devlet ve il yollarında Karayolları Genel Müdürlüğü, belediye sınırları dışındaki köy yollarında il özel idaresi sorumludur; çukur bir altyapı kazısından kaldıysa kazıyı yapan kurum ya da şirket de bu listeye eklenir. Aracınızın hasarı için dava, yolu bakımla yükümlü olan ve çukuru açan kişilere birlikte yöneltilebilir.
Yanlış kuruma açılan dava husumet yokluğundan reddedilir ve bu sırada zamanaşımı işlemeye devam eder. Bu yüzden davalının belirlenmesi, dilekçenin ilk ve en teknik adımıdır. Kanunların yol bakım görevini nasıl paylaştırdığını, bir yolun büyükşehre mi ilçeye mi ait olduğunun hangi kayıttan anlaşıldığını, kazı çukurlarında sorumluluğun nasıl bölündüğünü ve Yargıtay’ın kusur paylaştırdığı dosyaları sırayla ele alıyoruz.
Bir Bakışta: Çukurun Sorumlusunu Belirlemek
- Yolun sahibi: büyükşehirde meydan, bulvar, cadde ve ana yollar büyükşehir belediyesine; geri kalan yollar ilçe belediyesine aittir.
- Devlet ve il yolları: yapım ve bakımı Karayolları Genel Müdürlüğündedir.
- Köy yolları: büyükşehir olmayan illerde, belediye sınırları dışında il özel idaresi sorumludur.
- Kazı çukuru: su, kanalizasyon, doğalgaz ya da telekom kazısından kalan çukurda kazıyı yapan kurum ve yükleniciyle birlikte yolu denetlemeyen belediye de sorumlu tutulabilir.
- Birden fazla sorumlu: hepsi müteselsilen sorumludur; aynı davada birlikte davalı gösterilebilir.
- Aidiyet kayıtla ispatlanır: UKOME kararları, kazı izinleri ve kurumların yazılı cevapları belirleyicidir.
Yoldaki Çukurdan Kim Sorumlu, Yolun Türüne Göre Tablo
Yol bakım görevi tek bir kanunda değil, birkaç kanuna dağılmış hâlde düzenlenir. Hangi kurumun davalı olacağını bulmak için önce çukurun bulunduğu yolun türü belirlenir, sonra o yolun bakımını hangi kanunun kime verdiği okunur. Karayolları Trafik Kanunu’nun 10. maddesi bunların ortak paydasını kurar: belediyeler yapım ve bakımından sorumlu oldukları yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak ve trafik için tehlike oluşturan engelleri işaretlemek ya da kaldırmakla yükümlüdür.
| Çukurun bulunduğu yer | Sorumlu kurum | Dayanak |
|---|---|---|
| Büyükşehirde meydan, bulvar, cadde, ana yol; mahalleyi ilçe merkezine bağlayan yol | Büyükşehir belediyesi | 5216 s. Kanun m.7/1-g |
| Büyükşehirde ara sokak, mahalle içi yol | İlçe belediyesi | 5216 s. Kanun m.7 son fıkra (a) |
| Büyükşehir olmayan ilde belediye sınırı içindeki yol | Belediye | 5393 s. Kanun m.14/a; KTK m.10 |
| Devlet yolu ve il yolu | Karayolları Genel Müdürlüğü | KTK m.7/a; 6001 s. Kanun m.2 |
| Büyükşehir olmayan ilde belediye sınırı dışındaki köy yolu | İl özel idaresi | 5302 s. Kanun m.6/1-b |
| Altyapı kazısından kalan çukur | Kazıyı yapan kurum ya da şirket ve yolu denetlemeyen idare | TBK m.49, m.61; 2560 s. Kanun m.2 |
Tablo bir başlangıç noktasıdır. Aynı yolun farklı bölümleri farklı kurumlara ait olabilir, yolun statüsü yıllar içinde değişebilir ve çukurun kaynağı yolun kendisi değil altındaki bir şebeke olabilir. Yoldaki çukurdan kim sorumlu sorusu bu yüzden çoğu dosyada tek kurumla değil, birden fazla muhatapla cevaplanır.
Büyükşehir mi İlçe Belediyesi mi
Büyükşehir belediyesi olan illerde yol sorumluluğu kanunla ikiye bölünmüştür. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi büyükşehir belediyesine “yetki alanındaki mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yollar, meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımı ile bu yolların temizliği ve karla mücadele çalışmalarını yürütmek” görevini verir.
İlçe belediyelerinin görevi aynı maddenin ilçe belediyelerine ilişkin fıkrasında tanımlanır: kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapmak. Sonuç olarak ara sokaklar ve mahalle içi yollar ilçe belediyesinin bakımındadır. Çukur bir apartman sırasının önündeki dar sokaktaysa muhatap büyük olasılıkla ilçe belediyesidir.
Büyükşehir olmayan illerde bu ikili yapı yoktur. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesinin (a) bendi belediyeye imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel altyapı hizmetlerini verir; belediye sınırları içindeki yollarda muhatap tek bir belediyedir. 6360 sayılı Kanun’la büyükşehir sınırlarına alınan köylerin büyük kısmı mahalleye dönüştüğü için, büyükşehir illerinde eski köy yolları da artık bu ikili yapının içinde değerlendirilir.
Ana yol olup olmadığını UKOME kararı belirler
Bir caddenin “ana yol” sayılıp sayılmadığı göz kararıyla değil, kayıtla belirlenir ve bu statü zaman içinde değişebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 04.11.2024 tarihli kararına konu dosyada büyükşehir belediyesi mahkemeye yazdığı cevapta, kazanın olduğu kavşağın 2001’de Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararıyla ana arter kabul edildiğini, 2009’daki yeni bir UKOME kararıyla ise ana arter kapsamından çıkarılıp ilçe belediyesinin sorumluluğuna bırakıldığını bildirdi. Kaza 2010’da olduğu için davalı ilçe belediyesinin sorumluluğu kabul edildi ve aleyhine verilen hüküm onandı (E.2022/4082, K.2024/10342).
Bu kararın pratik dersi şudur: aidiyet sorulurken kurumdan, kaza tarihinde yürürlükte olan UKOME kararının da istenmesi gerekir. Bugünkü durum, olay tarihindeki durumla aynı olmayabilir. Mahkemeden de bu kayıtların ilgili büyükşehir belediyesinden getirtilmesi talep edilmelidir.
Devlet ve İl Yollarında Karayolları Genel Müdürlüğü
Şehirlerarası yollarda çukurun sorumlusu çoğunlukla Karayolları Genel Müdürlüğüdür. Karayolları Trafik Kanunu’nun 7. maddesinin (a) bendi Genel Müdürlüğe, yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak görevini verir.
Hangi yolun Genel Müdürlüğe ait olduğunu 6001 sayılı Kanun’un 2. maddesindeki tanımlar gösterir. Devlet yolları, belediyeler veya diğer kurumların sorumluluğunda bulunan yollar dışında kalan ve transit trafiği illere, limanlara, havalimanlarına ve sınır kapılarına kesintisiz ulaştıran ana karayollarıdır. İl yolları ise yine belediyelerin ve diğer kurumların sorumluluğundaki yollar dışında kalan, illeri birbirine ve devlet yollarına bağlayan ve bir il sınırı içinde başlayıp biten karayollarıdır.
Yargıtay dosyalarında Karayolları aleyhine açılmış çukur davaları sık görülür. 17. Hukuk Dairesinin 10.04.2017 tarihli kararına konu olayda, etrafında uyarı levhası ve herhangi bir önlem bulunmayan yoldaki çukur nedeniyle hasarlanan aracın kasko şirketi, ödediği tutarı Genel Müdürlükten istemişti. Genel Müdürlük çukurun yağış nedeniyle oluştuğunu ve kısa sürede kapatıldığını savundu; mahkeme davayı kabul etti ve hüküm yalnız harç yönünden düzeltilerek onandı (E.2016/9851, K.2017/3863).
Şehir içinden geçen bir devlet yolunda sorumluluğun belediyede mi Genel Müdürlükte mi olduğu her zaman açık değildir. Bu durumda iki kuruma da yazılı başvuru yapılmalı, cevaplar dosyaya konulmalı ve gerekiyorsa her ikisi birlikte davalı gösterilmelidir.
Köy Yollarında İl Özel İdaresi
Büyükşehir belediyesi bulunmayan illerde, belediye sınırları dışında kalan köy yollarının sorumlusu il özel idaresidir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 6. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi il özel idaresine imar, yol, su, kanalizasyon ve benzeri hizmetleri belediye sınırları dışında yapma görevi verir.
Büyükşehir illerinde ise il özel idareleri 6360 sayılı Kanun’la kaldırılmıştır; o illerde köy statüsünü yitirip mahalleye dönüşen yerleşimlerin yolları büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasındaki genel bölüşüme tabidir. Bu nedenle köy yolunda çukura giren bir aracın sahibinin önce ilin büyükşehir olup olmadığını, sonra yolun belediye sınırları içinde mi dışında mı kaldığını belirlemesi gerekir.
Köy yollarında çukur kazaları genellikle bakımsızlık ve işaretleme eksikliğiyle birlikte görülür: asfaltı bozulmuş, kenarı göçmüş ya da yağmurla oyulmuş yollarda uyarı levhası çoğu zaman yoktur. İl özel idaresi de kamu tüzel kişisi olduğu için, yolu güvenli tutma ve tehlikeyi işaretleme yükümlülüğünü yerine getirmediği ölçüde sorumludur.
Kazı Çukuru Nedeniyle Kazada Sorumlu Kim
Çukurların önemli bir kısmı yolun kendisinden değil, yolun altına yapılan çalışmalardan kalır: su ve kanalizasyon hattı tamiri, doğalgaz bağlantısı, telekomünikasyon kablosu, elektrik altyapısı. Kazı bittikten sonra yüzeyin gereği gibi kapatılmaması, dolgunun zamanla oturması ya da kazı sürerken çukurun işaretlenmemesi en sık görülen kaza sebepleridir.
Bu durumda sorumlu kişi sayısı artar. Kazıyı yapan kurum ya da onun yüklenicisi, çukuru güvenli biçimde kapatmamaktan ve işaretlememekten haksız fiil hükümlerine göre sorumludur. Yolun bakımından sorumlu belediye de kendi yolundaki tehlikeyi denetleyip işaretleme yükümlülüğünü ihmal ettiyse sorumluluğa katılır. Büyükşehirlerde altyapı kazıları 5216 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle kurulan alt yapı koordinasyon merkezinin programı içinde yürütüldüğü için, kazının hangi kuruma ait olduğu bu merkezin kayıtlarından ve kazı izinlerinden tespit edilebilir.
- Hukuk Dairesinin 2016 tarihli kararına konu bir dosyada, sigortalı araç yoldaki çukura girip kaldırıma çarpmış; sigorta şirketi hem çukuru tam kapatmayan ve işaretlemeyen kazı şirketini hem de hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürdüğü idareyi dava etmişti. İdare, kazı ruhsatı verdiği firmanın bütün önlemleri alması gerektiğini savundu. Mahkeme davalılardan birini sorumlu görmedi, diğer ikisini kusurları oranında paylaştırarak sorumlu tuttu (E.2015/11091, K.2016/857).
Su borusu tamirinden kalan çukur
Su ve kanalizasyon idareleri büyükşehirlerde 2560 sayılı Kanun’a göre kurulmuş, ayrı tüzel kişiliği olan kuruluşlardır. Kanun’un 2. maddesi bu idarelere içme suyu ve kanalizasyon tesislerinin kurulması, işletilmesi ve bakım ile onarımının yapılması görevini verir. Boru tamiri için açılan çukurun gereği gibi kapatılmamasından doğan zararda muhataplardan biri bu idaredir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli kararına konu ölümlü motosiklet kazasında, davalılardan biri çöküntünün içme suyu boru hattının tamiri için açılmış bir çukurdan kaynaklandığını, su ve kanalizasyon hizmetlerinin 30 Mart 2014 mahalli idareler seçimlerinden sonra büyükşehir belediyesine bağlı su ve atıksu genel müdürlüğüne devredildiğini belirterek husumet itirazında bulunmuştu (E.2024/12041, K.2025/11681). Bu tür dosyalarda hangi kurumun hangi tarihten itibaren şebekeden sorumlu olduğu da ayrıca araştırılmalıdır.
Özel Kişinin Açtığı İnşaat Çukuru
Çukuru açan her zaman bir kamu kurumu değildir. Yol kenarında inşaat yapan, akaryakıt istasyonu kuran ya da izinsiz kazı yapan özel kişiler de yoldaki tehlikenin kaynağı olabilir. Bu durumda çukuru açan kişi haksız fiil hükümlerine göre, yolu denetlemesi gereken belediye ise kendi ihmali ölçüsünde sorumludur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 26.09.2023 tarihli kararı bu paylaşımın somut bir örneğidir. Ankara’da gündüz vakti seyreden bir traktör, akaryakıt istasyonu yapmak için açtırılan yirmi metrelik bir inşaat çukuruna düşmüş ve sürücü hayatını kaybetmişti. Kazadan sonra çukurun çevresine bariyer ve levha konulmuştu. Belediye, kazının izinsiz yapıldığını ve asıl sorumlunun arsa sahibi olduğunu savundu.
Yargılama sonunda kusur şöyle paylaştırıldı: belediye yüzde on, çukuru açtıran arsa sahibi yüzde yirmi, sürücü yüzde yetmiş. Tazminat, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuyla hükmedildi ve 4. Hukuk Dairesi kararı onadı (E.2023/7017, K.2023/9780). Dosyadan çıkan sonuç, kazının izinsiz yapılmış olmasının belediyeyi kendiliğinden kurtarmadığı, ama sürücünün kendi kusurunun da tazminatı büyük oranda azaltabildiğidir.
Birden Fazla Sorumlu Varsa Kime Dava Açılır
Aynı zarardan birden fazla kişi sorumluysa, Türk Borçlar Kanunu’nun 61. maddesi gereği müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır. Bu, zarar görenin tazminatın tamamını sorumlulardan dilediğine karşı isteyebileceği anlamına gelir. Sorumlular arasındaki paylaşım iç ilişkiyi ilgilendirir: 62. madde uyarınca payından fazlasını ödeyen, diğerlerine rücu eder.
Çukur kazasında bütün muhataplar, idare olsun özel şirket olsun, adli yargıda yargılandığı için hepsine karşı tek dava açılabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 7. maddesi, davalı birden fazla ise davanın bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini düzenler. Davanın hangi mahkemede görüleceğini ve eski içtihadın neden artık uygulanmadığını çukur kazası hangi mahkemede görülür başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.
Aidiyet belirsizken muhtemel muhatapların hepsini davalı göstermek, husumet riskini azaltır ama yargılama gideri riskini artırır: sorumlu olmadığı anlaşılan davalı yönünden dava reddedilir ve o davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilir. Bu nedenle dava öncesinde kurumlardan yazılı cevap almak, davalı sayısını gereksiz yere büyütmemek için de önemlidir.
Kurumlar Sorumluluğu Birbirine Atarsa Ne Yapılır
Çukur dosyalarında en sık rastlanan durum, başvurulan her kurumun “yol bize ait değil” ya da “kazıyı biz yapmadık” cevabı vermesidir. Bu cevaplar kayba değil kazanca dönüştürülebilir: her yazılı ret, hangi kurumun muhatap olmadığını belgeleyerek diğerini işaret eder ve dosyaya delil olarak girer.
İzlenecek yol şudur: kaza tarihini, saatini ve çukurun konumunu belirten dilekçe hem yolun muhtemel sahibine hem de kazı yapmış olabilecek kurumlara gönderilir; cevaplarda yolun statüsü, kaza tarihindeki UKOME kararı ve o noktada verilmiş kazı izinleri sorulur. Cevap gelmezse ya da cevaplar çelişirse, mahkemeden bu kayıtların ilgili kurumlardan getirtilmesi istenir.
Dava açıldıktan sonra davalı, kendisinin değil başka bir kurumun sorumlu olduğunu savunabilir. Davalı, davayı kaybederse rücu edeceğini düşündüğü kuruma davayı ihbar edebilir (HMK m.61); ama ihbar, o kurumu davalı yapmaz. Zarar gören bakımından güvenli yol, işaret edilen kuruma karşı da ayrı bir dava açıp davaların birleştirilmesini istemektir. Burada önemli olan, zamanaşımının tartışma sürerken dolmamasıdır; kısa sürenin başlangıcı sorumlunun öğrenildiği tarih olduğu için kurum cevaplarının tarihleri dikkatle saklanmalıdır.
Aidiyeti Gösteren Belgeler Nasıl Toplanır
Davalının kim olduğunu ispat eden belgeler çoğu zaman idarenin kendi arşivindedir ve dava açılmadan önce istenmesi süreci hızlandırır. Toplanması gereken başlıca kayıtlar şunlardır:
- Kaza tespit tutanağı ve kolluk kayıtları. Kazanın yerini ve çukurun durumunu resmî olarak belgeler.
- Yolun statüsünü gösteren yazı. Büyükşehir ya da ilçe belediyesinden, yolun kime ait olduğunu ve kaza tarihinde geçerli UKOME kararını bildiren cevap.
- Kazı izin ve ruhsat kayıtları. O noktada son dönemde hangi kurum ya da şirketin kazı yaptığını, işin ne zaman bittiğini ve yüzeyin kim tarafından kapatıldığını gösterir.
- Şikâyet ve ihbar kayıtları. Aynı çukur için daha önce yapılmış bildirimler, idarenin tehlikeyi bildiği hâlde önlem almadığını gösterir.
- Olay yeri fotoğrafları. Çukurun yanındaki kapak, rögar, kazı yaması ya da kurum işareti çoğu zaman sorumluyu doğrudan gösterir.
Kazadan sonra olay yerinde hangi görüntülerin alınması ve tutanağın nasıl tutturulması gerektiğini çukurdan dolayı lastik patlaması sonrasında yapılacakları anlattığımız yazıda ele aldık.
Tutanaktaki Sorumlu Kurum Notu Bağlayıcı mı
Tek taraflı çukur kazalarında kolluğun düzenlediği kaza tespit tutanağı çoğu zaman yolun durumuna ilişkin bir not da içerir: “yolda çukur bulunduğu”, “uyarı levhası olmadığı”, “yolun yapım ve bakımından sorumlu kurumun kusurlu olduğu” gibi. Bu notlar değerli bir başlangıç delilidir; ama hangi kurumun davalı olacağını tek başına belirlemez.
Tutanağı düzenleyen görevli olay yerindeki durumu tespit eder; yolun hangi kuruma ait olduğunu ise genellikle bilmez ya da genel bir ifadeyle yazar. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18.01.2021 tarihli kararına konu dosyada tutanakta, yolun yapımından ve bakımından sorumlu olan davalının güvenlik önlemi almadığı için kusurlu olduğu yazıyordu ve Daire bu tespiti olayın anlatımında esas aldı (E.2020/1895, K.2021/6). Ancak husumetin doğru kuruma yöneltilip yöneltilmediği, kurumların kendi kayıtlarıyla ayrıca doğrulanmalıdır.
Pratik sonuç şudur: tutanakta bir kurum adı geçiyorsa bu, yazılı başvurunun ilk adresidir; ama davadan önce o kurumun yolun gerçekten kendisine ait olduğunu kabul edip etmediği öğrenilmelidir. Yoldaki çukurdan kim sorumlu olduğu tartışmalı kalırsa, mahkemeden ilgili kurumların kayıtlarının getirtilmesi ve gerekiyorsa keşif yapılması istenir.
Sorumluluk Sonradan Başka Kuruma Geçtiyse
Yol ve şebeke görevleri zaman zaman bir kurumdan diğerine geçer: bir cadde UKOME kararıyla ana arter kapsamından çıkarılır, köyler mahalleye dönüşür, su ve kanalizasyon hizmetleri yeni kurulan bir genel müdürlüğe devredilir. Bu değişiklikler davalının belirlenmesinde ciddi karışıklık yaratır, çünkü kazadan dava tarihine kadar geçen sürede yolun sahibi değişmiş olabilir.
Belirleyici olan kural olarak kaza tarihindeki görev dağılımıdır. 4. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli kararında, UKOME kararıyla 2009’da ilçe belediyesine geçen bir kavşakta 2010’da yaşanan kaza için ilçe belediyesinin sorumlu tutulması bu ilkenin uygulamasıdır. Görevin kanunla başka bir kuruma devredildiği hâllerde ise devralan kurumun önceki dönemin borçlarından sorumlu olup olmadığı, devri düzenleyen hükümlere göre ayrıca değerlendirilir.
Bu tür dosyalarda güvenli yol, kaza tarihindeki görevli kurumla birlikte görevi sonradan devralan kurumu da yazılı başvuruya dahil etmek ve cevaplarına göre davalıyı belirlemektir. Kurumların “o tarihte yol bize ait değildi” ya da “o tarihten sonra görev bize geçti” yönündeki cevapları, yoldaki çukurdan kim sorumlu olduğunu belgelemenin en kısa yoludur.
Yüklenici Çalışıyorsa İdare Sorumluluktan Kurtulur mu
İdarenin yol bakım işini ihaleyle bir şirkete vermesi, sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yolu güvenli durumda bulundurma ve tehlikeyi işaretleme yükümlülüğü kanunla idareye verilmiştir; idare bu yükümlülüğü yüklenici eliyle yerine getirse de işin denetimi idarede kalır.
Buna karşılık zararı fiilen doğuran çalışma yüklenicinin kusurundan kaynaklanıyorsa, yüklenici de doğrudan sorumludur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18.11.2025 tarihli kararında, yoldaki kısmen açık bir kapak nedeniyle meydana gelen kazada davalı taşeron şirketin “dava idari yargıda görülmeli” savunması reddedilmiş ve şirket aleyhine hükmedilen tazminat onanmıştır; o dosyada belediye ve su idaresi dava dışı kalmıştı (E.2022/9822, K.2025/15460).
Pratik sonuç şudur: yolda bir çalışma yürütüldüğü biliniyorsa, idare ile yüklenici aynı davada birlikte davalı gösterilmeli, kusurun nasıl paylaştırılacağı bilirkişi incelemesine bırakılmalıdır. Rögar kapağı gibi bir şebeke ekipmanı söz konusuysa ayrıntılar için rögar kapağı kazasında davalı kim yazımıza bakabilirsiniz.
Sorumluluğun Ölçüsü Kusurla Belirlenir
Davalının doğru belirlenmesi, onun zararın tamamını ödeyeceği anlamına gelmez. Sorumluluğun ölçüsü kusur dağılımıyla belirlenir ve sürücünün kendi kusuru tazminatı azaltabilir ya da tamamen ortadan kaldırabilir. Yukarıdaki inşaat çukuru dosyasında sürücüye yüzde yetmiş kusur verilmesi, tazminatın büyük kısmının bu nedenle indirilmesi demekti.
İdareler bu yüzden savunmalarını iki katmanda kurar: önce “sorumlu biz değiliz” diyerek husumet itirazında bulunur, sonra “sorumlu olsak bile kusur sürücüdedir” diyerek kusur itirazına geçer. İkinci katmanın nasıl karşılanacağını, bilirkişi raporunun neyi incelemesi gerektiğini ve Yargıtay’ın eksik incelemeyle verilen kusur raporlarını nasıl bozduğunu çukur kazasında yol kusuru başlıklı yazımızda anlattık.
Hangi zarar kalemlerinin istenebileceği ise ayrı bir konudur: onarım bedeli, lastik ve jant, değer kaybı ve aracın kullanılamadığı süre için mahrumiyet zararı. Bunları bozuk yol tazminatı yazımızda kalem kalem ele aldık.
Sıkça Sorulan Sorular
Yoldaki çukurdan kim sorumlu olur?
Çukurun bulunduğu yolun bakımından sorumlu kurum: büyükşehirde ana yollarda büyükşehir belediyesi, ara sokaklarda ilçe belediyesi, devlet ve il yollarında Karayolları, belediye sınırı dışındaki köy yollarında il özel idaresi. Çukur bir kazıdan kaldıysa kazıyı yapan kurum ya da şirket de sorumludur.
Ana caddede çukura girdim, kime dava açarım?
Büyükşehir illerinde meydan, bulvar, cadde ve ana yollar 5216 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca büyükşehir belediyesinin bakımındadır. Caddenin ana yol sayılıp sayılmadığını kaza tarihindeki UKOME kararı gösterir.
Ara sokaktaki çukurdan kim sorumlu?
Büyükşehre bırakılan yollar dışında kalan ara sokaklar ve mahalle içi yollar ilçe belediyesinin sorumluluğundadır. Büyükşehir olmayan illerde muhatap doğrudan belediyedir.
Şehirlerarası yolda çukur hasarını kim öder?
Devlet ve il yollarında yapım ve bakım Karayolları Genel Müdürlüğünün görevidir. Yargıtay, uyarı levhası konulmamış bir çukur nedeniyle Karayolları aleyhine açılan rücu davasında kabul kararını onamıştır.
Köy yolunda çukur varsa kime başvurulur?
Büyükşehir olmayan illerde belediye sınırları dışındaki köy yolları il özel idaresinin sorumluluğundadır. Büyükşehir illerinde il özel idaresi kaldırıldığı için belediyelere başvurulur.
Kazı çukurunda belediye de sorumlu olur mu?
Olabilir. Kazıyı yapan kurum ya da şirket çukuru güvenli kapatmamaktan, belediye ise yolundaki tehlikeyi denetleyip işaretlememekten sorumludur. Yargıtay bir inşaat çukuru dosyasında belediyeye yüzde on, çukuru açtırana yüzde yirmi kusur verilmesini onamıştır.
Belediye kazının izinsiz yapıldığını söylüyor, sorumluluktan kurtulur mu?
Kendiliğinden kurtulmaz. İzinsiz kazı, kazıyı yapanın sorumluluğunu ağırlaştırır; ama belediyenin kendi yolundaki tehlikeyi fark edip önlem alma yükümlülüğü devam eder.
Birden fazla kuruma aynı davada gidebilir miyim?
Evet. Çukur kazasında bütün muhataplar adli yargıda yargılandığı için aynı asliye hukuk davasında birlikte davalı gösterilebilir. Sorumlular müteselsilen sorumludur ve tazminatın tamamı herhangi birinden istenebilir.
Yanlış kuruma dava açarsam ne olur?
Dava o kurum yönünden husumet yokluğundan reddedilir ve karşı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilebilir. Bu sırada zamanaşımı işlemeye devam ettiği için yeniden dava açma imkânı daralabilir.
Su borusu tamirinden kalan çukurda kime dava açılır?
Şebekeyi işleten su ve kanalizasyon idaresine ve gerekirse yolun bakımından sorumlu belediyeye. Su idareleri ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğu için dava büyükşehir belediyesine değil doğrudan idareye yöneltilmelidir.
Yol yapım işi bir şirkete verilmişse kime dava açılır?
İdare ve yüklenici birlikte davalı gösterilebilir. İşin ihaleyle verilmesi idarenin denetim yükümlülüğünü kaldırmaz; zararı yüklenicinin çalışması doğurduysa yüklenici de doğrudan sorumludur.
Kurumların hiçbiri sorumluluğu kabul etmezse ne yapmalıyım?
Ret yazılarını saklayın, yolun statüsünü ve kazı kayıtlarını mahkemeden getirtmeyi isteyin ve muhtemel muhatapları birlikte davalı gösterin. Zamanaşımının bu tartışma sürerken dolmamasına dikkat edin.
Davalıyı Doğru Belirlemek Davanın Yarısıdır
Çukur kazasında tazminatın kaderi, ilk dilekçede doğru kurumun davalı gösterilmesine bağlıdır. Yolun türü, kaza tarihindeki UKOME kararı, yakın dönemde yapılmış kazılar ve yüklenici ilişkileri birlikte değerlendirildiğinde, çoğu dosyada birden fazla sorumlu ortaya çıkar. Bu sorumlular müteselsilen sorumlu olduğu için birlikte davalı gösterilmeleri hem husumet riskini hem de tahsil riskini azaltır.
Aracınızın girdiği çukurun hangi kuruma ait olduğunu belirlemek ve doğru davalıları seçmek için tazminat hukuku avukatı sayfamızdaki bilgilerle büromuza ulaşabilirsiniz.
İlgili kanun metinlerine Büyükşehir Belediyesi Kanunu, İl Özel İdaresi Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu bağlantılarından ulaşabilirsiniz.
Bu içerik; 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun, 2560 sayılı Kanun, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri ile Yargıtay kararlarına dayanan genel nitelikte bir açıklamadır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Görev bölüşümü yerel kararlara göre değişebileceğinden, kendi olayınız için bir avukatla görüşmeniz önerilir.
Av. Handan Sayan Özgül — Ankara Barosu
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.
Devamı
İlgili yazılar
-
Çukur Kazası Hangi Mahkemede Görülür, Belediyeye Karşı Dava Neden Asliye Hukukta Açılır
Çukur kazası hangi mahkeme önünde görülür? Yoldaki çukur yüzünden aracınız hasar gördüyse belediye davalı olsa da asliye hukuk görevli; süre ve riskler.
İdare Hukuku -
Çukur Kazasında Yol Kusuru, İdare Sürücüyü Suçlarsa Kusur Oranı Nasıl Belirlenir
Çukur kazasında yol kusuru nasıl ispatlanır? İdarenin hız savunması, uyarı levhası, bilirkişi raporu ve Yargıtay kararlarında kusur dağılımı örnekleri.
İdare Hukuku -
Yakınım Geri Gönderme Merkezinde, İdari Gözetim Süresi En Fazla Ne Kadar Olabilir
İdari gözetim süresi geri gönderme merkezinde altı ayı geçemez, yalnız iki sebeple altı ay daha uzar. Aylık değerlendirme, 30 gün kuralı ve süre aşımı.
Yabancılar Hukuku -
Disiplin Cezasıyla Üniversiteden Atılan Öğrenci Başka Okula Gidebilir mi
Üniversiteden atılan öğrenci başka okula gidebilir mi? Kanun yalnız çıkarıldığı kuruma dönüşü yasaklar. YKS, yatay geçiş ve askerlik ertelemesi açıklandı.
Eğitim Hukuku