İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

İdare Hukuku

Tebligat Elime Geçti, İdari Dava Açma Süresi Ne Zaman Başlar

· · 19 dk okuma
Tebligat Elime Geçti, İdari Dava Açma Süresi Ne Zaman Başlar
İçindekiler · 14 bölüm

İdari dava açma süresi ne zaman başlar sorusu, tebligatın hangi yolla yapıldığına göre dört ayrı tarih verebilir: imza karşılığı teslim alınan belgede ertesi gün, kapıya yapıştırılan ihbarnamede yapıştırma gününün ertesi, elektronik tebligatta iletinin ulaştığı günü izleyen beşinci günden sonraki gün, ilanen tebliğde ise son ilandan itibaren on beş günlük ek bekleme süresinin bitimi. Aynı işlem, aynı kişiye farklı yollarla ulaştığında sürenin son günü haftalarca kayabilir.

Anayasa’nın 125. maddesi idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağını söyler; İdari Yargılama Usulü Kanunu da süreyi tebliğ tarihini izleyen günden başlatır. Buradaki kilit kavram, tebliğin hukuken hangi gün yapılmış sayılacağıdır. Tebellüğ tarihinin ne anlama geldiği, tebligat aile üyesine ya da kapıcıya verildiğinde, kapıya yapıştırıldığında, elektronik yolla geldiğinde ve gazetede ilan edildiğinde sürenin hangi gün başladığı ve tebliğ hafta sonuna denk geldiğinde ne olacağı bu yazıda açıklanmaktadır.

Bir Bakışta: İdari Dava Açma Süresi Ne Zaman Başlar

  • Kural, yazılı bildirimi izleyen gündür. Tebliğ edilen gün süreye dahil edilmez; süre ertesi gün işlemeye başlar.
  • İmza karşılığı teslimde tebliğ tarihi, belgenin teslim edildiği gündür. Belgeyi aynı konutta oturan on sekiz yaşından büyük bir aile üyesinin alması da geçerlidir.
  • Kapıya yapıştırmada iki ayrı kural vardır. Adreste kimse yoksa yapıştırma günü, muhatap geçici olarak başka yere gitmişse yapıştırmadan on beş gün sonrası tebliğ tarihidir.
  • Elektronik tebligatta tebliğ, iletinin ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Süre bunun ertesi günü başlar; iletinin açılıp açılmadığına bakılmaz.
  • İlanen tebliğde idari dava için özel kural vardır. Süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar; genel tebligat kuralındaki yedi gün uygulanmaz.
  • Tebliğ hafta sonu ya da bayramda yapılabilir. Tebliğin tatil gününe denk gelmesi süreyi ertelemez; yalnızca son günün tatile rastlaması süreyi uzatır.

İdari Dava Açma Süresi Ne Zaman Başlar

İdari dava açma süresi, işlemin kişiye yazılı olarak bildirildiği günü izleyen günden başlar. Bu kuralın üç dayanağı vardır. Anayasa’nın 125. maddesinin üçüncü fıkrasına göre idari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin ikinci fıkrası, idari uyuşmazlıklarda sürenin yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başladığını söyler. 8. maddenin birinci fıkrası da sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağını tekrar eder.

Üç hükmün ortak sonucu şudur: idari işlem kişiye yazılı olarak ulaşmadan süre başlamaz ve ulaştığı gün süreye sayılmaz. İşlemin idarede imzalandığı, kayda girdiği ya da postaya verildiği tarihlerin süre bakımından hiçbir önemi yoktur. Belirleyici olan, işlemin muhataba ulaştığı kabul edilen tarihtir.

Bu tarihin hangi gün olduğunu, tebligatın yapılış biçimi belirler. Anayasa Mahkemesi’nin Nadir Kahya kararında (B.No 2014/16754, 09.11.2017) belirtildiği ve Danıştay Dergisi’nde aktarıldığı üzere, Anayasa’nın 125. maddesi yazılı bildirimin yapılış usulüne ilişkin sınırlayıcı bir hüküm içermez. Uygulamada idari işlemler; imza karşılığı elden teslim, posta yoluyla tebligat, elektronik tebligat ve ilan olmak üzere dört ana yolla bildirilir ve her birinin tebliğ tarihini belirleme kuralı farklıdır.

60 Günlük Dava Açma Süresi Ne Zaman Başlar

60 günlük dava açma süresi, tebliğ tarihini izleyen gün başlar ve o gün birinci gün olarak sayılır. Örneğin işlem 1 Ekim 2026 Perşembe günü imza karşılığında teslim alınmışsa, 2 Ekim Cuma sürenin birinci günüdür ve altmışıncı gün 30 Kasım 2026 Pazartesi gününe düşer. Hesap gün gün yapılır, aylara bölünmez.

Sürenin kaç gün olduğunu belirleyen kural ile ne zaman başladığını belirleyen kural ayrıdır. Altmış gün genel süredir; ihale, acele kamulaştırma ve sınır dışı etme gibi alanlarda daha kısa özel süreler uygulanır. Hangi işlemde hangi sürenin geçerli olduğu idari dava açma süresi kaç gün yazımızda tablo hâlinde gösterilmiştir. Başlangıç kuralı ise sürenin uzunluğundan bağımsızdır: yedi günlük süre de, altmış günlük süre de tebliği izleyen günden başlar.

İdare Mahkemesi 60 Günlük Süre Ne Zaman Başlar

İdare mahkemesi 60 günlük süre, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Vergi mahkemesinin görev alanındaki uyuşmazlıklarda ise Kanun farklı başlangıç noktaları öngörür: tahakkuku tahsile bağlı vergilerde tahsilat, tebliğ yapılan hâllerde tebliğ, tevkif yoluyla alınan vergilerde ödeme, tescile bağlı vergilerde tescil tarihi esas alınır. Bu ayrım yalnızca vergi davaları için geçerlidir ve ayrıntısı vergi mahkemesinde dava açma süresi yazımızda anlatılmıştır.

İdare mahkemesine açılacak davalarda başlangıç kuralını değiştiren tek istisna, ilanı gereken düzenleyici işlemlerdir. Yönetmelik ve benzeri genel düzenlemelerde süre, ilan tarihini izleyen günden başlar ve kişinin düzenlemeden ne zaman haberdar olduğuna bakılmaz. Düzenleyici işlemin kişiye uygulanması üzerine ise uygulama işleminin tebliğiyle yeni bir dava imkânı doğar.

İdareye yapılan bir başvurunun cevapsız kalması ya da reddedilmesi hâlinde süre farklı kurallara bağlanır; otuz günlük bekleme süresi ve üst makama başvurunun süreyi durdurması ayrı bir konudur. Bu yazı, işlemin kişiye doğrudan bildirildiği hâllerle sınırlıdır.

Tebliğ Tarihinden İtibaren İfadesinin Anlamı

Tebliğ tarihinden itibaren ifadesi, tebliğin yapıldığı günün süreye dahil edilmediği anlamına gelir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 8. maddesi bunu açıkça yazar: süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Gündelik dilde “tebliğden itibaren altmış gün” dendiğinde, sayım tebliğin ertesi gününden başlar.

Bu kuralın pratik sonucu, tebliğ gününün hangi saatte yapıldığının önemsiz olmasıdır. Belge sabah dokuzda da teslim alınsa, akşam beşte de teslim alınsa süre ertesi gün başlar. Aynı şekilde tebliğin yapıldığı günün iş günü ya da tatil günü olması da başlangıcı değiştirmez.

Kanun metinlerinde “tebliğinden itibaren”, “tebliğ tarihinden itibaren” ve “tebliği izleyen günden itibaren” ifadeleri birbirinin yerine kullanılır. İdari yargıda bu ifadelerin üçü de aynı hesaba götürür; çünkü 8. madde bütün sürelere uygulanan genel kuralı koyar. Özel kanunlarda geçen “tebliğinden itibaren yedi gün” gibi ifadeler de bu genel kurala göre hesaplanır.

Tebliğ Tarihinden İtibaren 30 Gün Nasıl Hesaplanır

Tebliğ tarihinden itibaren 30 gün, tebliğ gününün ertesi birinci gün sayılarak hesaplanır. 1 Ekim 2026 Perşembe günü tebliğ edilen bir işlemde otuzuncu gün 31 Ekim 2026 Cumartesi gününe düşer. Son gün hafta sonuna rastladığı için süre izleyen çalışma günü olan 2 Kasım 2026 Pazartesi gününün bitimine kadar uzar.

Otuz günlük süre vergi mahkemelerinde genel süredir; ihale, acele kamulaştırma, çevresel etki değerlendirmesi kararları ve kamulaştırma işlemlerine karşı açılacak davalarda da otuz günlük özel süreler uygulanır. Başlangıç kuralı bu davaların hepsinde aynıdır.

Tebliğ şekliTebliğ tarihi sayılan günDayanak
İmza karşılığı teslimBelgenin teslim edildiği günTebligat K. m.1, m.10
Aynı konutta oturan kişiye teslimBelgenin o kişiye verildiği günTebligat K. m.16, m.22
Adreste kimse yokken kapıya yapıştırmaİhbarnamenin yapıştırıldığı günTebligat K. m.21
Geçici ayrılmada kapıya yapıştırmaYapıştırmadan on beş gün sonraTebligat K. m.20
Elektronik tebligatİletinin ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonuTebligat K. m.7/a
İlanen tebliğSüre, son ilanı izleyen günden on beş gün sonra işlerİYUK m.7/3

Her satırda dava süresi, tebliğ tarihi sayılan günü izleyen gün başlar. İlanen tebliğde ise İYUK’un özel hükmü, doğrudan sürenin işlemeye başlayacağı anı belirler.

Tebellüğ Tarihi ile Tebliğ Tarihi Arasındaki Fark

Tebellüğ tarihi, belgenin muhatap tarafından teslim alındığı tarihtir. Tebliğ, idarenin belgeyi bildirmesi; tebellüğ ise kişinin onu alması anlamına gelir. Tebligat mazbatasındaki “tebellüğ eden” hanesi, belgeyi kimin, hangi sıfatla ve hangi tarihte aldığını gösterir.

İmza karşılığı yapılan tebliğlerde tebliğ tarihi ile tebellüğ tarihi aynı gündür ve dava süresi bu günü izleyen gün başlar. Uygulamada iki kavram birbirinin yerine kullanılır; bir işlem yazısında ya da tebliğ-tebellüğ belgesinde yazan tarih, sürenin hesabında esas alınacak tarihtir.

İki tarihin ayrıştığı durumlar, kanunun tebliği belirli bir tarihte yapılmış sayıldığı hâllerdir. Elektronik tebligatta kişi iletiyi aynı gün açsa da tebliğ beşinci günün sonunda yapılmış sayılır; ilanen tebliğde kimse belgeyi eline almaz ama kanun bir tarih belirler. Bu hâllerde hesapta tebellüğ değil, kanunun öngördüğü tebliğ tarihi kullanılır.

İmza Karşılığı Elden Yapılan Tebliğde Süre

İmza karşılığı elden yapılan tebliğde süre, belgenin teslim edildiği günün ertesi günü başlar. Tebligat Kanunu’nun 1. maddesi; genel bütçeli idareler, özel bütçeli idareler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, sosyal güvenlik kurumları, il özel idareleri, belediyeler ve köyler tarafından yapılacak tebligatın bu Kanuna göre posta idaresi ya da memur vasıtasıyla yapılacağını düzenler. Kurum içinde bir personele imza karşılığı verilen yazı da memur vasıtasıyla yapılmış bir tebliğdir.

Kamu görevlilerinde bu yol çok yaygındır. Atama, görev yeri değişikliği ya da disiplin cezası yazısı birim amiri tarafından personele imzalatılır ve imza tarihi tebliğ tarihidir. Yazıyı imzalamaktan kaçınmak tebliği engellemez; tebliğden kaçınma, tutanakla tespit edildiğinde de sonuç doğurur. Disiplin cezalarında tebliğin eksik yapılmasının sonuçları disiplin cezası tebliği yazımızda anlatılmıştır.

Elden tebliğde sık yapılan hata, işlemin sözlü olarak duyurulduğu tarihin tebliğ tarihi sanılmasıdır. Toplantıda okunan bir karar ya da telefonla verilen bir bilgi yazılı bildirim değildir. Kişi işlemin varlığını ve içeriğini başka bir yoldan tüm yönleriyle öğrenmişse sonuç ayrıca değerlendirilir; bu durum tebliğ edilmeyen idari işlem yazımızın konusudur.

Tebligat Aile Üyesine ya da Kapıcıya Verildiyse

Tebligat aile üyesine verildiyse, belgenin o kişiye teslim edildiği gün tebliğ tarihidir. Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine göre tebliğ yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisiyle aynı konutta oturan kişilere ya da hizmetçilerinden birine yapılır. Belgeyi alan eşin, çocuğun ya da başka bir aile üyesinin belgeyi muhataba ne zaman verdiği süreyi etkilemez.

Bu tebliğin geçerli olması için iki şart vardır. Birincisi, belgeyi alan kişinin muhatapla gerçekten aynı konutta oturması gerekir; yalnızca ziyarete gelmiş bir akraba bu kapsama girmez. İkincisi, Kanunun 22. maddesi uyarınca muhatap yerine tebligatı alan kişinin görünüşüne göre on sekiz yaşından küçük olmaması ve açıkça ehliyetsiz bulunmaması gerekir. Bu şartlara aykırı yapılan tebliğ usulsüzdür.

Kapıcıya ya da site yöneticisine yapılan teslim ise kural olarak muhatap yerine yapılmış bir tebliğ değildir. Kanun kapıcı ve yöneticiyi, 21. maddede yalnızca adreste kimse bulunmadığında haber verilecek kişiler arasında sayar. Belgenin bu kişilere bırakılması, geçerli bir tebliğ yerine usulsüz bir tebliğ tartışması doğurur.

Muhatap Geçici Olarak Başka Yerdeyse

Muhatap geçici olarak başka yere gitmişse, Tebligat Kanunu’nun 20. maddesi farklı bir kural koyar. Aynı konutta oturan kişi ya da işyerindeki daimi çalışan, muhatabın geçici olarak ayrıldığını beyan ederse, bu beyan ve beyanda bulunanın adı mazbataya yazılır ve belge bu kişiye verilir. Bu durumda tebliğ, belgenin o kişiye verildiği tarihte yapılmış sayılır.

Beyanda bulunan kişi belgeyi almaktan kaçınırsa, tebligat 21. maddedeki usule göre muhtara bırakılır ve ihbarname kapıya yapıştırılır. Maddenin son cümlesine göre bu durumda tebliğ, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün sonra yapılmış sayılır. 5 Ekim 2026’da kapıya yapıştırılan bir ihbarnamede tebliğ 20 Ekim 2026’da yapılmış sayılır ve dava süresi ertesi gün başlar.

Kapıya Yapıştırılan Tebligatta Sürenin Başlangıcı

Tebligat kapıya yapıştırıldıysa ve muhatabın geçici olarak ayrıldığına dair bir beyan yoksa, dava süresi yapıştırma gününün ertesi günü başlar. Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi, muhatap ya da onun yerine tebligat alabilecek kişilerden hiçbiri adreste bulunmazsa ya da tebellüğden kaçınırsa, belgenin muhtara ya da kolluk görevlisine teslim edileceğini ve ihbarnamenin kapıya yapıştırılacağını düzenler. Maddenin açık hükmüne göre ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

Bu kural sert sonuç doğurur. Kişi ihbarnameyi günler sonra görse, muhtarlıktan belgeyi haftalar sonra alsa bile süre yapıştırma tarihinden işlemeye başlamıştır. Muhtarlıktan belgenin alındığı gün tebliğ tarihi değildir. Uzun süre adresinden ayrı kalan kişinin posta kutusunu ve kapısını düzenli kontrol ettirmesi, bu yüzden önemlidir.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, adres kayıt sistemindeki adresle ilgili ayrı bir kural içerir. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresiyse, muhatap orada hiç oturmamış ya da o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa bile belge muhtara bırakılır, ihbarname kapıya yapıştırılır ve yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Nüfus kaydındaki adresi güncel tutmamak, bu yüzden dava süresinin kişi hiç haberdar olmadan başlaması sonucunu doğurabilir.

Kapıya Yapıştırmada Usul Hatası Varsa

Kapıya yapıştırma usulüne uygun yapılmamışsa tebliğ usulsüzdür. Mazbatada muhatabın neden adreste bulunamadığının araştırıldığı, komşuya ya da yöneticiye haber verildiği ve belgenin kime bırakıldığı yazılmamışsa, tebliğ tarihinin hukuken geçerliliği tartışılabilir.

Usulsüz tebliğin sonucu Tebligat Kanunu’nun 32. maddesinde yazılıdır: tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliğe muttali olmuşsa geçerli sayılır ve muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir. Kişi, usulsüz tebliği ne zaman öğrendiğini dava dilekçesinde açıkça beyan ederse, süre o tarihten hesaplanır. Bu beyanın samimi ve dosyadaki belgelerle çelişmeyen bir beyan olması gerekir.

E-Tebligat Süre Ne Zaman Başlar

E-tebligat süre, iletinin elektronik adrese ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonunda tebliğ yapılmış sayıldığı için, bu beşinci günün ertesi günü başlar. Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi açıktır: elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Kanun iletinin açılıp açılmadığına, okunup okunmadığına bakmaz.

Bu kuralın iki yönü vardır. İletiyi hemen açan kişi, tebliğin daha erken yapıldığını düşünmemelidir; tebliğ yine beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. İletiyi hiç açmayan kişi ise süre işlemedi sanmamalıdır; beşinci günün sonunda tebliğ tamamlanmış ve dava süresi işlemeye başlamıştır. Elektronik adresi olan kişi için adresini düzenli kontrol etmek bir yükümlülüğe dönüşür.

Elektronik tebligat herkese yapılmaz. Kanunun 7/a maddesi kamu idareleri, kamu iktisadi teşebbüsleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bütün özel hukuk tüzel kişileri, noterler, avukatlar, arabulucular ve bilirkişiler için elektronik tebligatı zorunlu tutar. Bu listenin dışındaki gerçek kişilere ise ancak talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir; adres alındıktan sonra tebligatın bu yolla yapılması zorunlu hâle gelir.

E-Tebligat 5 Günlük Süre Hesaplama

E-tebligat 5 günlük süre hesaplama, iletinin ulaştığı gün sayılmadan yapılır. 1 Ekim 2026 Perşembe günü elektronik adrese ulaşan bir iletide beşinci gün 6 Ekim 2026 Salı günüdür ve tebliğ o günün sonunda yapılmış sayılır. Dava süresi 7 Ekim 2026 Çarşamba günü işlemeye başlar.

Bu örnekte altmış günlük dava süresinin son günü 5 Aralık 2026 Cumartesi gününe düşer. Son gün hafta sonuna rastladığı için süre izleyen çalışma günü olan 7 Aralık 2026 Pazartesi gününün bitimine kadar uzar. Aynı iletide otuz günlük sürenin son günü ise 5 Kasım 2026 Perşembe günüdür.

AdımTarih
İletinin elektronik adrese ulaştığı gün1 Ekim 2026 Perşembe
Tebliğin yapılmış sayıldığı an6 Ekim 2026 Salı gün sonu
Dava süresinin ilk günü7 Ekim 2026 Çarşamba
Otuz günlük sürenin son günü5 Kasım 2026 Perşembe
Altmış günlük sürenin son günü7 Aralık 2026 Pazartesi (5 Aralık Cumartesi olduğu için)

UETS Tebliğ Tarihi Hesaplama

UETS tebliğ tarihi hesaplama, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden gelen iletiye beşinci gün kuralının uygulanmasıdır. Tebligat Kanunu’na göre elektronik tebligat işlemleri Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen bu sistem üzerinden yürütülür. Sistemde iletinin “ulaştığı” tarih görüntülenir; hesap bu tarihten yapılır.

Vergi idaresinin kendi elektronik tebligat sistemi ise Vergi Usul Kanunu’na tabidir. Vergi Usul Kanunu’nun 107/A maddesi de elektronik ortamdaki tebliğin, iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağını düzenler. Vergi idaresinden gelen tebligatlarda hesap aynı mantıkla yapılır, ancak dava süresi vergi mahkemesi için geçerli olan otuz gündür.

İlanen Tebliğ Kaç Gün Sonra Yapılmış Sayılır

İlanen tebliğ, genel kurala göre son ilan tarihinden yedi gün sonra yapılmış sayılır; ancak idari dava açma süresi bakımından özel bir kural vardır. Tebligat Kanunu’nun 31. maddesi ilanen tebliğin son ilan tarihinden itibaren yedi gün sonra yapılmış sayılacağını, ilana karar veren merciin bu süreyi on beş güne kadar uzatabileceğini düzenler. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin üçüncü fıkrası ise adresleri belli olmayanlara ilan yoluyla bildirim yapılan hâllerde, özel kanunda aksine hüküm yoksa dava süresinin son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlayacağını söyler.

İki hüküm arasındaki farkın sonucu Danıştay Dergisi’nde yayımlanan bir incelemede açıkça ortaya konmuştur: İYUK’un 7. maddesi idari yargılama bakımından Tebligat Kanunu’na göre daha özel bir hükümdür ve mahkemeye erişim hakkı bakımından kişinin lehine olan norm uygulanmalıdır; bu nedenle idari dava açma süresi, son ilandan yedi gün sonra değil, İYUK’taki on beş günlük sürenin bitiminden sonra işlemeye başlar.

İlanın ne zaman yapılabileceği de sınırlıdır. Tebligat Kanunu’nun 28. maddesine göre ilanen tebliğ yalnızca adresi meçhul olanlara yapılır. Adresin meçhul sayılabilmesi için tebligatın yapılamaması, muhatabın ikametgâhının, meskeninin ya da işyerinin bulunamaması ve tebliği çıkaran merciin resmî ve özel kurumlardan ve kolluk aracılığıyla adres araştırması yapması gerekir.

İlan Tarihinden İtibaren Ne Demek

İlan tarihinden itibaren ifadesi, sürenin ilanın yapıldığı günü izleyen günden başlayacağı anlamına gelir. Birden fazla ilan yapılmışsa esas alınan tarih son ilan tarihidir. Tebligat Kanunu’nun 29. maddesine göre merci gerektiğinde ikinci kez ilan yapılmasına karar verebilir ve iki ilan arasındaki süre bir haftadan az olamaz.

Bireysel işlemlerde ilan son çaredir. Danıştay Dergisi’nde aktarılan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararlarına göre, adresinde bulunamayan kişinin yeni adresi resmî ve özel kurumlardan araştırılmadan yapılan ilanen tebliğ usule aykırıdır ve bu ilanen tebliğ tarihi esas alınarak davanın süre aşımından reddedilmesi hukuka uygun görülmemiştir. Usulsüz ilan, dava süresini başlatmaz.

İlanı gereken düzenleyici işlemler ise farklı bir kurala tabidir. Genel düzenlemelerde süre ilan tarihini izleyen günden başlar ve buradaki on beş günlük ek süre uygulanmaz. İYUK’un 7. maddesinin üçüncü fıkrası yalnızca adresi belli olmayan kişiye yapılan bireysel bildirimleri kapsar.

İlanen Tebliğ Son İlan Tarihinden İtibaren Nasıl Sayılır

İlanen tebliğ son ilan tarihinden itibaren sayılırken önce son ilanın hangi gün yayımlandığı belirlenir; sayım bu günü izleyen günden başlar ve on beş günlük süre dolduktan sonra dava süresi işlemeye başlar. Gazete ilanı ile internet haber sitesindeki ve Basın İlan Kurumu portalındaki ilanın farklı günlere denk gelmesi hâlinde tartışmadan kaçınmak için en erken tarihe göre hareket etmek güvenli yoldur.

Vergi idaresinin yaptığı ilanlar ise Vergi Usul Kanunu’na tabidir. O Kanunun 106. maddesine göre ilan tarihinden başlayarak bir ay içinde vergi dairesine başvurmayan ya da adresini bildirmeyen kişiye, bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır. Vergi davalarında ilan yoluyla tebliğin ayrıntısı vergi davası yazımızda ele alınmıştır.

Tebliğ Tarihi Hafta Sonuna Denk Gelirse

Tebliğ tarihi hafta sonuna denk gelirse, dava süresi yine tebliği izleyen gün başlar; tebliğin tatil gününde yapılmış olması süreyi ertelemez. Tebligat Kanunu’nun 33. maddesi resmî ve adli tatil günlerinde de tebligatın caiz olduğunu açıkça söyler. Pazar günü teslim alınan bir tebligatta süre pazartesi günü işlemeye başlar.

Örneğin 4 Ekim 2026 Pazar günü teslim alınan bir işlemde sürenin ilk günü 5 Ekim Pazartesi, altmışıncı günü 3 Aralık 2026 Perşembe günüdür. Tebliğin hafta sonuna denk gelmesi hesabın başlangıcını değil, yalnızca hangi gün sayılacağını gösterir.

Tatil kuralının etkili olduğu yer sürenin son günüdür. İYUK’un 8. maddesinin ikinci fıkrası tatil günlerinin sürelere dahil olduğunu, son gün tatile rastlarsa sürenin izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağını düzenler. Son günün hafta sonuna, bayrama ya da idari yargının çalışmaya ara verme dönemine denk gelmesinin sonuçları idari dava açma süresi adli tatile ya da hafta sonuna denk gelirse yazımızda anlatılmıştır.

Tebliğ Tarihi Tartışmalıysa İspat Yükü İdarededir

İdari dava açma süresi ne zaman başlar sorusu mahkemede tartışmalı hâle gelirse, tebliğin yapıldığını ve tarihini ispat etmek kural olarak idareye düşer. Süre aşımı itirazını ileri süren taraf idaredir ve bu itirazın dayanağı olan tebliğ belgesini dosyaya sunmak da onun yükümlülüğüdür. Mahkeme dava dilekçesini ilk incelemede süre bakımından kendiliğinden inceler; tebliğ belgesi dosyada yoksa idareden ister.

Danıştay Dergisi’nde yayımlanan incelemede aktarılan kararlara göre Danıştay, işlemin yazılı bildirim tarihinin netleştirilemediği durumlarda genel olarak idarenin süre aşımı iddiasını yerinde bulmamakta ve dosyanın esasını incelemektedir. Aynı incelemede, kişinin dava açmadan önce üst makama ya da işlemi yapan makama başvurduğu hâllerde, bildirim tarihi belli olmayan işlemlerde bu başvuru tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edildiği de belirtilmektedir. Kişi, işlemden haberdar olduğunu kendi başvurusuyla göstermiş olur.

İspat yükünün idarede olması, kişinin kendi elindeki belgeleri saklamasının önemini azaltmaz. Tebliğ zarfı, elektronik tebligat sistemindeki kayıt, imzalanan tebellüğ belgesinin fotoğrafı ya da muhtarlıktan belge alındığını gösteren kayıt, süre tartışmasında kişinin de işine yarar. İdari dava açma süresi ne zaman başlar tartışması çoğu dosyada bu küçük belgelerle çözülür ve dava dilekçesinde tebliğ tarihinin ve tebliğ şeklinin açıkça yazılması, mahkemenin hesabını kolaylaştırır.

İptal Davası Ne Zaman Açılır

İptal davası, işlem kesinleşip kişiye tebliğ edildikten sonra ve dava süresi dolmadan açılır. Dava konusu yapılabilecek işlem, İYUK’un 14. maddesinin ifadesiyle kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmalıdır. Henüz karar aşamasına gelmemiş bir teklif, görüş ya da hazırlık yazısına karşı açılan dava, ilk incelemede reddedilir.

Bu nedenle sürenin başlangıcı da kesin işlemin tebliğine bağlanır. Örneğin bir disiplin soruşturmasında soruşturmacının raporu ya da savunma istem yazısı dava konusu yapılmaz; dava, ceza kararının tebliğinden sonra açılır. Aynı şekilde bir kurulun öneri kararı değil, onay makamının nihai kararı süreyi başlatır.

Sürenin başlaması için işlemin tebliği gerekir, ama davanın açılabilmesi için tebliğin beklenmesi zorunlu değildir. Kişi, işlemin varlığını ve içeriğini öğrenmişse tebliğ edilmesini beklemeden de dava açabilir. Bu durumun süre bakımından ne anlama geldiği tebliğ edilmeyen idari işlem yazımızda ele alınmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

İdari dava açma süresi ne zaman başlar?

İşlemin yazılı olarak tebliğ edildiği günü izleyen gün başlar. Tebliğ edilen gün süreye dahil edilmez.

60 günlük dava açma süresi ne zaman başlar?

Tebliğin ertesi günü birinci gün sayılır. 1 Ekim 2026 günü tebliğ edilen bir işlemde süre 2 Ekim’de başlar ve 30 Kasım 2026’da biter.

Tebligatı annem aldı, süre ne zaman başlar?

Aynı konutta oturan ve on sekiz yaşından büyük görünen bir aile üyesine yapılan teslim geçerlidir. Süre, belgenin o kişiye verildiği günün ertesi günü başlar; belgenin size ne zaman verildiği önemli değildir.

Kapıya yapıştırılan tebligatta tebliğ tarihi hangisidir?

Adreste kimse bulunamadıysa ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihidir. Muhatabın geçici olarak ayrıldığı beyan edilmişse tebliğ, yapıştırmadan on beş gün sonra yapılmış sayılır.

Muhtarlıktan aldığım tarih tebliğ tarihi midir?

Hayır. Belgeyi muhtarlıktan hangi gün aldığınız önemli değildir; tebliğ tarihi ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir.

E-tebligatı açmazsam süre başlamaz mı?

Başlar. Tebliğ, iletinin elektronik adrese ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. İletinin açılıp açılmadığına bakılmaz.

E-tebligatı hemen açtım, süre erken mi başlar?

Hayır. İletiyi ilk gün açsanız da tebliğ beşinci günün sonunda yapılmış sayılır ve süre ertesi gün başlar.

E-tebligat süre hesaplama nasıl yapılır?

İletinin ulaştığı gün sayılmaz; beşinci günün sonunda tebliğ yapılmış sayılır ve dava süresi altıncı gün işlemeye başlar. 1 Ekim günü ulaşan iletide süre 7 Ekim günü başlar.

İlanen tebliğ süresi idari davada kaç gündür?

İdari dava bakımından süre, son ilanı izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. Bu on beş günün bitiminden sonra genel dava süresi sayılır.

İlanen tebliğ kaç gün sonra yapılmış sayılır?

Genel kurala göre son ilandan yedi gün sonra. Ancak idari dava açma süresi, İYUK uyarınca son ilanı izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar.

Tebliğ tarihinden itibaren ne demek?

Tebliğ gününün süreye sayılmadığı, sayımın ertesi günden başladığı anlamına gelir.

Tebellüğ tarihi ne demek?

Belgenin muhatap ya da onun yerine alan kişi tarafından teslim alındığı tarihtir. İmzalı tebliğlerde tebliğ tarihiyle aynıdır.

Tebliğ pazar günü yapıldıysa süre ne zaman başlar?

Pazartesi günü başlar. Tatil gününde tebligat yapılabilir ve bu durum süreyi ertelemez.

Usulsüz tebliğde süre hangi tarihten başlar?

Muhatap tebliği öğrenmişse, Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi kabul edilir ve süre bu tarihi izleyen gün başlar.

İptal davası ne zaman açılır?

Kesin ve yürütülmesi gereken işlem tebliğ edildikten sonra, dava süresi içinde açılır. Hazırlık niteliğindeki yazılara karşı dava açılmaz.

Tebliğ Belgesindeki Tarih Hesabın Başıdır

İdari dava açma süresinin başlangıcı, tebliğ belgesindeki tarihin doğru okunmasıyla başlar. Belge imzayla alındıysa o gün, kapıya yapıştırıldıysa yapıştırma günü, elektronik yolla geldiyse beşinci günün sonu esas alınır. Her durumda dava süresi bu günü izleyen gün işlemeye başlar.

Tebliğin nasıl yapıldığını gösteren belge, dava dilekçesine eklenmesi gereken ilk belgedir. Mazbatanın ya da elektronik tebligat kaydının bir örneğini saklamak, süre tartışmasında en güçlü delildir. Tebligat Kanunu’nun tam metnine 7201 sayılı Tebligat Kanunu sayfasından ulaşılabilir.

Size yapılan tebligatın tarihini ve dava sürenizin son gününü birlikte belirlemek için iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.


Bu içerik, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun yürürlükteki hükümlerine dayanan genel nitelikte bir açıklamadır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Tebliğ tarihinizin tespiti için bir avukatla görüşmeniz gerekir.

Av. Handan Sayan Özgül — Ankara Barosu

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar