İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

İdare Hukuku

Rögar Kapağı Yüzünden Aracım Hasar Gördü: Davayı Hangi Mahkemede Açacağım?

· · 14 dk okuma
Rögar Kapağı Yüzünden Aracım Hasar Gördü: Davayı Hangi Mahkemede Açacağım?
İçindekiler · 14 bölüm

Rögar kapağı tazminat davası hangi mahkemede açılacak sorusu, dosyanın kaderini tazminatın miktarından daha çok belirler. Adli yargıda açılması gereken dava idare mahkemesine, idari yargıda açılması gereken dava asliye hukuka götürüldüğünde mahkeme işin esasına hiç girmez; kusur da hasar da tartışılmadan dosya kapanır.

Bu yazıda rögar kapağı tazminat davası hangi mahkeme önünde görülür sorusunu Yargıtay kararlarındaki ölçütle yanıtlıyoruz. Ölçüt tek cümleyle şudur: kazanın nasıl olduğuna değil, davalının kim olduğuna bakılır.

Kısaca Rögar Kapağı Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır

Davalı kimYargı yoluGidilecek mahkemeÖn başvuru
Belediye, büyükşehir belediyesi, su ve kanalizasyon idaresi, Karayolları Genel Müdürlüğüİdari yargıİdare mahkemesi — tam yargı davasıZorunlu (İYUK m.13/1)
Yolda çalışma yapan özel şirket, yüklenici, taşeronAdli yargıAsliye hukuk mahkemesiYok
Hem idare hem özel şirket birlikteHer davalı kendi yargı yolundaİki ayrı davaİdare yönünden zorunlu

Yargı Yolu Neden Bu Kadar Belirleyici

Yargı yolu, davanın esası incelenmeden önce bakılan bir dava şartıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, yargı yolunun caiz olmasını dava şartları arasında sayar. Aynı Kanun’un 115. maddesinin ikinci fıkrası, dava şartı eksikliğinin bulunması hâlinde davanın usulden reddine karar verileceğini düzenler.

Bunun üç sonucu vardır:

  • Mahkeme kendiliğinden bakar. Karşı taraf itiraz etmese bile mahkeme yargı yolunu re’sen gözetir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi bunu açıkça belirtmiştir: “Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunludur.” (E.2013/12361, K.2014/7552)
  • Her aşamada gündeme gelebilir. Yargılama yıllarca sürmüş, bilirkişi raporları alınmış olsa bile temyiz aşamasında bozma sebebi olur.
  • Esas hiç incelenmez. Kusur, hasar miktarı ve deliller tartışılmaz; dosya usulden kapanır.

Davalı Bir İdare İse İdari Yargıya Gidilir

Belediyenin, su ve kanalizasyon idaresinin ya da Karayolları Genel Müdürlüğü’nün yol bakımını aksatmasından doğan zarar, hizmet kusurundan kaynaklanan bir zarardır. Bu zararın tazmini için idare mahkemesinde tam yargı davası açılır. Dayanak, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendidir: idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar tam yargı davasıdır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ölçütü şöyle koymuştur:

“Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan belediyeler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzelkişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.” (E.2013/12361, K.2014/7552)

Aynı Daire, doğrudan bir rögar dosyasında da yol bakım sorumluluğuna dayanan istemin tam yargı davası olarak açılması gerektiğini belirtmiş ve adli yargıda açılan davanın HMK m.114/1-b uyarınca yargı yolu caiz olmadığından, m.115/2 gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır (E.2016/8183, K.2017/1795).

Belediyenin bu sorumluluğu, yolu bakımla yükümlü olmasından doğar. Karayolları Trafik Kanunu’nun 10. maddesi, belediyelerin görevleri arasında “yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak” görevini sayar. Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrası ise genel ilkeyi koyar: idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.

Hizmet Kusuru Nedeniyle Tazminat Davası Nasıl Kurulur

İdareye karşı açılan tam yargı davasının çekirdeğinde hizmet kusuru kavramı durur. Hizmet kusuru, kamu hizmetinin kuruluşunda veya işleyişindeki aksaklıktır. Uygulamada üç biçimde ortaya çıkar: hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi ya da kötü işlemesi.

Rögar ve mazgal kapağı olaylarında bu üç biçimin karşılığı somuttur:

  • Hizmetin hiç işlememesi. Kapağın uzun süredir kayıp ya da kırık olması, bildirimlere rağmen hiçbir işlem yapılmaması. Baca ağzının açık bırakılması ve çevresine hiçbir uyarı konulmaması bu gruba girer.
  • Hizmetin geç işlemesi. Arıza kuruma bildirilmiş, tutanak tutulmuş ya da şikâyet kaydı açılmış olmasına rağmen makul sürede müdahale edilmemesi.
  • Hizmetin kötü işlemesi. Kapağın takılmış olmasına rağmen yuvasına oturmaması, muhafazalarının kırık olması, baca çevresinin yeterince sıkıştırılmaması nedeniyle zamanla çökme oluşması, kapağın yol kaplamasının altında veya üstünde kalması.

Bu son biçim, Yargıtay kararlarında en sık karşılaşılan durumdur. Bir dosyada bilirkişi, kapağın montajı sırasında çevresinin yeterince sıkıştırılmaması nedeniyle çökme oluştuğunu ve bunun kapağı seviyesiz bıraktığını tespit etmiştir. Başka bir dosyada hasarın, idarenin kapağı vaktinde kontrol etmemesi ve değiştirmemesi yani bakım ve onarım hizmetini aksatması sonucu doğduğu belirtilmiştir (E.2017/1001, K.2019/10271).

Hizmet kusurunu ispatlamak için ne gerekir

Hizmet kusurunun varlığı, olayın kendisinden çıkarılır. Yolda bulunması gereken bir kapağın bulunmaması ya da bulunması gereken durumda olmaması, kural olarak hizmetin gereği gibi işlemediğini gösterir. Ancak iki noktanın dosyaya konulması gerekir:

  • Zararın kaynağının kapak olduğu. Bu, dosyanın en kırılgan noktasıdır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, tanığın “aracın çarptığı şeyin rögar kapağı mı taş mı olduğunu bilemiyorum” şeklindeki beyanı ve bilirkişinin “muhtemelen” kaydı karşısında hüküm kurulamayacağına karar vermiştir. Aynı kararda, olayın taşa çarpma sonucu meydana geldiğinin anlaşılması hâlinde davalıya yükletilecek kusur bulunmayacağı da belirtilmiştir (E.2016/8183, K.2017/1795).
  • Kapağın davalı kurumun sorumluluğunda olduğu. Bu, husumetin dayanağıdır. Aynı kararda Daire, kaza mahallinde rögar bacası bulunup bulunmadığının ilgili kurumdan sorulması ve plan ile projenin getirtilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Ağır hizmet kusuru aranır mı

Rögar ve mazgal kaynaklı zararlarda idarenin sorumluluğu için ağır hizmet kusuru aranmaz; olağan hizmet kusuru yeterlidir. Ağır kusur ölçütü, idare hukukunda yargısal faaliyet ve kolluk gibi belirli alanlarda gündeme gelen özel bir eşiktir. Yol bakım hizmeti bu istisnai alanların dışındadır; hizmetin gereği gibi yürütülmediğinin ortaya konulması sorumluluk için yeterlidir.

Davalı Özel Bir Şirket İse Adli Yargıya Gidilir

Yolda çalışma yapan yüklenici ya da taşeron bir şirket, kamu tüzel kişisi değildir. Bu şirketin kusurundan doğan zarar haksız fiil hükümlerine tabidir ve dava asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 18.11.2025 tarihli kararı bunun güncel örneğidir. Rögar kapağının kısmen açık olması nedeniyle meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı kazada davalı şirket, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini savunmuştur. Daire, kararın dava şartlarına uygun olduğunu belirterek bu itirazı reddetmiş ve 14.000 Euro araç hasar bedeli ile 1.106 Euro mahrumiyet zararına ilişkin hükmü onamıştır (E. 2022/9822, K. 2025/15460). Kararın ayrıntılı çözümlemesini Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin rögar kaynaklı araç hasarı ve mahrumiyet tazminatına ilişkin emsal kararı başlıklı yazımızda ele aldık.

Buradaki ayrım şudur: idarenin işi ihale ile bir şirkete vermiş olması, idarenin sorumluluğunu her durumda ortadan kaldırmaz; ancak zararı fiilen doğuran çalışma yüklenicinin kusurundan kaynaklanıyorsa, yüklenici adli yargıda doğrudan sorumlu tutulabilir.

Aynı Olayda İki Davalı Varsa Ne Olur

Uygulamada en karmaşık durum, hem idarenin hem de bir şirketin ya da birden fazla idarenin sorumlu görüldüğü olaylardır. Her davalı kendi hukuki statüsüne göre değerlendirilir; tek dilekçeyle her ikisine birden gidilmesi yargı yolu sorununu çözmez.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin E.2016/8183 sayılı dosyası bunu net gösterir. Davada hem belediye hem de bir genel müdürlük davalıdır. Daire, belediyeye yöneltilen hizmet kusuru istemi bakımından idari yargının görevli olduğunu, bu yönden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini belirtmiş; diğer davalı yönünden ise esasa ilişkin eksik incelemeyi bozma sebebi saymıştır. Yani tek dosya, iki ayrı sonuç doğurmuştur.

Pratik sonuç şudur: davalıların statüsü baştan belirlenmeli, gerekiyorsa idare için idare mahkemesinde, özel hukuk kişisi için asliye hukuk mahkemesinde ayrı davalar açılmalıdır. Kapağın hangi kuruma ait olduğunun tespiti bu nedenle dilekçe yazımından önce gelir; bu konuyu ayrıntılı ele aldığımız yazıya ilerleyen bölümde yönlendiriyoruz.

İdareye Ön Başvuru Yapmadan Dava Açamazsınız

İdari yargıda tam yargı davası açmadan önce idareye başvurmak zorunludur. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinin birinci fıkrası şunu düzenler: idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir.

Sürecin işleyişi şöyledir:

  • Başvuru. Zararınızı, olayı ve talebinizi açıklayan dilekçeyle ilgili idareye başvurursunuz. Başvurunun kayda girdiğini belgeleyin.
  • Cevap veya sessizlik. İdare talebi kısmen ya da tamamen reddederse, bu işlemin tebliğini izleyen günden itibaren dava süresi işler. İdare otuz gün içinde cevap vermezse talep zımnen reddedilmiş sayılır ve dava süresi bu sürenin bitiminden itibaren başlar.
  • Dava. İdare mahkemesinde genel dava açma süresi altmış gündür.

Ön başvuru yapılmadan açılan dava reddedilir. Bu, kolayca telafi edilebilir bir eksiklik gibi görünse de arada geçen sürede bir yıllık başvuru süresi dolmuşsa hak kaybı kesinleşir.

Yanlış Mahkemede Dava Açtıysanız Ne Olur

Adli yargıda açılan dava görev yönünden reddedildiğinde her şey bitmez. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinin ikinci fıkrası önemli bir kolaylık getirir:

“Görevli olmayan adli (…) yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz.”

Yani asliye hukuk mahkemesinde açtığınız dava görevsizlikle reddedilmişse, idare mahkemesine giderken normalde zorunlu olan ön başvuru aşamasını yeniden yaşamanız gerekmez. Bu hüküm, konuyu “belediyeye dava idari yargıda açılır” cümlesiyle geçiştiren kaynaklarda genellikle yer almaz; oysa süresi daralmış bir dosyada belirleyici olabilir.

Buna karşılık bu hüküm, dava açma sürelerini kendiliğinden yeniden başlatan genel bir af değildir. Görevsizlik kararının kesinleşmesinin ardından idari yargıya başvuru için geçerli sürelere uyulması gerekir; bu nedenle karar elinize geçer geçmez harekete geçmek gerekir.

Görevsizlik kararının bir başka pratik sonucu, o güne kadar yapılan yargılama giderleri ve vekâlet ücretidir. Dava esastan değil usulden reddedildiği için karşı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilebilir; harç ve gider avansı bakımından da kayıp doğar. Yargı yolu tartışmasının dosyanın en başında çözülmesi gerekmesinin bir nedeni de budur.

Tersi yönde bir hata da mümkündür: davalı bir özel şirketken davanın idare mahkemesinde açılması. Bu durumda idare mahkemesi de görevsizlik kararı verir ve dosya yine kapanır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin yukarıda andığımız kararında davalı şirketin “dava idari yargıda görülmelidir” savunması tam da bu beklentiyle ileri sürülmüş, ancak kabul edilmemiştir.

Hangi İdare Mahkemesine Başvurulur

İdari yargıda yetki, uyuşmazlığın konusuna göre belirlenir. Rögar ve mazgal kaynaklı zararlarda belirleyici olan, zararı doğuran eylemin gerçekleştiği yerdir. Kaza hangi ilin sınırları içinde olmuşsa, o yer idare mahkemesi yetkilidir.

Davalı özel hukuk kişisiyse ve dava adli yargıda görülecekse, genel yetki kuralı uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; haksız fiillerde ayrıca fiilin işlendiği yer mahkemesinde de dava açılabilir.

Bu nedenle rögar kapağı tazminat davası hangi mahkemede görülecek sorusu iki aşamalıdır: önce yargı yolu ve görev, sonra yetki belirlenir. Görev ve yetki farklı kavramlardır: görev hangi tür mahkemenin bakacağını, yetki hangi yerdeki mahkemenin bakacağını belirler. Yargı yolu itirazı görev sorunudur ve kamu düzenine ilişkindir; yetki itirazı ise kural olarak taraflarca süresinde ileri sürülmelidir. Tam yargı davasının genel işleyişini tam yargı davası ve idari yargıda tazminat davaları başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Kaskonuz Öderse Dava Hangi Yargı Yolunda Görülür

Rögar kazası tek taraflıdır: çarpışılan bir karşı araç ve dolayısıyla başvurulacak bir zorunlu trafik sigortası yoktur. Devreye girebilecek tek poliçe kendi kasko poliçenizdir.

Kasko şirketi hasarı öderse, ödediği tutar kadar sizin yerinize geçer ve zararı doğuran kuruma rücu eder. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: sigorta şirketinin rücu davası, sizin açacağınız davadan farklı bir yargı yolunda görülmez. Şirket de aynı ölçüte tabidir; davalı bir idareyse rücu davası da idari yargıda tam yargı davası olarak açılmalıdır.

Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin yukarıda andığımız kararlarının neredeyse tamamı, sigorta şirketlerinin belediye ya da su idaresi aleyhine asliye hukuk mahkemesinde açtığı rücu davalarıdır ve bir kısmı tam da bu nedenle bozulmuştur. Sigortacının deneyimli olması yargı yolu hatasını engellememiştir.

Kasko ödemesi zararınızın tamamını karşılamıyorsa karşılanmayan kısım için talep hakkınız devam eder. Poliçe muafiyeti uygulanmışsa, mahrumiyet bedeli ve değer kaybı ödenmemişse bu kalemler için doğrudan sorumlu kuruma gidersiniz. Bu durumda dava yine davalının statüsüne göre belirlenen yargı yolunda açılır.

Dava Açmadan Önce Kapağın Aidiyetini Tespit Ettirin

Yargı yolunu belirleyen şey davalının kim olduğu olduğuna göre, sıralama şudur: önce kapağın kime ait olduğu belirlenir, sonra yargı yolu seçilir, en son dilekçe yazılır. Tersten gidildiğinde dosya baştan sakatlanır.

Kapak, bulunduğu yere ve şebekeye göre farklı kurumların sorumluluğunda olabilir; aynı caddede yan yana duran iki kapağın iki ayrı kuruma ait olması sıra dışı bir durum değildir. Kurumlar arasındaki görev bölüşümünü, hangi yolun kime ait olduğunu ve kanuni dayanaklarını rögar kapağı kazasında davalı kimdir başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Tespit için izlenecek yol:

  • Yazılı başvuru. Kaza yerini, tarihini ve kapağın konumunu belirterek ilgili kurumlara yazılı olarak sorun. Aldığınız cevap hem husumeti belirler hem de dosyaya delil olarak girer.
  • Plan ve proje talebi. Kurumun elindeki şebeke planı, o noktada baca bulunup bulunmadığını ve hangi hatta ait olduğunu gösterir. Yargıtay, mahkemenin bu belgeleri getirtmesi gerektiğini belirtmiştir.
  • Olay yeri tespiti. Kapak üzerindeki kurum logosu ya da döküm yazısı çoğu zaman aidiyeti doğrudan gösterir; kaza anında bunu fotoğraflamak sonradan yapılacak yazışmaların yükünü hafifletir.

Yanlış kuruma açılan dava husumetten reddedilir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin bir dosyasında ilk derece mahkemesi, kapağın diğer davalının yetkisinde olduğu gerekçesiyle belediye yönünden davayı husumetten reddetmiş; Daire bu kez de husumet yönünden yeterli araştırma yapılmadığını belirterek kararı bozmuştur (E.2016/8183, K.2017/1795). Aidiyet tartışması, dosyaların en uzun süren bölümüdür.

Dava Dilekçesinde Nelere Dikkat Edilmeli

Yargı yolu doğru seçildikten sonra dilekçenin içeriği belirleyici olur. Rögar dosyalarında sık görülen eksikler şunlardır:

  • Zarar kalemlerinin eksik sayılması. Onarım bedeli yanında aracın tamirde geçirdiği süre için mahrumiyet bedeli, onarıma rağmen kalan değer kaybı ve yaralanma varsa tedavi giderleri ayrıca istenmelidir. İstenmeyen kalem hükmedilmez.
  • Kapağın aidiyetinin belirtilmemesi. Kapağın hangi kurumun sorumluluğunda olduğu dilekçede açıklanmalı, varsa yazışma eklenmelidir.
  • Delil listesinin dar tutulması. Keşif ve bilirkişi incelemesi açıkça talep edilmelidir. Yargıtay, keşif talep edilmesine rağmen keşif yapılmadan karar verilmesini bozma sebebi saymıştır (E.2016/8183, K.2017/1795).
  • Kusur tartışmasına hazırlıksız girilmesi. Davalı müterafik kusur itirazında bulunacaktır; hız, görüş mesafesi ve aydınlatma durumuna ilişkin veriler baştan dosyaya konulmalıdır.

Delillerin mahkeme önünde nasıl değerlendirildiğini, dava açmadan önce delil tespitinin nasıl isteneceğini ve çelişkili bilirkişi raporuna nasıl itiraz edileceğini rögar kazası nasıl ispatlanır başlıklı yazımızda anlattık. Olayda yaralanma da varsa bedensel zarar kalemleri için rögara düşüp yaralanma tazminatının nasıl isteneceği yazımıza bakabilirsiniz.

Delil toplama ve tutanak konusunda maddi hasarlı trafik kazalarında tutanak nasıl tutulmalı ve hatalı doldurulan kaza tespit tutanağına itiraz ve dava yolları başlıklı yazılarımızdan yararlanabilirsiniz. İsteyeceğiniz kalemler bakımından araç değer kaybının ne olduğu ve kimlerin talep edebileceği ile araç mahrumiyet bedelinin tanımı ve talep koşulları yazılarımız yol gösterir.

Kanun metinlerinin güncel hâline İdari Yargılama Usulü Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu bağlantılarından ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Rögar kapağı tazminat davası hangi mahkemede açılır?

Davalının kim olduğuna bağlıdır. Belediye, su ve kanalizasyon idaresi ya da Karayolları gibi bir idare davalıysa dava idare mahkemesinde tam yargı davası olarak açılır. Yolda çalışma yapan özel bir şirket davalıysa dava asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Belediyeye asliye hukuk mahkemesinde dava açarsam ne olur?

Dava, yargı yolu caiz olmadığı için dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Mahkeme bunu karşı taraf itiraz etmese bile kendiliğinden gözetir; esasa hiç girilmez.

Mahkeme görevsizlik verdi, ön başvuruyu yeniden yapmam gerekir mi?

Hayır. İYUK m.13/2 uyarınca, adli yargıda açılan tam yargı davası görev yönünden reddedilmişse sonradan idari yargıda açılacak davada idareye başvurma şartı aranmaz.

İdareye başvurmadan doğrudan idare mahkemesine gidebilir miyim?

Hayır. İYUK m.13/1 gereğince idari eylemden doğan zararlarda dava açmadan önce ilgili idareye başvurmak zorunludur. Bu aşama atlanırsa dava reddedilir.

İdare başvuruma hiç cevap vermezse ne yapacağım?

Otuz gün içinde cevap verilmezse talebiniz zımnen reddedilmiş sayılır ve dava açma süreniz bu sürenin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Hem belediyeye hem yüklenici şirkete birlikte dava açabilir miyim?

Tek dilekçeyle her ikisine gidilmesi yargı yolu sorununu çözmez. İdare yönünden idare mahkemesinde, özel hukuk kişisi yönünden asliye hukuk mahkemesinde ayrı davalar açılması gerekir. Yargıtay, aynı dosyada belediye yönünden usulden red, diğer davalı yönünden esasa ilişkin inceleme gerektiğine karar vermiştir.

Yargı yolu itirazını karşı taraf ileri sürmezse sorun kalmaz mı?

Kalır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece re’sen dikkate alınır. Temyiz aşamasında dahi gündeme gelebilir.

Hangi yerdeki idare mahkemesine başvuracağım?

Kural olarak zararı doğuran eylemin gerçekleştiği yer idare mahkemesi yetkilidir. Kaza hangi ilin sınırları içinde olmuşsa oradaki idare mahkemesine başvurulur.

Dava açma süresini kaçırırsam ne olur?

Süreler hak düşürücü niteliktedir. İdareye başvuru için öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde eylemden itibaren beş yıl; başvurunun reddinden sonra dava için altmış gün süre işler. Bu süreler geçtikten sonra açılan dava süre yönünden reddedilir.

Kaskom ödeme yaptıysa davayı yine ben mi açacağım?

Kaskonun ödediği tutar bakımından dava hakkı sigorta şirketine geçer ve şirket sorumlu kuruma rücu eder. Muafiyet, mahrumiyet bedeli ve değer kaybı gibi karşılanmayan kalemler için talep hakkınız sizde kalır.

Sigorta şirketinin rücu davası farklı bir mahkemede mi görülür?

Hayır. Rücu davası da aynı ölçüte tabidir: davalı bir idareyse idari yargıda, özel hukuk kişisiyse adli yargıda görülür. Yargıtay’ın bozduğu rögar dosyalarının önemli bir bölümü, sigorta şirketlerinin belediye aleyhine asliye hukuk mahkemesinde açtığı rücu davalarıdır.

İdareye karşı açacağım davada ağır kusur ispatlamam gerekir mi?

Hayır. Yol bakım hizmetinde olağan hizmet kusuru yeterlidir; ağır kusur ölçütü idare hukukunda belirli istisnai alanlar için aranan özel bir eşiktir.

Kapağın hangi kuruma ait olduğunu nasıl öğrenirim?

Kaza yerini ve tarihini belirterek ilgili kurumlara yazılı başvuru yapın, şebeke planı ve projesini isteyin. Kapak üzerindeki kurum logosu ya da döküm yazısı da aidiyeti gösterir; kaza anında fotoğraflamak sonradan yapılacak yazışmaların yükünü hafifletir.

Yanlış kuruma dava açarsam ne olur?

Dava husumet yokluğundan reddedilir. Bu, yargı yolu hatasından ayrı ve bağımsız bir risktir; doğru yargı yolunda ancak yanlış davalıya açılan dava da sonuç vermez.

Belediyeye karşı hangi mahkemede dava açılır?

Belediyenin hizmet kusuruna dayanan tazminat talebinde idare mahkemesi görevlidir ve dava tam yargı davası olarak açılır. Belediyenin özel hukuk ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda ise adli yargı görevlidir; rögar kaynaklı zararlar bu istisnaya girmez.

Hizmet kusuru görevli mahkeme hangisidir?

Hizmet kusuruna dayanan tam yargı davasında görevli mahkeme idare mahkemesidir. Yargıtay, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerektiğini belirtmektedir.

Yasal Uyarı

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Yargı yolu, görev ve süre değerlendirmesi her dosyanın somut koşullarına göre değişir. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebilir. Hak kaybı yaşamamak için kendi dosyanıza ilişkin adım atmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur.

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar