İçindekiler · 13 bölüm
Rögar kazası nasıl ispatlanır sorusu, bu dosyalarda tazminatın miktarından daha belirleyicidir; çünkü dosyaların çoğu esastan değil ispat yüzünden kaybedilir. Kapak kazadan birkaç saat sonra takılır, baca asfaltla kapatılır, çevredeki kamera kaydı bir hafta içinde silinir. Geriye aracın altındaki hasar ya da hastane kaydı kalır; bunlar zararı gösterir ama zararın neden doğduğunu göstermez.
Bu yazıda soruyu yargılama usulü açısından ele alıyoruz: ispat yükü kimde, hangi üç unsurun ortaya konulması gerekiyor, dava açmadan delil tespiti nasıl istenir ve Yargıtay hangi eksik incelemeleri bozma sebebi sayıyor.
Kısaca Rögar Kazası Nasıl İspatlanır
| İspatlanacak unsur | Ne gösterir | Başlıca delil |
|---|---|---|
| Zarar | Araçta hasar ya da bedende yaralanma oluştuğu | Servis faturası, eksper raporu, hastane kaydı, epikriz |
| Hizmet kusuru | Kapağın açık, kırık, eksik ya da seviyesiz olduğu | Olay yeri fotoğrafı, kolluk tutanağı, önceki şikâyet kayıtları, keşif |
| İlliyet bağı | Zararın tam da bu kapaktan doğduğu | Keşif, bilirkişi raporu, tanık, kamera kaydı |
| Aidiyet | Kapağın davalı kurumun sorumluluğunda olduğu | Kurum yazışması, şebeke planı ve projesi, kapak üzerindeki döküm yazısı |
İspat Yükü Kimde
Kural olarak iddiasını ileri süren taraf onu ispatla yükümlüdür. Rögar dosyalarında bu, zarar görenin zararı, hizmet kusurunu ve illiyet bağını ortaya koyması anlamına gelir. İdarenin kusursuzluğunu ispat etmesi beklenmez; ancak idare, müterafik kusur ya da aidiyet gibi savunmalarını ileri sürdüğünde bu savunmaların dayanağını göstermesi gerekir.
Uygulamada zarar kaleminin ispatı en kolay halkadır: servis faturası, eksper raporu ya da hastane kaydı bunu kendiliğinden gösterir. Hizmet kusuru da kapağın durumunu gösteren bir fotoğrafla büyük ölçüde ortaya konur. Rögar kazası nasıl ispatlanır sorusunun asıl düğümü üçüncü halkadadır; dosyaların kaybedildiği yer neredeyse her zaman burasıdır.
En Kırılgan Halka İlliyet Bağı
İlliyet bağı, zararın tam da o kapaktan doğduğunun ortaya konulmasıdır. Kapağın bozuk olduğunu ispatlamak tek başına yetmez; aracın ona çarptığının ya da yayanın ona düştüğünün de gösterilmesi gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin bir kararı bu halkanın ne kadar ince olduğunu gösteriyor. Dosyada mahkeme, talep edilmesine rağmen olay yerinde keşif yapmamıştır. Duruşmada dinlenen sürücü tanık ise yeminli beyanında şunu söylemiştir:
“aracın çarptığı şeyin rögar kapağı mı taş mı olduğunu bilemiyorum, ancak aracın altında yarık vardı, olay akşam karanlık saatlerde meydana geldi, yol kazadan sonra değişti ve köprülü kavşak yapıldı”
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da hasarın “muhtemelen” rögar kapağına çarpma sonucu oluştuğu kanaati bildirilmiştir. Daire, olayın oluş biçimi hakkında yapılan araştırmayı yetersiz bulmuş ve eksik incelemeyle karar verilemeyeceğini belirterek hükmü bozmuştur. Aynı kararda Daire, olayın taşa çarpma sonucu meydana geldiğinin anlaşılması hâlinde davalıya yükletilecek kusur bulunmayacağını ve sigortacının rücu edemeyeceğini de vurgulamıştır (E.2016/8183, K.2017/1795).
Buradan çıkan sonuç nettir: “muhtemelen” ifadesi taşıyan bir rapor ve “bilemiyorum” diyen bir tanık, dosyayı ayakta tutmaz.
Dava Açmadan Önce Delil Tespiti İsteyin
Rögar dosyalarının en büyük riski delilin yok olmasıdır. Kapak takılır, baca kapatılır, yol yenilenir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu bu risk için özel bir yol öngörür: delil tespiti.
Kanun’un 400. maddesinin birinci fıkrası şunu düzenler:
“Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir.”
Aynı maddenin ikinci fıkrası hukuki yarar şartını açıklar: “delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır.” Rögar olayları bu tanıma tam olarak oturur.
Nereye başvurulur
Henüz dava açılmamışsa, 401. maddeye göre delil tespiti esas hakkındaki davaya bakacak mahkemeden ya da üzerinde keşif veya bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden istenebilir. Rögar olaylarında pratik yol ikincisidir: kazanın olduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesine başvurulur.
Aynı maddenin üçüncü fıkrası önemli bir güvence getirir: “Esas hakkında açılan davada, delil tespiti yapan mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olduğu ileri sürülemez.” Dava açıldıktan sonra ise her türlü delil tespiti talebi hakkında yalnızca davanın görüldüğü mahkeme yetkilidir.
İdari yargıda da aynı hükümler uygulanır
Davanın idare mahkemesinde açılacak olması delil tespiti yolunu kapatmaz. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesi, bu Kanun’da hüküm bulunmayan hususlar arasında “bilirkişi, keşif, delillerin tespiti” konularını sayar ve bunlarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağını belirtir. Aynı maddeye 2016 yılında eklenen cümleyle bilirkişiler bakımından Bilirkişilik Kanunu ve 6100 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine açıkça atıf yapılmıştır.
Yani belediyeye karşı idare mahkemesinde dava açacak olsanız bile, delilin kaybolmasını önlemek için önce sulh hukuk mahkemesinden delil tespiti isteyebilirsiniz.
Dilekçede ne bulunur
Kanun’un 402. maddesi delil tespiti dilekçesinin içeriğini belirler: tespiti istenen vakıa, tanıklara veya bilirkişilere sorulması istenen sorular, delillerin kaybolacağı kuşkusunu uyandıran sebepler ve aleyhine tespit istenen kişinin kimlik ile adres bilgileri. Aleyhine tespit yapılacak kişi durum ve koşullar nedeniyle gösterilemiyorsa talep yine geçerli sayılır; bu, kapağın hangi kuruma ait olduğunun henüz belirlenemediği hâller için önemlidir.
Mahkemenin belirlediği tespit giderleri avans olarak yatırılmadıkça sonraki işlemler yapılmaz. Talep haklı bulunursa karar, dilekçeyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir.
Gecikmenin hakları zedeleyeceği hâllerde 403. madde uyarınca karşı tarafa tebligat yapılmaksızın da tespit yapılabilir; tespitten sonra belgeler mahkemece kendiliğinden karşı tarafa tebliğ edilir ve karşı taraf bir hafta içinde itiraz edebilir. Rögar olaylarında bu hüküm özellikle işlevseldir, çünkü tebligat süresince kapak değiştirilebilir.
Tespit dosyası davanın eki sayılır
Kanun’un 405. maddesi şunu düzenler: “Delil tespiti dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır ve onunla birleştirilir. Asıl davanın taraflarından her biri, iddia veya savunmasını ispat için bu tutanak ve raporlara dayanabilir.” Yani tespit aşamasında alınan keşif tutanağı ve bilirkişi raporu, sonradan açılacak davada doğrudan kullanılır.
Olay Anında Toplanan Delil Sonradan Üretilemez
Delil tespiti ve keşif, kaybolmuş bir delili geri getirmez; yalnızca hâlâ duran bir delili kayda geçirir. Bu nedenle dosyanın kaderi çoğu zaman kaza anındaki ilk on beş dakikada belirlenir.
Olay yerinde alınması gereken görüntüde şunların bulunması gerekir:
- Kapağın kendisi ve konumu. Açık mı, yerinden çıkmış mı, kırık mı, yol seviyesinin altında ya da üstünde mi? Kapağı çevresiyle birlikte, yolun genel görünümünü de kapsayacak biçimde çekin.
- Kapak üzerindeki yazı. Baca kapaklarının çoğunda kurumun adı ya da kısaltması döküm olarak bulunur; bu görüntü aidiyet tartışmasının büyük bölümünü baştan çözer.
- Zararla ilişkiyi kuran görüntü. Aracın kapağın hemen yanında duran hâli, alt takımdaki hasar, tekerlek izi ya da yayanın düştüğü noktanın konumu.
- Çevre koşulları. Aydınlatma, hava durumu, su birikintisi, uyarı levhası ya da bariyer bulunup bulunmadığı. Bu görüntüler müterafik kusur savunmasını karşılamak için kullanılır.
- Yakın çevredeki kamera konumları. Hangi iş yerinin kamerasının olay yerini gördüğünü kayda alın; kayıt talebini bu bilgiye dayandırın.
Görüntülerin çekim tarihini ve konum bilgisini taşıması, sonradan üretildiği itirazını karşılar. Telefonla çekilen fotoğrafların konum verisi açık olarak kaydedilmesi bu bakımdan yararlıdır.
Kaza sonrasında idarenin hızla onarım yapması sık karşılaşılan bir durumdur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin bir kararında davalı, kazadan hemen sonra rögarın üzerinin asfaltla kapatılmış olmasının sorumlulukların ortaya çıkmaması için delil karartıldığını gösterdiğini ileri sürmüştür (E. 2022/9822, K. 2025/15460). Onarımın kendisi hukuka aykırı değildir; ancak olay anında görüntü alınmamışsa geriye tartışılacak bir şey kalmaz.
Keşif Neden Vazgeçilmez
Keşif, hâkimin olay yerini bizzat ya da bilirkişi eşliğinde incelemesidir. Rögar dosyalarında kapağın konumunu, yol seviyesine göre yüksekliğini, çevredeki aydınlatmayı ve görüş mesafesini yerinde gösteren tek yol budur.
Yargıtay, keşif talep edilmesine rağmen keşif yapılmadan hüküm kurulmasını eksik inceleme sayarak bozma sebebi kabul etmiştir. Bu nedenle keşif talebi dilekçede açıkça yazılmalı, reddedilmesi hâlinde bu husus istinaf ve temyiz sebebi olarak korunmalıdır.
Keşfin gecikmesi ayrı bir sorundur. Yol yenilenmiş, kapak değiştirilmiş ya da kavşak yeniden düzenlenmişse keşif olay anındaki durumu gösteremez. Delil tespiti yolunun önemi burada ortaya çıkar.
Bilirkişi Raporu ve Çelişki Sorunu
Kusurun ve illiyet bağının teknik değerlendirmesi bilirkişi raporuyla yapılır. Raporun dosyayı taşıyabilmesi için denetime elverişli olması gerekir: varsayıma değil somut tespitlere dayanmalı, kendi içinde çelişmemelidir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin bir kararı çelişkili raporun sonucunu gösteriyor. Dosyada bilirkişi, hasarın davalı idarenin kapağı vaktinde kontrol etmemesi ve değiştirmemesi yani bakım ve onarım hizmetini aksatmasından kaynaklandığını belirtmiş; ancak aynı raporun sonuç kısmında, kapak çevresini vaktinde uygun malzemeyle sıkıştırmayan dava dışı belediyenin yüzde yüz kusurlu olduğu ifade edilmiştir. Daire şu değerlendirmeyi yapmıştır:
“Rapor kendi içinde çelişkili olup hükme esas alınması doğru değildir. … mahkemece, rögar kapağının kırılma nedenleri ve kimin sorumlu olduğuna ilişkin çelişkilerin giderildiği, denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” (E.2017/1001, K.2019/10271)
Rapora itiraz ederken yapılması gereken, sonuca değil gerekçeye yönelmektir: hangi tespitin hangi veriye dayandığı, çelişkinin nerede olduğu ve hangi sorunun cevapsız kaldığı somut olarak gösterilmelidir. İtiraz usulü bakımından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi örneği başlıklı yazımızdaki yapı yol gösterici olabilir.
Kamera Kaydını Nasıl Elde Edersiniz
Kamera kaydı, illiyet bağını tek başına kuran en güçlü delildir. Sorun, kayıtların kısa sürede silinmesidir.
- Çevredeki iş yerleri. Kayıtlar çoğu zaman birkaç gün ile birkaç hafta arasında saklanır. Olaydan hemen sonra yazılı talepte bulunun; işletme kaydı vermekten kaçınıyorsa mahkemeden delil tespiti isteyin.
- Kent güvenlik kameraları. Kayıt talebi ilgili kuruma yazılı olarak yapılır. Kayıt talebinin reddi hâlinde mahkeme aracılığıyla getirtilmesi istenir.
- Araç kamerası ve telefon. Kendi aracınızda kayıt cihazı varsa dosyayı hemen yedekleyin; cihaz üzerine yazarak eski kaydı siler.
- Trafik denetleme kameraları. Olayın meydana geldiği kavşak ya da güzergâhta bulunan kayıtların getirtilmesi mahkemeden istenebilir.
Kaydın varlığını öğrendiğiniz anda saklanması talebini yazılı olarak iletmek, kaydın silinmesi hâlinde bu durumun aleyhe değerlendirilmesini sağlayabilir.
Tanık, Tutanak ve Kurum Kayıtları
Tanık. Olay yerinde bulunanların ad ve iletişim bilgileri o anda alınmalıdır. Tanık beyanının değeri, olayın oluş biçimine ilişkin kesinlik taşımasına bağlıdır; “ne olduğunu tam görmedim” biçimindeki beyan dosyayı taşımaz.
Kolluk tutanağı. Rögar kazası tek taraflı olduğundan anlaşmalı tutanak işe yaramaz; kolluk çağrılarak resmî tutanak tutturulması gerekir. Tutanağın nasıl tutulması gerektiğini maddi hasarlı trafik kazalarında tutanak nasıl tutulmalı başlıklı yazımızda anlattık; hatalı düzenlenmiş tutanağa karşı izlenecek yol için hatalı doldurulan kaza tespit tutanağına itiraz ve dava yolları yazımıza bakabilirsiniz.
İdarenin kendi kayıtları. Bunlar en çok gözden kaçan delil grubudur ve idarenin aleyhine en güçlü kanıtı oluşturabilir:
- Aynı baca için daha önce yapılmış şikâyet ve ihbar kayıtları. İdarenin durumu bildiği hâlde önlem almadığını gösterir.
- Bakım ve onarım kayıtları. Kapağın en son ne zaman kontrol edildiğini ortaya koyar.
- Şebeke planı ve projesi. O noktada baca bulunup bulunmadığını ve hangi kuruma ait olduğunu gösterir. Yargıtay, mahkemenin bu belgeleri ilgili kurumdan getirtmesi gerektiğini belirtmiştir.
- İhale ve yüklenici belgeleri. Yolda çalışma yapılıyorsa işi kimin yürüttüğünü ortaya koyar.
Bu belgelerin mahkeme aracılığıyla getirtilmesi dilekçede açıkça talep edilmelidir.
İdarenin Karşı Delilleri ve Nasıl Karşılanır
İspat tek yönlü işlemez. İdare de kendi savunmasını desteklemek için delil sunar ve bunların önceden bilinmesi hazırlık yapmayı sağlar.
- Bakım ve denetim kayıtları. İdare, kapağın düzenli kontrol edildiğini ve olay tarihinden kısa süre önce yerinde olduğunu gösteren kayıtlar sunabilir. Karşılamak için kaydın gerçekten o bacaya ait olup olmadığı, kontrolün hangi yöntemle yapıldığı ve kayıt ile olay tarihi arasındaki sürenin makul olup olmadığı sorgulanır.
- Aidiyet yazışması. İdare, kapağın başka bir kuruma ait olduğunu gösteren yazı sunabilir. Bu yazı çoğu zaman diğer muhatabı işaret ettiği için zarar gören açısından da yararlıdır; ancak şebeke planıyla karşılaştırılması gerekir.
- Kusur raporu. İdarenin sunduğu teknik rapor, zarar görene yüksek oranda kusur yükleyebilir. Raporun hangi verilere dayandığı, keşif yapılıp yapılmadığı ve olay anındaki aydınlatma ile hava koşullarının dikkate alınıp alınmadığı incelenmelidir.
- Uyarı önlemi iddiası. İdare baca çevresine bariyer ya da işaret konulduğunu ileri sürebilir. Olay anında çekilen görüntüler bu iddiayı doğrudan karşılar; görüntü yoksa tanık beyanı ve kolluk tutanağı devreye girer.
Bu savunmaların tümünde ortak nokta şudur: karşılamanın en etkili yolu, olay anında alınmış tarihli görüntüdür. Sonradan yapılacak her teknik tartışma, bu görüntünün yerini ancak kısmen tutar.
Ceza Dosyası Tazminat Dosyasını Nasıl Besler
Olayda yaralanma varsa taksirle yaralama suçundan soruşturma açılabilir. Ceza dosyasında toplanan tutanaklar, tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu ve bilirkişi raporları tazminat dosyasına sunulabilir. Bu deliller çoğu zaman olaya en yakın tarihte toplandığı için tazminat dosyasındakilerden daha güçlüdür.
Ceza dosyasının takipsizlik ya da beraatle sonuçlanması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, görevlilerin cezai sorumluluğuna gidilemediği bir olayda dahi “belediyenin hizmet kusuru niteliğindeki fiilinin hukuki sorumluluğu gerektireceği” tespitini yapmıştır (E.2014/8162, K.2015/3111). Bu ayrımı ve bedensel zarar kalemlerini rögara düşüp yaralanma tazminatının nasıl isteneceği başlıklı yazımızda ele aldık.
Davanın hangi mahkemede açılacağını rögar kapağı tazminat davası hangi mahkemede açılır, muhatabın nasıl belirleneceğini rögar kapağı kazasında davalı kimdir yazılarımızda; güncel bir Yargıtay kararının çözümlemesini ise Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin rögar kaynaklı araç hasarı ve mahrumiyet tazminatına ilişkin emsal kararı yazımızda bulabilirsiniz.
Kanun metinlerinin güncel hâline Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve İdari Yargılama Usulü Kanunu bağlantılarından ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Rögar kazası nasıl ispatlanır?
Rögar kazası nasıl ispatlanır konusunda üç unsurun ortaya konulması gerekir: zarar, kapağın bozuk olduğu yani hizmet kusuru ve zararın tam da o kapaktan doğduğu yani illiyet bağı. Fotoğraf, kolluk tutanağı, keşif, bilirkişi raporu, kamera kaydı ve tanık beyanı başlıca delillerdir.
Dava açmadan delil tespiti isteyebilir miyim?
Evet. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400. maddesi, ileride açılacak davada ileri sürülecek bir vakıanın tespiti için keşif, bilirkişi incelemesi ya da tanık dinlenmesi talebine imkân tanır. Delilin kaybolacağı ihtimali varsa hukuki yarar şartı gerçekleşmiş sayılır.
Delil tespitini hangi mahkemeden isteyeceğim?
Dava açılmamışsa esas davaya bakacak mahkemeden ya da keşif yapılacak şeyin bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden istenir. Dava açıldıktan sonra yalnızca davanın görüldüğü mahkeme yetkilidir.
Davayı idare mahkemesinde açacağım, delil tespiti yine mümkün mü?
Evet. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesi bilirkişi, keşif ve delillerin tespiti konularında Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağını düzenler.
Karşı tarafa haber verilmeden tespit yapılabilir mi?
Talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde tebligat yapılmaksızın tespit yapılabilir. Tespitten sonra belgeler mahkemece karşı tarafa tebliğ edilir ve karşı taraf bir hafta içinde itiraz edebilir.
Delil tespiti dosyası davada kullanılır mı?
Evet. Tespit dosyası asıl dava dosyasının eki sayılır ve onunla birleştirilir; taraflar iddia veya savunmalarını ispat için bu tutanak ve raporlara dayanabilir.
Mahkeme keşif yapmazsa ne olur?
Keşif talep edilmesine rağmen keşif yapılmadan karar verilmesi eksik inceleme sayılır. Yargıtay bu durumu bozma sebebi kabul etmiştir; bu nedenle talep dilekçede açıkça yer almalı ve reddi hâlinde kanun yolunda ileri sürülmelidir.
Rögar kapağı kazası bilirkişi raporu neyi içermeli?
Rapor, kapağın durumunu, hasarın oluş biçimiyle uyumunu ve kusur dağılımını somut tespitlere dayanarak göstermelidir. Varsayıma dayanan ya da kendi içinde çelişen rapor denetime elverişli sayılmaz.
Bilirkişi raporu çelişkiliyse ne yapabilirim?
Süresi içinde gerekçeli itiraz ederek yeni rapor alınmasını isteyin. Yargıtay, kendi içinde çelişkili raporun hükme esas alınamayacağını ve denetime açık rapor alınması gerektiğini belirtmiştir.
Kamera kaydı silinmişse ne yapabilirim?
Kaydın saklanması yönündeki yazılı talebinizi belgeleyin. Kayıt buna rağmen silinmişse bu durum değerlendirmeye alınabilir. Ayrıca tanık beyanı, kolluk tutanağı ve olay yeri fotoğrafları illiyet bağını desteklemek için kullanılır.
Tanığım yok, dosyam düşer mi?
Zorunlu değildir. Acil servis ya da servis kaydındaki olay anlatımı, kolluk tutanağı, olay yeri görüntüleri ve bilirkişi incelemesi tanık yokluğunu telafi edebilir. Önemli olan illiyet bağının kesinlik taşıyacak biçimde ortaya konulmasıdır. Fotoğrafların sonradan çekildiği itirazına karşı da görüntünün çekim tarihi ve konum bilgisi taşıması gerekir.
İdarenin kendi kayıtlarını nasıl getirtebilirim?
Şikâyet ve ihbar kayıtları, bakım ve onarım kayıtları ile şebeke planı ve projesinin ilgili kurumdan getirtilmesini dava dilekçenizde açıkça talep edin. Yargıtay da mahkemelerin bu belgeleri getirtmesi gerektiğini belirtmektedir.
Ceza dosyasındaki delilleri kullanabilir miyim?
Evet. Ceza dosyasında toplanan tutanak, tanık beyanı ve bilirkişi raporları tazminat dosyasına sunulabilir; bu deliller olaya daha yakın tarihte toplandığı için çoğu zaman daha güçlüdür.
Kazadan sonra kapak değiştirilmişse bu aleyhime mi olur?
Kendiliğinden aleyhe sonuç doğurmaz ancak ispatı zorlaştırır. Bu nedenle kaza anında görüntü almak ve gecikmeden delil tespiti istemek belirleyicidir.
İspat yükü kimin üzerinde?
Zararı, hizmet kusurunu ve illiyet bağını ortaya koymak zarar görene düşer. İdare ise müterafik kusur ya da aidiyet gibi savunmalarının dayanağını göstermekle yükümlüdür.
İdare bakım kaydı sunarsa dosyam düşer mi?
Zorunlu değildir. Kaydın gerçekten o bacaya ait olup olmadığı, kontrolün hangi yöntemle yapıldığı ve kayıt ile olay tarihi arasındaki sürenin makul olup olmadığı tartışılır.
Yasal Uyarı
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Delil tespiti, keşif ve ispat değerlendirmesi her dosyanın somut koşullarına göre değişir. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebilir. Hak kaybı yaşamamak için kendi dosyanıza ilişkin adım atmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur.
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.
Devamı
İlgili yazılar
-
Yakınım Geri Gönderme Merkezinde, İdari Gözetim Süresi En Fazla Ne Kadar Olabilir
İdari gözetim süresi geri gönderme merkezinde altı ayı geçemez, yalnız iki sebeple altı ay daha uzar. Aylık değerlendirme, 30 gün kuralı ve süre aşımı.
Yabancılar Hukuku -
Disiplin Cezasıyla Üniversiteden Atılan Öğrenci Başka Okula Gidebilir mi
Üniversiteden atılan öğrenci başka okula gidebilir mi? Kanun yalnız çıkarıldığı kuruma dönüşü yasaklar. YKS, yatay geçiş ve askerlik ertelemesi açıklandı.
Eğitim Hukuku -
Yükseköğretim Kurumundan Çıkarma Cezası Aldım, Fiilim Bu Cezayı Gerektiriyor mu
Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası yalnız kanunda sayılan dört fiille verilir. Uyuşturucu kullanmak, silah taşımak ve cinsel taciz bu listede değildir.
Eğitim Hukuku -
Adliyede Çalışıyorum, Adalet Bakanlığı Eş Durumu İçin Ne Gerekir?
Adalet Bakanlığı eş durumu tayininde atamadan önceki mazerete dayanılamaz, bir yıl kuralı vardır ve adliye personelinde komisyon muvafakati aranır.
İdare Hukuku