İçindekiler · 12 bölüm
Akıllı ilaç parası nasıl geri alınır sorusu, ödeme çoktan yapıldıktan sonra gündeme geldiği için çoğu zaman geç sorulur. Oysa cepten karşılanan bir ilaç bedeli, ödendiği anda bir alacağa dönüşür: genel sağlık sigortası kapsamındaki bir sağlık hizmetinin bedelini kişi ödemişse, bu bedel Sosyal Güvenlik Kurumundan istenebilir. Talep bir iyilik istemi değil, kanuna dayanan bir alacağın ileri sürülmesidir.
Buradaki güçlük hukuki değil, ispata ilişkindir. Uzun süren tedavilerde ilaç birden fazla kürde, farklı tarihlerde ve çoğu zaman farklı yerlerden temin edilir; ödeme belgeleri dağılır. Talebin sonucunu belirleyen şey, alacağın varlığı değil ödendiğinin belgelenebilmesidir.
Özet: Cepten Ödenen Akıllı İlaç Bedelinin Geri Alınması
| Soru | Yürürlükteki karşılığı |
|---|---|
| Ödenen bedel geri istenebilir mi | Evet. Kapsamdaki bir hizmetin bedeli ödenmişse alacak doğar |
| Talep kime yöneltilir | Kuruma. Hastane ve eczane ödeme yükümlüsü değildir |
| Dava öncesi zorunluluk | 7036 sayılı Kanun m.4 — önce Kuruma başvuru, aksi hâlde dava usulden reddedilir |
| Cevap gelmezse | Altmış gün sonunda zımni ret doğar, dava yolu açılır |
| Zamanaşımı | Öğrenmeden iki yıl, olay tarihinden beş yıl (5510 m.97) |
| Başvuruda geçen süre | Zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabına katılmaz |
| Belge olmazsa | Talep ispat edilemez; ödeme belgesi alacağın temelidir |
| Hasta vefat ederse | Alacak mirasçılara geçer (TMK m.599) |
| Haklı sebep istisnası | Kuruma başvurmamanın haklı sebebi ispatlanırsa süre hükümleri uygulanmaz |
Aşağıdaki bölümler bu tabloyu açar: önce hangi ödemelerin geri istenebileceği, sonra talebin nasıl kurulacağı ve hangi belgelerle desteklendiği, en sonunda da sürelerin ve mirasçılığın nasıl işlediği.
Akıllı İlaç Parası Nasıl Geri Alınır?
Yol tek bir adımdan ibaret değildir ve sıra önemlidir. Akıllı ilaç parası nasıl geri alınır sorusunun pratik karşılığı üç aşamalı bir süreçtir: talebin Kuruma yazılı olarak iletilmesi, Kurumun cevabının beklenmesi, cevap olumsuzsa ya da hiç gelmezse yargı yoluna gidilmesi.
Birinci aşamada talep, genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi sıfatıyla doğrudan Kuruma yöneltilir. Talebin konusu somut olarak gösterilir: hangi ilacın, hangi tarihte, hangi tutarla temin edildiği ve bu bedelin iadesinin istendiği yazılır. Hastaneye ya da eczaneye yapılan sözlü bildirimler bu aşamayı karşılamaz.
İkinci aşamada Kurumun cevabı beklenir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 4 üncü maddesi, sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce Kuruma başvurulmasını zorunlu tutar ve başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse talebin reddedilmiş sayılacağını düzenler.
Üçüncü aşamada ret ya da zımni ret üzerine dava yolu açılır. Maddenin açık ifadesiyle, Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Bu şart yerine getirilmeden açılan dava esasa girilmeden usulden reddedilir.
Talepte Hangi Tutar Yazılır
Talebin miktarı, fiilen ödenmiş olan tutar üzerinden gösterilir ve bu tutar ödeme belgeleriyle desteklenir. Hesabın kalem kalem yapılması, hangi tarihte ne kadar ödendiğinin ayrı ayrı yazılması gerekir; toplu bir rakam vermek, sürelerin her kalem bakımından ayrı işlemesi sebebiyle sonradan güçlük çıkarır.
Bu noktada Kurumun sık ileri sürdüğü bir itiraz vardır: 5510 sayılı Kanunun 72 nci maddesi, sağlık hizmetleri için Kurumca ödenecek bedelleri belirleme yetkisini Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonuna vermiştir. Kurum bu yetkiye dayanarak, ödemesi gereken tutarın piyasada fiilen ödenen tutar değil kendi belirlediği bedel olduğunu savunabilir.
İki tutar arasındaki farkın nasıl karşılanacağı dosyanın kendi koşullarına göre değerlendirilir. Bu nedenle talep yazılırken ödenen tutarın belgeye dayalı olarak gösterilmesi, ayrıca hangi tarihte hangi kalemin ödendiğinin ortaya konulması önem taşır.
Bu Sıra Bozulursa Ne Olur
Sıranın bozulması dosyayı kaybettirmez ama zaman kaybettirir. Başvuru yapılmadan açılan dava usulden reddedildiğinde süreç baştan kurulur ve harç, masraf ile birlikte aylar yeniden harcanır.
Tersi durum, yani başvuru yapıp cevabı beklememek de aynı sonucu doğurur. Altmış gün dolmadan açılan davada henüz ret ya da zımni ret bulunmadığı için dava şartı gerçekleşmemiş olur. Bu yüzden başvurunun Kuruma ulaştığı tarihin kayda geçirilmesi, sürenin ne zaman dolacağını bilmek bakımından önemlidir.
Hangi Ödemeler Geri İstenebilir, Hangileri İstenemez?
Geri istenebilecek olan, genel sağlık sigortası kapsamında bulunan bir sağlık hizmetinin kişi tarafından karşılanmış bedelidir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ilacı, Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri arasında açıkça sayar.
Bu çerçevenin dışında kalan iki durum vardır. Birincisi, sağlık hizmeti sunucusunun kanunun izin verdiği sınırlar içinde talep ettiği ilave ücrettir; bunun kendi kuralları ve kendi itiraz yolu vardır. İkincisi, kapsam dışı olduğu tartışmasız olan uygulamalardır.
Asıl tartışmalı alan ortadadır: Kurum ilacı kapsam dışında saydığı için ödememiş, hasta da tedavisi aksamasın diye bedeli kendisi karşılamıştır. Bu durumda talep, ödemenin haksız olduğu iddiasına değil, ilacın hasta bakımından tıbben zorunlu olduğu ve dolayısıyla kapsamda sayılması gerektiği iddiasına dayanır. Kapsamın nasıl belirlendiği ve Kurumun hangi maddeye dayanarak ret verdiği, kümedeki immünoterapi SGK karşılıyor mu yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Ödemeyi Hasta Yakını Yaptıysa Talep Kime Ait Olur
Uygulamada ilacın parası çoğu zaman hastanın kendisi tarafından değil eşi, çocuğu ya da bir yakını tarafından ödenir. Bu durum alacağın kime ait olduğu sorusunu doğurur.
Belirleyici olan, sağlık hizmetinden yararlanan kişinin kim olduğudur. Alacak, genel sağlık sigortası ilişkisinin tarafı olan kişiye aittir; ödemeyi fiilen kimin yaptığı bu ilişkiyi değiştirmez. Bu nedenle ödeme belgelerinin kimin adına düzenlendiği kadar, hangi hastanın tedavisi için düzenlendiği de kayıt altında olmalıdır.
Akıllı İlaç Parasını Geri Alma Talebi Kime Yöneltilir?
Talep Kuruma yöneltilir. 5510 sayılı Kanunun 101 inci maddesi, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini düzenler; husumetin muhatabı da bu ilişkinin tarafıdır.
Hastaneye yöneltilen talepler sonuç doğurmaz, çünkü hastane ile hasta arasındaki ilişki sağlık hizmeti sunumuna dayanır. Ödeme yükümlülüğü ise sigorta ilişkisinden doğar. Eczane bakımından da durum aynıdır: eczane, kendisine ödenen bedeli iade etmekle yükümlü bir merci değildir.
Bu ayrımın pratik sonucu şudur: hastaneye yapılan yazılı başvuru, 7036 sayılı Kanunun aradığı Kuruma başvuru şartını karşılamaz. Aylar sonra dava açıldığında dosyanın usulden reddedilmesinin en sık görülen sebeplerinden biri budur.
İlaç Parası Geri Alma İçin Hangi Belgeler Gerekir?
Bu dosyalarda belge, argümandan önce gelir. Talebin dayanağı iki ayrı olgudur: ilacın tıbben gerekli olduğu ve bedelinin fiilen ödendiği. Her ikisi de ayrı belgelerle ispatlanır.
Tıbbi tarafta tanıyı, hastalığın evresini ve daha önce uygulanmış tedavileri gösteren belgeler gerekir. İlacın hangi tarihte, hangi dozda ve hangi gerekçeyle önerildiğini gösteren hekim kararları ile sağlık kurulu raporları bunların tamamlayıcısıdır. Raporların hangi kuruluşlardan alınabileceği ayrı bir düzenlemenin konusudur; bu konuda sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık kuruluşları listesi yol göstericidir.
Mali tarafta ise ödemeyi gösteren belgeler durur: fatura, fiş, dekont ve varsa reçete örnekleri. Bu belgelerin asıllarının saklanması, sonradan temini çoğu zaman mümkün olmadığı için ayrıca önemlidir. Tıbbi bilirkişiliğin dosyadaki ağırlığı, benzer bir kurgunun işlediği iş kazası sonrası maluliyet oranı ve tazminata etkisi dosyalarında da görülür.
Belge Kaybolduysa Talep Bitmiş mi Sayılır
Sayılmaz, ancak ispat güçleşir. Ödemenin banka ya da kart kanalıyla yapıldığı hâllerde hesap hareketleri destekleyici delil oluşturur. İlacın hangi tarihte kullanıldığı hastane ve tedavi kayıtlarından anlaşılabildiği için, ödeme ile tedavi arasındaki bağ bu kayıtlarla kurulabilir.
Buna karşılık nakit ödenmiş ve hiçbir belge alınmamış tutarlar bakımından durum farklıdır. Bu tutarlarda talebin miktarı ispatlanamadığı için, dosya esasa girilse dahi sonuç alınması güçtür. Bu nedenle tedavi sürerken belgelerin bir arada tutulması, sonradan yapılacak her türlü hukuki hamleden daha belirleyicidir.
SGK İlaç Parası Geri Alma e Devlet Üzerinden Yapılır mı?
Kurumun elektronik hizmetlerinde ilaç ve sağlık harcamalarına ilişkin sorgulama ekranları bulunur. Ancak bu ekranlar, Kurumun karşıladığı işlemleri gösterir. Kapsam dışı sayıldığı için hiç ödenmemiş bir ilaç bedeli, doğası gereği orada bir iade kalemi olarak görünmez; çünkü Kurum kayıtlarına girmiş bir ödeme yoktur.
Bunun hukuki sonucu açıktır: iade talebi bir sorgulama işlemi değil, bir başvurudur. 7036 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin aradığı başvuru, talebin ve dayanaklarının Kuruma yazılı olarak iletilmesini gerektirir. Elektronik kanaldan yapılan bir başvuru da yazılı sayılır; belirleyici olan kanal değil, talebin Kuruma ulaşmış ve kayda girmiş olmasıdır.
Bu yüzden hangi kanal kullanılırsa kullanılsın, başvurunun Kuruma ulaştığını gösteren bir kayıt saklanmalıdır. Altmış günlük sürenin başlangıcı bu tarihe bağlıdır ve zımni retin ne zaman doğduğu buradan hesaplanır.
Kaç Yıl Geriye Dönük İlaç Parası İstenebilir?
5510 sayılı Kanunun 97 nci maddesi iki ayrı süre öngörür ve bu iki süre birlikte işler. Madde, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin alacaklarının, hakkı doğuran olayın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrayacağını, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren ise beş yıl sonunda düşeceğini hükme bağlar.
Bu yapının pratik sonucu şudur: öğrenmeden itibaren iki yıl dolmamış olsa bile, olay tarihinden beş yıl geçmişse hak düşer. Tersi de geçerlidir; beş yıl dolmamış olsa dahi öğrenmeden itibaren iki yıl geçmişse alacak zamanaşımına uğrar. Uzun süren tedavilerde her ödeme kendi tarihini taşıdığı için, sürelerin her kalem bakımından ayrı ayrı hesaplanması gerekir.
Maddede bir de istisna vardır. Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat edenler hakkında bu süre hükümleri uygulanmaz. Ağır hastalık dönemleri bakımından bu istisnanın somut olarak ortaya konulması, aksi hâlde kaybedilmiş görünen bir talebi ayakta tutabilir.
Başvuru Yaparsam Süre İşlemeye Devam Eder mi
Etmez. 7036 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi, Kuruma başvuruda geçirilecek sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağını açıkça düzenler.
Bu hüküm, uygulamada sık rastlanan bir tereddüdü ortadan kaldırır. “Başvurursam altmış gün kaybederim, doğrudan dava açayım” düşüncesinin kanuni bir dayanağı yoktur; üstelik başvuru yapılmadan açılan dava zaten usulden reddedilir. Faiz ve alacağın güncellenmesine ilişkin hesap kuralları ise ayrı bir konudur; genel çerçeve için faiz hesaplamaya dair detaylar yazısına bakılabilir.
Raporlu İlaç Parası Geri Alma Farklı mı İşler?
Raporun varlığı talebi kolaylaştırır, çünkü ilacın tıbben gerekli görüldüğünü gösteren bir belge hazır demektir. Ancak raporun bulunması, bedelin mutlaka ödeneceği anlamına gelmez; rapor tıbbi gerekliliği ortaya koyar, kapsam meselesini tek başına çözmez.
Ters durum da mümkündür. Rapor süresi dolduğu ya da yenilenmediği için ödeme durmuş olabilir. Bu hâlde tartışma ilacın kapsamda olup olmadığı değil, ödemenin hangi tarihten itibaren durduğu ve bu dönemde yapılan ödemelerin iadesinin istenip istenemeyeceğidir.
Her iki hâlde de talebin kurgusu aynı kalır: ödeme belgesi ile tıbbi belge yan yana konulur, ilacın o tarihte hasta için gerekli olduğu ortaya konulur ve bedelin iadesi istenir.
Hasta Vefat Ederse İlaç Parası Mirasçılara Geçer mi?
Geçer. Türk Medenî Kanununun 599 uncu maddesi, mirasçıların mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazandıklarını düzenler ve mirasbırakanın alacaklarını doğrudan doğruya kazandıklarını açıkça belirtir.
Ödenmiş ilaç bedelinin iadesi talebi de bir alacaktır. Bu nedenle hastanın vefatı talebi sona erdirmez; talep mirasçılar tarafından sürdürülür. Devam eden bir başvuru ya da dava varsa, mirasçılar külli halef sıfatıyla bu sürecin tarafı olurlar.
Devam eden bir başvuru ya da dava varsa süreç kaldığı yerden yürür; mirasçıların sıfatlarını gösteren belgelerin dosyaya sunulması yeterlidir. Henüz başvuru yapılmamışsa talebi mirasçılar kendi adlarına ileri sürer. Bu hâlde de dayanak aynıdır: mirasbırakanın ödediği bedel ve o bedelin karşılığı olan ilacın tıbbi gerekliliği.
Sürelerin mirasçılar bakımından yeniden başlamadığına dikkat edilmelidir. Alacak devredildiği hâliyle geçtiği için, 5510 sayılı Kanunun 97 nci maddesindeki süreler mirasbırakanın durumuna göre işlemeye devam eder; vefat tarihi yeni bir başlangıç noktası oluşturmaz.
Uygulamada bu aşamada mirasçılık belgesi ve terekenin durumu gündeme gelir. Mirasın paylaşımına ilişkin genel çerçeve miras hukuku paylaşım ve saklı pay yazısında, terekenin tespiti ise tereke tespiti davası yazısında ele alınmıştır. Alacağın mirasçılar arasında nasıl paylaşılacağı, Kuruma karşı ileri sürülmesinden ayrı bir meseledir.
Kurum Talebi Reddederse Ne Olur?
Ret kararı yolun sonu değil, yargı aşamasının başlangıcıdır. Kurumun verdiği ret ya da altmış günün dolmasıyla doğan zımni ret, 7036 sayılı Kanunun aradığı dava şartını gerçekleştirir.
Bu aşamada ret kararının gerekçesiyle birlikte alınmış olması belirleyicidir. Gerekçe, karşı tarafın hangi maddeye dayandığını gösterdiği için, talebin hangi delillerle kurulacağını da belirler. Şekli bir eksikliğe dayanan ret ile ilacın kapsam dışı sayılmasına dayanan ret, tamamen farklı iki hazırlık gerektirir.
Şekli Ret ile Esasa İlişkin Ret Ayrımı
Ret kararları birbirinin aynı değildir ve ayrım, atılacak adımı doğrudan değiştirir. Şekli ret, belgenin eksikliğinden doğar: rapor sunulmamıştır, uzman onayı dosyada yoktur, ödeme belgesi okunaksızdır. Bu tür bir ret giderilebilir bir eksikliğe dayandığı için, eksik tamamlanarak yeni bir başvuru yapılması çoğu zaman en kısa yoldur.
Esasa ilişkin ret ise ilacın kapsam dışı sayılmasına dayanır. Burada eksik bir belge yoktur; Kurum, ilacın finansman kapsamında bulunmadığını söylemektedir. Bu ret yeni bir başvuruyla aşılmaz, çünkü ikinci başvuruya da aynı gerekçeyle cevap verilir. Tartışmanın yeri yargı aşamasıdır ve dayanak tıbbi delillerdir.
Ret yazısı gerekçesiz geldiğinde bu ayrım yapılamaz. Bu yüzden gerekçenin yazılı olarak istenmesi, sonraki adımın boşa harcanmasını önleyen en pratik tedbirdir.
Yargılama sırasında ödenen bedelin artması hâlinde talebin genişletilmesi de gündeme gelebilir; usul hukukunun bu konudaki aracı için davada ıslah yazısına bakılabilir. Kurum işlemlerine karşı yürütülen uzun süreçlerde kayıtların bütünlüğünün sonucu nasıl belirlediği, emeklilikte staja takılanlar dosyalarında da görülmüştür.
Sık Yapılan Hatalar
| Hata | Sonucu |
|---|---|
| Talebin hastaneye yöneltilmesi | Dava şartı gerçekleşmez, dosya usulden reddedilir |
| Başvuru tarihinin kaydedilmemesi | Zımni retin ne zaman doğduğu hesaplanamaz |
| Altmış gün dolmadan dava açılması | Ret ya da zımni ret bulunmadığı için dava şartı eksik kalır |
| Ödeme belgelerinin saklanmaması | Alacağın miktarı ispatlanamaz |
| Tek bir tarih üzerinden süre hesabı | Her ödeme kendi tarihini taşır, süreler kalem kalem işler |
| Ret yazısının gerekçesiz alınması | Hangi delillerle karşı çıkılacağı belirlenemez |
| Vefat üzerine sürecin bırakılması | Alacak mirasçılara geçtiği hâlde talep sahipsiz kalır |
Tablodaki hataların ortak yanı, hepsinin önlenebilir olmasıdır. Hiçbiri hukuki tartışmadan değil, sürecin yürütülme biçiminden doğar.
Bu yüzden akıllı ilaç parası nasıl geri alınır meselesinde asıl belirleyici olan, hukuki argümanın gücünden çok sürecin düzenli yürütülmesidir. Başvurunun tarihi, ret yazısının gerekçesi ve ödeme belgelerinin bütünlüğü kayıt altında tutulduğunda, kalan tartışma yalnızca ilacın tıbbi gerekliliği üzerinde yoğunlaşır.
Sıkça Sorulan Sorular
Akıllı ilaç parası nasıl geri alınır?
Önce Kuruma yazılı başvuru yapılır, ilacın tıbbi gerekliliği ve bedelin ödendiği belgelerle ortaya konulur. Talep reddedilirse ya da altmış gün içinde cevap verilmezse dava yolu açılır.
İlaç parası geri alma talebi nereye yapılır?
Talep doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılır. Hastaneye ya da eczaneye yapılan bildirimler, kanunun aradığı başvuru yerine geçmez.
Akıllı ilaç parasını geri alma için dava açmak şart mı?
Şart değildir. Kurum talebi kabul ederse dava gerekmez. Dava, ancak ret ya da zımni ret üzerine gündeme gelir.
SGK ilaç parası geri alma e devlet üzerinden mümkün mü?
Elektronik kanaldan yapılan başvuru da yazılı başvuru sayılır. Ancak sorgulama ekranları Kurumun karşıladığı işlemleri gösterir; hiç ödenmemiş bir bedel orada iade kalemi olarak görünmez.
Kaç yıl geriye dönük ilaç parası istenebilir?
5510 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre alacak, hakkı doğuran olayın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar; olay tarihinden itibaren beş yıl sonunda düşer.
İki yıllık süre ne zaman işlemeye başlar?
Hakkı doğuran olayın öğrenildiği tarihte başlar. Uzun tedavilerde her ödeme ayrı bir kalem olduğu için sürenin her kalem bakımından ayrı hesaplanması gerekir.
Süreyi kaçırdım, yapılabilecek bir şey var mı?
Kanun bir istisna öngörmüştür. Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığı genel hükümlere göre ispat edilirse, süre hükümleri uygulanmaz.
Başvuru yaparsam zamanaşımı işlemeye devam eder mi?
Etmez. 7036 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi, Kuruma başvuruda geçirilen sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağını düzenler.
Fiş ve faturayı kaybettim, ödemeyi nasıl ispatlarım?
Banka ya da kart kanalıyla yapılan ödemelerde hesap hareketleri destekleyici delil oluşturur. Tedavi kayıtları ile ödeme arasındaki bağ bu yolla kurulabilir; nakit ve belgesiz ödemelerde ispat güçleşir.
Parayı ben değil babam ödedi, talep kime ait?
Alacak, sağlık hizmetinden yararlanan ve genel sağlık sigortası ilişkisinin tarafı olan kişiye aittir. Ödemeyi fiilen kimin yaptığı bu ilişkiyi değiştirmez.
Raporlu ilaç parası geri alma farklı mı işler?
Rapor tıbbi gerekliliği gösterdiği için talebi kolaylaştırır, ancak kapsam meselesini tek başına çözmez. Rapor süresi dolduğu için duran ödemelerde tartışma tarihe kayar.
SGK ilaç davası davacı ölürse ne olur?
Talep sona ermez. Türk Medenî Kanununun 599 uncu maddesi uyarınca mirasçılar mirasbırakanın alacaklarını doğrudan kazanır ve süreci külli halef sıfatıyla sürdürür.
İlave ücret ile ödenmeyen ilaç bedeli aynı şey mi?
Değildir. İlave ücret, sağlık hizmeti sunucusunun kanunun izin verdiği sınırlar içinde talep ettiği tutardır. Ödenmeyen ilaç bedeli ise Kurumun finansman yükümlülüğüne ilişkindir ve ayrı bir talep konusudur.
Her kür için ayrı mı başvurmak gerekir?
Kurumun farklı tarihlerde tesis ettiği her ret ayrı bir işlemdir. Bu nedenle ödeme ve ret tarihlerinin tek tek kaydedilmesi, talebin doğru kurulması bakımından önem taşır.
Mevzuatın tam metni için: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu · 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu · 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu
Bu metin yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmış genel bir bilgilendirmedir; somut bir dosya hakkında görüş değildir. Süre hesapları her dosyada farklı işleyebilir ve Kurumun uygulama düzenlemeleri değişebilir. Kendi durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.
Devamı
İlgili yazılar
-
Endikasyon Dışı İlaç Başvurusunun Reddi Geldi, İtiraz mı Edeyim Dava mı Açayım
Endikasyon dışı ilaç başvurusunun reddi hâlinde hekim itirazı ve iptal davası: Ankara idare mahkemesi, 60 günlük süre, yürütmeyi durdurma ve dilekçe içeriği.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Rapor Süresi Dolmak Üzere, Onayı Nasıl Uzatırım
Endikasyon dışı ilaç rapor süresi ve onayın uzatılması: süre yazılmamışsa yeni onay aranmaz ama bir yılı geçemez; son ay başvurusu, Ek-2 ve Ek-3 şartı.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Başvuru Sorgulama, Başvurum Sonuçlandı mı Nereden Öğrenirim
Endikasyon dışı ilaç başvuru sorgulama nasıl yapılır? Sonuç hekime iletilir; hastanın e-posta ve telefon kanalı, e-Devlet durumu ve 30 gün cevap yoksa ne olur.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Onam Formu İmzalarken Neyi Kabul Etmiş Olurum
Endikasyon dışı ilaç onam formu (Ek-2) hastaya ne söyletir, kim doldurur, imzalamazsam ne olur? Yeni form, ilaca özel olur formları ve kabul ibaresinin sınırı.
Sosyal Güvenlik