İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

Sosyal Güvenlik

Akıllı İlaç Raporunun Süresi Doldu: SGK Ödemeyi Kesebilir mi?

· · 13 dk okuma
Akıllı İlaç Raporunun Süresi Doldu: SGK Ödemeyi Kesebilir mi?
İçindekiler · 14 bölüm

Akıllı ilaç raporu, tedavinin tıbbi bir belgesi olmanın yanında ödemenin şartıdır. Bu ikili niteliği gözden kaçırıldığında beklenmedik bir tabloyla karşılaşılır: hastalık devam ederken, hekim aynı ilacı önermeye devam ederken ödeme durur. Duran şey tedavi değil, ödemenin dayandığı belgedir.

Bu ayrımın hukuki kaynağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunudur. Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrası, Kuruma finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini belirleme yetkisi verir. Rapor şartı ve raporun geçerlilik süresi bu yetkinin kullanılmasıyla ortaya çıkar; kanunda değil, Kurumun düzenlemesinde yazılıdır.

Özet: Rapor ve Ödemenin Kesilmesi

SoruYürürlükteki karşılığı
Rapor şartı nereden geliyor5510 m.63/2 — Kurumun tür, miktar ve kullanım süresi belirleme yetkisi
Süre kanunda mı yazılıHayır. İlaç bazında Kurumun yürürlükteki düzenlemesinde belirlenir
Rapor bitince tedavi biter miBitmez. Biten şey ödemenin dayandığı belgedir
Ödeme kesilirse ne olurAradaki dönemin bedeli hastanın üzerinde kalır
O dönem için talep var mıVardır; bedel Kurumdan istenir, reddedilirse dava yolu açılır
Rapor ödemeyi garanti eder miEtmez. Rapor tıbbi gerekliliği gösterir, kapsam şartı ayrıca aranır
Talep zamanaşımıÖğrenmeden iki yıl, olay tarihinden beş yıl (5510 m.97)
Dava öncesi zorunluluk7036 m.4 — önce Kuruma başvuru, ret ya da altmış günün dolması
Rapor süresi neden değişiyorKurum düzenlemesi ilaç ve endikasyon bazında farklı süre öngörebilir

Aşağıdaki bölümler raporun hukuki niteliğini, süresinin dolmasının sonuçlarını, aradaki dönem için ne yapılabileceğini ve sık yapılan hataları ele alır.

Akıllı İlaç Raporu Hukuken Ne İşe Yarar?

Raporun iki ayrı işlevi vardır ve bunlar birbirine karıştırılmamalıdır.

Birinci işlev tıbbidir: rapor, ilacın belirli bir hastada, belirli bir tanı ve evrede kullanılmasının tıbben gerekli görüldüğünü belgeler. Bu yönüyle rapor, ilacın hastaya uygulanmasının dayanağıdır.

İkinci işlev mali ve idaridir: rapor, Kurumun ödeme yapabilmesi için aradığı şartlardan biridir. Kurumun ödeme düzenlemeleri, çoğu ilaç bakımından bedelin karşılanmasını rapora bağlar ve raporun hangi uzmanlık dalınca, hangi içerikle ve hangi süreyle düzenleneceğini belirler.

İkinci işlev birincisinden bağımsız olarak sona erebilir. Raporun süresi dolduğunda ilacın tıbbi gerekliliği ortadan kalkmış olmaz; ortadan kalkan şey, ödemenin dayandığı idari şarttır. Bu yüzden hastalığın sürmesine rağmen ödemenin kesilmesi tıbbi bir çelişki değildir; açıklaması ödeme düzenlemesinde aranır.

Rapor Ödemeyi Garanti Eder mi

Etmez. Rapor, ödemenin gerekli şartlarından biridir; yeterli şartı değildir.

Kurumun ödeme düzenlemesi ilacın yanına tanı, evre, tedavi basamağı gibi şartlar da koyar. Rapor bu şartların karşılandığını gösterecek içerikte değilse, rapor bulunmasına rağmen ödeme yapılmayabilir. Ödemenin neden ilaca değil endikasyona bağlandığı, kümedeki immünoterapi SGK karşılıyor mu yazısında ele alınmıştır.

Tersi de mümkündür: rapor bulunmamasına rağmen ilacın tıbben zorunlu olduğu yargılamada ortaya konulabilir. Rapor bir delildir, tek delil değildir.

Rapor Süresi Ne Kadar?

Bu sorunun tek bir cevabı yoktur ve olmaması bir eksiklik değil, sistemin kendi yapısıdır. Süre kanunda değil Kurumun düzenlemesinde belirlenir; düzenleme ise ilaç ve endikasyon bazında farklı süreler öngörebilir.

Bu nedenle güvenilir cevap, ilacın adının yanında yazılı olan süreyi yürürlükteki düzenlemeden okumaktır. İnternette dolaşan genel süre bilgileri, hem ilaçtan ilaca değiştiği hem de düzenlemeler güncellendiği için yanıltıcı olur. Geri ödeme düzenlemelerinin ne sıklıkla değiştiği ve nasıl yayımlandığı, kümedeki SGK akıllı ilaç listesi yazısında ele alınmıştır.

Pratikte dikkat edilmesi gereken şey süreyi ezberlemek değil, bitiş tarihini takip etmektir. Raporun düzenlendiği tarih ile geçerlilik süresi bilindiğinde, yenileme için gereken sürecin ne zaman başlatılacağı da hesaplanabilir.

Yenileme Ne Zaman Başlatılmalı

Yenilemenin, rapor bitmeden önce başlatılması gerekir. Sürecin hekim muayenesi, tetkik ve kurul aşamalarını içerebildiği düşünüldüğünde, son güne bırakılan bir yenileme talebi ödemenin kesintiye uğramasına yol açar.

Kesintiye uğrayan dönem hukuken kaybolmuş bir dönem değildir; ancak o dönemde yapılan harcamanın geri alınması ayrı bir süreç gerektirir. Bu sürecin nasıl yürütüldüğü kümedeki akıllı ilaç parası nasıl geri alınır yazısında ele alınmıştır.

Rapor Bittikten Sonra Ne Yapılır?

Yapılacak iş, ödeme kesintisinin hangi sebepten doğduğuna göre değişir. Üç tipik durum vardır.

Birinci durumda rapor süresi dolmuştur ve yenileme başvurusu yapılmamıştır. Burada yapılacak iş yenilemeyi başlatmaktır; yenileme tamamlanınca ödeme yeniden işler. Aradaki dönemde ilaç cepten alınmışsa, o bedel için ayrıca talepte bulunulur.

İkinci durumda yenileme başvurusu yapılmış ama sonuçlanmamıştır. Bu dönemde ödeme durabilir; ancak tedavi devam ettiği ve yenileme süreci işlediği için, aradaki bedelin talep edilmesi bakımından davacı tarafın konumu daha güçlüdür.

Üçüncü durumda yenileme talebi reddedilmiştir. Bu, artık idari bir gecikme değil esasa ilişkin bir karardır ve retin gerekçesi belirleyici olur. Gerekçe, hastanın artık ilgili şartları taşımadığına mı yoksa belgelerin eksikliğine mi dayanıyor; bu ayrım sonraki adımı belirler.

Aradaki Dönem İçin Talep Nasıl Kurulur

Talep, Kuruma yöneltilir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 4 üncü maddesi, sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce Kuruma başvurulmasını zorunlu tutar; başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır.

Başvuruda kesintinin hangi tarihte başladığı, hangi tarihte sona erdiği ve bu dönemde hangi tutarların ödendiği kalem kalem gösterilir. Yenileme sürecinin ne zaman başlatıldığını gösteren kayıtlar da eklenir; bu kayıtlar, gecikmenin kime yüklenebileceği tartışmasında doğrudan rol oynar. Başvurunun içeriğine ilişkin ayrıntılar kümedeki akıllı ilaç SGK başvuru dilekçesi yazısında ele alınmıştır.

Kurum Fazla Ödeme Yaptığını İleri Sürerse

Rapor kesintilerinin ters yönde işleyen bir görünümü daha vardır: Kurum, rapor süresi dolduğu hâlde ödeme yapıldığını sonradan tespit edip ödediğini geri isteyebilir. Bu talebin dayanağı 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesidir.

Madde, genel sağlık sigortalılarına ve bakmakla yükümlü olunan kişilere fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen her türlü ödemenin geri alınmasını düzenler ve burada ikili bir ayrım yapar. Ödeme ilgilinin kasıtlı veya kusurlu davranışından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, ödemelerin yapıldığı tarihlerden itibaren kanuni faiziyle geri alınır.

Ödeme Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa tablo değişir: geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı istenir ve tebliğ tarihinden itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faiz işlemez. Faiz ancak bu yirmi dört aylık sürenin dolmasından sonra başlar.

Bu Ayrımın Pratik Karşılığı

Aradaki fark hem süre hem de faiz bakımından büyüktür ve tartışma tam olarak burada yürür: hatanın kaynağı kim. Rapor süresi dolduğu hâlde sistemin ödeme yapmaya devam etmesi, hastanın bir beyanından değil Kurumun kendi işleminden kaynaklanıyorsa, ikinci fıkra uygulanır.

Maddenin devamı tahsil usulünü de gösterir. Alacak, ilgilinin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklardan mahsup edilir; alacağı yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Mahsup, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır ve kanuni faiz kalan borca uygulanır. Gelir ve aylıktan kesinti hâlinde ise borç tutarı, gelir ve aylıktan yüzde yirmi beş oranında kesilmek suretiyle tahsil edilir.

Bu nedenle Kurumdan gelen bir yersiz ödeme yazısı sessiz bırakılmamalıdır. Yazının hangi dönemi kapsadığı, hangi fıkraya dayandırıldığı ve hatanın kime yüklendiği, hem tutarı hem de faizin başlangıcını doğrudan etkiler.

Rapor ile Reçete Aynı Şey mi?

Değildir ve ikisi farklı işlevler görür. Rapor, ilacın belirli bir tanı ve süre için kullanılmasının uygun görüldüğünü ortaya koyan belgedir; ödemenin çerçevesini çizer. Reçete ise belirli bir dönem için ilacın fiilen temin edilmesini sağlayan belgedir.

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: raporu geçerli olan bir hastanın reçetesi süresi dolduğu için ilacı alamaması mümkündür; aynı şekilde reçetesi düzenlenmiş olmasına rağmen raporu bittiği için bedelin karşılanmaması da mümkündür. İki belgenin takvimi birbirinden bağımsız işler.

Ödeme kesintilerinde ilk yapılacak iş bu nedenle hangi belgenin sona erdiğini belirlemektir. Reçeteden kaynaklanan bir aksama kısa sürede giderilebilirken, rapordan kaynaklanan aksama yenileme sürecini gerektirir ve daha uzun sürer.

Rapor Yenilenmezse Tedavi Durur mu?

Hukuken tedavi ile ödeme ayrı şeylerdir ve bu ayrım hastanın lehine de işleyebilir. Raporun yenilenmemesi, hekimin ilacı önermesine engel değildir; engel olan şey bedelin Kurumca karşılanmasıdır.

Pratikte ise ikisi birbirine bağlanır: bedel karşılanmadığında tedavi fiilen aksar. Bu nedenle yenileme sürecinin kesintiye uğramaması, tıbbi olduğu kadar mali bir mesele hâline gelir.

Tedavinin aksamaması için yargılama sırasında geçici hukuki koruma istenmesi de gündeme gelebilir; bu yolun şartları ayrı bir konudur ve kendi kurallarına tabidir.

Kesinti Döneminde Tedavi Nasıl Sürdürülür?

Ödeme durduğunda ortaya çıkan soru hukuki olmaktan çok pratiktir: tedavi aksamadan nasıl devam edecek. Burada birbirini dışlamayan üç yol vardır ve seçim dosyanın koşullarına göre yapılır.

Birinci yol, yenileme sürecini hızlandırmaktır. Eksik olan bir tetkik ya da kurul randevusu ise, sürecin hangi aşamada durduğunun tespiti çoğu zaman en kısa çözümü verir. Yenileme tamamlandığında ödeme yeniden işlemeye başlar ve kesinti dönemi sınırlı kalır.

İkinci yol, kesinti döneminde ilacın cepten temin edilip bedelin sonradan istenmesidir. Bu yolda belgelerin eksiksiz saklanması belirleyicidir; ödeme yapıldığını gösteren fatura ve dekontlar olmadan talep ispatlanamaz.

Üçüncü yol, uyuşmazlık yargıya taşınmışsa geçici hukuki koruma istemektir. Bu yolun kendi şartları vardır ve talebin ne zaman, hangi gerekçeyle ileri sürüleceği ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Hangi Yolun Seçileceğini Ne Belirler

Belirleyici olan, kesintinin sebebidir. İdari bir gecikmeden doğan kesintide birinci yol yeterli olur; esasa ilişkin bir retten doğan kesintide ise yenileme tekrar denense bile aynı gerekçeyle sonuçlanacağı için ikinci ve üçüncü yollar öne çıkar.

İkinci belirleyici, kesintinin beklenen süresidir. Birkaç haftalık bir aksama ile aylarca sürecek bir uyuşmazlık farklı hazırlık gerektirir. Uzun sürmesi beklenen bir kesintide, belgelerin baştan düzenli tutulması sonradan yapılacak her hamleden daha değerlidir.

Ödemenin Kesildiği Dönem Zamanaşımına Uğrar mı?

Uğrar; bu yüzden takvim tutmak gerekir. 5510 sayılı Kanunun 97 nci maddesi, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin alacaklarının hakkı doğuran olayın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrayacağını, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren ise beş yıl sonunda düşeceğini düzenler.

Rapor kesintilerinde bu hüküm özellikle önem taşır, çünkü kesintiler çoğu zaman kısa dönemler hâlinde ve tekrar ederek ortaya çıkar. Her kesinti dönemi kendi tarihini taşıdığı için süreler kalem kalem işler; yıllar sonra topluca yapılan bir talepte bazı dönemler için süre çoktan dolmuş olabilir.

Aynı maddede bir istisna vardır: Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat edenler hakkında bu süre hükümleri uygulanmaz. Ağır tedavi dönemleri bakımından bu istisnanın belgelerle ortaya konulması gerekir.

Rapor Kesintisi ile Kapsam Reddi Karıştırılmamalı

İki farklı ret gerekçesi aynı sonucu doğurur ama farklı hazırlık gerektirir; bu yüzden ayrımın baştan yapılması gerekir.

Rapor kesintisinde ilaç Kurumun ödeme kapsamındadır; ödenmemesinin sebebi belgenin süresinin dolmasıdır. Burada tartışma tıbbi değil takvimseldir: rapor ne zaman bitti, yenileme ne zaman istendi, kesinti hangi dönemi kapsıyor.

Kapsam reddinde ise ilaç, o tanı ya da basamak bakımından Kurumun ödeme düzenlemesinin dışındadır. Bu ret 5510 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine dayandırılır ve rapor yenilense bile sonuç değişmez, çünkü sorun belgenin süresi değil kapsamın kendisidir.

Ayrımın pratik sonucu, izlenecek yolun tamamen farklılaşmasıdır. Rapor kesintisinde hedef, yenilemeyi tamamlamak ve aradaki dönemin bedelini istemektir. Kapsam reddinde ise hedef, ilacın somut hastadaki tıbbi zorunluluğunu ortaya koymaktır ve bu, tıbbi bilirkişilik gerektiren bir yargılamaya dönüşür.

Ret Yazısı Hangi Türde Olduğunu Söylemiyorsa

Uygulamada gelen yazılar her zaman bu ayrımı açıkça yapmaz. “Ödeme yapılamamaktadır” biçiminde kurulmuş bir cümle, hem rapor kesintisini hem kapsam reddini anlatıyor olabilir.

Böyle bir yazı alındığında yapılacak şey tahmin yürütmek değil, gerekçenin yazılı olarak istenmesidir. Gerekçe alınmadan atılacak her adım, yanlış hedefe yönelme riski taşır; yenileme için harcanan haftalar, aslında kapsam reddi olan bir dosyada tamamen kaybedilmiş olur.

Raporun İçeriği Neden Önemli?

Rapor yalnızca var olmakla işlevini yerine getirmez; içeriği de ödeme şartlarıyla örtüşmelidir. Kurumun düzenlemesi ilacın ödenmesini belirli bir tanıya, evreye ve tedavi basamağına bağlamışsa, rapor bu bilgileri taşımalıdır.

Uygulamada sık karşılaşılan sorun, raporun tanıyı yazıp evreyi ya da önceki tedavileri belirtmemesidir. Bu eksiklik, ödemenin reddine gerekçe yapılabilir; oysa bilgi hastanın dosyasında mevcuttur ve raporun tamamlanmasıyla giderilebilir.

Bu nedenle rapor teslim alınırken içeriğinin ödeme şartlarıyla karşılaştırılması, sonradan yapılacak itirazlardan daha etkilidir. Yargılamaya gidildiğinde de rapor, tıbbi zorunluluğu gösteren temel belgelerden biri olarak dosyaya girer; benzer bir kurgunun işlediği iş kazası sonrası maluliyet oranı ve tazminata etkisi dosyalarında da raporun içeriği sonucu belirler.

Sık Yapılan Hatalar

HataSonucu
Rapor bitiş tarihinin takip edilmemesiÖdeme habersiz kesilir, bedel hastada kalır
Yenilemenin son güne bırakılmasıAradaki dönemde kesinti doğar
Kesinti dönemi harcamalarının belgelenmemesiO dönem için talep ispatlanamaz
Raporun içeriğinin şartlarla karşılaştırılmamasıRapor var, ödeme yok tablosu ortaya çıkar
Yenileme reddini idari gecikme sanmakEsasa ilişkin bir karara karşı zamanında adım atılmaz
Kesintilerin toplu olarak yıllar sonra istenmesiBazı dönemler için zamanaşımı dolmuş olur
Talebi hastaneye iletmekKanunun aradığı başvuru gerçekleşmemiş olur

Tablodaki hataların ortak yanı, raporu yalnızca tıbbi bir belge saymaktan doğmasıdır. Rapor aynı zamanda ödemenin takvimini belirleyen bir belgedir ve bu takvim takip edilmediğinde kayıp doğar.

Bu yüzden akıllı ilaç raporu, tedavi dosyasında en az reçete kadar izlenmesi gereken bir belgedir. Düzenlendiği tarih, geçerlilik süresi, hangi uzmanlık dalınca düzenlendiği ve içeriğinin ödeme şartlarını karşılayıp karşılamadığı bir arada kayıt altına alındığında, kesintilerin büyük kısmı hiç doğmaz. Doğanlar bakımından ise talebin ispatı hazır bulunur.

Mevzuatın Kendisine Nereden Bakılır

Kurumun kullanım süresi belirleme yetkisi ile alacak zamanaşımı için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, dava öncesi başvuru şartı için 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu metnine bakılabilir.

Geri ödeme düzenlemelerinin nasıl oluştuğu ve hangi takvimle yayımlandığı için Sosyal Güvenlik Kurumu İlaç Geri Ödeme Yönetmeliği metni incelenebilir. Bir ilacın rapor ve ödeme şartları ise yürürlükteki güncel düzenlemeden okunmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Akıllı ilaç raporu ne işe yarar?

Rapor hem ilacın tıbben gerekli görüldüğünü belgeler hem de Kurumun ödeme yapabilmesi için aradığı şartlardan birini karşılar. İki işlevi birbirinden bağımsız olarak sona erebilir.

Akıllı ilaç raporu kaç gün geçerli?

Süre kanunda değil Kurumun düzenlemesinde belirlenir ve ilaç ile endikasyona göre değişir. Güvenilir bilgi, yürürlükteki düzenlemede ilacın yanında yazılı olan süredir.

Rapor bittikten sonra ne yapılır?

Yenileme süreci başlatılır. Aradaki dönemde ilaç cepten alınmışsa, o bedel için Kuruma ayrıca talepte bulunulur.

Raporum bitti, ödeme kesildi, hakkım kayboldu mu?

Kaybolmaz. Kesinti dönemine ait bedel Kurumdan istenebilir; talep reddedilirse ya da altmış gün içinde cevap gelmezse dava yolu açılır.

Rapor varsa ödeme kesin yapılır mı?

Yapılmayabilir. Rapor gerekli şartlardan biridir; ilacın kapsam şartları ile raporun içeriğinin örtüşmesi de aranır.

Yenileme başvurusu reddedilirse ne olur?

Bu artık idari bir gecikme değil esasa ilişkin bir karardır. Retin gerekçesinin yazılı olarak alınması, sonraki adımın hangi delillerle kurulacağını belirler.

Kesinti döneminin bedelini kimden isterim?

Talep Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltilir. Hastaneye ya da eczaneye yapılan bildirimler kanunun aradığı başvuru yerine geçmez.

Kesintileri toplu olarak sonradan isteyebilir miyim?

İstemek mümkündür ancak riskli olur. Her kesinti dönemi kendi tarihini taşıdığı için süreler ayrı ayrı işler ve bazı dönemler için zamanaşımı dolmuş olabilir.

Raporun içeriği eksikse ne yapmalıyım?

Eksikliğin tamamlanması istenir. Raporun tanı, evre ve önceki tedaviler bakımından ödeme şartlarıyla örtüşmesi, sonradan yapılacak itirazlardan daha etkilidir.

Rapor yenilenmezse ilacı kullanmaya devam edebilir miyim?

Raporun yenilenmemesi hekimin ilacı önermesine engel değildir; engel olan şey bedelin Kurumca karşılanmasıdır. Tedavi ile ödeme hukuken ayrı meselelerdir.

Rapor süresi neden ilaçtan ilaca değişiyor?

5510 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrası Kuruma tür, miktar ve kullanım süresi belirleme yetkisi verir. Bu yetki ilaç ve endikasyon bazında kullanıldığı için süreler farklılaşır.

Yenileme sürecini ne zaman başlatmalıyım?

Rapor bitmeden önce. Muayene, tetkik ve kurul aşamaları zaman aldığı için son güne bırakılan talep ödemede kesintiye yol açar.

Rapor olmadan açılan davada şansım var mı?

Rapor bir delildir, tek delil değildir. İlacın tıbben zorunlu olduğu başka belgelerle de ortaya konulabilir; bu değerlendirme yargılamada tıbbi bilirkişilik yoluyla yapılır.

Kurum geçmişte yaptığı ödemeyi geri isteyebilir mi?

5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesi, fazla veya yersiz yapıldığı tespit edilen ödemelerin geri alınmasını düzenler. Hatanın ilgilinin kusurundan mı Kurumun işleminden mi kaynaklandığı, hem sürenin hem de faizin belirlenmesinde etkilidir.

Yersiz ödeme yazısı geldi, faiz de isteniyor, doğru mu?

Ödeme Kurumun hatalı işleminden kaynaklanıyorsa, tebliğden itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faiz işlemez. Yazının hangi fıkraya dayandırıldığı bu nedenle dikkatle okunmalıdır.

Yersiz ödeme borcu aylığımdan kesilir mi?

Madde, alacağın önce ilgilinin Kurumdan alacaklarından mahsup edileceğini; gelir ve aylıktan kesinti hâlinde ise yüzde yirmi beş oranında kesinti yapılacağını düzenler.


Bu metin yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmış genel bir bilgilendirmedir; somut bir dosya hakkında görüş değildir. Rapor süreleri ve ödeme şartları ilaç bazında düzenlenir ve sık aralıklarla güncellenir; güncel durum her zaman yürürlükteki metinden okunmalıdır. Kendi durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar