İçindekiler · 18 bölüm
Norm fazlası öğretmen resen atama işleminin hukuki zemini 9 Ocak 2026’da baştan kuruldu: atamanın dayanağı artık 2015 tarihli yönetmeliğin 53. maddesi değil, Resmî Gazete’nin 9 Ocak 2026 tarihli ve 33132 sayılı sayısında yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 34. maddesi. Aynı Yönetmeliğin 43. maddesi, on yıldır uygulanan 17/4/2015 tarihli eski yönetmeliği yürürlükten kaldırdı.
Değişen yalnızca madde numarası değil. Resen atamanın coğrafi çerçevesi “ilçe grubu” adı verilen yeni bir birime bağlandı, engelli öğretmenler için resen görev yeri belirlemeden istisna getirildi ve atama işlemlerinin dayandığı kanun da 7354’ten 7528’e geçti. Bu yazı, işlemin mevzuattaki gerçek dayanağını madde madde çıkarıyor; ardından iptal davasının hangi somut hukuka aykırılık iddiaları üzerine kurulabileceğini, davanın nerede ve ne zaman açılacağını, yürütmenin durdurulmasında öğretmenlere özgü sınırın ne olduğunu anlatıyor.
Bir Bakışta: Norm Fazlası Öğretmen Resen Atama
- Dayanak: 09.01.2026 tarihli Yönetmelik m.34 ve 10/10/2024 tarihli 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu m.18/6. 7354 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu, 7528’in 36. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.
- Kim fazla olur: Alanında norm kadro sayısı azalan okullarda, hizmet puanı en az olandan başlayarak belirlenir. Eşitlik hâlinde sırasıyla öğretmenlikteki hizmet süresi az olan, öğretmenliğe sonra başlayan fazla sayılır.
- Atama zinciri: Önce kadronun bulunduğu ilçe, sonra ilçe grubu, en son il geneli. Her basamakta önce tercihler değerlendirilir.
- Resen atamada sıra terstir: Tercihe göre atama hizmet puanı üstünlüğüne, resen atama ise hizmet puanı düşük olandan başlayarak yapılır.
- İstisna: En az %40 engelli raporu olan kadrolu öğretmenler ile tam bağımlı yakını bulunanlar, bu durum devam ettiği sürece resen görev yeri belirlemenin dışındadır.
- Dava: İptal davası, atamanın yazılı bildiriminden itibaren 60 gün içinde açılır. Yetkili mahkeme, öğretmenin yeni veya eski görev yerindeki idare mahkemesidir.
- Yürütmeyi durdurma: Atama ve naklen atama işlemleri “uygulanmakla etkisi tükenen işlem” sayılmadığından, karar kural olarak idarenin savunması alındıktan sonra verilir.
Norm Fazlası Öğretmen Resen Atama Hangi Mevzuata Dayanıyor?
Norm fazlası öğretmen resen atama işleminin iki katmanlı bir dayanağı var: kanun katmanı ve yönetmelik katmanı. Bu ayrımı bilmek önemli, çünkü iptal davasının en güçlü argümanlarından biri tam da bu iki katman arasındaki farktan doğuyor.
Kanun katmanında 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu var. 10 Ekim 2024 tarihli bu Kanun, 3/2/2022 tarihli ve 7354 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu 36. maddesinin ikinci fıkrasıyla açıkça yürürlükten kaldırmıştır. Bugün hâlâ 7354’e atıf yapan içerikler, mülga bir kanuna dayanıyor demektir.
Yönetmelik katmanında ise 9 Ocak 2026 tarihli ve 33132 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği bulunuyor. Yönetmeliğin 2. maddesi dayanaklarını sayarken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu, 7528 sayılı Kanun, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve 2014/6459 sayılı Norm Kadro Yönetmeliği’ni gösterir.
2015 Yönetmeliği tamamen mi yürürlükten kalktı?
Hayır, tamamen değil. Yeni Yönetmeliğin 43. maddesi eski yönetmeliği yürürlükten kaldırmış olsa da, iki geçici hüküm onu belirli konularda hayatta tutuyor. Geçici 3. madde, eğitim kurumlarının hizmet alanları Bakanlıkça yayımlanıncaya kadar bu belirlemenin kaldırılan yönetmelik hükümlerine göre yapılacağını söylüyor. Geçici 4. madde ise 1/2/2026 tarihine kadar hizmet puanlarının hesabında yine eski yönetmeliğin uygulanacağını düzenliyor.
Bunun pratik sonucu şu: norm fazlası belirlemesinde kullanılan hizmet puanının hangi kurala göre hesaplandığı, sürecin hangi tarihe denk geldiğine bağlı olarak değişebilir. Hizmet puanı, kimin fazla sayılacağını belirleyen tek ölçüt olduğu için bu ayrıntı doğrudan işlemin sonucunu etkiler.
İhtiyaç fazlası ile norm kadro fazlası aynı şey mi?
Yönetmeliğin 34. maddesinin başlığı “İhtiyaç veya norm kadro fazlası öğretmenlerin yer değiştirmeleri” biçiminde. Metin de “herhangi bir nedenle ihtiyaç fazlası hâline gelenler ile görevli oldukları eğitim kurumlarında alanlarında norm kadro sayısı azalanlar” diyerek iki kategoriden söz ediyor.
Ne var ki iki terim arasındaki sınırın nerede olduğu mevzuatta gösterilmiş değil. Ölçülebilir bir tespit: 7528 sayılı Kanun’un tamamında “ihtiyaç fazlası” ifadesi hiç geçmiyor. Kanunun 18. maddesinin altıncı fıkrası yalnızca “norm kadro fazlası olan öğretmenler” demektedir. Yönetmelikte ise bu ifade yalnızca bir kez, 34. maddenin birinci fıkrasında geçiyor ve Yönetmeliğin tanımlar maddesi olan 3. maddede tanımı yapılmıyor.
Buna karşılık “öğretmen ihtiyacı” tanımlanmış durumda: 3. maddeye göre bu, alan bazında öğretmen norm kadro sayısının mevcut öğretmen sayısından fazla olması hâlidir. Yani mevzuat “ihtiyaç” kavramını tanımlıyor ama “ihtiyaç fazlası”nı tanımlamıyor. Kendi hakkında bu gerekçeyle işlem yapılan bir öğretmen için burası, dava dilekçesinde üzerinde durulması gereken bir belirsizlik alanıdır.
Norm kadro fazlası öğretmen ne demek?
Norm kadro, bir eğitim kurumunda bulunması gereken yönetici ve öğretmen sayısıdır; Yönetmeliğin 3. maddesindeki tanım budur. Okulun norm kadrosu 2014/6459 sayılı Norm Kadro Yönetmeliği’ne göre belirlenir ve öğrenci mevcudu, şube sayısı, alanın haftalık ders yükü gibi ölçütlere bağlıdır.
Norm kadro fazlası öğretmen ise, kadrosunun bulunduğu okulda kendi alanı için belirlenen norm kadro sayısının, o alanda görev yapan öğretmen sayısının altına düşmesi sonucu ortaya çıkar. Kısaca: okul küçülmüştür, şube kapanmıştır, program değişmiştir ya da öğrenci başka kuruma taşınmıştır; alandaki öğretmen sayısı ise aynı kalmıştır. Sonuçta bir veya birkaç öğretmen “kadro dışında” kalır.
Norm fazlası öğretmen nasıl olur, hangi sebeplerle bu konuma düşülür?
Yönetmeliğin 34. maddesinin birinci fıkrası iki sebep sayar: öğretmenin herhangi bir nedenle ihtiyaç fazlası hâline gelmesi ve görev yaptığı kurumda alanında norm kadro sayısının azalması. Bu iki üst başlığın altında en sık karşılaşılan durumlar şunlardır:
- Okulun öğrenci mevcudunun düşmesi ve şube sayısının azalması,
- Alanın haftalık ders yükünün müfredat değişikliğiyle azalması,
- Eğitim kurumunun başka bir kuruma dönüştürülmesi,
- Bölüm, alan veya programın kapatılması,
- Öğrencilerin taşımalı eğitim kapsamında başka bir kuruma nakledilmesi,
- Kuruma mazeret ya da zorunlu çalışma kapsamında yeni öğretmen atanması sonucu alandaki öğretmen sayısının norm kadronun üzerine çıkması.
Sebep ne olursa olsun kimin fazla sayılacağı tek bir ölçüte bağlıdır: sıralama hizmet puanına göre yapılır.
İhtiyaç fazlası öğretmen atama yönetmeliği hangisidir?
Yürürlükteki düzenleme, Resmî Gazete’nin 9 Ocak 2026 tarihli ve 33132 sayılı sayısında yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’dir. Konuyu düzenleyen hüküm, “İhtiyaç veya norm kadro fazlası öğretmenlerin yer değiştirmeleri” başlığını taşıyan 34. maddedir.
Daha önce yürürlükte olan 17/4/2015 tarihli ve 29329 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, yeni Yönetmeliğin 43. maddesiyle kaldırılmıştır. Eski yönetmeliğin madde numaralarına atıf yapan bilgiler bu nedenle güncelliğini yitirmiştir.
Norm Kadro Fazlası Öğretmen Nasıl Belirlenir?
Norm kadro fazlası öğretmen, hizmet puanı üstünlüğüne göre yapılan değerlendirme sonucunda hizmet puanı en az olandan başlanarak belirlenir. Yönetmeliğin 34. maddesinin birinci fıkrası bunu açık bir sıralama kuralına bağlamıştır; idarenin burada “kimi göndereceğini seçme” yetkisi yoktur.
Fıkranın kurduğu sıralama şudur:
| Sıra | Ölçüt | Sonuç |
|---|---|---|
| 1 | Hizmet puanı | En düşük puanlı öğretmen fazla sayılır |
| 2 | Öğretmenlikteki hizmet süresi | Puanlar eşitse süresi az olan fazla sayılır |
| 3 | Öğretmenliğe başlama tarihi | Süre de eşitse sonra başlayan fazla sayılır |
Aynı fıkranın son cümlesi, hizmet puanının hesabında norm kadro fazlası belirleme sürecinin son gününün esas alınacağını ve yer değiştirme işlemlerinde aynı hizmet puanının kullanılacağını söyler. Yani belirleme anındaki puan, sonraki atama basamaklarında yeniden hesaplanmaz.
Okulda norm fazlası öğretmen nasıl belirlenir?
Süreç okul düzeyinde değil, iki ayrı işlemin birleşmesiyle yürür. Önce okulun norm kadrosu güncellenir; bu, 2014/6459 sayılı Yönetmelik kapsamında yapılan ve öğrenci ile ders yükü verilerine dayanan teknik bir işlemdir. Ardından güncellenmiş norm ile mevcut öğretmen sayısı karşılaştırılır ve alanda fazlalık çıkarsa, yukarıdaki sıralama uygulanır.
Bu iki aşamanın ayrı olması davada da önemlidir: norm kadronun yanlış hesaplandığı iddiası ile hizmet puanı sıralamasının yanlış uygulandığı iddiası farklı olgulara dayanır ve farklı belgelerle ispatlanır.
Norm fazlası öğretmen nasıl tespit edilir?
Tespit, alan bazında yapılır. Okulun toplam öğretmen sayısı değil, öğretmenin kendi alanındaki norm kadro sayısı ile o alandaki öğretmen sayısı karşılaştırılır. Bir okulda matematik alanında fazlalık varken aynı okulda başka bir alanda ihtiyaç bulunması olağandır; bu, işlemi kendiliğinden hukuka aykırı hâle getirmez.
Tespit sonucunda ortaya çıkan liste idarece kesinleştirilir ve öğretmene bildirilir. Bildirim, sonraki bütün süreleri başlatan andır; bu nedenle tebellüğ tarihinin belgeyle sabitlenmesi gerekir.
Norm fazlası öğretmen nasıl hesaplanır?
Hesaplamanın merkezinde hizmet puanı vardır. Yönetmeliğin 3. maddesi hizmet puanını, görev yerinin coğrafi durumu, ekonomik ve sosyal gelişmişlik düzeyi, görev yapılan kurumun özellikleri, ulaşım şartları ve hizmet gereklerinin karşılanması gözetilerek verilen puan olarak tanımlar. Puanın kendisi bir formülle değil, hizmet alanı ve hizmet bölgesi çizelgelerine bağlı olarak oluşur.
Burada dikkat edilecek nokta, Geçici 4. maddedir: 1/2/2026 tarihine kadar hizmet puanlarının hesabında kaldırılan eski yönetmelik hükümleri uygulanır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, 1/2/2026 tarihinde tam ayı tamamlamayanların puanlarının, tamamlanmayan aydaki görev süreleri için günlük olarak hesaplanacağını düzenler.
Norm fazlası öğretmen kim gider?
Kural basittir: alanda hizmet puanı en düşük olan öğretmen norm kadro fazlası olarak belirlenir. Kıdem, yaş, idarecinin tercihi ya da okul içi denge gibi ölçütler mevzuatta yer almaz. Puan eşitliğinde devreye giren iki yedek ölçüt de yine objektiftir: öğretmenlikteki hizmet süresi ve öğretmenliğe başlama tarihi.
Bu yüzden “benden daha düşük puanlı meslektaşım okulda kaldı” iddiası, doğruysa, işlemin sebep unsurunu doğrudan sakatlayan bir iddiadır. Dava dilekçesinde ileri sürülürken hizmet puanı dökümlerinin karşılaştırmalı biçimde sunulması beklenir.
Norm fazlası öğretmen olduğumu nasıl anlarım?
Kesin bilgi, idarenin yazılı bildirimidir. Kurum müdürlüğünce yapılan sözlü uyarılar ya da öğretmen bilgi sistemindeki geçici görünümler tek başına sonuç doğurmaz; dava açma süresini başlatan da bunlar değil, yazılı bildirimdir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesine göre süre, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.
Norm kadro fazlası öğretmen listesi, il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerince oluşturularak öğretmen bilgi sistemi üzerinden ilan edilir. Listede adını gören öğretmenin ilk yapması gereken, kendi hizmet puanı dökümü ile alanındaki diğer öğretmenlerin puanlarını karşılaştırmaktır.
Norm Fazlası Öğretmen Ataması Nasıl Yapılır?
Fazla olarak belirlenen öğretmenin ataması tek adımda değil, giderek genişleyen üç coğrafi halkada yapılır. Yönetmeliğin 34. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları bu zinciri kurar ve her halkada aynı ikili yapı tekrarlanır: önce tercihler, sonra resen atama.
| Halka | Kapsam | Önce | Sonra |
|---|---|---|---|
| 1 | Kadronun bulunduğu ilçe | Tercihe göre, hizmet puanı üstünlüğüyle | — |
| 2 | İlçe grubu | Tercihe göre, hizmet puanı üstünlüğüyle | Boş norm kadroya resen, düşük puandan başlanarak |
| 3 | İl geneli | Tercihe göre, hizmet puanı üstünlüğüyle | Öğretmen ihtiyacı olan kuruma resen, düşük puandan başlanarak |
Üçüncü halkaya geçilmesinin şartı ikinci fıkrada gösterilmiştir: öğretmenin alanında boş norm kadro bulunmaması nedeniyle herhangi bir kuruma atanamamış olması. Yani il geneline çıkmak idarenin serbestçe seçebileceği bir yol değil, önceki halkanın tükenmesine bağlı bir sonuçtur. Atama doğrudan il geneline yapılmışsa, ilçe ve ilçe grubunda boş norm kadro bulunmadığının idarece ortaya konulması gerekir.
İhtiyaç fazlası öğretmenlerin yer değiştirmeleri hangi sırayla yapılır?
Yönetmeliğin 34. maddesi ihtiyaç fazlası ve norm kadro fazlası öğretmenleri aynı hükümde düzenlediği için ikisinin atama sırası da aynıdır. Sıra şu üç soruyla ilerler: kadronun bulunduğu ilçede alanda boş norm kadro var mı; yoksa ilçe grubunda var mı; o da yoksa il genelinde öğretmen ihtiyacı bulunan kurum hangisi?
Her basamakta tercih hakkı yeniden doğar. Bu, öğretmenin bir kez tercih yapıp süreçten çekilmesi gereken bir akış değildir; her duyuruda ayrı bir tercih imkânı bulunur.
Norm fazlası öğretmen nasıl tercih yapar?
Tercihler, Bakanlıkça yapılan duyuru üzerine elektronik ortamda alınır. Duyuruda başvuru şartları, tercih edilebilecek kurumlar ve takvim yer alır. Tercih listesi hazırlanırken iki şey birlikte düşünülmelidir: tercih edilen kurumda alanda boş norm kadro bulunup bulunmadığı ve o kuruma talip olan diğer öğretmenlerin hizmet puanları.
Tercihe göre yapılan atamada üstün puan kazandırır. Tercih ettiği yere puan yetersizliği nedeniyle yerleşemeyen öğretmen ise bir sonraki basamağa, yani resen atama havuzuna düşer.
Norm kadro fazlası öğretmen atama takvimi var mı?
Bu kapsamdaki yer değiştirmeler için sabit bir dönem şartı yoktur. Yönetmeliğin 34. maddesinin sekizinci fıkrası, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla bu madde kapsamında yapılacak yer değiştirme işlemlerinin “zamana bağlı olmaksızın” gerçekleştirileceğini söyler. Mazerete bağlı yer değiştirmelerin yarıyıl ve yaz tatiline bağlandığı 29. maddeyle karşılaştırıldığında fark belirgindir.
Pratikte Bakanlık her yıl duyuru yayımlar ve süreç bu duyurudaki takvime göre yürür; ancak takvimin dayanağı Yönetmelikteki bir dönem kuralı değil, idarenin kendi planlamasıdır.
Resen Atama Nasıl Yapılır, Sıralama Neden Tersine Döner?
Norm fazlası öğretmen resen atama sürecinin en çok yanlış anlaşılan yanı budur: tercihle atamada hizmet puanı yüksek olan öne geçerken, resen atamada hizmet puanı düşük olandan başlanır. Yönetmeliğin 34. maddesinin ikinci fıkrası, tercihte bulunmayanların ve tercihine yerleşemeyenlerin atamalarının “hizmet puanı düşük olandan başlanarak resen” yapılacağını açıkça yazar. Üçüncü fıkra, il genelindeki atama için aynı cümleyi tekrar eder.
Sonucu şöyle özetlemek mümkün: puanı düşük öğretmen hem norm fazlası olarak belirlenirken ilk sırada, hem de resen atanırken ilk sıradadır. İki kural üst üste bindiğinde, en az puanlı öğretmen en dar seçenek kümesiyle karşılaşır.
Tercih yapmayan öğretmen ne olur?
Tercih yapmamak koruma sağlamaz. Yönetmelik, tercihte bulunmayanlarla tercihine yerleşemeyenleri aynı fıkrada ve aynı sonuca bağlar: ikisinin de ataması resen yapılır. Tercih yapmayan öğretmen yalnızca hangi kuruma gideceği konusundaki etkisini kaybeder, sürecin dışında kalmaz.
Buna karşılık tercihte bulunmak, davada da anlamlı bir fark yaratır. Tercih listesindeki kurumlarda boş norm kadro bulunduğu hâlde başka bir yere resen atama yapılmışsa, işlemin sebep ve konu unsurları tartışmaya açılır.
İlçe Grubu Kuralı ve Norm Fazlası Öğretmen Resen Atama
İlçe grubu, 2026 Yönetmeliğinin getirdiği en belirleyici yeniliktir. Yönetmeliğin 41. maddesine göre illerde; coğrafi özellikler, ulaşım imkânları ve eğitim hizmetlerinin etkin yürütülmesi dikkate alınarak iki veya daha fazla ilçenin bir araya getirilmesiyle ilçe grupları oluşturulmuştur ve bunlar Yönetmeliğin EK-2 İlçe Grupları Çizelgesinde gösterilmiştir.
Buradaki asıl değişiklik, düzenlemenin yerini değiştirmesidir. İlçe grupları daha önce Bakanlık yazısıyla belirleniyordu; 2026 Yönetmeliğiyle birlikte doğrudan yönetmelik ekine alındı. Bu, düzenlemenin normlar hiyerarşisindeki basamağını yükseltti ve ona karşı açılacak davanın muhatabını da değiştirdi: artık dava konusu bir idari yazı değil, bir düzenleyici işlem hükmüdür.
İlçe grubu görev yeri sayılır, ama harcırah bakımından değil
Yönetmeliğin 41. maddesinin ikinci fıkrası iki cümleden oluşur ve ikincisi kolayca gözden kaçar. Birinci cümleye göre ilçe grupları, öğretmenlerin yer değiştirme işlemleri bakımından görev yeri olarak kabul edilir. İkinci cümle ise bu kapsamda yapılan işlemlerin, 6245 sayılı Harcırah Kanunu kapsamındaki memuriyet mahalli tanımını etkilemeyeceğini söyler.
Bu ayrım pratikte şu anlama gelir: bir öğretmenin ilçe grubu içinde başka bir ilçeye atanmış olması, yer değiştirme mevzuatı bakımından “aynı görev yeri içinde kalmış” sayılmasına yol açabilir; ancak harcırah hakkı bakımından memuriyet mahallinin değişip değişmediği Harcırah Kanunu’nun kendi ölçütlerine göre ayrıca değerlendirilir. Yönetmelik, iki rejimi bilinçli olarak ayırmıştır.
Aynı ilçe grubundaki mazeret tayini engeli ve yargı denetimi
Yönetmeliğin 29. maddesinin beşinci fıkrası, mazeretin bulunduğu ilçe ile görev yapılan ilçe aynı ilçe grubundaysa mazerete bağlı yer değişikliği başvurusunda bulunulamayacağını düzenlemişti. Norm fazlası öğretmen açısından bu hüküm, 34. maddeyle birleştiğinde ağır bir sonuç doğuruyordu: öğretmen ilçe grubu içinde resen başka bir ilçeye atanıyor, sonra aile birliği gibi bir mazereti olsa dahi aynı grup içinde kaldığı için başvuru bile yapamıyordu.
Danıştay, 2026 yılında bu fıkranın yürütmesini durdurmuştur. Kararın sonucu, aynı ilçe grubu içindeki ilçeler arasında mazerete bağlı yer değişikliği başvurusunun önündeki engelin kalkmasıdır. Buna karşılık aynı yargılamada, ilçe grupları düzenlemesinin kendisine yönelik yürütmeyi durdurma istemi kabul edilmemiştir. Yani ilçe grubu çerçevesi ayakta kalırken, onun mazeret tayinini kilitleyen sonucu ortadan kalkmıştır.
Bu tablo dava stratejisi bakımından önemlidir. Düzenlemenin kendisinin ayakta olması, ona dayanılarak yapılan bireysel atamanın hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin dördüncü fıkrası bunu açıkça söyler: ilgililer düzenleyici işlem, uygulama işlemi veya her ikisi aleyhine birden dava açabilir ve “düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.”
Resen Görev Yeri Belirlemeden İstisna Tutulanlar
Yönetmeliğin 34. maddesinin yedinci fıkrası, resen atamanın dışında bırakılan bir grup tanımlar. Bu fıkra 2026 düzenlemesinin en somut koruma hükmüdür ve kapsamı iki başlıkta toplanır.
Birincisi, sağlık kurulu raporunda en az yüzde 40 oranında engelli olduğu belirtilen kadrolu öğretmenler. İkincisi, eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımlarından tam bağımlı olduğunu engelli sağlık kurulu raporuyla belgelendiren kadrolu öğretmenler. Her iki gruptan norm kadro fazlası konumunda bulunanlar, engellilik durumlarının devamı süresince resen görev yeri belirlemeden istisnadır.
Fıkranın lafzında iki sınır dikkat çeker. İstisna, engellilik durumunun devamı süresince geçerlidir; rapor süreli ise koruma da süreye bağlıdır. Ayrıca “tam bağımlı” ölçütü yalnızca eş ve birinci derece kan hısımları için aranmıştır; kardeş gibi ikinci derece hısımlar fıkra kapsamında sayılmamıştır.
Burada ölçülebilir bir tespit daha var: 7528 sayılı Kanun’un tamamında “engelli” ifadesi hiç geçmiyor. Bu koruma tümüyle yönetmelik düzeyinde kurulmuştur. Fıkranın gözden kaçırılarak işlem kurulması hâlinde ortaya çıkan aykırılık doğrudan yönetmeliğe aykırılıktır ve iptal davasında güçlü bir dayanak oluşturur.
Hiçbir kuruma atanamayan öğretmen ne olur?
Yönetmeliğin 34. maddesinin onuncu fıkrası bu ihtimali de düzenlemiştir. Bu madde kapsamında herhangi bir eğitim kurumuna ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenler; norm kadro içindeki öğretmenlerin aylıksız izin, doğum izni, geçici görevlendirme veya benzeri nedenlerle görevde bulunmaması sebebiyle ihtiyaç oluşması hâlinde, öncelikle kadrolarının bulunduğu ilçe olmak üzere aynı ilçe grubu içindeki eğitim kurumlarına geçici olarak görevlendirilir.
Geçici görevlendirme ile resen atama aynı hukuki sonucu doğurmaz. Geçici görevlendirmede öğretmenin kadrosu yerinde kalır; resen atamada kadro da yeni kuruma geçer. Öğretmene tebliğ edilen belgenin hangisi olduğu, hangi hakların doğduğunu ve hangi sürelerin işlediğini belirler.
İl içinde alanında ihtiyaç yoksa il dışına geçiş
Dördüncü fıkra, il içinde alanlarında ihtiyaç bulunmayan norm kadro fazlası öğretmenlere ayrı bir yol açar. Bu öğretmenler talepleri hâlinde, yer değiştirme dönemi dışında Bakanlıkça tercihlerine sunulan illerden birine atanabilir. Fıkranın ikinci cümlesi aile birliğini de gözetir: başvuruda bulunanın kadrolu öğretmen olan eşinin de istemesi ve alanında ihtiyaç bulunması hâlinde aynı yere ataması yapılabilir.
Bu yolun resen atamadan farkı, tümüyle talebe bağlı olmasıdır. İdare, öğretmenin talebi olmadan bu fıkraya dayanarak il dışına atama yapamaz.
Okulun veya alanın kapanması hâlinde ne olur?
Yönetmeliğin 36. maddesi özel bir öncelik kurar. Eğitim kurumu ya da bölüm/alanın kapanması veya program değişikliği sonucunda norm kadro fazlası olan öğretmenlerden, öğrencilerin taşınması durumunda, öğrencilerin taşındığı kurumlarda ihtiyaç bulunması hâlinde atamalar hizmet puanı üstünlüğüne göre o kuruma yapılır. Bu şekilde ataması yapılmayanlar norm kadro fazlası olarak belirlenir ve 34. madde kapsamında değerlendirilir.
Bu öncelik atlanabiliyor. Öğrencileri belirli bir okula taşınmış bir öğretmenin, o okulda alanında ihtiyaç varken başka bir kuruma atanması, 36. maddenin birinci fıkrasının ihlali anlamına gelir.
Norm Fazlası Öğretmen Dava Açabilir mi?
Evet. Norm fazlası olarak belirlenme ve buna bağlı resen atama, kesin ve yürütülmesi zorunlu birer idari işlemdir; Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır. Öğretmenin açacağı dava, işlemin hukuka aykırılığı iddiasına dayanan bir iptal davasıdır.
Burada sıkça karıştırılan bir ayrım var: dava konusu edilebilecek iki ayrı işlem bulunur.
- Norm kadro fazlası olarak belirleme işlemi: Öğretmenin alanında fazla sayılmasına ilişkin tespit. Hizmet puanı sıralamasının yanlış uygulandığı, alanın yanlış belirlendiği ya da norm kadronun hatalı hesaplandığı iddiaları bu işleme yöneliktir.
- Resen atama işlemi: Fazla sayılan öğretmenin belirli bir kuruma atanmasına ilişkin işlem. Tercihlerin dikkate alınmadığı, halka sırasının atlandığı, istisna hükmünün uygulanmadığı iddiaları buraya aittir.
İki işleme karşı ayrı ayrı dava açılabileceği gibi, atama işlemine karşı açılan davada belirleme işleminin hukuka aykırılığı da ileri sürülebilir. Hangi yolun seçileceği, tebliğ tarihlerine ve hangi işlemin süresinin dolduğuna göre değişir.
İtiraz dilekçesi ile dava dilekçesi aynı şey değildir
Norm fazlası öğretmen itiraz dilekçesi, idareye yöneltilen bir başvurudur; dava dilekçesi ise mahkemeye verilir. İkisinin hukuki sonuçları farklıdır ve karıştırılması hak kaybına yol açar.
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesine göre ilgililer, dava açma süresi içinde, işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle üst makama, üst makam yoksa işlemi yapan makama başvurabilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır; reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde süre yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.
Son cümle kritik. Süre durur, sıfırlanmaz. Otuz gününü kullanmış bir öğretmen başvuru yaptığında elinde kalan süre altmış gün değil, otuz gündür. İdareye başvurmayı seçen öğretmenin bu hesabı baştan yapması gerekir.
Başvurunun dava açma süresi içinde yapılmış olması da şarttır. Süre geçtikten sonra yapılan başvuru süreyi diriltmez; bu durumda verilecek ret cevabı, yeni bir dava hakkı doğurmaz.
Resen Atama Nasıl İptal Edilir? Dilekçenin Dayanakları
İptal davası, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılır. Norm fazlası öğretmen resen atama işlemi de bu beş unsurun her biri üzerinden ayrı ayrı denetlenir. Aşağıdaki başlıklar, dilekçede somutlaştırılabilecek iddia kalıplarıdır.
Yetki: işlemi kim yapmalıydı?
7528 sayılı Kanun’un 18. maddesinin altıncı fıkrası, resen atamanın “ilgili valilerce il içerisinde” yapılabileceğini söyler. Aynı maddenin beşinci fıkrası, Bakanlıkça il emrine atama yapılması hâlinde öğretmenin ildeki görev yerinin, hizmet puanları dikkate alınarak il millî eğitim müdürünün teklifi üzerine valilerce belirleneceğini düzenler.
Buradan çıkan sonuç, dava dilekçesinde husumetin doğru yöneltilmesi bakımından belirleyicidir: il içinde yapılan resen atama işleminin sahibi kural olarak valiliktir. İşlemi yetkisiz bir makamın tesis etmiş olması, tek başına iptal sebebidir.
Sebep: dayanılan olgu gerçekten var mı?
Sebep unsuru, işlemi doğuran maddi ve hukuki olguyu ifade eder. Norm fazlası atamasında sebep, öğretmenin alanında norm kadro sayısının azalmış olması ve hizmet puanı sıralamasında en altta bulunmasıdır. Bu olgular gerçek değilse işlem sebep yönünden sakattır.
Sık rastlanan iddia kalıpları: alanda norm kadronun aslında azalmamış olması, hizmet puanı dökümünün hatalı düzenlenmesi, daha düşük puanlı öğretmen okulda kalmışken daha yüksek puanlının fazla sayılması, öğretmenin alanının yanlış kaydedilmesi.
Konu: kurulan sonuç mevzuata uygun mu?
Konu unsuru, işlemin doğurduğu hukuki sonuçtur. Yönetmeliğin kurduğu üç halkalı zincir atlanmışsa, örneğin kendi ilçesinde alanında boş norm kadro varken öğretmen doğrudan ilçe grubunun uzak bir ilçesine atanmışsa, konu unsuru tartışmalıdır. Aynı şekilde 34. maddenin yedinci fıkrasındaki istisna kapsamındaki bir öğretmenin resen atanması da konu yönünden sakatlıktır.
Maksat: kamu yararı ve hizmet gerekleri
Maksat unsuru, işlemin kamu yararı amacıyla yapılmış olmasını gerektirir. Atama yetkisinin, hizmet gereği dışında bir saikle — örneğin kurum içi bir anlaşmazlığın sonucu olarak — kullanıldığı ileri sürülüyorsa, iddia maksat unsuruna yöneliktir. Bu iddianın soyut kalmaması, somut olgularla desteklenmesi gerekir.
Kanundaki takdir yetkisi yönetmelikte bağlı yetkiye dönüşmüş
Dilekçede kurulabilecek en güçlü hukuka aykırılık iddiası, kanun ile yönetmelik arasındaki kip farkıdır ve rakip içeriklerde neredeyse hiç ele alınmaz.
7528 sayılı Kanun’un 18. maddesinin altıncı fıkrası, tercihte bulunmayanlar ile tercihine yerleşemeyenlerin atamalarının “ilgili valilerce il içerisinde resen yapılabilir” demektedir. Kanun, idareye bir takdir yetkisi tanımıştır: resen atama yapılabilir, yani şartlar değerlendirilerek yapılmayabilir de.
Yönetmeliğin 34. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ise aynı işlemi “resen yapılır” biçiminde düzenler. Yönetmelik, kanunun ihtiyari kıldığı bir yetkiyi bağlı yetkiye dönüştürmüştür. Normlar hiyerarşisi gereği yönetmelik, dayandığı kanunun çizdiği çerçeveyi genişletemez.
İkinci bir fark daha var. Kanun, norm kadro fazlası öğretmenin “il içerisinde” boş norm kadrosu bulunan kurumlara yer değiştirme talebinde bulunabileceğini söyler; talep hakkının kapsamı il genelidir. Yönetmelik ise talebi önce ilçeyle, sonra ilçe grubuyla sınırlayıp il genelini ancak önceki halkalar tükenirse açar. Kanunun geniş tuttuğu bir hakkın yönetmelikle daraltılıp daraltılamayacağı, dava dilekçesinde ayrıca tartışılabilir.
Üçüncüsü ise kavram düzeyindedir. Kanun yalnızca “norm kadro fazlası” kategorisini tanır; “ihtiyaç fazlası” ifadesi Kanun metninde hiç geçmez. Yönetmelik ise 34. maddenin başlığında ve birinci fıkrasında bu ikinci kategoriye yer verir, ancak tanımlar maddesinde onu tanımlamaz. Kendisi hakkında “ihtiyaç fazlası” gerekçesiyle işlem yapılan öğretmen için bu, dayanağın belirsizliğine ilişkin bir iddia oluşturur.
Ölçülülük ve aile birliği
Anayasa’nın 41. maddesi ailenin korunmasını devlete ödev olarak yükler; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72. maddesi de yer değiştirme suretiyle atamalarda aile biriminin muhafazası bakımından kurumlar arasında koordinasyon sağlanacağını düzenler. İdari yargıda atama işlemleri, hizmet gerekleriyle kişisel durum arasındaki dengenin gözetilip gözetilmediği yönünden denetlenir.
Bu denetimde öne çıkan somut olgular şunlardır: eşin görev yerine olan mesafe, çocukların eğitim durumu, öğretmenin veya yakınının sağlık sorunu, atanılan yere ulaşım imkânının bulunup bulunmaması. İşlem hukuka uygun bir sebebe dayansa dahi, seçilen sonucun elde edilmek istenen amaçla orantısız olması ölçülülük tartışmasını doğurur.
İptal Davası Nerede ve Ne Zaman Açılır?
Norm fazlası öğretmen dava açabilir mi, hangi mahkemede?
Dava idare mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme konusunda ise yaygın bir yanlış bilgi dolaşıyor: davanın “atamayı yapan valiliğin bulunduğu yer” mahkemesinde açılması gerektiği söyleniyor. Bu, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 32. maddesindeki genel yetki kuralıdır ve kamu görevlileri bakımından uygulanmaz.
Uygulanacak hüküm, Kanun’un 33. maddesinin birinci fıkrasıdır:
“Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir.”
Hüküm öğretmene bir seçim hakkı tanır. Resen atanan öğretmen, davasını eski okulunun bulunduğu yer idare mahkemesinde de, yeni atandığı yerin idare mahkemesinde de açabilir. Ailesiyle birlikte eski görev yerinde oturmaya devam eden bir öğretmen için bu, yüzlerce kilometre uzaktaki bir mahkemeye gitmek zorunda kalmaması anlamına gelir.
Yetki kuralının kamu düzeninden olduğunu da eklemek gerekir: 32. maddenin ikinci fıkrası bunu açıkça söyler. Yanlış yerde açılan dava esastan incelenmez, yetkili mahkemeye gönderilir ve süreç uzar.
Dava açma süresi kaç gün?
İdare mahkemelerinde dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde altmış gündür. İdari uyuşmazlıklarda bu süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.
| Durum | Süre | Başlangıç |
|---|---|---|
| Atama işlemine karşı dava | 60 gün | Yazılı bildirimi izleyen gün |
| Üst makama başvuru (m.11) | Dava süresi içinde | Süreyi durdurur, sıfırlamaz |
| Başvuruya cevap verilmemesi | 30 gün | Sonunda istek reddedilmiş sayılır |
| Cevapsızlık sonrası | Kalan süre | Geçmiş süre hesaba katılarak işler |
Sürenin hak düşürücü niteliği vardır; kaçırılması hâlinde dava esasa girilmeden süre yönünden reddedilir. Bu nedenle tebellüğ belgesindeki tarihin tam olarak kaydedilmesi, sürecin en basit ama en kritik adımıdır.
Göreve başlamak dava hakkını ortadan kaldırır mı?
Hayır. Dava açılması, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin birinci fıkrası gereği işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Bu, öğretmenin atandığı yerde göreve başlamak zorunda olduğu anlamına gelir; göreve başlamamak ayrı bir disiplin sorunu doğurur. Göreve başlamış olmak ise açılmış davayı konusuz bırakmaz.
Sıkça duyulan “göreve başlarsan atamayı kabul etmiş olursun” bilgisinin mevzuatta bir dayanağı yoktur. Kanuni yükümlülüğün yerine getirilmesi, işleme rıza gösterildiği anlamına gelmez.
Yürütmenin Durdurulması: Öğretmenlere Özgü Sınır
Dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talep edilmediği sürece mahkeme kendiliğinden bu yönde karar veremez. Talebin şartları İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin ikinci fıkrasında sayılmıştır ve birlikte aranır:
- İdari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması,
- İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması.
Şartlardan yalnızca biri varsa karar verilemez. Ayrıca aynı fıkra, yürütmenin durdurulması kararlarında işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğunun ve doğacak telafisi güç zararların neler olduğunun belirtilmesini zorunlu kılar.
Karar neden hemen çıkmaz?
Burası, öğretmenlerin en çok yanlış beklentiye kapıldığı noktadır. Kural olarak yürütmenin durdurulması kararı, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra verilir. Kanun bu kuralın bir istisnasını tanımıştır: uygulanmakla etkisi tükenecek olan işlemlerde, savunma alınmaksızın da karar verilebilir.
Ne var ki 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle 27. maddeye eklenen cümle, bu istisnayı kamu görevlileri bakımından kapatmıştır:
“Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz.”
Sonuç şudur: norm fazlası öğretmen resen atama işleminde yürütmenin durdurulması, kural olarak idarenin savunması beklenmeden verilemez. “Dilekçeyi verdim, birkaç gün içinde durdurulur” beklentisi bu hüküm karşısında gerçekçi değildir. Dilekçe ve eklerinden talebin yerinde olmadığı anlaşılırsa, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca savunma dahi alınmaksızın istem reddedilebilir.
Yürütmeyi durdurma kararı çıkarsa idare ne yapmak zorunda?
İdare, kararın gereğini yerine getirmekle yükümlüdür ve bu yükümlülük süreye bağlanmıştır. Kanun’un 28. maddesinin birinci fıkrasına göre idare, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur; bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.
Burada güncel bir ayrıma dikkat etmek gerekir. 2/7/2026 tarihli ve 7588 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle 28. maddeye eklenen cümle, göreve iade sonucu doğuran mahkeme kararlarının nihai kararın kesinleşmesinden sonra uygulanmasını öngörür. Ancak bu hükmün kapsamı sayma yoluyla sınırlandırılmıştır: Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatları ile Millî İstihbarat Teşkilatı personeli, terör örgütleriyle bağlantı gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılanlar ve güvenlik soruşturması işlemlerine karşı açılan davalar.
Norm kadro fazlası öğretmenin atama işlemine karşı açtığı dava bu listede yer almaz. Dolayısıyla öğretmen bakımından otuz günlük kural olduğu gibi uygulanır. Kararın gereğinin yerine getirilmemesi hâlinde ise 28. maddenin üçüncü fıkrası, idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabileceğini düzenler.
Dava Kazanılırsa Ne Olur?
İptal kararı, işlemi kurulduğu andan itibaren ortadan kaldırır. Norm fazlası belirleme veya resen atama işleminin iptali hâlinde idare, öğretmeni işlem öncesindeki hukuki duruma döndürecek şekilde yeni bir işlem tesis etmek zorundadır.
Eski okuluma dönebilir miyim?
İptal kararının doğal sonucu, öğretmenin eski kadrosuna iadesidir. Ancak bunun fiilen mümkün olup olmadığı, karar tarihindeki norm kadro durumuna bağlıdır. Eski okulda alanda norm kadro yeniden oluşmuşsa iade doğrudan gerçekleşir. Norm hâlâ yetersizse idare, kararın gerekçesindeki hukuka aykırılığı gidermek suretiyle yeni bir işlem kurar; bu da sıralamanın ya da halka düzeninin doğru uygulanmasıyla farklı bir sonuca varılması demektir.
İdarenin kararı uygulamak yerine aynı sakatlıkla yeni bir işlem tesis etmesi mümkün değildir; bu, kararın etkisiz kılınması sayılır.
Geçen sürenin parasal kayıpları nasıl talep edilir?
İptal davası yalnızca işlemi ortadan kaldırır; uğranılan maddi zararın giderilmesi ayrı bir taleple istenir. Hukuka aykırı atama nedeniyle doğan yol gideri, ek ders ücreti kaybı, ödenmeyen özlük hakları gibi zararlar tam yargı davası yoluyla talep edilir. Bu talep iptal davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi, iptal kararından sonra ayrı bir davayla da istenebilir.
Sık Karıştırılan Üç Ayrı Kurum
Norm fazlası öğretmen resen atama, görünüşte benzeyen başka yer değiştirme kurumlarıyla karıştırılıyor. Hukuki sonuçları farklı olduğu için ayrımın net kurulması gerekir.
| Kurum | Dayanak | Sebebi | Ayırt edici sonucu |
|---|---|---|---|
| Norm kadro fazlası nedeniyle resen atama | Yön. m.34 | Alanda norm kadronun azalması | Geri dönüş yasağı yok, zamana bağlı değil |
| Hizmet gereği yer değiştirme | Yön. m.30 | Adli veya idari soruşturma sonucu sakınca görülmesi | 3 yıl geçmeden eski yere atanma isteğinde bulunulamaz |
| Zorunlu çalışma yükümlülüğüne bağlı yer değiştirme | Yön. m.24 | Belirli hizmet alanlarında çalışma süresinin dolması | Yükümlülük süresinin tamamlanmasına bağlı |
Özellikle 30. madde ile arasındaki fark önemlidir. Hizmet gereği yer değiştirmede, sağlık durumu hariç olmak üzere, görev yeri il dışına değiştirilenler eski illerine, il içinde değiştirilenler eski ilçelerine, ilçe içinde değiştirilenler eski kurumlarına aradan üç yıl geçmeden atanma isteğinde bulunamaz. Norm kadro fazlası nedeniyle atananlar için mevzuatta böyle bir yasak yoktur.
Dördüncü bir karıştırma da resen atamanın disiplin cezasıyla eş tutulmasıdır. Norm kadro fazlası nedeniyle yapılan atama bir yaptırım değil kadro hareketidir; özlük dosyasına disiplin cezası olarak işlenmez, sicile yansımaz ve kademe hakkını etkilemez. Öğretmene hangi fiillerde hangi cezanın verilebileceğini, cezayı kimin verdiğini ve sonucun kadrolu, sözleşmeli ve aday öğretmende nasıl değiştiğini öğretmen disiplin cezası yazımızda ayrıca inceledik.
Mazeret Tayini Karşılanmayan Öğretmen İçin Aylıksız İzin Yolu
Yönetmeliğin 37. maddesi, hizmet puanı veya alanında norm kadro yetersizliği nedeniyle mazerete bağlı iller arası yer değiştirme isteği karşılanamayan kadrolu öğretmenlere ayrı bir imkân tanır. Bu öğretmenler, 7528 sayılı Kanun’un 18. maddesinin dördüncü fıkrasına göre istedikleri yere atanmaya hak kazanıncaya kadar aylıksız izinli sayılmalarını isteyebilir.
Yolun şartları ve sınırları şöyledir:
- Aylıksız izin süresi üç yıldan fazla olamaz.
- Haktan yararlanmak için, mazerete bağlı yer değiştirmelerde Bakanlıkça sunulan tercihlerin tamamının kullanılmış olması aranır.
- Aylıksız izinli sayılanlar, bulundukları il millî eğitim müdürlüklerine bu amaçla tahsis edilen kadrolara atanır.
- Her mazerete bağlı yer değiştirme döneminde mazeretin devam ettiğinin belgelenmesi zorunludur; belgelendiremeyenlerin izni iptal edilir.
- Aylıksız iznini kendi isteğiyle iptal ettirene, bir sonraki mazerete bağlı yer değiştirme dönemine kadar yeniden aylıksız izin verilmez.
- Üçüncü yılın sonunda ataması yapılamayanlar, aylıksız izinli sayıldıkları ilde alanında ihtiyaç bulunan kurumlara öncelikle atanır.
Bu yol, norm fazlası atamasının iptali için açılan davanın alternatifi değildir; farklı bir sorunun — mazeretin karşılanamamasının — çözümüdür. İkisi birlikte değerlendirilebilir.
Sözleşmeli Öğretmenler Norm Fazlası Olursa Ne Olur?
Bu başlık, 2026 Yönetmeliğinin en az konuşulan yanıdır ve metnin kendisinden çıkarılabilecek somut bir boşluğa işaret eder.
7528 sayılı Kanun’un 3. maddesinin (l) bendi “öğretmen” kavramını, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (A) ve (B) fıkraları kapsamında öğretmen kadro ve pozisyonlarında görev yapanlar olarak tanımlar. Yani Kanun bakımından öğretmen, kadrolu ve sözleşmeli öğretmeni birlikte kapsar. Kanun’un 18. maddesinin altıncı fıkrası da ayrım yapmadan “norm kadro fazlası olan öğretmenler” demektedir.
Yönetmelik ise farklı bir tercihte bulunmuştur. 34. maddenin tamamı — birinci fıkradan onuncu fıkraya kadar — “kadrolu öğretmen” ifadesini kullanır. Yönetmeliğin 3. maddesi bu iki kavramı ayrı ayrı tanımlamıştır: kadrolu öğretmen 4/A kapsamında, sözleşmeli öğretmen 4/B kapsamında görev yapanlardır.
Yönetmelik metninde “sözleşmeli” ifadesinin geçtiği bütün hükümler tarandığında, sözleşmeli öğretmenin norm kadro fazlası nedeniyle yer değiştirmesini düzenleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Sözleşmeliye ilişkin hükümler kadroya atanma (m.5), hizmet puanının kadroya geçişte hesaplanması (m.21) ve zorunlu çalışma süresinin hesabı (m.24, m.27) ile sınırlıdır.
Hakkında sözleşmeli öğretmenken norm kadro fazlası gerekçesiyle işlem kurulan bir öğretmen için bu tespit, işlemin yönetmelik dayanağının tartışılmasına imkân verir. Yönetmeliğin 42. maddesi, hüküm bulunmayan hâllerde 657 sayılı Kanun, 7528 sayılı Kanun ve Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağını söyler; ancak hangi hükmün hangi gerekçeyle uygulandığının işlemde gösterilmesi gerekir.
Sözleşmeli öğretmenler bakımından ayrıca bilinmesi gereken iki hüküm daha var. Yönetmeliğin 5. maddesine göre sözleşmeli öğretmen olarak görev yapanlardan 3 yıllık çalışma süresini tamamlayanlar, talepleri hâlinde görev yaptıkları yerde öğretmen kadrolarına atanır. 21. maddenin on birinci fıkrasına göre ise sözleşmeli öğretmenlerin sözleşme süresince hak ettikleri hizmet puanları, kadroya atanmaları hâlinde hesaplanır.
Dava Açmadan Önce Toplanması Gereken Belgeler
Norm fazlası öğretmen resen atama davasında iddiaların tamamı belgeye dayanır. İdari yargıda yazılı yargılama usulü geçerli olduğu için tanık dinlenmez; dosyaya sunulan belgeler ve idarenin gönderdiği işlem dosyası belirleyicidir.
| Belge | Neyi ispatlar |
|---|---|
| Atama kararının tebliğ/tebellüğ belgesi | Dava açma süresinin başlangıcı |
| Norm kadro fazlası belirleme yazısı | İşlemin sebebi ve dayanağı |
| Hizmet puanı dökümü | Sıralamanın doğru uygulanıp uygulanmadığı |
| Alandaki diğer öğretmenlerin puan durumu | Karşılaştırmalı sıralama iddiası |
| Okulun norm kadro çizelgesi | Normun gerçekten azalıp azalmadığı |
| Tercih listesi çıktısı | Tercihlerin dikkate alınıp alınmadığı |
| Engelli sağlık kurulu raporu | 34/7 istisnasının uygulanması gerektiği |
| Eşin görev yeri belgesi, ikametgâh, öğrenci belgeleri | Aile birliği ve ölçülülük iddiası |
| Varsa idareye yapılan başvuru ve cevabı | Sürelerin işleyişi |
Belgelerden bir kısmı idarede ise, dilekçede bunların idareden istenmesi talep edilebilir. Dava açılmadan önce yapılan hazırlık, özellikle altmış günlük sürenin daraldığı dosyalarda belirleyici olur.
Mevzuatın kendi metnine ulaşmak isteyenler için birincil kaynaklar şunlardır: Yönetmeliğin yayımlandığı 9 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete ve 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun güncel metinlerinin bulunduğu Mevzuat Bilgi Sistemi.
Sıkça Sorulan Sorular
Norm fazlası öğretmen resen atama nedir?
Alanında norm kadro sayısı azalan okullarda fazla konuma düşen öğretmenin, tercihte bulunmaması veya tercihine yerleşememesi hâlinde idarece kendiliğinden başka bir eğitim kurumuna atanmasıdır. Dayanağı, 9 Ocak 2026 tarihli Yönetmeliğin 34. maddesi ile 7528 sayılı Kanun’un 18. maddesidir.
Norm kadro fazlası öğretmen ne demek?
Kadrosunun bulunduğu okulda kendi alanı için belirlenen norm kadro sayısının, o alanda görev yapan öğretmen sayısının altına düşmesi nedeniyle kadro dışında kalan öğretmendir. Norm kadro, okulda bulunması gereken yönetici ve öğretmen sayısını ifade eder.
İhtiyaç fazlası öğretmen ne demek?
Yönetmeliğin 34. maddesi “ihtiyaç fazlası” ve “norm kadro fazlası” olmak üzere iki kategoriden söz eder, ancak birincisinin tanımını yapmaz. 7528 sayılı Kanun’da ise “ihtiyaç fazlası” ifadesi hiç geçmez. Kanun yalnızca “norm kadro fazlası olan öğretmenler” kavramını tanır.
Norm fazlası öğretmen nasıl belirlenir?
Alanda hizmet puanı en az olandan başlanarak belirlenir. Hizmet puanının eşitliği hâlinde sırasıyla öğretmenlikteki hizmet süresi daha az olan, ardından öğretmenliğe daha sonra başlayan fazla sayılır. Hizmet puanının hesabında belirleme sürecinin son günü esas alınır.
Norm kadro fazlası öğretmen listesi nereden görülür?
Liste, il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerince oluşturulur ve öğretmen bilgi sistemi üzerinden duyurulur. Hukuki sonuç doğuran ve dava açma süresini başlatan işlem ise sistemdeki görünüm değil, öğretmene yapılan yazılı bildirimdir.
Norm fazlası öğretmen tercih yapmazsa ne olur?
Ataması resen yapılır. Yönetmelik, tercihte bulunmayanlar ile tercihine yerleşemeyenleri aynı hükümde düzenler. Üstelik resen atamada sıralama tersine döner: hizmet puanı düşük olandan başlanır. Tercih yapmamak süreçten çıkmayı değil, yalnızca kurum seçimindeki etkiyi kaybetmeyi sağlar.
Norm fazlası öğretmen dava açabilir mi?
Evet. Hem norm kadro fazlası olarak belirleme işlemine hem de buna bağlı resen atama işlemine karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. İki işleme karşı ayrı ayrı dava açılabileceği gibi, atama davasında belirleme işleminin hukuka aykırılığı da ileri sürülebilir.
Resen atama nasıl iptal edilir?
İptal davası, işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarından biri yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılır. Norm fazlası atamalarında en sık dayanılan iddialar hizmet puanı sıralamasının yanlış uygulanması, üç halkalı atama zincirinin atlanması, engelli öğretmen istisnasının gözetilmemesi ve ölçülülük ilkesinin ihlalidir.
Norm fazlası öğretmen itiraz dilekçesi nereye verilir?
İtiraz dilekçesi idareye, dava dilekçesi mahkemeye verilir. İdareye yapılan başvuru, dava açma süresi içinde yapılmışsa süreyi durdurur; otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Süre yeniden işlemeye başladığında başvuruya kadar geçen süre de hesaba katılır, yani süre sıfırlanmaz.
Norm fazlası öğretmen davası hangi mahkemede açılır?
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 33. maddesinin birinci fıkrası uyarınca yetkili mahkeme, kamu görevlisinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. Öğretmen bu iki mahkemeden birini seçebilir. Yetki kamu düzenindendir; yanlış yerde açılan dava yetkili mahkemeye gönderilir.
Dava açma süresi kaç gündür?
İdare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür ve idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Süre hak düşürücüdür; kaçırılması hâlinde dava esasa girilmeden reddedilir.
Yürütmeyi durdurma kararı ne zaman verilir?
Telafisi güç veya imkânsız zarar ile açıkça hukuka aykırılık şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde verilir. 2014 yılında yapılan bir değişiklikle kamu görevlileri hakkındaki atama ve naklen atama işlemleri “uygulanmakla etkisi tükenen işlem” sayılmadığından, karar kural olarak idarenin savunması alındıktan sonra verilir.
Yürütmeyi durdurma kararı çıkarsa idare ne yapar?
İdare, kararın icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmek zorundadır ve bu süre kararın tebliğinden itibaren otuz günü geçemez. 2026 yılında 28. maddeye eklenen ve göreve iade kararlarının kesinleşmeden uygulanmamasını öngören hüküm, kapsamı sayılan güvenlik teşkilatları ve güvenlik soruşturması davalarıyla sınırlıdır; öğretmenin norm fazlası davası bu kapsamda değildir.
Engelli öğretmen resen atanabilir mi?
Sağlık kurulu raporunda en az yüzde 40 oranında engelli olduğu belirtilen kadrolu öğretmenler ile eşi veya birinci derece kan hısımlarından tam bağımlı olduğunu belgeleyen kadrolu öğretmenler, bu durum devam ettiği sürece resen görev yeri belirlemeden istisnadır. İstisna Yönetmeliğin 34. maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenmiştir.
Atandığım okulda da norm fazlası çıkarsam ne olur?
Herhangi bir eğitim kurumuna ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenler, norm kadro içindeki öğretmenlerin aylıksız izin, doğum izni veya geçici görevlendirme gibi nedenlerle görevde bulunmaması sebebiyle ihtiyaç doğması hâlinde, öncelikle kadrolarının bulunduğu ilçe olmak üzere aynı ilçe grubundaki kurumlara geçici olarak görevlendirilir.
Dava kazanılırsa eski okuluma dönebilir miyim?
İptal kararının doğal sonucu eski kadroya iadedir; ancak bunun fiilen mümkün olması karar tarihindeki norm kadro durumuna bağlıdır. Eski okulda alanda norm yeniden oluşmuşsa iade doğrudan gerçekleşir. Ayrıca hukuka aykırı atama nedeniyle doğan parasal kayıplar tam yargı davasıyla istenebilir.
Dosyanızda Hangi Aşamadasınız?
Norm fazlası öğretmen resen atama süreçlerinde belirleyici olan şey çoğunlukla işlemin kendisi değil zamanlamadır. Altmış günlük süre yazılı bildirimle başlar ve idareye yapılan başvuru bu süreyi durdurur ama sıfırlamaz. Elinizdeki belgede hangi işlemin tebliğ edildiğini — belirleme mi, atama mı, geçici görevlendirme mi — ayırt etmek, hangi iddiaların ileri sürülebileceğini de belirler.
Kamu personeline ilişkin diğer idari işlemlerde izlenen yollar için memurluğa girişte güvenlik soruşturması ve öğretmenler bakımından MEB güvenlik soruşturması süreci yazılarına; idari başvuru kanallarının işleyişi için CİMER şikâyeti yazısına bakabilirsiniz. İç hukuk yolları tükendikten sonraki aşamalar için Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru şartları ve AİHM başvuru süresi yazıları ayrıntı içerir. Dosyanızın durumunu görüşmek isterseniz iletişim sayfasındaki bilgilerden ulaşabilir, çalışma alanları ve ekip hakkındaki bilgiler için hakkımızda sayfasına bakabilirsiniz.
Bu yazı, 9 Ocak 2026 tarihli Yönetmelik ile 7528 ve 2577 sayılı Kanunların yazıldığı tarihteki metinleri esas alınarak hazırlanmış genel bilgilendirmedir. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her dosyanın olgusal durumu farklıdır. Kendi durumunuza ilişkin adım atmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur.
Av. Handan Sayan Özgül — Ankara Barosu
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.
Devamı
İlgili yazılar
-
Çukur Kazası Hangi Mahkemede Görülür, Belediyeye Karşı Dava Neden Asliye Hukukta Açılır
Çukur kazası hangi mahkeme önünde görülür? Yoldaki çukur yüzünden aracınız hasar gördüyse belediye davalı olsa da asliye hukuk görevli; süre ve riskler.
İdare Hukuku -
Çukur Kazasında Yol Kusuru, İdare Sürücüyü Suçlarsa Kusur Oranı Nasıl Belirlenir
Çukur kazasında yol kusuru nasıl ispatlanır? İdarenin hız savunması, uyarı levhası, bilirkişi raporu ve Yargıtay kararlarında kusur dağılımı örnekleri.
İdare Hukuku -
Yoldaki Çukurdan Kim Sorumlu, Aracımın Hasarını Belediye mi Karayolları mı Öder
Yoldaki çukurdan kim sorumlu: büyükşehir mi, ilçe belediyesi mi, Karayolları mı, kazıyı yapan kurum mu? Yolun türüne göre davalı ve müteselsil sorumluluk.
İdare Hukuku -
Yakınım Geri Gönderme Merkezinde, İdari Gözetim Süresi En Fazla Ne Kadar Olabilir
İdari gözetim süresi geri gönderme merkezinde altı ayı geçemez, yalnız iki sebeple altı ay daha uzar. Aylık değerlendirme, 30 gün kuralı ve süre aşımı.
Yabancılar Hukuku