İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

Sosyal Güvenlik

İmmünoterapi SGK Karşılıyor mu, Karşılamazsa Bedeli Kimden İstenir?

· · 16 dk okuma
İmmünoterapi SGK Karşılıyor mu, Karşılamazsa Bedeli Kimden İstenir?
İçindekiler · 12 bölüm

İmmünoterapi SGK karşılıyor mu sorusunun tek bir cevabı yoktur ve bu, sorunun yanlış kurulmasından kaynaklanır. Sosyal Güvenlik Kurumu ilaçları isim isim değil, hangi hastalıkta hangi şartla kullanıldığına göre ödemektedir. Aynı etken madde bir kanser türünde tam olarak karşılanırken, başka bir kanser türünde ya da tedavinin başka bir basamağında hiç ödenmeyebilir. Bu yüzden doğru soru “bu ilaç ödeniyor mu” değil, “bu hastada, bu tanıda ve bu basamakta ödeniyor mu” sorusudur.

İkinci karışıklık muhatapta yaşanır. Hasta ilacın parasını hastane veznesine ya da eczaneye ödediği için, ödeme reddini de oralarda arar. Oysa genel sağlık sigortası kapsamındaki bir ilacın bedelini karşılamakla yükümlü olan kişi hastane değil Kurumdur. Hastaneye yapılan itiraz hukuken bir sonuç doğurmaz; sonuç doğuran işlem Kuruma yöneltilen taleptir.

Özet: İmmünoterapi Bedelinin SGK Tarafından Karşılanması

SoruYürürlükteki karşılığı
İlaç kanunen sağlık hizmeti miEvet. 5510 sayılı Kanun m.63/1-f ilacı açıkça sayar
Kurum kapsamı daraltabilir miEvet. m.63 ikinci fıkra tür, miktar ve kullanım süresini belirleme yetkisi verir
Ret hangi maddeye dayandırılırm.64/1-d — belirleme sonucunda kapsam dışı bırakılan sağlık hizmetleri
Ödemenin ölçütü ilaç mı, tanı mıTanı ve endikasyon. Aynı ilaç bir endikasyonda ödenir, diğerinde ödenmez
Bakanlık onayı ödeme anlamına gelir miHayır. Onay ilacın kullanılmasına, Kurum kararı parasına ilişkindir
Bedel kimden istenirKurumdan. Hastane ve eczane ödeme yükümlüsü değildir
Dava öncesi zorunluluk var mıVar. 7036 sayılı Kanun m.4 uyarınca önce Kuruma başvurulur
Arabuluculuk şart mıDeğil. m.3 arabuluculuğu işçi ve işveren alacakları ile işe iadeye bağlar
Talep süresiÖğrenmeden iki yıl, olay tarihinden beş yıl (m.97)

Aşağıdaki bölümler bu tabloyu açar: önce immünoterapinin hukuken hangi kategoride durduğu, sonra kapsamın hangi yetkiyle daraltıldığı, en sonunda da ödeme yapılmadığında talebin kime ve nasıl yöneltileceği.

İmmünoterapi SGK Karşılıyor mu?

Kanun düzeyinde bakıldığında cevap olumludur. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri arasında ilacı adıyla sayar. Bent, teşhis ve tedavi için gerekli olabilecek kan ve kan ürünleri, kemik iliği, aşı, ilaç, ortez, protez, tıbbî araç ve gereç ile tıbbî sarf malzemelerinin sağlanmasını Kurumun finansman yükümlülüğü içinde gösterir.

Bu, immünoterapide kullanılan ilaçların kanunun gözünde özel bir kategori oluşturmadığı anlamına gelir. Kontrol noktası inhibitörleri de, hedefe yönelik tedavide kullanılan diğer ilaçlar da bu bent bakımından “ilaç”tır. Bir hastanın tedavisi için tıbben gerekli görülen ilacın bedeli, kural olarak genel sağlık sigortasının finansman kapsamındadır.

Uygulamada ortaya çıkan tablo ise bundan farklıdır. Çünkü kanun aynı maddede Kuruma, karşıladığı sağlık hizmetlerinin sınırlarını çizme yetkisi de vermiştir. Bu yüzden immünoterapi SGK karşılıyor mu sorusu, kanunun kapsam maddesine bakılarak değil, Kurumun o yetkiyi nasıl kullandığına bakılarak yanıtlanır.

Kanunun Verdiği Hak ile Uygulamadaki Kapsam Neden Ayrışır

63 üncü maddenin ikinci fıkrası, 2014 yılında yapılan değişiklikle Kuruma açık bir belirleme yetkisi tanımıştır. Buna göre Kurum, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkilidir.

Bu fıkra, ilaç bedelinin ödenmesini kanundan doğan soyut bir hak olmaktan çıkarıp Kurumun düzenlemelerine bağlı somut bir uygulamaya dönüştürür. Kurum bir ilacı listeye alırken yalnızca “alıyorum” demez; hangi tanıda, kaçıncı basamakta, hangi rapor ve hangi uzman onayıyla ödeneceğini de yazar. Hastanın karşısına çıkan ret kararlarının çoğu, ilacın kendisiyle değil bu şartlardan birinin karşılanmamasıyla ilgilidir.

İmmünoterapi İlaçları SGK Karşılıyor mu, Hepsi Aynı Kapsamda mı?

Hayır. İmmünoterapi tek bir ilaç değil, bir tedavi yaklaşımıdır ve içinde birbirinden farklı etken maddeler bulunur. Bunların bir kısmı Kurumun ödeme listesinde yer alırken bir kısmı yer almaz; listede yer alanların ödenme şartları da birbirinin aynı değildir.

Kritik ayrım şudur: bir ilacın Kurumun bedeli ödenecek ilaçlar listesinde bulunması, her hastada ödeneceği anlamına gelmez. Liste, ilaç adının yanına çoğu zaman bir endikasyon tanımı, bir hastalık evresi, önce denenmiş olması gereken tedaviler ve rapora ilişkin şartlar koyar. Bu şartlardan biri karşılanmadığında ilaç listede olmasına rağmen o hasta için ödenmez.

Bu nedenle hastaya verilen “bu ilaç SGK’da yok” cevabı çoğu zaman eksik bir bilgidir. Doğru soru, ilacın listede olup olmadığı değil, hastanın tanısının ve tedavi basamağının listedeki şartı karşılayıp karşılamadığıdır. Bu ayrım yapılmadan verilen her cevap, hastayı yanlış bir yola sokar.

Kısacası immünoterapi SGK karşılıyor mu diye sorulduğunda, cevabın tek bir kelimeyle verilemeyeceği kabul edilmelidir. Aynı etken madde için iki farklı hastada iki farklı sonuç doğması, uygulamadaki bir tutarsızlık değil, kapsamın endikasyon üzerinden kurulmuş olmasının doğal sonucudur.

Listeye Alma Kararını Kim Veriyor

Ödeme listelerine ilişkin kararlar Kurum bünyesindeki komisyonlar eliyle alınır. Bedellerin belirlenmesinde ise 5510 sayılı Kanunun 72 nci maddesindeki Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu devrededir. Komisyon dokuz üyeden oluşur, kararlarını salt çoğunlukla alır ve kararları Resmî Gazete’de yayımlanır.

Maddenin ölçüt listesi, hastanın karşısına çıkan tabloyu anlamak bakımından önemlidir. Kanun komisyona bedelleri belirlerken sağlık hizmetinin hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi unsurlarını birlikte dikkate alma görevi verir. Yani bütçe, kanunun kendisinde bir ölçüt olarak yazılıdır; ancak tek ölçüt de değildir ve hayati önem ile kanıta dayalılık ölçütlerinin önüne geçecek şekilde kurgulanmamıştır.

Kurum Ödemeyi Hangi Maddeye Dayanarak Reddediyor?

Ret kararlarının kanuni dayanağı 64 üncü maddenin birinci fıkrasının (d) bendidir. 2012 yılında eklenen bu bent, Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri arasına şunu koyar: 63 üncü maddeye göre yöntem, tür, miktar ve kullanım sürelerinin belirlenmesi sonucunda Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin kapsamı dışında bırakılan sağlık hizmetleri.

Bu bendin işleyişi şöyledir: kanun 63 üncü maddede Kuruma sınır çizme yetkisi verir, 64 üncü maddede ise o sınırın dışında kalanı finansman dışı sayar. Kurumun “bu ilaç kapsamda değildir” şeklindeki savunması hukuken bu iki maddenin birlikte okunmasına dayanır.

Buradan çıkan sonuç iki yönlüdür. Bir yandan Kurumun kapsam belirleme yetkisi kanundan gelir ve keyfi bir uygulama değildir. Öte yandan bu yetki sınırsız da değildir: kullanılması 63 üncü maddedeki amaca, yani sigortalının sağlığını kazanmasını temin etme amacına bağlıdır. Yargı denetiminde tartışılan nokta tam olarak budur — yetkinin var olup olmadığı değil, somut olayda amaca uygun kullanılıp kullanılmadığı.

Listede Olmamak Tek Başına Sonucu Belirler mi

Belirlemez. Kurumun bir ilacı henüz listeye almamış olması, o ilacın hasta bakımından tıbben gereksiz olduğunu göstermez. Yargılamada mahkemelerin aradığı şey, ilacın listede bulunup bulunmadığı değil, hastanın durumu bakımından tıbben zorunlu olup olmadığı ve tedaviye sürekli bir katkı sağlayıp sağlamadığıdır.

Yargıtayın bu konuda yerleşmiş bir ölçütü vardır ve ölçüt son yıllarda önemli ölçüde netleşmiştir. Ölçütün unsurları, hangi bilirkişi kurulundan rapor alınacağı ve aynı dosyanın farklı tarihlerde nasıl farklı sonuçlanabildiği ayrı bir yazının konusudur; burada altı çizilmesi gereken şey, listede olmamanın davayı baştan kaybettiren bir durum olmadığıdır.

İmmünoterapi Ücreti Kime Aittir, Hastadan Para İstenebilir mi?

Genel sağlık sigortası kapsamındaki bir kişinin, kapsamdaki bir sağlık hizmetinin bedelini kendi cebinden ödemesi kural değildir. Kurum kapsamında olan bir ilacın bedeli Kurumca karşılanır; hastanın ödediği tutarlar ancak kanunun ve Kurum düzenlemelerinin izin verdiği kalemlerle sınırlıdır.

Burada iki farklı durumun karıştırılmaması gerekir. Birincisi, sağlık hizmeti sunucusunun kanunun izin verdiği sınırlar içinde talep ettiği ilave ücrettir ve kendi kuralları vardır. İkincisi ise ilacın bedelinin Kurumca hiç ödenmemesi, yani tedavi masrafının tamamının hastanın üzerinde kalmasıdır. Bu ikisi hukuken ayrı konulardır ve aynı dilekçeyle takip edilmezler.

Hastanın karşısına çıkan tablo çoğu zaman şudur: hekim ilacı yazar, hastane ilacın Kurumca ödenmediğini bildirir ve tutar hastadan istenir. Bu noktada ödenen para hastaneye gitmiş olsa bile, hukuki talebin muhatabı hastane değildir. Talep, ilacın bedelini karşılamakla yükümlü olan Kuruma yöneltilir.

İmmünoterapi Tedavisi Ücreti Hangi Hâllerde Hastada Kalır

Tutarın hastada kalmasının tek bir sebebi yoktur. En sık karşılaşılan hâl, ilacın Kurumun ödeme listesinde hiç yer almamasıdır. İkinci hâl, ilacın listede yer almasına rağmen hastanın tanısının ya da tedavi basamağının listedeki şartı karşılamamasıdır. Üçüncü hâl ise rapor veya uzman onayı gibi şekli bir şartın eksik kalmasıdır.

Bu üç hâl hukuken aynı sonucu doğurmaz. Üçüncüsü tamamlanabilir bir eksikliktir ve çoğu zaman yeni bir belgeyle giderilir. İlk ikisi ise esasa ilişkindir; ancak ilacın somut hastadaki gerekliliği ortaya konularak tartışılabilir. Bu yüzden hastadan istenen tutarın hangi sebebe dayandığının yazılı olarak öğrenilmesi, atılacak adımı doğrudan belirler.

SGK İmmünoterapi Ödemezse Bedeli Kimden İstenir?

Bedel Kurumdan istenir. 5510 sayılı Kanunun 101 inci maddesi, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini düzenler. Hangi yer mahkemesinin yetkili olduğu ve sürelerin nasıl işlediği ayrı bir konudur; burada belirleyici olan husumetin yöneltileceği kişidir.

Talebin Kuruma yöneltilmesi sadece bir usul tercihi değildir. Hastane ile hasta arasındaki ilişki sağlık hizmeti sunumuna, hasta ile Kurum arasındaki ilişki ise sigorta ilişkisine dayanır. Ödeme yükümlülüğü sigorta ilişkisinden doğduğu için, ödenmeyen ilaç bedeli ancak bu ilişkinin tarafından istenebilir. Aynı mantık, tedavi masraflarını konu alan diğer sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında da işler; benzer bir kurgu iş kazası sonrası maluliyet oranı ve tazminata etkisi bakımından da geçerlidir.

Dava Açmadan Önce Kuruma Başvurmak Zorunlu mudur

Zorunludur. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 4 üncü maddesi, 5510 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce Kuruma başvurulmasını şart koşar. Maddenin açık ifadesiyle, Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır.

Madde ayrıca iki önemli sonuç daha bağlar. Birincisi, başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır; yani zımni ret doğar. İkincisi, Kuruma başvuruda geçirilen süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Bu ikinci cümle, başvuru yaparken süre kaybedileceği endişesini hukuken karşılıksız bırakır.

Altmış günlük sürenin sık yapılan bir okuma hatası vardır. Bu süre, hastanın dava açması için tanınmış bir süre değildir; Kurumun cevap vermesi için öngörülmüş bir süredir. Sürenin dolmasıyla dava hakkı sona ermez, tersine doğar.

Bu Davada Arabuluculuk Şartı Var mı

Yoktur. 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi arabuluculuğu dava şartı olarak yalnızca kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalar bakımından öngörmüştür. Kuruma karşı açılan sağlık hizmeti bedeli davası bu kapsamda değildir.

Bu ayrım pratikte zaman kaybını önler. Arabuluculuk şartının işlediği davalardaki usul, örneğin işe iade davası için aranan arabuluculuk şartı ve süreler, bu dosyaya uygulanmaz. Buradaki dava şartı arabuluculuk değil, Kuruma başvurudur.

İmmünoterapi SGK Dava Yoluna Gittiğinde Ne Değişir

Dava aşamasına geçildiğinde tartışmanın zemini değişir. Kurum önündeki aşamada belirleyici olan, talebin Kurumun kendi düzenlemelerindeki şartlara uyup uymadığıdır. Yargılamada ise mahkeme, Kurumun düzenlemesini uygulamakla yetinmez; ilacın somut hastadaki tıbbi gerekliliğini bağımsız olarak inceletir.

Bu inceleme tıbbi bilirkişilik yoluyla yapılır ve sonucu belirleyen şey çoğu zaman raporun içeriğidir. Soyut ifadeler taşıyan, hastanın durumunu tek tek ele almayan raporlar yeterli görülmemektedir. Bilirkişi kurulunun hangi nitelikte olması gerektiği ve raporda nelerin aranacağı bu kümede ayrı bir yazının konusudur.

Yargılamanın hangi mahkemede yürüyeceği ve hangi sürelere tabi olduğu ise ayrı bir başlık altında ele alınmaktadır. Burada belirtilmesi gereken tek nokta, 5510 sayılı Kanunun 101 inci maddesinin bu uyuşmazlıkları iş mahkemelerine bıraktığı ve 7036 sayılı Kanunun 7 nci maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulandığıdır.

Bakanlık Onayı Aldım, Kurum Yine Ödemiyor: Neden?

Bu, damarın en çok yanlış anlaşılan noktasıdır. Bir ilacın Türkiye’de kullanılmasına ilişkin izinler ile o ilacın bedelinin genel sağlık sigortasınca karşılanması iki ayrı kapıdır ve farklı mercilerin farklı kararlarına dayanır.

Birinci kapı ilacın kullanılabilirliğiyle ilgilidir: ilacın ruhsatı, hastaya uygulanmasına ilişkin izinler ve bunların usulü bu kapının konusudur. İkinci kapı ise paranın kim tarafından ödeneceğiyle ilgilidir ve bu karar Kuruma aittir. Birinci kapının açılması ikincisini kendiliğinden açmaz.

Hastanın elindeki onay yazısı bu nedenle değersiz değildir; aksine, ilacın tıbben gerekli görüldüğünü belgeleyen bir delildir. Ancak tek başına ödeme sonucunu doğurmaz. Ödeme reddi devam ediyorsa, izlenecek yol onay yazısını Kuruma göstermek değil, Kurum aleyhine talebi usulünce kurmaktır.

İmmünoterapi İçin SGK Başvurusu Nasıl Yapılır?

Başvuru, ilacın kullanılacağı kişinin genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi sıfatıyla Kuruma yönelttiği yazılı bir taleple yapılır. Talebin konusu açıktır: belirli bir ilacın bedelinin genel sağlık sigortası kapsamında karşılanması.

Başvuruda talebin hangi belgelerle desteklendiği sonucu doğrudan etkiler. Hastalığın tanısını, evresini ve daha önce uygulanmış tedavileri gösteren belgeler, ilacın tıbben gerekli görüldüğünü ortaya koyan hekim ve kurul kararları bu belgelerin başında gelir. Sağlık kurulu raporlarının hangi kuruluşlardan alınabileceği ayrı bir düzenlemenin konusudur; bu konuda sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık kuruluşları listesi yol göstericidir.

Başvurunun içeriğinin nasıl kurulacağı, hangi ifadelerin talebi daraltıp genişlettiği başlı başına bir konudur ve bu kümede ayrı bir yazıda ele alınmaktadır. Burada vurgulanması gereken şey şudur: sözlü talep, hastane üzerinden yapılan görüşmeler ve telefon başvuruları 7036 sayılı Kanunun aradığı başvuru yerine geçmez.

Talep Ne Kadar Süre İçinde İleri Sürülmelidir

5510 sayılı Kanunun 97 nci maddesi, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin alacakları bakımından iki ayrı süre öngörür. Madde, bu alacakların hakkı doğuran olayın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrayacağını, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren ise beş yıl sonunda düşeceğini hükme bağlar.

İki sürenin birlikte işlediğine dikkat edilmelidir. Öğrenmeden itibaren iki yıl geçmemiş olsa bile, olay tarihinden itibaren beş yıl dolduğunda hak düşer. Aynı maddede Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat edenler bakımından bir istisna da yer alır.

Kurumun Sık Kullandığı Ret Gerekçeleri ve Kanuni Karşılıkları

Ret gerekçesiHukuken karşılığı
İlaç ödeme listesinde yer almıyorm.64/1-d’ye dayanır; listede olmamak ilacın tıbben gereksiz olduğunu göstermez
Endikasyon şartı karşılanmıyorKurumun m.63 ikinci fıkradaki belirleme yetkisine dayanır; tanı ve basamak belgelenerek tartışılır
Rapor ya da uzman onayı eksikŞekli bir eksikliktir; giderilebilir ve tek başına esasa ilişkin ret sayılmaz
Bütçe imkânları elvermiyorBütçe m.72’de ölçütlerden biridir, tek başına belirleyici değildir
Bakanlık onayı ödeme anlamına gelmezDoğrudur, ancak onay ilacın tıbben gerekliliği bakımından delildir
Talep hastaneye yapılmalıdırYanlıştır; ödeme yükümlüsü Kurumdur

Tablodaki gerekçelerin hiçbiri kendiliğinden yolun sonu değildir. Bir kısmı şekli eksikliktir ve tamamlanabilir; bir kısmı ise esasa ilişkindir ve ancak tıbbi delillerle tartışılabilir. Ret yazısının gerekçesiyle birlikte alınması, sonraki adımın hangisi olacağını belirlediği için önemlidir.

Hastanın Elinde Tutması Gereken Belgeler

Bu tür dosyalarda sonucu belirleyen şey çoğu zaman hukuki argüman değil, belgenin varlığıdır. Tedavi süreci uzadıkça belgeler dağılır ve geriye dönük toplanması güçleşir.

Öncelikle tanıyı, hastalığın evresini ve tedavi geçmişini gösteren tıbbi belgeler bir arada tutulmalıdır. İlacın hangi tarihte, hangi dozda ve hangi gerekçeyle önerildiğini gösteren hekim kararları bunların ayrılmaz parçasıdır. İlaç bedeli kendi imkânlarla karşılanmışsa, ödemeyi gösteren fatura ve fiş asılları saklanmalıdır; bu belgeler olmadan geriye dönük talep ispatlanamaz.

Kurumla yapılan her yazışmanın tarihi ve sayısı kayda geçirilmelidir. Özellikle ret kararlarının tarihi ve sayısı önemlidir, çünkü tedavi sürdükçe birden fazla ret kararı doğabilir ve bunların her biri ayrı bir işlem olarak değerlendirilir. Talebin yargılama sırasında genişletilmesi gerektiğinde ise usul kurallarının izin verdiği yollar devreye girer; bu konuda davada ıslah kurumu ayrı bir yazıda ele alınmıştır.

İç hukuk yolları tükendiğinde başvurulabilecek yolların da kendi süreleri ve şartları vardır; bu aşamaya gelen dosyalar bakımından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süreci ayrıca değerlendirilmelidir. Sağlık hizmetinden kaynaklanan uyuşmazlıkların farklı bir türü olan hekim ve hastane sorumluluğu ise estetik ameliyat hatalarında doktor ve hastanenin sorumluluğu başlığı altında incelenmiştir.

Kurum işlemlerine karşı yürütülen süreçlerde belgelendirmenin ne kadar belirleyici olduğunu gösteren bir başka örnek, uzun yıllara yayılan sigortalılık uyuşmazlıklarıdır; emeklilikte staja takılanlar dosyalarında da sonucu çoğu zaman kayıtların bütünlüğü belirlemiştir.

Mevzuatın Kendisine Nereden Bakılır

Bu yazıda anılan hükümlerin tam metni kamuya açıktır. Genel sağlık sigortasının kapsamına ilişkin 63 ve 64 üncü maddeler ile fiyatlandırma komisyonunu düzenleyen 72 nci madde için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu metnine, dava öncesi başvuru şartı ve yargılama usulü için 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu metnine bakılabilir.

Kurumun ödeme listeleri ve bunlara ilişkin şartlar ise kanun metninde değil, Kurumun kendi düzenlemelerinde yer alır ve sık aralıklarla değişir. Bu nedenle bir ilacın bugünkü ödeme durumu, geçmiş bir tarihte yazılmış herhangi bir metinden değil, yürürlükteki güncel düzenlemeden okunmalıdır.

Bu değişkenlik, immünoterapi SGK karşılıyor mu biçimindeki soruya yıl belirterek verilen cevapların neden hızla eskidiğini de açıklar. Listeye bir yıl içinde yeni bir etken madde eklenebileceği gibi, mevcut bir ilacın ödeme şartları da daraltılabilir ya da genişletilebilir. Karar verirken esas alınacak metin, o an yürürlükte olan düzenlemedir.

Sıkça Sorulan Sorular

İmmünoterapi SGK karşılıyor mu?

Kanun düzeyinde ilaç, 5510 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin (f) bendinde finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri arasında sayılmıştır. Ancak ödeme, ilacın adına göre değil Kurumun belirlediği endikasyon ve kullanım şartlarına göre yapılır.

SGK immünoterapi ödüyor mu, yoksa tamamı hastadan mı isteniyor?

Kurumun ödeme listesinde yer alan ve şartları karşılanan uygulamalarda bedel Kurumca karşılanır. Şartlardan biri karşılanmadığında tutar hastanın üzerinde kalır; bu durumda talep Kuruma yöneltilir.

İmmünoterapi ilaçları SGK karşılıyor mu, hepsi aynı mı?

Aynı değildir. İmmünoterapi tek bir ilaç değil bir tedavi yaklaşımıdır; içindeki etken maddelerin ödeme durumu ve ödeme şartları birbirinden farklıdır.

Aynı ilaç başka bir hastada ödeniyor, bende neden ödenmiyor?

Çünkü ölçüt ilaç değil endikasyondur. Kurum düzenlemeleri ilacı çoğu zaman belirli bir tanı, evre ve tedavi basamağıyla sınırlayarak ödemeye bağlar.

İmmünoterapi için SGK başvurusu nereye yapılır?

Başvuru, genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi sıfatıyla doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılır. Hastaneye ya da eczaneye yapılan bildirimler bu başvurunun yerine geçmez.

Başvuruya cevap verilmezse ne olur?

7036 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Bu, dava yolunun kapandığı değil açıldığı anlamına gelir.

Altmış gün içinde dava açmam mı gerekiyor?

Hayır. Altmış gün Kurumun cevap vermesi için öngörülmüş bir süredir, hastanın dava açması için değil. Sürenin dolmasıyla dava hakkı doğar.

SGK immünoterapi formu diye bir belge var mı?

Kanunda bu adla tanımlanmış tek tip bir form bulunmamaktadır. Talep, Kuruma yöneltilen yazılı bir başvuruyla ileri sürülür; başvuruya tanıyı, tedavi geçmişini ve ilacın gerekliliğini gösteren tıbbi belgeler eklenir.

SGK ilaç ödemesi için dava açılabilir mi?

Açılabilir. Ancak dava açılmadan önce Kuruma başvurulmuş ve talep reddedilmiş ya da altmış günlük süre dolarak reddedilmiş sayılmış olmalıdır. Bu şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir. Ret yazısının gerekçesiyle birlikte alınması, sonraki adımın hangi delillerle kurulacağını belirlediği için ayrıca önemlidir.

İmmünoterapi ilaçları SGK dava konusu olabilir mi?

Olabilir. 5510 sayılı Kanunun 101 inci maddesi bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini düzenler; dava açılmadan önce Kuruma başvuru şartı yerine getirilmiş olmalıdır.

Bu davada arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Değildir. 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki arabuluculuk dava şartı işçi ve işveren alacakları ile işe iade davaları için öngörülmüştür; Kuruma karşı açılan sağlık hizmeti bedeli davasını kapsamaz.

Bakanlık onayı aldım, SGK ödemek zorunda mı?

Zorunlu değildir. İlacın kullanılmasına ilişkin izin ile bedelinin karşılanmasına ilişkin karar iki ayrı süreçtir. Onay yazısı ilacın tıbben gerekli görüldüğünü gösteren bir delildir, tek başına ödeme sonucunu doğurmaz.

İlaç listede yoksa dava açmanın anlamı var mı?

Vardır. Listede bulunmamak, ilacın hasta bakımından tıbben zorunlu olmadığı anlamına gelmez. Yargılamada tartışılan şey listedeki durum değil, ilacın somut hastadaki gerekliliği ve tedaviye katkısıdır.

Talep süresi ne kadar?

5510 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre alacaklar, hakkı doğuran olayın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar; hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl sonunda ise düşer.

İlaç bedelini hastaneden isteyebilir miyim?

Kural olarak hayır. Ödeme yükümlülüğü sigorta ilişkisinden doğar ve muhatabı Kurumdur. Hastanenin talep ettiği ilave ücret ise ayrı bir konudur ve kendi kurallarına tabidir.

Tedavi sürerken her ret için ayrı işlem mi doğuyor?

Kurumun farklı tarihlerde tesis ettiği her ret kararı ayrı bir işlemdir. Bu nedenle ret kararlarının tarih ve sayılarının tek tek kaydedilmesi, talebin doğru kurulması bakımından önem taşır.


Bu metin yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmış genel bir bilgilendirmedir; somut bir dosya hakkında görüş değildir. Kurumun ödeme listeleri ve uygulama düzenlemeleri sık aralıklarla değişmektedir, süre hesapları her dosyada farklı işleyebilir. Kendi durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar