İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

İdare Hukuku

Ailem Ayrı Yaşıyor, Eş Durumu Davaları Ne Kadar Sürer?

· · 20 dk okuma
Ailem Ayrı Yaşıyor, Eş Durumu Davaları Ne Kadar Sürer?
İçindekiler · 16 bölüm

Eş durumu davaları ne kadar sürer diye soran kişiye kanun tek bir rakam vermez; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, dava dilekçesinin tebliğinden kararın kesinleşmesine kadar her aşamaya ayrı bir süre koyar ve toplam süre bu aşamaların dosyada nasıl işlediğine göre değişir. Kanunun çizdiği çerçevede, ret işlemine karşı idare mahkemesinde açılan iptal davası dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra en geç altı ay içinde karara bağlanmalıdır; istinaf incelemesi ve, açıksa, temyiz incelemesi bu süreye eklenir.

Ayrı şehirlerde yaşayan aileler için takvim, hukuki tartışmanın kendisi kadar önemlidir. Okul kaydı, kira sözleşmesi, eşin işini bırakıp bırakmayacağı ve çocukların hangi ebeveynle kalacağı gibi kararlar, davanın aşağı yukarı ne zaman sonuçlanacağını bilmeden verilemez. Bu yazı, kanunun her aşama için öngördüğü süreleri, Danıştay kararlarından okunan gerçek dosya takvimlerini ve davayı aylarca uzatan usul hatalarını bir arada gösterir.

Bir Bakışta: Eş Durumu Davalarında Süre

  • Dilekçeler aşaması en az birkaç ay sürer. Davalı idarenin savunma süresi otuz gündür ve bir defa otuz gün uzatılabilir (İYUK m.16/3); cevaba cevap ve ikinci savunma da otuzar günlük sürelere tabidir.
  • Dosya tamamlandıktan sonra altı ay üst sınırdır. Öncelikli işler dışındaki dosyalar tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır (İYUK m.20/5).
  • İstinaf için otuz gün vardır. İdare mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine başvurulur (İYUK m.45/1).
  • Temyiz her dosyada açık değildir. Eş durumu ret işlemi İYUK m.46/1’deki sayımda yer almaz; ancak bölge idare mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp yeniden karar verirse, 2026’da yürürlüğe giren m.46/2 uyarınca Danıştay yolu açılır.
  • Yönetmelik de dava edilirse dosya Danıştay’da başlar. Ülke çapında uygulanan bir yönetmelik hükmünün iptali istendiğinde ilk derece mahkemesi Danıştay’dır ve okunan kararlarda bu dosyalar yıllarca sürmüştür.
  • Kazanılan karar otuz gün içinde uygulanır. İdare, kesinleşmeyi beklemeden kararın gereğini yerine getirmek zorundadır (İYUK m.28/1).

Eş Durumu Davaları Ne Kadar Sürer, Aşama Aşama Takvim

Bir eş durumu davası, ret işleminin tebliğinden kararın uygulanmasına kadar birbirini izleyen aşamalardan oluşur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu her aşamanın kanuni süresini belirlemiştir; toplam sürenin değişken olmasının sebebi, aşamalar arasındaki geçişlerin mahkemenin iş yüküne, tebligatın hızına ve tarafların sürelerini sonuna kadar kullanıp kullanmamasına bağlı olmasıdır.

AşamaKanuni süreDayanak
Dava açmaRet yazısının tebliğinden itibaren 60 günİYUK m.7/1
İlk inceleme ve tebliğKanunda sabit gün yok; dilekçe incelendikten sonra davalıya gönderilirİYUK m.14, m.15
SavunmaTebliğden itibaren 30 gün, haklı sebeple bir defa 30 gün uzatmaİYUK m.16/3
Cevaba cevap ve ikinci savunmaHer biri 30 günİYUK m.16/2-3
KararTekemmülden itibaren en geç 6 ayİYUK m.20/5
Duruşma yapılırsaDavetiye en az 30 gün önce, karar duruşmadan sonra en geç 15 günİYUK m.17/5, m.19
İstinaf başvurusuKararın tebliğinden itibaren 30 günİYUK m.45/1
Temyiz (açıksa)Bölge idare mahkemesi kararının tebliğinden itibaren 30 günİYUK m.46
Kararın uygulanmasıİdareye tebliğden itibaren en geç 30 günİYUK m.28/1

Tablo, kanunun öngördüğü en kısa takvimi gösterir. Dilekçeler aşaması, tarafların sürelerini tam kullanması hâlinde tek başına dört aya yakın bir zaman alabilir; buna tebligat süreleri, mahkemenin dosyayı incelemeye alma sırası ve gerekçeli kararın yazılma süresi eklenir. Bu yüzden ilk derece aşaması için gerçekçi beklenti aylarla, kanun yolları dahil toplam süre için ise çoğu dosyada yılla ölçülür.

Süreyi Belirleyen Asıl Değişken

Takvimi en çok etkileyen şey, davanın hangi işleme karşı açıldığıdır. Yalnız kişiye özgü ret işlemine karşı açılan dava idare mahkemesinde başlar ve çoğu zaman bölge idare mahkemesinde biter. Ret işlemiyle birlikte dayanağı olan yönetmelik hükmü de dava edilirse dosya Danıştay’da ilk derece olarak görülür ve sonra Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nda temyiz edilir. İki yolun süreleri birbirinden belirgin biçimde farklıdır ve dava açılmadan önce bu tercih bilinçli yapılmalıdır. Eş durumu davaları ne kadar sürer hesabında ilk bakılması gereken nokta budur.

Dava Açıldıktan Sonra İlk Aylar Nasıl Geçer

Dilekçe mahkemeye verildiğinde önce İYUK m.14 uyarınca ilk inceleme yapılır. Mahkeme görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem bulunup bulunmadığı, süre aşımı, husumet ve dilekçenin kanuna uygunluğu yönlerinden dosyayı inceler. Bu denetimde eksiklik bulunmazsa dilekçe ve ekleri davalı idareye tebliğ edilir.

İlk inceleme aşaması, davanın en sessiz ama en çok zaman kaybettirebilen bölümüdür. Dilekçede eksiklik varsa İYUK m.15 uyarınca dilekçenin reddine karar verilir ve otuz gün içinde yeniden dava açılabilir; bu durumda dosya, aylar sonra başa döner. Yanlış mahkemeye açılan dava ise yetkili mahkemeye gönderilir. Görevsizlik ya da yetkisizlik kararı davanın düşmesi anlamına gelmez, ama dosyanın yeni mahkemeye ulaşması ve orada yeniden sıraya girmesi zaman alır.

Yanlış Mahkeme Seçimi Kaç Ay Kaybettirir

Danıştay İkinci Dairesi’nin 16.09.2025 tarihli ve E.2025/3881, K.2025/3640 sayılı yetkili yargı yerinin belirlenmesi kararı, bu kaybı somut olarak gösterir. Eş durumu nedeniyle yaptığı başvurunun zımnen reddine karşı 16.07.2025 tarihinde dava açılmış; iki ayrı idare mahkemesi 24.07.2025 ve 13.08.2025 tarihli kararlarla kendilerini yetkisiz görmüş ve uyuşmazlık Danıştay’a gitmiştir. Daire, İYUK m.33/1 uyarınca davacının dava tarihinde görev yaptığı yerin idare mahkemesini yetkili saymıştır. Davanın esasına hiç girilmeden iki ay geçmiştir; bu sürenin bir kısmı, davanın açıldığı mahkemenin doğru seçilmesiyle önlenebilirdi.

İYUK m.33/1’e göre kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. Hangi mahkemenin seçileceği, dava tarihinde kişinin fiilen nerede görev yaptığına göre değişebilir; mehil süresindeki ya da yeni görev yerinde henüz göreve başlamamış kişilerde bu soru ayrıca değerlendirilmelidir. Doğru mahkeme ve davalı idare eş durumu tayin davası yazısında ayrıntısıyla anlatılmıştır.

Savunma ve Cevap Dilekçeleri Süreyi Nasıl Uzatır

İYUK m.16, dilekçelerin karşılıklı tebliğini düzenler. Dava dilekçesi davalıya, davalının savunması davacıya tebliğ edilir; davacının ikinci dilekçesi davalıya, davalının ikinci savunması da davacıya gönderilir. Taraflar her tebliğe karşı otuz gün içinde cevap verebilir ve bu süre haklı sebeplerin bulunması hâlinde, taraflardan birinin isteği üzerine mahkeme kararıyla bir defaya mahsus otuz gün daha uzatılabilir.

Bu kurala göre dilekçeler aşaması, her iki taraf da sürelerini sonuna kadar kullanırsa dört tur otuzar günden oluşur; idare savunma süresini uzattırırsa beş tura çıkar. Her turun arasına tebligatın kendisi girer. Elektronik tebligat kullanan idareler için bu ara kısa olabilir, ama kâğıt tebligatla çalışılan dosyalarda haftalar ekleyebilir.

Davacı bu aşamayı kısaltabilir. Savunmaya cevap dilekçesinin otuzuncu günü beklenmeden verilmesi ya da cevap verilmeyeceğinin mahkemeye bildirilmesi, dosyanın daha erken tamamlanmasını sağlar. Ancak bu tercih, idarenin savunmasında ileri sürülen yeni bir gerekçeye cevap verilmemesi pahasına yapılmamalıdır. İdarenin savunmasında ret işleminde yazmayan bir gerekçeye dayanması sık görülür ve bu gerekçeye karşı söylenecek söz çoğu zaman davanın sonucunu belirler.

Mahkeme Ara Kararı Verirse

İYUK m.20/1, mahkemelerin davaya ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapacağını ve gerekli gördükleri belge ve bilgileri taraflardan ya da ilgili diğer yerlerden isteyebileceklerini düzenler. Eş durumu dosyalarında mahkeme, örneğin talep edilen ildeki boş kadro sayısını, aynı dönemde yapılan atamaları ya da eşin kurumundan görev belgesini isteyebilir.

Ara kararı dosyanın kararını geciktirir, ama çoğu zaman davacının lehine işler. İdarenin “ihtiyaç yok” gerekçesini somut verilerle desteklemesi istendiğinde, verilerin gelmesi ya da gelmemesi kararın yönünü değiştirebilir. İYUK m.20/2’ye göre taraflardan biri ara kararının gereğini yerine getirmezse, bu durumun verilecek karar üzerindeki etkisi mahkemece önceden takdir edilir.

Dosya Tamamlandıktan Sonra Altı Ay Kuralı

İYUK m.20/5, dosyaların hangi sırayla inceleneceğini belirler. Kanunda ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nca Resmî Gazete’de ilan edilen öncelikli işler önce, geliş tarihlerine göre ve tekemmül ettikleri sırayla karara bağlanır. Bunların dışında kalan dosyalar ise tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.

Tekemmül, dosyanın karar verilebilecek hâle gelmesidir; dilekçeler karşılıklı verilmiş, süreler dolmuş ve ara kararlarının gereği yerine getirilmiştir. Altı aylık süre bu andan başlar, dava tarihinden değil. Bu yüzden dava açıldıktan sonra ilk derece kararının çıkması için geçen süre, dilekçeler aşaması ile altı aylık üst sınırın toplamı olarak düşünülmelidir.

Altı ay bir üst sınırdır ve kanun bu sürenin aşılmasına özel bir yaptırım bağlamamıştır. Mahkemeler iş yüküne göre bu sürenin altında da karar verebilir. Dava sürecinde dosyanın durumu UYAP Vatandaş Portal ya da e-Devlet üzerinden izlenebilir; dosyanın “karara çıktı” ya da “tekemmül etti” aşamasına geçip geçmediği bu ekranlardan görülür.

Duruşma İstenirse Dava Uzar mı

İYUK m.17/1’e göre idare mahkemelerinde açılan iptal davalarında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır. Duruşma talebi dava dilekçesinde, cevap ya da savunmalarda yapılabilir. Duruşma davetiyeleri duruşma gününden en az otuz gün önce taraflara gönderilir ve İYUK m.19’a göre duruşma yapıldıktan sonra en geç on beş gün içinde karar verilir.

Duruşma, dosyanın takvimine en az bir ay ekler; mahkemenin duruşma günlerinin yoğunluğuna göre bu süre daha uzun olabilir. Buna karşılık duruşma, davacının ailesinin durumunu hâkimlerin önünde anlatabilmesi ve idarenin gerekçesini sözlü olarak tartışabilmesi için bir fırsattır. Eş durumu dosyalarında duruşmanın talep edilip edilmeyeceği, dosyanın olgularının yazılı olarak yeterince açık olup olmadığına göre karar verilmelidir.

İstinaf Aşaması Ne Kadar Sürer

İdare mahkemesinin kararına karşı İYUK m.45/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. Dilekçe karşı tarafa tebliğ edilir ve karşı taraf otuz gün içinde cevap verebilir; dosya bundan sonra bölge idare mahkemesine gönderilir. İstinaf incelemesi kural olarak dosya üzerinden yapılır.

Bölge idare mahkemesinin karar türleri 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiştir. Yeni m.45/3’e göre bölge idare mahkemesi kararı hukuka uygun bulursa, gerekçesi yanlış ya da eksik olmakla birlikte sonucu doğru bulursa gerekçeyi değiştirerek, maddi yanlışlıkları düzeltebiliyorsa düzelterek istinaf başvurusunu reddeder. Kararı hukuka uygun bulmazsa m.45/4 uyarınca kararı kaldırır ve işin esası hakkında kendisi yeniden karar verir.

Süre bakımından en önemli değişiklik m.45/5’tedir. Bölge idare mahkemesi, dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderme yetkisini artık yalnız sayılan sınırlı hâllerde kullanabilir: usule ilişkin nihai kararlara karşı haklı bulunan başvurular, görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından karar verilmesi, dilekçenin reddi gerekirken esasa girilmesi, eksik ya da yanlış hasımla karar verilmesi, talep hakkında karar verilmemesi, keşif, bilirkişi ya da duruşma eksikliği. Son iki hâlde bile bölge idare mahkemesi eksikliği kendisi gidererek karar verebilir. Kanun, sayılan hâller dışında kararın kaldırılarak geri gönderilmesini açıkça yasaklamıştır. Bu düzenleme, dosyanın iki mahkeme arasında gidip gelmesini sınırlar ve bu yönüyle yargılama süresini kısaltıcı niteliktedir.

İstinaf başvurusu, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. İYUK m.52/1’e göre istinaf yoluna başvurulmuş olması, idare mahkemesi kararının yürütülmesini durdurmaz; bölge idare mahkemesi ise kararın yürütülmesinin durdurulmasına karar verebilir. İdarenin istinafa gitmiş olması, iptal kararını otuz gün içinde uygulama mecburiyetini tek başına ortadan kaldırmaz.

Temyiz Yolu Hangi Durumda Açılır

Bölge idare mahkemesinin istinaf üzerine verdiği kararlar, İYUK m.46’da temyize açık olarak sayılmayan davalarda kesindir. Eş durumu reddine karşı açılan iptal davası, m.46/1’deki bentlerin hiçbirinde ayrıca sayılmamıştır. Bu yüzden ilk derece kararının bölge idare mahkemesince onanması, yani istinaf başvurusunun reddi, davanın çoğu zaman son halkasıdır.

7589 sayılı Kanun’la m.46’ya eklenen ikinci fıkra, 31.07.2026’dan itibaren bu tabloya önemli bir istisna getirmiştir. Birinci fıkra kapsamında olmayan davalarda, bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar, tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilir. İstisnalar arasında idare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar sayılmıştır.

Bu kuralın eş durumu davasına etkisi şudur: idare mahkemesi davayı reddetmiş, bölge idare mahkemesi bu kararı kaldırıp işlemi iptal etmişse, idare Danıştay’a temyiz yoluna gidebilir; tersine, ilk derece iptal kararını bölge idare mahkemesi kaldırıp davayı reddetmişse davacı temyiz edebilir. Bu ihtimalde davanın toplam süresine bir temyiz aşaması daha eklenir. Bölge idare mahkemesi ilk derece kararını onarsa ise temyiz yolu kapalı kalır. Kanunda 7589 sayılı Kanun için ayrı bir geçiş hükmü bulunmadığından, bu tarihten önce verilmiş kararlar bakımından kanun yolunun hangi kurala tabi olduğu dosyanın tarihlerine göre ayrıca kontrol edilmelidir.

Yönetmelik de Dava Edilirse Dosya Doğrudan Danıştayda Başlar

Ret işlemi, kurumun atama yönetmeliğindeki bir hükme dayanıyorsa, kişi yalnız kendi ret işleminin değil o hükmün de iptalini isteyebilir. 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24/1-c maddesine göre bakanlıklar ile kamu kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarında Danıştay ilk derece mahkemesidir. Ret işlemi ile yönetmelik hükmü birlikte dava edildiğinde dosyanın tamamı Danıştay’da görülür.

Bu yol, yönetmelik hükmünün herkes için ortadan kalkmasını sağlayabilir ve okunan kararlarda eş durumu bakımından önemli kazanımlar doğurmuştur; eş durumu istisnası tanımayan iki yıllık bekleme şartı ile sağlık personelinde “bir yıl içerisinde” başvuru sınırı bu yolla iptal edilmiştir. Ancak süre bakımından bedeli ağırdır. Danıştay’ın ilk derece olarak baktığı dosyalarda karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nda temyiz edilebilir ve okunan kararlarda bu dosyalar birkaç yıl sürmüştür.

Dava açmadan önce sorulması gereken soru şudur: ret işleminin hukuka aykırılığı yönetmelik hükmüne dokunmadan gösterilebiliyor mu? Gösterilebiliyorsa, yalnız ret işlemine karşı idare mahkemesinde açılan dava çoğu zaman daha hızlı sonuç verir. Yönetmelik hükmünün kendisi engelse ve başka yolla aşılamıyorsa, Danıştay yolu kaçınılmaz olabilir. Kişi bu durumda kendi davasında idare mahkemesinden yönetmelik hükmünü uygulamamasını da isteyebilir; hangi yolun seçileceği dosyanın özelliğine göre değerlendirilmelidir.

Gerçek Dosyalarda Süre Ne Kadar Oldu

Danıştay’ın tam metni okunan kararları, eş durumu reddine karşı açılan davaların gerçekte ne kadar sürdüğünü gösterir. Aşağıdaki tablodaki tarihler kararların kendi metinlerinden alınmıştır. Tablodaki dosyaların çoğu 2016’da bölge idare mahkemelerinin istinaf görevine başlamasından önceki sistemde ya da Danıştay’ın ilk derece olarak baktığı yönetmelik davalarında görülmüştür; bugün yalnız ret işlemine karşı açılan ve idare mahkemesinde başlayan bir dava için doğrudan ölçü alınmamalıdır.

DosyaBaşlangıçSon kararGeçen süre
MEB öğretmeni, eşi yabancı uyruklu (2.D E.2020/1905 K.2021/4107)Ret işlemi 01.08.201110.11.2021 iptalYaklaşık 10 yıl 3 ay
Kültür ve Turizm şube müdürü (2.D E.2021/14360 K.2021/4301)Son başvuru 21.08.201417.11.2021 onamaYaklaşık 7 yıl 3 ay
Sağlık, iç hastalıkları uzmanı (İDDK E.2020/1580 K.2021/1749)Ret işlemi 04.05.201513.10.2021 onamaYaklaşık 6 yıl 5 ay
Sağlık, KBB uzmanı (2.D E.2016/8668 K.2021/775)Başvuru 20.04.201623.03.2021 iptalYaklaşık 5 yıl
Sağlık, kardiyoloji uzmanı (İDDK E.2021/2605 K.2022/737)Ret işlemi 31.05.2018, dava 28.06.201807.03.2022 onamaYaklaşık 3 yıl 9 ay

Tablonun ilk iki satırındaki dosyalar bozma kararlarıyla birden fazla tur dönmüştür. Öğretmen dosyasında Danıştay İkinci Dairesi 24.10.2017’de davayı reddetmiş, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 12.12.2019’da bu kararı bozmuş ve Daire 10.11.2021’de işlemi iptal etmiştir. Kültür ve Turizm dosyasında da Danıştay’ın 05.12.2019 tarihli bozma kararından sonra ilk derece mahkemesi yeniden karar vermiş ve bu karar 2021’de onanmıştır. Bozma ve ısrar döngüsü, eski sistemde davaları yıllarca uzatan başlıca etkendi.

Son üç satırdaki sağlık personeli dosyaları ise Danıştay’da ilk derece olarak görülmüştür, çünkü ret işlemleriyle birlikte Sağlık Bakanlığı atama yönetmeliğinin hükümleri de dava edilmiştir. Kardiyoloji uzmanının dosyasında dava, ret işleminden yaklaşık bir ay sonra açılmış, Danıştay İkinci Dairesi 23.03.2021’de kararını vermiş ve Kurul 07.03.2022’de onamıştır. Bu dosyalardaki süreler, yönetmelik hükmünün dava edilmesinin takvime etkisini gösterir.

Bugünkü Sistemde Beklenti

Bugün yalnız ret işlemine karşı açılan bir davada yol, idare mahkemesi ve bölge idare mahkemesinden oluşur ve çoğu dosyada ikinci aşamada biter. 7589 sayılı Kanun’un bölge idare mahkemesinin dosyayı geri gönderme yetkisini daraltması, eski sistemdeki bozma ve ısrar döngüsünün tekrarlanmasını da sınırlar. Bu yapı, tablodaki on yıla varan takvimlerin bugün açılan sıradan bir eş durumu davasında tekrarlanmasını beklenen sonuç olmaktan çıkarır; ancak süre yine mahkemenin iş yüküne, tebligata ve dosyanın tamamlanma hızına bağlı kalır ve kesin bir ay sayısı verilemez. Bu yüzden eş durumu davaları ne kadar sürer diye plan yapan kişi, tek bir rakam yerine aşamaların toplamını ve kendi dosyasında hangi aşamaların bulunacağını hesaba katmalıdır.

Davayı Hızlandıran ve Yavaşlatan Etkenler

Davanın süresini kişinin kendisi de etkiler. Aşağıdaki etkenler, dosyaların takviminde en sık fark yaratan unsurlardır.

HızlandıranYavaşlatan
Ret yazısı, başvuru ve eklerin dilekçeyle birlikte eksiksiz sunulmasıEksik dilekçe nedeniyle dilekçenin reddi ve yeniden dava açılması
Doğru idare mahkemesinin ve doğru davalının seçilmesiYetkisizlik kararı ve yetki uyuşmazlığının Danıştay’a gitmesi
Savunmaya cevabın süre beklenmeden verilmesiHer tebliğe karşı otuz günün sonuna kadar beklenmesi
Ret gerekçesine tek tek cevap veren, somut belgeli dilekçeAra kararıyla belge istenmesini gerektiren eksik anlatım
Yalnız ret işleminin dava edilmesi, gerekmedikçe yönetmeliğe dokunulmamasıYönetmelik hükmünün birlikte dava edilmesiyle Danıştay yoluna girilmesi
Tebligat adresinin ve e-Tebligat kaydının güncel tutulmasıAdres değişikliği nedeniyle tebligatın iade gelmesi

Davanın sonucunu beklemeden geçici koruma isteme imkânı da vardır. Yürütmenin durdurulması kararı, ret işleminin etkisini dava sürerken askıya alabilir; ancak atama işlemlerinde bu karar idarenin savunması alınmadan verilemez. Şartları ve etkisi eş durumu yürütmeyi durdurma yazısında ayrıca anlatılmıştır.

Dava Sürerken Yeni Başvuru Yapılabilir mi

Yapılabilir ve çoğu zaman yapılmalıdır. Eş durumu başvuruları dönemsel olarak alınır ve her yeni dönemde yeni bir değerlendirme yapılır. Dava sürerken bir sonraki atama döneminde aynı talebin yinelenmesi, davadaki işlemden ayrı yeni bir işlem doğurur. Yeni dönemde talep kabul edilirse aile birliği dava sonucunu beklemeden sağlanmış olur.

Yeni başvurunun kabul edilmesi açılmış davayı etkiler. Kişi talep ettiği yere atanırsa, ret işleminin iptali istemi pratik anlamını yitirir ve mahkeme çoğu zaman davanın konusuz kaldığını tespit ederek karar verilmesine yer olmadığına hükmeder. Bu durumda yargılama giderlerinin nasıl paylaştırılacağı ayrıca belirlenir. Davadan feragat etmek ise farklı bir sonuçtur; feragat hâlinde yargılama giderleri kural olarak feragat edene yüklenir. Atama gerçekleştiğinde mahkemeye bilgi verilmesi ve feragat yerine konusuz kalma kararının istenmesi genellikle daha uygundur.

Yeni başvuru reddedilirse, bu yeni ret de kendi süresi içinde dava konusu edilebilir. İki ayrı davanın aynı mahkemede görülmesi hâlinde birleştirme istenebilir. Dava sürerken yapılan başvurularda ilk davadaki ret gerekçesine ilişkin gelişmelerin, örneğin talep edilen yerde yeni kadro ilan edilmesinin, açıkça yazılması yeni değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Dava Sürerken Aile Birliği İçin Başka Yollar

Davanın sürdüğü aylar boyunca ailenin ayrı yaşaması kaçınılmaz değildir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72. maddesi, yer değiştirme suretiyle atanmaya tabi memurun atandığı yerde eşinin atanacağı teşkilatın bulunmaması ya da niteliğine uygun boş görev bulunmaması hâlinde, eşe talebi üzerine eşinin görev süresiyle sınırlı izin verilebileceğini düzenler. İzin süresince yapılacak ödeme, maddede sayılan bölgelere göre farklı oranlarda belirlenmiştir. Bu yol yalnız maddedeki şartlara uyan durumlar için açıktır ve her eş durumu reddinde kullanılamaz.

Geçici görevlendirme de bazı kurumlarda başvurulan bir ara çözümdür. 657 sayılı Kanun’un ek 8. maddesi, memurların başka kamu kurumlarında, kurumlarının izni ve kendi muvafakatleriyle geçici süreli görevlendirilmesine imkân verir ve bu görevlendirme bir yılda altı ayı geçemez; kurum içindeki geçici görevlendirmeler ise kurumların kendi mevzuatına tabidir. Ancak geçici görevlendirme idarenin takdirindedir ve bir hak olarak istenemez. Talep edilmesi, aile birliğinin sağlanması için idareden makul bir adım beklendiğini gösterir ve ilerideki yargılamada idarenin tutumunu değerlendirmeye yardımcı olabilir.

Hiçbir ara çözümün mümkün olmadığı hâllerde ise yapılabilecek en etkili şey, dosyanın ilk günden eksiksiz hazırlanması ve sürelerin kaçırılmamasıdır. Kaybedilen her ay, mahkemenin dosyayı daha geç incelemesi demektir.

Karar Çıktıktan Sonra Atama Ne Zaman Yapılır

Davanın kazanılması, sürenin sonu değildir. İYUK m.28/1’e göre idare, mahkemenin esasa ilişkin kararlarının gereğine göre gecikmeksizin işlem tesis etmek zorundadır ve bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden itibaren otuz günü geçemez. Bu yükümlülük kararın kesinleşmesine bağlı değildir; idare istinafa gitmiş olsa da otuz günlük süre işler.

Kararın gereği her zaman doğrudan atama değildir. Mahkeme ret işlemini iptal eder; idare, iptal gerekçesine göre ya talep edilen yere atama yapar ya da mahkemenin hukuka aykırı bulduğu gerekçeyi tekrarlamadan yeni bir değerlendirme yapar. Kararın uygulanmasında yaşanan sorunlar ve idarenin kararı uygulamaması hâlinde izlenecek yol mahkeme kararıyla eş durumu tayini yazısında anlatılmıştır.

Eş Durumu Davalarında Süre Planlamasında Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, davanın birkaç hafta içinde sonuçlanacağını varsayarak taşınma, okul nakli ya da eşin işten ayrılması gibi kararları dava sonucuna bağlamaktır. Kanunun öngördüğü en kısa takvim bile aylarca sürer ve kanun yolları bu süreye eklenir.

İkinci hata, sürenin uzun olacağı düşüncesiyle dava açmaktan vazgeçmektir. Dava sürerken yeni dönem başvuruları yapılabilir ve kazanılan bir karar, aynı gerekçeyle verilecek sonraki retlerin önünü keser. Altmış günlük dava süresi kaçırıldıktan sonra aynı ret işlemine karşı dava açılamaz; süre kaçırıldığında ne olacağı idari dava açma süresi yazısında anlatılmıştır.

Üçüncü hata, ihtiyaç olmadan yönetmelik hükmünü de dava ederek dosyayı Danıştay’a taşımaktır. Dördüncü hata ise dava sürerken ortaya çıkan gelişmeleri, örneğin yeni bir çocuğun doğumunu, bir aile bireyinin hastalığını ya da talep edilen yerde açılan kadroları mahkemeye bildirmemektir. Bu gelişmeler hem yürütmeyi durdurma istemini hem de davanın esasını güçlendirebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Eş durumu davaları ne kadar sürer?

Kanun tek bir süre öngörmez. Dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra idare mahkemesi en geç altı ay içinde karar vermelidir; istinaf ve, açıksa, temyiz aşamaları bu süreye eklenir. Toplam süre dosyanın tamamlanma hızına ve mahkemenin iş yüküne göre değişir.

İdare mahkemesi eş durumu davasına kaç ayda karar verir?

Dosya tekemmül ettikten sonra en geç altı ay içinde karar verilmesi gerekir (İYUK m.20/5). Tekemmülden önceki dilekçeler aşaması, savunma süresinin uzatılıp uzatılmamasına göre birkaç ay sürer.

İdare savunma vermezse dava daha hızlı biter mi?

Savunma süresi geçtikten sonra dosya savunmasız da tamamlanabilir. İdarenin savunma vermemesi kararı hızlandırabilir, ama mahkeme gerekli gördüğü belgeleri ara kararıyla ayrıca isteyebilir.

İstinaf eş durumu davasını ne kadar uzatır?

İstinaf başvurusu kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yapılır ve karşı tarafın cevabı için otuz gün daha verilir. Bölge idare mahkemesinin karar süresi iş yüküne bağlıdır; 7589 sayılı Kanun, dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesini sınırlı hâllere indirmiştir.

Eş durumu davası Danıştaya gider mi?

Eş durumu reddi İYUK m.46/1’de sayılmadığı için bölge idare mahkemesinin onama kararı kesindir. Bölge idare mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp yeniden karar verirse m.46/2 uyarınca Danıştay’da temyiz yolu açılır. Yönetmelik hükmü de dava edilmişse dosya zaten Danıştay’da başlar.

Yönetmeliği de dava edersem dava uzar mı?

Genellikle uzar. Ülke çapında uygulanan bir yönetmelik hükmünün iptali istendiğinde ilk derece mahkemesi Danıştay’dır ve okunan kararlarda bu dosyalar birkaç yıl sürmüştür.

Duruşma istersem dava gecikir mi?

Davetiyelerin en az otuz gün önce gönderilmesi gerektiği için duruşma takvime en az bir ay ekler. Duruşmadan sonra en geç on beş gün içinde karar verilir.

Dava sürerken yeniden eş durumu başvurusu yapabilir miyim?

Yapabilirsiniz. Yeni dönemde yapılan başvuru ayrı bir değerlendirme doğurur; kabul edilirse açılmış dava çoğu zaman konusuz kalır, reddedilirse yeni ret de kendi süresi içinde dava edilebilir.

Davam sürerken atanırsam dava ne olur?

Talep edilen yere atama yapılırsa dava çoğu zaman konusuz kalır ve mahkeme karar verilmesine yer olmadığına hükmeder. Bu durumda feragat yerine mahkemeye atamanın bildirilmesi, yargılama giderleri bakımından genellikle daha uygundur.

Kazandığım karar ne zaman uygulanır?

İdare, kararın kendisine tebliğinden itibaren en geç otuz gün içinde kararın gereğine göre işlem yapmak zorundadır. Kararın kesinleşmesi beklenmez.

Yanlış mahkemede dava açarsam ne kadar zaman kaybederim?

Dava düşmez ama yetkili mahkemeye gönderilir. Danıştay’ın 2025 tarihli bir yetki kararında, iki mahkemenin kendisini yetkisiz görmesi nedeniyle dosyanın esasına girilmeden iki ay geçmiştir.

Tayin iptal davası ne kadar sürer?

Eş durumu dışındaki atama ve nakil davaları da aynı İYUK sürelerine tabidir: dilekçeler aşaması, tekemmülden sonra en geç altı ay içinde karar ve istinaf. Resen naklin iptali davalarında yürütmeyi durdurma istemi daha sık gündeme geldiği için ilk aylardaki takvim farklılaşabilir.

Eş durumu tayin davaları ne kadar sürer, yönetmelik de dava edilirse?

Yönetmelik hükmü de dava edilirse dosya Danıştay’da ilk derece olarak görülür ve okunan kararlarda bu davalar yaklaşık dört ila altı buçuk yıl sürmüştür.

Dava dosyamın hangi aşamada olduğunu nereden görürüm?

UYAP Vatandaş Portal ve e-Devlet üzerinden dosyanın tebligat, tekemmül ve karar aşamaları izlenebilir. Avukatla takip edilen dosyalarda bu bilgi avukat portalından da görülür.

Eş durumu davasında süre tutulmazsa ne olur?

Altmış günlük dava süresi kaçırılırsa aynı ret işlemine karşı dava açılamaz. Yeni dönemde yapılacak başvurunun reddine karşı ise yeniden dava açma hakkı doğar.

Dava uzun sürerse tazminat isteyebilir miyim?

Davanın makul sürede sonuçlanmaması bir hak ihlali iddiası doğurabilir. 7499 sayılı Kanun’la getirilen düzenleme uyarınca yargılamanın uzun sürmesine ilişkin başvurular önce Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonu’na yapılır.

Eş durumu davaları ne kadar sürer diye beklerken kaybedilen her hafta, ailesi ayrı yaşayan kişi için gerçek bir bedeldir; en değerli kaynak zamandır ve zamanın büyük kısmı dava açılmadan önceki kararlarla kazanılır ya da kaybedilir. Dosyanızın hangi mahkemede, hangi işleme karşı ve hangi takvimle yürüyeceğinin baştan planlanması için iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.


Bu yazı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7589 sayılı Kanun değişiklikleri işlenmiş 09.10.2026 tarihli güncel metni, 2575 sayılı Danıştay Kanunu ve tam metni okunan Danıştay kararlarındaki tarihler esas alınarak hazırlanmış genel bilgilendirme niteliğindedir. Bir davanın gerçek süresi mahkemenin iş yüküne ve dosyanın özelliklerine bağlıdır; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Av. Handan Sayan Özgül — Ankara Barosu

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar