İçindekiler · 14 bölüm
Yanlış göz ameliyatı ve tazminat konusunda ilk bilinmesi gereken şey, davanın kime ve hangi mahkemede açılacağının ameliyatın yapıldığı yere bağlı olmasıdır: özel hastanede ya da muayenehanede yapılan ameliyatta doktor ve hastane tüketici mahkemesinde birlikte dava edilebilir; devlet hastanesinde ya da devlet üniversitesi hastanesinde ise dava doktora değil, idareye karşı ve idari yargıda açılır. Yol yanlış seçilirse dava görevsizlik ya da husumet yönünden reddedilir ve zaman kaybedilir.
Göz ameliyatından sonra görmenin azalması her zaman doktor hatası anlamına gelmez; mahkemeler kötü sonucun tıbben öngörülen bir komplikasyon mu, yoksa özen eksikliği mi olduğunu bilirkişi raporuyla ayırır. Bu yazı, yanlış göze yapılan müdahaleden katarakt ve lazer ameliyatı sonrası görme kaybına kadar tazminat yolunu, sürelerini ve güncel Yargıtay ölçütlerini anlatıyor.
Bir Bakışta: Yanlış Göz Ameliyatında Tazminat Yolu
Göz ameliyatı sonrası zarar gören hasta için yol haritası beş noktada toplanır:
- Özel hastane, muayenehane, vakıf üniversitesi: Doktor ve hastaneye karşı tüketici mahkemesinde dava; dava açmadan önce arabulucuya başvuru zorunlu (6502 s.K. m.73/A).
- Devlet hastanesi, devlet üniversitesi: Dava doktora açılamaz (Anayasa m.129/5); önce idareye başvuru, sonra idare mahkemesinde tam yargı davası (İYUK m.13).
- Komplikasyon ile hata ayrıdır: Tıbben öngörülen bir sonuç tek başına tazminat doğurmaz; ancak hasta bu risk konusunda aydınlatılmadıysa sorumluluk doğabilir ve aydınlatmayı ispat yükü hekimdedir.
- Süreler kısa: Haksız fiilde öğrenmeden itibaren 2 yıl; kamu hastanesinde idareye başvuru öğrenmeden itibaren 1 yıl. Fiil taksirle yaralama suçu oluşturuyorsa 8 yıllık ceza zamanaşımı uygulanır.
- İspatın merkezi bilirkişidir: Adli Tıp Kurumu ve üniversite hocalarından oluşan heyet raporları belirleyicidir; çelişen raporlar giderilmeden karar verilemez.
Yanlış Göz Ameliyatı Nedir?
Yanlış göz ameliyatı, hastanın ameliyat edilmesi gereken gözü yerine diğer gözüne müdahale edilmesi ya da planlanan ve hastanın onay verdiği işlem yerine başka bir işlemin yapılması hâlidir. Tıp literatüründe “yanlış taraf cerrahisi” olarak bilinen bu durumun ispatı diğer hekim hatalarına göre görece kolaydır; çünkü ortada tıbbi bir tartışma değil, kimlik ve taraf doğrulamasında yapılmış bir hata vardır.
Hukuki açıdan “yanlış göz ameliyatı” ifadesi daha geniş kullanılır ve uygulamada şu durumları da kapsar:
- Yanlış göze müdahale: Sağ göz yerine sol gözün ameliyat edilmesi.
- Yanlış işlem: Katarakt yerine başka bir girişimin yapılması ya da onay alınmadan işlemin genişletilmesi.
- Yanlış lens veya yanlış ölçü: Katarakt ameliyatında hastaya ait olmayan ölçümle göz içi lens takılması.
- Hatalı teknik veya özensiz takip: Ameliyatın kendisinin tıp kurallarına aykırı yapılması ya da ameliyat sonrası enfeksiyon, göz içi basınç artışı gibi bulguların zamanında fark edilmemesi.
Bu tür hatalar genellikle aşağıdaki nedenlerden kaynaklanabilir:
- Tıbbi kayıt hataları: Hasta bilgileri veya ameliyat notlarındaki yanlışlıklar nedeniyle, ameliyatın yanlış göze uygulanması.
- İletişim eksikliği: Cerrahi ekip üyeleri arasındaki yetersiz iletişim, ciddi hatalara yol açabilir.
- Dikkatsizlik veya ihmal: Cerrahın veya diğer sağlık personelinin dikkatini yeterince yoğunlaştıramaması.
- Hatalı işaretleme: Ameliyattan önce gözün yanlış işaretlenmesi veya işaretlemenin kontrol edilmemesi.
Yanlış göz ameliyatı, sağlık sektöründe nadir karşılaşılan bir durum gibi görünse de sonuçları oldukça yıkıcı olabilir. Bu tür hatalar sadece fiziksel hasara değil, aynı zamanda hastanın güven kaybına ve yaşam kalitesinde düşüşe yol açar. Hastane ve sağlık profesyonellerinin, ameliyattan önce etkili kontrol ve doğrulama süreçleri oluşturması şarttır. Ameliyat öncesinde hasta kimliğinin, yapılacak işlemin ve tarafın doğrulanması bu sürecin temelidir; bu adımın atlanması, hastanenin organizasyon kusuru olarak da değerlendirilebilir.
Yanlış Göze Ameliyat Yapıldı, Bu Tek Başına Kusur Sayılır mı?
Evet. Sağlam göze yapılan ameliyat, hekimin “en hafif kusurundan” sorumlu olduğu ilkesi karşısında savunulması en zor durumdur; komplikasyon savunması bu olayda çalışmaz, çünkü kötü sonuç bir risk gerçekleşmesinden değil, yanlış organa yapılan müdahaleden doğar. Hastanın o göz için verdiği bir rıza da yoktur; rızasız müdahale başlı başına hukuka aykırıdır.
Bu nedenle yanlış göze yapılan ameliyatta tartışma çoğu zaman kusurun varlığından çok zararın boyutu üzerinde yoğunlaşır: sağlam gözde kalıcı bir hasar oluştu mu, asıl tedavi gereken göz için ameliyat ertelendi mi, ek ameliyat gerekti mi? Bu soruların cevabı maddi tazminatın, olayın yarattığı sarsıntı ise manevi tazminatın miktarını belirler.
Malpraktis Nedir?
Malpraktis, tıbbi bir müdahale sırasında hekimin mesleki standartlara ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu oluşan hatalı uygulamaları ifade eden bir terimdir. Tıp alanında daha yaygın kullanılan bu kavram, özellikle hasta haklarını doğrudan etkiler. Hekimle birlikte hemşire, anestezi teknisyeni gibi diğer sağlık meslek mensuplarının özensiz uygulamaları da bu kapsama girer.
Malpraktis Davası Şartları Nelerdir?
Malpraktis davası şartları, malpraktisin temel unsurlarıyla aynıdır ve üçü birlikte bulunmalıdır:
- Hekim Hatası: Tedavi sürecinde hekim tarafından gerçekleştirilen yanlış bir müdahale ya da tanı.
- Zarar Meydana Gelmesi: Hatalı uygulama sonucunda hastanın fiziki, maddi ya da manevi bir zarara uğraması.
- Nedensellik Bağı: Zararın, yapılan hatalı tıbbi işlemden kaynaklandığının açık bir şekilde ortaya konulması.
Bu şartlardan biri eksikse, örneğin zarar var ama nedensellik bağı kurulamıyorsa, dava reddedilir.
Malpraktis davasında, hukuk kuralları çerçevesinde hekimin kusuru ve ihmalinin değerlendirilmesi büyük önem taşır. Türk hukukunda aynı olay için üç ayrı yol bulunur, ancak tazminat davası için bunlardan hangisinin kullanılacağını hastanenin statüsü belirler: özel hastane ve serbest hekimde özel hukuk (adli yargı), kamu hastanesinde idare hukuku (idari yargı). Bunlara ek olarak, hatanın taksirle yaralama suçu oluşturduğu durumda ceza yolu da açıktır; ceza yolu tazminat davasının yerine geçmez, onunla birlikte yürüyebilir.
Malpraktis Türleri:
- Teşhis Hataları: Yanlış tanı koyma ya da geciktirilmiş tanı.
- Tedavi Hataları: Yanlış ameliyat ya da tedavi yönteminin uygulanması.
- Bilgilendirme Eksiklikleri: Hastanın yeterince bilgilendirilmemesi.
Sonuç olarak, malpraktis, sağlık hizmetlerinde hem etik hem hukuki boyutlarıyla dikkat edilmesi gereken kritik konulardan biridir. Zarar gören hastanın tazminat istemesi bir yükümlülük değil, kanunun tanıdığı bir haktır; bu hakkın sınırını ise aşağıda anlatılan süreler çizer.
Komplikasyon mu Doktor Hatası mı, Göz Ameliyatında Fark Nasıl Anlaşılır?
Komplikasyon, tıp kurallarına uygun yapılan bir ameliyatta da gerçekleşebilen ve önceden bilinen istenmeyen sonuçtur; hata ise özen yükümlülüğüne aykırı bir davranıştır. Ayrım tıbbi bilgi gerektirdiği için mahkeme kararını Adli Tıp Kurumu ya da üniversite öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden aldığı rapora dayandırır. Göz ameliyatı davalarının önemli bir kısmı bu noktada kazanılır ya da kaybedilir.
Bir sonucun komplikasyon sayılması davanın otomatik olarak kaybedildiği anlamına gelmez. Bilirkişiye ve mahkemeye sorulması gereken üç ayrı soru vardır:
- Ameliyat tıp kurallarına uygun yapıldı mı? Endikasyon doğru muydu, teknik doğru uygulandı mı?
- Komplikasyon zamanında fark edilip doğru yönetildi mi? Ameliyat sonrası kontroller yapıldı mı, gerektiğinde üst merkeze sevk edildi mi?
- Hasta bu risk konusunda önceden aydınlatıldı mı? Riskin ne olduğu, ne sıklıkla görüldüğü ve sonuçları anlatıldı mı?
Üçüncü soru çoğu zaman belirleyicidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2020/11-592 E., 2022/356 K. sayılı kararına göre aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat yükü hekimdedir; çünkü her tıbbi müdahale vücut bütünlüğüne dokunur ve rızanın varlığını savunan taraf bunu kanıtlamak zorundadır. Aynı kararda aydınlatmanın yazılı olma şartına bağlı olmadığı, hekimin her türlü delille ispat edebileceği de belirtilmiştir.
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Ameliyat kurallara uygun, risk anlatılmış, komplikasyon doğru yönetilmiş | Tazminat sorumluluğu doğmaz |
| Ameliyat kurallara uygun, ama risk anlatılmamış | Aydınlatma eksikliği nedeniyle sorumluluk gündeme gelir |
| Komplikasyon gelişmiş, ama geç fark edilmiş ya da yanlış yönetilmiş | Takip ve yönetim kusuru nedeniyle sorumluluk |
| Yanlış göze ya da onaysız işleme müdahale | Komplikasyon savunması uygulanmaz |
Katarakt Ameliyatı Sonrası Görme Kaybı Yaşadım, Tazminat Alabilir miyim?
Katarakt ameliyatı sonrası görme kaybında tazminat, kaybın bir hatadan mı yoksa ameliyatın bilinen bir riskinden mi doğduğuna bağlıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025/121 E., 2025/3642 K. sayılı kararındaki dosyada, katarakt ameliyatı sonrası korneada hasar ve görme kaybı yaşayan hastanın davası, Adli Tıp Kurumu raporu ile bilirkişi heyet raporunun birbiriyle uyumlu olması ve sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesi nedeniyle reddedilmiş, karar onanmıştır.
Aynı dairenin 2023/3523 E., 2024/1615 K. sayılı kararında da katarakt ameliyatı sonrası gözünün işlevini yitirdiğini ileri süren hastanın davası reddedilmiştir. Belirleyici olan, imzalanan aydınlatılmış onam formunda ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonların ayrıntılı biçimde yazılmış olmasıdır. Bu iki karar şunu gösteriyor: katarakt davasında yalnızca görme kaybını ispat etmek yetmez, ya hatalı uygulama ya da eksik aydınlatma ortaya konmalıdır.
Lazer Göz Ameliyatı Kötü Sonuçlandı, Doktora Dava Açabilir miyim?
Lazer göz ameliyatı (LASIK, PRK gibi miyop, hipermetrop ve astigmat tedavileri) sonrası görme kalitesi bozulan hasta da aynı ölçütlerle dava açabilir: ameliyata uygunluk muayenesinin eksik yapılması, kornea kalınlığı gibi kontrendikasyonların göz ardı edilmesi ya da risklerin anlatılmaması sorumluluk sebebidir. Bu ameliyatlar çoğunlukla gözlük ya da lens ihtiyacını ortadan kaldırmak amacıyla isteğe bağlı yapıldığından, hastanın ameliyattan vazgeçme imkânı geniştir ve risklerin anlatılıp anlatılmadığı davada daha da önem kazanır.
Lazer ameliyatının hukuki niteliği, yani vekalet sözleşmesi mi yoksa sonuç taahhüdü içeren eser sözleşmesi mi sayılacağı, müdahalenin amacına göre tartışılabilir. Yanlış göz kapağı ameliyatı şikâyetlerinde de aynı ayrım önemlidir: düşük göz kapağının görmeyi engellediği için yapılan ameliyat tedavi amaçlıdır, yalnızca görünüme yönelik göz kapağı estetiğinde ise eser sözleşmesi hükümleri gündeme gelir; bu ayrımın sonuçlarını estetik ameliyat hatalarında doktor ve hastanenin sorumluluğu yazısında ayrıca anlattık.
Yanlış Göz Ameliyatı Nedeniyle Özel Hukuk Bakımından Tazminat Sorumluluğu
Hatalı tıbbi müdahaleler, özel hukuk bağlamında sözleşmesel sorumluluk veya haksız fiil sorumluluğu kapsamında değerlendirilir. Yanlış göz ameliyatı gibi bir malpraktis durumunda, doktor ile hasta arasındaki tedavi sözleşmesi esas alınır. Yargıtay bu ilişkiyi vekalet sözleşmesi olarak nitelendirir; Türk Borçlar Kanunu m.506/2 uyarınca vekilin özen borcu, “benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış” ölçüsüyle belirlenir.
Bu tür durumlarda, özel hukuk tazminat sorumluluğu şu unsurlara dayanır:
- Hukuka Aykırılık: Yanlış göz ameliyatı hukuka aykırıdır çünkü özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmiştir.
- Zararın Meydana Gelmesi: Ameliyat sonucu fiziksel zarar, iş gücü kaybı veya maddi kayıplar oluşabilir.
- Kusur: Doktor ya da sağlık kuruluşunun ihmali veya kasti bir davranışı belirlenmelidir. Hekim, mesleki iş gören bir vekil olarak en hafif kusurundan dahi sorumludur.
- Nedensellik Bağı: Yanlış ameliyat ile meydana gelen zarar arasında doğrudan bir bağ kurulmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025/2909 E., 2026/524 K. sayılı kararı ilkeyi açıkça koyar: vekil, ulaşmaya çalıştığı sonucun elde edilememesinden sorumlu değildir; ancak bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın özenli olmamasından doğan zarardan sorumludur, mesleki iş gören vekil en hafif kusurundan bile sorumludur ve aynı ölçü doktorun çalıştığı sağlık kuruluşu için de geçerlidir.
Bu bağlamda, hasta maddi zararlarını ve manevi acılarını tazmin etmek amacıyla haksız fiil davası ya da sözleşme ihlali davası açabilir. Özel hukuk kapsamında mahkemeler, zarar görene tazminat ödenmesini, doktorun veya sağlık kuruluşunun kusurlu olup olmadığını değerlendirerek kararlaştırır. Bu süreçte, uzman raporları ve bilirkişi incelemeleri önemli bir yer tutar.
Hastanenin sorumluluğu iki ayrı dayanağa oturur. Sözleşme yönünden TBK m.116 uyarınca borçlu, borcun ifasını bıraktığı yardımcı kişilerin verdiği zarardan sorumludur. Haksız fiil yönünden TBK m.66 adam çalıştıranın sorumluluğunu düzenler ve bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe sorumlu olur; doktoru dikkatle seçtiğini söylemek hastaneyi kurtarmaz.
Ameliyat öncesi imzalatılan formlarda yer alan “hekim ve hastane hiçbir şekilde sorumlu değildir” türünden kayıtlar da sonuç doğurmaz. TBK m.115’e göre ağır kusurdan sorumsuzluk anlaşması kesin olarak hükümsüzdür; hekimlik gibi izne bağlı uzmanlık mesleklerinde hafif kusurdan sorumsuzluk anlaşması da kesin olarak hükümsüzdür.
Sonuç olarak, yanlış göz ameliyatı gibi malpraktis durumlarında özel hukuk, mağdurların haklarını korumaya olanak tanır ve zarar görenlerin zararlarının karşılanmasını sağlar.
Malpraktis Davası Kime Karşı Açılır?
Malpraktis davası özel sağlık kuruluşunda yapılan ameliyatta hem ameliyatı yapan doktora hem de hastaneye karşı birlikte açılabilir; ikisi zarar görene karşı müteselsilen sorumludur, yani tazminatın tamamı ikisinden birinden istenebilir. Kamu hastanesinde ise durum tamamen farklıdır ve bu ayrım davanın kaderini belirler.
| Ameliyatın yapıldığı yer | Davalı | Dayanak |
|---|---|---|
| Özel hastane | Doktor + hastaneyi işleten şirket | TBK m.66, m.116 |
| Özel muayenehane | Doktor | TBK m.506 |
| Vakıf üniversitesi hastanesi | Doktor + vakıf üniversitesi | TBK m.66, m.116 |
| Devlet hastanesi, eğitim ve araştırma hastanesi | Hastanenin bağlı olduğu idare (Sağlık Bakanlığı) | Anayasa m.129/5 |
| Devlet üniversitesi hastanesi | İlgili üniversite | Anayasa m.129/5 |
Anayasa m.129/5 açıktır: kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir. Kamu hastanesindeki doktora doğrudan açılan dava husumet yönünden reddedilir. İdare tazminatı ödedikten sonra doktora rücu edip etmeyeceğine Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Kurulu bir yıl içinde karar verir (3359 s.K. ek m.18).
Zorunlu sigorta da tazminatın tahsilinde ayrı bir kapı açar. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ek m.12 uyarınca özel sağlık kuruluşlarında çalışan veya serbest çalışan hekimler, tıbbi kötü uygulama nedeniyle verebilecekleri zararlara karşı mesleki mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. Türk Ticaret Kanunu m.1478 ise zarar görene, zararın sigorta bedeline kadar olan kısmını doğrudan sigortacıdan isteme hakkı verir.
Malpraktis Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Malpraktis davası özel hastane, özel muayenehane ve vakıf üniversitesi hastanesindeki ameliyatlar için tüketici mahkemesinde, devlet hastanesi ve devlet üniversitesi hastanesindeki ameliyatlar için idare mahkemesinde açılır. Yukarıda anılan güncel katarakt dosyalarında ilk derece mahkemesi tüketici mahkemesidir; hasta, sağlık hizmetini ticari olmayan amaçla satın alan tüketici olarak kabul edilir.
| Özel sağlık kuruluşu | Kamu hastanesi | |
|---|---|---|
| Yargı kolu | Adli yargı | İdari yargı |
| Görevli mahkeme | Tüketici mahkemesi (6502 s.K. m.73/1) | İdare mahkemesi (tam yargı davası) |
| Dava öncesi zorunlu adım | Arabulucuya başvuru (m.73/A) | İdareye başvuru (İYUK m.13) |
| Yetkili yer | Davalının yerleşim yeri, ayrıca tüketicinin yerleşim yeri (m.73/5) | İYUK m.36’daki sıralı yetki kuralları |
| Yargılama usulü | Basit yargılama (m.73/4) | İdari yargılama, yazılı usul |
| Temyiz mercii | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Danıştay |
Tüketici mahkemesindeki davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Talep tutarı tüketici hakem heyeti sınırının altında kalıyorsa (2026 için 186.000 TL) önce hakem heyetine başvurmak zorunludur; ancak ağır bedensel zarar içeren göz ameliyatı dosyalarında talep çoğunlukla bu sınırın üzerindedir. Arabuluculuk anlaşmayla da anlaşmazlıkla da sonuçlansa, tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti iki saatlik tarife tutarını geçmemek üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır (m.73/A/3).
Kamu hastanesine ilişkin tam yargı davasının işleyişini idarenin hatası yüzünden zarara uğrayanların açtığı tam yargı davası yazısında ayrıntılı anlattık.
Malpraktis Davası Nasıl Açılır, Adım Adım Süreç
Özel hastanede yapılan göz ameliyatı için süreç şu sırayla ilerler:
- Tıbbi kayıtların toplanması: Ameliyat notu, epikriz, onam formları, tetkik sonuçları ve kontrol muayeneleri hastaneden yazılı dilekçeyle istenir; e-Nabız kayıtları da indirilir.
- Başka bir merkezde muayene: Mevcut durumun bağımsız bir göz hastalıkları uzmanınca kayda geçirilmesi, zararın boyutunu gösterir.
- Gerekirse delil tespiti: Bulguların zamanla değişme ihtimali varsa HMK m.400 uyarınca dava açılmadan bilirkişi incelemesiyle delil tespiti istenebilir.
- Arabuluculuk: Doktor, hastane ve gerekiyorsa sigortacı için arabuluculuk bürosuna başvurulur; anlaşma olmazsa son tutanak dava dilekçesine eklenir.
- Dava: Tüketici mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açılır; mahkeme Adli Tıp Kurumu ve gerektiğinde üniversitelerden oluşturulan heyetten rapor alır.
Kamu hastanesinde ise ilk adım idareye yazılı başvurudur; idarenin otuz gün içinde cevap vermemesi talebin reddi sayılır ve dava süresi buradan başlar.
Malpraktis Davası Dava Dilekçesinde Neler Yer Almalı?
Malpraktis davası dava dilekçesinde olayın tarihi ve yeri, ameliyatın türü, hangi gözde ne tür bir zarar oluştuğu, kusur iddiasının dayanağı (yanlış taraf, hatalı teknik, eksik aydınlatma, takip eksikliği), her davalının sorumluluk sebebi ve talep edilen maddi ve manevi tazminat kalemleri ayrı ayrı gösterilir. Deliller listesinde hasta dosyası, onam formları ve bilirkişi incelemesi talebi mutlaka yer almalıdır.
Yanlış ameliyat tazminat davası dilekçesi her dosyanın tıbbi olgularına göre ayrı kurulur; internette dolaşan malpraktis davası dilekçe örneği metinleri, hangi kusurun ve hangi davalının hedeflendiğini göstermediği için çoğu zaman eksik kalır.
Dilekçenin talep kısmında 2026 yılında önemli bir değişiklik var: belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 7589 sayılı Kanunla (RG 31.07.2026) yürürlükten kaldırıldı; madde yalnız kaldırılmadan önce açılmış davalarda uygulanmaya devam ediyor. Zarar miktarı dava açılırken bilinmiyorsa artık kısmi dava yoluna gidiliyor; HMK m.109/4 uyarınca talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erene kadar artırılabiliyor ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden kesilmiş sayılıyor.
Yanlış Göz Ameliyatı Sebebiyle Maddi ve Manevi Tazminat Talebi
Yanlış göz ameliyatı geçiren bireylerin, yaşadıkları mağduriyetler nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu talep, hastanın uğradığı maddi zararlar ve psikolojik etkiler doğrultusunda şekillenir. İki talep aynı davada birlikte ileri sürülür ve her biri ayrı hesaplanır.
Maddi Tazminat
Maddi tazminat, doğrudan hastanın ekonomik kayıplarını gidermeyi amaçlar. TBK m.54 bedensel zararları tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak sayar. Yanlış göz ameliyatı nedeniyle talep edilebilecek maddi tazminat kalemleri şunlardır:
- Tedavi giderleri: Yanlış ameliyat sonrası yapılan düzeltici cerrahiler, kornea nakli, ilaç tedavileri, kontroller ve yol masrafları.
- Çalışma gücü kaybı: Ameliyatın yarattığı kalıcı hasar nedeniyle çalışamama veya gelir kaybı durumunda tazminat talebi.
- Geçici iş göremezlik: İyileşme süresince çalışılamayan dönemin kazanç kaybı.
- Bakım giderleri: Hasta, ameliyat sonrası bir başkasına bağımlı hale gelmişse, bakım masrafları tazminat kapsamına girer.
7589 sayılı Kanunla TBK m.55’e eklenen fıkralar, çalışma gücü kaybı tazminatında faizin başlangıcını da düzenledi: kazancın bilindiği döneme ait tazminata olay tarihinden, bilinmeyen döneme ait tazminata karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Yeni hüküm, yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanır (7589 s.K. geçiş hükmü); öncesindeki ameliyatlarda eski metin geçerlidir. TBK m.55 kamu hastanesi gibi idari eylemlerden doğan bedensel zarar davalarında da uygulanır.
Manevi Tazminat
Manevi tazminat ise kişinin psikolojik ve duygusal olarak yaşadığı zararları telafi etmeyi hedefler. Yanlış ameliyat sonucunda:
- Kişinin acı, keder ve stres yaşaması,
- Görme yetisinde oluşan gerileme ya da kaybın psikolojik etkileri,
- Günlük hayat kalitesindeki ciddi düşüş gibi durumlar manevi tazminat talebine zemin oluşturur.
TBK m.56’ya göre bedensel bütünlüğü zedelenen kişi manevi tazminat isteyebilir; ağır bedensel zarar hâlinde zarar görenin yakınları da ayrıca manevi tazminat talep edebilir. Bir gözün görme işlevini yitirmesi, yakınların talebi bakımından ağır bedensel zarar olarak tartışılabilecek durumlardandır. Manevi tazminatın genel esaslarını manevi tazminat davası yazısında ayrıca ele aldık.
Hukuki Dayanaklar: Hastanın hekimden beklenen özenin gösterilmemesi ya da tıbbi standartlara uygun olmayan bir müdahale nedeniyle uğradığı mağduriyet, tazminat davalarının yasal temelini oluşturur. Özel hastane dosyalarında bu değerlendirme vekilin özen borcu (TBK m.506) ve haksız fiil hükümleri üzerinden; kamu hastanesi dosyalarında ise idare hukukuna özgü hizmet kusuru kavramı üzerinden yapılır.
Her bireyin mağduriyet derecesi farklı olduğundan, talep edilen tazminat miktarı uzman bilirkişi raporları ve mahkeme kararları doğrultusunda belirlenir.
Malpraktis Davası Tazminat Hesaplama Nasıl Yapılır?
Malpraktis davasında tazminat hesaplaması üç aşamada yapılır ve sabit bir tarife yoktur. Önce Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalları, göz hasarının kişide yarattığı çalışma gücü kaybı oranını ve bunun kalıcı olup olmadığını belirler. Ardından kusur oranı tespit edilir. Son olarak aktüerya bilirkişisi, zarar görenin yaşı, geliri ve bakiye ömrü üzerinden maddi tazminatı hesaplar.
İnternette paylaşılan “göz ameliyatı hatasından şu kadar tazminat aldım” türünden rakamlar başka bir dosya için ölçü olamaz; çünkü sonucu aynı anda beş değişken belirler:
| Değişken | Tazminata etkisi |
|---|---|
| Görme kaybının derecesi ve kalıcılığı | Çalışma gücü kaybı oranını belirler |
| Zarar görenin yaşı | Hesaba esas alınan çalışma süresini belirler |
| Gelir durumu | Kazanç kaybının büyüklüğünü belirler |
| Kusur oranı | Tazminatın ne kadarının davalıya yükleneceğini belirler |
| Hastanın kendi katkısı | Kontrollere gitmeme gibi durumlarda TBK m.52 indirim sebebi olabilir |
Manevi tazminat ise hesaplanmaz, takdir edilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan 2025/2909 E. sayılı kararında manevi tazminatın olay tarihi, olayın gelişimi ve tarafların konumu dikkate alınarak hakkaniyete uygun, ceza niteliğine bürünmeyen ve zenginleşme aracı olmayan bir miktarda belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Yanlış Göz Ameliyatı Nedeniyle İdare Hukuku Bakımından Tazminat Sorumluluğu
Yanlış göz ameliyatları, devlet hastanesi, eğitim ve araştırma hastanesi ya da devlet üniversitesi hastanesi gibi kamu sağlık kuruluşlarında gerçekleştiğinde, idare hukuku açısından tazminat sorumluluğu doğurur. Özel hastaneler Sağlık Bakanlığının denetimine ve düzenlemelerine tabi olsa da bu onları idari yargının alanına sokmaz; özel hastane dosyaları adli yargıda görülür. İdarenin sorumluluğu, kamu hizmetinin kusurlu işlemesi veya hizmet kusuru ilkelerine dayalı olarak değerlendirilir.
İdarenin tazmin sorumluluğu, aşağıdaki temel şartlar incelenerek belirlenir:
- Hizmet Kusuru: Kamu hizmetinin kuruluşunda, işleyişinde veya organizasyonunda meydana gelen hatalar. Örneğin, ameliyat sırasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi.
- Zarar: Hastanın fiziksel ya da psikolojik olarak zarara uğraması. Bu zarar somut olarak ortaya konulmalıdır.
- Nedensellik Bağı: Yanlış ameliyatın zarara doğrudan neden olduğunu göstermek zorunludur.
Hizmet kusurunun en önemli farkı, kusurun tek bir doktora bağlanmak zorunda olmamasıdır: ameliyathanede taraf doğrulamasının yapılmaması, yeterli personel bulunmaması ya da ameliyat sonrası takibin organize edilmemesi gibi aksaklıklar da idarenin sorumluluğunu doğurabilir.
İdareye Karşı Tazminat Talebinde İzlenecek Yöntemler
Kamu kurumlarına karşı tazminat talebinde, öncelikle idari başvuru yapılır. Talep reddedilirse, idari yargı makamlarına dava açılır. Ameliyat bir idari eylem olduğu için bu başvuru isteğe bağlı değil, zorunludur. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken unsurlar:
- Başvuru süresi: İdari Yargılama Usulü Kanunu (2577 s.K.) m.13/1 uyarınca zarar gören, eylemi öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde ilgili idareye başvurmak zorundadır.
- Cevap süresi: İdare 30 gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır.
- Dava süresi: Ret cevabının tebliğinden ya da 30 günlük sürenin bitiminden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılır (İYUK m.7).
- Kanıt Yükü: Mağdur, idarenin hizmet kusurunu ve zararı ispatlamakla yükümlüdür.
İki koruyucu hüküm de bilinmelidir. Dava yanlış idareye karşı açılırsa reddedilmez; mahkeme dilekçenin gerçek hasma tebliğine karar verir (İYUK m.15/1-c; ayrıntısı idari yargıda husumet yazısında). Dava önce adli yargıda açılıp görev yönünden reddedilmişse, sonradan idare mahkemesinde açılan davada idareye başvuru şartı aranmaz (m.13/2).
Sonuç olarak, kamu kurumlarının yanlış göz ameliyatları nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için hem hukuki hem de prosedürel gereklilikler titizlikle yerine getirilmelidir. İptal ve tam yargı davalarının birlikte açılabildiği durumlar için iptal ve tam yargı davası yazısına bakılabilir.
Doktor Hakkında Suç Duyurusu, Ceza Davası Nasıl İşler?
Göz ameliyatındaki hata kalıcı bir zarara yol açmışsa taksirle yaralama suçu (TCK m.89) gündeme gelir. Mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması hâlinde ceza yarı oranında (m.89/2-a), işlevin yitirilmesi hâlinde bir kat (m.89/3-b) artırılır. Hangi fıkranın uygulanacağını, adli tıp raporunun görme kaybını sürekli zayıflama mı yoksa işlev kaybı mı olarak nitelendirdiği belirler.
Taksirle yaralama kural olarak şikâyete bağlıdır (TCK m.89/5). Şikâyet, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (TCK m.73). Şikâyet aranmayan tek durum, nitelikli sonuçların hekimin bilinçli taksiriyle birlikte gerçekleşmesidir; nitelikli sonuç tek başına resen soruşturma için yetmez.
Suç duyurusu doğrudan kovuşturmaya dönüşmez. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ek m.18 uyarınca kamu veya özel sağlık kuruluşlarında ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekimlerin tıbbi işlemleri nedeniyle yapılan soruşturmalarda 4483 sayılı Kanun uygulanır ve soruşturma iznini Sağlık Bakanlığındaki Mesleki Sorumluluk Kurulu verir. Yani izin şartı yalnız devlet hastanesi doktorları için değil, özel hastane doktorları için de geçerlidir. Devlet üniversitelerinde 2547 sayılı Kanunun 53. maddesindeki ayrı soruşturma usulü işler.
Ceza ve tazminat yolları birbirinden bağımsızdır. TBK m.74’e göre hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir; doktor ceza davasında beraat etse bile tazminat davası kazanılabilir.
Yanlış Göz Ameliyatı Sebebiyle Tazminatın Zamanaşımı
Yanlış bir göz ameliyatı sonrasında mağduriyet yaşayan kişilerin tazminat talep etme hakkı, belirli bir zamanaşımı süresi ile sınırlıdır. Zamanaşımı süresi, hukuki yollarla talep edilebilecek hakların belirli bir süre içinde kullanılması gerektiğini ifade eder. Hangi sürenin uygulanacağı, talebin hangi hukuki sebebe dayandığına ve ameliyatın yapıldığı kuruluşa göre değişir.
- Özel hukuk açısından zamanaşımı süresi (haksız fiil): Türk Borçlar Kanunu m.72/1’e göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
- Ceza zamanaşımı: Aynı fıkranın son cümlesine göre tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir suçtan doğmuşsa o süre uygulanır. Taksirle yaralamada üst sınır beş yılı aşmadığından dava zamanaşımı 8 yıldır (TCK m.66/1-e).
- Sözleşmeye dayanan talep: TBK m.147/5 vekalet sözleşmesinden doğan alacakları 5 yıllık zamanaşımına bağlar. Hekim ile hasta arasındaki ilişki vekalet sayıldığından, sözleşmeye dayanan talepte bu süre gündeme gelir.
- Manevi tazminat talebi açısından zamanaşımı: TBK m.72 maddi ve manevi tazminat arasında ayrım yapmaz; manevi tazminat istemi de aynı sürelere tabidir.
Bunun yanı sıra zarar kamu kurumunun hizmet kusurundan kaynaklanıyorsa, idare hukuku çerçevesinde işleyen süre bir zamanaşımı süresi değil, İYUK m.13’teki idareye başvuru süresidir: eylemin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl, her hâlde eylem tarihinden itibaren 5 yıl. İdarenin cevabından sonra dava için 60 günlük süre işler.
| Yol | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Haksız fiil | 2 yıl | Zararın ve sorumlunun öğrenilmesi | TBK m.72/1 |
| Haksız fiilde üst sınır | 10 yıl | Ameliyat tarihi | TBK m.72/1 |
| Fiil taksirle yaralama suçu ise | 8 yıl | Ameliyat tarihi | TBK m.72/1, TCK m.66/1-e |
| Vekalet sözleşmesi | 5 yıl | Alacağın muaccel olması | TBK m.147/5 |
| Kamu hastanesi, idareye başvuru | 1 yıl, her hâlde 5 yıl | Eylemin öğrenilmesi, eylem tarihi | İYUK m.13/1 |
| Kamu hastanesi, dava | 60 gün | Ret ya da 30 günlük cevap süresinin bitimi | İYUK m.7, m.13 |
Zamanaşımına dikkat edilmediğinde, mağdurlar bu haklarını kaybedebilir ve davaları reddedilebilir. Güvenli olan, en kısa süreyi esas alıp hesap yapmaktır. Zamanında hareket etmek, hak kayıplarının önüne geçmek için kritik bir unsurdur.
Yanlış Ameliyat Tazminat Davası Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?
Yanlış ameliyat tazminat davası zamanaşımı, haksız fiil kolunda ameliyat günü değil, zararın ve sorumlunun öğrenildiği gün başlar. Göz ameliyatlarında zarar çoğu zaman tedavi süreci içinde netleşir; bu yüzden “öğrenme” anı tartışmalıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025/4571 E., 2026/559 K. sayılı kararına konu dosyada ilk derece mahkemesi, zararın öğrenildiği tarihi üniversite adli tıp kurumunun kusur ve zarar raporunun tarihi olarak kabul etmiş ve beş yıllık süreyi bu tarihten başlatmıştır; Yargıtay kararı ise zamanaşımı dışındaki bir gerekçeyle, aydınlatmanın yapıldığını kabul ederek bozmuştur.
Aynı dosya ikinci bir dersi de taşır: zamanaşımı bir def’idir, davalı ileri sürmedikçe hâkim onu kendiliğinden dikkate alamaz (TBK m.161). Mahkeme, zamanaşımı itirazında bulunan davalılar yönünden ek davayı reddetmiş, itiraz etmeyen davalı yönünden ise zamanaşımını uygulamamıştır.
Yanlış Göz Ameliyatı ve Tazminat Sorumluluğu Hakkında Yargıtay Kararları
Yanlış göz ameliyatı ve tazminat sorumluluğu konusunda Yargıtay’ın verdiği kararlar, özel hastane ve serbest hekim dosyalarında yol göstericidir. Kamu hastanesi dosyaları ise idari yargıda görüldüğü için bu dosyalarda son söz Yargıtay’ın değil Danıştay’ındır. Hekim-hasta uyuşmazlıklarında temyiz incelemesini bugün Yargıtay 3. Hukuk Dairesi yapıyor; eski kararların önemli bir kısmı ise 2014 yılındaki bir “yanlış göz ameliyatı” dosyasında olduğu gibi o dönemde görevli olan 13. Hukuk Dairesine aittir.
Önemli Yargıtay Kararı Unsurları:
- Kusur ve Özen: Yargıtay, yanlış ameliyat uygulayan doktorun ya da hastane yönetiminin kusurlu olup olmadığına dikkat eder. Ameliyat sırasında herhangi bir ihmalkarlık, dikkatsizlik veya bilgi eksikliğinin varlığını değerlendirir; hekim en hafif kusurundan sorumlu tutulur.
- Tazminatın Kapsamı: Maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin kararlarında, Yargıtay; mağdurun fiziksel ve psikolojik zararlarını dengede gözetir.
- Delil Değerlendirmesi: Yanlış ameliyatın varlığını kanıtlayan belgeler, ameliyat raporları veya görgü tanıklarının beyanları titizlikle incelenir.
- Bilirkişi Raporlarının Uyumu: Raporlar arasında çelişki varsa, bu çelişki giderilmeden karar verilemez.
Yargıtay kararlarında genellikle şu soruların yanıtlarının arandığını görmekteyiz:
- Yanlış müdahale nedeniyle mağdurun yaşam kalitesinde ne tür bir azalma oldu?
- Sağlık hizmeti sunumunda standart bir ihlal mevcut mu?
- Kötü sonuç bir komplikasyon mu, yoksa önlenebilir bir hata mı; hasta bu risk konusunda aydınlatıldı mı?
Davalının ödeme gücü ise kural olarak tazminatın varlığını etkilemez. TBK m.52/2 yalnızca zarara hafif kusuruyla sebep olan kişinin tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olması ve hakkaniyetin de gerektirmesi hâlinde hâkime indirim yetkisi verir; bu, istisnai bir indirim sebebidir.
Malpraktis davası Yargıtay kararları içinde göz ameliyatı ve hekimin özen borcu bakımından öne çıkanlar şunlardır:
| Karar | Konu | Sonuç |
|---|---|---|
| 3. HD 2025/2909 E., 2026/524 K. | Gebelik takibinde anomalinin fark edilmemesi | Hekim en hafif kusurundan sorumlu; bilgilenme hakkı ihlali nedeniyle manevi tazminat reddi bozuldu |
| 3. HD 2025/121 E., 2025/3642 K. | Katarakt ameliyatı sonrası kornea hasarı | Raporlar uyumlu, sonuç komplikasyon; ret onandı |
| 3. HD 2023/3523 E., 2024/1615 K. | Katarakt ameliyatı sonrası görme kaybı | Onam formunda komplikasyonlar ayrıntılı; ret onandı |
| 3. HD 2025/4571 E., 2026/559 K. | Aydınlatmanın ispatı | HGK 2020/11-592 E., 2022/356 K. uyarınca ispat yükü hekimde, şekil serbest |
Yargıtay’ın verdiği bu kararlar, hem mağdurların haklarının korunması adına yol gösterici olur hem de sağlık sektörünü, üzerine düşen sorumluluğu daha titizlikle yerine getirmeye teşvik eder.
Malpraktis Davası Ne Kadar Sürer?
Malpraktis davası süresi için kanunda öngörülmüş bir sınır yoktur ve süre, büyük ölçüde bilirkişi raporlarının kaç kez alındığına bağlıdır. Yukarıdaki kararların dosyaları bir fikir veriyor: 2019 yılında açılan bir dava 2026 yılında, 2016 yılında ilk derecede kayda giren bir dava 2025 yılında, 2015 yılında açılan bir dava ise 2026 yılında Yargıtay incelemesinden geçti.
Süreyi uzatan başlıca etkenler Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesi, raporlar çeliştiğinde Adli Tıp Üst Kurulundan yeni rapor alınması, istinaf ve temyiz aşamalarıdır. Dava açılmadan önce tıbbi kayıtların eksiksiz toplanması ve gerekiyorsa delil tespiti yapılması, yargılama sırasında yeni rapor ihtiyacını azaltır.
Yanlış Göz Ameliyatı Sonrası Hak Kaybı Yaşamamak İçin Ne Yapmalıyım?
Yanlış göz ameliyatı sonrası hak kaybı yaşamamak için ilk yapılması gereken, tedaviyi aksatmadan delilleri güvence altına almaktır; çünkü zamanaşımı kısa, ispat ise tamamen kayıtlara dayalıdır. Şu adımlar dosyayı korur:
- Tedaviyi sürdürün: Kontrolleri aksatmak, hem sağlığınızı tehlikeye atar hem de tazminatta TBK m.52 uyarınca indirim sebebi sayılabilir.
- Hasta dosyasının tamamını isteyin: Ameliyat notu, anestezi kaydı, onam formları, epikriz ve kontrol kayıtları.
- Onam formunu inceleyin: Hangi riskin yazılı olduğu, aydınlatma tartışmasının merkezidir.
- Masrafları belgeleyin: Fatura, reçete, yol ve refakatçi giderlerinin belgelerini saklayın.
- Tarihleri not edin: Zararın ne zaman ve kimden öğrenildiği, zamanaşımı hesabının başlangıcıdır.
- Kuruluşun statüsünü belirleyin: Özel ya da kamu ayrımı, mahkemeyi ve süreyi değiştirir.
Yanlış göz ameliyatı ve tazminat dosyasında kuruluşun statüsü, sürelerin hesabı ve bilirkişi raporlarına itiraz birbirine bağlı teknik konulardır; tazminat hukuku alanında çalışan bir avukatla dosyanın ilk aşamada değerlendirilmesi, yanlış yola girmeyi önler.
Sıkça Sorulan Sorular
Yanlış göz ameliyatı ve tazminat davası nerede açılır?
Özel hastane, muayenehane ve vakıf üniversitesi hastanesindeki ameliyatlar için tüketici mahkemesinde, devlet hastanesi ve devlet üniversitesi hastanesindeki ameliyatlar için idare mahkemesinde açılır. Tüketici mahkemesinden önce arabulucuya, idare mahkemesinden önce idareye başvurmak zorunludur.
Malpraktis davası görevli mahkeme hangisidir?
Görevli mahkeme özel hastane, muayenehane ve vakıf üniversitesi dosyalarında tüketici mahkemesi (6502 sayılı Kanun m.73/1), devlet hastanesi ve devlet üniversitesi dosyalarında idare mahkemesidir. Dava görevsiz mahkemede açılırsa kanun süreyi korur: idari yargıya ait davanın adli yargıda reddinde kararın kesinleşmesini izleyen günden itibaren 30 gün içinde idare mahkemesine başvurulabilir ve ilk başvuru tarihi esas alınır (İYUK m.9); adli yargıda ise zamanaşımı arada dolmuşsa 60 günlük ek süre işler (TBK m.158). Bu ek süreler kaçırılırsa hak kaybı doğar.
Malpraktis davası yetkili mahkeme neresidir?
Tüketici mahkemesindeki dava, davalının yerleşim yerinde açılabileceği gibi 6502 sayılı Kanun m.73/5 uyarınca hastanın kendi yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Kamu hastanesi dosyalarında yetki, İYUK m.36’daki sıralı kurallara göre belirlenir.
Yanlış ameliyat tazminat davası dilekçesi nasıl yazılır?
Dilekçede olay tarihi, ameliyatın türü ve yapıldığı kuruluş, oluşan zarar, her davalıya yöneltilen kusur iddiası ve maddi ile manevi tazminat kalemleri ayrı ayrı gösterilir. Hasta dosyası, onam formları ve bilirkişi incelemesi talebi delil olarak bildirilir; zarar miktarı bilinmiyorsa kısmi dava olarak açılıp HMK m.109/4 uyarınca bir kez artırılabilir.
Yanlış ameliyat sonucu tazminat almak için neyi ispat etmem gerekir?
Zararı, hekimin ya da hastanenin özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve zararın bu davranıştan doğduğunu ortaya koymanız gerekir; bunu da çoğunlukla bilirkişi raporu gösterir. Riskler konusunda aydınlatıldığınızı ispat etmek ise sizin değil hekimin yükümlülüğüdür.
Devlet hastanesindeki doktora dava açabilir miyim?
Hayır. Anayasa m.129/5 uyarınca kamu görevlisi doktorun kusurundan doğan tazminat davası yalnızca idareye karşı açılır. İdare tazminatı ödedikten sonra doktora rücu edip etmeyeceğine Mesleki Sorumluluk Kurulu karar verir.
Malpraktis davası zamanaşımı ne kadardır?
Haksız fiil kolunda zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde ameliyattan itibaren 10 yıldır. Fiil taksirle yaralama suçu oluşturuyorsa 8 yıllık süre uygulanır; vekalet sözleşmesine dayanan talepte TBK m.147/5’teki 5 yıllık süre gündeme gelir.
Kamu hastanesinde idareye başvuru süresi ne kadardır?
İYUK m.13 uyarınca eylemin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl, her hâlde eylem tarihinden itibaren 5 yıldır. İdare 30 gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır ve 60 gün içinde idare mahkemesinde dava açılır.
Katarakt ameliyatından sonra görme kaybı tazminat sebebi midir?
Kendiliğinden değildir. Görme kaybı tıbben öngörülen bir komplikasyonsa ve hasta bu risk konusunda aydınlatılmışsa tazminat doğmaz; ameliyat kurallara aykırı yapılmışsa, komplikasyon geç fark edilmişse ya da risk anlatılmamışsa sorumluluk doğar.
Onam formu imzaladım, yine de dava açabilir miyim?
Evet. Onam formu yalnızca içinde yazan riskler bakımından aydınlatmanın kanıtıdır; hatalı uygulamayı hukuka uygun hâle getirmez. Ayrıca TBK m.115 uyarınca hekimin hafif kusurundan dahi sorumsuz olacağına dair önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
Aydınlatıldığımı kim ispat etmek zorunda?
Hekim. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2020/11-592 E., 2022/356 K. sayılı kararına göre aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat yükü hekime aittir; aydınlatma yazılı olmak zorunda değildir ama hekim bunu delille kanıtlamalıdır.
Malpraktis davası kime açılır?
Özel sağlık kuruluşunda ameliyatı yapan doktor ve hastaneyi işleten şirket birlikte davalı gösterilebilir; ikisi müteselsilen sorumludur. Hekimin zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortacısına da sigorta bedeli kadar doğrudan başvurulabilir.
Malpraktis davası arabuluculuk zorunlu mu?
Tüketici mahkemesinde görülecek davalarda evet; 6502 sayılı Kanun m.73/A uyarınca arabulucuya başvuru dava şartıdır. Talep 2026 için 186.000 TL’nin altındaysa önce tüketici hakem heyetine başvurulur.
Doktor ceza davasında beraat ederse tazminat davası düşer mi?
Hayır. TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir. Tazminat davası kendi bilirkişi raporlarıyla ayrıca değerlendirilir.
Doktor hakkında şikâyet süresi ne kadardır?
Taksirle yaralama şikâyete bağlı olduğundan, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı ay içinde şikâyet edilmelidir. Nitelikli sonuç ile hekimin bilinçli taksiri birlikte varsa şikâyet aranmaz.
Malpraktis davasında hangi bilirkişi rapor verir?
Mahkemeler çoğunlukla Adli Tıp Kurumu ihtisas kurullarından ve üniversitelerin ilgili anabilim dallarındaki öğretim üyelerinden oluşan heyetlerden rapor alır. Raporlar çelişirse Adli Tıp Üst Kurulundan yeni rapor alınarak çelişki giderilir.
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.
Devamı
İlgili yazılar
-
Endikasyon Dışı İlaç Başvurusunun Reddi Geldi, İtiraz mı Edeyim Dava mı Açayım
Endikasyon dışı ilaç başvurusunun reddi hâlinde hekim itirazı ve iptal davası: Ankara idare mahkemesi, 60 günlük süre, yürütmeyi durdurma ve dilekçe içeriği.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Rapor Süresi Dolmak Üzere, Onayı Nasıl Uzatırım
Endikasyon dışı ilaç rapor süresi ve onayın uzatılması: süre yazılmamışsa yeni onay aranmaz ama bir yılı geçemez; son ay başvurusu, Ek-2 ve Ek-3 şartı.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Başvuru Sorgulama, Başvurum Sonuçlandı mı Nereden Öğrenirim
Endikasyon dışı ilaç başvuru sorgulama nasıl yapılır? Sonuç hekime iletilir; hastanın e-posta ve telefon kanalı, e-Devlet durumu ve 30 gün cevap yoksa ne olur.
Sosyal Güvenlik -
Endikasyon Dışı İlaç Onam Formu İmzalarken Neyi Kabul Etmiş Olurum
Endikasyon dışı ilaç onam formu (Ek-2) hastaya ne söyletir, kim doldurur, imzalamazsam ne olur? Yeni form, ilaca özel olur formları ve kabul ibaresinin sınırı.
Sosyal Güvenlik