İçindekiler · 14 bölüm
Endikasyon dışı ilaç başvurusunun reddi hâlinde iki yol vardır ve ikisi birbirini dışlamaz: Endikasyon Dışı İlaç Kullanımı Kılavuzu, hastanın doktorunun bilimsel olarak geçerli itirazıyla başvurunun yeniden değerlendirilebileceğini öngörür; ret kararı aynı zamanda Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun (TİTCK) bir idari işlemi olduğundan, iptali için idare mahkemesinde dava açılabilir. Dava açma süresi, ret kararının yazılı bildiriminden itibaren altmış gündür.
Bu iki yol farklı mantıkla işler. Hekim itirazı tıbbi bir yeniden değerlendirme ister ve süreye bağlanmamıştır; iptal davası ise işlemin hukuka uygunluğunu denetletir ve kaçırılması hâlinde geri dönülemeyen sürelere bağlıdır. Bu yazı ret kararından sonra hangi yolun ne zaman ve nasıl kullanılacağını, görevli ve yetkili mahkemeyi, yürütmeyi durdurma imkânını ve dava dilekçesinin içeriğini ele alır.
Bir Bakışta: Endikasyon Dışı İlaç Başvurusunun Reddi
- Hekim itirazı: Uygun bulunmayan başvurular, hastanın doktorunun bilimsel olarak geçerli itirazı hâlinde yeniden değerlendirilebilir (Kılavuz m.4/10). Kılavuzda bu itiraz için süre yoktur.
- İptal davası: Ret kararı idari işlemdir; menfaati ihlal edilen hasta iptal davası açabilir (İYUK m.2/1-a).
- Görevli ve yetkili mahkeme: İdare mahkemesi; yetkili mahkeme işlemi yapan merciin bulunduğu yer, yani TİTCK’nın bulunduğu Ankara (İYUK m.32).
- Süre: Yazılı bildirimi izleyen günden itibaren altmış gün (İYUK m.7).
- Süreyi durduran başvuru: Dava süresi içinde işlemin kaldırılması ya da değiştirilmesi için idareye başvurmak süreyi durdurur; otuz gün cevap yoksa istek reddedilmiş sayılır (İYUK m.11).
- Yürütmeyi durdurma: Telafisi güç zarar ve açık hukuka aykırılık birlikte varsa istenebilir (İYUK m.27).
- SGK ret kararı farklıdır: İlacın bedelinin ödenmemesine karşı yol iş mahkemesidir; TİTCK’nın kullanım onayı reddi idare mahkemesinde dava konusu olur.
Ret Kararı Geldiğinde İlk Ne Yapılmalı
İlk iş, ret yazısının tarihini ve gerekçesini tespit etmektir. Başvuru hekim tarafından yapıldığından ret yazısı da çoğu zaman hekime ulaşır. Hastanın hekimden yazının bir örneğini istemesi ve yazının hangi tarihte bildirildiğini öğrenmesi gerekir; dava süresi bu tarihe göre hesaplanır.
İkinci iş, gerekçeyi okumaktır. Kurum başvuruyu bilimsel uygunluk açısından değerlendirir. Kılavuzun 4. maddesinin birinci fıkrasına göre onaylı endikasyon dâhilinde tedavisi mümkün olan hastalıklarda endikasyon dışı kullanım, ancak bilimsel veriler doğrultusunda belirgin avantaj sağlayan tedavi seçenekleri olması durumunda değerlendirilir. Ret gerekçesi çoğu zaman bu ölçüte dayanır: onaylı seçeneğin hâlâ mevcut olması, literatürün yetersiz bulunması ya da hastanın durumunun literatürdeki hasta grubuyla örtüşmemesi.
Üçüncü iş, retten sonra yapılacak tıbbi değerlendirmedir. Gerekçe eksik bir belgeye ya da yetersiz anlatılmış bir tedavi geçmişine dayanıyorsa, en hızlı çözüm hekimin bu eksikleri gidererek bilimsel itiraz yapmasıdır. Gerekçe, dosyada bulunan bilgilerin yanlış değerlendirilmesine dayanıyorsa, itirazın yanında dava yolu da birlikte düşünülmelidir.
Dördüncü iş, takvimi kurmaktır. Hekim itirazı süreye bağlı olmasa da dava süresi işlemeye devam eder. İtiraz cevabını beklerken dava süresinin kaçırılmaması için, ret yazısının bildirim tarihinden itibaren altmış günün hangi gün dolduğu baştan not edilmelidir.
Endikasyon Dışı İlaç Başvurusunun Reddine Hekim İtirazı
Kılavuzun 4. maddesinin onuncu fıkrası şöyledir: uygun bulunmayan başvurular için hastanın doktoru tarafından bilimsel olarak geçerliliği bulunan itirazlar olması durumunda başvuru yeniden değerlendirilebilir.
Bu hükmün üç unsuru vardır. Birincisi, itirazı hastanın doktoru yapar; hasta ya da hasta yakını bu itirazı Kılavuz anlamında yapamaz. İkincisi, itirazın “bilimsel olarak geçerli” olması gerekir; yani ret gerekçesini karşılayan yeni literatür, yeni tetkik sonuçları ya da önceki tedavilere ilişkin eksik kalmış bilgiler sunulmalıdır. Üçüncüsü, Kurum başvuruyu “yeniden değerlendirebilir”; itiraz Kurumu kararını değiştirmeye zorlamaz.
Kılavuz bu itiraz için bir süre koymaz. İtiraz, ret kararından sonra hastanın klinik durumu değiştiğinde ya da yeni bilimsel veri ortaya çıktığında da yapılabilir. Bu esneklik hekim itirazını, tıbbi gerekçenin güçlendirilebildiği durumlar için en uygun yol hâline getirir.
İtirazın içeriği ret gerekçesine göre kurulmalıdır. Kurum onaylı bir seçeneğin henüz denenmediğini söylüyorsa, bu seçeneğin neden uygulanamadığı ya da uygulandığı hâlde neden yanıt alınamadığı belgelenmelidir. Literatür yetersiz bulunduysa, kanıt düzeyi daha yüksek çalışmalar eklenmelidir. Talep formunun ilk başvuruda nasıl doldurulduğu endikasyon dışı ilaç kullanım talep formu yazısında anlatılmıştır; itirazda bu formdaki eksikler giderilir.
Hekim İtirazı Dava Süresini Durdurur mu
Kılavuzdaki hekim itirazı, idari yargı usulündeki süre kuralları gözetilerek yapılmalıdır. İdari Yargılama Usulü Kanununun (İYUK) 11. maddesine göre ilgililer, idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde isteyebilir ve bu başvurma işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
Hekimin dava süresi içinde Kuruma yaptığı ve ret kararının değiştirilmesini isteyen itiraz, bu madde kapsamında bir başvuru olarak değerlendirilmeye elverişlidir. Bu durumda Kurum otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır; isteğin reddedilmesi ya da reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.
Ancak bu sonuç kendiliğinden güvence altında değildir. İtirazın hekim tarafından yapılması, dava açacak olanın ise hasta olması, itirazın hasta bakımından süreyi durdurup durdurmadığı konusunda tartışma doğurabilir. Bu nedenle güvenli yol, itirazın süreyi durdurduğuna güvenip altmış günü kaçırmamaktır; gerekirse itiraz sürerken dava da açılabilir.
Altmış gün geçtikten sonra yapılan bir itiraz ise kaçırılmış dava süresini canlandırmaz. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17.12.2020 tarihli E.2020/182, K.2020/173 sayılı kararı, aynı istemle yapılan ikinci başvurunun, hukuki durum değişmemişse geçmiş süreyi ihya etmeyeceğini kabul etmiştir. Yeni tıbbi veriyle yapılan bir itiraz farklı bir hukuki durum yaratıyorsa, Kurumun yeni kararına karşı ayrı bir dava süresi işleyebilir.
Endikasyon Dışı İlaç Davası Hangi Mahkemede Açılır
Dava idare mahkemesinde açılır. TİTCK’nın endikasyon dışı kullanım onayı talebini reddetmesi, Kurumun kamu gücüne dayanarak tek taraflı verdiği bir karardır ve İYUK’un 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki iptal davasının konusu olan idari işlem niteliğindedir.
Yetkili mahkeme Ankara’dır. İYUK’un 32. maddesine göre, kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesi gösterilmemişse, yetkili idare mahkemesi dava konusu idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. TİTCK’nın merkezi Ankara’da olduğundan dava Ankara idare mahkemelerinde açılır. Aynı madde, idari yargıda yetkinin kamu düzeninden olduğunu da belirtir.
Bu noktada sık yapılan bir karışıklık vardır. Sosyal Güvenlik Kurumunun bir ilacın bedelini ödememesine karşı açılan davalar iş mahkemesinde görülür; TİTCK’nın kullanım onayı talebini reddetmesine karşı dava ise idare mahkemesinde açılır. İki uyuşmazlık farklı kurumların farklı işlemleridir ve farklı yargı kollarına aittir. İlacın bedeline ilişkin yol akıllı ilaç SGK dava dilekçesi yazısında anlatılmıştır.
Davada davalı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumudur. Davalının yanlış gösterilmesi hâlinde idari yargıda davanın doğrudan reddedilmediği kurallar vardır, ancak doğru davalının baştan gösterilmesi zaman kaybını önler; konu idari yargıda husumet yazısında ayrıca ele alınmıştır.
Endikasyon Dışı İlaç Başvurusunun Reddi İptal Davası Süresi
İYUK’un 7. maddesine göre dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde altmış gündür. Süre, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.
Endikasyon dışı onay reddinde bu kuralın uygulanması bir özellik taşır: ret yazısı çoğu zaman hastaya değil başvuruyu yapan hekime bildirilir. Hastaya ayrıca yazılı bildirim yapılmadıysa, hasta bakımından sürenin hangi tarihte başladığı tartışma konusu olabilir. İdari yargıda bildirim yapılmamış işlemlerde sürenin işlemin öğrenildiği tarihten başlayabileceğine ilişkin kurallar tebliğ edilmeyen idari işlem yazısında anlatılmıştır.
Güvenli hesap, ret yazısının hekime bildirildiği tarihi esas almaktır. Hasta ret kararını daha geç öğrenmiş olsa bile, süreyi en erken tarihe göre hesaplamak hak kaybı riskini ortadan kaldırır. Bu nedenle hastanın ret kararını öğrenir öğrenmez hekimden yazının tarihini sorması gerekir.
Kurum hiç cevap vermemişse, İYUK’un 10. maddesine göre başvurudan itibaren otuz gün içinde cevap verilmeyen istek reddedilmiş sayılır ve otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi işlemeye başlar. Cevapsızlığın takibi endikasyon dışı ilaç başvuru sorgulama yazısında anlatılmıştır. Süre hesabının genel kuralları için idari dava açma süresi yazısına bakılabilir.
| Durum | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Yazılı ret kararı | 60 gün | Yazılı bildirimi izleyen gün | İYUK m.7 |
| Kurum hiç cevap vermedi | 60 gün | Başvurudan itibaren 30 günün bittiği tarih | İYUK m.10 |
| Kesin olmayan cevap (ör. ek belge) | Bekleme en çok 4 ay | Başvuru tarihi | İYUK m.10 |
| Dava süresi içinde Kuruma itiraz | Süre durur | İtiraz tarihi | İYUK m.11 |
| İtiraza 30 gün cevap yok ya da ret | Kalan süre işler | Ret ya da 30 günün bitimi | İYUK m.11 |
| Hekimin bilimsel itirazı (Kılavuz) | Kılavuzda süre yok | — | Kılavuz m.4/10 |
Davayı Kim Açabilir
İptal davası, İYUK’un 2. maddesine göre idari işlem nedeniyle menfaati ihlal edilenler tarafından açılır. Endikasyon dışı onay talebinin reddi, ilacı kullanacak olan hastanın tedaviye erişimini doğrudan etkiler; bu nedenle davayı açmakta menfaati bulunan kişi öncelikle hastadır.
Başvuruyu hekimin yapmış olması, hastanın dava açmasına engel değildir. Kılavuz başvuruyu hekime bırakır, ama onay hasta bazında ve hastanın özel klinik durumu için verilir; reddin sonucunu da hasta katlanır. Hastanın davada ret yazısını, başvuru dosyasını ve hekimin değerlendirmesini delil olarak sunabilmesi için hekimle birlikte hareket etmesi önemlidir.
Hasta reşit değilse ya da kısıtlıysa dava kanuni temsilcisi tarafından açılır. Hastanın vefatı hâlinde ise ret işleminin iptalinde güncel bir menfaatin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir; bu durumda gündeme gelebilecek tazminat talepleri farklı bir dava türünün konusudur.
Mahkeme Neyi Denetler, Neyi Denetleyemez
İdare mahkemesi, ret işlemini İYUK’un 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan beş unsur yönünden denetler: yetki, şekil, sebep, konu ve maksat. Endikasyon dışı onay davalarında tartışmanın merkezinde çoğu zaman sebep unsuru bulunur: Kurumun ret gerekçesinin dosyadaki tıbbi verilerle ve bilimsel literatürle desteklenip desteklenmediği.
Mahkemenin denetiminin bir sınırı vardır. İYUK’un 2. maddesinin ikinci fıkrasına göre idari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır; idari mahkemeler yerindelik denetimi yapamaz ve idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremez. Bu nedenle mahkeme “bu ilaç hastaya verilsin” diye karar vermez; ret işlemini hukuka aykırı bulursa iptal eder.
İptal kararından sonra Kurum, mahkeme kararının gerekçesine uygun olarak başvuruyu yeniden değerlendirir ve yeni bir karar verir. Kararın gerekçesi, Kurumun yeniden değerlendirmede hangi noktaları gözeteceğini belirler; bu nedenle davada tıbbi gerekçenin ayrıntılı ortaya konması, iptal kararının uygulanmasında da etkilidir.
Tıbbi bir değerlendirme gerektiren uyuşmazlıklarda mahkeme, gerektiğinde bilirkişi incelemesine başvurabilir. Bilimsel uygunluk tartışmasının tarafsız bir uzman tarafından incelenmesi, Kurumun gerekçesinin denetlenmesinin başlıca yoludur.
Endikasyon Dışı İlaç Davasında Yürütmeyi Durdurma
Dava açılması işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. İYUK’un 27. maddesinin birinci fıkrası bunu açıkça söyler. Tedavinin beklemeye tahammülü olmadığı durumlarda dava dilekçesinde yürütmeyi durdurma istenmesi gerekir.
Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre mahkeme, idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi ise, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir.
Endikasyon dışı onay reddinde telafisi güç zarar şartı, hastalığın seyrine bağlı olarak güçlü biçimde ileri sürülebilir: tedavinin gecikmesi hastalığın ilerlemesine ya da tedavi şansının kaybına yol açabilir. Bunun dilekçede hekim raporlarıyla somutlaştırılması gerekir. Açık hukuka aykırılık şartı ise ret gerekçesinin dosyadaki verilerle açıkça çeliştiği durumlarda öne çıkar.
Yürütmeyi durdurma kararı da bir iptal kararı gibi Kurumu doğrudan “onay vermeye” zorlamaz; ret işleminin etkisini askıya alır ve Kurumun başvuruyu yeniden değerlendirmesini gerektirir. Kararın uygulanmasının takibi bu nedenle önemlidir. Ödeme tarafında benzer bir geçici koruma ihtiyacı için akıllı ilaç ihtiyati tedbir yazısına bakılabilir.
Endikasyon Dışı İlaç Dava Dilekçesi Neleri İçermeli
İYUK’un 3. maddesine göre idari davalar, idare mahkemesi başkanlığına hitaben yazılmış imzalı dilekçeyle açılır. Dilekçede tarafların ve varsa vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri ve gerçek kişilerin T.C. kimlik numarası, davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller ve davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi gösterilir.
Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dilekçeye eklenir. Endikasyon dışı onay davasında bu belgeler; Kurumun ret yazısı, başvuru dosyası (talep formu, olur formu, rapor, epikriz ve literatür), varsa hekim itirazı ve Kurumun bu itiraza cevabı ile hastanın güncel klinik durumunu gösteren hekim raporlarıdır.
Dilekçenin sebepler bölümü, ret gerekçesini doğrudan karşılamalıdır. Kurum onaylı seçeneğin mevcut olduğunu söylüyorsa, bu seçeneğin uygulandığını ve yanıt alınamadığını gösteren belgeler; literatürü yetersiz bulduysa, bilimsel kanıtın neden yeterli olduğunu açıklayan değerlendirme ve gerekirse bilirkişi incelemesi talebi dilekçede yer almalıdır.
Yürütmeyi durdurma isteniyorsa bu talep dilekçede açıkça ve gerekçesiyle yazılmalıdır: tedavinin gecikmesinin hastaya etkisi, telafisi güç zararın somut göstergeleri ve işlemin neden açıkça hukuka aykırı olduğu. Genel ifadelerle yazılmış bir yürütmeyi durdurma talebi, mahkemenin iki şartın birlikte gerçekleştiğini tespit etmesini zorlaştırır.
Retten Sonra Yeni Başvuru Yapılabilir mi
Kılavuz, uygun bulunmayan bir başvurudan sonra aynı hasta için yeni başvuru yapılmasını yasaklamaz. Hastanın klinik durumu değişmişse, yeni tetkik sonuçları ortaya çıkmışsa ya da ilacın o endikasyondaki kullanımına ilişkin yeni bilimsel veriler yayımlanmışsa, hekimin yeni bir dosyayla başvurması mümkündür.
Yeni başvurunun hukuki etkisi ise ayrı değerlendirilmelidir. Hukuki ve fiili durum değişmeden aynı istemle yapılan ikinci başvuru, kaçırılmış bir dava süresini canlandırmaz. Bu nedenle ilk ret kararına karşı dava açılmayacaksa bile, yeni başvurunun gerçekten yeni bir tıbbi duruma ya da yeni bir delile dayanması gerekir.
Yeni başvuru, Kurumun ilacın özelliğine göre ek belge isteme yetkisi bakımından da ilk başvurudan farklı değildir. Kurum ilk dosyayı ve ret gerekçesini gözeterek değerlendirme yapacağından, yeni başvuruda önceki ret gerekçesinin nasıl karşılandığı açıkça gösterilmelidir.
Retten sonra ilacın onaysız kullanılmaya başlanması ise ayrı bir risktir. Kılavuz, izin alınmadan başlanan tedavi için geriye dönük başvuruların, Kurumca tıbbi acil durumda kullanıldığı tespit edilenler dışında değerlendirmeye alınmayacağını söyler. Başvuru sürecinin bütün adımları endikasyon dışı ilaç kullanım onayı nasıl alınır yazısında anlatılmıştır.
Sık Yapılan Hatalar
İlk hata, hekim itirazının sonucunu beklerken dava süresinin kaçırılmasıdır. Kılavuz itirazı süresizdir, dava süresi ise altmış gündür. İtirazın süreyi durdurduğuna güvenmek yerine sürenin dolacağı gün baştan not edilmelidir.
İkinci hata, davanın iş mahkemesinde açılmasıdır. TİTCK’nın onay reddi idari işlemdir ve idare mahkemesinde, yetki kuralına göre Ankara’da dava konusu olur. SGK’nın ödeme reddi ise iş mahkemesinin konusudur.
Üçüncü hata, mahkemeden ilacın verilmesine karar verilmesinin beklenmesidir. Mahkeme yerindelik denetimi yapamaz; ret işlemini iptal eder ve Kurum yeniden karar verir.
Dördüncü hata, yürütmeyi durdurma talebinin genel ifadelerle yazılmasıdır. Beşinci hata ise retten sonra aynı dosyayla yeni başvuru yapılıp ikinci retten dava açılmasıdır; hukuki durum değişmemişse ikinci başvuru geçmiş süreyi canlandırmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Endikasyon dışı ilaç başvurusunun reddi hâlinde ne yapılır?
Hekim bilimsel olarak geçerli bir itirazla yeniden değerlendirme isteyebilir; hasta ayrıca ret işleminin iptali için altmış gün içinde Ankara idare mahkemesinde dava açabilir.
Endikasyon dışı ilaç başvuru reddi kararına kim itiraz eder?
Kılavuza göre bilimsel itirazı hastanın doktoru yapar. İptal davasını ise menfaati ihlal edilen hasta açabilir.
Endikasyon dışı ilaç başvurusunun reddi iptal davası hangi mahkemede açılır?
İdare mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme, işlemi yapan TİTCK’nın bulunduğu Ankara idare mahkemeleridir.
Endikasyon dışı ilaç davası için süre ne kadar?
Ret kararının yazılı bildirimini izleyen günden itibaren altmış gündür. Kurum hiç cevap vermemişse süre, başvurudan itibaren otuz günün bitiminden başlar.
Hekim itirazı dava süresini durdurur mu?
Dava süresi içinde Kuruma yapılan ve kararın değiştirilmesini isteyen başvuru İYUK m.11 kapsamında süreyi durdurabilir. Ancak tartışma riskine karşı altmış günün kaçırılmaması önerilir.
Endikasyon dışı ilaç dava dilekçesinde neler yazılmalı?
Tarafların bilgileri, davanın konusu ve sebepleri, deliller ve ret kararının yazılı bildirim tarihi yazılır; ret yazısı ve başvuru dosyası eklenir.
Endikasyon dışı ilaç davası ile SGK ilaç davası aynı mı?
Değil. TİTCK’nın onay reddine karşı dava idare mahkemesinde, SGK’nın ilaç bedelini ödememesine karşı dava iş mahkemesinde görülür.
Mahkeme ilacın verilmesine karar verebilir mi?
Hayır. İdari mahkemeler yerindelik denetimi yapamaz; ret işlemini hukuka aykırı bulursa iptal eder ve Kurum yeniden karar verir.
Endikasyon dışı ilaç reddinde yürütmeyi durdurma istenebilir mi?
İstenebilir. Telafisi güç veya imkânsız zarar ve açık hukuka aykırılık şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Retten sonra yeni başvuru yapılabilir mi?
Kılavuz yasaklamaz. Yeni başvurunun yeni tıbbi veriye dayanması gerekir; aynı dosyayla yapılan başvuru kaçırılmış dava süresini canlandırmaz.
Endikasyon dışı ilaç başvuru reddi yazısı hastaya gönderilir mi?
Başvuru hekim tarafından yapıldığından yazı çoğu zaman hekime iletilir. Hasta, yazının bir örneğini ve bildirim tarihini hekimden istemelidir.
Davada hangi kurum davalı gösterilir?
İşlemi yapan Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu davalı gösterilir.
Kurum başvuruya hiç cevap vermezse dava açılabilir mi?
Açılabilir. İYUK m.10’a göre otuz gün içinde cevap verilmeyen istek reddedilmiş sayılır ve dava yolu açılır.
Süreyi Kaçırmadan İki Yolu Birlikte Planlayın
Endikasyon dışı ilaç başvurusunun reddi, tedavinin kesin olarak kapandığı anlamına gelmez. Hekimin bilimsel itirazı tıbbi gerekçeyi güçlendirme imkânı verir, iptal davası ise Kurumun kararını hukuka uygunluk yönünden denetletir. İki yolun birlikte ve süre gözetilerek planlanması, hastanın hem zamanını hem de hakkını korur.
Ret kararının gerekçesini, bildirim tarihini ve dava süresini birlikte değerlendirmek isterseniz, belgelerinizle iletişim sayfası üzerinden görüşme talep edebilirsiniz. Kılavuzun güncel metnine TİTCK Endikasyon Dışı İlaç Kullanımı Kılavuzu sayfasından ulaşılabilir.
Bu yazı, TİTCK Endikasyon Dışı İlaç Kullanımı Kılavuzu ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2, 3, 7, 10, 11, 27 ve 32. maddelerine dayanan genel nitelikte bir bilgilendirmedir ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Süreler somut dosyanın tarihlerine göre değişebileceğinden bir avukatla görüşmeniz önerilir.
Av. Handan Sayan Özgül — Ankara Barosu
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.
Devamı
İlgili yazılar
-
Endikasyon Dışı İlaç Rapor Süresi Dolmak Üzere, Onayı Nasıl Uzatırım
Endikasyon dışı ilaç rapor süresi ve onayın uzatılması: süre yazılmamışsa yeni onay aranmaz ama bir yılı geçemez; son ay başvurusu, Ek-2 ve Ek-3 şartı.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Başvuru Sorgulama, Başvurum Sonuçlandı mı Nereden Öğrenirim
Endikasyon dışı ilaç başvuru sorgulama nasıl yapılır? Sonuç hekime iletilir; hastanın e-posta ve telefon kanalı, e-Devlet durumu ve 30 gün cevap yoksa ne olur.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Onam Formu İmzalarken Neyi Kabul Etmiş Olurum
Endikasyon dışı ilaç onam formu (Ek-2) hastaya ne söyletir, kim doldurur, imzalamazsam ne olur? Yeni form, ilaca özel olur formları ve kabul ibaresinin sınırı.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Kullanım Talep Formu ve Raporu Nasıl Hazırlanır
Endikasyon dışı ilaç kullanım talep formu (Ek-1) hekim tarafından doldurulur. Formun bölümleri, gerekçe ve doz yazımı, eklenecek rapor ve hekim beyanı.
Sosyal Güvenlik