İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

Güvenlik Soruşturması

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Konusunda Sık Sorulan Sorular ve Yanıtları – 1

· · Güncelleme · 57 dk okuma
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Konusunda Sık Sorulan Sorular ve Yanıtları – 1
İçindekiler · 21 bölüm

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması hakkında en çok sorulan sorular, devletin aday hakkında hangi kayıtlara baktığıyla ilgilidir: banka hesabı, yasal ya da yasa dışı bahis, aile üyelerinin sabıkası, HAGB ve takipsizlik kararları, sosyal medya ve borçlar. Bu soruların cevabı 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun 4. ve 5. maddelerinde yazılıdır. Kanunun 1. maddesi, “araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğunu” bu Kanunun düzenlediğini söyler; 4. ve 5. maddeler de bu bilgi ve belgeleri tek tek sayar. 8. madde ayrıca verilerin işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü kullanılmasını şart koşar.

Bu sayfada her soruyu ilgili madde numarasıyla cevapladık ve yanlış bilinen ölçütleri (ahlaki durum, mali durum, aile taraması gibi) tek tek ayırdık. Kavramların genel tanımı, kimlerin tabi olduğu ve sürecin işleyişi için Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Nedir? Nelere Bakılır? yazımız temel çerçeveyi verir; bu sayfa ise uygulamada en çok merak edilen “bakılır mı, çıkar mı, engel mi” sorularına odaklanır.

Bir Bakışta: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Soruları

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında incelenecek unsurlar kanunda kapalı bir liste olarak sayılır; en çok sorulan beş sorunun kısa cevabı şudur:

  • Banka hesabı: Banka hesabı, hesap hareketi veya mali durum 7315 sayılı Kanunun saydığı unsurlar arasında yoktur. Hesap üzerinden bir soruşturma açılmışsa, o soruşturmanın olguları arşiv araştırmasında görünür (m.4/1-ç).
  • Bahis: Lisanslı (yasal) bahis kayıt doğurmaz. Yasa dışı bahis oynamak 7258 sayılı Kanun m.5/1-(d) uyarınca idari para cezası gerektiren bir kabahattir ve adli sicile işlenmez; bahis oynatmak ve para nakline aracılık etmek ise suçtur.
  • Aile: Kanunda açıkça belirtilmedikçe yakının adli sicil ve arşiv kaydı istenemez ve kişiyi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak yapılamaz (5352 sayılı Kanun m.10/2).
  • HAGB ve takipsizlik: HAGB kararları, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve sonuçlanmış soruşturmalar kanunda madde numarasıyla sayılır, yani görünür. Görünmesi atanmamak demek değildir: Değerlendirme Komisyonu nesnel ve gerekçeli değerlendirme yapar, kararı atamaya yetkili amir verir (m.7/3).
  • Kim yapar, ne kadar sürer: Araştırmayı yalnız MİT Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri yapar (m.6/1). Sonuç arşiv araştırmasında en geç 30, güvenlik soruşturmasında en geç 60 iş günü içinde bildirilir (Yönetmelik m.11/7).

Güvenlik Soruşturmasında Banka Hesaplarına Bakılır mı?

Hayır; güvenlik soruşturmasında banka hesaplarına rutin olarak bakılmaz, çünkü 7315 sayılı Kanun banka hesabını, hesap hareketini ya da mali durumu incelenecek unsurlar arasında saymaz. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, kanunun 4. ve 5. maddelerinde sayılan sekiz unsurun “mevcut kayıtlardan” tespit edilmesidir. Bu sekiz unsurun hiçbiri finansal kayıt değildir: adli sicil, kolluk tarafından aranma, tahdit, mahkeme kararları ve soruşturma olguları, kamu görevinden çıkarılma, görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili olgusal veriler, yabancılarla ilişik ve terör ya da suç örgütleriyle irtibat.

Araştırmayı yapan birimlerin bilgi toplama yetkisi de sınırlıdır. Kanunun 6. maddesinin ikinci fıkrasına göre birimler, kendilerine iletilen taleple sınırlı olarak “bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden” bilgi ve belge alabilir. Bankalar bu sayımda yer almaz; 7315 sayılı Kanunun metninde “banka” kelimesi hiç geçmez.

Banka tarafında da ayrı bir koruma vardır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.73’e göre sıfat ve görevleri dolayısıyla bankalara veya müşterilerine ait sırları öğrenenler, bu sırları kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamaz. Aynı madde, bankayla müşteri ilişkisi kurulduktan sonra oluşan verilerin müşteri sırrı hâline geldiğini de açıkça yazar.

Bir nüansı doğru koymak gerekir: güvenlik soruşturmasının (a) bendi, kolluk ve istihbarat birimlerinde zaten bulunan olgusal verileri kapsar. Kişinin mali bir ilişkisi daha önce bir kolluk ya da istihbarat kaydına girmişse, bu kayıt olgusal veri olarak Değerlendirme Komisyonuna iletilebilir. Bu, hesabın soruşturma sırasında açılıp incelenmesi değil, var olan bir kaydın görülmesidir.

Güvenlik Soruşturmasında Banka Hesap Hareketlerine Bakılır mı?

Hesap hareketleri (havale, EFT, kart harcaması, para girişi ve çıkışı) güvenlik soruşturmasının konusu değildir. Önemli olan hareketin kendisi değil, bu hareket yüzünden kişi hakkında bir soruşturma veya kovuşturma açılıp açılmadığıdır. Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi, “kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguları” arşiv araştırmasına dahil eder.

Yani yüksek tutarlı bir havale, sık yapılan para transferi veya yurt dışından gelen ödeme tek başına kayıt doğurmaz. Aynı hesap bir dolandırıcılık ya da yasa dışı bahis soruşturmasında şüpheli hesap olarak yer almışsa, bu soruşturmanın olguları arşiv araştırmasında görünür; soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanmış olsa bile olgu kaydı ortadan kalkmaz.

Güvenlik Soruşturmasında Banka Hesapları İncelenir mi?

Hesap bakiyesi, kredi kartı borcu, tüketici kredisi, kredi notu, birikim ya da yatırım hesabı güvenlik soruşturmasında incelenen unsurlar değildir. Kanun bu verileri istemez; talep formu da bunları içermez. Yönetmeliğin 11. maddesinin altıncı fıkrasına göre güvenlik soruşturması talebine yalnız kişinin adı, soyadı, kimlik numarası, güncel adresi, iletişim bilgileri, mezun olduğu okul, son çalıştığı işyeri ve unvanı eklenir.

Arşiv Araştırmasında Banka Hesaplarına Bakılır mı?

Arşiv araştırmasında da banka hesaplarına bakılmaz. Arşiv araştırması güvenlik soruşturmasından daha dardır: kanunun 4. maddesindeki beş unsurun mevcut kayıtlardan tespitinden ibarettir. Arşiv araştırması talebine yalnız ad, soyad ve kimlik numarası listesi eklenir (Yönetmelik m.11/5). İlk defa veya yeniden kamu görevine atanacak herkes arşiv araştırmasına tabi olduğu için (m.3/1), bu soru en geniş aday kitlesini ilgilendirir.

Hesabım Bir Soruşturmaya Konu Olduysa Ne Görünür?

Hesapla bağlantılı durumların kayda nasıl yansıdığı, durumun suç mu kabahat mi olduğuna bağlıdır:

DurumDayanakArşiv araştırmasında ne görünür?
Hesabın bahis sitelerine para nakli için kullandırılması7258 s.K. m.5/1-(c) — suçSoruşturma ve kovuşturma olguları (7315 m.4/1-ç); mahkûmiyet kesinleşirse adli sicil kaydı
Hesabın dolandırıcılıkta kullanıldığı şüphesiTCK dolandırıcılık hükümleri — suçSoruşturma olguları; kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla bitse bile olgu görünür
Yasa dışı bahis sitesinde oynamak7258 s.K. m.5/1-(d) — kabahatAdli sicile işlenmez; 7315 m.4’te idari para cezası ayrıca sayılmaz
HAGB verilmiş bir ceza dosyasıCMK m.231/13Görünür; 7315 m.4/1-(ç) bu kararları madde numarasıyla sayar
Kredi borcu, kredi kartı borcu, icra takibi7315’te karşılığı yokİncelenecek unsur değildir

Kişisel verilerin korunması önemli bir gerekliliktir.
7315 sayılı Kanunun 8. maddesi, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına konu kişisel verilerin doğru ve güncel olmasını, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü kullanılmasını şart koşar. 9. maddenin üçüncü fıkrası bu verilerin amacı dışında işlenemeyeceğini ve aktarılamayacağını söyler. Görevli personelin hukuka aykırı sorgulama yapması, log kayıtlarını değiştirmesi veya bilgiyi yetkisiz kişilerle paylaşması 6. maddenin üçüncü fıkrasıyla açıkça yasaklanmıştır.

Sonuç olarak, güvenlik soruşturmasında banka hesapları incelenen bir alan değildir; kanun bu yetkiyi araştırmayı yapan birimlere vermez. Hesap ancak bir suç soruşturmasına konu olmuşsa, dolaylı olarak o soruşturmanın olguları üzerinden kayda yansır. Hesabınızla ilgili bir soruşturma geçirdiyseniz, dosyanın nasıl sonuçlandığını (kovuşturmaya yer olmadığı, HAGB, beraat, mahkûmiyet) bilmek, arşiv araştırmasında neyle karşılaşacağınızı öngörmenin en sağlam yoludur.

Yasal Bahis Oynadım, Güvenlik Soruşturmasına Engel mi?

Hayır. Kanunun verdiği yetkiyle oynatılan lisanslı bahis ve şans oyunlarını oynamak suç da kabahat de değildir; bu nedenle ne adli sicilde ne de arşiv araştırmasında bir kayıt doğurur. 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 5. maddesi, yaptırımların tamamını “Kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın” oynatılan ve oynanan oyunlara bağlar.

Yasal bahis oynamak güvenlik soruşturmasının üç ek unsurundan hiçbirine de girmez: görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili bir kolluk kaydı oluşturmaz, yabancılarla ilişik değildir, örgüt irtibatı değildir. Mülga “ahlaki durum” ölçütü bugün yürürlükte olmadığı için, oyun alışkanlığının kendisi de kanunun saydığı bir unsur değildir.

Yasa Dışı Bahis Güvenlik Soruşturmasında Çıkar mı?

Yasa dışı bahis sitesinde oynamak kabahattir. 7258 sayılı Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre oynayanlara mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından beş bin liradan yirmi bin liraya kadar idari para cezası verilir. Bu tutarlar kanundaki tutarlardır; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/7 gereği her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.

Adli sicile yalnızca Türk mahkemelerince verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir (5352 sayılı Kanun m.4/1). İdari para cezası bir mahkûmiyet olmadığından adli sicile işlenmez. 7315 sayılı Kanunun 4. maddesi de arşiv araştırmasının unsurları arasında idari para cezalarını ayrıca saymaz.

Güvenlik soruşturmasına tabi kadrolarda ise tablo biraz farklıdır: 5. maddenin (a) bendi, kolluk kuvvetlerindeki “görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili” olgusal verileri kapsar. Kanun, bir idari para cezası tutanağının bu kapsama girip girmediğini ayrıca düzenlemez; bu değerlendirme Değerlendirme Komisyonunun nesnel ve gerekçeli değerlendirmesine kalır. Yasa dışı bahsin hukuki sonuçlarının tamamı için Yasa Dışı Bahis: Hukuki Sonuçlar, Riskler ve Güvenli İnternet Kullanım Rehberi yazımıza bakabilirsiniz.

Bahis Oynatmak veya Hesap Kiralamak Neden Farklı Sonuç Doğurur?

Çünkü oynamak kabahat, oynatmak ve aracılık etmek suçtur. 7258 sayılı Kanunun 5. maddesi beş ayrı eylemi ayrı yaptırımlara bağlar:

Eylem7258 s.K. m.5/1NiteliğiKayda yansıması
Oynatmak, yer veya imkân sağlamak(a) üç yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıSuçSoruşturma olguları; mahkûmiyette adli sicil
Yurt dışı sitelere erişim sağlamak(b) dört yıldan altı yıla kadar hapisSuçSoruşturma olguları; mahkûmiyette adli sicil
Para nakline aracılık (hesap kiralama dahil)(c) üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıSuçSoruşturma olguları; mahkûmiyette adli sicil
Reklam vermek, oynamaya teşvik etmek(ç) bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıSuçSoruşturma olguları; mahkûmiyette adli sicil
Oynamak(d) beş bin liradan yirmi bin liraya kadar idari para cezasıKabahatAdli sicile işlenmez

Bu ayrım memurluk şartları açısından da belirleyicidir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.48/A-5, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamayı genel şart olarak arar. Bahis oynatma ve para nakline aracılık suçlarının alt sınırı üç yıl hapistir; kabahat olan oynama eylemi ise bu şartın kapsamına girmez.

Güvenlik Soruşturmasında 1. Derece Akrabaya ve Aileye Bakılır mı?

Kanunda açıkça belirtilmedikçe hayır. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.10/2 şöyle der: “Kanunda açıkça belirtilmediği takdirde, kişi hakkında alınacak bir karar veya yapılacak bir işlemle ilgili olarak, bir yakınının adlî sicil ve arşiv kayıtları istenemez ve bu bilgiler, kişiyi herhangi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak olarak kullanılamaz.” 7315 sayılı Kanunda yakınların veya ailenin araştırılmasını öngören bir hüküm yoktur; kanun metninde “aile” ve “yakın” kelimeleri hiç geçmez.

Bu kural anne, baba, kardeş, eş ve çocuk için aynıdır; birinci derece ile ikinci derece akraba arasında bir ayrım yapmaz. Sık tekrarlanan “yalnızca birinci derece akrabaya bakılır” cümlesinin kanunda bir karşılığı yoktur. Kural, yakının kaydının istenmesini de, bu kaydın aday aleyhine kullanılmasını da ayrı ayrı yasaklar.

Ayrım şuradadır: yakının kaydı sizin kaydınız değildir, ama sizin kendi eyleminiz sizin olgunuzdur. Bir akrabanızla birlikte bir örgüt faaliyetine katılmışsanız, bu 7315 sayılı Kanunun 5. maddesinin (c) bendi kapsamında sizin hakkınızdaki “eylem birliği, irtibat ve iltisak” olgusudur; akrabanızın durumu değil, sizin eyleminiz değerlendirilir.

SoruKanuna göre cevap
Babamın sabıkası kaydımda görünür mü?Hayır; yakının kaydı istenemez (5352 m.10/2)
Kardeşim hakkında devam eden bir dava beni etkiler mi?Onun dosyası sizin arşiv araştırmanızın konusu değildir
Eşimin terör soruşturması atanmama sebebi olabilir mi?Tek başına dayanak yapılamaz; sizin kendi irtibatınız ayrıca m.5/c ile değerlendirilir
Ailemin maddi durumuna bakılır mı?Hayır; mali durum 7315’te unsur değildir
Akrabamın yurt dışında yaşaması sorun olur mu?Sizin yabancı devlet kurumları ve yabancılarla kendi ilişiğiniz m.5/b ile değerlendirilir; akrabanın ikameti tek başına unsur değildir

Eşimin veya Kardeşimin Sabıkası Atanmama Sebebi Olur mu?

Olmaz; 5352 sayılı Kanunun m.10/2 hükmü bu bilginin kişiyi herhangi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak olarak kullanılamayacağını açıkça söyler. Buna rağmen atanmama işleminin gerekçesinde yakının kaydına dayanıldığı anlaşılırsa, bu işlem idari yargıda iptal davasına konu edilebilir. Dava açma süresi, özel kanununda ayrı süre gösterilmediği için İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 uyarınca yazılı bildirimden itibaren altmış gündür. Değerlendirme Komisyonunun değerlendirmesi mahkeme istediğinde sunulur (7315 m.7/3), bu yüzden gerekçe yargısal denetime açıktır.

7315 Sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Soruları ve Cevapları

7315 sayılı Kanun 17 Nisan 2021 tarihli ve 31457 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir (m.15). Kanun on altı maddeden oluşur ve bugüne kadar yalnızca bir kez değişmiştir: 7551 sayılı Kanunla 7. maddede yapılan değişiklik 1 Temmuz 2025’te yürürlüğe girmiştir. Kanunun iptal edilmiş hiçbir hükmü yoktur. Güncel metne Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki 7315 sayılı Kanun sayfasından ulaşılabilir. En çok sorulan soruları madde sırasıyla şöyle toplayabiliriz:

SoruCevapMadde
Kanun neyi düzenler?Kimler hakkında yapılacağını, araştırma konusu bilgi ve belgeleri, yapacak mercileri, Değerlendirme Komisyonunu, veri güvenliği ile saklama ve silme sürelerinim.1
Arşiv araştırması kime yapılır?İlk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacak herkesem.3/1
Güvenlik soruşturması kime yapılır?Yalnız sayılan gruplara, arşiv araştırmasıyla birliktem.3/2
Arşiv araştırmasında nelere bakılır?Adli sicil, aranma, tahdit, mahkeme kararları ve soruşturma olguları, kamu görevinden çıkarılmam.4
Güvenlik soruşturmasında ayrıca nelere bakılır?Olgusal veriler, yabancılarla ilişik, örgütlerle irtibatm.5
Kim yapar?MİT Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, mahalli mülki idare amirliklerim.6/1
Sonucu kim değerlendirir?Başkan dahil en az beş kişi ve tek sayıdan oluşan Değerlendirme Komisyonum.7/1
Kişi bilgilerini öğrenebilir mi?İstihbari faaliyete konu olmayan verileri için evet; istihbari bilgiler kişiye verilemezm.8
Veriler ne zaman silinir?İşlenme amacı ortadan kalkınca veya her durumda iki yılın sonunda; dava açılmışsa karar kesinleşmeden silinmezm.10
Görevli hukuka aykırı davranırsa?Suçta 6698 m.17, kabahatte 6698 m.18 uygulanırm.11
Eski kanun ne oldu?4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırıldı; ona yapılan atıflar 7315’e yapılmış sayılırm.13/8, m.14

7315 Sayılı Kanunun 3. Maddesi Kimleri Kapsar?

  1. madde iki ayrı kitle tanımlar. Birinci fıkra arşiv araştırmasını, statüsü veya çalıştırma şekli ne olursa olsun ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacak herkese uygular. İkinci fıkra güvenlik soruşturmasını şu gruplarla sınırlar ve bu gruplarda iki araştırma birlikte yapılır:
  • Gizlilik dereceli birimlerde çalıştırılacak kamu personeli,
  • Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli,
  • Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel,
  • Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler,
  • Üst kademe kamu yöneticileri,
  • Özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturmasına tabi tutulan kişiler,
  • Millî güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilenler.

Kadronuz bu listede yoksa, hakkınızda yalnızca arşiv araştırması yapılır. Ancak Yönetmeliğin 6. maddesinin ikinci fıkrası, bütün kurumların teftiş ve denetim, personel ve bilgi işlem birimleri ile özel kalem müdürlüklerini gizlilik dereceli birim sayar; bu birimlere atanacaklar unvanlarından bağımsız olarak güvenlik soruşturmasına tabidir.

7315 Sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Kim Yürütür?

Kanunun 16. maddesine göre Kanunun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür. Uygulamada soruşturmayı ve araştırmayı yürüten birimler ise 6. maddede sayılan üç birimdir: Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri. Kanunun uygulanmasına ilişkin ayrıntılar, 12. maddenin verdiği yetkiyle çıkarılan ve 3 Haziran 2022 tarihli ve 31855 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yapılmasına Dair Yönetmelikte (Cumhurbaşkanı Kararı 5649) düzenlenmiştir. Bu Yönetmelik, 2000 yılından kalma eski yönetmeliği yürürlükten kaldırmıştır (m.16).

Arşiv Araştırması Nedir?

Arşiv araştırması, ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacak kişiler hakkında, kanunda sayılan beş unsurun mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir (7315 sayılı Kanun m.3/1 ve m.4). Belirli pozisyonlarla sınırlı değildir; statüsü veya çalıştırma şekli ne olursa olsun kamu görevine atanacak herkes hakkında yapılır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kavramları birbiriyle bağlantılıdır ama aynı değildir: arşiv araştırması tabandır, güvenlik soruşturması yalnız kanunda sayılan kadrolarda buna eklenir. Arşiv araştırması yeni bir soruşturma başlatmaz, sahada araştırma yapmaz; devletin kayıtlarında zaten bulunan bilgileri bir araya getirir. Peki, bu araştırma tam olarak neyi kapsar ve neden önemlidir?

Arşiv Araştırmasının Kapsamı

Arşiv araştırmasının kapsamı 7315 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasında beş bent hâlinde sayılır; bu liste yorumla genişletilemez. Arşiv araştırmasında şu unsurlar ele alınır:

  • Adli Sicil Kaydı (a): Adayın adli sicil kaydı incelenir. Adli sicile Türk mahkemelerince verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir (5352 m.4/1). Adli sicil ve arşiv bilgileri gizlidir (5352 m.11/1); herkese açık bir kayıt değildir.
  • Aranma Durumu (b): Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığına bakılır.
  • Tahdit (c): Kişi hakkında herhangi bir tahdit, yani kayıtlı bir kısıtlama olup olmadığı kontrol edilir.
  • Mahkeme Kararları ve Soruşturma Olguları (ç): Kesinleşmiş mahkeme kararları, CMK m.171/5 (kamu davasının açılmasının ertelenmesi) ve CMK m.231/13 (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmalardaki olgular araştırılır.
  • Kamu Görevinden Çıkarılma (d): Kişi hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığı sorgulanır. Kamu görevinden uzaklaştırma, aylıktan kesme gibi diğer disiplin cezaları bu bentte sayılmaz.

Arşiv Araştırmasının Hukuki Dayanağı

Arşiv araştırmasının bugünkü dayanağı 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak çıkarılan 5649 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan Yönetmeliktir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesine KHK-676 ile eklenen ve güvenlik soruşturması ile arşiv araştırmasını memurluğa alınmanın genel şartları arasına koyan (A)-8 bendi, Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.2018/73, K.2019/65 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; yerine yeni bir bent konulmamıştır. 657 m.48’i bugün arşiv araştırmasının dayanağı olarak göstermek bu yüzden yanlıştır. Zincir şöyledir: 4045 sayılı Kanun ve 2000/284 sayılı eski Yönetmelik dönemi, 2016’da KHK ile getirilen 657 m.48/A-8 bendi, 2019’da bu bendin iptali, 2021’de 7315 sayılı Kanun, 2022’de yeni Yönetmelik.

Arşiv Araştırması Kime Yapılır?

Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa ya da yeniden memuriyete veya kamu görevine atanacak herkes için yapılır (m.3/1). Memur, sözleşmeli personel ve kamu kurumunda çalıştırılacak kişi arasında bu bakımdan fark yoktur. Kritik görevlerde veya gizlilik derecesi yüksek pozisyonlarda arşiv araştırmasının kapsamı genişlemez; bu kadrolarda arşiv araştırmasına ek olarak güvenlik soruşturması yapılır (m.3/2). Örneğin güvenlik birimlerine, üst kademe kamu yöneticiliğine veya stratejik projelere atanacak kişiler hakkında her iki işlem birlikte yürütülür.

Arşiv Araştırmasının Önemi

Arşiv araştırması, kamu görevine atanacak kişi hakkında karar verecek idarenin, kanunun saydığı kayıtları eksiksiz görmesini sağlar. Kamu hizmetinin güvenilir şekilde yürütülmesi için adli sicil, aranma ve memurluktan çıkarma gibi kayıtların bilinmesi gerekir; aynı zamanda bu kayıtların amacı dışında kullanılmaması da kanunun temel ilkesidir. Kanun bu dengeyi iki yolla kurar: incelenecek bilgileri kapalı bir liste hâlinde sayar ve bu bilgileri yorum içermeyen olgusal veri olarak Değerlendirme Komisyonuna iletir (m.7/2).

Sonuç olarak, arşiv araştırması kamu hizmetinin güvenilirliği açısından kritik rol oynar. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında yapılan bu değerlendirme, adli sicilden kamu görevinden çıkarılma kaydına kadar kanunda sayılan beş unsurla sınırlıdır; aile bağlantıları bu unsurlar arasında yer almaz ve yakının kaydı istenemez (5352 m.10/2). Bu süreçte hukuki çerçeveye uygun hareket edilmesi ve kişisel verilerin korunması büyük bir hassasiyetle sağlanmalıdır.

Güvenlik Soruşturması Nedir?

Güvenlik soruşturması, kanunda sayılan kadrolara atanacak kişiler hakkında, arşiv araştırmasındaki beş unsura ek olarak üç unsurun daha araştırılmasıdır (7315 sayılı Kanun m.5). Bu üç ek unsur şunlardır: görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal veriler, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişik ve terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak.

Güvenlik soruşturmasını arşiv araştırmasından ayıran ikinci özellik yöntemdir. Arşiv araştırması yalnız mevcut kayıtlardan yapılırken, güvenlik soruşturması “mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle” yapılır. Olgusal veri, Yönetmeliğin 4. maddesinde “yürütülecek görevin gerektirdiği niteliklerle ilgisi bulunan, yorum içermeyen, somut veya gözlemlenebilir ya da doğrulanabilir vâkıalara dayanan veri” olarak tanımlanır.

Bu soruşturma, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü veya mahalli mülki idare amirlikleri tarafından yürütülür ve sonuçlar talep eden kuruma iletilir. Kanunun doğru adı 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’dur; güvenlik soruşturmasının kriterleri bu Kanunla belirlenmiştir.

Güvenlik soruşturmasında incelenen başlıca hususlar şunlardır:

  • Arşiv araştırmasındaki beş unsur (m.4): Adli sicil, aranma, tahdit, mahkeme kararları ve soruşturma olguları, kamu görevinden çıkarılma.
  • Olgusal Veriler (m.5/a): Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili, kolluk ve istihbarat birimlerinde bulunan yorum içermeyen veriler.
  • Yabancılarla İlişik (m.5/b): Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişik.
  • Örgüt Bağlantısı (m.5/c): Terör örgütleri veya suç örgütleriyle eylem birliği, irtibat ve iltisak.

Bu listede mali durum, aile ve yakın çevre, yaşam tarzı, ahlaki durum veya sosyal medya yoktur. Bu kavramların bir kısmı, 3 Haziran 2022’de yürürlükten kaldırılan 2000/284 sayılı eski Yönetmelik döneminden kalmadır; bir kısmının ise hiçbir mevzuatta karşılığı bulunmamaktadır. Özellikle “ahlaki durum” ifadesi 7315 sayılı Kanunda ve yeni Yönetmelikte hiç geçmez.

Sonuç olarak, güvenlik soruşturması kanunun saydığı unsurlarla sınırlı bir tespit işlemidir; karar ise soruşturmayı yapan birim tarafından değil, Değerlendirme Komisyonunun nesnel ve gerekçeli değerlendirmesi üzerine atamaya yetkili amir tarafından verilir (m.7/3). Bu süreç, hem kamusal düzenin hem de kişisel verilerin korunması açısından önemlidir.

Kimlere Güvenlik Soruşturması Yapılır?

Güvenlik soruşturması, herkes hakkında değil, yalnızca 7315 sayılı Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan kişiler hakkında ve arşiv araştırmasıyla birlikte yapılır. Hangi kadroların bu kapsama girdiği Yönetmeliğin 9. maddesinin ikinci fıkrasında kurum kurum ayrıca listelenmiştir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte şu gruplar için zorunludur; listenin dışında kalanlar hakkında yalnız arşiv araştırması yapılır:

1. Kamu Görevine İlk Atanacaklar

Kamu görevine ilk defa veya yeniden atanacak herkes hakkında arşiv araştırması yapılır (m.3/1). Güvenlik soruşturması ise yalnız aşağıdaki gruplarda arşiv araştırmasına eklenir. Dolayısıyla 657 sayılı Kanuna tabi her memur adayı güvenlik soruşturmasından geçmez; kadrosu m.3/2 listesinde olmayan aday için yalnız arşiv araştırması yapılır. Kurumların personel, bilgi işlem, teftiş ve denetim birimleri ile özel kalem müdürlükleri gizlilik dereceli birim sayıldığı için (Yönetmelik m.6/2), bu birimlere atanacaklar bu kuralın istisnasıdır.

2. Askeri Personel

Millî Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığında çalıştırılacak kamu personeli hakkında güvenlik soruşturması yapılır (m.3/2). Yönetmelik, Millî Savunma Bakanlığında uzman erbaş, sözleşmeli er ve erbaş ile işçi olarak çalıştırılacaklar için talebin Emniyet Genel Müdürlüğü ve/veya mahalli mülki idare amirliklerince karşılanacağını (m.11/3-a), ihtisas alanlarına göre çalıştırılacak diğer personel için ise talebin Cumhurbaşkanlığına iletileceğini (m.11/4-b) düzenler. Soruşturma adayın kendisine ilişkindir; 7315 sayılı Kanunda aile ve akraba araştırmasına ilişkin bir hüküm yoktur ve yakının kaydı kanunda açıkça belirtilmedikçe istenemez (5352 m.10/2).

3. Emniyet ve İstihbarat Kurumları Çalışanları

Jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli güvenlik soruşturmasına tabidir (m.3/2). Polis, MİT ve jandarma personeli bu grubun başlıcalarıdır. Kanun bu kadrolar için ayrı veya “daha derin” bir inceleme türü öngörmez; incelenecek unsurlar yine m.4 ve m.5’te sayılanlardır. Farklılık talebin yolundadır: Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında çalıştırılacak kamu personelinin güvenlik soruşturması Emniyet Genel Müdürlüğü ve/veya mahalli mülki idare amirliklerince yapılır (Yönetmelik m.11/3-b, c, ç).

4. Cezaevlerinde Görev Alacaklar

Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında güvenlik soruşturması yapılır (m.3/2). İnfaz ve koruma memurları başta olmak üzere bu kurumlarda görev alacak personelin güvenlik soruşturması talebi Emniyet Genel Müdürlüğü ve/veya mahalli mülki idare amirliklerince karşılanır (Yönetmelik m.11/3-d).

5. Öğretmenler ve Eğitimciler

Kanun, “kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler” hakkında güvenlik soruşturması yapılmasını öngörür (m.3/2). Kapsam kamuda çalışacak öğretmenlerle sınırlıdır; özel okulda çalışacak öğretmen bu bent kapsamında sayılmaz. Öğretmenlerin güvenlik soruşturması talebi Emniyet Genel Müdürlüğü ve/veya mahalli mülki idare amirliklerince karşılanır (Yönetmelik m.11/3-e). Ayrıntılar için Öğretmen Güvenlik Soruşturması (MEB) yazımıza bakabilirsiniz.

6. Kritik Sektör ve Proje Personelleri

Kanun sektör saymaz; “millî güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler” ifadesini kullanır (m.3/2). Bu nedenle bir özel şirket çalışanı da, stratejik önemi haiz bir projede istihdam ediliyorsa güvenlik soruşturmasına tabi olabilir. Bu taleplerde ilgili bakanlık veya kurum, birimin ya da projenin millî güvenlik açısından taşıdığı stratejik önemi gerekçelendirerek belirtmek zorundadır (Yönetmelik m.11/8). 5202 sayılı Savunma Sanayii Güvenliği Kanunu kapsamındakiler de ayrıca sayılmıştır (Yönetmelik m.11/4-g).

7. Üst Düzey Yöneticiler

Üst kademe kamu yöneticileri güvenlik soruşturmasına tabidir (m.3/2). Üst kademe kamu yöneticisi, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bu şekilde belirlenen kişidir (Yönetmelik m.4). Bu kişiler hakkındaki talepler Cumhurbaşkanlığına iletilir ve soruşturma MİT Başkanlığı ve/veya Emniyet Genel Müdürlüğüne yaptırılır (Yönetmelik m.11/4-c).

8. Yabancılarla Çalışan Personel

Kanunda “yabancılarla çalışan personel” diye ayrı bir grup yoktur. Yabancılarla ilişki bir kişi grubu değil, güvenlik soruşturmasında incelenen bir unsurdur (m.5/b: yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişik). Kadronun kendisi yurt dışıyla bağlantılı olduğunda ise Yönetmelik ayrı bir düzenleme yapar: 6004 sayılı Kanun kapsamında Dışişleri aday meslek memurluğu, aday konsolosluk ve ihtisas memurluğuna atanacaklar ile doğrudan yurt dışı teşkilatında istihdam edilecekler hakkındaki talepler Cumhurbaşkanlığına iletilir (m.11/4-e).

Yasal Çerçeve

7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu, kimlerin bu sürece tabi olacağını 3. maddesinde tanımlar; kadro bazındaki ayrıntı Yönetmeliğin 9. maddesindedir. Hangi birimin gizlilik dereceli sayılacağını kurumlar kendileri belirler ve Cumhurbaşkanlığına bildirir (Yönetmelik m.6/2-3). Bildirimde bulunmayan kurumun güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması talebi yerine getirilmez (Yönetmelik m.11/9). Kimin soruşturulacağını belirleyen bir Millî Güvenlik Kurulu yetkisi mevzuatta yoktur.

Sonuç olarak, güvenlik soruşturması devletin ve toplumun kritik noktalarında görev alacak kişiler hakkında yapılan, kanunla sınırlandırılmış bir güvenlik mekanizmasıdır. İlgili mevzuata göre bu süreç, kişinin çevresine değil, kanunun saydığı unsurlar bakımından kişinin kendisine ilişkin kayıtlara dayanır.

Güvenlik Soruşturmasını Kim Yapar?

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, kamu kurum ve kuruluşlarında görev alacak kişiler hakkında yalnız kanunda sayılan birimler tarafından yapılır. 7315 sayılı Kanunun 6. maddesinin birinci fıkrası bu birimleri üç olarak sayar: Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri. Sayım sınırlıdır; atama yapacak kurum araştırmayı kendisi yapamaz, yalnız talep eder.

Birimlerin yetkisi de kendilerine iletilen taleple sınırlıdır (m.6/2). Bu çerçevede bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden gerekli bilgi ve belgeleri, ayrıca m.4/1-(ç) kapsamındaki karar ve kayıtları almaya yetkilidirler. Şimdi bu birimleri daha detaylı inceleyelim:

1. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT)

MİT, Cumhurbaşkanlığının talepleri ile Cumhurbaşkanlığına iletilen güvenlik soruşturmalarını yürütür (Yönetmelik m.11/1 ve m.11/4). Bu kapsamda gizlilik dereceli birimlerde görev yapacak şube müdürü ve üstü amirler ile bu birimlerdeki kariyer meslek mensupları, üst kademe kamu yöneticileri, hâkim ve savcı adayları, kaymakam adayları, Dışişleri aday meslek memurları, stratejik projeler ve 5202 sayılı Kanun kapsamındakiler yer alır. İncelenen unsurlar diğer birimlerle aynıdır; MİT’e özgü ek bir inceleme listesi yoktur.

2. Emniyet Genel Müdürlüğü

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), üç işlevi birlikte görür: Cumhurbaşkanlığı taleplerini MİT ile birlikte veya tek başına karşılar (Yönetmelik m.11/1), kurumların arşiv araştırması taleplerini yerine getirir (m.11/2) ve emniyet, jandarma, sahil güvenlik, ceza infaz kurumu, öğretmen ve gizlilik dereceli birim personelinin güvenlik soruşturmalarını yapar (m.11/3). Yönetmelikte talep yollarının dördünde de adı geçen tek birim budur.

3. Jandarma Genel Komutanlığı

Jandarma Genel Komutanlığı, 7315 sayılı Kanunun 6. maddesinde sayılan birimler arasında değildir; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmaya yetkili bir birim olarak sayılmamıştır. Jandarma bu sürecin yapan değil, tabi olan tarafındadır: jandarma teşkilatında çalıştırılacak kamu personeli hakkında güvenlik soruşturması yapılır (m.3/2) ve bu soruşturma Emniyet Genel Müdürlüğü ve/veya mahalli mülki idare amirliklerince yürütülür (Yönetmelik m.11/3-c). Jandarmanın kolluk olarak tuttuğu kayıtlar ise “mevcut kayıtlar” arasında olduğu için araştırmada görülebilir.

4. Mahalli Mülki İdare Amirlikleri

Mahalli mülki idare amirlikleri valilik ve kaymakamlıklardır. Bu birimler kurumların arşiv araştırması taleplerini Emniyet Genel Müdürlüğüyle birlikte veya tek başına karşılar (Yönetmelik m.11/2) ve m.11/3’te sayılan grupların güvenlik soruşturmalarını yapar. İllerden gelen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması talepleri valilikler tarafından yerine getirilir (m.11/3 son cümle). Valilik ve kaymakamlıkların yetkisi de diğer birimler gibi kanunun saydığı unsurlarla sınırlıdır; adayın hayat standardı, sosyal uyumu ya da sosyal ağları incelenecek unsurlar arasında yer almaz.

Güvenlik soruşturmasını kimlerin yapacağı, pozisyonun “risk durumuna” göre değil, Yönetmeliğin 11. maddesindeki talep yollarına göre belirlenir. Cumhurbaşkanlığına iletilen ve Yönetmeliğin 11. maddesinin dördüncü fıkrasında sekiz bent hâlinde sayılan gruplarda soruşturma MİT ve/veya EGM’ye yaptırılır; kanunda sayılan diğer gruplarda EGM ve/veya mahalli mülki idare amirlikleri yapar; arşiv araştırması taleplerini ise EGM ve/veya mahalli mülki idare amirlikleri karşılar. Jandarmanın bu dağılımda bir yeri yoktur.

Süreçte gizlilik esastır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemlerinin her evresinde gizliliğe uyulur; bilgi ve belgeler yasal olarak bilmesi gerekenlerden başkasına verilmez ve açıklanmaz (m.9/2). Görevli personel, görevi gereği öğrendiği kişisel bilgileri yetkisiz kişilerle paylaşamaz, basın ve yayın kuruluşlarına veremez (m.6/3).

Görüldüğü üzere, güvenlik soruşturmasını yürüten birimler yetkilerini kanuni çerçevede ve taleple sınırlı olarak kullanır. Bu birimler bir “rapor” ya da karar değil, yorum içermeyen olgusal veri üretir ve bunu ilgili kurumun Değerlendirme Komisyonuna iletir (m.7/2); istihdam kararını ise komisyonun değerlendirmesi üzerine atamaya yetkili amir verir.

Güvenlik Soruşturmasına Etki Etmemesi Gereken Hususlar

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, bireyin kamu görevine uygunluğunu değerlendirmek için yapılan yasal bir süreçtir; ama her bilgi bu değerlendirmeye dayanak yapılamaz. Bu başlıktaki hususların bir kısmı kanunla açıkça yasaklanmış, bir kısmı ise kanunun saydığı unsurlar arasında hiç yer almaz. Bir kısmı ise sanılanın aksine kayıtta görünür ve ancak değerlendirmede nasıl yorumlanacağı tartışılabilir. Anayasa’nın 20. maddesindeki özel hayatın gizliliği ile 7315 sayılı Kanunun 8. maddesindeki sınırlılık ve ölçülülük ilkesi bu ayrımın temelidir. İşte, güvenlik soruşturması sırasında sıkça tartışılan hususlar ve kanundaki karşılıkları:

1. Aile Üyelerinin Durumu

Bu konuda kanun açıktır: kanunda açıkça belirtilmedikçe kişi hakkında alınacak bir karar veya yapılacak bir işlemle ilgili olarak bir yakınının adli sicil ve arşiv kayıtları istenemez ve bu bilgiler kişiyi herhangi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak olarak kullanılamaz (5352 sayılı Kanun m.10/2). 7315 sayılı Kanun da incelenecek unsurlar arasında aile üyelerini saymaz. Bireyin sorumluluğu yalnızca kendisine aittir; bir başkasının geçmişi, kişinin atanmasına engel yapılamaz. Ayrıntılı tablo için bu yazıdaki “Güvenlik Soruşturmasında 1. Derece Akrabaya ve Aileye Bakılır mı?” başlığına bakabilirsiniz.

2. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve Beraat Kararları

Burada iki durumu ayırmak gerekir. HAGB kararı arşiv araştırmasında görünür: 7315 sayılı Kanunun 4. maddesinin (ç) bendi, CMK m.231/13 kapsamında alınan kararları madde numarasıyla sayar ve m.6/2 araştırmayı yapan birimlere bu kayıtları alma yetkisini ayrıca verir. Yani adli sicil belgesinin temiz olması HAGB kaydının görünmeyeceği anlamına gelmez. Beraatle sonuçlanan dosyada ise bir mahkûmiyet yoktur; ancak “sonuçlanmış kovuşturma kapsamındaki olgular” da aynı bentte sayıldığı için dosyanın varlığı kayıtta yer alabilir.

Görünmek ile olumsuz değerlendirilmek aynı şey değildir. Değerlendirme Komisyonu kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirme yapmak zorundadır (m.7/3) ve bu değerlendirme mahkeme istediğinde sunulur. Beraat etmiş ya da hakkında HAGB verilmiş bir kişinin bu kayıt yüzünden atanmaması, gerekçenin nesnel olup olmadığı bakımından idari yargı denetimine açıktır. Konunun ayrıntısı için Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması Güvenlik Soruşturması (HAGB) yazımıza bakabilirsiniz.

3. Kişisel Borçlar ve Mali Durum

Kişisel borçlar, kredi ve kart borçları, icra takibi, banka hesapları ve genel olarak mali durum 7315 sayılı Kanunun 4. ve 5. maddelerinde sayılan unsurlar arasında yer almaz. Bu nedenle bir icra takibine konu olmak ya da borçlu olmak tek başına araştırmanın konusu değildir. Borçla bağlantılı bir suçtan soruşturma açılmışsa durum farklıdır: o soruşturmanın olguları m.4/1-(ç) kapsamında görünür. Borç ile suç arasındaki bu ayrım, “mali durumum soruşturmayı etkiler mi” sorusunun asıl cevabıdır.

4. Geçmiş Çocukluk veya Ergenlik Davranışları

5352 sayılı Kanunun 10. maddesinin üçüncü fıkrasına göre on sekiz yaşından küçüklerle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtları ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebilir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bir ceza soruşturması değil, idari bir işlemdir. Anayasa Mahkemesi de bu korumanın ölçütünün fiil tarihindeki yaş olduğunu kabul etmiştir. Ayrıntılı değerlendirme ve istisnalar için 18 Yaş Altı Suçlar Güvenlik Soruşturmasında Çıkar Mı? yazımıza bakabilirsiniz.

5. Boşanma veya Özel Hayat Detayları

Boşanmış olmak, evlilik dışı ilişkiler, kişisel tercihler ve benzeri özel hayat bilgileri 7315 sayılı Kanunun saydığı unsurlar arasında yer almaz. Olgusal veri, “görevin gerektirdiği niteliklerle ilgisi bulunan” veridir (Yönetmelik m.4); özel hayata ilişkin, görevle ilgisi kurulamayan bilgiler bu tanıma girmez. Bu tür bilgilerin rapora ve sonuca yansıması, Anayasa’nın 20. maddesindeki özel hayatın gizliliği hakkıyla ve 7315 m.8/2’deki ölçülülük ilkesiyle bağdaşmaz.

6. Tanık Olunan veya Takipsizlikle Sonuçlanan Sorunlar

Tanıklık ile şüphelilik farklıdır. 7315 sayılı Kanunun 4. maddesinin (ç) bendi “kişi hakkında” devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmaları sayar; yalnızca tanık olarak dinlendiğiniz bir dosya sizin hakkınızda açılmış bir soruşturma değildir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (takipsizlik) ise farklıdır: kişi şüpheli olarak soruşturulmuş ve dosya sonuçlanmıştır; bu “sonuçlanmış soruşturma kapsamındaki olgu” olarak arşiv araştırmasında görünür. Görünmesi atanmamak anlamına gelmez; suçun işlenmediği ya da delil bulunmadığı yönündeki kararın, Değerlendirme Komisyonunca nesnel ve gerekçeli biçimde dikkate alınması gerekir. Ayrıntılar için Takipsizlik Kararının Güvenlik Soruşturmasına Etkisi yazımıza bakabilirsiniz.

7. Eğitim Alınan Kurum ve Çevredeki İlişkiler

Mezun olunan okul, güvenlik soruşturması talebine eklenen bilgiler arasındadır (Yönetmelik m.11/6); yani bilinir. Ancak okulun kendisi ya da çevre hakkındaki öznel yorumlar tek başına bir değerlendirme ölçütü değildir. Yönetmeliğin 12. maddesinin üçüncü fıkrası bu konuda net bir sınır çizer: somut olarak gözlemlenemeyen veya doğruluğu denetlenemeyen bilgiler ile iftira olduğu ya da kin ve düşmanlık gibi saiklerle verildiği açık olan beyanlar Değerlendirme Komisyonuna iletilmez ve dikkate alınmaz. Komisyon gerekli görürse, bilginin kaynağını açıklamaksızın kişiden açıklama isteyebilir.

Özetle

Güvenlik soruşturmasındaki değerlendirmeler, kanunun saydığı unsurlara ve yorum içermeyen olgusal verilere dayanmak zorundadır. Aile üyelerinin kaydı kanunla açıkça dışarıda bırakılmıştır; mali durum, özel hayat ve öznel çevre yorumları kanunun unsurları arasında yoktur; HAGB, takipsizlik ve beraat kayıtları ise görünür ama tek başına olumsuz sonuç doğurmaz. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamındaki kararların nesnel ve gerekçeli olması kanuni bir zorunluluktur (m.7/3); bu zorunluluk, keyfi değerlendirmelerin idari yargıda denetlenebilmesinin de dayanağıdır.

Arşiv Araştırmasında Nelere Bakılır?

Arşiv araştırmasında, 7315 sayılı Kanunun 4. maddesinde sayılan beş unsura bakılır: adli sicil, kolluk tarafından aranma, tahdit, mahkeme kararları ile soruşturma ve kovuşturma olguları, kamu görevinden çıkarılma veya memurluktan çıkarma cezası. Bu tespit “mevcut kayıtlardan” yapılır; sahada araştırma yapılmaz, kişinin çevresi incelenmez. Arşiv araştırması kişinin devlete bağlılığını ya da kişiliğini ölçmez; kanunda sayılan kayıtların varlığını tespit eder. Peki, bu süreçte hangi unsurlar incelenir ve hangileri sanılanın aksine arşiv araştırmasının konusu değildir?

1. Adli Sicil Kaydı

Arşiv araştırmasının ilk unsuru, bireyin adli sicil kaydıdır (m.4/1-a). Adli sicile Türk mahkemelerince verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir (5352 m.4/1). Adli sicil ve arşiv bilgileri gizlidir; görevlilerce açıklanamaz ve veriliş amacı dışında kullanılamaz (5352 m.11/1). Adli sicil kaydının silinmiş ya da arşive alınmış olması, arşiv kaydının da silindiği anlamına gelmez; arşiv bilgilerinin silinmesi 5352 m.12’deki ayrı sürelere bağlıdır.

2. Aranma Kayıtları

Bireyin herhangi bir kolluk kuvveti tarafından hâlen aranıp aranmadığı araştırma kapsamında değerlendirilir (m.4/1-b). Kanun “hâlen” ifadesini kullanır; geçmişte aranmış olmak bu bentte değil, varsa ilgili soruşturma olgusu olarak (ç) bendinde görünür.

3. Mahkeme Kararları ve Tahditler

Kişi hakkında verilmiş olan kesinleşmiş mahkeme kararları ile herhangi bir tahdit (kayıtlı kısıtlama) olup olmadığı kontrol edilir (m.4/1-c ve ç). Bu bentte en çok atlanan kısım şudur: (ç) bendi kesinleşmiş kararlarla yetinmez; CMK m.171/5 kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarını, CMK m.231/13 kapsamındaki HAGB kararlarını ve kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmalardaki olguları da kapsar.

4. Memuriyetten Çıkarma Kararları

Kişi hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığı araştırılır (m.4/1-d). Bent yalnız bu iki durumu kapsar; kamu görevinden uzaklaştırma, kademe ilerlemesinin durdurulması veya aylıktan kesme gibi diğer disiplin cezaları arşiv araştırmasının unsuru değildir.

5. Terör Örgütleri ile Bağlantılar

Terör örgütleriyle bağlantı, arşiv araştırmasının değil güvenlik soruşturmasının unsurudur: 7315 sayılı Kanunun 5. maddesinin (c) bendi “terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak” araştırmasını yalnız güvenlik soruşturmasına tabi kadrolar için öngörür. Arşiv araştırmasında örgüt bağlantısı ancak bu nedenle açılmış bir soruşturma, kovuşturma veya verilmiş bir mahkeme kararı varsa (ç) bendi üzerinden görünür. Kanun belirli örgütleri adıyla saymaz.

6. Kolluk Kuvvetleri ve Emniyet Arşiv Kayıtları

Arşiv araştırması “mevcut kayıtlardan” yapılır; kolluk kayıtları da bu kayıtlar arasındadır. Ancak arşiv araştırmasında kolluk kaydı, kanunun saydığı unsurlarla sınırlı olarak değerlendirilir: aranma kaydı (b) ve soruşturma ya da kovuşturma olguları (ç). Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili daha geniş olgusal veriler ise güvenlik soruşturmasının (m.5/a) konusudur.

7. Yabancılarla İlişkiler

Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişik de arşiv araştırmasının değil, güvenlik soruşturmasının unsurudur (m.5/b). Kadrosu yalnız arşiv araştırmasına tabi olan bir aday için yabancılarla ilişki araştırması yapılmaz.

8. Kimlik ve Uyruk Doğrulamaları

Kimlik ve uyruk, 7315 sayılı Kanunun 4. maddesinde ayrı bir unsur olarak sayılmaz. Arşiv araştırması talebine kişinin adı, soyadı ve kimlik numarası eklenir (Yönetmelik m.11/5); araştırma bu bilgilerle yapılır. Türk vatandaşı olmak ise arşiv araştırmasının değil, memurluğa alınmanın genel şartıdır (657 m.48/A-1) ve atama yapan kurumca ayrıca kontrol edilir.

9. Disiplin Sicili

Genel disiplin sicili arşiv araştırmasının unsuru değildir. Kanun yalnız kamu görevinden çıkarılma ve kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezasını sayar (m.4/1-d). Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması gibi diğer disiplin cezaları bu kapsama girmez.

10. Devletin Manevi Değerlerine Karşı Eylemler

“Devletin manevi değerleri”, “Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı tutum” veya “Millî Güvenlik Kurulunca belirlenen yapılar” gibi ölçütler 7315 sayılı Kanunda geçmez; kanunun 4. ve 5. maddelerinde bu yönde bir unsur yoktur. Bu kavramlar kanunda tanımlanmış bir inceleme konusu değildir. Bir eylem suç oluşturup hakkınızda soruşturma açılmışsa, o soruşturmanın olguları (ç) bendi kapsamında görünür; örgüt irtibatı ise güvenlik soruşturmasına tabi kadrolarda m.5/c ile değerlendirilir.

Sonuç olarak:

Arşiv araştırması, bireyin kanunda sayılan kişisel kayıtlarının tespitinden ibarettir; çevresel ve sosyal bağları, ailesi, disiplin sicili veya kimlik bilgileri ayrı bir inceleme konusu değildir. Terör bağlantısı ve yabancılarla ilişki gibi unsurlar ise yalnız güvenlik soruşturmasında araştırılır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, kamu görevlisi olma sürecinin zorunlu bir aşaması olarak, kanunun çizdiği sınırlar içinde uygulandığı ölçüde hukuka uygundur.

Güvenlik Soruşturmasında Nelere Bakılır?

Güvenlik soruşturmasında, arşiv araştırmasının beş unsuruna ek olarak üç unsura bakılır: görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk ve istihbarat birimlerindeki olgusal veriler, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişik ve terör ya da suç örgütleriyle eylem birliği, irtibat ve iltisak (7315 m.5). Bu tespit mevcut kayıtlardan ve görevine yansıyacak hususların denetime elverişli yöntemlerle yerinden araştırılmasıyla yapılır. Aşağıdaki başlıklar adayların en çok sorduğu konulardır; her birinde kanunda karşılığı olup olmadığını ayrıca belirttik:

Başlık7315’te karşılığı var mı?Dayanak
Adli sicilVarm.4/1-a
Terör ve suç örgütü bağlantısıVarm.5/c
Aile ve yakın çevreYok; yakının kaydı istenemez5352 m.10/2
Mali durumYokm.4-5
Yabancılarla ilişikVarm.5/b
Sosyal medyaAyrı unsur olarak yokm.4-5
Kimlik ve vatandaşlıkAyrı unsur olarak yok657 m.48/A-1
Ahlaki durumYok; mülga ölçütYönetmelik m.16
Sağlık durumuYok; ayrı memurluk şartı657 m.48/A-7

1. Adli Sicil ve Sabıka Kaydı

Başvuru sahiplerinin adli sicil kaydı güvenlik soruşturmasında da incelenir; bu unsur arşiv araştırmasından gelir (m.4/1-a). Sicilde yer alan mahkûmiyet hükümleri ile (ç) bendindeki HAGB, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve soruşturma olguları birlikte değerlendirilir. Kanun suç türlerine göre bir öncelik sıralaması yapmaz; memurluk bakımından hangi mahkûmiyetlerin engel olduğunu ise 657 m.48/A-5 ayrıca sayar.

2. Terör ve Suç Örgütleriyle Bağlantı

Kamu hizmetlerine alınacak kişilerin, terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığı araştırılır (m.5/c). Bu unsur yalnız güvenlik soruşturmasına tabi kadrolarda aranır ve “mevcut kayıtlar” ile “yerinden araştırma” yoluyla tespit edilir. Tespit edilen veriler yorum içermeyen olgusal veri olarak Değerlendirme Komisyonuna iletilir; sonucu komisyonun gerekçeli değerlendirmesi belirler.

3. Aile ve Yakın Çevre Kontrolü

Aile ve yakın çevre, güvenlik soruşturmasının unsurları arasında yer almaz. 7315 sayılı Kanunda “aile” ve “yakın” kelimeleri geçmez; 5352 sayılı Kanunun m.10/2 hükmü de kanunda açıkça belirtilmedikçe yakının adli sicil ve arşiv kayıtlarının istenemeyeceğini ve kişiyi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak yapılamayacağını söyler. “Yalnız birinci derece aile bireyleri dikkate alınır” şeklindeki yaygın ifadenin de kanunda karşılığı yoktur; yasak derece ayrımı yapmaksızın bütün yakınlar için geçerlidir. Kişinin kendi eylemiyle kurduğu örgüt irtibatı ise, o irtibat bir akrabayla kurulmuş olsa bile, m.5/c kapsamında kişinin kendi olgusudur.

4. Mali Durum ve Ekonomik İncelemeler

Mali geçmiş ve ekonomik durum güvenlik soruşturmasının unsurları arasında sayılmaz. Banka hesapları, borçlar ve gelir düzeyi araştırılmaz. Kara para aklama, yasa dışı bahis oynatma veya dolandırıcılık gibi mali suçlar ise suç oldukları için, kişi hakkında soruşturma açılmışsa m.4/1-(ç) üzerinden görünür. Bu konunun ayrıntısı yazının başındaki “Güvenlik Soruşturmasında Banka Hesaplarına Bakılır mı?” başlığındadır.

5. Yabancı Ülkeler ve Yabancı Devletlerle Bağlantılar

Kişinin yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiği araştırılır (m.5/b). Kanun “ilişik” kavramını kullanır ve bunu bir irtibat ya da iltisak şartına bağlamaz; ancak veri yine görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili, yorum içermeyen ve doğrulanabilir olmalıdır. Yurt dışında eğitim almış veya çalışmış olmak kanunda ayrı bir olumsuzluk sebebi olarak sayılmaz; değerlendirme komisyonun nesnel ve gerekçeli değerlendirmesine tabidir.

6. Sosyal Medya ve Dijital İtibar

Sosyal medya hesapları ve dijital içerikler 7315 sayılı Kanunda ayrı bir unsur olarak sayılmaz; kanun ve Yönetmelik metninde “sosyal medya” ifadesi hiç geçmez. Araştırmayı yapan birimlerin bilgi toplama yetkisi de kamu kurum ve kuruluşlarının arşivleri ve elektronik bilgi işlem merkezleriyle sınırlıdır (m.6/2). Bir paylaşım nedeniyle hakkınızda soruşturma açılmışsa, o soruşturmanın olguları m.4/1-(ç) kapsamında görünür; paylaşımın kendisi ise ancak bir kolluk kaydına girmişse ve görevin gerektirdiği niteliklerle ilgiliyse m.5/a kapsamında olgusal veri olarak değerlendirilebilir.

7. Kimlik ve Vatandaşlık Durumu

Kimlik ve vatandaşlık durumu güvenlik soruşturmasında ayrı bir unsur değildir. Güvenlik soruşturması talebine kişinin kimlik numarası ile adres, iletişim, okul, son işyeri ve unvan bilgileri eklenir (Yönetmelik m.11/6). Türk vatandaşı olmak ise memurluğun genel şartıdır (657 m.48/A-1) ve atamayı yapan kurum tarafından ayrıca aranır.

8. Kamuya ve Topluma Uygunluk Durumu

“Ahlaki geçmiş”, “ahlaki durum” veya “topluma uygunluk” bugün yürürlükte olan bir ölçüt değildir. Bu ifadeler 14/2/2000 tarihli ve 2000/284 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan eski Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğine aitti; o yönetmelik yeni Yönetmeliğin 16. maddesiyle 3 Haziran 2022’de yürürlükten kaldırıldı. 7315 sayılı Kanunda ve yeni Yönetmelikte “ahlak” kelimesi geçmez. Kumar, alkol ya da benzeri alışkanlıklar ancak bir suç veya soruşturma kaydına dönüşmüşse kanunun unsurları üzerinden görünür.

9. Sağlık Durumu

Sağlık durumu güvenlik soruşturmasının unsuru değildir; 7315 sayılı Kanunda ve Yönetmelikte sağlık hiç geçmez. Sağlık, memurluğa alınmanın ayrı bir genel şartıdır: 657 m.48/A-7, görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmamayı arar. Bazı kadrolar için özel mevzuatta ayrıca sağlık şartları vardır; bunlar sağlık kurulu raporuyla belgelenir, güvenlik soruşturmasıyla değil.

Yasal Dayanak ve Denetim Süreci

Güvenlik soruşturmasının yasal dayanağı 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile 5649 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan Yönetmeliktir; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun bu konudaki eski hükmü (m.48/A-8) Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Araştırmalar, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri tarafından yürütülür. Elde edilen yorum içermeyen olgusal veriler, ilgili kamu kurumunun bünyesindeki Değerlendirme Komisyonuna iletilir; komisyon nesnel ve gerekçeli değerlendirmesini atamaya yetkili amire sunar, sonucu ise amirin işlemi belirler.

Güvenlik soruşturması, kişisel verilerin doğru ve güncel olmasını ve amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü kullanılmasını gerektirir (m.8/2). Bu süreçte her evrede gizlilik esastır (m.9/2); kişi ise istihbari faaliyete konu olmayan verileri bakımından bilgilendirilme, erişim, düzeltme ve silme talep edebilir (m.8/1).

Güvenlik Soruşturması Nasıl Yapılır?

Güvenlik soruşturması, atamayı yapacak kurumun talebiyle başlayan, yetkili birimin kanunda sayılan unsurları tespit ettiği ve Değerlendirme Komisyonunun değerlendirmesiyle sona eren bir süreçtir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, 7315 sayılı Kanun ve 5649 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan Yönetmelik çerçevesinde uygulanır. Peki güvenlik soruşturması nasıl yapılır? İşte bu sürecin kanundaki adımları:

1. Talebin Oluşturulması
Güvenlik soruşturması, atama yapacak kurumun talebiyle başlar. Talebin gideceği birim Yönetmeliğin 11. maddesine göre belirlenir: m.11/4’te sayılan ve talebi Cumhurbaşkanlığına iletilen gruplarda MİT Başkanlığı ve/veya Emniyet Genel Müdürlüğü; diğer gruplarda Emniyet Genel Müdürlüğü ve/veya mahalli mülki idare amirlikleri. Güvenlik soruşturması talebine kişinin adı, soyadı, kimlik numarası, güncel adresi, iletişim bilgileri, mezun olduğu okul, son çalıştığı işyeri ve unvanı eklenir (m.11/6).

2. Mevcut Bilgilerin Toplanması
Yetkili birim önce arşiv araştırmasının beş unsurunu mevcut kayıtlardan tespit eder: adli sicil, kolluk tarafından aranma, tahdit, mahkeme kararları ve soruşturma olguları, kamu görevinden çıkarılma. Kanun “mevcut kayıtlar” ifadesini kullanır; hangi veri tabanlarının kullanılacağını ayrıca saymaz. Birimin yetkisi, kendisine iletilen taleple sınırlı olarak kamu kurum ve kuruluşlarının arşivleri ile elektronik bilgi işlem merkezlerindeki kayıtlardır (m.6/2).

3. Yabancı İlişkilerin ve Sosyal Bağlantıların İncelenmesi
Güvenlik soruşturmasına tabi kadrolarda ayrıca yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişik (m.5/b) ile terör veya suç örgütleriyle eylem birliği, irtibat ve iltisak (m.5/c) araştırılır. Sosyal medya hesapları, dijital içerikler ve genel “sosyal bağlantılar” kanunda ayrı bir unsur olarak sayılmaz; bunlar ancak bir soruşturma kaydına ya da kolluk ve istihbarat birimlerindeki olgusal bir veriye dönüşmüşse değerlendirilir.

4. Aile ve Çevrenin Araştırılması
Aile ve çevre araştırması kanunda öngörülmemiştir. 7315 sayılı Kanun yakınların araştırılmasına ilişkin bir hüküm içermez ve 5352 m.10/2 kanunda açıkça belirtilmedikçe yakının kayıtlarının istenmesini ve kişi aleyhine kullanılmasını yasaklar. “Yalnızca çekirdek aile kapsamında işlem yapılır” gibi derece ayrımları da mevzuatta yer almaz; yasak bütün yakınları kapsar.

5. Sahada Araştırma
Güvenlik soruşturmasında kanun “kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmasını” öngörür (m.5). Bu araştırma kişinin ahlaki değerlerini veya çevresel itibarını ölçmek için değil, m.5’te sayılan unsurları tespit etmek için yapılır. Somut olarak gözlemlenemeyen, doğruluğu denetlenemeyen ya da kin ve düşmanlık saikiyle verildiği açık olan beyanlar komisyona iletilmez (Yönetmelik m.12/3).

6. Raporlama ve Değerlendirme
Birim, memuriyet veya kamu görevine uygunluğun değerlendirilmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal verileri ilgili kurumun Değerlendirme Komisyonuna iletir (m.7/2). Komisyon üye tam sayısıyla toplanır, oy çokluğuyla karar alır (Yönetmelik m.12/5) ve nesnel ve gerekçeli değerlendirmesini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar (m.7/3). Nihai karar komisyonun değil, amirin işlemidir. Olumsuz sonuçta kişiye atanmama işlemi bildirilir ve bu işlem idari yargıda dava konusu edilebilir.

7. Hukuka Uygunluk ve Veri Gizliliği
Güvenlik soruşturmasının her evresinde gizliliğe uyulur (m.9/2), veriler amacı dışında işlenemez ve aktarılamaz (m.9/3). Görevlilerin kişisel verilerle ilgili suç işlemesi hâlinde 6698 sayılı Kanunun 17. maddesi, kabahat işlemesi hâlinde 18. maddesi uygulanır (m.11).

Güvenlik soruşturmasının süresi Kanunda değil Yönetmelikte düzenlenmiştir: talebin ilgili kuruma ulaşmasından itibaren arşiv araştırması sonuçları en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturması sonuçları en geç 60 iş günü içinde talep eden kuruma bildirilir (Yönetmelik m.11/7). Bunlar üst sınırdır, “30 ila 60 gün arasında değişen” bir süre değildir. Sürecin uzamasının görünmeyen sebeplerinden biri de şudur: gizlilik dereceli birimlerini Cumhurbaşkanlığına bildirmeyen ya da stratejik önem gerekçesini belirtmeyen kurumun talebi yerine getirilmez (Yönetmelik m.11/9). Konunun ayrıntısı için Güvenlik Soruşturması Neden Uzar? yazımıza bakabilirsiniz.

Güvenlik Soruşturması Soruşturmayı Yapmaya Yetkili Birimler

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, kamu görevine atanacak kişiler hakkında yalnız kanunda sayılan birimlerce yapılır. 7315 sayılı Kanunun 6. maddesinin birinci fıkrası bu birimleri üç olarak sayar ve sayım sınırlıdır; bu üç birim dışında hiçbir kurum güvenlik soruşturması ya da arşiv araştırması yapamaz.

Güvenlik soruşturması soruşturmasını yapmaya yetkili birimler Türkiye’de kanunla açıkça tanımlanmıştır. 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’na göre bu birimler ve Yönetmeliğe göre üstlendikleri talepler şöyledir:

BirimHangi talepleri karşılar?Dayanak
Millî İstihbarat Teşkilatı BaşkanlığıCumhurbaşkanlığı talepleri ve Cumhurbaşkanlığına iletilen sekiz bentteki gruplarYön. m.11/1, m.11/4
Emniyet Genel MüdürlüğüCumhurbaşkanlığı talepleri, kurumların arşiv araştırması talepleri, m.11/3 gruplarıYön. m.11/1-3
Mahalli mülki idare amirlikleri (valilik, kaymakamlık)Kurumların arşiv araştırması talepleri, m.11/3 grupları, illerden gelen taleplerYön. m.11/2-3

1. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT):
MİT Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığının arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması taleplerini (Yönetmelik m.11/1) ve Cumhurbaşkanlığına iletilen güvenlik soruşturmalarını (m.11/4) yürütür. Gizlilik dereceli birimlerin şube müdürü ve üstü kadroları, stratejik önemi haiz birim ve projeler ile 5202 sayılı Savunma Sanayii Güvenliği Kanunu kapsamındakiler bu gruptadır.

2. Emniyet Genel Müdürlüğü:
Emniyet Genel Müdürlüğü, Yönetmeliğin 11. maddesindeki talep yollarının tamamında yer alan birimdir. Kurumların arşiv araştırması talepleri ile emniyet, jandarma, sahil güvenlik, ceza infaz kurumu, öğretmen ve gizlilik dereceli birim personelinin güvenlik soruşturmalarını yapar; Cumhurbaşkanlığı taleplerini de MİT ile birlikte ya da tek başına karşılayabilir.

3. Jandarma Genel Komutanlığı:
Jandarma Genel Komutanlığı, 7315 sayılı Kanunun 6. maddesinde sayılmayan bir birimdir; güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması yapmaya yetkili değildir. Jandarma teşkilatında çalıştırılacak personel ise güvenlik soruşturmasına tabidir ve bu soruşturmayı Emniyet Genel Müdürlüğü ve/veya mahalli mülki idare amirlikleri yapar (Yönetmelik m.11/3-c). Kırsal bölgede yaşamak, soruşturmayı jandarmanın yapacağı anlamına gelmez.

4. Mahalli Mülki İdareler ve Valilikler:
Kanundaki doğru ifade “mahalli mülki idare amirlikleri”dir; belediyeler gibi mahalli idareler bu kapsamda değildir. Valilikler ve kaymakamlıklar, kurumların arşiv araştırması taleplerini ve Yönetmeliğin 11. maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan grupların güvenlik soruşturmalarını yapar; illerden gelen talepleri valilikler yerine getirir.

5. Diğer Kamu Kurumları ve Kuruluşları:
Atamayı yapacak kurum güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması yapamaz; kanun bu yetkiyi yalnız üç birime vermiştir. Kurumun rolü iki aşamadadır: talebi göndermek ve gelen olgusal verileri kendi bünyesindeki Değerlendirme Komisyonunda değerlendirmek. Stratejik projelerde kurum, projenin millî güvenlik açısından taşıdığı önemi gerekçelendirerek talepte bulunur (Yönetmelik m.11/8); araştırmayı yine yetkili birim yapar.

Bütün bu süreçte yetkili birimler gizliliğe uyar ve yalnız kendilerine iletilen taleple sınırlı olarak çalışır (m.6/2, m.9/2). Görevli personelin hukuka aykırı sorgulama yapması, log kayıtlarını değiştirmesi veya silmesi ve bilgileri yetkisiz kişilerle paylaşması yasaktır (m.6/3); aykırılıkta 6698 sayılı Kanunun ceza ve kabahat hükümleri uygulanır (m.11).

Bu şekilde yapılandırılan güvenlik soruşturması süreci, hem bireyin hem de kamunun haklarının korunmasını amaçlar. Sonuçta bir yanlışlık ya da hukuka aykırılık olduğunu düşünen kişinin yolu, idari bir “itiraz” merciinden çok, atanmama işlemine karşı idari yargıda iptal davası açmaktır.

Güvenlik Soruşturması Bilgi ve Belge Toplama Süreci

Güvenlik soruşturması bilgi ve belge toplama süreci, kanunun saydığı unsurların “mevcut kayıtlardan” ve güvenlik soruşturmasında ayrıca “yerinden araştırma” yoluyla tespit edilmesidir. Bu süreç kişinin genel bir profilini çıkarmayı değil, kanunda sayılan bilgi ve belgeleri toplamayı amaçlar. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında yürütülen bu çalışmalar, 7315 sayılı Kanunun 6. maddesinde çizilen yetki sınırı içinde gerçekleştirilir.

Bilgi ve belge toplama sürecinin ilk adımı, talep formudur. Arşiv araştırması talebine ad, soyad ve kimlik numarası (Yönetmelik m.11/5); güvenlik soruşturması talebine bunlara ek olarak güncel adres, iletişim bilgileri, mezun olunan okul, son çalışılan işyeri ve unvan eklenir (m.11/6). Mesleki referanslar ya da aile bilgileri talebe eklenen bilgiler arasında yer almaz. Ardından kişinin adli sicil kaydı ve diğer arşiv unsurları mevcut kayıtlardan taranır.

İkinci aşamada, güvenlik soruşturmasına tabi kadrolarda kanunun 5. maddesindeki üç ek unsur araştırılır. Bu kapsamda şu başlıklar detaylandırılır:

  • Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal veriler (m.5/a).
  • Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişik (m.5/b).
  • Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak (m.5/c).

Mali durum, uyuşturucu kullanımı veya kara para aklama bu listede ayrı unsur olarak sayılmaz; bunlar ancak bir suç soruşturmasına konu olmuşsa arşiv araştırmasının (ç) bendi üzerinden görünür.

Üçüncü aşamada, güvenlik soruşturmasında kişinin görevine yansıyacak hususlar denetime elverişli yöntemlerle yerinden araştırılır. Bu aşama sosyal medya, iş ve sosyal ilişkiler ya da “ahlaki normlara uygunluk” gibi genel bir değerlendirme değildir; “ahlaki durum” ölçütü 2022’de yürürlükten kalkmıştır. Somut olarak gözlemlenemeyen, doğruluğu denetlenemeyen veya iftira ya da kin ve düşmanlık saikiyle verildiği açık olan beyanlar Değerlendirme Komisyonuna iletilmez ve dikkate alınmaz (Yönetmelik m.12/3).

Son olarak, toplanan bilgiler bir değerlendirme raporu olarak değil, yorum içermeyen olgusal veriler olarak ilgili kurumun Değerlendirme Komisyonuna iletilir (m.7/2). Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü veya mahalli mülki idare amirlikleri bu süreçte talebe göre görev alır. Toplanan bilgiler gizlilik ilkesine bağlı kalınarak işlenir; sonuç belgeleri kurum dosyasında asgari “gizli” gizlilik derecesinde saklanır ve istihbari faaliyete konu olanlar elektronik ortamda muhafaza edilemez (Yönetmelik m.11/7).

Sürecin hukuka uygun ilerleyebilmesi için tüm veriler kayıtlarla desteklenmeli ve yorumdan arındırılmalıdır. Kanun bu nedenle komisyona iletilecek veriyi “yorum içermeyen olgusal veri” olarak tanımlar. Bilgi ve belgelerin toplanması sırasında görevlilerin kişisel verilerle ilgili suç işlemesi hâlinde 6698 sayılı Kanunun 17. maddesi, kabahat işlemesi hâlinde 18. maddesi uygulanır (7315 m.11); yani 7315 ayrı bir suç tipi yaratmaz, KVKK’nın yaptırımlarına bağlanır.

Güvenlik soruşturmasının bilgi ve belge toplama süreci, kamu güvenliğini sağlamak ile adayın temel hak ve özgürlüklerini korumak arasındaki dengeyi kanunun saydığı unsurlarla kurar. Bu nedenle toplanabilecek bilginin sınırı, idarenin takdirine değil, 7315 sayılı Kanunun 4., 5. ve 6. maddelerine bağlıdır.

Güvenlik Soruşturması Değerlendirme Komisyonu

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen veriler, talep eden kurumun bünyesinde kurulan Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilir (7315 m.7). Komisyon, yetkili birimlerin topladığı olgusal verileri yorumlayan ve atamaya yetkili amire yazılı değerlendirme sunan organdır. Peki, bu komisyon nasıl oluşur, nasıl çalışır ve kararı kim verir?

Değerlendirme Komisyonunun Görevi
Komisyonun görevi, kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmesini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunmaktır (m.7/3). Komisyon atama kararını kendisi vermez; nihai işlem amirin işlemidir. Komisyonun değerlendirmesi mahkemeler tarafından istenildiğinde sunulur. Millî güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler hakkındaki değerlendirme ise ilgili bakanlık ya da kamu kurumu bünyesindeki komisyonca yapılır (m.7/1 son cümle).

Komisyonun Çalışma Prensipleri
Komisyon, bakanlıklarda bakan yardımcısının, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının, diğer kurumlarda en üst yöneticinin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin başkanlığında; teftiş ve denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üyenin katılımıyla, başkan dahil en az beş kişi ve tek sayıda oluşturulur (m.7/1). Cumhurbaşkanlığındaki komisyonun başkanını, 7551 sayılı Kanunla yapılan ve 1 Temmuz 2025’te yürürlüğe giren değişiklikle Genel Sekreterin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisi yapar.
Komisyon üye tam sayısıyla toplanır ve kararlarını oy çokluğuyla alır (Yönetmelik m.12/5). Sekretarya hizmetlerini kurumun personel işlemlerini yürüten birimi yapar (m.12/6). Komisyon gerekli görürse, bilginin kaynağını açıklamaksızın ilgili kişiden açıklama isteyebilir (m.12/3); bu, adayın süreç içinde açıklama yapabilmesi için mevzuatta öngörülen aşamadır.

Komisyonda Kullanılan Kriterler
Komisyonun değerlendirdiği unsurlar, yetkili birimlerce iletilen ve kanunda sayılan verilerle sınırlıdır:

  • Arşiv Araştırması Unsurları (m.4): Adli sicil, aranma, tahdit, mahkeme kararları ve soruşturma olguları, kamu görevinden çıkarılma.
  • Olgusal Veriler (m.5/a): Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili, yorum içermeyen veriler.
  • Yabancılarla İlişik ve Örgüt Bağlantısı (m.5/b, c): Yalnız güvenlik soruşturmasına tabi kadrolarda.
  • Değerlendirilemeyecek Bilgiler: Yakının kayıtları (5352 m.10/2); doğrulanamayan veya kin ve düşmanlık saikiyle verilmiş beyanlar (Yönetmelik m.12/3).

“Devlete sadakat”, “ahlaki durum”, “mali geçmiş” veya “kişilik” gibi başlıklar komisyonun değerlendireceği kanuni unsurlar arasında yer almaz.

Karar Süreci ve Olumsuz Durumlarda Yapılacaklar
Komisyonun değerlendirmesi üzerine atamaya yetkili amir, kişiyi atar ya da atamaz. Olumsuz sonuçta kişiye bildirilen işlem atanmama işlemidir; komisyon değerlendirmesi bu işlemin gerekçesini oluşturur. Mevzuatta komisyon kararına karşı ayrı bir idari itiraz mercii öngörülmemiştir; yol, atanmama işlemine karşı idare mahkemesinde iptal davası açmaktır. Dava açma süresi, özel kanununda ayrı süre gösterilmediği için yazılı bildirimden itibaren altmış gündür (2577 sayılı İYUK m.7). Dava açılırsa ilgili veriler karar kesinleşmeden silinemez (7315 m.10/3) ve komisyonun değerlendirmesi mahkemeye sunulur (m.7/3).

Atanmama işleminin gerekçesi kanunda sayılmayan bir bilgiye, yakının kaydına ya da doğrulanamayan bir beyana dayanıyorsa, bu durum davada ileri sürülebilecek başlıca hukuka aykırılık sebeplerindendir. Sürenin kaçırılmaması ve komisyon değerlendirmesinin dosyaya getirtilmesi için sürecin başında hukuki destek almak isteyenler, Güvenlik Soruşturması İptal Davası yazımızda dava aşamalarını inceleyebilir.

Sonuç olarak, Değerlendirme Komisyonunun görevi olgusal verileri kanunun çizdiği sınırlar içinde nesnel ve gerekçeli biçimde değerlendirmek, kararı ise atamaya yetkili amire bırakmaktır. Gerekçenin yazılı olması ve mahkemeye sunulabilmesi, bu değerlendirmenin yargısal denetiminin güvencesidir.

Güvenlik Soruşturması Veri Güvenliği

Güvenlik soruşturması süreçlerinde veri güvenliği kanuni bir yükümlülüktür: 7315 sayılı Kanunun 9. maddesi, araştırmayı yapan birimler ile Değerlendirme Komisyonlarının veri güvenliğine ilişkin önlemleri almasını zorunlu kılar. Bu soruşturmalarda toplanan bilgiler kişilerin hassas verilerini içerebilir; bu nedenle verilerin korunması yetkili kurum ve birimlerin temel sorumluluklarındandır. Peki, güvenlik soruşturmalarında veri güvenliği kanunda nasıl düzenlenmiştir? İşte detaylar:

1. Kişisel Verilerin İşlenmesi ve Amacı:
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sırasında toplanan veriler, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olarak kullanılır (m.8/2) ve amacı dışında işlenemez, aktarılamaz (m.9/3). Veriler kişinin memuriyet veya kamu görevine uygunluğunun değerlendirilmesi amacıyla işlenir; bu amacın dışına çıkan her kullanım kanuna aykırıdır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 4. maddesindeki genel ilkelere aykırı hareket edilemez (m.8/3).

2. Yetkisiz Erişimlerin Önlenmesi:
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemlerinin her evresinde gizliliğe uyulur; ilgili bilgi ve belgeler yasal olarak bilmesi gerekenlerden başkasına verilmez ve açıklanmaz (m.9/2). Görevli personel hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapamaz, log kayıtlarını değiştiremez veya silemez (m.6/3). Arşiv araştırmasındaki hususlar hariç, güvenlik soruşturması kapsamında elde edilen tüm veriler ve komisyon kararlarına yönelik işlemler “gizli” gizlilik dereceli belgeler için öngörülen hükümlere göre yürütülür (Yönetmelik m.14/2).

3. Veri Saklama Süreleri:
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sırasında elde edilen kişisel veriler, işlenme amacının ortadan kalkması hâlinde veya her durumda iki yılın sonunda Değerlendirme Komisyonlarınca silinir ve yok edilir (m.10/1). Araştırmayı yapan birimlerdeki istihbari faaliyete konu olmayan veriler de iki yılın sonunda silinir (m.10/2). İşleme karşı dava açılmışsa veriler karar kesinleşmeden silinemez (m.10/3). Kurum, dava açıldığını araştırmayı yapan birime bildirmek zorundadır; karar kesinleşince silme ve imha için ayrıca bildirim yapılır (Yönetmelik m.15/3).

4. Veri Güvenliği İçin Teknik ve İdari Tedbirler:
Kanun teknik tedbirleri tek tek saymaz; önlem alma yükümlülüğünü birimlere ve komisyonlara yükler (m.9/1). Yönetmelik ise somut iki kural koyar: sonuç belgeleri kurum dosyasında asgari “gizli” gizlilik derecesinde fiziki ve/veya elektronik ortamda muhafaza edilir; bu belgelerden istihbari faaliyetlere konu olanlar ise elektronik ortamda muhafaza edilemez (Yönetmelik m.11/7).

5. Kişisel Verilerin Gizliliği ve Kişilerin Hakları:
Kişinin istihbari faaliyetlere konu olmayan kendisiyle ilgili kişisel verileri hakkında bilgilendirilmesi, bu verilere erişmesi, düzeltilmesi ve silinmesi taleplerine ilişkin tedbirler alınır (m.8/1). Bu hakkın önemli bir sınırı vardır: millî savunma, millî güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni ve ekonomik güvenlik ile ilgili istihbarat faaliyetleri kapsamında elde edilen bilgiler kişiye verilemez (m.8/3).

6. Veri Paylaşımı:
Toplanan veriler yalnız yasal olarak bilmesi gerekenlerle paylaşılabilir (m.9/2). Görevli personel bu bilgileri yetkisiz kişilerle paylaşamaz, basın ve yayın kuruluşlarına veya diğer iletişim kanallarına veremez (m.6/3). Aykırılık hâlinde fiil suç oluşturuyorsa 6698 sayılı Kanunun 17. maddesi, kabahat oluşturuyorsa 18. maddesi uygulanır (m.11).

Sonuç olarak, güvenlik soruşturması sırasında veri güvenliği, yalnız teknik bir mesele değil, kanunun 8, 9, 10 ve 11. maddelerinde düzenlenmiş hukuki bir yükümlülüktür. Toplanan bilgilerin güvenli şekilde saklanması, amaca bağlı işlenmesi ve süresi dolunca silinmesi, hem soruşturmaların hukuka uygunluğu hem de kişilerin temel hakları açısından zorunludur.

Güvenlik Soruşturması Kişisel Verilerin Kullanımı ve Kişi Hakları

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması süreçlerinde kişisel verilerin kullanımı, hem 7315 sayılı Kanunun özel hükümlerine hem de 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun genel ilkelerine tabidir. Bu süreç, kamu görevine atanacak veya stratejik birimlerde çalışacak kişiler hakkında kanunun saydığı bilgilere erişmeyi amaçlar. Ancak bu yapılırken bireyin özel hayatına saygı, veri güvenliği ve ölçülülük temel alınır.

Kişisel Verilerin Kullanımı ve Yasal Dayanaklar:
Kişisel verilerin işlenmesi yönünden genel düzenleme 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile yapılmıştır; güvenlik soruşturmasında ise 7315 sayılı Kanunun 8-11. maddeleri özel hükümler getirir. Güvenlik soruşturmasında toplanabilecek bilgiler, kanunun 4. ve 5. maddelerinde sayılan unsurlarla sınırlıdır: adli sicil, aranma, tahdit, mahkeme kararları ve soruşturma olguları, kamu görevinden çıkarılma, olgusal veriler, yabancılarla ilişik ve örgüt irtibatı. Mali veriler, sosyal medya paylaşımları ve aile ilişkileri bu listede yer almaz. Veriler görev gerekliliklerini değerlendirme amacıyla kullanılır, yalnız yasal olarak bilmesi gerekenlerle paylaşılır ve amacı dışında işlenemez (m.9).

Kişisel Haklar ve Veri Sahibi Güvenceleri:
Güvenlik soruşturmasına tabi kişinin hakları kanunda belirlenmiştir; ancak istihbari bilgiler bakımından önemli bir istisna vardır. Bu haklar şunları içerir:

  • Bilgilendirilme ve Erişim Hakkı: Kişi, istihbari faaliyetlere konu olmayan kendisiyle ilgili kişisel verileri hakkında bilgilendirilme ve bu verilere erişme talebinde bulunabilir (m.8/1). Millî savunma, millî güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni ve ekonomik güvenlikle ilgili istihbarat faaliyetleri kapsamında elde edilen bilgiler ise kişiye verilemez (m.8/3).
  • Düzeltme ve Silme Talep Etme Hakkı: Yanlış veya güncel olmayan verilerin düzeltilmesini ya da silinmesini talep edebilir (m.8/1); verilerin doğru ve güncel olması kanuni bir esastır (m.8/2).
  • Dava Hakkı: Güvenlik soruşturması sonucuna dayanan atanmama işlemine karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir; süre yazılı bildirimden itibaren altmış gündür (İYUK m.7). Bu bir “itiraz” değil, yargısal denetim yoludur.

Veri Güvenliği İlkeleri:
Toplanan veriler yalnız süreçle ilgili yetkili merciler tarafından erişilebilir olmalıdır (m.9/2). Yönetmelik, sonuç belgelerinin asgari “gizli” gizlilik derecesinde saklanmasını ve istihbari faaliyete konu belgelerin elektronik ortamda muhafaza edilmemesini öngörür (m.11/7). Veriler her durumda iki yılın sonunda silinir; dava açılmışsa karar kesinleşinceye kadar saklanır (m.10).

Bireylerin Özel Hayatının Korunması:
Güvenlik soruşturmalarında bireylerin özel hayatına ilişkin gereksiz detaylara girilmemeli, yalnızca görevle bağlantılı ve kanunda sayılan veriler incelenmelidir. Anayasa’nın 20. maddesi herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkını güvence altına alır; 7315 m.8/2’deki “bağlantılı, sınırlı ve ölçülü” kullanım ilkesi bu güvencenin kanundaki karşılığıdır.

Güvenlik soruşturmasında kullanılan kişisel verilerin amacı dışına çıkarılması veya kötüye kullanılması, 7315 m.11 uyarınca 6698 sayılı Kanunun ceza ve kabahat hükümlerine göre sorumluluk doğurur. Bu nedenle süreçlerin denetlenebilir ve hukuka uygun biçimde işletilmesi, hem bireylerin haklarının korunması hem de devletin güvenlik politikalarının etkin şekilde yürütülmesi için vazgeçilmezdir.

Güvenlik Soruşturması Stratejik Birim ve Projelerdeki İstihdam

Stratejik birim ve projelerde görev alacak personel, statüsü veya çalıştırma şekli ne olursa olsun güvenlik soruşturmasına tabidir (7315 m.3/2). Bu kategori, kamu personeliyle sınırlı değildir; bir özel şirket çalışanı da millî güvenlik açısından stratejik önemi haiz bir projede istihdam ediliyorsa kapsama girer. İşte bu noktada güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kritik bir rol oynar ve bu birimler için uygulanacak usul, standart memuriyet prosedüründen üç noktada ayrılır.

Stratejik birimler ve projeler nelerdir? Kanun bir sektör listesi vermez; “millî güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetler” ifadesini kullanır. MİT, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü ise bu kategoriye değil, kanunun 3. maddesinde ayrıca sayılan gruplara girer. Hangi birim veya projenin stratejik önemi haiz olduğunu, talepte bulunan bakanlık veya kurum gerekçelendirerek belirtir (Yönetmelik m.11/8); gerekçe belirtilmezse talep yerine getirilmez (m.11/9). Kanunun tanımına göre bu birim, proje, tesis ve hizmetleri yerine getiren diğer kurum ve kuruluşlar da “kurum ve kuruluş” sayılır (m.2/1-b).

Bu tür pozisyonlarda üç farklılık vardır. Birincisi, talep Cumhurbaşkanlığına iletilir ve güvenlik soruşturması MİT Başkanlığı ve/veya Emniyet Genel Müdürlüğüne yaptırılır (Yönetmelik m.11/4-f). İkincisi, değerlendirme kişiyi istihdam eden şirketin değil, ilgili bakanlık ya da kamu kurumu bünyesindeki Değerlendirme Komisyonunca yapılır (m.7/1 son cümle). Üçüncüsü, 5202 sayılı Savunma Sanayii Güvenliği Kanunu kapsamındakiler için talep yolu Yönetmelikte ayrıca sayılmıştır (m.11/4-g). İncelenen unsurlar ise değişmez: arşiv araştırmasının beş unsuru ile m.5’teki olgusal veriler, yabancılarla ilişik ve örgüt irtibatı.

Aile ve sosyal çevre araştırması bu kadrolarda da kanuni bir unsur değildir. Adayın kriminal geçmişi dışında yakın çevresinin incelenmesi 7315’te öngörülmemiştir ve 5352 m.10/2 yakının kaydının istenmesini yasaklar. Değerlendirilen şey, kişinin kendi yabancılarla ilişiği ve kendi örgüt irtibatıdır.

Bu süreç hangi adımlardan geçer? Stratejik projede istihdam edilecek aday için süreç şöyle işler: ilgili bakanlık veya kurum gerekçeli talebi Cumhurbaşkanlığına iletir; soruşturmayı MİT Başkanlığı ve/veya Emniyet Genel Müdürlüğü yapar; yorum içermeyen olgusal veriler ilgili bakanlık veya kurumun Değerlendirme Komisyonuna gider; komisyon gerekçeli değerlendirmesini atamaya yetkili amire sunar. Yönetmelik m.12/4, komisyonun bu değerlendirmeyi “milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde çalışıp çalışmaması” bakımından da yapacağını açıkça söyler.

Sonuç olarak, stratejik birimler ve projelerde görev yapacak kişiler üzerindeki güvenlik soruşturması, kamu dışındaki istihdamı da kapsayan tek kategoridir; ancak kapsamın genişliği incelenecek unsurları genişletmez. Kanunun saydığı sekiz unsur, bu kadrolarda da sınırdır.

Mit Güvenlik Soruşturmasını Nasıl Yapar?

Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmaya yetkili üç birimden biridir (7315 m.6/1). Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması süreçlerinde MİT’in hangi dosyalara bakacağı ise Yönetmeliğin 11. maddesiyle belirlenir: Cumhurbaşkanlığının talepleri ve Cumhurbaşkanlığına iletilen dokuz gruptaki güvenlik soruşturmaları. Peki, MİT bu süreci nasıl işler?

MİT’in Güvenlik Soruşturması Sürecine Yaklaşımı

MİT’in yaptığı güvenlik soruşturması, Emniyet Genel Müdürlüğü veya mahalli mülki idare amirliklerinin yaptığından farklı bir inceleme türü değildir; incelenen unsurlar aynıdır (m.4 ve m.5). Fark, hangi kadroların MİT’e yönlendirildiğindedir. Yönetmeliğin 11. maddesinin dördüncü fıkrasına göre şu kişiler hakkındaki güvenlik soruşturması talepleri Cumhurbaşkanlığına iletilir ve soruşturma MİT Başkanlığı ve/veya Emniyet Genel Müdürlüğüne yaptırılır:

  • Gizlilik dereceli birimlerde merkez teşkilatındaki şube müdürü, dengi ve üstü birim amirleri; 657 m.36 kapsamındaki kariyer meslekler ve mesleğe özel yarışma sınavıyla alınanlar,
  • İhtisas alanlarına göre Millî Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığında çalıştırılacak kamu personeli,
  • Üst kademe kamu yöneticileri,
  • Hâkim ve savcı adaylığına atanacaklar ile hâkimlik ve savcılık mesleğine kabul edilecekler,
  • Kaymakam adaylığına atanacaklar,
  • Dışişleri aday meslek memurları, aday konsolosluk ve ihtisas memurları ile doğrudan yurt dışı teşkilatında istihdam edilecekler,
  • Millî güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler,
  • 5202 sayılı Savunma Sanayii Güvenliği Kanunu kapsamındakiler.

Temel İnceleme Kriterleri

  1. Kimlik Doğrulama ve Sicil İncelemeleri:
    Güvenlik soruşturması talebine eklenen ad, soyad, kimlik numarası, adres, iletişim, okul, son işyeri ve unvan bilgileriyle (Yönetmelik m.11/6) kişinin arşiv araştırması unsurları tespit edilir: adli sicil, aranma, tahdit, mahkeme kararları ve soruşturma olguları, kamu görevinden çıkarılma (m.4).
  2. Milli Güvenlik Bağlantıları:
    MİT, kişinin terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığını araştırır (m.5/c). Kanun örgütleri adıyla saymaz; ölçüt, kişinin kendi eylem birliği, irtibatı veya iltisakıdır.
  3. Yurtdışı İlişkileri ve Faaliyetler:
    Kişinin yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiği incelenir (m.5/b). Yurt dışında yaşamış, çalışmış veya eğitim almış olmak kanunda ayrı bir olumsuzluk sebebi olarak sayılmaz; değerlendirme olgusal veriye dayanır.
  4. Finansal Kayıt ve Yasadışı Faaliyet Kontrolü:
    Banka hesapları ve finansal hareketler MİT’in yaptığı güvenlik soruşturmasında da incelenecek unsurlar arasında sayılmaz. 7315 sayılı Kanunun 4. ve 5. maddelerinde mali bir unsur yoktur ve m.6/2 bilgi alma yetkisini kamu kurum ve kuruluşlarının arşivleriyle sınırlar. Yasa dışı ekonomik faaliyet ancak bir soruşturma olgusu (m.4/1-ç) ya da istihbarat ünitelerinde zaten bulunan bir olgusal veri (m.5/a) olarak görünür.
  5. Sosyal Çevre ve Aile İncelemeleri:
    Sosyal çevre ve aile araştırması kanunda öngörülmemiştir. Kişinin “değerleri” ya da “devlete sadakati” hakkında genel bir fikir oluşturmak kanunun amacı değildir; kanun yalnız sayılan unsurların tespitini ister. Yakının kayıtları kanunda açıkça belirtilmedikçe istenemez (5352 m.10/2).

Araçlar ve Yöntemler

Kanun yöntemi iki kelimeyle tarif eder: “mevcut kayıtlardan” ve “kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle” (m.5). “Denetime elverişli” ifadesi önemlidir; toplanan verinin sonradan doğrulanabilir olmasını ister. Yönetmelik bunu tamamlar: somut olarak gözlemlenemeyen veya doğruluğu denetlenemeyen bilgiler ile iftira ya da kin ve düşmanlık saikiyle verildiği açık olan beyanlar komisyona iletilmez (m.12/3). İstihbari faaliyet kapsamında elde edilen bilgiler ise kişiye verilemez (7315 m.8/3).

MİT Güvenlik Soruşturmasında Şeffaflık ve Gizlilik

MİT, görev tanımı gereği bu soruşturmaları yürütürken gizlilik ilkesine uyar. Toplanan bilgiler yalnızca soruşturmanın amacına uygun şekilde kullanılır; amacı dışında işlenemez ve aktarılamaz (m.9/3). Şeffaflık bakımından sınır açıktır: kişi, istihbari faaliyete konu olmayan verileri bakımından bilgilendirilme, erişim, düzeltme ve silme talep edebilir (m.8/1); millî savunma, millî güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni ve ekonomik güvenlikle ilgili istihbarat bilgileri ise kişiye verilemez (m.8/3). Araştırmayı yapan birimdeki istihbari faaliyete konu olmayan veriler iki yılın sonunda silinir (m.10/2).

Sonuç ve Değerlendirme Süreci

MİT’in yaptığı güvenlik soruşturmasının sonucu bir “tavsiye raporu” değil, yorum içermeyen olgusal verilerdir; bu veriler ilgili kurumun Değerlendirme Komisyonuna iletilir (m.7/2). Komisyon nesnel ve gerekçeli değerlendirmesini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar; karar amirin işlemidir (m.7/3). Stratejik birim ve projelerde değerlendirme, özel sektör işvereni tarafından değil, ilgili bakanlık veya kamu kurumu bünyesindeki komisyonca yapılır (m.7/1). Olumsuz sonuçta kişi, atanmama işlemine karşı idari yargı yoluna başvurabilir; komisyonun değerlendirmesi mahkeme istediğinde sunulur.

Sonuç olarak, MİT güvenlik soruşturması, kanunda sayılan üst düzey ve stratejik kadrolar için yürütülen, ancak incelenecek unsurları diğer birimlerle aynı olan bir süreçtir. Hangi dosyanın MİT’e gideceğini kişinin görevinin “hassasiyeti” hakkındaki genel bir değerlendirme değil, Yönetmeliğin 11. maddesindeki talep yolu belirler.

Sıkça Sorulan Sorular

Güvenlik soruşturması banka hesaplarına bakılır mı?

Hayır. 7315 sayılı Kanunun 4. ve 5. maddelerinde sayılan sekiz unsurun hiçbiri banka hesabı veya hesap hareketi değildir; araştırmayı yapan birimlerin bilgi alma yetkisi de kamu kurum ve kuruluşlarının arşivleriyle sınırlıdır (m.6/2). Hesap bir suç soruşturmasına konu olmuşsa, o soruşturmanın olguları arşiv araştırmasında görünür.

Yasa dışı bahis oynayan kişi memur olabilir mi?

Oynamak tek başına memurluğa engel bir mahkûmiyet doğurmaz. Yasa dışı bahis oynamak 7258 sayılı Kanun m.5/1-(d) uyarınca idari para cezası gerektiren bir kabahattir ve adli sicile işlenmez; 657 m.48/A-5’teki mahkûmiyet engelleri ise suçlar içindir. Bahis oynatmak, yurt dışı sitelere erişim sağlamak veya para nakline aracılık etmek ise suçtur ve bu suçlardan soruşturma açılması arşiv araştırmasında görünür.

Güvenlik soruşturmasında aileye bakılır mı?

Kanunda açıkça belirtilmedikçe bakılmaz. 5352 sayılı Kanunun m.10/2 hükmüne göre yakının adli sicil ve arşiv kayıtları istenemez ve kişiyi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak yapılamaz. 7315 sayılı Kanunda aile araştırmasına ilişkin bir hüküm yoktur.

HAGB kararı arşiv araştırmasında görünür mü?

Evet. 7315 sayılı Kanunun 4. maddesinin (ç) bendi, CMK m.231/13 kapsamında alınan HAGB kararlarını madde numarasıyla sayar. Adli sicil belgesinin temiz olması bu kaydın görünmeyeceği anlamına gelmez; görünmesi ise tek başına atanmama sebebi değildir, komisyon nesnel ve gerekçeli değerlendirme yapar.

Takipsizlik kararı güvenlik soruşturmasında çıkar mı?

Çıkar. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş bir dosya, “sonuçlanmış soruşturma kapsamındaki olgu” olarak 7315 m.4/1-(ç) kapsamındadır. Ancak bu karar, suçun sabit görülmediğini gösterir; Değerlendirme Komisyonunun bunu nesnel ve gerekçeli değerlendirmesinde dikkate alması gerekir.

İcra takibi güvenlik soruşturmasına engel mi?

Hayır. İcra takibi, borç ve kredi kayıtları 7315 sayılı Kanunda sayılan unsurlar arasında değildir. Borçla bağlantılı bir suçtan hakkınızda soruşturma açılmışsa ise o soruşturmanın olguları görünür. Ayrıntılar için Otel Kayıtları, İcra Takibinin Güvenlik Soruşturmasına Etkisi yazımıza bakabilirsiniz.

Güvenlik soruşturmasında internet geçmişine bakılır mı?

Bakılmaz. İnternet geçmişi, arama kayıtları ve sosyal medya hesapları 7315 sayılı Kanunda ayrı bir unsur olarak sayılmaz; birimlerin yetkisi kamu kurum ve kuruluşlarının arşivleri ve elektronik bilgi işlem merkezleriyle sınırlıdır (m.6/2). Bir paylaşım veya internet kullanımı nedeniyle hakkınızda soruşturma açılmışsa, o soruşturmanın olguları görünür. Telefon kayıtları için Güvenlik Soruşturmasında Telefon Kayıtlarına Bakılır Mı? yazımıza bakabilirsiniz.

MİT güvenlik soruşturmasını hangi kadrolar için yapar?

Cumhurbaşkanlığı talepleri ile Cumhurbaşkanlığına iletilen gruplar için: gizlilik dereceli birimlerde görev yapacak şube müdürü ve üstü amirler ile bu birimlerdeki kariyer meslek mensupları, üst kademe kamu yöneticileri, hâkim ve savcı adayları, kaymakam adayları, Dışişleri meslek memurları, stratejik projeler ve 5202 sayılı Kanun kapsamındakiler (Yönetmelik m.11/1 ve m.11/4).

Arşiv araştırmasını kim yapar?

Kurum ve kuruluşların talebi üzerine yapılacak arşiv araştırmasını Emniyet Genel Müdürlüğü ve/veya mahalli mülki idare amirlikleri (valilik ve kaymakamlıklar) yapar (Yönetmelik m.11/2). Cumhurbaşkanlığının arşiv araştırması talepleri ise MİT Başkanlığı ve/veya Emniyet Genel Müdürlüğünce karşılanır (m.11/1). Atama yapacak kurum araştırmayı kendisi yapamaz; yalnız talep eder ve sonucu kendi Değerlendirme Komisyonunda değerlendirir.

Değerlendirme komisyonu atamayı reddedebilir mi?

Komisyon atama kararı vermez; nesnel ve gerekçeli değerlendirmesini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar (7315 m.7/3). Atamama kararı amirin işlemidir ve bu işleme karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.

Güvenlik soruşturması olumsuz çıkarsa dava süresi kaç gündür?

Özel kanununda ayrı süre gösterilmediği için İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 uygulanır: atanmama işleminin yazılı bildiriminden itibaren altmış gün. Dava açıldığında ilgili veriler karar kesinleşmeden silinemez (7315 m.10/3). Süreç hakkında daha fazla bilgi için Güvenlik Soruşturması Avukat ve İtiraz yazımıza bakabilirsiniz.

Güvenlik soruşturması bilgileri kaç yıl saklanır?

İşlenme amacı ortadan kalkınca veya her durumda iki yılın sonunda silinir ve yok edilir (7315 m.10/1-2). İşleme karşı dava açılmışsa veriler karar kesinleşmeden silinemez (m.10/3).

Güvenlik soruşturmasında hakkımdaki bilgileri öğrenebilir miyim?

İstihbari faaliyete konu olmayan verileriniz için evet: bilgilendirilme, erişim, düzeltme ve silme talep edebilirsiniz (7315 m.8/1). Millî savunma, millî güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni ve ekonomik güvenlikle ilgili istihbarat bilgileri ise kişiye verilemez (m.8/3).

Arşiv araştırması ile güvenlik soruşturması aynı şey mi?

Hayır. Arşiv araştırması ilk defa veya yeniden kamu görevine atanacak herkese yapılır ve beş unsurla sınırlıdır (m.3/1, m.4). Güvenlik soruşturması yalnız kanunda sayılan kadrolarda, arşiv araştırmasına ek olarak yapılır ve üç unsur daha ekler (m.3/2, m.5). Süreleri de farklıdır: en geç 30 ve en geç 60 iş günü (Yönetmelik m.11/7).

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar