İçindekiler · 15 bölüm
Mahkeme kararıyla eş durumu tayini, eş durumu talebinin reddine karşı açılan davada ret işleminin iptal edilmesinden sonra idarenin kararın gereğini yerine getirmesiyle gerçekleşir ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesine göre bu süre, kararın idareye tebliğinden başlayarak hiçbir şekilde otuz günü geçemez. Kararın kesinleşmesi beklenmez; idare istinafa gitmiş olsa bile otuz günlük yükümlülük işlemeye devam eder. Ancak iptal kararı kendiliğinden bir atama emri değildir ve kararın gereğinin ne olduğu, mahkemenin ret işlemini hangi gerekçeyle hukuka aykırı bulduğuna göre değişir.
Davayı kazanıp aylarca atama bekleyen kişilerin en sık yaşadığı iki sürpriz şudur: idare kararı hiç uygulamaz ya da yeni bir gerekçeyle talebi yeniden reddeder. İki durumun hukuki sonucu birbirinden farklıdır. Bu yazı, iptal kararından sonra idarenin neyi yapmak zorunda olduğunu, neyi yapabileceğini, kararın uygulanmaması hâlinde hangi yolların açıldığını ve davayı kazanmanın tazminat hakkı doğurup doğurmadığını açıklar.
Bir Bakışta: Mahkeme Kararıyla Eş Durumu Tayini
- Süre otuz gündür. İdare, kararın kendisine tebliğinden başlayarak en geç otuz gün içinde kararın gereğine göre işlem yapmak zorundadır (İYUK m.28/1).
- Kesinleşme beklenmez. İstinaf ya da temyiz başvurusu kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz (İYUK m.52/1).
- İptal, atama emri değildir. Mahkeme ret işlemini kaldırır; idare iptal gerekçesine göre ya atamayı yapar ya da hukuka aykırı bulunan gerekçeyi tekrarlamadan yeniden karar verir.
- Aynı gerekçeyle yeni ret, kararı dolanmaktır. Mahkemenin hukuka aykırı bulduğu sebebe dayanan yeni işlem, kararın uygulanmaması anlamına gelir.
- Uygulamamanın yaptırımı tazminattır. Kararlara göre işlem yapılmayan hâllerde idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir ve bu dava yalnız idareye karşı açılır (İYUK m.28/3-4).
- İptal tek başına tazminat doğurmaz. Danıştay, eş durumu reddini iptal ettiği bir dosyada maddi ve manevi tazminat istemini reddetmiştir.
Mahkeme Kararıyla Eş Durumu Tayini İçin Otuz Günlük Süre
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.28/1 şöyle der: Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur; bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.
Hükümde üç unsur dikkat çeker. Birincisi, süre kararın idareye tebliğinden başlar, davacıya tebliğinden değil; davacının kararı daha önce ya da sonra öğrenmesi idarenin süresini değiştirmez. İkincisi, kanun “gecikmeksizin” der; otuz gün bekleme süresi değil, üst sınırdır. Üçüncüsü, “hiçbir şekilde” ifadesi, idarenin atama dönemini, kadro planlamasını ya da kanun yolu incelemesini gerekçe göstererek bu süreyi uzatamayacağını gösterir.
Anayasa’nın 138. maddesinin dördüncü fıkrası aynı yükümlülüğü anayasal düzeyde koyar: yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. İdarenin bir eş durumu iptal kararını “bir sonraki atama döneminde değerlendirilecektir” diyerek bekletmesi, bu iki hükümle bağdaşmaz.
Yürütmeyi Durdurma Kararı da Aynı Süreye Tabidir
m.28/1 yalnız esasa ilişkin kararları değil, yürütmenin durdurulması kararlarını da kapsar. Dava sürerken ret işleminin yürütmesi durdurulmuşsa, idare bu karar üzerine de otuz gün içinde işlem yapmak zorundadır. Bu yolun şartları ve bu kararla yapılan atamanın davanın sonucuna bağlı olması eş durumu yürütmeyi durdurma yazısında anlatılmıştır.
İptal Kararı Atama Emri Değildir, Kararın Gereği Nedir
İptal davası, idari işlemin hukuka aykırılığını tespit edip onu ortadan kaldıran bir davadır. İYUK m.2/2’ye göre idari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının denetimi ile sınırlıdır; idari yargı mercileri yerindelik denetimi yapamaz ve idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı veremez. Mahkeme bu yüzden “davacının falan ile atanmasına” diye hüküm kuramaz; “ret işleminin iptaline” diye hüküm kurar.
Kararın gereği, iptal gerekçesinden okunur. Danıştay kararlarında bu ayrım açıkça görülür. Danıştay İkinci Dairesi’nin 23.03.2021 tarihli ve E.2018/2346, K.2021/769 sayılı kararında, eşinin bulunduğu il kendi branşında D hizmet grubunda olan uzman doktorun talebi stratejik personel olduğu gerekçesiyle reddedilmişti. Daire, başvurunun yönetmeliğin ilgili bendindeki koşullar çerçevesinde incelenip değerlendirilmesi ve bunun neticesine göre atanma başvurusu ile ilgili yeniden bir işlem tesis edilmesi gerektiğini belirterek işlemi iptal etmiş; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bu kararı 07.03.2022’de onamıştır. Aynı ifade, Kurul’un 13.10.2021 tarihli ve E.2020/1580, K.2021/1749 sayılı kararıyla onanan bir başka sağlık personeli dosyasında da yer alır.
Bu kararlarda mahkeme, idareye “atama yap” demiyor; “başvuruyu doğru kurala göre yeniden değerlendir” diyor. Doğru kurala göre yapılan değerlendirmenin sonucu atama olabileceği gibi, yönetmeliğin aradığı başka bir şartın eksikliği nedeniyle yeniden ret de olabilir.
| İptal gerekçesi | Kararın gereği | İdarenin yapabileceği |
|---|---|---|
| Başvuru hiç değerlendirilmeden reddedilmiş | Talebin esastan incelenmesi | Somut verilere dayanan yeni karar |
| Yanlış yönetmelik bendi uygulanmış | Doğru bende göre değerlendirme | Doğru bendin şartlarına göre atama ya da gerekçeli ret |
| Yönetmelik hükmü iptal edilmiş | İptal edilen hükmü uygulamadan değerlendirme | Kalan hükümlere göre karar |
| Belge yok denmiş ama belge dosyada | Belgenin dikkate alınması | Başka bir eksiklik yoksa atama |
| “İhtiyaç yok” gerekçesi somut veriyle desteklenmemiş | İhtiyacın somut olarak değerlendirilmesi | Atama ya da somut verilere dayanan ret |
| Mazeret aile birliği yerine isteğe bağlı yer değiştirme sayılmış | Talebin aile birliği mazereti olarak değerlendirilmesi | Mazerete bağlı atama kurallarına göre karar |
Mahkeme Atanmamı Doğrudan Emredebilir mi
Emredemez. Danıştay İkinci Dairesi’nin 27.02.2020 tarihli ve E.2016/15391, K.2020/1201 sayılı kararında, idarelerin boş bulunan kadrolara atama yapma yetkisini belli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararıyla zorlanamayacağı kuralı açıkça hatırlatılmıştır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 21.12.2020 tarihli ve E.2020/991, K.2020/3313 sayılı kararı da eş durumu mazeretinin atanma talebinin başka hiçbir kriter gözetilmeksizin olumlu karşılanacağı anlamına gelmediğini belirtmiştir.
Bu ilke, iptal kararından sonra idarenin hiçbir şey yapmamasına izin vermez. Kararın gereği bir yeniden değerlendirmeyse, bu değerlendirme otuz gün içinde yapılmalı ve sonucu kişiye bildirilmelidir. İptal gerekçesi talep edilen yerde atama için başka bir engel bulunmadığını ortaya koymuşsa, yeniden değerlendirmenin atamadan başka bir sonuca varması güçleşir.
İdare Talebi Yeniden Reddederse
İdare, iptal kararından sonra talebi yeniden değerlendirip yine reddedebilir. Bu yeni işlemin hukuka uygun olup olmadığı, dayandığı gerekçeye bağlıdır.
Mahkemenin hukuka aykırı bulduğu gerekçeyi aynen ya da kılık değiştirerek tekrarlayan yeni ret, iptal kararının uygulanmaması anlamına gelir. Örneğin “stratejik personelsiniz” gerekçesinin hukuka aykırı bulunduğu dosyada “hizmetinize ihtiyaç duyulmaktadır” diye yeniden ret verilmesi, aynı sebebin başka kelimelerle tekrarıdır. Buna karşılık iptal kararının tartışmadığı ve gerçekten var olan yeni bir sebebe dayanan ret, kendi başına hukuka aykırı değildir; örneğin talep edilen yerde yeniden değerlendirme tarihinde boş kadro bulunmaması ya da eşin talep tarihinden sonra başka bir ile atanmış olması.
Yeni ret de bir idari işlemdir ve tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava edilebilir. Bu davada, yeni gerekçenin önceki iptal kararının gerekçesiyle ilişkisi merkezde tutulur. Mahkeme, idarenin önceki kararı etkisiz kılmak amacıyla aynı sebebi tekrarladığını tespit ederse yeni işlemi de iptal eder. İptal kararının genel sonuçları ve idarenin aynı konuda yeniden işlem yapma sınırı idari işlemin iptali davası yazısında ayrıca incelenmiştir.
Yeni Ret Gelirse Tarihleri Kaydedin
Yeni ret işleminin tarihi, önceki iptal kararının idareye tebliğ tarihiyle birlikte kaydedilmelidir. Otuz günlük süre içinde yapılan gerekçeli bir yeniden değerlendirme ile süre geçtikten aylar sonra yapılan ya da hiç yapılmayan değerlendirme, tazminat ve dolanma tartışmasında farklı sonuçlar doğurur.
İdare İstinafa Giderse Atama Bekletilebilir mi
Kural olarak bekletilemez. İYUK m.52/1’e göre temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, mahkeme kararlarının yürütülmesini durdurmaz. İdarenin istinaf dilekçesi vermiş olması, otuz günlük süreyi ne durdurur ne de uzatır.
Aynı hüküm idareye bir imkân tanır: istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesi, ilk derece kararının teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına karar verebilir. İdareden teminat alınmaz (İYUK m.52/3). Bölge idare mahkemesi böyle bir karar verirse, iptal kararının uygulanması istinaf incelemesi sonuçlanana kadar durur. Bu kararlara karşı bir itiraz yolu yoktur; İYUK m.52/4’e göre istinaf ve temyiz incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar kesindir.
Bu yüzden iptal kararından sonra atama gecikiyorsa, önce idarenin istinafa gidip gitmediği ve bölge idare mahkemesinden kararın yürütmesinin durdurulmasını isteyip istemediği UYAP üzerinden kontrol edilmelidir. Böyle bir karar yoksa, istinaf başvurusu idarenin otuz günlük yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Kesinleşmeden Yapılan Atama Kalıcı mıdır
İlk derece mahkemesinin iptal kararı üzerine yapılan atama, kanun yolu incelemesinin sonucuna bağlıdır. Bölge idare mahkemesi iptal kararını kaldırıp davayı reddederse, atamanın dayanağı olan karar ortadan kalkar ve idare, kararın uygulanması için yaptığı atamayı geri alabilir. İstinaf başvurusu reddedilir ve karar kesinleşirse atama kalıcı bir dayanağa kavuşur.
Bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırıp yeniden karar vermesi hâlinde, 7589 sayılı Kanun’la 31.07.2026’dan itibaren İYUK m.46’ya eklenen ikinci fıkra uyarınca bu yeni karar Danıştay’da temyiz edilebilir. Bu ihtimalde atamanın akıbeti bir aşama daha uzayabilir. Kanun yolu aşamalarının süresi eş durumu davaları ne kadar sürer yazısında anlatılmıştır.
Kesinleşmeden atanan kişinin ev, okul ve iş kararlarını bu belirsizliği gözeterek vermesi gerekir. Atama ile birlikte eşin işini bırakması ya da konut satın alınması gibi geri dönüşü zor kararlar, istinaf incelemesinin sonucu beklenerek verilirse risk azalır. İdarenin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerin okunması, iptal kararının kaldırılma ihtimali hakkında fikir verir.
Mahkeme Kararıyla Tayin Sonrası Göreve Ne Zaman Başlanır
İdare kararın gereği olarak atamayı yaptığında, atama emri kişiye tebliğ edilir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 62. maddesine göre başka yerdeki görevlere atananlar, atama emirlerinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde o yere hareket ederek belli yol süresini izleyen iş günü içinde işe başlamak zorundadır. Kanuni izin ya da geçici görev sırasında atananlar bakımından bu süre iznin ya da geçici görevin bitiminden itibaren başlar.
Mahkeme kararıyla eş durumu tayini, sıradan bir atamadan bu yönüyle farklı değildir. Göreve başlama süresinin kaçırılması ağır sonuç doğurur. 657 sayılı Kanun’un 63. maddesine göre başka yerdeki göreve atanıp süresinde başlamayana aylık verilmemek şartıyla on günlük ek süre verilebilir; belge ile ispatı mümkün zorlayıcı sebep olmaksızın bu sürenin sonunda da görevine başlamayan memuriyetten çekilmiş sayılır. Bu yüzden atama emrinin tebliğ tarihi ve son başlama günü ayrıca hesaplanmalıdır.
Kararın Uygulanmasını Nasıl Talep Edersiniz
İptal kararı idareye mahkeme tarafından tebliğ edilir ve otuz günlük süre bu tebliğle başlar. Davacının ayrıca başvuru yapması kanunen şart değildir. Yine de uygulamada, kararın uygulanmasının yazılı olarak istenmesi iki fayda sağlar: idarenin kararı ilgili birimine ulaştırmasını hızlandırır ve sürenin sonunda idarenin tutumunu belgelemeyi kolaylaştırır.
Uygulama dilekçesine iptal kararının bir örneği eklenir; kesinleşme şerhi gerekmez, çünkü kanun kesinleşmeyi şart koşmaz. Dilekçede kararın tarihi ve numarası, idareye tebliğ tarihi biliniyorsa bu tarih, talep edilen görev yeri ve kararın gerekçesinden çıkan sonuç kısaca yazılır. Dilekçenin evrak kaydına alındığını gösteren belge ya da elektronik başvuru çıktısı saklanmalıdır.
Sürenin Hesabı
İdareye tebliğ tarihi, UYAP Vatandaş Portal ya da avukat portalında tebligat bilgileri bölümünden görülebilir. Bu tarih bilinmiyorsa mahkeme kaleminden öğrenilebilir. Otuz günlük süre bu tarihi izleyen günden başlar ve otuzuncu günün sonunda dolar. Süre dolduğunda idarenin hiçbir işlem yapmamış olması, kararın uygulanmadığını gösterir.
İdare Kararı Uygulamazsa Hangi Yollar Var
İdarenin otuz gün içinde işlem yapmaması birden fazla yolu açar ve bu yollar birbirinin alternatifi değildir.
Tazminat davası. İYUK m.28/3’e göre mahkeme kararlarına göre işlem tesis edilmeyen ya da eylemde bulunulmayan hâllerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. m.28/4’e göre mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. 2014’te yapılan bu değişiklikle kararı uygulamayan görevliye karşı doğrudan tazminat davası açma yolu kapanmıştır.
Uygulamamaya karşı yeni iptal davası. Kararın uygulanması için yapılan başvuruya otuz gün içinde cevap verilmemesi ya da açıkça uygulamama yönünde bir işlem yapılması, ayrı bir idari işlem niteliği taşır ve bu işleme karşı da iptal davası açılabilir. Bu dava, iptal kararının dolanıldığını tespit ettirmenin yoludur.
Ceza ve disiplin sorumluluğu. Kamu görevlisinin mahkeme kararını kasten uygulamaması, görevi kötüye kullanma suçu (TCK m.257) bakımından şikâyet konusu yapılabilir ve görevlinin disiplin sorumluluğunu gündeme getirebilir. Bu yolun sonucu, uygulamamanın kasten yapılıp yapılmadığına ve somut olaya bağlıdır; ceza soruşturmasının açılması memurlar bakımından ayrıca izin usulüne tabi olabilir.
Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru. Mahkeme kararlarının uygulanmaması, adil yargılanma hakkı kapsamında bireysel başvuru konusu yapılabilir. Bireysel başvurunun şartları ve olağan yolların tüketilmesi kuralı Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru şartları yazısında anlatılmıştır.
| Yol | Ne sağlar | Kime karşı |
|---|---|---|
| Uygulama dilekçesi | Sürenin ve idarenin tutumunun belgelenmesi | İdare |
| Uygulamamaya karşı iptal davası | Uygulamama işleminin iptali | İdare |
| Tazminat davası (İYUK m.28/3) | Uygulamamadan doğan maddi ve manevi zararın giderimi | Yalnız idare |
| Suç duyurusu | Görevlinin cezai sorumluluğunun araştırılması | Kararı uygulamayan görevli |
| Bireysel başvuru | Hak ihlalinin tespiti ve giderim | Devlet |
Davayı Kazanmak Tazminat Hakkı Doğurur mu
Ret işleminin iptal edilmesi, ayrı yaşanan dönem için kendiliğinden tazminat hakkı doğurmaz. Danıştay İkinci Dairesi’nin 23.03.2021 tarihli kararında, eş durumu talebinin reddini iptal ettiği aynı dosyada davacının yol ve konaklama masrafları için istediği maddi tazminat ile manevi tazminat istemini reddetmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bu kararı 07.03.2022 tarihli ve E.2021/2605, K.2022/737 sayılı kararıyla onamıştır.
Daire’nin gerekçesi şudur: bir idari işlemin hukuka aykırılığı kural olarak hizmet kusuru sayılsa da her aykırılık tazminat sorumluluğu doğurmaz; bir işlemin hukuka aykırı görülerek iptal edilmiş olması hizmet kusurunun varlığını kabule yetmez; hizmet kusurunun oluşması için aykırılığın hizmetin iyi kurulmadığını ve düzenli işlemediğini gösterecek derecede ağır ve belirgin olması gerekir. Manevi tazminat için ise ağır bir elem ve üzüntü ya da şeref ve haysiyetin zedelenmesi aranmış, olayda bu koşulların oluşmadığı belirtilmiştir.
Kararın pratik bir sonucu daha vardır. Manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle davacı aleyhine ayrıca vekâlet ücretine hükmedilmiş ve Kurul bu kısmı oyçokluğuyla onamıştır. Yani iptal davasına zayıf bir tazminat istemi eklemek, kazanılan bir iptal davasında bile davacıya ek masraf çıkarabilir.
Kararın uygulanmaması ise farklı bir durumdur. Bu hâlde tazminatın dayanağı ret işleminin kendisi değil, mahkeme kararına rağmen idarenin hareketsiz kalmasıdır ve İYUK m.28/3 bu durumu özel olarak düzenler. Tazminat davalarının genel çerçevesi iptal ve tam yargı davası yazısında anlatılmıştır.
İdare Atama Dönemini Bekleyebilir mi
Birçok kurum eş durumu atamalarını yılın belirli dönemlerinde toplu olarak yapar. İptal kararı dönem dışında geldiğinde idareler zaman zaman kararın bir sonraki atama döneminde uygulanacağını bildirir. Kanun bu bekletmeye imkân tanımaz: m.28/1’deki “hiçbir şekilde otuz günü geçemez” ifadesi, kurum yönetmeliğindeki dönem kurallarının üstündedir. Yönetmelikteki atama dönemi, normal başvurular için idarenin iş akışını düzenler; bir mahkeme kararının uygulanmasını erteleme yetkisi vermez.
Bu kural, kararın gereğinin yeniden değerlendirme olduğu dosyalarda da geçerlidir. İdare otuz gün içinde değerlendirmeyi yapmalı ve sonucunu kişiye bildirmelidir; sonucun atama olması hâlinde atama emri de bu süre içinde verilmelidir. Dönem gerekçesiyle yapılan bekletme, uygulama dilekçesinde ve gerekirse tazminat davasında m.28/1’e aykırılık olarak ileri sürülebilir.
Karar Uygulanırken Eşin Durumu Değişirse
Davalar aylar ya da yıllar sürdüğü için, iptal kararı geldiğinde ailenin durumu dava açıldığı günkünden farklı olabilir. Eş başka bir ile atanmış, işini değiştirmiş ya da emekli olmuş olabilir. Bu değişiklikler kararın gereğini doğrudan etkiler, çünkü idare iptal kararından sonra yapacağı yeni işlemde talebin konusu olan aile birliği ihtiyacını değerlendirir.
İptal kararı, ret işleminin tesis edildiği tarihteki hukuka aykırılığı tespit eder; ancak eşin artık talep edilen yerde bulunmadığı bir durumda o yere atama yapılması aile birliğini sağlamaz. Böyle bir dosyada kişinin, kararın uygulanmasını isterken eşin güncel durumunu ve aile birliğinin hangi yerde sağlanabileceğini idareye açıkça bildirmesi gerekir. İdarenin eski talebi kelimesi kelimesine uygulaması da, değişen durumu görmezden gelerek talebi konusuz sayması da kişinin aleyhine sonuç doğurabilir.
Eşin özel sektörde çalıştığı dosyalarda prim şartının dava süresince kesintiye uğraması ayrıca önem taşır. Yönetmeliklerin aradığı çalışma süresi başvuru tarihi itibarıyla hesaplanır; kararın uygulanması aşamasında eşin hâlâ çalışıp çalışmadığı ise idarenin yeni işlemde dikkate alabileceği bir olgudur. Bu yüzden uygulama dilekçesine eşin güncel çalışma belgesinin eklenmesi, yeni bir ret gerekçesinin önüne geçer.
Yönetmelik Hükmü İptal Edildiyse Karar Başkalarını da Etkiler mi
Bazı eş durumu davalarında yalnız kişinin ret işlemi değil, ret işleminin dayandığı yönetmelik hükmü de iptal edilir. Danıştay’ın eş durumu istisnası tanımayan iki yıllık bekleme şartını ve sağlık personelinde eşin atanmasından itibaren bir yıl içinde başvuru sınırını iptal ettiği kararlar bu türdendir. Düzenleyici işlemin iptali, kişiye özgü bir sonuç doğurmaz; iptal edilen hüküm herkes için uygulanamaz hâle gelir.
Bu etkinin sınırı da vardır. Yönetmelik hükmünün iptali, o hükme dayanılarak daha önce verilmiş ve süresinde dava edilmeyerek kesinleşmiş ret işlemlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Aynı hüküm nedeniyle geçmişte reddedilmiş kişiler için doğru yol, iptal kararından sonra yeni bir başvuru yapmak ve talebin iptal edilen hüküm uygulanmadan değerlendirilmesini istemektir. Yeni başvurunun reddi hâlinde bu yeni işleme karşı kendi süresinde dava açılabilir.
Kendi davasında yönetmelik hükmünü iptal ettiren kişi bakımından ise kararın gereği, başvurunun iptal edilen hüküm hiç yokmuş gibi değerlendirilmesidir. Mahkeme kararlarındaki hükümlerin ayrıntısı ve hangi yönetmelik şartlarının iptal edildiği eş durumu mahkeme kararları yazısında incelenmiştir.
Mahkeme Kararıyla Eş Durumu Tayininde Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, kararın kesinleşmesini beklemek ve bu süre içinde idareye hiç başvurmamaktır. Kanun kesinleşmeyi şart koşmaz; bekleyen kişi otuz günlük sürenin geçtiğini fark etmeyebilir ve idarenin tutumunu belgeleyemez.
İkinci hata, iptal kararını doğrudan atama emri sanmak ve yeniden değerlendirme sonucunda gelen gerekçeli bir reddi kararın ihlali saymaktır. Yeni ret, iptal kararının tartışmadığı ve gerçekten var olan bir sebebe dayanıyorsa kendi başına hukuka aykırı değildir; davada bu ayrımın doğru yapılması gerekir.
Üçüncü hata, yeni ret işlemine karşı altmış günlük dava süresini kaçırmaktır; önceki davanın kazanılmış olması yeni işleme karşı dava süresini durdurmaz. Dördüncü hata, iptal davasına somut zararı belgelenmemiş bir tazminat istemi eklemektir. Beşinci hata ise kesinleşmeden yapılan atamaya dayanarak geri dönüşü zor kararlar almaktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Mahkeme kararıyla eş durumu tayini ne zaman yapılır?
İdare, kararın kendisine tebliğinden başlayarak en geç otuz gün içinde kararın gereğine göre işlem yapmak zorundadır. Kararın gereği atama ise atama emri bu süre içinde verilmelidir.
Davayı kazandım, idare beni atamak zorunda mı?
İptal kararı bir atama emri değildir. İdare iptal gerekçesine göre ya atamayı yapar ya da hukuka aykırı bulunan gerekçeyi tekrarlamadan talebi yeniden değerlendirir.
İptal kararı kesinleşmeden atama yapılır mı?
Yapılır. İdarenin yükümlülüğü kararın kesinleşmesine değil tebliğine bağlıdır; istinaf başvurusu kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz.
İdare istinafa gitti, atamam bekletilebilir mi?
Bölge idare mahkemesi kararın yürütülmesini durdurmadıkça bekletilemez. Böyle bir karar verilip verilmediği UYAP üzerinden kontrol edilmelidir.
İdare iptal kararından sonra yeniden reddederse ne olur?
Yeni ret, mahkemenin hukuka aykırı bulduğu gerekçeye dayanıyorsa kararın dolanılması sayılır. Yeni ret de ayrı bir işlemdir ve tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava edilebilir.
Kesinleşmeden atandım, karar bozulursa ne olur?
Bölge idare mahkemesi iptal kararını kaldırıp davayı reddederse, idare kararın uygulanması için yaptığı atamayı geri alabilir.
Mahkeme kararını uygulamayan idareye ne yapılabilir?
İdare aleyhine İYUK m.28/3 uyarınca maddi ve manevi tazminat davası açılabilir, uygulamama işlemine karşı iptal davası açılabilir ve koşulları varsa görevli hakkında şikâyet yoluna gidilebilir.
Kararı uygulamayan memura tazminat davası açılabilir mi?
Açılamaz. İYUK m.28/4’e göre mahkeme kararlarının kamu görevlilerince süresinde yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.
Eş durumu davasını kazanınca tazminat alır mıyım?
Kendiliğinden almazsınız. Danıştay, iptal kararının hizmet kusurunu kabule yetmediğini belirterek eş durumu reddini iptal ettiği bir dosyada maddi ve manevi tazminat istemini reddetmiştir.
İdare atamayı bir sonraki atama dönemine bırakabilir mi?
Kanun buna izin vermez. Otuz günlük süre hiçbir şekilde aşılamaz ve kurum yönetmeliğindeki atama dönemi kuralları bu süreyi uzatmaz.
Mahkeme kararı ile tayin sonrası kaç günde göreve başlanır?
Başka yere atananlar atama emrinin tebliğinden itibaren on beş gün içinde yola çıkar ve yol süresini izleyen iş günü işe başlar (657 sayılı Kanun m.62).
Kararın uygulanması için idareye dilekçe vermek zorunlu mu?
Zorunlu değildir; karar idareye mahkemece tebliğ edilir. Ancak yazılı başvuru, uygulamayı hızlandırır ve idarenin tutumunu belgelemeyi kolaylaştırır.
Davayı kazanmak, aile birliğine giden yolun son adımı değildir; kararın gereğinin doğru okunması ve otuz günlük sürenin takip edilmesi sonucu belirler. İptal kararınızın gereğinin ve idarenin tutumuna karşı izlenecek yolun değerlendirilmesi için iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.
Bu yazı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 ve 52. maddelerinin 09.10.2026 tarihli güncel metni, Anayasa’nın 138. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 62. maddesi ve tam metni okunan Danıştay kararları esas alınarak hazırlanmış genel bilgilendirme niteliğindedir. Kararın gereği her dosyada iptal gerekçesine göre değişir; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Handan Sayan Özgül — Ankara Barosu
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.
Devamı
İlgili yazılar
-
Polisim ve Tayinim Reddedildi, Polis Eş Durumu Emsal Kararlar Ne Diyor?
Polis eş durumu emsal kararlar, erteleme ve tayin reddinin hangi gerekçeyle iptal edildiğini gösterir. Danıştay kararları, 2025 değişikliği ve mahkeme.
İdare Hukuku -
Kurumum Muvafakat Vermiyor, Eş Durumu Muvafakat Reddine Karşı Ne Yapabilirim?
Eş durumu muvafakat talebi reddedilen memur, kurumunun kararına karşı iptal davası açabilir. 657 m.74, Danıştay kararları ve kadroya geçenlerin nakil yasağı.
İdare Hukuku -
Ailem Ayrı Yaşıyor, Eş Durumu Davaları Ne Kadar Sürer?
Eş durumu davaları ne kadar sürer? İdare mahkemesi, istinaf ve temyiz aşamalarının kanuni süreleri, gerçek dosya takvimleri ve davayı uzatan hatalar.
İdare Hukuku -
Dava Açtım, Eş Durumu Yürütmeyi Durdurma Kararıyla Hemen Atanabilir miyim?
Eş durumu yürütmeyi durdurma kararı için iki şart birlikte aranır ve atama davalarında idarenin savunması beklenir. Harç, itiraz ve kararın etkisi.
İdare Hukuku