İçindekiler · 16 bölüm
Hayır; Bağ-Kur sigortalılığı devam ettiği sürece bağkur borcu olan eşinin sigortasından yararlanabilir mi sorusunun kanundaki karşılığı olumsuzdur. 5510 sayılı Kanunun 3. maddesi, bir kişinin eşinin “bakmakla yükümlü olduğu kişi” sayılabilmesi için önce sigortalı sayılmamasını şart koşar. Vergi kaydı ya da esnaf sicili açık olan kişi, prim ödemese bile 4/b kapsamında sigortalıdır ve bu şartı karşılamaz.
Engel borçtan değil, sigortalılığın kendisinden doğar. Borcu olmayan bir Bağ-Kur’lu da eşinin sigortasına bağlanamaz; borcu olan ise kendi sigortası kapalı olduğu hâlde eşinin sigortasına geçemediği için iki kapı arasında kalır. Bu yazı, kanunun bu sonucu neden doğurduğunu, Bağ-Kur sigortalılığı sona erdiğinde tablonun nasıl değiştiğini ve borçlunun eşi dışında başvurabileceği yolları anlatır.
Bir Bakışta: Borçlu Eş ve Diğer Eşin Sigortası
| Borçlu eşin durumu | Diğer eşin sigortasından yararlanma |
|---|---|
| Bağ-Kur sigortalılığı devam ediyor (borçlu ya da borçsuz) | Mümkün değil, kendisi sigortalı |
| Bağ-Kur sigortalılığı sona ermiş, başka statü yok | Diğer eş genel sağlık sigortalısıysa mümkün |
| Gelir testli genel sağlık sigortalısı (borçlu) | Diğer eş sigortalıysa bakmakla yükümlü olunan kişi olabilir |
| Hizmet akdiyle işe girmiş | Kendi sigortası var, eşe gerek yok |
| Kendi sigortalılığından emekli aylığı alıyor | Kendi aylığı üzerinden sigortalı |
Bağkur Borcu Olan Eşinin Sigortasından Yararlanabilir mi, Kanunun Cevabı
Bağ-Kur sigortalılığı sürerken yararlanamaz. Kanunun 3. maddesinin (10) numaralı bendi, bakmakla yükümlü olunan kişiyi genel sağlık sigortalısının “sigortalı sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan” eşi, çocukları ve ana-babası olarak tanımlar. Bu üç şart birlikte aranır ve ilki, kişinin sigortalı olmamasıdır.
Bağ-Kur’lu, 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalıdır. Bu sigortalılık prim ödenmesine bağlı değildir; vergi mükellefiyeti, esnaf ve sanatkâr sicil kaydı, şirket ortaklığı ya da tarımsal faaliyet gibi kanunda sayılan durumlar devam ettiği sürece kendiliğinden sürer. Prim ödenmemesi sigortalılığı bitirmez; yalnızca borç doğurur. İlgili maddelerin güncel metnine mevzuat.gov.tr üzerindeki 5510 sayılı Kanun sayfasından ulaşılabilir.
Sonuç olarak bağkur borcu olan eşinin sigortasından yararlanabilir mi diye düşünen kişinin önündeki engel, borç değil sigortalılıktır. Kanun aynı kişinin hem kendi adına sigortalı hem de eşinin bakmakla yükümlü olduğu kişi olmasına izin vermez. Bu nedenle borç ödense de ödenmese de, Bağ-Kur kaydı açık olduğu sürece eşin sigortasına geçilemez.
Çalışan Eş Bağ-Kur Sigortalısı Eşini Neden Kendi Sigortasına Alamıyor
Hizmet akdiyle çalışan eşin sigortası, Bağ-Kur’lu eşi kapsayacak şekilde genişletilemez; çünkü bakmakla yükümlü olunan kişi tanımı bir tercih değil, bir durum tespitidir. Kurum, kişinin başka bir statüde sigortalı olup olmadığına bakar ve sigortalı olan kişiyi bakmakla yükümlü olunan kişi olarak kaydetmez.
Bu kural, genel sağlık sigortasının “her kişi bir statü” mantığından gelir. 60. madde, kişileri sırayla sayılan bentlere yerleştirir ve kendi adına sigortalı olanı kendi bendinde tutar. Eşlerin her ikisinin de kendi statüsünden sigortalı olması hâlinde, kanun ikisini ayrı ayrı genel sağlık sigortalısı sayar; biri diğerinin üzerinden değerlendirilmez.
- maddenin dördüncü fıkrası yalnızca bir durumda eşlere seçim hakkı tanır: yabancılar ile gelir testine tabi genel sağlık sigortalıları. Bu fıkraya göre, (d) ve (g) bentlerinin uygulanmasında evli olanlar için eşlerden hangisinin genel sağlık sigortalısı, hangisinin bakmakla yükümlü olunan kişi olacağı tercihlerine bırakılır. Bağ-Kur sigortalılığı bu seçimin kapsamında değildir.
Erkek ya da Kadın Olması Sonucu Değiştirir mi
Değiştirmez. 3. maddedeki tanım “eşini” der ve eşler arasında cinsiyete göre bir ayrım yapmaz. Bağ-Kur’lu kadın da Bağ-Kur’lu erkek de, kendi sigortalılığı devam ettiği sürece eşinin bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılmaz.
Bu nedenle “bağkur borcu olan kadın eşinin sigortasından yararlanabilir mi” ile “bağkur borcu olan erkek eşinin sigortasından yararlanabilir mi” sorularının cevabı aynıdır. Kanun eşi tek bir tanım altında düzenler.
Fark yaratan şey cinsiyet değil, statüdür. Eşlerden hangisinin hizmet akdiyle çalıştığı, hangisinin emekli olduğu ya da hangisinin Bağ-Kur kaydının sürdüğü, kimin kimin üzerinden sağlık hizmeti alabileceğini belirler.
Eşi SSK Sigortalısı ya da Emekli Olan Borçlu Ne Yapabilir
Eşi hizmet akdiyle çalışan, yani halk arasındaki adıyla SSK’lı olan ya da emekli aylığı alan Bağ-Kur’lu, Bağ-Kur sigortalılığı sürdükçe eşinin sigortasından yararlanamaz. Eşin sigortasının türü sonucu değiştirmez; belirleyici olan, borçlu kişinin kendi sigortalılığının devam etmesidir.
Bu kişinin önünde üç yol vardır. Birincisi, kendi borcunun 60 günü aşan kısmını ödemek ya da 6183 sayılı Kanunun 48. maddesine göre taksitlendirmektir; bu yol kendi sigortasını yeniden açar. İkincisi, Bağ-Kur sigortalılığını kanuni olarak sona erdiren durum gerçekleşmişse bunun kayıtlara işlenmesini sağlamaktır. Üçüncüsü ise hizmet akdiyle bir işe girmektir.
Hangi yolun uygun olduğu, borcun büyüklüğüne, kişinin hâlâ faal olarak çalışıp çalışmadığına ve emeklilik planına göre değişir. Faaliyetine devam eden esnaf için ikinci yol zaten mümkün değildir; çünkü kanunun sona erme şartı, faaliyetin fiilen bitmesidir. Borcun ve 60 günün hesabı bağkur borcu olanlar sağlıktan yararlanabilir mi yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Bağ-Kur Sigortalılığı Sona Erince Eşin Sigortası
Bağ-Kur sigortalılığı sona erdiğinde kişi artık sigortalı sayılmaz ve 3. maddedeki tanımın ilk şartı karşılanır. Kendi sigortalılığından aylık da almıyorsa, eşi genel sağlık sigortalısı olduğu sürece onun bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılabilir. Kanunun 9. maddesi bu sona ermenin tarihlerini sayar: gelir vergisi mükellefleri için mükellefiyeti gerektiren faaliyete son verilen tarih, vergiden muaf esnaf için esnaf ve sanatkâr sicil kaydının silindiği tarih, tarımda bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetin sona erdiği tarih.
Sona erme, borcu silmez. Sigortalılık süresince tahakkuk etmiş ve ödenmemiş primler, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte Kurumun alacağı olarak kalır ve 6183 sayılı Kanuna göre takip edilir. Değişen, kişinin sağlık hizmetini hangi statüden alacağıdır.
Bu noktada 67. maddenin yapısı önem kazanır. Maddenin (b) bendindeki 60 gün kuralı, Bağ-Kur sigortalısı ile gelir testli genel sağlık sigortalısını ve onların bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. Hizmet akdiyle çalışan bir eşin bakmakla yükümlü olduğu kişi ise bu bendin değil, yalnızca 30 günlük prim şartını düzenleyen (a) bendinin kapsamındadır; emekli aylığı alan bir eşin bakmakla yükümlü olduğu kişide ise ne (b) bendindeki borç şartı ne de (a) bendindeki gün şartı aranır. Kanunun lafzına göre eski Bağ-Kur borcu, bu kişinin eşi üzerinden aldığı sağlık hizmetinin önünde bir şart olarak aranmaz. Kurum kayıtlarında buna rağmen provizyon verilmezse, Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılı başvuruyla kaydın incelenmesi istenmelidir.
Sona erme kaydı neden gecikebilir
Sona erme tarihleri kanunda belirlidir, ancak Kurum kayıtlarına bu bilgiyi vergi dairesi, esnaf odası ya da ilgili kurumların bildirimi taşır. Faaliyetini yıllar önce bıraktığı hâlde vergi kaydını kapatmamış kişinin Bağ-Kur sigortalılığı kayıtlarda devam eder ve borç tahakkuku sürer. Eşin sigortasına geçebilmek için önce bu kaydın gerçeğe uygun hâle getirilmesi gerekir; ayrıntısı Bağ-Kur sigortalılığının sona erdirilmesine ilişkin ayrı bir konudur.
Gelir Testli GSS Borcu Olan Eş Farklı mı
Farklıdır. Gelir testine dayalı genel sağlık sigortalısı, 60. maddenin (g) bendine göre “yukarıdaki bentlerin dışında kalan” kişidir; yani başka bir yoldan sağlık güvencesi olmayan vatandaş. Eşi genel sağlık sigortalısı olan ve kendisi sigortalı olmayan kişi ise, 3. maddedeki tanıma göre zaten eşinin bakmakla yükümlü olduğu kişidir.
Bu nedenle gelir testinden doğan genel sağlık sigortası borcu olan kişi, eşi hizmet akdiyle çalışmaya başladığında ya da eşi emekli olduğunda onun bakmakla yükümlü olduğu kişi konumuna geçebilir. Bağ-Kur’ludan farkı, ortada kendiliğinden devam eden bir sigortalılık bulunmamasıdır; gelir testli genel sağlık sigortası, kişinin başka bir statüde güvencesi olmadığı için kurulan tamamlayıcı bir statüdür.
Eşler ikisi birden gelir testine tabi ise 60. maddenin dördüncü fıkrası devreye girer ve kimin sigortalı, kimin bakmakla yükümlü olunan kişi olacağı eşlerin tercihine bırakılır. Gelir testli borcun muayeneye etkisi gss borcu olanlar muayene olabilir mi yazısında ayrıca ele alınmıştır.
İşe Girerseniz Bağ-Kur Borcu Ne Olur
Hizmet akdiyle bir işe giren Bağ-Kur’lu, eşinin sigortasına ihtiyaç duymadan kendi sigortasını kurar. 5510 sayılı Kanunun 53. maddesi, bir kişinin hem 4/a hem de 4/b kapsamına aynı anda girmesi hâlinde 4/a kapsamında sigortalı sayılacağını düzenler. Bu durumda kişi, hizmet akdinden doğan statü üzerinden genel sağlık sigortalısı olur.
Hizmet akdiyle çalışanlar 67. maddenin (b) bendinin kapsamında değildir; onlar için aranan şart, son bir yıl içinde 30 günlük genel sağlık sigortası primidir. Eski Bağ-Kur borcu kişinin üzerinde Kurum alacağı olarak durur, ancak kanunun lafzına göre 60 gün kuralı hizmet akdine dayalı statüye uygulanmaz. Hizmet akdiyle çalışan kişi için aranan tek sağlık şartı, son bir yıl içindeki 30 günlük genel sağlık sigortası primidir.
Bu yolun bir koşulu vardır: çalışmanın gerçek olması. Yalnızca sağlık hakkı elde etmek için yapılan gerçeğe aykırı bir işe giriş bildirimi, Kurum denetiminde tespit edilirse ciddi sonuçlar doğurabilir. Kanunun 71. maddesi de Kurumdan haksız menfaat temin edilmesini yasaklar ve uğranılan zararın iki katının kanuni faiziyle birlikte tahsilini öngörür.
Eşin Sigortasına Geçmenin Bedeli ve Riskleri
Bağ-Kur sigortalılığının sona ermesi, sağlık sorununu çözerken başka bir hakkı etkiler: emeklilik süresi. Sigortalılık bittiği tarihten sonra Bağ-Kur prim günü işlemez. Emekliliğine az kalmış bir kişi için bu, sağlık güvencesine kavuşmanın bedeli olarak emeklilik tarihinin ertelenmesi anlamına gelebilir.
Ödenmemiş borç da emeklilik açısından ayrı bir sorun olarak kalır. Bağ-Kur’dan aylık bağlanabilmesi için genel sağlık sigortası primi dâhil her türlü borcun ödenmiş olması gerekir; eşin sigortasına geçmek bu şartı ortadan kaldırmaz. Borcun emekliliğe etkisi bağkur borcu varken emekli olunur mu yazısında açıklanmıştır.
Bu nedenle karar yalnız sağlık açısından verilmemelidir. Faaliyetini gerçekten bırakmış bir kişi için sona erme hem hukuken zorunlu hem de mantıklı bir adımdır. Faaliyetine devam eden bir esnaf için ise doğru yol, sigortalılığı kâğıt üzerinde bitirmeye çalışmak değil, borcu taksitlendirip kendi sağlık hakkını açmaktır.
Borcu Taksitlendirmek mi, Eşin Sigortasına Geçmek mi
İki yolun karşılaştırması şu şekilde özetlenebilir:
| Borcu taksitlendirmek | Sigortalılığı bitirip eşe bağlanmak | |
|---|---|---|
| Kimler kullanabilir | Herkes | Yalnızca faaliyeti gerçekten sona erenler |
| Sağlık hakkı | Taksitler devam ettikçe açık | Eşin sigortası devam ettikçe açık |
| Borç | Taksitle ödenir | Kalır, takip edilir |
| Prim günü | İşlemeye devam eder | Sona erme tarihinden sonra işlemez |
| Emeklilik | Etkilenmez | Ertelenebilir |
| Risk | Taksit bozulursa hak kapanır | Eşin sigortası biterse hak kapanır |
Tablonun son satırı, sık gözden kaçan bir bağımlılığı gösterir. Eşin sigortasına bağlanan kişinin sağlık hakkı, artık eşinin çalışmasına ya da aylığına bağlıdır. Eşin işten ayrılması ya da boşanma, bu hakkı aynı anda sona erdirir.
Taksitlendirmenin hukuki dayanağı 6183 sayılı Kanunun 48. maddesidir ve 5510 sayılı Kanunun 67. maddesi, taksitleri devam eden borcu 60 gün şartının dışında tutar. Taksit planı, sigortalının kendi sağlık hakkını ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin hakkını birlikte açar.
Kendi Sigortası Kapalıyken Açık Kalan Hizmetler
Bağ-Kur’lu, kendi sigortası borç nedeniyle kapalıyken ve eşinin sigortasına da geçemiyorken bile tamamen güvencesiz değildir. En geniş kapı 2026 yılı için açıktır: 2002/3654 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın geçici 77. maddesi, 67. madde nedeniyle sağlık hizmeti alamayan Bağ-Kur’lu Türk vatandaşlarının ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin Sağlık Bakanlığı hastaneleri ile devlet üniversitesi hastanelerinden yararlanmasını sağlar. Bu muafiyet 10812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 31 Aralık 2026’ya uzatılmıştır; özel hastane ve eczane kapsam dışıdır.
Bu geçici kapının varlığı, eşin sigortasına geçme ihtiyacını 2026 yılı için önemli ölçüde azaltır. Eşin sigortasına bağlanmanın asıl getirisi özel hastanede ve eczanede ortaya çıkar; bu getiri ise Bağ-Kur sigortalılığının gerçekten sona ermesine bağlıdır.
Kanunun kalıcı istisnaları da her yerde geçerlidir. 67. madde, acil haller, trafik kazası, iş kazası ve meslek hastalığı, bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar, analık ve koruyucu sağlık hizmetleri gibi durumlarda borca bakılmaksızın hizmet verilmesini öngörür.
Aile hekimi muayenesi de 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 5. maddesine göre ücretsizdir ve prim durumuna bağlı değildir. Bu iki alan, borcun taksitlendirilmesi ya da sigortalılık durumunun netleşmesi beklenirken kullanılabilecek güvencelerdir.
Borçlunun kendisi değil eşi ve çocukları açısından durum ise ayrı bir değerlendirme gerektirir. Bağ-Kur’lunun bakmakla yükümlü olduğu kişiler onun borcundan etkilenir; ancak 18 yaşından küçük çocuklar ve gebe eş bu etkinin dışındadır. Bu konu eşimin bağkur borcu var ben muayene olabilir miyim yazısında anlatılmıştır.
Çocuklar Borçlu Eşin mi, Diğer Eşin mi Üzerinden Yararlanır
Borçlu Bağ-Kur sigortalısı eşinin sigortasına geçemese bile çocukların durumu farklı olabilir. 5510 sayılı Kanunun 3. maddesi çocuğu, genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi olarak tanımlarken ebeveynlerden birini öne çıkarmaz; ana da baba da genel sağlık sigortalısıysa, çocuk her ikisinin de bakmakla yükümlü olduğu kişi olma şartlarını taşır.
Bu, özellikle 18 yaşını doldurmuş öğrenci çocuk için önemlidir. 18 yaşından küçük çocuk zaten 67. maddenin istisnası kapsamında olduğu için ebeveynin borcundan etkilenmez. Ancak 18 ile 25 yaş arasındaki öğrenci çocuk, borçlu ebeveynin üzerinden işlem görüyorsa onun borcundan etkilenir; borçsuz ve hizmet akdiyle çalışan diğer ebeveynin üzerinden işlem görüyorsa etkilenmez.
Çocuğun kaydının hangi ebeveyn üzerinden yürütüldüğü e-Devlet’teki müstehaklık sorgulamasından görülebilir. Borçsuz ebeveyn üzerinden işlem yapılmasının mümkün olup olmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmalıdır. Borçlu ebeveynin kendisi için kapalı olan kapı, çocuğu için bu yolla açık kalabilir.
Eşin Sigortasına Bağlanmanın Kırılgan Yanları
Eşin bakmakla yükümlü olduğu kişi olarak sağlık hizmeti almak, bağımsız bir güvence değildir. Hak, eşin sigortalılığına bağlıdır ve onunla birlikte sona erer. Eşin işten ayrılması, emekli aylığının kesilmesi ya da boşanma, bağlanan kişinin sağlık hakkını aynı anda ortadan kaldırır.
Eşin işten ayrılması hâlinde kanun kısa bir geçiş süresi tanır. 67. madde ve yönetmeliğin 16. maddesi, zorunlu sigortalılığı sona erenlere on gün; geriye doğru bir yıl içinde 90 gün zorunlu sigortalılığı olanlara bu on güne ilaveten doksan gün daha, bakmakla yükümlü olduğu kişiler dahil sağlık hizmetinden yararlanma imkânı tanır. Bu sürenin sonunda eşi başka bir statüye geçmemişse, bağlanan kişi de güvencesiz kalabilir ve gelir testine dayalı genel sağlık sigortası kapsamına girebilir.
Boşanmada ise bağ evlilikle birlikte sona erer. Eski eşin sigortası üzerinden sağlık hizmeti alan kişi, boşanmanın kesinleşmesiyle birlikte kendi durumuna göre yeniden değerlendirilir. Bu nedenle eşin sigortasına bağlanma, uzun vadeli bir sağlık planının tek ayağı olarak görülmemelidir.
Bakmakla Yükümlü Olunan Kişi Olarak Görünmek
Bağ-Kur sigortalılığı sona eren kişinin eşinin üzerinden sağlık hizmeti alabilmesi için, Kurum kayıtlarında eşinin bakmakla yükümlü olduğu kişi olarak görünmesi gerekir. Sona erme kaydı işlenmeden bu bağ kurulamaz; çünkü kayıtlarda kişi hâlâ sigortalı olarak görünür ve 3. maddedeki tanımın ilk şartı karşılanmamış olur.
Kaydın doğruluğu e-Devlet’teki müstehaklık sorgulamasından kontrol edilebilir. Sorgu, kişinin hangi statüden ve kimin üzerinden sağlık hizmeti aldığını gösterir. Bağ-Kur kaydı kapandığı hâlde müstehaklık eşin üzerinden görünmüyorsa, durum Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılı olarak bildirilmelidir.
Bu kontrol, hastaneye ya da eczaneye gitmeden önce yapılmalıdır. Kayıt düzelmeden yapılan başvuruda sistem kişiyi hâlâ borçlu Bağ-Kur sigortalısı olarak değerlendirir. Bağkur borcu olan eşinin sigortasından yararlanabilir mi sorusu, kâğıt üzerinde olumlu cevaplansa bile, kayıtlar bu sonucu yansıtmadıkça uygulamada bir anlam ifade etmez.
Sıkça Sorulan Sorular
Bağkur borcu olan eşinin sigortasından yararlanabilir mi?
Bağ-Kur sigortalılığı devam ettiği sürece yararlanamaz. Kanun, bakmakla yükümlü olunan kişinin sigortalı olmamasını şart koşar; Bağ-Kur’lu ise prim ödemese bile sigortalıdır.
Bağkur borcu olan eşinin SSK üzerinden sağlıktan yararlanabilir mi?
Bağ-Kur kaydı açıkken yararlanamaz. Eşin hizmet akdiyle çalışıyor olması sonucu değiştirmez; belirleyici olan borçlu kişinin kendi sigortalılığının sürmesidir.
Bağkur borcu olan emekli eşinin sigortasından yararlanabilir mi?
Bağ-Kur sigortalılığı sona ermedikçe yararlanamaz. Sona erdikten sonra, kendisi aylık almıyorsa emekli eşinin bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılabilir.
Bağkur borcu olan kadın eşinin sigortasından yararlanabilir mi?
Kadın ya da erkek olması fark etmez. Kanun “eş” ifadesini kullanır ve kural her iki eş için aynıdır.
Bağkur borcum varken eşim beni kendi sigortasına ekletebilir mi?
Ekletemez. Kurum, başka bir statüde sigortalı olan kişiyi bakmakla yükümlü olunan kişi olarak kaydetmez.
Bağkur kaydımı kapatırsam eşimin sigortasından yararlanır mıyım?
Faaliyetiniz gerçekten sona ermiş ve sigortalılığınız kanuna göre bitmişse, kendi sigortalılığınızdan aylık almıyorsanız eşinizin bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılabilirsiniz. Borç ise ortadan kalkmaz.
Bağkur sigortalılığım bitince borcum silinir mi?
Silinmez. Sigortalılık süresince tahakkuk etmiş primler, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte Kurumun alacağı olarak kalır.
GSS borcu olan eşinin sigortasından yararlanabilir mi?
Gelir testli genel sağlık sigortalısı, eşi sigortalıysa onun bakmakla yükümlü olduğu kişi konumuna geçebilir. Bağ-Kur’dan farkı, ortada devam eden bir sigortalılık bulunmamasıdır.
Eşlerin ikisi de Bağ-Kur sigortalısı ise ne olur?
İki eş de kendi statüsünden ayrı ayrı genel sağlık sigortalısıdır ve her birinin sağlık hakkı kendi borcuna göre değerlendirilir. Birinin borcu diğerini etkilemez.
Bağkur borcu olan biri işe girerse sağlıktan yararlanır mı?
Hizmet akdiyle işe giren kişi, 53. madde gereği 4/a kapsamında sigortalı sayılır ve bu statüde 30 günlük prim şartına tabidir. 60 gün kuralı hizmet akdine dayalı statüye uygulanmaz.
Bağkur borcu olan biri acile gidebilir mi?
Gidebilir. Acil haller 67. maddenin istisnasıdır ve borca bakılmaz; acil hallerde hastane ilave ücret de talep edemez.
Bağkur borcunu taksitlendiren eşinin sigortasına geçmeli mi?
Gerek yoktur. Taksitleri devam eden borç 60 gün şartının dışında tutulur ve kişi kendi sigortasından sağlık hizmeti alır.
Kararı Sigortalılık Durumunuza Göre Verin
Borçlu Bağ-Kur’lunun eşinin sigortasına geçip geçemeyeceğini belirleyen tek şey, kendi sigortalılığının devam edip etmediğidir. Faaliyet sürüyorsa kanun bu kapıyı kapalı tutar ve çözüm borcun taksitlendirilmesidir. Faaliyet gerçekten sona ermişse, sona erme kaydı işlendiğinde eşin sigortası bir seçenek hâline gelir; ancak borç ve emeklilik hesabı bu seçimle birlikte yeniden ele alınmalıdır.
Hangi yolun sizin dosyanızda daha az kayıpla sonuç vereceğini, borç tutarınızı, prim günlerinizi ve eşinizin sigortalılık durumunu birlikte görmeden söylemek mümkün değildir. Bu değerlendirmeyi birlikte yapmak için iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
Bu açıklama, 5510 sayılı Kanunun 3, 4, 9, 53, 60, 67 ve 71. maddelerinin yürürlükteki metnine dayanan genel nitelikte bir bilgilendirmedir. Sigortalılık kaydınız ve borç durumunuz hakkında hukuki görüş yerine geçmez; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Handan Sayan Özgül — Ankara Barosu
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.
Devamı
İlgili yazılar
-
Endikasyon Dışı İlaç Başvurusunun Reddi Geldi, İtiraz mı Edeyim Dava mı Açayım
Endikasyon dışı ilaç başvurusunun reddi hâlinde hekim itirazı ve iptal davası: Ankara idare mahkemesi, 60 günlük süre, yürütmeyi durdurma ve dilekçe içeriği.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Rapor Süresi Dolmak Üzere, Onayı Nasıl Uzatırım
Endikasyon dışı ilaç rapor süresi ve onayın uzatılması: süre yazılmamışsa yeni onay aranmaz ama bir yılı geçemez; son ay başvurusu, Ek-2 ve Ek-3 şartı.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Başvuru Sorgulama, Başvurum Sonuçlandı mı Nereden Öğrenirim
Endikasyon dışı ilaç başvuru sorgulama nasıl yapılır? Sonuç hekime iletilir; hastanın e-posta ve telefon kanalı, e-Devlet durumu ve 30 gün cevap yoksa ne olur.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Onam Formu İmzalarken Neyi Kabul Etmiş Olurum
Endikasyon dışı ilaç onam formu (Ek-2) hastaya ne söyletir, kim doldurur, imzalamazsam ne olur? Yeni form, ilaca özel olur formları ve kabul ibaresinin sınırı.
Sosyal Güvenlik