İçindekiler · 19 bölüm
Emeklilikte staja takılanlar için bugünkü hukuki tablo tek cümleyle özetlenebilir: staj ve çıraklık süresi emeklilik başlangıcı sayılmıyor, borçlanılamıyor ve bu sonuç bir SGK uygulamasından değil doğrudan kanun metninden geliyor. Dayanak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendidir; bu bent, aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler ile staja tabi tutulan öğrencileri yalnızca iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası bakımından kapsama alır. Emekliliği doğuran malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası, yani uzun vadeli sigorta kolları kapsam dışındadır.
Konuyu kanun maddesi düzeyinde ele alıyoruz: hangi sürenin neden sayılmadığı, 5510 sayılı Kanun m.41’deki borçlanma listesinde staj ve çıraklığın neden yer almadığı, sigortalılık başlangıcı ile emeklilik başlangıcı arasındaki fark, Yargıtay’ın “çırak mı işçi mi” ayrımı ve bu ayrımın açtığı hizmet tespiti davası yolu sırayla inceleniyor.
Bir Bakışta: Staj ve Çıraklık Sürelerinin Emekliliğe Etkisi
Emeklilikte staja takılanlar bakımından yürürlükteki tablo beş maddede toplanabilir; her biri aşağıda kanun maddesiyle birlikte ayrıntılandırılmıştır.
- Staj ve çıraklık süresi bugün emeklilik başlangıcı sayılmaz. Sebebi, 5510 sayılı Kanun m.5/1-b’nin bu kişileri yalnızca kısa vadeli sigorta kollarına tabi tutmasıdır.
- Staj ve çıraklık süresi borçlanılamaz. 5510 sayılı Kanun m.41, borçlanılabilecek süreleri (a)-(j) bentlerinde sınırlı sayıda saymıştır; staj ve çıraklık bu listede yoktur. Listede yer alan tek staj türü, m.41/1-(e) uyarınca avukatlık stajıdır.
- Beklenen düzenleme henüz kanunlaşmamıştır. Konu yıllardır kanun teklifi düzeyinde gündemdedir; teklif ile kanun aynı şey değildir, ölçüt Resmî Gazete’de yayımlanmış olmaktır.
- Sigortalılık başlangıcı ile emeklilik başlangıcı farklı kavramlardır. SGK hizmet dökümünüzde çıraklık dönemine ait bir giriş bildirgesi görünmesi, o tarihin emeklilik hesabında esas alınacağı anlamına gelmez.
- Bir hukuki yol vardır: Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre çırak, eğitim yerine fiilen üretime katılmışsa çıraklık ilişkisinden söz edilemez ve hizmet tespiti davası açılabilir. Bu davanın hak düşürücü süresi, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıldır.
ÇIRAKLIK BORÇLANMASI
Çıraklık borçlanması, kamuoyunda sanki mevcut bir hakmış gibi konuşulan, ancak hukuken bugün karşılığı bulunmayan bir taleptir. Bunun sebebi sosyal güvenlik sistemimizde borçlanmanın nasıl kurgulandığında yatar: borçlanma, kişinin mesleğine göre değil, kanunda tek tek sayılan süre türlerine göre tanınır. Sayılmayan bir süre için borçlanma talebinde bulunulamaz.
Borçlanılabilecek süreler kanunda sınırlı sayıdadır
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Sigortalıların borçlanabileceği süreler” başlıklı 41 inci maddesi, borçlanma konusu yapılabilecek süreleri (a) bendinden (j) bendine kadar tek tek sayar. Liste şu şekildedir:
| Bent | Borçlanılabilecek süre |
|---|---|
| (a) | Ücretsiz doğum/analık izni süreleri ve kadın sigortalının üç defaya mahsus doğum sonrası iki yılı geçmeyen süreleri |
| (b) | Er veya erbaş olarak silah altında ya da yedek subay/astsubay okulunda geçen süreler |
| (c) | 4/1-(c) kapsamındakilerin personel mevzuatına göre aylıksız izin süreleri |
| (d) | Sigortalı olmaksızın geçirilen normal doktora veya tıpta uzmanlık öğrenim süreleri |
| (e) | Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj süreleri |
| (f) | Tutuklanıp beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen süreleri |
| (g) | Grev ve lokavtta geçen süreler |
| (h) | Hekimlerin fahrî asistanlıkta geçen süreleri |
| (ı) | Seçim kanunları gereği istifa edenlerin açıkta geçirdikleri süreler |
| (i) | Kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışanların eksik süreleri (bendin yürürlüğünden sonrası için) |
| (j) | 1416 sayılı Kanun’a göre yurt dışına gönderilen resmî öğrencilerin 18 yaş sonrası öğrenim süreleri |
Bu listede meslek lisesi stajı, işletmelerde mesleki eğitim ve çıraklık yer almaz. Listedeki tek staj türü (e) bendindeki avukatlık stajıdır ve o da “sigortalı olmaksızın” yapılmış olmak şartına bağlıdır.
Rakiplerin sık düştüğü hata: “belirli meslekler” çerçevesi
Konuyla ilgili birçok kaynak, borçlanma hakkının “avukatlık gibi belirli meslekler için tanındığını” yazar. Bu çerçeve yanlıştır ve okuyucuyu yanıltır. Tabloda görüldüğü üzere borçlanma; askerlik, doğum, tutukluluk, grev-lokavt, doktora gibi hayat olaylarına ve süre türlerine bağlanmıştır. Avukatlık stajı listede bir meslek imtiyazı olarak değil, “sigortalı olmaksızın geçirilen zorunlu bir öğrenim/hazırlık süresi” niteliğiyle yer alır. Doğru soru “hangi meslekler borçlanabilir” değil, “benim geçirdiğim süre m.41’de sayılan bir tür müdür” sorusudur.
Çıraklık döneminde prim ödenmiştir, ama hangi kol için?
Çıraklık dönemine ait bir prim ödemesinin varlığı, bu sürenin emekliliğe sayılacağı anlamına gelmez. 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 25 inci maddesi uyarınca aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrencilerin sigorta primleri asgari ücretin yüzde ellisi üzerinden ve Millî Eğitim Bakanlığı ile ilgili üniversitelerin bütçesine konulan ödenekten karşılanır. 5510 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin (e) bendi de prim ödeme yükümlüsünü aynı şekilde Millî Eğitim Bakanlığı, okul veya yükseköğretim kurumu olarak belirler.
Yani ortada ödenmiş bir prim vardır; ancak bu prim kısa vadeli sigorta kolları içindir. Emeklilik hakkını doğuran malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi hiç doğmamıştır. Mağduriyetin teknik kaynağı budur: eksik olan şey belge veya başvuru değil, primin ait olduğu sigorta koludur.
Çıraklık borçlanması için ne gerekir?
Çıraklık süresinin borçlanılabilmesi, idari bir kararla veya SGK’ya yapılacak bir başvuruyla sağlanamaz. Gereken şey, 5510 sayılı Kanun’un 41 inci maddesine yeni bir bent eklenmesidir — yani kanun değişikliğidir. Bu nedenle “SGK’ya dilekçe verirsem çıraklık sürem borçlandırılır mı” sorusunun bugünkü cevabı hayırdır; talep, kanunda dayanağı olmadığı için reddedilir.
STAJ EMEKLİLİĞE SAYILACAK MI?
Hayır. Yürürlükteki mevzuata göre staj süresi emekliliğe sayılmaz. Bu sonucun dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendidir. Anılan bent, 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanunu’nda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler ile meslekî ve teknik ortaöğretim ve yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler hakkında “iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası” hükümlerinin uygulanacağını söyler. Cümlenin kapsamı bittiği yerde hak da biter: malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası bu listede yoktur.
Kısa vadeli ve uzun vadeli sigorta kolları farkı
Sosyal güvenlik sistemi, sigortalıyı iki ayrı risk grubuna karşı korur. Aşağıdaki tablo, staj ve çıraklık döneminde hangisinin devreye girdiğini gösterir.
| Sigorta kolu | Neyi karşılar | Staj/çıraklık döneminde | Emeklilik hesabına etkisi |
|---|---|---|---|
| Kısa vadeli | İş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık | Var (m.5/1-b) | Yok |
| Uzun vadeli | Malullük, yaşlılık (emeklilik), ölüm | Yok | Emekliliği bu kol doğurur |
| Genel sağlık sigortası | Sağlık hizmetlerinden yararlanma | Ayrı rejim (m.60) | Yok |
Sık yapılan bir terim hatasını burada düzeltmek gerekir: m.5/1-b’de geçen kavram **“hastalık sigortası”**dır, genel sağlık sigortası değil. İkisi 5510 sayılı Kanun’da ayrı başlıklar altında düzenlenmiştir ve birbirinin yerine kullanılamaz. Hastalık sigortası, sigortalının iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan hastalık hâllerine ilişkin kısa vadeli bir koldur; genel sağlık sigortası ise sağlık hizmetlerinden yararlanmayı düzenleyen ayrı bir rejimdir.
Peki prim yatmışsa neden sayılmıyor?
Bu soru, mağduriyet duygusunun asıl kaynağıdır. Kişinin SGK kaydında çıraklık veya staj dönemine ait bir işe giriş bildirgesi görünür, dolayısıyla “sigortam yapılmış” izlenimi oluşur. Gerçekten de bir bildirim ve bir prim ödemesi vardır. Ancak sistem primleri kollarına göre ayırır: emeklilik hakkı yalnızca uzun vadeli sigorta kollarına ödenen primlerle doğar. Staj döneminde bu kol hiç açılmadığı için, ödenen prim emeklilik hesabına aktarılabilecek bir nitelik taşımaz.
Kanunun tanıdığı istisna: staja başlama tarihi ve sigortalılık başlangıcı
5510 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin “çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten” itibaren başlayacağını söyler. Bu hüküm sık sık “demek ki staj başlangıcı sigorta başlangıcıdır” biçiminde okunur.
Okuma eksiktir. m.7, sigortalılığın hangi anda başladığını düzenler; hangi sigorta kollarının uygulanacağını ise m.4 ile m.5 belirler. Staj ve çıraklık m.5 kapsamında, yani yalnızca sayılan kollar bakımından sigortalılık doğurur. Dolayısıyla staja başlama tarihi kayden bir başlangıçtır, ancak yaşlılık aylığı bağlanmasında esas alınan sigortalılık başlangıcı değildir. Bu ayrımı ayrıntısıyla aşağıda “Çıraklık SSK giriş sayılır mı?” başlığında ele alıyoruz.
Bu tablo, kanun değişmedikçe geçerliliğini korur. Konuya ilişkin kanun teklifleri yıllardır gündemdedir; ancak aşağıda “Son dakika” başlığında açıkladığımız üzere teklif ile kanun arasındaki fark, bu konuda yapılan en yaygın bilgi hatasıdır.
ÇIRAKLIK SSK GİRİŞ SAYILIR MI?
Bu başlık altında sorulan soru aslında iki ayrı sorudur ve karıştırıldıkları için kafa karışıklığı doğar:
- Çıraklık dönemine ait bir SSK/SGK girişi var mıdır? → Evet, vardır ve hizmet dökümünde görünür.
- Bu giriş, emeklilik hesabında başlangıç sayılır mı? → Hayır, sayılmaz.
İkisinin farklı cevaplar vermesi bir çelişki değil, sistemin kendi kurgusudur.
“Sigortalılık başlangıcı” ile “emeklilik başlangıcı” aynı şey değildir
5510 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi, sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin staja veya meslekî eğitime başlanan tarihte başladığını söyler. Bu, kaydın açıldığı andır. Buna karşılık yaşlılık aylığı bağlanırken esas alınan tarih, kişinin uzun vadeli sigorta kollarına ilk kez tabi olduğu tarihtir. Çıraklık ve staj döneminde bu kol hiç açılmadığı için, kayden başlayan sigortalılık emeklilik bakımından hüküm doğurmaz.
Bu ayrım kâğıt üzerinde teknik görünse de sonucu ağırdır: kişi hizmet dökümünde 1990’lı yılların başına ait bir çıraklık girişi görür, kendisini 8/9/1999 öncesi sigortalı sayar ve buna göre emeklilik planı yapar. SGK ise aylık bağlarken o tarihi dikkate almaz. Aradaki fark çoğu zaman ancak emeklilik başvurusu reddedildiğinde fark edilir.
Yargıtay bu ayrımı nasıl kuruyor?
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 14.05.2025 tarihli, 2024/15026 E., 2025/8208 K. sayılı kararına konu olayda sigortalı adına 1986 tarihli bir çıraklık işe giriş bildirgesi verilmiş, çıraklık eğitimi 1986-1989 arasında sürmüştür. Daire, çıraklık döneminde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olunmadığı için bu dönemin sigorta başlangıcından sayılmayacağını benimsemiş; ayrıca kararda, kısa vadeli sigorta kollarından verilen işe giriş bildirgesinin hak düşürücü süreyi kesmeyeceği de açıkça belirtilmiştir.
Bu ikinci tespit, pratikte birinciden daha kritiktir ve rakip kaynaklarda neredeyse hiç geçmez: elinizde çıraklık dönemine ait bir işe giriş bildirgesi bulunması, sonraki dönemlere ilişkin hizmet tespiti davasında size otomatik bir avantaj sağlamaz. Bildirge kısa vadeli kollardan verilmişse, hizmet tespiti davasındaki beş yıllık hak düşürücü süre bakımından “Kuruma bildirim yapılmış” sayılmaz. Bu konuyu aşağıda “Staj süresi sigorta başlangıcı sayılmıyorsa dava açılabilir mi?” başlığında ayrıntılı olarak ele alıyoruz.
Hizmet dökümünüzde ne görürsünüz?
SGK hizmet dökümünde çıraklık ve staj dönemine ait kayıtlar, tabi olunan sigorta kollarını gösteren kodlarla birlikte yer alır. Dökümde bir satır görmeniz o sürenin prim gün sayınıza ekleneceği anlamına gelmez; belirleyici olan satırın hangi sigorta koluna ait olduğudur. Emeklilik planı yaparken bakılması gereken veri, hizmet dökümündeki uzun vadeli sigorta kollarına tabi ilk gündür.
Çıraklık ve staj kayıtlarınızı e-Devlet üzerinden SGK Tescil ve Hizmet Dökümü hizmetinden görüntüleyebilirsiniz. Kaydın niteliği konusunda tereddüt varsa, dökümün ham hâlinin bir sosyal güvenlik hukuku avukatına gösterilmesi, emeklilik tarihini yanlış hesaplamaktan daha ucuzdur.
ÇIRAKLIK EĞİTİMİ SİGORTA BAŞLANGICI SAYILIR MI?
Çıraklık eğitimi döneminde adınıza bir sigorta kaydı açılmıştır; ancak bu kayıt emeklilik bakımından sigorta başlangıcı sayılmaz. Bu başlık altında, kaydın hangi hükme dayandığını, ödenen primin kaynağını ve kaydın sizin için ne anlama geldiğini kanun maddeleri üzerinden açıklıyoruz.
Mevzuattaki Yer ve Engeller
Çırağın sigortalılığı iki kanunun kesişiminde doğar. 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanunu m.25, aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrencilerin sigorta primlerinin asgari ücretin yüzde ellisi üzerinden ve Bakanlık ile üniversite bütçelerine konulan ödenekten karşılanacağını hükme bağlar. 5510 sayılı Kanun m.5/1-(b) ise bu kişiler hakkında hangi sigorta kollarının uygulanacağını belirler: iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası.
Engel tam da burada, ikinci hükmün kapsamındadır. Prim ödenmesi ile emeklilik hakkının doğması ayrı şeylerdir; belirleyici olan primin hangi sigorta koluna ödendiğidir. 5510 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin (e) bendi prim ödeme yükümlüsünü Millî Eğitim Bakanlığı, öğrencinin eğitim gördüğü okul veya yükseköğretim kurumu olarak belirlediğinden, çırak ya da stajyer kendi adına uzun vadeli sigorta primi ödeme imkânına da sahip değildir. Kısacası mağduriyet, kişinin ihmalinden değil kanunun kapsam tercihinden kaynaklanır.
Borçlanma Hakkı ile Çözüm Sağlanabilir mi?
Teorik olarak evet, fiilen ise bugün hayır. Borçlanma, 5510 sayılı Kanun m.41’de sayılan süreler için mümkündür ve çıraklık bu listede yer almaz. Dolayısıyla çözüm, SGK’nın takdirine bağlı idari bir karar değil, m.41’e yeni bir bent ekleyen kanun değişikliğidir.
Bu ayrım pratikte önemlidir: SGK’ya “çıraklık sürelerimi borçlanmak istiyorum” başvurusu yapmanın bugün hukuki bir sonucu yoktur ve talep dayanaksızlık gerekçesiyle reddedilir. Reddin idari yargıda ya da iş mahkemesinde iptali de mümkün değildir, çünkü ortada hatalı bir işlem değil, kanunda bulunmayan bir hak vardır. Aşağıda “Staj süresi sigorta başlangıcı sayılmıyorsa dava açılabilir mi?” başlığında açıkladığımız dava yolu, borçlanma talebinden tamamen farklı bir hukuki temele dayanır.
Çıraklık Döneminde Yapılan Ödemeler Ne Anlama Geliyor?
Çıraklık ve staj döneminde iki ayrı ödeme kalemi vardır ve bunlar birbirine karıştırılır: işletmenin ödediği ücret ile devletin ödediği sigorta primi. 3308 sayılı Kanun m.25, ücret bakımından şu alt sınırları koyar:
| Kim | Asgari ücrete oranla en az ödenecek ücret |
|---|---|
| İşletmelerde meslekî eğitim gören öğrenci — 20 ve üzeri personel çalıştıran işyeri | Net asgari ücretin %30’u |
| İşletmelerde meslekî eğitim gören öğrenci — 20’den az personel çalıştıran işyeri | Net asgari ücretin %15’i |
| Aday çırak ve çırak | Yaşına uygun asgari ücretin %30’u |
| Kalfalık yeterliğini kazanan meslekî eğitim merkezi 12. sınıf öğrencisi | Asgari ücretin %50’si |
Sigorta primi ise bu ücretten kesilmez; asgari ücretin yüzde ellisi üzerinden hesaplanır ve kamu bütçesinden karşılanır. Ayrıca aynı maddeye göre çırak ve öğrencilere ödenen ücretler her türlü vergiden müstesnadır. Bu kalemler öğrenciye o dönemde bir gelir ve bir iş kazası güvencesi sağlamıştır; emeklilik hakkı ise doğurmamıştır.
Maddenin sonunda dikkat edilmesi gereken bir istisna daha vardır: staj yapacak işletme bulunamaması nedeniyle stajını okulda yapan ortaöğretim öğrencileri ile yükseköğretim kurumunda staj yapan yükseköğretim öğrencileri, ücrete ilişkin bu fıkranın kapsamı dışındadır.
Çözüm Önerileri
Bu başlık altında dolaşımda olan “çözüm”lerin çoğu hukuken sonuç doğurmaz. Gerçekte üç ayrı yol vardır ve yalnızca ikisi bugün kullanılabilir:
- Kanun değişikliği (bugün mümkün değil, beklenen yol): 5510 sayılı Kanun m.41’e staj ve çıraklık sürelerini ekleyen bir düzenleme. Bu, bireysel başvuruyla hızlandırılamaz.
- Hizmet tespiti davası (bugün mümkün, şartları var): Çıraklık veya staj adı altında fiilen işçi gibi çalıştırıldıysanız, çıraklık ilişkisinin geçersizliği ve hizmet akdinin varlığı mahkemece tespit edilebilir. Şartları ve süresi aşağıda ayrı başlıkta açıklanmıştır.
- Sonraki hizmetlerin doğru hesaplanması (bugün mümkün): Çıraklık sonrası kalfa veya işçi olarak çalışılan ancak Kuruma bildirilmeyen dönemler varsa, sigortalılık başlangıcı bu dönem üzerinden öne çekilebilir. Yukarıda anılan Yargıtay kararına konu olayda da uyuşmazlık tam olarak bu noktada doğmuştur.
Milyonların Gözü Meclis’te
Konunun kanun teklifi düzeyinde uzun süredir gündemde olduğu doğrudur. Ancak bir hakkın doğması için gereken şey, teklifin sunulması, komisyonda görüşülmesi ya da kamuoyunda tartışılması değil; Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesidir. Emeklilik planını “çıkması beklenen düzenleme” üzerine kuran bir hesap, bu yüzden bugün hukuken boşluktadır.
Beklemek yerine yapılabilecek olan, mevcut hizmet dökümünüzü inceleyerek uzun vadeli sigorta kollarına tabi ilk gününüzü kesin olarak belirlemek ve varsa bildirilmemiş çalışma dönemlerinizi tespit ettirmektir. Prim gün sayısı ve emeklilik şartlarının nasıl hesaplandığı konusunda 3600 gün emeklilik şartları yazımızdaki tablolar yol gösterir.
1999 Öncesi Staj Sigortası Neden Bu Kadar Önemli?
Emeklilikte staja takılanlar tartışmasının merkezinde tek bir tarih vardır: 8 Eylül 1999. Bu tarih, 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı Kanun’la getirilen yeni emeklilik rejiminin yürürlüğe girdiği gündür ve kişinin hangi emeklilik kurallarına tabi olacağını belirler. Birkaç aylık bir kayma bile emeklilik tarihini yıllarca değiştirebildiği için, çıraklık veya staj süresinin başlangıç sayılıp sayılmaması burada somut bir sonuç doğurur.
Üç ayrı rejim, üç ayrı sonuç
| İlk defa sigortalı sayılma tarihi | Tabi olunan rejim | Kısaca |
|---|---|---|
| 8/9/1999 öncesi | 506 sayılı Kanun geçici m.81 (ve bağlı hükümler) | Daha düşük yaş ve gün şartları; EYT düzenlemesi bu grubu ilgilendirir |
| 8/9/1999 – 30/4/2008 arası | 5510 sayılı Kanun geçici m.9 | Kadın 58, erkek 60 yaş ve 7.000 gün gibi kademeli şartlar |
| 30/4/2008 sonrası | 5510 sayılı Kanun m.28 | Kademeli olarak yükselen yaş ve gün şartları |
Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesi, 5510 sayılı Kanun’a 1/3/2023 tarihli ve 7438 sayılı Kanun’la eklenen geçici 95 inci madde ile yapılmıştır. Bu madde, sayılan geçiş hükümlerine göre aylık bağlanacak olanların yaş dışındaki şartları taşımaları hâlinde yaşlılık aylığından yararlanmalarını sağlar. Aynı maddede açıkça belirtildiği üzere, bu hükme dayanarak geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmaz ve geriye dönük hak talep edilemez.
Staj mağduriyetinin 1999 ile bağı
Bir kişi 1990’ların başında çıraklık veya staj yapmış, ilk fiilî işçi girişi ise 1999’dan sonra olmuşsa, bugün geçici m.9 veya m.28 rejimine tabidir. Çıraklık girişi emeklilik başlangıcı sayılsaydı 8/9/1999 öncesi gruba girecek, dolayısıyla EYT kapsamında değerlendirilebilecekti. “Staja takılmak” ifadesinin somut karşılığı budur: kişi yaşa değil, kanunun kapsam tercihine takılmıştır.
Bu noktada sık yapılan bir kavram hatasını düzeltmek gerekir. Sigorta başlangıcının geriye çekilmesi, emeklilik yaşını düşürmez; kişinin tabi olduğu rejimi değiştirir. Yaş, gün ve sigortalılık süresi şartları o rejimin kendi tablosundan okunur. Bu ayrım, “başlangıcım öne çekilirse şu kadar erken emekli olurum” biçimindeki hesapların neden çoğu zaman tutmadığını da açıklar.
Kademeli emeklilik tartışmasının bu tarih eşiğiyle ilişkisini kademeli emeklilik yazımızda ayrıca ele aldık.
STAJ ÇIRAKLIK SÜRELERİNİ BORÇLANMA HAKKI
Bu başlık altında iki ayrı soruyu ayırmak gerekir: borçlanma kurumu nasıl işler ve staj ile çıraklık bu kurumun içinde midir? İkinci sorunun cevabı bugün hayırdır; ancak birinci sorunun cevabını bilmek, beklenen düzenleme geldiğinde ne anlama geleceğini doğru değerlendirmek için gereklidir.
Borçlanma nasıl hesaplanır?
5510 sayılı Kanun’un 41 inci maddesi, borçlanma tutarının hesabını kişinin kendi tercihine bağlar. Sigortalı, talep tarihinde prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında kendisi bir günlük kazanç belirler ve borçlanma bu tutar üzerinden hesaplanır.
| Unsur | Kanundaki karşılığı |
|---|---|
| Hesaba esas kazanç | Talep tarihindeki prime esas günlük kazanç alt-üst sınırı arasında, sigortalının kendi belirlediği tutar (m.82 sınırları) |
| Oran — doğum borçlanması, m.41/1-(a) | %32 |
| Oran — diğer bentler, (b)-(j) dahil | %45 |
| Ödeme süresi | Borcun tebliğinden itibaren bir ay |
| Süresinde ödenmezse | Borçlanma düşer; yeni başvuru şartı aranır, ödenmeyen süre hizmetten sayılmaz |
Oranlar sabit değildir: (b)-(j) bentleri için uygulanan oran, 4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanun’la 1/1/2026 tarihinden itibaren %32’den %45’e çıkarılmıştır. Konuyu anlatan birçok kaynak hâlâ eski oranı yazmaktadır; borçlanma tutarını hesaplarken güncel oranın esas alınması gerekir.
Borçlanmanın asıl gücü: başlangıcı geriye çekmesi
Borçlanmayı emeklilik planlaması bakımından değerli kılan hüküm, m.41’in şu cümlesidir: “Bu Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma hâlinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür.”
Yani borçlanma yalnızca prim gün sayısını artırmaz; sigortalılık başlangıcını da öne çeker. Staj ve çıraklık borçlanması talebinin arkasındaki asıl beklenti budur: 8/9/1999 eşiğinin diğer tarafına geçebilmek. Aylık bağlanmasına hak kazanılması hâlinde aylık, borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren bağlanır.
Peki staj ve çıraklık neden bu listede yok?
Çünkü m.41 kapalı bir listedir ve yukarıda “Çıraklık borçlanması” başlığındaki tabloda görüldüğü gibi staj ve çıraklık orada sayılmamıştır. Bu eksiklik, SGK uygulamasından veya bir yönetmelik boşluğundan kaynaklanmaz; doğrudan kanun metninden gelir.
Bu yüzden dolaşımdaki şu üç iddia hukuken karşılıksızdır:
- “Kısa vadeli sigorta primleri geriye dönük olarak uzun vadeli primlere dönüştürülebilir.” — Kanunda böyle bir dönüştürme mekanizması yoktur; borçlanma, ödenmiş primin niteliğini değiştirmez, yeni prim ödemesidir.
- “SGK’ya başvurup eksik primi tamamlamak mümkün.” — Sayılmayan bir süre için borçlanma talebi kabul edilmez.
- “Düzenleme çıkınca otomatik olarak herkesin başlangıcı öne çekilecek.” — Borçlanma her hâlde talebe ve prim ödemesine bağlıdır; kendiliğinden işleyen bir mekanizma değildir.
Bugün kimler gerçekten borçlanabiliyor?
Staj başlığı altında bugün fiilen kullanılabilen tek borçlanma, m.41/1-(e) uyarınca avukatlık stajıdır ve şartı, staj süresinin sigortalı olmaksızın geçirilmiş olmasıdır. Bunun dışında askerlik, doğum, doktora ve tıpta uzmanlık, tutuklulukta geçen süre, grev-lokavt gibi bentlerden biri kişinin geçmişinde varsa, sigortalılık başlangıcı o yoldan öne çekilebilir. Bu ihtimal çoğu zaman gözden kaçar; staj borçlanmasını bekleyen bir kişinin, hâlihazırda borçlanabileceği bir süresi bulunup bulunmadığını kontrol etmesi daha somut bir kazanım sağlayabilir.
Doğum borçlanması ve isteğe bağlı sigortalılık üzerinden emeklilik planlamasının nasıl kurulduğunu ev hanımlarına emeklilik şartları yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.
STAJ SÜRESİ EMEKLİLİKTE HESAPLANIR MI?
“Hesaplanır mı?” sorusu tek bir şeyi sormuyor. Yaşlılık aylığı bağlanırken üç ayrı ölçüt birlikte aranır ve staj süresi bunların hiçbirine katkı yapmaz. Ölçütleri ayırmak, mağduriyetin nerede doğduğunu görmeyi kolaylaştırır.
| Ölçüt | Ne anlama gelir | Staj/çıraklık süresinin katkısı |
|---|---|---|
| Sigortalılık başlangıcı | Uzun vadeli sigorta kollarına ilk tabi olunan tarih; tabi olunacak rejimi belirler | Yok |
| Prim ödeme gün sayısı | Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödenen gün sayısı | Yok |
| Yaş | İlgili rejimin tablosunda öngörülen yaş | Zaten ilgisiz |
Neden hiçbirine katkı yapmıyor?
Üç ölçütün de ortak paydası uzun vadeli sigorta kollarıdır. Staj ve çıraklık döneminde 5510 sayılı Kanun m.5/1-(b) gereği bu kol hiç açılmadığı için, ne gün sayısı birikir ne de başlangıç doğar. “Staj sürem prim günüme eklenir mi” diye soran emeklilikte staja takılanlar için de sonuç aynıdır: eklenecek bir uzun vadeli prim günü mevcut değildir.
Sık karşılaşılan yanlış hesap
Hizmet dökümünde çıraklık dönemine ait gün sayısı gördüğü için toplam prim gününü olduğundan yüksek hesaplayan kişi sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Emeklilik başvurusu reddedildiğinde ortaya çıkan fark bazen birkaç yılı bulur. Doğru yöntem, hizmet dökümünde yalnızca uzun vadeli sigorta kollarına tabi satırları toplamaktır.
Yasa çıkarsa ne değişir?
Staj ve çıraklık sürelerini 5510 sayılı Kanun m.41 listesine ekleyen bir düzenleme yapılırsa, bu süreler kendiliğinden emeklilik hesabına girmez. Borçlanma kurumunun işleyişi gereği kişinin talepte bulunması, kanunun öngördüğü oran üzerinden hesaplanan primi tebliğden itibaren bir ay içinde ödemesi gerekir. Ödeme yapılmazsa süre hizmetten sayılmaz. Dolayısıyla beklenen düzenleme bir “otomatik iyileştirme” değil, bedeli olan bir imkândır.
Öte yandan başlangıcın öne çekilmesi, aylık tutarını doğrudan artırmaz. Aylık bağlama oranı ve güncelleme katsayıları ayrı hükümlere tabidir; borçlanılan sürenin kazanç olarak beyan edildiği tutar, aylık hesabında kendi ağırlığı kadar etki eder. “Borçlanırsam emekli maaşım da yükselir” beklentisi bu nedenle her olayda gerçekleşmez.
Emeklilik şartlarının gün sayısı ekseninde nasıl hesaplandığını 3600 gün emeklilik şartları yazımızda tablolarla ele aldık.
Çıraklık ve Staj Sigortası İçin Son Durum Nedir?
Bu başlık altında aranan cevap tek cümleyle verilebilir: staj ve çıraklık sürelerini emeklilik başlangıcı sayan ya da borçlanmaya açan bir kanun hükmü hâlen yürürlüğe girmemiştir. Aşağıda bu sonucun neye dayandığını ve durumun değişip değişmediğini kendinizin nasıl kontrol edebileceğini açıklıyoruz.
Mevcut Durum ve Kapsam
Yürürlükteki tablo şudur: 5510 sayılı Kanun m.5/1-(b), çırak ve stajyerleri yalnızca kısa vadeli sigorta kolları bakımından kapsar; m.41 ise borçlanılabilecek süreler arasında staj ve çıraklığa yer vermez. Bu iki hüküm değişmedikçe sonuç da değişmez.
Bu yazının bilgisi, 5510 ve 3308 sayılı Kanunların bugünkü metinleri esas alınarak hazırlanmıştır. Sosyal güvenlik mevzuatı sık değiştiği için, okuduğunuz tarihte durumun aynı olup olmadığını iki adımda kendiniz doğrulayabilirsiniz:
- mevzuat.gov.tr üzerinden 5510 sayılı Kanun’un güncel metnini açın ve 41 inci maddedeki bent listesine bakın. Listeye staj veya çıraklık eklenmişse düzenleme yapılmış demektir.
- Maddenin altındaki değişiklik dipnotlarını okuyun. “(Ek: …)” ibaresi taşıyan yeni bir bent, hangi kanunla ve hangi tarihten itibaren eklendiğini gösterir.
Bu iki adım, haber başlıklarına ya da sosyal medya paylaşımlarına bakmaktan çok daha güvenilirdir.
Meclis Gündemindeki Düzenlemeler
Konu uzun süredir kanun teklifi düzeyinde gündemdedir. Burada kritik olan, sürecin aşamalarını birbirinden ayırmaktır; çünkü haber metinlerinde bu aşamalar çoğu zaman aynı anlama gelecek şekilde kullanılır:
| Aşama | Hukuki sonuç |
|---|---|
| Kanun teklifi verilmesi | Yok. Herhangi bir milletvekili teklif verebilir |
| Komisyonda görüşülme / kabul | Yok. Genel Kurul aşaması henüz başlamamıştır |
| Genel Kurul’da kabul | Kanunlaşmıştır ancak henüz yürürlükte değildir |
| Resmî Gazete’de yayım ve yürürlük | Hak bu aşamada doğar |
“Meclis’e sunuldu”, “komisyondan geçti”, “gündeme alındı” ifadelerinin hiçbiri hak doğurmaz. Bir düzenlemenin varlığını ölçmenin tek güvenilir yolu Resmî Gazete’dir.
Ayrıca tekliflerde sıkça dile getirilen “kısa vadeli primlerin uzun vadeli kollara aktarılması” fikrinin, mevcut sistemde karşılığı olan bir mekanizma olmadığını belirtmek gerekir. Sosyal güvenlik hukukunda geçmiş bir sürenin hizmete dönüşmesinin yolu aktarım değil, borçlanmadır — yani yeni bir prim ödemesidir.
Kamuoyu ve Beklentiler
Bu konunun her yıl yeniden “son dakika” başlıklarıyla dolaşıma girmesinin yapısal bir sebebi vardır: talep çok geniş bir kitleye ait olduğu için siyasi gündemde sürekli yer bulur, ancak düzenlemenin mali yükü nedeniyle kanunlaşma aşamasına geçmez. Sonuçta her dönem yeni bir teklif, yeni bir haber dalgası ve aynı hukuki tablo ortaya çıkar.
Beklenti yönetimi bakımından altı çizilmesi gereken nokta şudur: bir düzenleme gelirse bile bu, kendiliğinden işleyen bir hak değil, talep ve prim ödemesine bağlı bir borçlanma imkânı olacaktır. Avukatlık stajı için m.41/1-(e) hâlihazırda böyle işlemektedir ve orada da borç ödenmediğinde süre hizmetten sayılmaz.
Özellikle Kimleri Etkileyecek?
Tartışmanın muhatabı olan gruplar hukuken aynı konumda değildir; bu ayrım, olası bir düzenlemenin kimi kapsayacağını da belirler:
- Aday çırak ve çıraklar: 3308 sayılı Kanun kapsamında çıraklık sözleşmesiyle çalışmış, adlarına kısa vadeli kollardan bildirim yapılmış kişiler.
- İşletmelerde meslekî eğitim gören ve staja tabi tutulan öğrenciler: Meslek lisesi ve yükseköğretim stajyerleri; aynı bent kapsamındadırlar.
- Stajını okulda yapan öğrenciler: 3308 sayılı Kanun m.25’in son cümlesi bunları ücret bakımından kapsam dışında bırakır; konumları diğer iki gruptan farklıdır.
Bu üç grubun farkını ve tabi oldukları ayrı hükümleri aşağıda “Meslek lisesi stajı, çıraklık ve üniversite stajı” başlığında ayrıntılı olarak karşılaştırıyoruz.
Gelecekte Ne Bekleniyor?
Dürüst cevap şudur: bir düzenlemenin ne zaman çıkacağı öngörülemez ve bu konuda tarih veren hiçbir kaynak güvenilir değildir. Öngörülebilir olan, düzenleme gelirse hangi teknik unsurları taşıyacağıdır — çünkü borçlanma kurumunun çerçevesi 5510 sayılı Kanun m.41’de zaten kuruludur: talep şartı, kendi belirlediğiniz kazanç üzerinden hesap, bir aylık ödeme süresi ve ödenmezse hizmetten sayılmama.
Bu arada boş beklemek yerine yapılabilecekler vardır: hizmet dökümünüzdeki uzun vadeli sigorta kollarına tabi ilk günü kesinleştirmek, hâlihazırda borçlanabileceğiniz bir süreniz (askerlik, doğum, doktora) olup olmadığını kontrol etmek ve çıraklık döneminde fiilen işçi gibi çalıştırıldıysanız hizmet tespiti yolunu değerlendirmek.
Staj Borçlanması Sigorta Girişini Öne Çeker mi?
Sorunun cevabı iki katmanlıdır ve ikisini ayırmak gerekir:
- Borçlanma, kural olarak sigorta girişini öne çeker. 5510 sayılı Kanun m.41, borçlanılan sürenin sigortalılık başlangıcından önceki bir döneme ait olması hâlinde başlangıcın borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürüleceğini açıkça hükme bağlar.
- Ancak staj süresi bugün borçlanılabilir süreler arasında değildir. Dolayısıyla mekanizma vardır, ama staj bu mekanizmanın kapsamına girmez.
Kısacası engel borçlanmanın gücünde değil, staj süresinin listede bulunmamasındadır.
Staj Sürelerinin Mevcut Durumu
Staj döneminde 5510 sayılı Kanun m.5/1-(b) gereği yalnızca iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası hükümleri uygulanır. Uzun vadeli sigorta kolları açılmadığı için ne prim günü birikir ne de emeklilik bakımından bir başlangıç doğar.
Burada kritik bir ayrım daha vardır. Staj süresi “sigortasız geçmiş” bir dönem değildir; adınıza bildirim yapılmış, prim ödenmiş bir dönemdir. Staj süresi için hizmet tespiti davası da bu yüzden açılamaz: dava, Kuruma hiç bildirilmemiş ya da eksik bildirilmiş çalışmalar için öngörülmüştür. Staj kaydı zaten mevcuttur; sorun kaydın varlığında değil, tabi olduğu sigorta kolundadır. Bu kuralın istisnası, staj veya çıraklık adı altında fiilen işçi olarak çalıştırılma hâlidir ve aşağıda ayrı bir başlıkta ele alınmıştır.
Staj Borçlanması ve Olası Etkileri
Staj sürelerini borçlanmaya açan bir düzenleme yapılırsa etkisi, m.41’in mevcut çerçevesi içinde şekillenir. Bu çerçeveyi bilmek, beklentiyi gerçekçi tutmayı sağlar:
- Başlangıç geriye çekilir, ancak bu, tabi olunan emeklilik rejiminin değişmesi anlamına gelir; doğrudan “emeklilik yaşının düşmesi” değildir.
- Bedeli vardır. Borçlanma tutarı, talep tarihindeki prime esas günlük kazanç alt-üst sınırı arasında kişinin kendi seçtiği tutarın yüzde kırk beşi üzerinden hesaplanır.
- Süre sıkıdır. Borç, tebliğden itibaren bir ay içinde ödenmezse borçlanma düşer ve yeniden başvuru gerekir.
- Talep şarttır. Kanun çıksa dahi kimsenin başlangıcı kendiliğinden değişmez.
Bir örnek üzerinden bakmak faydalı olur: 1997 yılında çıraklık girişi bulunan, ancak ilk fiilî işçi girişi 2001’de olan bir kişi bugün 5510 sayılı Kanun geçici m.9 rejimine tabidir. Çıraklık süresi borçlanmaya açılır ve kişi bu süreyi borçlanırsa başlangıcı 8/9/1999 öncesine geçebilir; bu durumda değerlendirme 506 sayılı Kanun’un geçiş hükümleri üzerinden yapılır. Değişen şey hangi tablodan okunacağıdır, yaşın kendisi değil.
Staj Sigortasının Borçlanma Hakkı Konusunda Beklenen Düzenlemeler
Beklenen düzenlemenin teknik olarak yapması gereken şey tektir: 5510 sayılı Kanun m.41’in birinci fıkrasına staj ve çıraklık sürelerini kapsayan yeni bir bent eklemek. Düzenlemenin kapsamını belirleyecek başlıca sorular şunlardır:
- Yalnızca 8/9/1999 öncesi süreler mi kapsanacak, yoksa tüm dönemler mi?
- Çıraklık ve meslek lisesi stajı ile yükseköğretim stajı aynı kapsamda mı değerlendirilecek?
- Borçlanma oranı genel kural olan yüzde kırk beş mi olacak, yoksa özel bir oran mı belirlenecek?
- Başvuru için sınırlı bir süre öngörülecek mi?
Bu soruların cevabı ancak kanun metni yayımlandığında belli olur. Bugün bu sorulara kesin cevap veren kaynaklar, metni değil beklentiyi aktarmaktadır.
Mevcut Durumda Staj Sigortası Kabul Ediliyor mu?
Emeklilik bakımından hayır. Ancak staj sigortasının hiçbir işlevi olmadığı sonucuna varmak da yanlış olur. Staj döneminde iş kazası veya meslek hastalığı gerçekleşmişse, 5510 sayılı Kanun’un kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümleri uygulanır ve geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri gibi haklar doğabilir. Ayrıca 3308 sayılı Kanun m.25, çırak ve öğrencinin eğitimi sırasında işyerinin kusuru hâlinde meydana gelecek iş kazaları ve meslek hastalıklarından işvereni sorumlu tutar.
Bu hakların nasıl hesaplandığını geçici iş göremezlik ödeneği ve şartları yazımızda ayrıntılı olarak açıkladık.
Son Dakika Staj Mağdurları Haber Güncel Gelişmeler
Bu başlığı arayan okuyucunun asıl ihtiyacı bir haber değil, haberin doğru olup olmadığını anlama yöntemidir. Staj ve çıraklık konusu her yıl birden çok kez “müjde”, “son dakika”, “Resmî Gazete’de yayımlandı” başlıklarıyla dolaşıma girer; bu başlıkların büyük bölümü kanunlaşmamış tekliflere dayanır.
Bu nedenle aşağıda, önce bir düzenlemenin gerçekten çıkıp çıkmadığını nasıl ölçeceğinizi, sonra da beklenen düzenlemenin muhtemel içeriğini ele alıyoruz.
Milyonlarca İnsanın Umutla Beklediği Düzenlemeler
Talebin özü nettir: staj ve çıraklık sürelerinin emeklilikte başlangıç sayılması veya borçlanmaya açılması. Bugün yürürlükteki mevzuat bunların hiçbirine imkân vermez; dayanaklar 5510 sayılı Kanun m.5/1-(b) ve m.41’dir.
Bir haberin gerçekten hak doğuran bir gelişmeyi anlatıp anlatmadığını şu üç soruyla ayırt edebilirsiniz:
- Haberde kanun numarası ve Resmî Gazete tarihi var mı? Yoksa ortada yürürlüğe girmiş bir düzenleme yoktur. Yürürlükteki her kanunun bir numarası ve yayım tarihi bulunur.
- Hangi maddenin değiştiği yazıyor mu? Staj borçlanması için değişmesi gereken madde 5510 sayılı Kanun’un 41 inci maddesidir. Madde adı geçmiyorsa haber, metni değil beklentiyi aktarıyordur.
- Fiiller hangi kipte? “Öngörülüyor”, “bekleniyor”, “hedefleniyor”, “sunuldu” gibi ifadeler henüz hak doğmadığını gösterir. Yürürlüğe girmiş bir düzenleme “yapılabilir”, “sayılır”, “borçlanılır” gibi kesin kiplerle anlatılır.
Kamuoyunda Geniş Yankı Uyandıran Teklifler
Tekliflerin içeriği dönemden döneme değişse de tekrar eden üç unsur vardır: staj ve çıraklık sürelerinin borçlanmaya açılması, 8/9/1999 öncesi dönem için öncelik tanınması ve borçlanmanın sigortalılık başlangıcını geriye çekmesi.
Burada teknik bir düzeltme gerekir: teklifleri aktaran metinlerde sıkça geçen “kısa vadeli primlerin uzun vadeli kollara aktarılması” ifadesinin mevcut sistemde karşılığı yoktur. Ödenmiş bir primin sigorta kolu sonradan değiştirilmez. Geçmiş bir sürenin hizmete dönüşmesinin tek yolu, m.41 çerçevesinde yeni bir prim ödemesi, yani borçlanmadır.
Halkın Talepleri ve Beklentiler
Talebin sürekli gündemde kalmasının sebebi, muhatap kitlenin genişliğidir: 3308 sayılı Kanun kapsamında çıraklık yapmış, meslek lisesinde staja tabi tutulmuş veya yükseköğrenimi sırasında staj yapmış herkes doğrudan ilgilidir. Buna karşılık düzenlemenin mali yükü, teklifin kanunlaşma aşamasına geçmesini zorlaştırmaktadır.
Beklerken yapılabilecek olan, tabloyu kendi dosyanız üzerinden netleştirmektir: hizmet dökümünüzdeki uzun vadeli sigorta kollarına tabi ilk günü belirlemek, hâlihazırda borçlanabileceğiniz bir süreniz olup olmadığını kontrol etmek ve çıraklık ya da staj adı altında fiilen işçi olarak çalıştırıldıysanız hizmet tespiti yolunu değerlendirmek. Bu üçü bugün elinizdedir; düzenlemenin çıkması ise elinizde değildir.
Staj Süresi Sigorta Başlangıcı Sayılmıyorsa Dava Açılabilir mi?
Bu sorunun cevabı, çoğu kaynakta olduğu gibi düz bir “hayır” değildir. Doğru cevap şudur: staj veya çıraklık sürenizin kendisi için dava açamazsınız; ancak o dönemde eğitim değil fiilen işçi olarak çalıştırıldıysanız, bu çalışmanın tespiti için dava açabilirsiniz. Bu iki durumu ayıran ölçüt Yargıtay içtihadında nettir.
Ölçüt: eğitim mi, üretim mi?
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 14.05.2025 tarihli, 2024/15026 E., 2025/8208 K. sayılı kararında ilke şöyle formüle edilmiştir: çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor ve meslek ile sanat eğitimi ikinci planda tutuluyorsa, yani kişi emeğiyle işyerine ve işverene katkıda bulunuyorsa, çıraklık ilişkisinden söz edilemez.
Bu tespitin sonucu şudur: ortada çıraklık değil bir hizmet akdi vardır ve o dönem, uzun vadeli sigorta kollarına tabi bir çalışma olarak tespit edilebilir. Sigortalılık başlangıcı da buna göre belirlenir.
Hangi dava açılır, nerede ve kime karşı?
| Unsur | Karşılığı |
|---|---|
| Dava türü | Hizmet tespiti davası (sigortalılık başlangıcının tespiti de bu kapsamdadır) |
| Görevli mahkeme | İş mahkemesi |
| Davalı | İşveren |
| SGK’nın konumu | Davalı değil, fer’î müdahil (7036 sayılı Kanun m.4) |
| Hak düşürücü süre | Hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl (5510 sayılı Kanun m.86) |
| İspat | Tanık dahil her türlü delil; mahkeme re’sen araştırma yapar |
Hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkindir. Yukarıda anılan kararda da vurgulandığı üzere, bu tür davalarda tarafların gösterdiği delillerle yetinilmez; gerektiğinde mahkemece resen araştırma yapılarak delil toplanabilir.
Beş yıllık sürenin tuzağı: kısa vadeli bildirge süreyi kesmez
Uygulamada en çok hataya yol açan nokta budur ve konuyu anlatan kaynaklarda neredeyse hiç geçmez. Kural olarak, sigortalı adına işe giriş bildirgesi verilmişse beş yıllık hak düşürücü süre işlemez; çünkü Kurum çalışmadan haberdar olmuştur. Ancak Yargıtay 10. Hukuk Dairesi anılan kararında, kısa vadeli sigorta kollarından verilen işe giriş bildirgesinin hak düşürücü süreyi kesmeyeceğini kabul etmiş ve aksi yöndeki yerel mahkeme kararını bu gerekçeyle bozmuştur.
Pratik sonucu ağırdır: elinizde çıraklık dönemine ait bir işe giriş bildirgesi bulunması, sonraki bildirilmemiş çalışmalarınız bakımından size süre avantajı sağlamaz. Beş yıllık süre, o bildirge hiç yokmuş gibi hesaplanır.
O hâlde kimler için dava yolu gerçekten açıktır?
Uygulamada dava yolunun anlamlı olduğu tipik durumlar şunlardır:
- Çıraklık sözleşmesi bulunmasına rağmen fiilen tam zamanlı üretim işinde çalıştırılmış olanlar,
- Çıraklık veya staj bittikten sonra aynı işyerinde kalfa ya da işçi olarak çalışmaya devam ettiği hâlde bu dönem Kuruma hiç bildirilmemiş olanlar,
- Bildirimi işe giriş tarihinden sonra yapılmış, yani çalışmanın başlangıç kısmı bildirim dışı bırakılmış olanlar.
Buna karşılık, gerçekten eğitim amacıyla çıraklık yapmış ve bu dönem usulüne uygun biçimde kısa vadeli kollardan bildirilmiş bir kişi için dava yolu sonuç vermez. Böyle bir olayda mağduriyet mahkeme kararıyla değil, ancak kanun değişikliğiyle giderilebilir.
Dava açmadan önce hizmet dökümü, çıraklık sözleşmesi, mesleki eğitim merkezi kayıtları ve varsa işyeri kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir. Beş yıllık hak düşürücü süre, dava dilekçesi verilmeden önce yapılacak tek bir hesap hatasının davayı esastan kaybettirebileceği bir süredir. Konunun işçilik alacakları boyutuyla kesiştiği noktaları iş hukukunda tazminat ve çalışan hakları yazımızda ele aldık.
Meslek Lisesi Stajı, Çıraklık ve Üniversite Stajı: Üç Ayrı Rejim
“Staj mağduru” ifadesi tek bir hukuki durumu anlatıyormuş gibi kullanılır; oysa mevzuat bu kişileri birbirinden farklı hükümlere tabi tutar. Aşağıdaki tablo, hangi durumda hangi hükmün uygulandığını gösterir.
| Durum | Dayanak | Sigortalılık | Emekliliğe etkisi |
|---|---|---|---|
| Aday çırak / çırak | 3308 s.K. m.25 + 5510 s.K. m.5/1-(b) | Kısa vadeli kollar (iş kazası, meslek hastalığı, hastalık) | Yok |
| İşletmede meslekî eğitim / meslek lisesi stajı | 3308 s.K. m.25 + 5510 s.K. m.5/1-(b) | Kısa vadeli kollar | Yok |
| Yükseköğrenim sırasında staj | 5510 s.K. m.5/1-(b) | Kısa vadeli kollar | Yok |
| Yüksekokulda eğitimin gereği tatbikî yapım ve üretim işi | 5510 s.K. m.6/1-(f) | Sigortalı sayılmaz | Yok |
| Sigortasız yapılan avukatlık stajı | 5510 s.K. m.41/1-(e) | Borçlanmaya açık | Borçlanılırsa başlangıcı geriye çeker |
Neden bu ayrım önemli?
Birinci sebep, olası bir düzenlemenin kapsamıdır: kanun koyucu m.41’e bir bent eklerken bu grupları aynı kapsamda tutmak zorunda değildir. İkinci sebep daha günceldir: m.6/1-(f) kapsamındaki öğrenciler hiç sigortalı sayılmadıkları için, adlarına bir kayıt dahi açılmamıştır. Bu kişiler hizmet dökümlerinde staj dönemine ait hiçbir satır göremezler ve durumu çoğu zaman “kaydım kaybolmuş” diye yorumlarlar. Oysa ortada kayıp değil, kanunun baştan kapsam dışı bıraktığı bir durum vardır.
Üçüncü sebep, 3308 sayılı Kanun m.25’in son cümlesidir: staj yapacak işletme bulunamaması nedeniyle stajını okulda yapan ortaöğretim öğrencileri ile öğretim programı gereği staj yapmak zorunda olmayan yükseköğretim öğrencileri, ücrete ilişkin hükmün dışında tutulmuştur. Aynı okulda, aynı yıl, aynı bölümde okuyan iki öğrencinin hukuki konumu bu yüzden farklılaşabilir.
Avukatlık stajı neden ayrı?
Avukatlık stajının m.41/1-(e)‘de yer almasının sebebi bir meslek ayrıcalığı değil, stajın niteliğidir: bu staj, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca mesleğe kabul için zorunludur ve staj boyunca kişi kural olarak sigortalı olarak çalışmaz. Kanun koyucu, bu “sigortasız geçmek zorunda kalınan zorunlu süreyi” borçlanmaya açmıştır. Çıraklık ve meslek lisesi stajında ise kişi zaten sigortalıdır — ancak yanlış koldan. Talep edilen düzenlemenin hukuki mantığı da tam olarak bu farkı gidermeye yöneliktir.
Staj sigortası emeklilikte başlangıç tarihi olarak sayılacak mı?
Bu başlıktaki soru geleceğe yöneliktir ve cevabı, yapılacak düzenlemenin geçmişe nasıl uygulanacağı sorusundan ayrılamaz. Sosyal güvenlik hukukunda bu, tekniği olan bir konudur ve beklentilerin çoğu tam burada kırılır.
Kanun geriye yürür mü?
Kural olarak kanunlar geçmişe etkili değildir; yürürlüğe girdikleri tarihten sonraki olaylara uygulanır. Ancak sosyal güvenlik kanunları sıklıkla geçmişte kalmış süreleri konu alır — borçlanma kurumunun kendisi zaten geçmiş bir süreyi hizmete dönüştürmeye yarar. Bu nedenle asıl belirleyici olan genel ilke değil, düzenlemenin kendi geçiş hükmüdür.
Bu konuda elimizde çok yakın bir örnek vardır. EYT düzenlemesini getiren, 5510 sayılı Kanuna 7438 sayılı Kanunla eklenen geçici 95 inci madde, yaş şartını kaldırırken şu cümleyi de içerir: “Bu fıkra esas alınarak geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmaz ve geriye dönük hak talep edilemez.” Yani kanun koyucu hakkı tanırken, o hakkın geçmişe dönük mali sonuç doğurmasını açıkça engellemiştir.
Staj ve çıraklık için yapılacak bir düzenlemede de benzer sınırlamalar beklenmelidir. Muhtemel sınırlama başlıkları şunlardır:
| Olası sınırlama | Pratik sonucu |
|---|---|
| Başvuru için süre öngörülmesi | Süre kaçırılırsa hak kullanılamaz |
| Yalnızca belirli tarihten önceki sürelerin kapsanması | Kapsam dışı kalan gruplar doğar |
| Geriye dönük ödeme yasağı | Erken emekli olunabilse bile geçmiş aylıklar istenemez |
| Borçlanma oranının özel belirlenmesi | Maliyet genel orandan farklılaşabilir |
Emekli olmuş kişiler ne olacak?
Sık sorulan ancak nadiren cevaplanan bir sorudur. Hâlihazırda aylık bağlanmış bir kişi, sonradan çıkan bir borçlanma imkânından yararlanarak geçmişe dönük hesap düzeltmesi talep edemez; çünkü aylık, bağlandığı tarihteki mevzuata göre hesaplanmıştır. EYT örneğindeki açık hüküm de bu yöndedir. “Düzenleme çıkarsa emekli olanlar da yararlanır” beklentisi, kanun metninde özel bir hüküm bulunmadıkça gerçekleşmez.
Peki “sayılacak mı” sorusunun bugünkü cevabı nedir?
Bugün için hayır. Yarın için ise cevabı kanun metni verecektir. Bu ayrımı korumak önemlidir: planlama yaparken kullanılabilecek tek veri yürürlükteki hükümdür. Beklenen düzenleme üzerine kurulan bir emeklilik planı, dayanağı olmayan bir plandır.
Kesin olan şey şudur: düzenleme çıksa bile süre kendiliğinden hesaba girmez. Borçlanma talebe ve prim ödemesine bağlıdır; 5510 sayılı Kanun m.41 gereği borç tebliğden itibaren bir ay içinde ödenmezse süre hizmetten sayılmaz.
Kimler staj ve çıraklık süresi ile ilgili yeni düzenlemeden faydalanabilecek?
Bu soruya bugünden kesin bir liste ile cevap vermek mümkün değildir; kapsamı, çıkarsa o kanunun kendi metni belirleyecektir. Buna karşılık grupların bugünkü hukuki konumları bellidir ve olası bir düzenlemede hangi grupların birbirinden ayrışabileceğini de bu konumlar belirler. Aşağıda her grubu iki soruyla ele alıyoruz: bugün hangi hükme tabi ve düzenleme tartışmasında nerede duruyor?
1. Meslek Lisesi Öğrencileri
Bugünkü konum: Meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında staja tabi tutulan öğrenciler 5510 sayılı Kanun m.5/1-(b) kapsamındadır; yalnızca iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası uygulanır. Primleri 3308 sayılı Kanun m.25 uyarınca asgari ücretin yüzde ellisi üzerinden, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
Düzenleme tartışmasındaki yeri: Talebin sayısal olarak en geniş muhatabı bu gruptur. Bir istisnaya dikkat etmek gerekir: 3308 sayılı Kanun m.25’in son cümlesi, staj yapacak işletme bulunamadığı için stajını okulda yapan ortaöğretim öğrencilerini ücrete ilişkin hükmün dışında tutar. Bu öğrencilerin dosyaları, işletmede staj yapanlarla aynı görünmeyebilir.
2. Üniversite Stajyerleri
Bugünkü konum: Yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler de m.5/1-(b) kapsamındadır ve primleri, m.87/1-(e) uyarınca öğrenim gördükleri yükseköğretim kurumunca ödenir.
Dikkat edilmesi gereken ayrım: Yüksekokullarda eğitimin doğal gereği olarak yapılan tatbikî yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler, 5510 sayılı Kanun m.6/1-(f) gereği sigortalı sayılmazlar. Bu gruptaki bir öğrencinin hizmet dökümünde staj dönemine ait hiçbir kayıt bulunmaz. Dolayısıyla “üniversite stajyeri” tek bir hukuki kategori değildir; kaydın varlığı ya da yokluğu, hangi hükme tabi olunduğunu gösterir.
3. Çıraklık Eğitimi Alan Kişiler
Bugünkü konum: 3308 sayılı Kanun kapsamında çıraklık sözleşmesiyle çalışanlar m.5/1-(b) kapsamındadır. 3308 sayılı Kanun m.25, çırağa yaşına uygun asgari ücretin en az yüzde otuzunun ödenmesini, bu ücretin her türlü vergiden müstesna olmasını ve işyerinin kusuru hâlinde meydana gelen iş kazaları ile meslek hastalıklarından işverenin sorumlu olmasını öngörür.
Bu grubun ayrıcalıklı yanı: Yalnız bu grup için, kanun değişikliğini beklemeden kullanılabilecek bir hukuki yol vardır. Çıraklık ilişkisinin görünürdeki niteliği ile fiilî durum örtüşmüyorsa, yani kişi eğitim değil üretim işi yaptıysa, hizmet tespiti davası gündeme gelir. Şartları yukarıda ayrı başlıkta açıklanmıştır.
4. Aday Çıraklar
Bugünkü konum: Aday çıraklar, 3308 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun m.5/1-(b) bakımından çıraklarla aynı rejime tabidir; ücret alt sınırı da çırakla aynı şekilde yaşına uygun asgari ücretin yüzde otuzudur.
Ayrışabileceği nokta: Aday çıraklık süreleri genellikle kısa olduğundan, borçlanmaya açılması hâlinde sağlayacağı kazanım da sınırlı kalır. Buna karşılık bu kısa süre, kişinin 8/9/1999 eşiğine çok yakın olduğu dosyalarda belirleyici olabilir. Kazanımın büyüklüğü gün sayısına değil, eşiği kesip kesmediğine bağlıdır.
5. Avukatlık Stajı Yapanlar
Bugünkü konum: Bu grup diğerlerinden ayrılır, çünkü hakkı zaten vardır. 5510 sayılı Kanun m.41/1-(e), sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj sürelerini borçlanmaya açar. Borçlanma yapıldığında, m.41’in son fıkrası gereği sigortalılık başlangıcı borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Şartı: Stajın sigortalı olmaksızın geçirilmiş olması gerekir. Staj süresi boyunca bir işyerinde sigortalı olarak çalışılmışsa bu bentten yararlanılamaz. Dolayısıyla “avukatlık stajı yapan herkes borçlanabilir” ifadesi eksiktir.
6. 1999 Öncesi Sigortalılar
Bugünkü konum: Bu grup aslında bir “staj grubu” değil, bir rejim grubudur. 8/9/1999 tarihinden önce ilk defa sigortalı sayılanlar 506 sayılı Kanun’un geçiş hükümlerine, bu tarih ile 30/4/2008 arasında sigortalı sayılanlar 5510 sayılı Kanun geçici m.9’a tabidir.
Tartışmadaki yeri: Staj mağduriyeti tam olarak bu eşikte doğar. Çıraklık girişi 1999 öncesinde, fiilî işçi girişi sonrasında olan kişi, staj süresi sayılsaydı önceki rejime girecekti. Bu nedenle olası bir düzenlemenin öncelikle bu grubu kapsayacağı sık dile getirilir; ancak bu bir beklentidir, kanun metninde bugün böyle bir ayrım yoktur.
7. Yarı Zamanlı Staj Yapanlar
Bugünkü konum: Staj süresinin haftada kaç gün olduğu, tabi olunan sigorta kolunu değiştirmez; yarı zamanlı da olsa m.5/1-(b) uygulanır ve sonuç aynıdır.
Buradaki asıl mesele farklıdır: 5510 sayılı Kanun m.41/1-(i), 4857 sayılı Kanun’a göre kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışan sigortalıların eksik sürelerini borçlanmaya açar. Ancak bu bent staj ilişkisini değil, gerçek bir iş sözleşmesiyle çalışmayı kapsar ve yalnızca bendin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki sürelere uygulanır. Öğrencilik döneminde staj dışında ayrıca kısmi süreli bir iş sözleşmesiyle çalışılmışsa, o dönem bu bent kapsamında değerlendirilebilir. İki durumun karıştırılması sık rastlanan bir hatadır.
Özetle: Yukarıdaki yedi gruptan yalnızca biri — sigortasız avukatlık stajı yapanlar — bugün borçlanma hakkını fiilen kullanabilmektedir. Çıraklık grubunda ise kanun değişikliğini beklemeden değerlendirilebilecek bir dava yolu bulunmaktadır. Diğer gruplar bakımından bugün elde edilebilecek somut kazanım, hizmet dökümünün doğru okunması ve varsa bildirilmemiş çalışma dönemlerinin tespitiyle sınırlıdır.
Staj Sürelerini Nasıl Borçlanabileceğim?
Bu başlık altında dolaşan adım adım anlatımların çoğu, henüz var olmayan bir prosedürü tarif eder. Gerçek tablo şudur: meslek lisesi stajı ve çıraklık için bugün işleyen bir borçlanma prosedürü yoktur. Buna karşılık borçlanma kurumunun kendisi işlemektedir ve staj başlığı altında fiilen kullanılabilen bir bent bulunmaktadır. Aşağıda önce bugün gerçekten yapılabileni, sonra da beklenen düzenleme geldiğinde işleyecek mekanizmayı açıklıyoruz.
1. Bugün fiilen borçlanılabilen tek staj: avukatlık stajı
5510 sayılı Kanun m.41/1-(e), sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj sürelerini borçlanmaya açar. İşleyiş şöyledir:
| Adım | İçerik |
|---|---|
| Şart | Staj süresinin sigortalı olmaksızın geçirilmiş olması |
| Başvuru | SGK’ya yazılı borçlanma talebi |
| Kazanç seçimi | Talep tarihindeki prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırı arasında sigortalının kendi belirlediği tutar |
| Oran | %45 (doğum borçlanmasında %32) |
| Ödeme | Borcun tebliğinden itibaren bir ay içinde |
| Ödenmezse | Borçlanma düşer, yeni başvuru gerekir; süre hizmetten sayılmaz |
| Sonuç | Sigortalılık başlangıcı, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür |
Aynı mekanizma askerlik, doğum, doktora ve tıpta uzmanlık, tutuklulukta geçen süre gibi diğer bentler için de işler. Staj borçlanmasını bekleyen bir kişinin, geçmişinde bu bentlerden birine giren bir süre bulunup bulunmadığını kontrol etmesi çoğu zaman gözden kaçar; oysa bu, bugün kullanılabilecek somut bir imkândır.
2. Meslek lisesi stajı ve çıraklık için bugün ne yapılabilir?
Borçlanma talebi bakımından bir şey yapılamaz; kanunda dayanağı bulunmadığı için talep reddedilir. Bunun yerine yapılması gerekenler şunlardır:
- Hizmet dökümünü almak. e-Devlet üzerinden SGK tescil ve hizmet dökümü görüntülenir; uzun vadeli sigorta kollarına tabi ilk gün tespit edilir.
- Kayıtları toplamak. Çıraklık sözleşmesi, meslekî eğitim merkezi kayıtları, okul onaylı staj belgeleri ve varsa işyeri kayıtları bir arada saklanmalıdır. Bu belgeler hem olası bir düzenlemede hem de hizmet tespiti davasında kullanılır.
- Fiilî durumu değerlendirmek. O dönemde eğitim değil üretim işi yapıldıysa hizmet tespiti davası gündeme gelir. Bu davada beş yıllık hak düşürücü süre işlediği için değerlendirmenin ertelenmemesi gerekir.
3. Düzenleme çıkarsa süreç nasıl işler?
Kanun koyucu farklı bir usul öngörmedikçe, süreç yukarıdaki tabloyla aynı şekilde işleyecektir: talep, kazanç seçimi, hesaplama, tebliğ ve bir aylık ödeme süresi. Buradan çıkan iki pratik sonuç vardır.
Birincisi, borçlanma bedelsiz değildir. Uzun bir staj veya çıraklık dönemini borçlanmanın maliyeti, seçilecek günlük kazanca göre ciddi tutarlara ulaşabilir. İkincisi, kazanç seçimi bir tercihtir. Alt sınırdan borçlanmak maliyeti düşürür; ancak borçlanılan sürenin kazancı aylık hesabında da dikkate alındığı için, yalnızca sigortalılık başlangıcını öne çekmek isteyenlerle prim günü ve aylık tutarını birlikte gözetenler için doğru tercih farklı olabilir.
4. Borçlanma düzenlemesindeki son durum nedir?
Staj ve çıraklık sürelerini borçlanmaya açan bir kanun hükmü yürürlüğe girmemiştir. Bu bilgiyi kendiniz doğrulamak için mevzuat.gov.tr üzerinden 5510 sayılı Kanun m.41’in bent listesine bakmanız yeterlidir; listeye staj veya çıraklık eklenmişse maddenin altındaki değişiklik dipnotu, hangi kanunla ve hangi tarihten itibaren eklendiğini gösterir.
Staj Süresi Emekli Maaşı Hesaplamasında Dikkate Alınacak mı?
Bugün için hayır. Bu başlığı ayrıca ele almamızın sebebi, “emekli maaşı” ile “emeklilik tarihi”nin farklı hesaplara tabi olması ve borçlanmanın ikisine aynı yönde etki etmeyebilmesidir. Bu incelik, olası bir düzenleme sonrasında da geçerliliğini koruyacaktır.
Mevcut Durum ve Hukuki Çerçeve
Staj ve çıraklık döneminde 5510 sayılı Kanun m.5/1-(b) gereği yalnızca iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası uygulanır; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödenmez. Aylık hesabı ise doğrudan bu sigorta koluna bağlıdır. Bu nedenle staj süresi emekli aylığı hesabına hiçbir şekilde girmez.
5510 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi, yaşlılık aylığını iki unsurun çarpımı olarak tanımlar:
| Unsur | Nasıl hesaplanır |
|---|---|
| Ortalama aylık kazanç | Her yıla ait prime esas kazancın güncelleme katsayısıyla güncellenip toplanması, toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi ve otuz ile çarpılması |
| Aylık bağlama oranı | Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için %2; 360 günden eksik süreler orantılı; oran %90’ı geçemez |
Tablodan çıkan sonuç önemlidir: aylık bağlama oranı gün sayısına bağlıdır, sigortalılık başlangıç tarihine değil. Sık tekrarlanan “sigorta girişi öne çekilirse aylık bağlama oranı yükselir” ifadesi bu yüzden doğru değildir. Başlangıç tarihi, hangi emeklilik rejimine tabi olunacağını belirler; aylığın tutarını ise gün sayısı ve kazançlar belirler.
Yasa Teklifleri ve Beklentiler
Staj sürelerini borçlanmaya açan bir düzenleme yapılırsa, borçlanılan günler malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi gün sayısına ekleneceği için aylık bağlama oranını artırıcı yönde etki eder. Buraya kadar beklenti doğrudur.
Ancak aynı düzenlemenin ortalama aylık kazanç üzerindeki etkisi her zaman olumlu olmayabilir; sebebini aşağıdaki başlıkta açıklıyoruz. “Borçlanırsam maaşım da artar” şeklindeki genel geçer ifade, bu yüzden her dosya için doğrulanabilir bir iddia değildir.
Staj Süresi ile Maaş İlişkisi
Borçlanmanın aylık tutarına etkisi iki yönlüdür ve bu, konuyu anlatan kaynaklarda neredeyse hiç belirtilmez:
- Aylık bağlama oranı yönünden olumlu: Borçlanılan her 360 gün, oranı yaklaşık iki puan artırır. Oran %90 tavanına ulaşmamış bir dosyada bu doğrudan bir kazanımdır.
- Ortalama aylık kazanç yönünden riskli olabilir: Ortalama aylık kazanç, güncellenmiş kazançlar toplamının toplam prim gün sayısına bölünmesiyle bulunur. Borçlanmada prime esas kazanç alt sınırdan beyan edilirse, paya düşük bir kazanç eklenirken paydaya gün sayısı eklenir. Kazanç düzeyi yüksek bir sigortalıda bu, ortalamayı aşağı çekebilir.
Buradan çıkan pratik sonuç şudur: borçlanma kararı verilirken yalnızca “kaç gün kazanırım” değil, hangi günlük kazanç üzerinden borçlanacağım sorusu da hesaplanmalıdır. Amaç yalnızca emeklilik tarihini öne çekmekse alt sınırdan borçlanmak maliyeti düşürür; amaç aylık tutarını da korumaksa kazanç seçimi dosyaya göre yapılmalıdır.
Vatandaşların Beklentisi
Beklentinin yoğunluğu anlaşılırdır; ancak beklentiyi hakka dönüştüren şey kanun metnidir. Bugün geçerli tablo şudur: staj ve çıraklık süresi ne sigortalılık başlangıcını belirler, ne prim gün sayısına eklenir, ne de aylık tutarını etkiler.
Buna karşılık, staj dönemi hakkında hiçbir şey yapılamayacağı sonucuna varmak da doğru değildir. Çıraklık veya staj adı altında fiilen işçi olarak çalıştırılmış olanlar bakımından hizmet tespiti yolu açıktır ve bu yol, beş yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu için ertelenmemelidir.
Staj Mağdurlarınca Sıkça Sorulan Sorular
Aşağıdaki cevaplar, 5510 ve 3308 sayılı Kanunların yürürlükteki metinleri ile Yargıtay uygulaması esas alınarak hazırlanmıştır.
Staj sigortası emeklilikte başlangıç tarihi olarak sayılacak mı?
Bugün sayılmamaktadır. Sebebi 5510 sayılı Kanun m.5/1-(b)‘nin çırak ve stajyerleri yalnızca iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası bakımından kapsama almasıdır. Emekliliği doğuran uzun vadeli sigorta kolları bu kapsamın dışındadır. Bu tabloyu değiştirecek olan şey bir SGK uygulaması değil, kanun değişikliğidir.
Kimler staj ve çıraklık süresi ile ilgili yeni düzenlemeden faydalanabilecek?
Bir düzenleme çıkarsa kapsamı yine o kanunun kendi metni belirleyecektir; bugünden kesin bir liste vermek mümkün değildir. Tartışmanın muhatabı olan gruplar aday çıraklar ve çıraklar, işletmelerde meslekî eğitim gören ve meslek lisesinde staja tabi tutulan öğrenciler ile yükseköğrenimi sırasında staj yapan öğrencilerdir. Sık tekrarlanan bir hatayı da düzeltelim: eşik tarih 8 Eylül 1999’dur; bazı kaynaklarda geçen 25 Eylül 1999 tarihinin mevzuatta karşılığı yoktur.
Staj sürelerini nasıl borçlanabileceğim?
Bugün borçlanamazsınız. 5510 sayılı Kanun m.41’de sayılan süreler arasında staj ve çıraklık yoktur; bu yönde yapılacak bir başvuru dayanaksızlık nedeniyle reddedilir. Listede yer alan tek staj türü, m.41/1-(e) uyarınca sigortalı olmaksızın yapılan avukatlık stajıdır.
Staj süresi emekli maaşı hesaplamasında dikkate alınacak mı?
Hayır. Staj döneminde uzun vadeli sigorta kollarına prim ödenmediği için, bu süre ne prim gün sayısına ne de aylık hesabına girer. Bir düzenleme çıkıp süre borçlanılsa dahi, aylık tutarındaki etki borçlanmada beyan edilen kazanç ve aylık bağlama oranına bağlı olacaktır; otomatik bir maaş artışı doğurmaz.
Yeni yasa taleplerinin kabul edilme süreci nasıl şekillenecek?
Bir kanun teklifinin hak doğurması için Genel Kurulda kabul edilmesi ve Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi gerekir. Teklif verilmesi, komisyonda görüşülmesi veya gündeme alınması tek başına hiçbir hak doğurmaz. Sürecin hangi aşamada olduğunu haber başlıklarından değil, Resmî Gazete yayımından takip etmek gerekir.
Borçlanma hakkı emekliliği hemen mümkün kılar mı?
Hayır. Borçlanma önce talep, sonra ödeme ister: borç tebliğ edilir ve bir ay içinde ödenmezse borçlanma düşer, süre hizmetten sayılmaz. Ödeme tamamlanır ve aylık bağlanmasına hak kazanılırsa aylık, borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren bağlanır.
Staj sigortası hakkı diğer meslekler için genişletilecek mi?
Sorunun kuruluşunda bir kavram hatası vardır. Borçlanma mesleklere göre değil, süre türlerine göre tanınır. 5510 sayılı Kanun m.41’de askerlik, doğum, doktora, tutukluluk, grev ve lokavt gibi süreler sayılmıştır. Avukatlık stajı da bir meslek imtiyazı olarak değil, sigortasız geçirilen zorunlu bir süre olduğu için listededir.
Çıraklık sigortası emekliliğe sayılıyor mu?
Sayılmıyor. Çıraklık döneminde 3308 sayılı Kanun m.25 uyarınca prim ödenir; ancak bu prim asgari ücretin yüzde ellisi üzerinden hesaplanır, Millî Eğitim Bakanlığı veya ilgili kurum bütçesinden karşılanır ve yalnızca kısa vadeli sigorta kollarına aittir. Prim ödenmiş olması emeklilik hakkı doğurmaz; belirleyici olan primin hangi kola ait olduğudur.
Staj Mağdurları İçin Resmî Gazetede Bir Düzenleme Yayımlandı mı?
Bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla staj ve çıraklık sürelerini emeklilik başlangıcı sayan ya da borçlanmaya açan bir kanun yayımlanmamıştır. Durumu kendiniz doğrulamak isterseniz mevzuat.gov.tr üzerinden 5510 sayılı Kanun m.41’in bent listesine ve maddenin altındaki değişiklik dipnotlarına bakmanız yeterlidir.
1999 öncesi staj sigortası olanların durumu farklı mı?
Talebin yoğunlaştığı grup budur, ancak hukuki sonuç bakımından bugün bir farkları yoktur; staj süresi hangi yılda geçmiş olursa olsun emeklilik başlangıcı sayılmaz. Farkı yaratan şey, bu grubun başlangıcı öne çekebilmesi hâlinde 8/9/1999 öncesi rejime girebilecek olmasıdır. Bu rejim, 5510 sayılı Kanun geçici m.95 ile getirilen EYT düzenlemesinin de muhatabıdır.
Staj ve çıraklık süresi EYT kapsamına girer mi?
Doğrudan girmez. EYT düzenlemesi, 5510 sayılı Kanuna 7438 sayılı Kanunla eklenen geçici 95 inci madde ile yapılmıştır ve yaş dışındaki şartları taşıyanlara aylık bağlanmasını sağlar. Kişinin bu kapsama girip girmediği, uzun vadeli sigorta kollarına ilk tabi olduğu tarihe göre belirlenir. Staj süresi bu tarihi etkilemediği için, EYT kapsamı bakımından da sonuç doğurmaz.
Staj borçlanması ne kadar tutar?
Bugün staj borçlanması mümkün olmadığı için bu soruya somut bir rakamla cevap verilemez. Borçlanma kurumunun genel hesabı ise şöyledir: sigortalı, talep tarihindeki prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırı arasında kendi belirlediği bir günlük kazanç üzerinden, doğum borçlanmasında yüzde otuz iki, diğer bentlerde yüzde kırk beş oranında prim öder. Oran, 7566 sayılı Kanunla 1/1/2026 tarihinden itibaren güncellenmiştir.
Staj mağduru olup olmadığımı nasıl anlarım?
e-Devlet üzerinden SGK tescil ve hizmet dökümünüzü alın ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi ilk gününüze bakın. Bu tarih, çıraklık veya staj girişinizden sonraki bir tarihse ve aradaki fark 8/9/1999 eşiğini kesiyorsa, tartışmanın muhatabı sizsiniz demektir. Dökümde staj dönemine ait hiçbir satır görünmüyorsa, 5510 sayılı Kanun m.6/1-(f) kapsamında hiç sigortalı sayılmamış olabilirsiniz.
Çıraklık dönemim için hizmet tespiti davası açabilir miyim?
Usulüne uygun bir çıraklık ilişkisi varsa hayır. Ancak o dönemde eğitim değil fiilen üretim işi yaptıysanız, Yargıtay uygulamasına göre çıraklık ilişkisinden söz edilemez ve hizmet tespiti davası açılabilir. Dava iş mahkemesinde işverene karşı açılır, SGK fer’î müdahil sıfatıyla yer alır ve hak düşürücü süre hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıldır.
Elimde çıraklık işe giriş bildirgesi var, bu beş yıllık süreyi keser mi?
Kesmez. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, kısa vadeli sigorta kollarından verilen işe giriş bildirgesinin hak düşürücü süreyi kesmeyeceğini kabul etmektedir. Bu, uygulamada en çok hataya yol açan noktalardan biridir; bildirgenin varlığına güvenerek dava açmayı erteleyen kişiler süreyi kaçırabilmektedir.
Avukatlık stajı borçlanması nasıl yapılır?
5510 sayılı Kanun m.41/1-(e) uyarınca, sigortalı olmaksızın geçirilen normal avukatlık stajı süresi borçlanılabilir. Borçlanma talebi SGK’ya yazılı olarak yapılır, tutar seçilen günlük kazancın yüzde kırk beşi üzerinden hesaplanır ve tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir. Staj süresi boyunca sigortalı olarak çalışılmışsa bu bentten yararlanılamaz.
Meslek lisesi stajı ile üniversite stajı arasında fark var mı?
Emekliliğe etkisi bakımından ikisi de aynı sonucu doğurur: sayılmaz. Hukuki dayanakları ise farklılaşabilir. Meslek lisesi stajı ve işletmelerde meslekî eğitim 3308 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun m.5/1-(b) kesişiminde yer alır. Yükseköğrenim stajı da aynı bent kapsamındadır; ancak eğitimin doğal gereği olarak yapılan tatbikî yapım ve üretim işleri m.6/1-(f) uyarınca hiç sigortalı sayılmaz.
Emeklilikte Staja Takılanlar İçin Yol Haritası: Şimdi Ne Yapmalısınız?
Yukarıda anlatılanların pratik karşılığı üç adımdır. Üçü de kanun değişikliğini beklemeden bugün yapılabilir.
1. Hizmet dökümünüzü alın ve doğru satırı bulun. e-Devlet üzerinden SGK tescil ve hizmet dökümünüzü görüntüleyin. Emeklilik planınızın dayanacağı tarih, çıraklık veya staj girişiniz değil, uzun vadeli sigorta kollarına tabi ilk gününüzdür.
2. Borçlanabileceğiniz başka bir süreniz var mı kontrol edin. Askerlik, doğum, doktora veya tıpta uzmanlık, sigortasız geçirilen avukatlık stajı, tutuklulukta geçip beraatle sonuçlanan süre, grev ve lokavtta geçen süre 5510 sayılı Kanun m.41 kapsamındadır. Bunlardan biri sizde varsa, sigortalılık başlangıcınızı bugün öne çekebilirsiniz.
3. O dönemde fiilen ne yaptığınızı değerlendirin. Çıraklık sözleşmesi imzalanmış olsa bile, işyerinde eğitim değil üretim işi yaptıysanız hizmet tespiti davası gündeme gelir. Aynı şekilde çıraklık bittikten sonra aynı işyerinde kalfa veya işçi olarak çalışmaya devam ettiğiniz hâlde bu dönem Kuruma bildirilmemişse, sigortalılık başlangıcınız bu dönem üzerinden tespit edilebilir.
Üçüncü adımda beş yıllık hak düşürücü süre işlemektedir ve elinizdeki çıraklık işe giriş bildirgesi bu süreyi kesmez. Bu nedenle değerlendirmenin, düzenleme beklentisiyle ertelenmemesi gerekir.
Hizmet tespiti ve sigortalılık başlangıcının tespiti davaları, hizmet dökümü ile işyeri kayıtlarının birlikte incelenmesini gerektiren teknik dosyalardır. Dosyanızın bu kapsama girip girmediği, çoğu zaman tek bir belgeden — çıraklık sözleşmesindeki tarih ile hizmet dökümündeki ilk gün arasındaki farktan — anlaşılır. Değerlendirme için iş hukuku avukatı sayfamızdaki iletişim kanallarını kullanabilirsiniz.
Kaynaklar: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu · 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanunu · Yargıtay Karar Arama
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki görüş niteliği taşımaz. Sosyal güvenlik mevzuatı sık değişmektedir; her dosyanın sonucu kendi belgelerine ve somut koşullarına göre değişir.
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.
Devamı
İlgili yazılar
-
Endikasyon Dışı İlaç Başvurusunun Reddi Geldi, İtiraz mı Edeyim Dava mı Açayım
Endikasyon dışı ilaç başvurusunun reddi hâlinde hekim itirazı ve iptal davası: Ankara idare mahkemesi, 60 günlük süre, yürütmeyi durdurma ve dilekçe içeriği.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Rapor Süresi Dolmak Üzere, Onayı Nasıl Uzatırım
Endikasyon dışı ilaç rapor süresi ve onayın uzatılması: süre yazılmamışsa yeni onay aranmaz ama bir yılı geçemez; son ay başvurusu, Ek-2 ve Ek-3 şartı.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Başvuru Sorgulama, Başvurum Sonuçlandı mı Nereden Öğrenirim
Endikasyon dışı ilaç başvuru sorgulama nasıl yapılır? Sonuç hekime iletilir; hastanın e-posta ve telefon kanalı, e-Devlet durumu ve 30 gün cevap yoksa ne olur.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Onam Formu İmzalarken Neyi Kabul Etmiş Olurum
Endikasyon dışı ilaç onam formu (Ek-2) hastaya ne söyletir, kim doldurur, imzalamazsam ne olur? Yeni form, ilaca özel olur formları ve kabul ibaresinin sınırı.
Sosyal Güvenlik