İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

Sağlık Hukuku

Akıllı İlaç İhtiyati Tedbir: Dava Sürerken İlaç Nasıl Temin Edilir?

· · 13 dk okuma
Akıllı İlaç İhtiyati Tedbir: Dava Sürerken İlaç Nasıl Temin Edilir?

Akıllı ilaç ihtiyati tedbir talebi, bu dosyalarda zamanın taraflardan birinin aleyhine işlemesinden doğar. Ödeme uyuşmazlığı yıllarca sürebilirken tedavinin aynı hızda beklemesi mümkün değildir; bu nedenle yargılama devam ederken ilacın temin edilmesini sağlayacak geçici bir koruma gündeme gelir.

Talebin hukuki çerçevesi Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici hukuki korumalara ilişkin hükümlerinde çizilmiştir. Bu hükümler içinde bu dosyalar bakımından en çok gözden kaçan iki nokta vardır: teminatsız tedbir imkânı ve dava öncesi tedbirin iki haftalık süresiyle Kuruma başvurudaki altmış günlük sürenin çatışması.

Özet: Tedbir Talebinin Çerçevesi

KonuYürürlükteki karşılığı
Tedbirin şartıHMK m.389 — gecikme sebebiyle sakınca ya da ciddi zarar doğması endişesi
Talep nereye yapılırHMK m.390 — dava öncesi esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeye, sonra asıl davanın mahkemesine
İspat ölçüsüYaklaşık ispat; dilekçede sebep ve tür açıkça belirtilir
Karşı taraf dinlenir miDerhâl korunmada zorunluluk varsa dinlenmeden karar verilebilir
Teminat zorunlu muKural olarak evet; resmî belgeye dayanıyorsa teminatsız karar verilebilir
Adli yardımAdli yardımdan yararlanan teminat göstermez
Uygulama süresiTefhim ya da tebliğden itibaren bir hafta içinde uygulama istenmezse tedbir kalkar
Dava öncesi tedbirdeUygulama talebinden itibaren iki hafta içinde dava açılmazsa tedbir kalkar
Tedbirin etkisiAksi belirtilmedikçe nihai kararın kesinleşmesine kadar sürer
Ret kararına karşıHMK m.391/3 — ret kararı gerekçeli verilir, kanun yoluna başvurulabilir
Tedbire aykırılıkHMK m.398 — altı ay içinde şikâyet üzerine altı aya kadar disiplin hapsi

Aşağıdaki bölümler tedbirin şartlarını, teminat meselesini, sürelerin nasıl işlediğini ve bu dosyalara özgü usul çatışmasını ele alır.

Akıllı İlaç İhtiyati Tedbir Hangi Şartla Verilir?

Şartın kaynağı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389 uncu maddesidir. Madde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden, veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini düzenler.

Maddenin bu dosyalardaki karşılığı doğrudandır. Tedavinin kesintiye uğraması, hakkın elde edilmesini zorlaştırmanın ötesinde geri dönüşü olmayan bir sonuç doğurabilir; bu yönüyle talep, maddedeki ikinci hâle yani gecikme sebebiyle ciddi zarar doğması endişesine dayandırılır.

Talebin nasıl ileri sürüleceği ise 390 ıncı maddede yazılıdır. Tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.

Yaklaşık İspat Ne Demek?

Aynı maddenin üçüncü fıkrası ispat ölçüsünü belirler: tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

Yaklaşık ispat, tam ispattan farklıdır; hâkimde kesin kanaat değil kuvvetli bir ihtimal uyandırmak yeterlidir. Bu dosyalarda yaklaşık ispatın araçları tanıyı ve evreyi gösteren raporlar, ilacın önerildiğine ilişkin hekim kararları ve tedavinin kesintiye uğraması hâlinde doğacak riski gösteren tıbbi değerlendirmelerdir.

İkinci fıkra ise hız bakımından bir imkân tanır: talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedavi takvimi bakımından bu hüküm pratikte belirleyici olabilir.

Hangi Tür Tedbire Karar Verilebilir?

Kanunun 391 inci maddesi tedbirin türünü sınırlamamıştır. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.

“Bir şeyin yapılması” ifadesi bu dosyalar bakımından önemlidir, çünkü talep bir malın muhafazasına değil bir edimin yerine getirilmesine yöneliktir. Talebin türü dilekçede açıkça belirtilmeli ve neyin üzerinde ne tür bir tedbir istendiği tereddüde yer vermeyecek şekilde yazılmalıdır; kanun, kararın da bu açıklıkta kurulmasını aramaktadır.

Aynı maddenin kararda bulunması gereken unsurları sayan fıkrası, tedbirin açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığının yazılmasını da öngörür. Bu, talebin somut delillerle desteklenmesi gereğinin bir başka görünümüdür.

Talep Reddedilirse Ne Olur?

Ret kararı yolun sonu değildir. 391 inci maddenin 2020 yılında değiştirilen üçüncü fıkrası, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının gerekçeli olarak verileceğini ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabileceğini düzenler.

Aynı fıkra, yüzüne karşı aleyhine tedbir kararı verilen tarafın da kanun yoluna başvurabileceğini ve bu başvuruların öncelikle incelenip kesin olarak karara bağlanacağını belirtir. Öncelik kuralı, tedavi takvimi bakımından değerli bir hükümdür.

Teminat Göstermek Zorunlu mu?

Kural olarak zorunludur, ancak istisnaları vardır ve bu dosyalarda istisna sıklıkla uygulanabilir durumdadır.

Kanunun 392 nci maddesi, tedbir talep edenin haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olduğunu düzenler. Hemen ardından iki istisna gelir: talep resmî belgeye ya da başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir.

İkinci istisna daha nettir: adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez. Adli yardımın şartları 334 üncü maddede düzenlenmiştir; kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olanlar, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla geçici hukuki korunma taleplerinde de adli yardımdan yararlanabilir.

Sağlık Kurulu Raporu Resmî Belge midir?

Teminatsız tedbir imkânının bu dosyalardaki önemi buradan gelir. Kamu sağlık kuruluşlarınca düzenlenen sağlık kurulu raporları resmî belge niteliği taşır; talebin bu belgelere dayandırılması, 392 nci maddedeki ilk istisnanın tartışılmasını mümkün kılar.

Bu, teminatın kesinlikle alınmayacağı anlamına gelmez. Madde mahkemeye takdir tanımakta ve gerekçenin açıkça belirtilmesi şartını koymaktadır. Ancak talebin resmî belgeye dayandığının dilekçede açıkça vurgulanması, takdirin bu yönde kullanılmasını isteme imkânı verir.

Adli yardım talebinin ayrıca ileri sürülmesi de mümkündür. Adli yardım kararı, 335 inci maddeye göre yargılama giderlerinden geçici muafiyet, teminat göstermekten muafiyet ve giderlerin Devletçe avans olarak ödenmesi sonuçlarını doğurur.

Süreler: İki Ayrı Tuzak

Tedbir kararı alındıktan sonra iki ayrı süre işlemeye başlar ve her ikisinin de kaçırılması tedbirin kendiliğinden kalkması sonucunu doğurur.

Birinci süre uygulamaya ilişkindir. Kanunun 393 üncü maddesi, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmesini zorunlu tutar. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kararı kendiliğinden kalkar.

İkinci süre dava öncesi alınan tedbirlere özgüdür. 397 nci maddeye göre, tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, talep eden bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı dosyaya koydurtmak zorundadır; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.

Buna karşılık tedbirin etkisi bakımından kanun uzun bir süre öngörmüştür: aksi belirtilmedikçe ihtiyati tedbir kararının etkisi nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder. Ayrıca tedbir dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır.

Bu Dosyalara Özgü Usul Çatışması

İki haftalık süre, ilaç bedeli dosyalarında doğrudan bir çatışma yaratır ve bu çatışma çoğu zaman fark edilmez.

Bir yanda 397 nci madde durur: dava açılmadan önce tedbir alınmışsa iki hafta içinde dava açılmalıdır. Öte yanda 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 4 üncü maddesi durur: Kuruma başvurulmadan ve talep reddedilmeden ya da altmış günlük süre dolarak reddedilmiş sayılmadan dava açılamaz.

İki kural birlikte uygulandığında ortaya şu sonuç çıkar: Kuruma başvuru yapılmadan alınan bir tedbir kararı, iki hafta içinde dava açılamayacağı için kendiliğinden kalkma riski taşır. Dava şartı gerçekleşmeden açılan dava ise zaten usulden reddedilir.

Doğru Sıra Nasıl Kurulur?

Çatışmanın çözümü sıralamadadır. Önce Kuruma başvurulur; ret kararı alınır ya da altmış günlük süre dolarak zımni ret doğar; ardından dava dilekçesiyle birlikte tedbir talebi ileri sürülür.

Kısacası akıllı ilaç ihtiyati tedbir talebinin yeri, dava öncesi değil dava dilekçesinin içidir. Bu sıralama iki sorunu birden çözer. Dava şartı gerçekleşmiş olduğu için dosya usulden reddedilmez; tedbir dava açıldıktan sonra talep edildiği için de 397 nci maddedeki iki haftalık süre hiç işlemez. Kuruma başvurunun nasıl yapılacağı kümedeki akıllı ilaç SGK başvuru dilekçesi yazısında, dava dilekçesinin nasıl kurulacağı ise akıllı ilaç SGK dava dilekçesi yazısında ele alınmıştır.

Bekleme süresinin hak kaybı doğurmadığı da unutulmamalıdır. 7036 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi, Kuruma başvuruda geçirilen sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağını düzenler.

Tedbir Kararına Uyulmazsa

Kanun, tedbir kararının yaptırımsız kalmasına izin vermemiştir. 398 inci madde, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kimsenin, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilmesi üzerine altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılacağını düzenler.

Görevli ve yetkili mahkeme de maddede gösterilmiştir: esas hakkındaki dava henüz açılmamışsa tedbir kararını veren mahkeme, açılmışsa davanın görüldüğü mahkeme. Şikâyet olunana duruşma günü bildirilir ve savunması alınır.

Uygulama bakımından 393 üncü maddenin ayrıntıları da önemlidir. Tedbir kararının uygulanması, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden talep edilir; mahkeme kararında belirtmek suretiyle yazı işleri müdürünü de görevlendirebilir. Uygulamayı gerçekleştiren memur bir tutanak düzenler ve tedbir konusuna ilişkin her türlü iddia bu tutanağa geçirilir.

Tedbir Kararı Nasıl Uygulanır?

Karar verilmiş olması tek başına yeterli değildir; kararın ayrıca uygulanması gerekir ve uygulama kendi usulüne tabidir.

Kanunun 393 üncü maddesine göre tedbir kararının uygulanması, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden talep edilir. Mahkeme, kararında belirtmek suretiyle tedbirin uygulanmasında yazı işleri müdürünü de görevlendirebilir.

Aynı madde, uygulama için gerekirse zor kullanılabileceğini de düzenler; kolluk kuvvetleri ve köylerde muhtarlar, uygulamayı gerçekleştirecek memurun yazılı başvurusu üzerine yardım etmekle yükümlüdür. Uygulamayı yapan memur bir tutanak düzenler ve tedbir konusuna ilişkin her türlü iddia bu tutanağa geçirilir.

Uygulama Talebinin Bir Haftalık Süresi Neden Kritik

Bu süre, uygulamada en sık kaçırılan süredir ve kaçırılmasının sonucu ağırdır. Kanun, uygulamanın kararın tefhim ya da tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmesini zorunlu tutar ve aksi hâlde kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kararının kendiliğinden kalkacağını belirtir.

Cümledeki “dava açılmış olsa dahi” ibaresi, sürenin bağımsız olarak işlediğini gösterir. Davanın usulüne uygun açılmış olması, uygulama talebinin ihmalini telafi etmez.

Bu nedenle tedbir kararı alındığı anda takvim tutulmalıdır: kararın tebliğ tarihi kaydedilir, uygulama talebi bir hafta dolmadan yapılır ve talebin yapıldığını gösteren belge dosyada saklanır.

Koşullar Değişirse Tedbir Ne Olur?

Tedbir kararı değişmez bir karar değildir. Kanunun 396 ncı maddesi, durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebileceğini düzenler.

Bu hüküm iki yönlü işler. Tedavi tablosu değişip ilacın kullanımı sona ererse karşı taraf kaldırma talebinde bulunabilir; tersine, tedavi yoğunlaşır ve doz ya da süre değişirse tedbirin değiştirilmesi istenebilir.

Değişiklik talebinin de somut delillere dayandırılması gerekir. Tedavi sürecindeki değişimi gösteren güncel raporlar, bu talebin olağan dayanağıdır. Raporun ödeme sürecindeki rolü kümedeki akıllı ilaç raporu yazısında ayrıca ele alınmıştır.

Talep Dilekçesi Nasıl Kurulur?

Tedbir talebinin gövdesi üç bölümden oluşur ve üçünün de ayrı ayrı yazılması gerekir; kanun bunu sebep, tür ve yaklaşık ispat olarak sıralamıştır.

Birinci bölüm sebebi açıklar: gecikme hâlinde hangi sakıncanın ya da ciddi zararın doğacağı somut olarak yazılır. Bu bölümde genel ifadeler yerine tedavinin kesintiye uğraması hâlinde ortaya çıkacak tıbbi sonuç, hekim değerlendirmelerine dayandırılarak anlatılır.

İkinci bölüm türü belirler: neyin üzerinde ve ne tür bir tedbir istendiği tereddüde yer vermeyecek biçimde yazılır. Kanun kararın da bu açıklıkta kurulmasını aradığından, talebin belirsiz bırakılması kararın da belirsiz kalmasına yol açar.

Üçüncü bölüm yaklaşık ispatı sağlar: davanın esası yönünden haklılığı kuvvetle muhtemel gösteren belgeler sıralanır. Tanıyı, evreyi ve ilacın önerildiğini gösteren belgeler bu bölümün omurgasını oluşturur.

Teminat ve Adli Yardım Talepleri Nerede Yazılır

Bu iki talebin dilekçenin sonuna bırakılıp tek cümleyle geçilmesi sık görülen bir eksikliktir. Oysa her ikisi de kendi gerekçesini gerektirir.

Teminatsız tedbir isteniyorsa, talebin hangi resmî belgeye dayandığı açıkça gösterilir. Adli yardım isteniyorsa, 334 üncü maddedeki şartların karşılandığı ayrıca ortaya konulur; kanun bu talebin geçici hukuki korunma taleplerinde de ileri sürülebileceğini açıkça belirtmiştir.

İki talep birbirini dışlamaz. Adli yardım talebi reddedilse bile resmî belgeye dayanan teminatsız tedbir talebi ayrıca değerlendirilir. Ödenmiş bedellerin iadesine ilişkin usul ise ayrı bir konudur ve kümedeki akıllı ilaç parası nasıl geri alınır yazısında ele alınmıştır.

Tedbir Esası Belirler mi?

Belirlemez ve bu ayrımın korunması önemlidir. Tedbir kararı geçici bir korumadır; davanın esası hakkında verilmiş bir hüküm değildir. Yaklaşık ispatla verilen bir karar, tam ispata dayanan nihai hükmün yerini almaz.

Bunun pratik sonucu, tedbir kararının davanın kazanıldığı anlamına gelmemesidir. Esas inceleme kendi ölçütleriyle yapılır; ilacın ödenmesi için aranan şartlar ve bilirkişi incelemesi kümedeki akıllı ilaç Yargıtay kararı yazısında ele alınmıştır.

Tersi de doğrudur: tedbir talebinin reddedilmesi davanın kaybedildiği anlamına gelmez. Ret kararı yaklaşık ispatın yeterli görülmediğini gösterir; esas yargılamada delillerin tamamı incelendiğinde sonuç farklı olabilir.

Sık Yapılan Hatalar

HataSonucu
Kuruma başvurmadan dava öncesi tedbir istemekİki hafta içinde dava açılamaz, tedbir kendiliğinden kalkar
Kararın uygulanmasını bir hafta içinde istememekDava açılmış olsa bile tedbir kendiliğinden kalkar
Tedbirin türünü belirsiz bırakmakKanun sebep ve türün açıkça belirtilmesini arıyor
Talebi soyut gerekçeyle ileri sürmekYaklaşık ispat şartı karşılanmaz
Teminatsız tedbir imkânını hiç ileri sürmemekResmî belgeye dayanan talepte takdir kullanılması istenmemiş olur
Adli yardım talebini ayrıca yazmamakTeminattan muafiyet imkânı değerlendirilmez
Ret kararını kesin sanmakRet kararına karşı kanun yolu açıktır ve öncelikle incelenir
Tedbiri esas hükmü saymakEsas yargılamanın kendi ölçütleri ayrıca uygulanır

Tablodaki hataların çoğu, geçici hukuki korumanın kendi usulünün bulunduğunun gözden kaçmasından doğar. Tedbir bir ek talep değil, kendi şartları ve kendi süreleri olan ayrı bir kurumdur.

Bu yüzden akıllı ilaç ihtiyati tedbir talebi, dava dilekçesinin sonuna eklenen bir cümle olarak değil, kendi sebebi, türü ve delilleriyle kurulmuş bir bölüm olarak yazılır. Talebin gücü, esas davanın gücünden ayrı olarak değerlendirilir.

Kurum işlemlerine karşı yürütülen uzun süreçlerde kayıtların bütünlüğünün sonucu nasıl belirlediği, emeklilikte staja takılanlar dosyalarında da görülmüştür. Ödemenin neden ilaca değil endikasyona bağlandığı ise kümedeki immünoterapi SGK karşılıyor mu yazısında ele alınmıştır.

Mevzuatın Kendisine Nereden Bakılır

Geçici hukuki korumalara ve adli yardıma ilişkin hükümler için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, dava şartı ve altmış günlük süre için 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu metnine bakılabilir.

Talebin esasını oluşturan ödeme yükümlülüğünün kanuni dayanağı için ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu metni incelenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Akıllı ilaç ihtiyati tedbir kararı hangi şartla verilir?

HMK m.389, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâlinde tedbir kararı verilebileceğini düzenler. Talep edenin ayrıca haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir.

Tedbir için teminat yatırmak zorunlu mu?

Kural teminattır. Ancak talep resmî belgeye ya da başkaca kesin bir delile dayanıyorsa mahkeme gerekçesini belirterek teminat alınmamasına karar verebilir; adli yardımdan yararlanan kimse ise teminat göstermez.

Adli yardım geçici korumalarda da uygulanır mı?

HMK m.334, adli yardımın iddia ve savunmalarda, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde uygulanabileceğini açıkça belirtir.

Tedbir kararı ne zaman kendiliğinden kalkar?

İki hâlde. Karar tefhim ya da tebliğden itibaren bir hafta içinde uygulanması istenmezse; dava öncesi alınmışsa uygulama talebinden itibaren iki hafta içinde dava açılmazsa.

Tedbiri davadan önce mi istemeliyim?

Bu dosyalarda güvenli yol, tedbiri dava dilekçesiyle birlikte istemektir. Kuruma başvuru şartı sebebiyle iki hafta içinde dava açılamayacağından, dava öncesi alınan tedbir kalkma riski taşır.

Tedbirin etkisi ne kadar sürer?

HMK m.397/2 uyarınca, aksi belirtilmedikçe nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder.

Tedbir talebim reddedilirse ne yapabilirim?

Ret kararı gerekçeli verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.

Karşı taraf dinlenmeden tedbir verilebilir mi?

Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde hâkim karşı tarafı dinlemeden de karar verebilir.

Kurum tedbir kararına uymazsa ne olur?

HMK m.398 uyarınca, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilmesi üzerine altı aya kadar disiplin hapsi öngörülmüştür.

Koşullar değişirse tedbir değiştirilebilir mi?

Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.

Tedbir alırsam davayı kazanmış olur muyum?

Olmazsınız. Tedbir yaklaşık ispata dayanan geçici bir korumadır; esas hakkındaki inceleme kendi ölçütleriyle ayrıca yapılır.

Tedbir dosyası ayrı bir dosya mı?

HMK m.397/4 uyarınca ihtiyati tedbir dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır.

Tedbir kararının uygulanması nereden istenir?

HMK m.393/2 uyarınca, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusunun bulunduğu yer icra dairesinden istenir. Mahkeme kararında belirtmek suretiyle yazı işleri müdürünü de görevlendirebilir.

Uygulama talebini geciktirirsem dava açmış olmam yeter mi?

Yetmez. Kanun, uygulama bir hafta içinde talep edilmezse kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbirin kendiliğinden kalkacağını açıkça belirtmiştir.


Bu metin yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmış genel bir bilgilendirmedir; somut bir dosya hakkında görüş değildir. Geçici hukuki korumaya ilişkin talepler her dosyanın kendi koşullarına göre değerlendirilir. Kendi durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar