İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

Araç Değer Kaybı

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nden Rögar Kaynaklı Araç Hasarı ve Mahrumiyet Tazminatına Emsal Karar

· · Güncelleme · 24 dk okuma
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nden Rögar Kaynaklı Araç Hasarı ve Mahrumiyet Tazminatına Emsal Karar
İçindekiler · 14 bölüm

Rögar Kaynaklı Araç Hasarı ve Mahrumiyet Tazminatına Emsal Karar, açık bir baca kapağı yüzünden aracı zarar gören sürücünün hem onarım bedelini hem de aracın kullanılamadığı süreye ilişkin mahrumiyet zararını isteyebileceğini ortaya koydu. Kararı veren merci Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, tarihi 18.11.2025. Rögar kapağının açık, kırık ya da yol seviyesinin üstünde kaldığını sürücü çoğu zaman aracı üzerinden geçtikten sonra fark eder; ortada çarpışılan başka bir araç yoktur ve zarar, yolu bakımla yükümlü idarenin işini aksatmasından doğar. Daire, bu tür bir kazada her iki kaleme birden hükmeden istinaf kararını onadı.

Kararın asıl değeri, tazminatın kabul edilmesinden çok davalının ileri sürdüğü iki itirazın karşılanmasında: davalı hem uyuşmazlığın idari yargıda görülmesi gerektiğini savunmuş, hem de aracın pert olduğu gerekçesiyle mahrumiyet zararının doğmayacağını ileri sürmüştü. Daire her iki itirazı da reddetti. Bu yazı, kararı satır satır açıklarken rögar kaynaklı kazalarda en sık yapılan hatayı da ele alıyor: davanın yanlış yargı yolunda açılması.

Kısaca Rögar Kapağı Kazasında Atmanız Gereken Adımlar

  • Olay yerini terk etmeden belgeleyin. Kapağın konumunu, açıklığını, çevredeki uyarı levhası eksikliğini fotoğraflayın; mümkünse video çekin.
  • Kolluk çağırın, tutanak tutturun. Rögar kazası tek taraflıdır; karşı araç olmadığı için anlaşmalı tutanak işinize yaramaz.
  • Kapağın hangi kuruma ait olduğunu tespit ettirin. Belediye, su ve kanalizasyon idaresi, Karayolları ya da işi yapan yüklenici firma olabilir. Yanlış davalı, davanın husumetten reddi demektir.
  • Yargı yolunu doğru seçin. Rögar kapağı yüzünden aracınız hasar gördüyse olay trafik kazasıdır; davalı belediye, su idaresi ya da yüklenici şirket olsun, dava KTK m.110 gereği adli yargıda, asliye hukuk mahkemesinde açılır.
  • İdareye yazılı başvurun. Asliye hukukta açılacak davada ön başvuru dava şartı değildir; ama kapağın aidiyetini kayda geçirir ve uzlaşma imkânı yaratır.
  • Süreye dikkat edin. Zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kazadan itibaren on yıl (TBK m.72, KTK m.109).
  • Hasar bedeliyle yetinmeyin. Aracın tamirde geçirdiği süre için mahrumiyet bedeli, onarıma rağmen kalan değer kaybı ve yaralanma varsa tedavi giderleri ayrıca istenebilir.

Rögar Kaynaklı Araç Hasarı Nasıl Oluşur

Rögar Kaynaklı Araç Hasarı Nedir?

Rögar kaynaklı araç hasarı, kanalizasyon ya da yağmur suyu bacasının kapağının açık, eksik, kırık veya yol kaplamasıyla aynı seviyede olmaması nedeniyle araçta meydana gelen zarardır. Kapağın kapalı ve sağlam olduğu bir bacadan zarar doğmaz; sorumluluğu doğuran şey, kapağın bulunması gereken durumda bulunmamasıdır.

Bu tanım, sorumluluğun nereden doğduğunu da gösterir. Yolu yapmak ve bakımını üstlenmek, o yolu trafik güvenliğini sağlayacak durumda tutmayı da kapsar. Karayolları Trafik Kanunu’nun 10. maddesi, belediyelere verilen görevler arasında “yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak” görevini açıkça sayar. Açık ya da seviyesiz bırakılmış bir baca kapağı, bu görevin yerine getirilmediğinin somut göstergesidir.

Uygulamada karşılaşılan olay tipleri

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin rögar kazalarına ilişkin kararları, uygulamada karşılaşılan olay tiplerini net biçimde gösteriyor:

  • Kapağın yol seviyesinin üstünde bırakılması. Bir dosyada kapağın normalin üzerinde yüksekte bırakılması nedeniyle aracın karteli yırtılmış, motor yağsız kalmış, krank mili ve kol yatakları kullanılamaz hâle gelmişti (E.2016/8183, K.2017/1795).
  • Kapağın yuvasından çıkması. Bir başka dosyada öndeki aracın tekerleği kapağın üzerinden geçmiş, muhafazaları kırık olan kapak açılarak kalkmış, hemen arkadan gelen aracın ön ve alt kısmı kalkan kapağa çarpmıştı (E.2017/1001, K.2019/10271).
  • Kapağın kilitli olmaması. Cadde üzerindeki rögar kapağının kilitli olmaması nedeniyle meydana gelen kaza, birden fazla dosyaya konu olmuştur (E.2016/17914, K.2017/10831).
  • Baca çevresinin çökmesi. Kapağın montajı sırasında çevresi yeterince sıkıştırılmadığı için zamanla çökme oluşması, kapağın seviyesiz kalmasına yol açar.
  • Açık bacanın önüne konulan cisim. Bir dosyada kapağın önüne konulan ve karanlıkta fark edilmesi olanaksız olan taşa çarpılması, hasarın kaynağı olarak tartışılmıştır (E.2015/15911, K.2016/3580).

Bu olayların ortak yanı, hasarın aracın altından — kartel, şanzıman, süspansiyon, jant ve lastikten — gelmesidir. Gece saatlerinde ve yağışlı havalarda su birikintisi kapağın durumunu gizlediği için kazalar yoğunlaşır. Sürücünün kapağı görüp kaçınma imkânının bulunup bulunmadığı, ilerleyen bölümlerde ele alacağımız müterafik kusur değerlendirmesinin merkezindedir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Emsal Kararı Ne Diyor

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin Emsal Kararı

Karar, E. 2022/9822, K. 2025/15460 sayılı ve 18.11.2025 tarihlidir. Uyuşmazlığın seyri şöyle gelişti:

Olay ve talep. Davacı engellidir ve aracı olay tarihinde eşi kullanmaktadır. Yoldaki rögar kapağının kısmen açık olması nedeniyle maddi hasarlı ve yaralamalı bir kaza meydana gelir. Kaza günü tutulan tutanakta kapağın durumu tespit edilmiştir. Davacı, sürücünün kusuru bulunmadığını, kazanın belediyenin denetim ve sorumluluğu altındaki yerde gerçekleştiğini, diğer davalının ise taşeron olduğunu ileri sürerek önce 10.000 Euro, sonra bedel artırım dilekçesiyle 16.085 Euro tazminat istemiştir.

Savunma. Davalı şirket, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, adli yargıda görülse bile davacı tacir olmadığından ticaret mahkemesinin görevli olmadığını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, husumet itirazları olduğunu, kusurunun bulunmadığını ve diğer davalıyla taşeronluk ilişkisi olmadığını savunmuştur. Ayrıca sürücünün müterafik kusuru bulunduğunu, aracın pert olması nedeniyle mahrumiyet zararı doğmayacağını ve talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.

İlk derece ve istinaf. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek 46.306,40 TL araç hasar bedeli ve 3.919,50 TL araç mahrumiyet zararı olmak üzere toplam 50.225,90 TL tazminata hükmetmiştir. Her iki tarafın istinaf başvurusu kabul edilmiş, bölge adliye mahkemesi hükmü kaldırarak yeniden kurmuş ve 14.000 Euro araç hasar bedeli ile 1.106 Euro araç mahrumiyet zararı olmak üzere 15.106 Euro tazminata, fiilî ödeme tarihindeki kur üzerinden hükmetmiştir.

Temyiz sonucu. Daire, kararın tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uygulanması gereken hukuk kurallarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına uygun olduğunu belirterek temyiz itirazlarının tümünü reddetmiş ve hükmü 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca onamıştır.

Rögar Kaynaklı Araç Hasarı ve Mahrumiyet Tazminatına Emsal Karar

Kararı emsal yapan nokta burasıdır. Daire, “dava şartlarına uygunluk” değerlendirmesini açıkça yaparak davalının yargı yolu itirazını reddetmiştir. Yargı yolu, ilerleyen bölümde göreceğiniz üzere bir dava şartıdır ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu dosyada davalı, işi yapan özel hukuk tüzel kişisidir ve uyuşmazlık adli yargıda görülüp hüküm onanmıştır. Aynı Daire, davalının belediye olduğu rögar dosyalarında da araç hasarı davasını KTK m.110 gereği adli yargıda görmektedir; yani bu kararın yargı yolu sonucu, davalı idare olsaydı da değişmeyecekti.

Rögar Kaynaklı Araç Hasarı ve Mahrumiyet Tazminatına Emsal Karar olarak anılan bu içtihadın ikinci ayırt edici yanı, mahrumiyet zararının pert iddiası karşısında ayakta kalmasıdır. Davalı, aracın onarılmayacağını, dolayısıyla onarım süresinden ve kullanılamama zararından söz edilemeyeceğini savunmuş; Daire bu itirazı bozma sebebi görmemiştir. Üçüncü olarak Daire, tazminatın yabancı para üzerinden hükmedilmesine ve fiilî ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsiline ilişkin temyiz itirazını da reddetmiştir.

Kararın Uygulamadaki Sonuçları

Karar, rögar kaynaklı zararlarda üç pratik sonuç doğuruyor:

  • Yargı yolu itirazı otomatik bir savunma değildir. Araç hasarında “bu iş idari yargıda görülür” itirazı, davalı ister şirket ister idare olsun, güncel içtihatta sonuç vermez. İşi fiilen yapan yüklenici de kendi kusuru ölçüsünde adli yargıda sorumlu tutulabilir.
  • Mahrumiyet kalemi ikincil bir talep değildir. Hasar bedeliyle birlikte istenmesi ve tamir süresine ilişkin teknik verinin dosyaya konulması hâlinde hükmedilir.
  • Kusur tartışması teknik rapora bağlıdır. Kusur oranına, raporlar arası çelişkiye ve müterafik kusura ilişkin itirazlar, dosyadaki teknik dayanak sağlamsa sonuç değiştirmez.

Bu sonuçlar, benzer dosyalarda dava stratejisinin en başta kurulması gerektiğini gösteriyor: davalının kim olduğu belirlenmeden dilekçe yazılmamalı, talep kalemleri baştan eksiksiz sayılmalıdır. Rögar Kaynaklı Araç Hasarı ve Mahrumiyet Tazminatına Emsal Karar niteliğindeki bu içtihat, uygulamada dayanak olarak gösterilirken bu üç noktanın birlikte okunması gerekir.

Kararda Yargı Yolu İtirazı Nasıl Karşılandı

Rögar kaynaklı zararlarda en sık yapılan ve en pahalıya mal olan hata, davanın yanlış yargı yolunda açılmasıdır. Araç hasarında ölçüt, davalının kim olduğu değil, olayın bir trafik kazası olup olmadığıdır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesi, işleteni veya sahibi kamu kuruluşu olan araçların sebep olduğu zararlar dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğini düzenler; belediyenin yolu güvenli tutma görevi de aynı Kanunun 10. maddesinden doğar.

Davalı kim (araç hasarı)Hangi yargı yoluDayanak
Belediye, su ve kanalizasyon idaresi, Karayolları gibi bir idareAdli yargı — asliye hukuk mahkemesiKTK m.110; AYM E.2013/68 K.2013/165; UM E.2016/163 K.2016/210; 4. HD 04.12.2019 tarihli 2019/2897-5764 sayılı ilke kararı; 4. HD E.2020/1895 K.2021/6; 4. HD E.2022/3412 K.2022/14973
Yolda çalışma yapan özel şirket / yüklenici / taşeronAdli yargı — asliye hukuk mahkemesi4. HD E.2022/9822 K.2025/15460 (onama)

Bu tablo 2019’dan önce farklıydı. Bugün kapatılmış olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, belediyenin hizmet kusuruna dayanan istemler bakımından şu ölçütü kullanıyordu:

“Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan belediyeler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzelkişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunludur.” (E.2013/12361, K.2014/7552)

Aynı Daire, bir rögar dosyasında adli yargıda açılan davanın HMK m.114/1-b ve m.115/2 uyarınca usulden reddi gerektiğini de söylemişti (E.2016/8183, K.2017/1795). Trafik davalarını devralan 4. Hukuk Dairesi ise Anayasa Mahkemesi ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarını gerekçe göstererek 04.12.2019 tarihli ilke kararıyla bu uygulamadan dönmüştür. 18.01.2021 tarihli kararında, rögar kapağına çarpan araç için idari yargı diyen ilk derece ve istinaf kararlarını kaldırıp bozmuş; 21.11.2022 tarihli kararında ise büyükşehir belediyesi aleyhine asliye hukukta verilen hükmü onamıştır.

Bunun pratik anlamı şudur: belediyeye karşı araç hasarı için asliye hukuk mahkemesinde açtığınız dava bugün esastan incelenir. “Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir” ilkesi hâlâ geçerlidir; değişen, görevli yargı yolunun hangisi olduğudur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010 tarihli bir kazaya ilişkin 06.04.2021 tarihli kararında (E.2018/826, K.2021/426) çoğunluk idari yargı yönünde görüş bildirmiş olsa da olay KTK m.110’un bugünkü metninden önceye aittir ve trafik dairesinin sonraki kararları adli yargı yönündedir.

Yanlış yargı yoluna gidildiğinde kurtarıcı hüküm

Yanlış kapıya gitmiş olmak her şeyi bitirmez. Araç hasarı davasını yanlışlıkla idare mahkemesinde açtıysanız, mahkeme İYUK m.15/1-a uyarınca davayı reddeder ve dava adli yargıda yeniden açılır; bu arada zamanaşımı süresini kaçırmamak gerekir. Bir yargı kolunun görevsizlik kararı kesinleştikten sonra davaya bakan öbür koldaki mahkeme de ilk mahkemeyi görevli görürse, Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine gönderir ve görevli yeri o kesin olarak belirler.

Yaya düşmesi gibi idari yargıya gidilmesi gereken bir dosyada ise İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinin ikinci fıkrası şunu düzenler:

“Görevli olmayan adli (…) yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz.”

Yani adli yargıda dava açıp görev yönünden red kararı almışsanız, idari yargıya giderken normalde zorunlu olan idareye ön başvuru aşamasını tekrar yaşamanız gerekmez. Bu ayrım, konuyu tek cümleyle geçen kaynaklarda genellikle yer almaz; oysa süre baskısı altındaki bir dosyada belirleyici olabilir.

Kendi dosyanız bakımından yargı yolunun nasıl seçileceğini, yetkili mahkemeyi ve ön başvuru usulünü rögar kapağı tazminat davası hangi mahkemede açılır başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık. Davalının kim olacağını belirlemek için rögar kapağı kazasında davalı kimdir yazımıza bakabilirsiniz. Tam yargı davasının genel işleyişi için ise tam yargı davası ve idari yargıda tazminat davaları yazımız yol gösterir.

Araç Mahrumiyet Bedeli Nedir ve Nasıl Hesaplanır

Mahrumiyet Tazminatının Kapsamı ve Önemi

Araç mahrumiyet bedeli, kaza nedeniyle aracın onarımda geçirdiği süre boyunca kullanılamamasından doğan zarardır. Ölçü, aracın makul tamir süresi boyunca aynı sınıfta bir aracı kiralamanın gerektireceği bedeldir. Karara konu dosyada bilirkişi kurulu 14 günlük tamir süresi üzerinden hesap yapmış, istinaf mahkemesi bu kalem için 1.106 Euro tazminata hükmetmiştir.

Bu kalem sıklıkla yanlış tanımlanır. Mahrumiyet bedeli, yaralanan kişinin iş gücü kaybı ya da kazanç kaybı değildir; onlar ayrı tazminat kalemleridir ve farklı esaslara göre hesaplanır. Mahrumiyet bedeli yalnızca aracın kullanılamamasına bağlıdır; araç sahibinin çalışıp çalışmadığından, aracı ticari olarak kullanıp kullanmadığından bağımsız olarak doğar. Kavramın kapsamını araç mahrumiyet bedelinin tanımı ve hangi hâllerde talep edilebileceği başlıklı yazımızda ayrıntılandırdık.

Karara konu uyuşmazlıkta davalı, aracın pert olması hâlinde mahrumiyet zararının doğmayacağını ileri sürmüştür. İtirazın mantığı şudur: araç onarılmayacaksa onarım süresinden söz edilemez, dolayısıyla kullanılamama süresi de hesaplanamaz. Daire bu itirazı kabul etmemiş ve mahrumiyet kalemini içeren hükmü onamıştır. Kararın onama gerekçesi kısa olduğundan pert hâlinde mahrumiyet süresinin nasıl hesaplanacağına dair genel bir ölçü koyduğu söylenemez; bu kalemde hangi sürenin esas alınacağı dosyanın somut verilerine ve bilirkişi incelemesine göre tartışılır.

Mahrumiyet bedeli ile değer kaybını karıştırmamak gerekir. Değer kaybı, araç usulüne uygun onarılsa bile ikinci el piyasasında oluşan fiyat düşüşüdür ve mahrumiyet bedelinden bağımsız olarak istenir. Aradaki farkı ve talep koşullarını araç değer kaybının ne olduğu ve kimlerin talep edebileceği başlıklı yazımızda karşılaştırmalı olarak inceledik.

Hangi Zarar Kalemlerini İsteyebilirsiniz

Rögar kaynaklı bir kazada zarar tek kalemden ibaret değildir. Dava dilekçesinde istenmeyen kalem, sonradan ayrı dava konusu yapılmadıkça hükmedilmez.

Zarar kalemiKapsamıNasıl ispatlanır
Araç hasar bedeliOnarım gideri; onarım ekonomik değilse aracın kaza öncesi değeri ile sovtaj değeri arasındaki farkServis faturası, eksper raporu, bilirkişi incelemesi
Araç mahrumiyet bedeliMakul tamir süresi boyunca araçtan yararlanamamaTamir süresi tespiti, emsal kiralama bedelleri
Değer kaybıOnarıma rağmen ikinci el değerinde kalan düşüşBilirkişi raporu, aracın yaşı, kilometresi, hasar geçmişi
Tedavi ve yol giderleriYaralanma varsa hastane, ilaç, ulaşım masraflarıFatura, reçete, hastane kayıtları
Geçici ve sürekli iş göremezlikYaralanma nedeniyle çalışamama ve kalıcı maluliyetAdli tıp veya hastane heyet raporu, aktüerya hesabı
Manevi tazminatYaralanmanın doğurduğu elem ve üzüntüOlayın niteliği, kusur ağırlığı, tarafların durumu

Karara konu dosyada davacı hasar bedeli ve mahrumiyet zararı yönünden talepte bulunmuş; istinaf mahkemesi tazminatı yabancı para üzerinden hükmetmiş ve fiilî ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL üzerinden tahsiline karar vermiştir. Davalının bu yöndeki temyiz itirazı da reddedilmiştir.

Kasko Ödediğinde Süreç Nasıl İşler

Rögar kazası tek taraflıdır: çarpışılan bir karşı araç yoktur. Bu nedenle karşı tarafın zorunlu trafik sigortasına başvurmak mümkün değildir. Devreye girebilecek tek poliçe, aracınızın kasko poliçesidir.

Kasko şirketi hasarı öderse, ödediği tutar kadar sizin yerinize geçer ve zararı doğuran kuruma rücu eder. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin rögar kazalarına ilişkin kararlarının neredeyse tamamı, sigorta şirketlerinin belediye ya da su idaresi aleyhine açtığı bu rücu davalarından oluşur. Rücu davası da araç hasarına dayandığı için bugün adli yargıda görülür; 4. Hukuk Dairesi 04.11.2024 tarihli kararında ilçe belediyesi aleyhine açılan bir kasko rücu davasında asliye hukukun hükmünü onamıştır (E.2022/4082, K.2024/10342). Sigortacının rücu hakkı, ödeme yaptığı ölçüde ve sigortalının sahip olduğu haklar çerçevesinde doğar; sigortalıya yükletilebilecek bir kusur varsa bu rücu ilişkisine de yansır.

Kaskonuz yoksa ya da poliçe bu hasarı kapsamıyorsa zararı doğrudan sorumlu kurumdan istersiniz. Kasko ödemesi zararınızın tamamını karşılamıyorsa — muafiyet uygulanmışsa, mahrumiyet bedeli ve değer kaybı ödenmemişse — karşılanmayan kısım için talep hakkınız devam eder.

Kazadan Sonra Hangi Delilleri Toplamalısınız

Rögar dosyalarında davanın kaderini çoğu zaman esasa ilişkin tartışma değil, ispat belirler. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin E.2016/8183 sayılı dosyada verdiği bozma kararı bunun ders niteliğinde bir örneğidir: mahkeme, talep edilmesine rağmen olay yerinde keşif yapmamıştır. Duruşmada dinlenen sürücü tanık ise yeminli beyanında “aracın çarptığı şeyin rögar kapağı mı taş mı olduğunu bilemiyorum, ancak aracın altında yarık vardı, olay akşam karanlık saatlerde meydana geldi, yol kazadan sonra değişti ve köprülü kavşak yapıldı” demiştir. Bilirkişi de hasarın “muhtemelen” rögar kapağına çarpma sonucu oluştuğu kanaatini bildirmiştir. Daire, bu belirsizlikle hüküm kurulamayacağına karar vermiştir.

Aynı kararda Daire, kazanın taşa çarpma sonucu meydana geldiğinin anlaşılması hâlinde davalıya yükletilecek kusur bulunmayacağını ve sigortacının rücu edemeyeceğini de belirtmiştir. Yani kapağın kazaya sebep olduğunu ispatlayamazsanız dosya tümüyle düşer.

Toplamanız gereken deliller:

  • Fotoğraf ve video. Kapağın konumu, açıklığı, kırık muhafazaları, yol seviyesine göre yüksekliği ve çevrede uyarı levhası bulunup bulunmadığı görünmelidir. Aracın altındaki hasarı da aynı anda çekin.
  • Kolluk tutanağı. Rögar kazasında anlaşmalı tutanak işe yaramaz; kolluğu çağırıp resmî tutanak tutturmak gerekir. Tutanağın nasıl tutulması gerektiğini maddi hasarlı trafik kazalarında tutanak nasıl tutulmalı başlıklı yazımızda anlattık; hatalı düzenlenmiş bir tutanağa karşı izlenecek yol için hatalı doldurulan kaza tespit tutanağına itiraz ve dava yolları yazımıza bakabilirsiniz.
  • Tanık bilgileri. Olayı gören kişilerin ad ve iletişim bilgilerini olay yerinde alın. Sonradan bulmak neredeyse imkânsızdır.
  • Kamera kaydı. Çevredeki iş yerlerinin ve belediyenin kent güvenlik kameralarının kaydı kısa sürede silinir. Gecikmeden yazılı talepte bulunun; gerekirse mahkemeden delil tespiti isteyin.
  • Kurum yazışması. Kapağın hangi kuruma ait olduğunu yazılı olarak sorun. Karara konu dosyada da mahkemenin ilgili genel müdürlükten kaza tarihi itibarıyla o mahalde rögar bacası bulunup bulunmadığını sorması ve plan ile projeyi getirtmesi gerektiği belirtilmiştir.
  • Bilirkişi ve eksper raporu. Hasarın oluş biçimiyle uyumlu olduğunu ortaya koyan teknik rapor, kusur tartışmasının temelini oluşturur. Rapora itiraz usulü için araç değer kaybı örnek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi yazımızdaki örnek yapıdan yararlanabilirsiniz.

Kazadan sonra yapılan onarımın anlamı

Karara konu dosyada davalı, kazadan hemen sonra rögarın üzerinin asfaltla kapatılmış olmasının, sorumlu kurumların sorumluluklarının ortaya çıkmaması için delil karartıldığını açıkça gösterdiğini ileri sürmüştür. Bu, uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur: kaza duyulur duyulmaz kapak değiştirilir ya da baca kapatılır, olay yerine gidildiğinde iddiayı destekleyecek hiçbir iz kalmaz. Bu nedenle olay yeri tespitinin kaza anında yapılması, sonradan telafi edilebilecek bir eksiklik değildir.

Delillerin mahkeme önünde nasıl değerlendirildiğini, dava açmadan önce delil tespitinin nasıl isteneceğini ve çelişkili bilirkişi raporuna nasıl itiraz edileceğini rögar kazası nasıl ispatlanır başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Dava Açma Süreleri ve İdareye Ön Başvuru

Rögar Kaynaklı Kaza Tazminatında Hukuki Süreç

Araç hasarı davası adli yargıda görüldüğü için süre bakımından belirleyici olan zamanaşımıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi ve Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi, tazminat isteminin zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağını düzenler. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse, tazminat talebi bakımından da o süre uygulanır.

Davalı idare olsa da asliye hukukta açılacak bu davada idareye ön başvuru dava şartı değildir. Yine de kazadan sonra ilgili idareye yazılı başvuru yapmak, kapağın aidiyetini ve idarenin olaydan haberdar edildiği tarihi resmî olarak kayda geçirdiği için yararlıdır.

İdari yargı yolunun gündeme geldiği dosyalarda, örneğin yaya düşmelerinde, kural farklıdır. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinin birinci fıkrasına göre idari eylemlerden hakları ihlal edilenler, eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmak zorundadır. İdare talebi reddederse ret işleminin tebliğinden, otuz gün içinde cevap vermezse bu sürenin bitiminden itibaren dava süresi işler; idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür.

Kanun metinlerinin güncel hâline İdari Yargılama Usulü Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu bağlantılarından ulaşabilirsiniz.

Sürücünün Kusuru Tazminatı Nasıl Etkiler

Sorumluluğun idarede olması, sürücünün hiç kusursuz sayılacağı anlamına gelmez. Davalılar hemen her dosyada müterafik kusur itirazında bulunur: hız sınırının aşıldığı, yolun yeterince aydınlatıldığı ve kapağın görülebilir olduğu, sürücünün gerekli dikkati göstermediği ileri sürülür. Mahkeme kusuru paylaştırırsa tazminat bu oranda indirilir.

Karara konu dosyada davalı hem müterafik kusur itirazında bulunmuş hem de kendisine atfedilen kusur oranının fahiş olduğunu, çelişkili kusur raporlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. Daire bu itirazların hiçbirini bozma sebebi görmemiştir. Buna karşılık 17. Hukuk Dairesi’nin yukarıda değindiğimiz dosyasında, kendi içinde çelişkili bir bilirkişi raporuna dayanılması bozma sebebi sayılmıştır: rapor önce davalıyı sorumlu göstermiş, sonuç kısmında ise dava dışı belediyeyi yüzde yüz kusurlu bulmuştu. Çelişkili rapor hükme esas alınamaz; denetime elverişli yeni rapor alınması gerekir.

Gece karanlığı, yağış ve su birikintisi gibi etkenler sürücü lehine değerlendirilir. Buna karşılık kapağın uzun süredir bozuk olduğunun ve sürücünün o yolu düzenli kullandığının anlaşılması, aleyhe sonuç doğurabilir.

Benzer Durumlarda Ne Yapmalı?

Rögar kapağı kaynaklı zararın tek biçimi araç hasarı değildir ve her benzer olay aynı hukuki çerçeveye oturmaz. Ayrımı doğru kurmak, hem davalıyı hem yargı yolunu belirler:

  • Yaya olarak açık bacaya ya da mazgala düşme. Zarar araçta değil bedende doğar; talep tedavi giderleri, iş göremezlik ve manevi tazminat kalemlerine kayar. Sorumluluğun kaynağı yine kapağın açık veya kırık olmasıdır. Bu kalemleri ve maluliyet değerlendirmesini rögara düşüp yaralanma tazminatının nasıl isteneceği başlıklı yazımızda ele aldık.
  • Motosiklet ve bisikletle mazgal ızgarası üzerinde kayma. Izgara çubuklarının gidiş yönüne paralel yerleştirilmesi dar tekerlekli araçlar için ayrı bir tehlike kaynağıdır; bu dosyalarda ızgaranın yerleştirme biçimi teknik olarak tartışılır.
  • Yol kaplamasındaki çukur. Zararın kaynağı bir kapak değil, kaplamanın kendisidir. Sorumluluk yine yol bakımına dayanır, ancak ispat konusu kapağın durumu değil çukurun boyutu ve süresidir. Çukur kaynaklı araç hasarında istenebilecek kalemleri bozuk yol tazminatı yazımızda ayrıca ele aldık.
  • Kaldırımdaki bozukluk veya buzlanma nedeniyle düşme. Burada zararın kaynağı zemindir; baca kapağı üzerinde düşülmüşse olay yine bu yazının kapsamına girer.

Hangi biçimde olursa olsun ilk üç adım değişmez: olay yerini kaza anında belgeleyin, kapağın ya da yapının hangi kuruma ait olduğunu yazılı olarak tespit ettirin, süre işlemeye başlamadan yargı yolunu doğru belirleyin. Araç hasarında bu yol adli yargıdır; yaya düşmesinde ise yargı yolu tartışmalıdır ve dosyanın özelliğine göre değerlendirilmelidir.

Kararın Tam Metni

T.C. YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

E. 2022/9822 K. 2025/15460 T. 18.11.2025

DAVA : Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davalı vekili Av. … geldi, davacı adına gelen olmadı. Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 18.11.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR :

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ..‘da yaşadığını, engelli olduğunu, olay tarihinde davacının eşinin kullandığı, davacının maliki olduğu . .. plakalı (..) aracın yoldaki belediyeye ait rögar kapağının kısmen açık olması sebebi ile araçta maddi hasarlı ve yaralamalı kazanın meydana geldiğini, 14.08.2016 tarihinde tutulan tutanakta görüleceği üzere rögar kapağının durumu nedeni ile kazanın meydana geldiğini, sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusur ve ihmali olmadığını, davalıların olayda kusurlu olduğunu, belediyenin denetim ve sorumluluğu altında olan yerde kazanın meydana geldiğini, diğer davalının taşeron olduğunu, olaydan sonra …‘ya dönüldüğünü, ekspertiz raporu alındığını belirterek şimdilik 10.000 Euro (38.580,00 TL)‘nun faizi ile birlikte ödeme tarihindeki Euro’nun kur bedeli üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bedel artırım dilekçesi ile 16.085,00 Euro’nun ödeme tarihindeki kur üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davanın adli yargıda olsa bile davacının tacir olmaması nedeniyle ticaret mahkemesinde görülemeyeceğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararının bulunmadığını, eksik harcın ikmali gerektiğini, husumet itirazları bulunduğunu, teminat gösterilmesi talepleri bulunduğunu, meydana gelen olayda davalının kusuru bulunmadığını, diğer davalı ile aralarında taşeronluk ilişkisi bulunmadığını, davacının iddia ettiği tüm zararları ispat etmesi gerektiğini, kusurun tespiti ile davacı tarafça başka ödeme varsa mahsup yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile, 46.306,40 TL araç hasar bedeli, 3.919,50 TL araç mahrumiyet zararı olmak üzere toplam 50.225,90 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, hükmün yeniden tesisine, davanın kısmen kabulü ile, 14.000 Euro araç hasar bedeli, 1.106 Euro araç mahrumiyet zararı olmak üzere toplam 15.106 Euro tazminatın dava tarihinden itibaren Devlet bankalarınca Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı olan TL üzerinden tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;

Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/465 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenerek sonucuna göre hareket edilmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmadan bu dosyadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince kusurun aidiyeti ve oranına ilişkin kabulün yerinde olmadığını, meydana gelen zararlandırıcı olayda müvekkili şirkete yükletilebilecek kusur bulunmadığını, dava dışı KASKİ ve belediyenin kusuruna dayandığını, kazadan hemen sonra rögarın üzerinin asfaltla kapatılmış olmasının da sorumlu kurumların sorumluluklarının ortaya çıkmaması için delil kararttığını açıkça ortaya koyduğunu, müvekkili şirkete atfedilen kusurun fahiş olduğunu, meydana gelen kazada davacıya ait aracın sürücüsünün müterafik kusuru bulunduğunu, çelişkili kusur raporlarına göre hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, davacının davasının hukuki yarar yokluğundan reddi yerine kısmen kabulünün hatalı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı gözetilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece zararın tamamından müteselsilen müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, hatalı zarar değerlendirmesi yapan raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu aracın engelliye göre modifiye edildiğine ilişkin dosyada kayıt bulunmadığını, hükme esas alınan raporda, bilirkişi kurulu tarafından araç için belirlenen ikinci el değerinin fahiş olduğunu, 14 günlük tamir süresi baz alınarak hesaplama yapılmışsa da pert halinde araç mahrumiyet zararı oluşmayacağını ve belirlenen 79 Euronun fazla olduğunu, davacı talebinin TL yerine yabancı para cinsinden hüküm altına alınması ve 3095 Sayılı Kanun 4/A maddesince faize hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu düzenlemenin sözleşme hukukuna ilişkin olduğunu, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden de kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası sonucu meydana gelen hasar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu kararı kendi dosyamda nasıl kullanabilirim?

Rögar Kaynaklı Araç Hasarı ve Mahrumiyet Tazminatına Emsal Karar niteliğindeki içtihat, dilekçede üç noktada dayanak gösterilebilir: araç hasarında “idari yargı görevli” itirazının sonuç vermeyeceği, mahrumiyet zararının hasar bedeliyle birlikte hükmedilebileceği ve pert iddiasının bu kalemi kendiliğinden ortadan kaldırmayacağı. Her dosyanın somut koşulları farklı olduğundan karar, benzer olgu durumunda emsal değeri taşır.

Rögar kapağı yüzünden hasar gören aracım için kime dava açacağım?

Kapağın bakım ve işletmesinden sorumlu kuruma. Bu, yolun niteliğine göre ilçe belediyesi, büyükşehir belediyesi, su ve kanalizasyon idaresi veya Karayolları Genel Müdürlüğü olabilir. Yolda çalışma yapan bir yüklenici varsa sorumluluk ona da yönelebilir. Yanlış kuruma açılan dava husumetten reddedilir; bu nedenle davadan önce kapağın hangi kuruma ait olduğunu yazılı olarak sormak gerekir.

Belediyeye açacağım tazminat davası hangi mahkemede görülür?

Rögar kapağı yüzünden aracınız hasar gördüyse asliye hukuk mahkemesinde görülür. KTK m.110 trafik kazasından doğan sorumluluk davalarını adli yargıya bırakmıştır ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2019 ilke kararından beri belediye davalı olduğunda da böyle karar vermektedir. Eski 17. Hukuk Dairesi kararlarındaki “idare mahkemesi” uygulaması araç hasarı bakımından güncel değildir.

Adli yargıda dava açtım, mahkeme görevsizlik verdi. Ne olacak?

Araç hasarında bu karar güncel içtihada aykırıdır; istinaf ve temyiz yoluna başvurarak kaldırılmasını isteyebilirsiniz. 4. Hukuk Dairesi 2021 ve 2025 tarihli kararlarında tam olarak böyle görevsizlik ve yargı yolu reddi kararlarını bozmuştur. Dosya idari yargıya taşınırsa İYUK m.13/2 gereğince idareye ön başvuru şartı aranmaz; iki yargı kolu arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğarsa Uyuşmazlık Mahkemesi karar verir.

İdareye başvurmadan doğrudan tam yargı davası açabilir miyim?

İdari yargıda tam yargı davası açacaksanız hayır; İYUK m.13/1 uyarınca önce ilgili idareye başvurmak zorunludur. Ancak araç hasarında dava idare mahkemesinde değil asliye hukuk mahkemesinde açılır ve orada ön başvuru dava şartı değildir. Yine de idareye yazılı başvuru, kapağın aidiyetini kayda geçirdiği için yararlıdır.

Araç mahrumiyet bedeli tam olarak neyi karşılar?

Aracın onarımda geçirdiği makul süre boyunca kullanılamamasından doğan zararı karşılar. Ölçüt, aynı sınıfta bir aracı o süre boyunca kiralamanın bedelidir. Yaralanan kişinin çalışamamasından doğan kayıp bu kalem değil, ayrı bir tazminat kalemidir.

Aracım pert oldu, yine de mahrumiyet bedeli isteyebilir miyim?

Karara konu dosyada davalı, pert hâlinde mahrumiyet zararının doğmayacağını ileri sürmüş; Daire bu itirazı bozma sebebi görmemiş ve mahrumiyet kalemini içeren hükmü onamıştır. Talep somut verilere göre değerlendirilir; peşinen reddedilen bir kalem değildir.

Kaskom hasarı ödedi. Yine de dava açabilir miyim?

Kaskonun ödediği tutar için dava hakkı sigorta şirketine geçer ve şirket sorumlu kuruma rücu eder. Ancak muafiyet uygulanmışsa, mahrumiyet bedeli ve değer kaybı ödenmemişse karşılanmayan kısım için talep hakkınız devam eder.

Rögar kazasında anlaşmalı kaza tutanağı yeterli olur mu?

Hayır. Anlaşmalı tutanak iki araçlı kazalar içindir. Rögar kazasında karşı araç bulunmadığından kolluk çağırılarak resmî tutanak tutturulması gerekir.

Kazadan sonra belediye rögarı tamir etti. Bu durum aleyhime mi sonuç doğurur?

Kendiliğinden aleyhe sonuç doğurmaz; ancak ispat imkânınızı zorlaştırır. Karara konu dosyada davalı, kazadan hemen sonra rögarın asfaltla kapatılmasını delil karartma olarak nitelendirmiştir. Bu nedenle olay yeri tespitinin kaza anında yapılması hayati önemdedir.

Rögar kapağı trafik kazası sayılır mı?

Sayılır. Karara konu olayda da kaza, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası olarak tutanağa bağlanmıştır. Karşı araç bulunmaması olayın trafik kazası niteliğini ortadan kaldırmaz; kolluk çağrılarak resmî tutanak tutturulması gerekir.

Rögar kazasında sürücünün de kusuru sayılır mı?

Sayılabilir. Davalılar genellikle hız, dikkat eksikliği ve kapağın görülebilir olduğu yönünde müterafik kusur itirazında bulunur. Kusur paylaştırılırsa tazminat bu oranda indirilir. Gece karanlığı, yağış ve su birikintisi sürücü lehine değerlendirilen etkenlerdir.

Bilirkişi raporu çelişkiliyse ne yapabilirim?

Rapora süresi içinde ayrıntılı itiraz edip yeni rapor alınmasını isteyebilirsiniz. Yargıtay, kendi içinde çelişkili raporun hükme esas alınamayacağını, denetime elverişli rapor alınması gerektiğini istikrarlı biçimde belirtmektedir.

Dava açma süresi ne kadar?

Araç hasarı davası adli yargıda görüldüğü için zamanaşımı uygulanır: zarar ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kazadan itibaren on yıl (TBK m.72, KTK m.109). Fiil suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı süresi dikkate alınır. İdari yargıya gidilecek dosyalarda ise eylemi öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde beş yıl içinde idareye başvurulur; ret ya da otuz gün cevapsızlık üzerine altmış günlük dava süresi işler.

Yasal Uyarı

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşulları, delil durumu ve süreleri çerçevesinde değerlendirilir. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebilir. Hak kaybı yaşamamak için kendi dosyanıza ilişkin adım atmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur.

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar