İçindekiler · 15 bölüm
Akıllı ilaç SGK başvuru dilekçesi, dava açmadan önce yapılması zorunlu olan bir işlemdir; atlandığında dava esasa girilmeden usulden reddedilir. Bu dilekçe çoğu zaman ikinci plana atılır, oysa dosyanın kaderini belirleyen üç şeyi birden başlatır: dava şartını gerçekleştirir, altmış günlük süreyi işletir ve Kurumu gerekçe açıklamaya zorlar.
Dilekçenin ikinci bir işlevi daha vardır ve bu işlev genellikle sonradan fark edilir. Kurumun bu dilekçeye verdiği cevap, ileride açılacak davada karşı tarafın savunmasının ilk hâlidir. Ret gerekçesi ne kadar somut alınırsa, dava dilekçesi de o kadar hedefli kurulur.
Özet: Kuruma Başvuru
| Konu | Yürürlükteki karşılığı |
|---|---|
| Başvuru zorunlu mu | Evet. 7036 sayılı Kanun m.4 dava şartı olarak düzenler |
| Atlanırsa ne olur | Dava esasa girilmeden usulden reddedilir |
| Cevap süresi | Altmış gün; cevap gelmezse talep reddedilmiş sayılır |
| Altmış gün kime ait | Kuruma. Davacının dava açma süresi değildir |
| Geçen süre sayılıyor mu | Hayır; başvuruda geçen süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere katılmaz |
| Talep zamanaşımı | Öğrenmeden iki yıl, olay tarihinden beş yıl (5510 m.97) |
| Haklı sebep istisnası | Başvurmamanın haklı sebebi ispatlanırsa süre hükümleri uygulanmaz |
| Dava şartı ne zaman doğar | Ret kararıyla ya da altmış günün dolmasıyla |
| Kime yöneltilir | Kuruma. Hastane ve eczaneye yapılan bildirim yerine geçmez |
| Sözlü talep yeterli mi | Yeterli değil; talebin kayda girmesi gerekir |
Aşağıdaki bölümler dilekçenin neden zorunlu olduğunu, içinde nelerin bulunması gerektiğini, cevap gelmediğinde ne olacağını ve sık yapılan hataları sırasıyla ele alır.
Akıllı İlaç SGK Başvuru Dilekçesi Neden Zorunlu?
Zorunluluğun kaynağı 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 4 üncü maddesidir. Madde, 5510 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulmasını zorunlu tutar.
Maddenin devamı sonucu da açıkça yazar: yapılan başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır ve Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Bu iki cümle birlikte okunduğunda, başvuru olmadan açılan bir davanın dava şartı yokluğundan reddedileceği anlaşılır.
Aynı maddenin son cümlesi ise başvuruyu yapan kişiyi koruyan bir hüküm getirir: Kuruma başvuruda geçirilecek süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Bu hüküm, “başvurursam süre kaybederim” endişesini hukuken karşılıksız bırakır.
Altmış Gün Kimin Süresi
Bu noktada yaygın bir okuma hatası vardır. Altmış günlük süre, davacının dava açması için tanınmış bir süre değildir; Kurumun cevap vermesi için öngörülmüş bir süredir.
Sürenin dolmasıyla dava hakkı sona ermez, tersine doğar. Kurum bu süre içinde cevap vermediğinde talep reddedilmiş sayılır ve dava yolu açılır. Bu ayrım kaçırıldığında iki yanlış ortaya çıkar: ya süre dolmadan dava açılır ve dava şartı eksik kalır, ya da süre dolduğunda hak kaybedildiği sanılarak dava hiç açılmaz.
Dilekçede Ne Yazılır?
Bir akıllı ilaç sgk başvuru dilekçesi, dava dilekçesi değildir; usul hukukunun biçim şartlarına tabi değildir. Buna karşılık içeriğinin belirli unsurları taşıması, hem Kurumun talebi değerlendirebilmesi hem de ileride açılacak davanın zeminini kurması bakımından gereklidir.
Dilekçenin ilk bölümü kimliğe ve sıfata ilişkindir: başvuranın adı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, iletişim bilgileri ve genel sağlık sigortası kapsamında hangi sıfatla bulunulduğu. Sigortalının kendisi başvurabileceği gibi bakmakla yükümlü olunan kişi bakımından da talep ileri sürülebilir; bu durumda ilişkinin nasıl kurulduğu belirtilir.
İkinci bölüm tıbbi durumu anlatır: tanının ne olduğu, ne zaman konulduğu, hastalığın evresi, daha önce hangi tedavilerin uygulandığı ve sonuçları. Bu bölümün ayrıntılı olması, Kurumun talebi soyut bir istek olarak değerlendirmesini önler.
Üçüncü bölüm talebin konusunu somutlaştırır: hangi ilacın, hangi dozda ve hangi süreyle kullanılmasının öngörüldüğü, ilacın hangi hekim ya da kurul kararıyla önerildiği ve bedelinin genel sağlık sigortası kapsamında karşılanmasının talep edildiği yazılır.
Talep Cümlesi Nasıl Kurulur
Talep cümlesinin belirsiz bırakılması, cevabın da belirsiz gelmesine yol açar. Bu nedenle talep iki ayrı kalem hâlinde yazılır.
Birincisi geleceğe yöneliktir: tedavi devam ettiği sürece ilacın bedelinin Kurumca karşılanması. İkincisi geçmişe dönüktür: daha önce kendi imkânlarıyla karşılanmış bedellerin iadesi. İkinci kalem varsa, ödemelerin tarih ve tutarları ayrı ayrı gösterilir; cepten ödenen bedelin nasıl istendiği kümedeki akıllı ilaç parası nasıl geri alınır yazısında ele alınmıştır.
Dilekçenin son cümlesinde, talebin reddi hâlinde gerekçeli bir ret kararının yazılı olarak bildirilmesi ayrıca istenir. Bu istek, sonraki adımın hangi zemine oturacağını belirlediği için pratikte en değerli cümlelerden biridir.
Hangi Belgeler Eklenir?
Belgeler iki gruba ayrılır ve ikisinin de eksiksiz olması gerekmez; ancak her birinin varlığı talebi güçlendirir.
Birinci grup tıbbi belgelerdir: tanıyı ve evreyi gösteren raporlar, patoloji ve görüntüleme sonuçları, uygulanan tedavilerin dökümü, ilacın önerildiğini gösteren hekim kararı ve varsa kurul kararları. Sağlık kurulu raporlarının hangi kuruluşlardan alınabileceği ayrı bir düzenlemenin konusudur; bu konuda sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık kuruluşları listesi yol göstericidir.
İkinci grup mali belgelerdir: ilaç daha önce temin edilmişse fatura, fiş ve ödeme dekontları. Bu belgeler yalnızca geçmişe dönük talebi değil, tedavinin fiilen sürdüğünü de gösterdiği için değer taşır.
Belge Eksikse Başvuru Yapılmalı mı
Yapılmalıdır. Belgelerin tamamlanmasını beklemek, altmış günlük sürenin başlamasını da geciktirir. Eksik belge sonradan tamamlanabilir; oysa kaybedilen zaman geri gelmez.
Buna karşılık talebin hiçbir tıbbi dayanak gösterilmeden yapılması yerinde olmaz. En azından tanıyı ve ilacın önerildiğini gösteren bir belge ile başvurmak, talebin değerlendirilebilir olmasını sağlar. Kalan belgeler için dilekçede, tamamlanacakları belirtilir.
Başvuru Nereye ve Nasıl Yapılır?
Başvurunun muhatabı Sosyal Güvenlik Kurumudur. Hastaneye, eczaneye ya da hekime yapılan bildirimler, kanunun aradığı başvuru yerine geçmez; bu ayrım dava aşamasında dosyanın usulden reddine yol açan en sık sebeplerdendir.
Başvurunun hangi kanaldan yapıldığı belirleyici değildir. Belirleyici olan, talebin Kuruma ulaşmış ve kayda girmiş olmasıdır. Bu nedenle hangi yol seçilirse seçilsin, başvurunun yapıldığı tarihi gösteren bir kayıt saklanmalıdır.
Bu kaydın önemi altmış günlük sürenin hesabından gelir. Zımni retin hangi tarihte doğduğu, başvurunun Kuruma ulaştığı tarihe bağlıdır; bu tarih belgelenemezse dava şartının gerçekleştiği de tartışmalı hâle gelir.
Sözlü Görüşmeler Neden Yeterli Değil
Hastane üzerinden yürütülen görüşmeler, telefonla yapılan bildirimler ve kurum çalışanlarıyla yapılan sözlü temaslar, talebin Kuruma resmen ulaştığını göstermez. Bu temaslar pratikte yararlı olabilir, ancak hukuki sonuç doğurmaz.
Aynı sebeple, hastanenin “Kuruma sorduk, ödemiyorlar” biçimindeki bildirimi de bir ret kararı değildir. Ret kararı, talebi değerlendiren merciin verdiği ve muhatabına bildirilen bir işlemdir.
Kurum Cevap Vermezse Ne Olur?
Cevapsızlık, hukuken bir sonuç doğurur ve bu sonuç davacının lehinedir. 7036 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır; yani zımni ret doğar ve dava şartı gerçekleşir.
Bu durumda dava dilekçesinde ret kararının tarih ve sayısı yerine, başvurunun tarihi ile altmış günlük sürenin dolduğu belirtilir. Dilekçe kurgusunun bu ayrıntıyı taşıması, dosyanın ilk incelemesinde sorun çıkmasını önler; dava dilekçesinin nasıl kurulacağı kümedeki akıllı ilaç SGK dava dilekçesi yazısında ele alınmıştır.
Kısmi cevap hâlinde durum biraz daha karmaşıktır. Kurum talebin bir kısmını kabul edip bir kısmını reddetmişse, reddedilen kısım bakımından dava şartı gerçekleşmiş olur. Bu nedenle cevabın hangi talebi kapsadığı dikkatle okunmalıdır.
Ret Yazısı Neden Gerekçeli İstenmeli?
Gerekçe, sonraki adımın hangi delillerle kurulacağını belirler. Ret kararları pratikte birkaç tipte gelir ve her tip farklı bir hazırlık gerektirir.
Şekli ret, belgenin eksikliğinden doğar ve tamamlanarak aşılabilir. Kapsam kuralına dayanan ret ise 5510 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine dayandırılır; bu bent, belirleme sonucunda kapsam dışında bırakılan sağlık hizmetlerini finansman dışı sayar. Bu ikinci tip ret yeni bir başvuruyla aşılmaz, çünkü ikinci başvuruya da aynı gerekçe verilir.
Üçüncü bir tip daha vardır: ilacın kapsamda olduğu ama hastanın şartları karşılamadığı gerekçesiyle verilen ret. Burada tartışma tıbbi verilere kayar ve dosyanın omurgası tanı, evre ve tedavi basamağı üzerine kurulur. Ödemenin neden ilaca değil endikasyona bağlandığı, kümedeki immünoterapi SGK karşılıyor mu yazısında ele alınmıştır.
Başvuru Dilekçesi ile Dava Dilekçesi Arasındaki Fark
İki dilekçe aynı konuyu anlatsa da hukuken farklı metinlerdir ve birinin yerine diğeri kullanılamaz.
Başvuru dilekçesi bir idari talebin ifadesidir. Muhatabı Kurumdur, biçim şartı yoktur, amacı Kurumun talebi değerlendirmesini ve bir karar vermesini sağlamaktır. Bu dilekçede hukuki sebeplerin ayrıntılı tartışılması zorunlu değildir; belirleyici olan talebin ve dayanağının anlaşılır biçimde ortaya konulmasıdır.
Dava dilekçesi ise bir yargısal talebin ifadesidir. Muhatabı mahkemedir, Hukuk Muhakemeleri Kanununun aradığı unsurları taşımak zorundadır ve vakıaların sıra numarası altında açık özetleriyle, her vakıanın hangi delille ispatlanacağının gösterilmesiyle kurulur. Bu unsurların ayrıntısı, kümedeki akıllı ilaç SGK dava dilekçesi yazısında ele alınmıştır.
Aradaki fark pratikte bir sıralamaya dönüşür: başvuru dilekçesi dava dilekçesinin hazırlığıdır. Başvuruda ileri sürülen talep ile davada ileri sürülen talebin örtüşmesi, Kurumun “bu talep bana hiç yöneltilmedi” savunmasını da baştan karşılar.
Vekil Aracılığıyla Başvuru
Başvurunun vekil aracılığıyla yapılması mümkündür ve uygulamada sık tercih edilir. Bu hâlde vekâlet ilişkisinin başvuruya eklenmesi, Kurumun talebi muhataba yönelik olarak değerlendirebilmesi bakımından gereklidir.
Vekil aracılığıyla yapılan başvurularda dikkat edilecek nokta, ret kararının kime tebliğ edileceğidir. Tebligatın vekile yapılması hâlinde süreler o tarihten işlemeye başlar; bu nedenle tebligat adresinin başvuruda açıkça gösterilmesi yerinde olur.
Hasta ağır bir tedavi sürecindeyse, başvurunun ve sonraki yazışmaların tek elden yürütülmesi pratik bir kolaylık da sağlar. Belgelerin dağılmasını önleyen en etkili yöntem, bütün yazışmaların tek bir dosyada toplanmasıdır.
Tedavi Sürerken Başvuru Tekrarlanmalı mı?
Tedavi kürler hâlinde sürdüğünde her kür için ayrı bir ödeme talebi doğar. Kurumun bu taleplere verdiği cevaplar da farklı tarihlerde ve farklı sayılarla tesis edilen ayrı işlemlerdir.
Bunun pratik sonucu, ret kararlarının tek bir karar gibi görülmemesi gerektiğidir. Her ret kendi tarihini ve sayısını taşır; talep ileri sürülürken bu bilgilerin tek tek kaydedilmesi, hangi dönem bakımından hangi işlemin tartışıldığını belirler.
Yeni bir başvuru yapılıp yapılmayacağı ise dosyanın durumuna bağlıdır. Dava açılmışsa, yargılama sırasında doğan yeni ödemeler için talebin genişletilmesi usul hukukunun kendi araçlarıyla yapılır. Dava henüz açılmamışsa, yeni dönem bakımından talebin Kuruma yöneltilmesi ve aynı süreç zincirinin işletilmesi gerekir.
Başvuru ile Listeye Alma Talebi Aynı Şey mi?
Değildir ve bu iki yol birbirine karıştırılmamalıdır. Kuruma yapılan bireysel başvuru, o hastanın dosyası bakımından bedelin karşılanmasını ister. Listeye alma ise ilacın bütün sigortalılar bakımından geri ödeme kapsamına girmesine ilişkindir ve kendi usulü vardır.
İkisinin süreleri de birbirinden farklıdır. Bireysel başvuruda Kurumun cevap süresi altmış gündür; listeye alma sürecinde ise komisyonlar yılda iki dönem çalışır. Tedavisi süren bir kişi bakımından bu fark belirleyicidir.
Listeye alma usulünün nasıl işlediği, başvuruyu kimin yapabileceği ve kararların neden görünmediği kümedeki SGK akıllı ilaç listesi yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Talep Süresi Kaçırılmışsa
5510 sayılı Kanunun 97 nci maddesi, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin alacakları bakımından iki süre öngörür: hakkı doğuran olayın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl.
Aynı maddede bir istisna da yer alır. Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat edenler hakkında bu süre hükümleri uygulanmaz. Ağır hastalık dönemleri bakımından bu istisnanın somut olarak ortaya konulması, aksi hâlde kaybedilmiş görünen bir talebi ayakta tutabilir.
İstisnanın işleyebilmesi için haklı sebebin belgelenmesi gerekir. Hastane yatış kayıtları, tedavi dökümleri ve rapor tarihleri bu belgelendirmenin olağan araçlarıdır.
İki sürenin birlikte işlediği de gözden kaçırılmamalıdır. Öğrenmeden itibaren iki yıl dolmamış olsa bile, olay tarihinden itibaren beş yıl geçmişse hak düşer. Uzun süren tedavilerde her ödeme kendi tarihini taşıdığı için, sürelerin her kalem bakımından ayrı hesaplanması gerekir; bu hesap toplu bir rakam üzerinden yapıldığında bazı kalemler için süre çoktan dolmuş olabilir.
Hangi Tarih Başlangıç Sayılır
Uygulamada tartışma çıkaran nokta, hakkı doğuran olayın hangi an olduğudur. Cepten yapılan bir ödemede bu an, ödemenin yapıldığı tarihtir; ödemenin varlığını ve tarihini gösteren belge bu nedenle sadece miktarı değil başlangıcı da ispatlar.
Kurumun bir ret işlemi söz konusu olduğunda ise tartışma retin öğrenildiği tarihe kayar. Ret kararının tebliğ edildiği tarihin kayda geçirilmesi, bu tartışmayı baştan kapatır. Tebligat belgesinin saklanması, sonradan yapılacak her açıklamadan daha güçlü bir delildir.
Sık Yapılan Hatalar
| Hata | Sonucu |
|---|---|
| Doğrudan dava açmak | Dava şartı eksik kalır, dosya usulden reddedilir |
| Talebi hastaneye iletmek | Kanunun aradığı başvuru gerçekleşmemiş olur |
| Başvuru tarihini kaydetmemek | Zımni retin ne zaman doğduğu hesaplanamaz |
| Altmış gün dolmadan dava açmak | Ret ya da zımni ret bulunmadığı için şart eksik kalır |
| Talebi tek cümleyle yazmak | Geçmiş ve gelecek kalemleri ayrışmaz, cevap da belirsiz gelir |
| Gerekçe istemeden ret almak | Sonraki adımın hangi delillerle kurulacağı belirlenemez |
| Belgeler tamamlanana kadar beklemek | Süre işlemeye başlamaz, zaman kaybedilir |
Tablodaki hataların hiçbiri hukuki tartışmadan doğmaz; hepsi sürecin yürütülme biçiminden kaynaklanır ve önlenebilir.
Bu hataların ortak kaynağı, akıllı ilaç sgk başvuru dilekçesi aşamasının bir formalite sanılmasıdır. Oysa bu aşama dosyanın omurgasını kurar: talebin kapsamı burada çizilir, Kurumun savunması burada ortaya çıkar ve süreler burada işlemeye başlar. Dava aşamasında yapılabilecek düzeltmelerin çoğu, aslında bu aşamada hiç yapılmamış olmasaydı gerekmeyecek düzeltmelerdir.
Kurumun Cevabı Nasıl Okunmalı?
Kurumdan gelen yazının hangi türde olduğu, sonraki adımı belirlediği için dikkatle okunmalıdır. Uygulamada üç tür yazıyla karşılaşılır ve üçü farklı sonuç doğurur.
Birincisi bilgilendirme yazısıdır: talebin alındığını, incelemeye alındığını ya da ilgili birime gönderildiğini bildirir. Bu yazı bir ret kararı değildir ve altmış günlük süreyi durdurmaz. Süre işlemeye devam eder ve dolduğunda zımni ret doğar.
İkincisi eksiklik bildirimidir: belirli belgelerin tamamlanması istenir. Bu yazı da esasa ilişkin bir ret değildir; istenen belgelerin gecikmeden tamamlanması, talebin değerlendirilmesini sağlar.
Üçüncüsü ret kararıdır ve üzerinde durulması gereken tür budur. Ret kararının tarihi, sayısı ve gerekçesi kayda geçirilir; çünkü dava dilekçesinde bu üç bilgi birlikte gösterilir.
Yazının Türü Belirsizse
Bazı yazılar bu üç türün arasında kalır: talebin karşılanamayacağı belirtilir ama gerekçe yazılmaz, ya da hangi talebe ilişkin olduğu açıkça anlaşılmaz. Bu hâlde yapılacak şey, yazının niteliğini tahmin etmek değil yazılı olarak açıklama istemektir.
Açıklama talebi süreyi yeniden başlatmaz; altmış günlük süre ilk başvurunun Kuruma ulaştığı tarihten itibaren işlemeye devam eder. Bu nedenle açıklama beklenirken sürenin dolması hâlinde dava yolu zaten açılmış olur.
Mevzuatın Kendisine Nereden Bakılır
Dava şartı ve altmış günlük süre için 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, talebin kanuni dayanağı ile zamanaşımı için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu metnine bakılabilir.
Kurum işlemlerine karşı yürütülen süreçlerde kayıtların bütünlüğünün sonucu nasıl belirlediği, emeklilikte staja takılanlar dosyalarında da görülmüştür.
Sıkça Sorulan Sorular
Akıllı ilaç SGK başvuru dilekçesi örneği kullanılabilir mi?
Örnek metin biçimsel bir çerçeve verir, ancak dilekçenin taşıması gereken tıbbi anlatı ve talep kalemleri dosyaya özgüdür. Kopyalanan metin, başvuranın kendi tedavi sürecini anlatmaz.
Başvuru yapmadan doğrudan dava açabilir miyim?
Açamazsınız. 7036 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi Kuruma başvuruyu dava şartı olarak düzenler; şart gerçekleşmeden açılan dava usulden reddedilir.
Başvuru nereye yapılır?
Doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılır. Hastaneye, eczaneye ya da hekime yapılan bildirimler bu başvurunun yerine geçmez.
Kurum kaç günde cevap vermek zorunda?
Altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Bu süre Kurumun cevap süresidir, davacının dava açma süresi değildir.
Altmış gün dolunca hakkım düşer mi?
Düşmez. Sürenin dolmasıyla talep reddedilmiş sayılır ve dava yolu açılır; yani hak sona ermez, dava hakkı doğar.
Başvuruda geçen süre zamanaşımından düşer mi?
Düşmez. 7036 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi, Kuruma başvuruda geçirilen sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağını düzenler.
Belgelerim eksik, yine de başvurayım mı?
Başvurmak yerinde olur. Eksik belge sonradan tamamlanabilir; beklemek ise altmış günlük sürenin başlamasını geciktirir.
Kurum talebin bir kısmını kabul etti, ne yapmalıyım?
Reddedilen kısım bakımından dava şartı gerçekleşmiş olur. Cevabın hangi talebi kapsadığı dikkatle okunmalı ve dava yalnızca reddedilen kalemler üzerinden kurulmalıdır.
Ret yazısı gerekçesiz geldi, sorun olur mu?
Gerekçe olmadan retin hangi sebebe dayandığı anlaşılamaz. Gerekçenin yazılı olarak istenmesi, sonraki adımın boşa harcanmasını önler.
Bakmakla yükümlü olduğum kişi için başvurabilir miyim?
Genel sağlık sigortası kapsamında bakmakla yükümlü olunan kişi bakımından da talep ileri sürülebilir. Dilekçede bu ilişkinin nasıl kurulduğu belirtilir.
Başvuruyu listeye alma talebiyle birleştirebilir miyim?
İkisi ayrı usullere tabidir. Bireysel başvuru o dosyaya özgü bedelin karşılanmasını ister; listeye alma ise bütün sigortalıları kapsayan bir düzenlemeye ilişkindir.
Süreyi kaçırdım, yapılabilecek bir şey var mı?
5510 sayılı Kanunun 97 nci maddesi, Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat edenler bakımından süre hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler.
Bu metin yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmış genel bir bilgilendirmedir; somut bir dosya hakkında görüş değildir. Süre hesapları her dosyada farklı işleyebilir ve Kurumun uygulama düzenlemeleri değişebilir. Kendi durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.
Devamı
İlgili yazılar
-
Endikasyon Dışı İlaç Başvurusunun Reddi Geldi, İtiraz mı Edeyim Dava mı Açayım
Endikasyon dışı ilaç başvurusunun reddi hâlinde hekim itirazı ve iptal davası: Ankara idare mahkemesi, 60 günlük süre, yürütmeyi durdurma ve dilekçe içeriği.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Rapor Süresi Dolmak Üzere, Onayı Nasıl Uzatırım
Endikasyon dışı ilaç rapor süresi ve onayın uzatılması: süre yazılmamışsa yeni onay aranmaz ama bir yılı geçemez; son ay başvurusu, Ek-2 ve Ek-3 şartı.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Başvuru Sorgulama, Başvurum Sonuçlandı mı Nereden Öğrenirim
Endikasyon dışı ilaç başvuru sorgulama nasıl yapılır? Sonuç hekime iletilir; hastanın e-posta ve telefon kanalı, e-Devlet durumu ve 30 gün cevap yoksa ne olur.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Onam Formu İmzalarken Neyi Kabul Etmiş Olurum
Endikasyon dışı ilaç onam formu (Ek-2) hastaya ne söyletir, kim doldurur, imzalamazsam ne olur? Yeni form, ilaca özel olur formları ve kabul ibaresinin sınırı.
Sosyal Güvenlik