İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

Sosyal Güvenlik

Ölen Kişinin Bağkur Borcu Mirasçılara Geçer mi, Ölüm Aylığı Bağlanır mı

· · 13 dk okuma
Ölen Kişinin Bağkur Borcu Mirasçılara Geçer mi, Ölüm Aylığı Bağlanır mı
İçindekiler · 21 bölüm

Ölen kişinin bağkur borcu, ölümle birlikte kendiliğinden silinmez. Sosyal Güvenlik Kurumunun prim alacakları 6183 sayılı Kanuna göre takip edilir ve bu kanun, borçlunun ölümü hâlinde mirası reddetmemiş mirasçılar hakkında da uygulanır. Borç, mirası kabul eden mirasçılara geçer.

Borcun ikinci etkisi ölüm aylığı üzerindedir.

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği, Bağ-Kur sigortalısının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için ölen kişinin genel sağlık sigortası primi dâhil her türlü borcunun ödenmiş olmasını şart koşar. Bu yazı borcun mirasçılara geçişini, mirası reddetmenin etkisini ve borç ödenince ölüm aylığının hangi tarihten başladığını ele alır.

Bir Bakışta: Ölen Kişinin Bağkur Borcu

  • Ölüm borcu silmez. Kurumun prim alacağı, ölümden sonra da Kurumun alacakları arasında kalır.
  • Mirası reddetmeyen mirasçı sorumludur. 6183 sayılı Kanunun 7. maddesi, borçlunun ölümünde mirası reddetmemiş mirasçılar hakkında da bu kanunun uygulanacağını söyler.
  • Mirası reddeden mirasçı sorumlu değildir. Miras, ölümün öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde reddedilebilir.
  • Ölüm aylığı borç ödenince bağlanır. Yönetmelik, Bağ-Kur sigortalısının hak sahiplerine aylık bağlanması için borcun ödenmesini zorunlu tutar.
  • Aylığın başlangıcı ölüm tarihine göre belirlenir. Yönetmelik, hak sahiplerine bağlanacak aylığın başlangıcını ölüm tarihini takip eden ay başı olarak düzenler.
  • Küçük borç aylığı bekletmez. Bütçe kanunundaki sınırın altındaki borç, ilk aylıktan kesilir.
  • Silinen süreler hak sahiplerince ihya edilebilir. Prim borcu nedeniyle durdurulan dönemler için ihya talebini hak sahipleri de yapabilir.

Ölen Kişinin Bağkur Borcu Silinir mi

Silinmez. Prim borcu, sigortalının kişisel bir borcudur; ancak kamu alacağı niteliği taşıdığı için ölümle sona ermez. 5510 sayılı Kanunun 88. maddesi, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanunun bazı maddeleri dışındaki hükümlerinin uygulanacağını söyler.

6183 sayılı Kanunun 7. maddesi de borçlunun ölümünü ayrıca düzenler: ölüm hâlinde, mirası reddetmemiş mirasçılar hakkında da bu kanun hükümleri uygulanır ve ölümden önce başlamış olan takip işlemlerine devam edilir. Yani borç, ölümle terekeye ve oradan mirasçılara geçer.

Bu, her Bağ-Kur borcunun aynı şekilde devam ettiği anlamına gelmez. 2008, 2015, 2018, 2020 ve 2021’deki durdurma düzenlemeleriyle silinmiş dönemlerin borcu zaten takipten çıkmıştır ve mirasçılara geçmez. Bu düzenlemelerin hangi borçları sildiği Bağkur borcu silinir mi yazımızda anlatılmıştır.

Ölen Kişinin Bağkur Borcu Mirasçılara Geçer mi

Geçer, ancak yalnızca mirası reddetmeyen mirasçılara. Türk Medeni Kanununun 599. maddesine göre mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kazanır ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olur. 6183 sayılı Kanunun 7. maddesi bu kuralı kamu alacakları bakımından tekrarlar.

Mirasçının sorumluluğu, mirası nasıl kabul ettiğine göre değişir. 6183 sayılı Kanunun 7. maddesi, mirasın tutulan defter gereğince kabulü hâlinde mirasçının, deftere kaydedilmemiş olsa bile kamu alacağından mirastan kendisine düşen miktar ile sorumlu olacağını söyler.

Mirasçılar arasında borcun nasıl paylaşılacağı ve terekenin borca yetip yetmediği, mirasın büyüklüğüne ve mirasçı sayısına göre değişir. Borcun mirasçılara geçmesi, ölüm aylığı hakkından ayrı bir konudur ve iki konu farklı kişileri ilgilendirebilir.

Mirası Reddetmek Borcu Ne Yapar

Türk Medeni Kanununun 605. maddesi, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebileceğini düzenler. Mirası reddeden kişi mirasçı olmaz ve mirasbırakanın borçlarından, bu arada Bağ-Kur prim borcundan da sorumlu tutulamaz.

Ret süresi üç aydır. Kanunun 606. maddesine göre bu süre, yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten başlar. Süre kaçırılırsa miras kabul edilmiş sayılır ve mirasçı borçlardan sorumlu olur.

Kanunun 605. maddesinin ikinci fıkrasına göre, ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, miras reddedilmiş sayılır. Bu durum, terekesinde borçlarını karşılayacak malvarlığı bulunmayan kişilerde önem taşır.

Mirası Reddetmek Ölüm Aylığı Hakkını Etkiler mi

Ölüm aylığı mirasın bir parçası değildir; 5510 sayılı Kanundan doğan ve hak sahiplerine ait bağımsız bir haktır. Mirası reddeden eş ya da çocuk, ölüm aylığına hak sahibi olarak başvurabilir. Ret, bu hakkı ortadan kaldırmaz.

Ancak ret, aylığın bağlanması için aranan borç şartını da kaldırmaz. Yönetmelik ölen Bağ-Kur sigortalısının borcunun ödenmiş olmasını arar; borcu kimin ödeyeceğini belirlemez. Mirası reddeden bir hak sahibi, aylık bağlatmak için borcu kendi isteğiyle ödeyebilir.

Ödemenin zamanlamasına dikkat etmek gerekir.

Türk Medeni Kanununun 610. maddesi, ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan ve olağan yönetim dışında işler yapan mirasçının mirası reddedemeyeceğini söyler. Borcun, mirasın reddi tamamlandıktan sonra ve hak sahibinin kendi kaynağından ödenmesi, bu riski azaltır. Mirası reddetmek mi yoksa kabul etmek mi gerektiği, terekenin büyüklüğü, borcun tutarı ve bağlanacak aylığın değeri birlikte değerlendirilerek kararlaştırılmalıdır.

Bağkur Borcu Olan Kişi Ölürse Ölüm Aylığı Bağlanır mı

Bağlanır, ancak borç ödendikten sonra. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 60. maddesinin ikinci fıkrası, Bağ-Kur sigortalısının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası primi dâhil her türlü borcunun ödenmiş olmasını zorunlu tutar.

Yönetmeliğin 62. maddesi aynı şartı tekrarlar: Bağ-Kur kapsamında ya da bu kapsamda geçen hizmetlerle birlikte işçi veya memur statüsündeki sigortalıların hak sahiplerine aylık bağlanacağı durumlarda, Bağ-Kur hizmetlerine ait her türlü borcun ödenmesi zorunludur.

Bu şart, ölüm aylığının diğer şartlarından ayrıdır. Sigortalının yeterli prim gününün bulunması ve başvuranın hak sahibi sayılması gibi şartlar ayrıca aranır. Borç şartı, bu şartlar karşılandığında aylığın bağlanmasını bekleten bir engeldir.

Borç Ödenince Ölüm Aylığı Hangi Tarihten Başlar

Yönetmeliğin 62. maddesi, hak sahiplerine bağlanacak aylıkların sigortalının ölüm tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılacağını söyler ve borç şartını düzenleyen cümlenin ardından “hak sahiplerine bağlanacak aylığın başlangıç tarihi, bu fıkra hükümlerine göre tespit olunur” hükmünü ekler.

Bu düzenleme, sigortalının kendi yaşlılık aylığından farklıdır.

Sigortalının kendisi için ek 8. madde aylığı borcun ödendiği tarihe bağlarken (Bağkur borcu varken emekli olunur mu yazımızda anlatıldığı gibi), hak sahipleri için başlangıç ölüm tarihine göre belirlenir. Yönetmeliğin hizmet birleştirmeye ilişkin hükmü de ölüm aylıklarını, “borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşı” kuralının dışında tutar.

Başlangıç tarihinin ölüm tarihine bağlanması, geriye dönük aylıkların hiçbir sınırı olmadığı anlamına gelmez. 5510 sayılı Kanunun 97. maddesi, ölüm hâlinde bağlanması gereken aylıkların hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmının zamanaşımına uğrayacağını düzenler. Başvurunun ve ödemenin geciktirilmemesi bu nedenle önemlidir.

Bağkur Borcu Olan Yetim Aylığı Alabilir mi

Yetim aylığı da ölüm aylığının bir türüdür ve aynı borç şartına tabidir. Ölen Bağ-Kur sigortalısının çocuğuna yetim aylığı bağlanabilmesi için, sigortalının borcunun ödenmiş olması gerekir.

Burada borçlu olan çocuk değil, ölen ebeveyndir. Çocuğun kendi sigortalılığından doğan bir borç, ebeveynden bağlanacak yetim aylığına bu şartla bağlı değildir. Yönetmelik yalnızca ölen sigortalının kendi Bağ-Kur sigortalılığından doğan borcu arar.

Çocuk reşit değilse başvuruyu ve ödemeyi kanuni temsilcisi yapar. Borcun ödenmesi için yapılan harcamanın çocuğun malvarlığından karşılanması söz konusuysa, vesayet hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.

Küçük Tutarlı Borçta Ölüm Aylığı Beklemez

Yönetmeliğin 62. maddesinin ikinci fıkrası, ölüm tarihindeki borcun Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile belirlenen “tahsil edilmeyecek alacaklar” miktarı ya da bunun altında olduğu durumu ayrıca düzenler. Bu durumda aylık, talep tarihini takip eden ay başından başlar ve borç ilk aylıklardan kesilir.

Bu istisna yalnızca çok küçük tutarlar içindir ve sınır her yıl bütçe kanunuyla belirlenir. Borç bu sınırın üzerindeyse genel kural uygulanır: borç ödenmeden aylık bağlanmaz.

Uygulamada küçük bir bakiye yüzünden hak sahiplerinin aylıksız kalmaması amaçlanmıştır. Borç dökümünde yalnızca küçük bir bakiye görünüyorsa, bu istisnanın uygulanıp uygulanmayacağı başvuru sırasında Kurumdan sorulmalıdır.

Ölümden Sonra Fark Edilen Eski Borç

Yönetmeliğin ek 9. maddesi, ölüm tarihi itibarıyla borç görünmeyen ancak aylık bağlama işlemleri sırasında ölüm tarihinden önceki sürelere ait borcu olduğu anlaşılan sigortalıları düzenler. Borç asgari ücretin iki katına kadar ise, hak sahiplerinin aylıkları başlangıç tarihi değiştirilmeden bağlanır ve borç aylıklardan kesilir.

Aylık bağlandıktan sonra ölüm tarihinden önceki sürelere ait borç tespit edilirse de aylık durdurulmaz ve başlangıç tarihi değiştirilmez. Borç ödenmekte olan aylıklardan kesilerek tahsil edilir.

1 Ocak 2026’dan itibaren 5510 sayılı Kanunun ek 24. maddesi de Kurumdan aylık alanların, hak sahibi oldukları kişinin sigortalılığı nedeniyle oluşan borçlarının aylığın %25’ini geçmemek üzere aylıklarından kesilerek tahsil edileceğini düzenler.

Emekli Olarak Ölen Kişinin Bağkur Borcu

Ölen kişi zaten emekli aylığı alıyorduysa, hak sahiplerine bağlanacak aylık bakımından durum farklıdır. Aylık daha önce bağlanmış olduğundan, ölüm aylığına geçişte yeni bir borç incelemesi gündeme gelebilir; ancak aylığın kesilmesi söz konusu olmaz.

Bu kişinin ölümünden önce aylığından kesilmekte olan bir borç varsa, ek 24. madde devreye girer. Madde, Kurumdan aylık alanların hak sahibi oldukları kişinin sigortalılığı nedeniyle oluşan borçlarının da aylıklarından kesileceğini söyler. Kalan borç, hak sahiplerine bağlanan aylıktan, aylığın %25’ini geçmemek üzere kesilmeye devam eder.

Bu yol, kalan borcun hak sahiplerine bir anda ödetilmesini önler. Mirası reddetmiş bir hak sahibinin aylığından bu kesintinin yapılıp yapılamayacağı ise iki ayrı hukuki ilişkinin kesiştiği bir konudur ve Kurumdan yazılı olarak sorulmalıdır.

Durdurulan Süreleri Hak Sahipleri İhya Edebilir

Ölen kişinin Bağ-Kur kaydında prim borcu nedeniyle durdurulmuş dönemler varsa, bu dönemler ölüm aylığı hesabında da yer almaz. Durdurulan süreler yüzünden ölüm aylığı için gereken prim günü tamamlanmıyorsa, aylık hiç bağlanamayabilir.

Durdurma maddelerinin hepsi, durdurulan sürelerin “sigortalı ya da hak sahipleri” tarafından talep edilmesi hâlinde ihya edileceğini söyler. Yani eş, çocuk ya da ana ve baba gibi hak sahipleri, ölen kişinin silinen Bağ-Kur sürelerini ihya ettirebilir.

İhyanın nasıl isteneceği silinen bağkur günleri geri alma, tutarın nasıl hesaplanacağı Bağkur ihya hesaplama yazımızda anlatılmıştır. Hak sahibinin başvurusunda tutar, sigortalının ölüm tarihine göre değil, başvuru tarihindeki kazanç tutarına göre hesaplanır.

Mirasçı ile Hak Sahibi Aynı Kişi Değildir

Borç ve aylık konularında iki ayrı kavram devreye girer. Mirasçı, Türk Medeni Kanununa göre mirası kazanan kişidir ve borçtan sorumlu olabilir. Hak sahibi ise 5510 sayılı Kanuna göre ölüm aylığı bağlanabilecek eş, çocuk ya da ana ve babadır.

Bu iki grup çoğu zaman örtüşür ama her zaman değil. Örneğin ölen kişinin kardeşi mirasçı olabilir ama ölüm aylığı bakımından hak sahibi değildir. Mirası reddetmiş bir eş ise borçtan sorumlu olmadığı hâlde hak sahibi olarak aylık talep edebilir.

MirasçıHak sahibi
DayanakTürk Medeni Kanunu5510 sayılı Kanun
KimlerKanuni ve atanmış mirasçılarEş, çocuklar, şartları varsa ana ve baba
Bağ-Kur borcundan sorumlulukMirası reddetmezse sorumluYalnız bu sıfatla sorumlu değil
Ölüm aylığıBu sıfatla hak doğmazŞartları taşırsa aylık alır
Mirası reddetmenin etkisiBorçtan kurtulurAylık hakkını etkilemez
Bu ayrım, kimin neye karar vereceğini belirler. Mirası kabul ya da ret kararı mirasçılara, ölüm aylığı başvurusu ve borcu ödeyerek aylık bağlatma kararı ise hak sahiplerine aittir.

Ölen Kişinin Genel Sağlık Sigortası Borcu

Yönetmeliğin 60. maddesi, borç şartını “genel sağlık sigortası primi dahil” olarak tanımlar. Ölen Bağ-Kur sigortalısının kendi genel sağlık sigortası borcu da ölüm aylığı bağlanmadan önce ödenmesi gereken borcun içindedir.

Genel sağlık sigortası borcu, kişinin sağlık hizmeti aldığı ya da almadığı dönemlerden bağımsız olarak tahakkuk etmiş olabilir. Borç dökümü alınırken bu kalemin de görülmesi ve toplam tutarın ödenmesi gerekir.

Hak sahiplerinin kendi genel sağlık sigortası borçları ise ölen kişinin borcu değildir ve ölüm aylığının bağlanmasında bu şartın içinde yer almaz.

Ölüm Aylığı İçin İzlenecek Sıra

Ölen kişinin bağkur borcu bulunan dosyalarda işlemlerin sırası, hem aylık kaybını hem de gereksiz sorumluluğu önler. Önerilen sıra şudur:

  1. Borç dökümünü almak. Ölen kişinin genel sağlık sigortası dâhil borcu ve durdurulmuş dönemleri birlikte görülür.
  2. Mirasla ilgili kararı vermek. Terekenin borçları karşılayıp karşılamadığına bakılarak üç aylık ret süresi içinde karar verilir.
  3. Borcu ödemek. Miras reddedilecekse ödeme, ret tamamlandıktan sonra hak sahibinin kendi kaynağından yapılır.
  4. Ölüm aylığı başvurusunu yapmak. Başvuru gecikirse beş yıllık zamanaşımı işlemeye devam eder.

Silinen süre nedeniyle ölüm aylığı için gereken gün tamamlanmıyorsa, üçüncü adımla birlikte ihya başvurusu da değerlendirilir. İhya tutarı da ödendikten sonra aylık talebi sonuç doğurur.

Terekeden Ödeme Yapılırsa

Ölen kişinin banka hesabında ya da başka malvarlığında borcu karşılayacak para bulunabilir. Bu paranın borç için kullanılması, terekenin tasfiyesi niteliğinde bir işlemdir ve mirasın kabulüyle ilgili sonuçlar doğurabilir.

Türk Medeni Kanununun 610. maddesi, olağan yönetim dışında tereke işlemi yapan mirasçının mirası reddedemeyeceğini söyler. Terekeden borç ödemenin bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmeyeceği somut duruma bağlıdır. Mirası reddetme ihtimali olan kişinin, ret kararı netleşmeden tereke malına dokunmaması güvenli yoldur.

Miras kabul edilecekse, borcun terekeden ödenmesi doğal bir sonuçtur. Bu durumda mirasçıların aralarında borcu nasıl paylaşacakları da baştan konuşulmalıdır.

Hak Sahiplerinden Biri Borcu Öderse

Yönetmelik ölüm aylığı için borcun ödenmiş olmasını arar; borcu hangi hak sahibinin ödediğine bakmaz. Hak sahiplerinden biri borcun tamamını ödediğinde, şart bütün hak sahipleri için gerçekleşmiş olur ve aylık her birine kendi hissesine göre bağlanır.

Borcu ödeyen hak sahibinin diğer hak sahiplerinden pay istemesi, sosyal güvenlik mevzuatının değil genel hükümlerin konusudur. Böyle bir talep olacaksa, ödemeden önce hak sahipleri arasında yazılı bir mutabakat yapılması ileride doğabilecek anlaşmazlıkları önler.

Borcun Tutarı Nasıl Öğrenilir

Ölen kişinin borç kaydına, hak sahipleri ve mirasçılar Kurum aracılığıyla ulaşabilir. Başvuruda ölüm belgesi ile mirasçılık ya da hak sahipliğini gösteren belge istenebilir. Mirasçılık belgesi sulh hukuk mahkemesinden ya da noterden alınır.

Borç dökümünde Bağ-Kur primi, genel sağlık sigortası primi ve gecikme eklentileri ayrı ayrı görünür. Durdurma ile silinmiş dönemler bu dökümde borç olarak yer almaz; bu dönemler hizmet dökümünde terk koduyla görünür.

Borç tutarı yüksekse ve terekenin bunu karşılayıp karşılamayacağı belirsizse, mirası ret süresinin kaçırılmaması için döküm vakit kaybetmeden alınmalıdır.

Mirasçılara Ödeme Emri Gelirse

Kurum, ölen kişinin borcunu takip ederken mirası reddetmemiş mirasçılara 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapabilir. Ölümden önce başlamış bir takip varsa, kanun bu takibe devam edileceğini açıkça söyler.

Ödeme emri alan mirasçı, önce mirası reddedip reddetmediğini ve ret süresinin dolup dolmadığını kontrol etmelidir. Miras süresinde reddedilmişse, bu durum belgelenerek Kuruma bildirilmelidir.

Mirası defter tutularak kabul etmiş mirasçının sorumluluğu, mirastan kendisine düşen miktarla sınırlıdır. Bu sınırın aşıldığı düşünülüyorsa ya da borcun bir kısmı durdurma ile silinmiş döneme aitse, itiraz yolları değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ölen kişinin bağkur borcu silinir mi?

Silinmez. Borç ölümle sona ermez ve mirası reddetmeyen mirasçılar hakkında 6183 sayılı Kanun uygulanır. Yalnızca kanunla durdurulmuş dönemlerin borcu takipten çıkmıştır.

Ölen kişinin bağ kur borcu ne olur?

Terekeye ve mirası reddetmeyen mirasçılara geçer. Ayrıca borç ödenmeden hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmaz.

Bağkur borcu mirasçılara geçer mi?

Mirası reddetmeyen mirasçılara geçer. Mirası defter tutularak kabul eden mirasçı, mirastan kendisine düşen miktarla sorumludur.

Vefat eden kişinin bağkur borcu silinir mi?

Ölüm borcu silmez. Silinme ancak geçmiş durdurma düzenlemelerinin kapsadığı dönemler için söz konusudur ve bu dönemler zaten takipten çıkmıştır.

Ölen babamın bağkur borcu silinir mi?

Silinmez. Mirası reddetmezseniz borçtan mirasçı olarak sorumlu olursunuz; reddederseniz sorumlu olmazsınız. Miras üç ay içinde reddedilebilir.

Bağkur borcu olan kişi ölürse ne olur?

Borç mirası reddetmeyen mirasçılara geçer ve hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanması borcun ödenmesine bağlanır.

Bağkur borcu olan yetim aylığı alabilir mi?

Alabilir, ancak ölen ebeveynin borcu ödendikten sonra. Yetim aylığı da ölüm aylığının bir türüdür ve aynı borç şartına tabidir.

Mirası reddeden eş ölüm aylığı alabilir mi?

Alabilir. Ölüm aylığı mirasın parçası değildir. Ancak aylığın bağlanması için ölen kişinin borcunun ödenmesi gerekir; eş bu ödemeyi kendi isteğiyle yapabilir.

Borç ödenince ölüm aylığı ne zamandan başlar?

Yönetmelik, hak sahiplerine bağlanacak aylığın başlangıcını ölüm tarihini takip eden ay başına göre belirler. Ancak beş yıl içinde istenmeyen aylıklar zamanaşımına uğrar.

Ölen kişinin silinen bağkur günleri ihya edilebilir mi?

Edilebilir. Durdurma maddeleri ihya talebini hak sahiplerine de tanır; tutar başvuru tarihindeki kazanç üzerinden hesaplanır.

Ölen kişinin GSS borcu ölüm aylığını engeller mi?

Ölen Bağ-Kur sigortalısının kendi genel sağlık sigortası borcu, ölüm aylığı için ödenmesi gereken borcun içindedir.

Ölen kişinin bağkur borcunu kim öder?

Mirası reddetmeyen mirasçılar borçtan sorumludur. Ölüm aylığı bağlatmak isteyen hak sahibi de borcu kendi isteğiyle ödeyebilir; Kurum borcu kimin ödediğine bakmaz.

Ölen kişinin bağkur borcu öğrenilebilir mi?

Ölüm belgesi ve mirasçılık ya da hak sahipliği belgesiyle Kuruma başvurularak borç dökümü alınabilir.

Emekli olarak ölen kişinin bağkur borcu ne olur?

Aylığından kesilmekte olan borç, hak sahiplerine bağlanan aylıktan aylığın %25’ini geçmemek üzere kesilmeye devam eder.

Mirası reddetme süresi ne kadardır?

Üç aydır ve yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünün öğrenildiği tarihten başlar.

Kararı Borç, Miras ve Aylık Birlikte Verilerek Alın

Ölen kişinin bağkur borcu üç ayrı soruyu birlikte gündeme getirir: borçtan kim sorumlu, mirası kabul mü ret mi, ölüm aylığı nasıl bağlanır. Borç mirası reddetmeyenlere geçer; ölüm aylığı ise mirastan bağımsız bir haktır ama borç ödenmeden bağlanmaz. Ret süresinin üç ay olması, bu kararın hızla verilmesini gerektirir.

Yönetmelik metnine mevzuat.gov.tr üzerindeki Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği sayfasından ulaşılabilir. Mirası ret süresi işlerken karar vermeniz gerekiyorsa, borç dökümüyle birlikte iletişim sayfasından bize yazın; ret, ödeme ve aylık başvurusunun sırasını birlikte belirleyelim.


Bu içerik, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükteki hükümlerine dayanan genel nitelikte bir açıklamadır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Mirası ret ya da kabul kararından önce bir avukatla görüşmeniz gerekir.

Av. Handan Sayan Özgül — Ankara Barosu

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar