İçindekiler · 19 bölüm
18 Yaş Altı Suçlar Güvenlik Soruşturmasında Çıkar Mı? Kanunun cevabı nettir: kural olarak çıkmaz. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 10. maddesinin üçüncü fıkrası, on sekiz yaşından küçükken işlenen suçlara ait adli sicil ve arşiv kayıtlarının yalnızca soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebileceğini düzenler. Güvenlik soruşturması ise bir yargılama işlemi değil, idari bir işlemdir; bu kayıtlar atamayı yapacak kuruma verilemez.
Uygulamada durum her zaman kanunun yazdığı gibi işlemez. Kayıt fiilen bildirilir, aday atanmaz ve hak ancak dava yoluyla geri alınır. Anayasa Mahkemesi de tam bu noktada, çocukluk dönemine ait bir hırsızlık kaydının idari makama verilmesini özel hayata saygı hakkının ihlali saymıştır. Bu yazı önce kanunun koyduğu sınırı, sonra o sınır aşıldığında işleyen hukuki mekanizmayı ele alıyor.
Bir Bakışta: 18 Yaş Altı Suçlar ve Güvenlik Soruşturması
18 Yaş Altı Suçlar Güvenlik Soruşturmasında Çıkar Mı? Bunun cevabı kaydın türüne ve o kaydı kimin isteyebileceğine bağlıdır.
- Kanuni kural: 5352 sayılı Kanun m.10/3 gereği 18 yaşından küçüklere ait adli sicil ve arşiv kayıtları yalnızca savcılık, hâkim ve mahkemelerce, yalnızca soruşturma-kovuşturma kapsamında istenebilir. Atama yapan kuruma verilemez.
- Anayasa Mahkemesi ölçütü: Bu kaydın idari makama verilmesi, Anayasa m.20’de güvence altına alınan özel hayata saygı hakkını ihlal eder (Fatih Saraman [GK], B. No: 2014/7256, 27/2/2019).
- 12 yaş altı: Ceza sorumluluğu yoktur, kovuşturma yapılamaz (TCK m.31/1). Mahkûmiyet hükmü doğmadığı için adli sicil kaydı da oluşmaz.
- HAGB ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi: Bunlar adli sicile mahkûmiyet olarak işlenmez; ancak 7315 sayılı Kanun m.4/1-(ç), bu kararları arşiv araştırmasının kapsamına açıkça almıştır. Adli sicil belgesinin temiz olması, olgunun hiç görünmeyeceği anlamına gelmez.
- Olumsuz sonuç alındıysa: Atanmama işlemi idari işlemdir; tebliğden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır (2577 sayılı Kanun m.7).
18 Yaş Altı Suçların Güvenlik Soruşturmasındaki Yeri
Güvenlik soruşturması, bir kişinin belirli bir kamu görevine atanmasında aranan niteliklerin araştırılmasıdır. Bu alanın bugünkü dayanağı 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’dur (RG 17/4/2021 – 31457). Kanun, iki ayrı işlem tanımlar: arşiv araştırması herkes için, güvenlik soruşturması ise yalnızca kanunda sayılan görevler için, arşiv araştırmasına ek olarak yapılır.
Bu ayrım, 18 yaş altı suçlar bakımından belirleyicidir. Çocukluk dönemine ait bir kaydın görünüp görünmeyeceği, hangi işlemin yapıldığına ve hangi kaydın istendiğine göre değişir.
| İşlem | Kimler hakkında | Dayanak | Neye bakılır |
|---|---|---|---|
| Arşiv araştırması | İlk defa veya yeniden kamu görevine atanacak herkes | 7315 m.3/1 ve m.4 | Adli sicil kaydı, aranma durumu, tahdit, kesinleşmiş mahkeme kararları, HAGB ve erteleme kararları, devam eden/sonuçlanmış soruşturma-kovuşturma olguları, kamu görevinden çıkarılma |
| Güvenlik soruşturması | Yalnızca 7315 m.3/2’de sayılanlar (gizlilik dereceli birimler, MSB, Genelkurmay, jandarma, emniyet, sahil güvenlik, istihbarat, ceza infaz kurumu, öğretmenler, üst kademe yöneticiler, özel kanunu gereği tabi olanlar) | 7315 m.3/2 ve m.5 | Arşiv araştırmasındaki hususlara ek olarak kolluk ve istihbarat birimlerindeki olgusal veriler, yabancılarla ilişik, terör veya suç örgütleriyle irtibat-iltisak |
Araştırmayı kurumun kendisi yapamaz. 7315 m.6/1’e göre bu işlem yalnızca Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri tarafından yapılır ve m.6/2 uyarınca bu birimlerin yetkisi kendilerine iletilen talepler ile sınırlıdır.
18 yaş altı suçlar söz konusu olduğunda süreç daha hassas bir yapıya bürünür. Çocuklar, işledikleri fiiller bakımından yetişkinlerden farklı bir ceza rejimine tabidir; kayıtlarının erişilebilirliği de ayrı bir kanunla, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu ile sınırlandırılmıştır. Yani soru “bu kayıt var mı” değil, “bu kayıt atamayı yapacak kuruma verilebilir mi” sorusudur. Bir sonraki başlık tam olarak buna cevap verir.
18 Yaş Altı Suçlar Güvenlik Soruşturmasında Çıkar Mı? Kanunun Verdiği Cevap
Bu yazının omurgasını oluşturan hüküm kısadır ve tereddüde yer bırakmaz:
“Onsekiz yaşından küçüklerle ilgili adlî sicil ve arşiv kayıtları; ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebilir.” (5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.10/3)
Hükmün üç unsuru birlikte aranır ve her biri sınırlayıcıdır:
- Kim isteyebilir: Yalnızca Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkimler ve mahkemeler. Bakanlık, valilik, emniyet müdürlüğü, adalet komisyonu, okul ya da personel birimi bu listede yoktur.
- Ne için isteyebilir: Yalnızca bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere. Atama, işe alım veya öğrenciliğe kabul bu kapsamda değildir.
- Hangi kayıt: Hem adli sicil hem arşiv kaydı. Yani “kayıt arşive düştü, artık serbestçe istenebilir” denemez.
Bu hüküm, adli sicil bilgilerinin genel rejiminden ayrılan bir istisnadır. Genel rejimde adli sicil bilgileri m.7/1 uyarınca ilgili kişiye, vekâletnamede açıkça belirtilmişse vekiline, ayrıca kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına verilebilir. Arşiv bilgileri ise m.10/1’e göre kişinin kendisi veya vekili, soruşturma-kovuşturma kapsamında savcılık-hâkim-mahkeme, yetkili seçim kurulları ve özel kanunlarda gösterilen hallerde ilgili kamu kurumları tarafından istenebilir. On sekiz yaşından küçüklere ait kayıtlar, m.10/3 ile bu genel rejimin tamamen dışına çıkarılmıştır.
| Kayıt türü | Kim isteyebilir | Dayanak |
|---|---|---|
| Adli sicil kaydı (genel) | İlgili kişi veya vekili; kamu kurum ve kuruluşları; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları | 5352 m.7/1 |
| Arşiv kaydı (genel) | İlgili kişi veya vekili; soruşturma-kovuşturma kapsamında savcılık, hâkim, mahkeme; yetkili seçim kurulları; özel kanunda gösterilen hallerde kamu kurumları | 5352 m.10/1 |
| 18 yaşından küçüklere ait adli sicil ve arşiv kaydı | Yalnızca savcılık, hâkim ve mahkemeler; yalnızca soruşturma-kovuşturma kapsamında | 5352 m.10/3 |
| Yakının kaydı | Kanunda açıkça belirtilmedikçe istenemez ve kişiyi haktan yoksun bırakmak için dayanak yapılamaz | 5352 m.10/2 |
Ayrıca m.11/1 açık bir kural koyar: adli sicil ve arşiv bilgileri gizlidir; görevlilerce açıklanamaz ve verildiği kişi, kurum veya kuruluşlarca veriliş amacı dışında kullanılamaz. Bu yüzden internette sık rastlanan “adli sicil kaydına herkes ulaşabilir” cümlesi yanlıştır; adli sicil belgesi kişinin kendisinin talep edip kuruma sunduğu bir belgedir, kamuya açık bir kayıt değildir.
Anayasa Mahkemesi 18 Yaş Altı Kayıtlar İçin Ne Karar Verdi?
Bu kuralın yaptırımını gösteren karar, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun Fatih Saraman kararıdır (B. No: 2014/7256, karar tarihi 27/2/2019; Resmî Gazete 27/3/2019 – 30727).
Olay şudur: Başvurucu, 18 yaşından küçükken işlediği bir hırsızlık suçundan 2002 yılında ceza almış, cezası ertelenmiştir. Yıllar sonra ceza infaz kurumlarına sözleşmeli infaz ve koruma memuru alımı sınavına girmiş, yazılı ve sözlü sınavı kazanarak nihai başarı listesine girmiştir. Güvenlik soruşturması aşamasında il emniyet müdürlüğü, adalet komisyonu başkanlığına yazdığı yazıda bu hırsızlık kaydını bildirmiş ve mahkeme kararının bir örneğini eklemiştir. Bunun üzerine başvurucunun istihdamı uygun görülmemiştir.
Anayasa Mahkemesi, ihlal sonucuna varırken kararın 91. paragrafında şu tespiti yapmıştır:
“Öte yandan somut olayda başvurucunun yazılı ve sözlü sınavı kazandığının ilan edilmiş olduğu, on sekiz yaşından küçükken işlediği suça ilişkin kaydın 5352 sayılı Kanun’un 10. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan hükme açıkça aykırı şekilde idari makamlara verilmiş olduğu dikkate alındığında özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin bu yönüyle de kanuni dayanaktan yoksun olduğu anlaşılmaktadır.”
Mahkeme, 93. paragrafta başvurucunun Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiş, ihlalin giderilmesi için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir. İhlal kararı oybirliğiyle verilmiştir.
Kararın bu yazı bakımından üç sonucu vardır:
- Ölçüt, fiilin işlendiği andaki yaştır. Başvurucu, kaydın paylaşıldığı tarihte yetişkindi; buna rağmen Mahkeme “on sekiz yaşından küçükken işlediği suça ilişkin kayıt” ifadesiyle m.10/3 korumasını uygulamıştır. Yani koruma, kişi büyüdüğünde sona ermez.
- Kaydın paylaşılması tek başına ihlaldir. Mahkeme, atanmama kararının yerindeliğini değil, verinin hukuka aykırı biçimde idareye ulaştırılmış olmasını esas almıştır.
- İhlal kanunilik ayağından doğmuştur. Bu, müdahalenin dayanağının bulunmaması demektir; dolayısıyla idarenin “kamu güvenliği gerekçesiyle takdir hakkını kullandım” savunması bu aşamayı aşmaya yetmez.
Anayasa m.153/6 gereği Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Bu nedenle çocukluk dönemi kaydına dayanılarak kurulan atanmama işlemleri, idari yargıda bu karara dayanılarak tartışılır.
Güvenlik Soruşturmasında Dikkat Edilen Temel Unsurlar
Güvenlik soruşturmasında nelere bakılacağı kurumun takdirine bırakılmamıştır; 7315 sayılı Kanun bunu bentler hâlinde saymıştır. Arşiv araştırmasının kapsamı m.4/1’de beş bent olarak düzenlenir:
- (a) Adli sicil kaydı. Kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin tutulduğu kayıt.
- (b) Kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığı.
- (c) Hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığı.
- (ç) Kesinleşmiş mahkeme kararları, Ceza Muhakemesi Kanunu m.171/5 ve m.231/13 kapsamında alınan kararlar ile devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ya da kovuşturmalardaki olgular.
- (d) Kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası bulunup bulunmadığı.
Güvenlik soruşturması ise m.5/1 uyarınca bu hususlara ek olarak üç konuyu kapsar: görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk ve istihbarat ünitelerindeki olgusal veriler, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişik, terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak.
Burada iki yaygın yanlışı düzeltmek gerekir. Birincisi, güvenlik soruşturmasında yalnızca kesinleşmiş mahkûmiyetlerin görüldüğü sanılır; oysa (ç) bendi devam eden soruşturma ve kovuşturmalardaki olguları da kapsama alır. İkincisi, “ahlaki durum” veya “yaşayış tarzı” gibi ölçütlerin hâlâ uygulandığı yazılır; bu ifadeler 7315’te hiç geçmez. Bu ölçütler 2000/284 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konan eski yönetmeliğe aitti ve o yönetmelik, 3/6/2022 tarihli Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Yönetmelikte adayın lehine işleyen bir hüküm de vardır: m.12/3 uyarınca somut olarak gözlemlenemeyen, doğruluğu denetlenemeyen ya da iftira yahut kin ve düşmanlık saikiyle verildiği açık olan beyanlar Değerlendirme Komisyonuna iletilmez ve dikkate alınmaz; komisyon gerekli görürse bilginin kaynağını açıklamaksızın ilgiliden açıklama isteyebilir.
18 Yaş Altı İşlenen Suçlar Sicile İşler mi?
Kısa cevap: mahkûmiyet hükmü kesinleşmişse işler, ancak bu kayda idari makamlar erişemez. “Sicile işlemez” şeklindeki yaygın bilgi yanlıştır; doğru olan, kaydın oluştuğu ama erişiminin kapatıldığıdır.
Adli sicile neyin kaydedileceği 5352 m.4’te bentler hâlinde sayılmıştır. Maddenin girişi açıktır: “Türk mahkemeleri tarafından vatandaş veya yabancı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri adlî sicile kaydedilir.” Bentlerde hapis cezasına ilişkin kararlar, hapis cezasının ertelenmesine ilişkin kayıtlar, adli para cezası, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma, ceza zamanaşımının dolduğunun tespiti, af kararları ve akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirleri sayılır.
Buna karşılık m.5, Türk mahkemeleri tarafından verilmiş olsa bile adli sicile kaydedilmeyecek üç karar türünü sayar: disiplin suçlarına ve sırf askerî suçlara ilişkin mahkûmiyet hükümleri, disiplin veya tazyik hapsine ilişkin kararlar, idari para cezasına ilişkin kararlar.
Çocuk dosyalarında sık karşılaşılan durumları ayırmak gerekir:
| Karar türü | Adli sicile işler mi | Nerede tutulur | İdari makam görebilir mi |
|---|---|---|---|
| Kesinleşmiş mahkûmiyet (çocuk hakkında) | Evet | Adli sicil, sonra arşiv | Hayır — 5352 m.10/3 |
| 12 yaşını doldurmamış çocuk hakkındaki karar | Hayır (mahkûmiyet doğmaz) | — | Hayır |
| Koruyucu ve destekleyici tedbir kararı | Hayır (mahkûmiyet hükmü değildir) | — | Hayır |
| HAGB kararı | Hayır (mahkûmiyet olarak işlenmez) | Bunlara mahsus ayrı sistem — CMK m.231/13 | Arşiv araştırmasında görülebilir — 7315 m.4/1-(ç) |
| Kamu davasının açılmasının ertelenmesi | Hayır | 5352 m.6/1 uyarınca ayrı kayıt | Arşiv araştırmasında görülebilir — 7315 m.4/1-(ç) |
| Beraat, kovuşturmaya yer olmadığı kararı | Hayır | — | Hayır |
| İdari para cezası | Hayır | — | Hayır — 5352 m.5/1-(c) |
Tablodaki HAGB satırı, bu yazının en çok karıştırılan noktasıdır ve aşağıda ayrı bir başlıkta ele alınmıştır.
Çocuk Suçluluğunun Hukuki Boyutu
Türk hukukunda çocuk, daha erken yaşta ergin olsa bile on sekiz yaşını doldurmamış kişidir (5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.3/1-a). Ceza sorumluluğu ise tek bir kuralla değil, yaş kademelerine göre belirlenir. Ölçüt her zaman fiilin işlendiği andaki yaştır; yargılamanın veya kararın tarihi değil.
Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesi üç kademe kurar:
| Fiili işlediği sıradaki yaş | Ceza sorumluluğu | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| 12 yaşını doldurmamış | Yoktur | Ceza kovuşturması yapılamaz; yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbiri uygulanabilir | TCK m.31/1 |
| 12-15 yaş arası | Algılama yeteneği yoksa yoktur | Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamıyor veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemişse ceza verilmez, çocuklara özgü güvenlik tedbirine hükmolunur | TCK m.31/2 |
| 12-15 yaş arası | Algılama yeteneği varsa vardır | Ağırlaştırılmış müebbet yerine 13-18 yıl; müebbet yerine 10-12 yıl; diğer cezaların yarısı indirilir, her fiil için ceza 9 yılı geçemez | TCK m.31/2 |
| 15-18 yaş arası | Vardır | Ağırlaştırılmış müebbet yerine 19-27 yıl; müebbet yerine 15-18 yıl; diğer cezaların üçte biri indirilir, her fiil için ceza 15 yılı geçemez | TCK m.31/3 |
Bu kademelerin güvenlik soruşturması açısından anlamı şudur: 12 yaşını doldurmamış bir çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı için adli sicil kaydı da doğmaz. 12-15 yaş aralığında algılama yeteneği bulunmadığı tespit edilirse yine ceza verilmez, güvenlik tedbirine hükmolunur. Ceza verilen hâllerde ise kayıt oluşur, ancak bu kayıt 5352 m.10/3 kapsamındadır.
Çocuk yargılamasının kendine özgü kuralları da vardır: 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerden dolayı tutuklama kararı verilemez (5395 m.21). Kamu davasının açılmasının ertelenmesinde erteleme süresi çocuklar için üç yıldır (5395 m.19/1) ve HAGB’de denetim süresi de üç yıldır (5395 m.23/1) — yetişkinlerde bu süre beş yıldır.
Bu noktada yaygın bir rakip hatasını düzeltmek gerekir: çocuk yargılaması hakkındaki birçok internet metni hâlâ 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’a atıf yapar. Bu kanun yürürlükte değildir; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.48/1 ile yürürlükten kaldırılmıştır ve m.48/2 uyarınca mevzuattaki atıflar 5395’in ilgili hükümlerine yapılmış sayılır.
2026 Değişikliği: Çocuk Ceza Hukukunda Neler Değişti?
18/8/2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, çocuk ceza hukukunun terminolojisini ve bazı temel kurallarını değiştirdi. Bu yazının yazıldığı tarih itibarıyla değişiklik bir aylıktır ve konuyu anlatan metinlerin çoğu hâlâ eski hâle göre yazılmıştır.
Birinci değişiklik — terminoloji. Mevzuatta yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresi, ilgili tüm kanunlarda “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirildi. 5395 sayılı Kanun m.3/1-a-2’deki güncel tanım şöyledir: “Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk.” Bugün Çocuk Koruma Kanunu’nun tanım ve uygulama hükümlerinde eski ibare kullanılmamakta, yalnızca kanunun yürürlük maddesinde tarihsel bir atıf olarak yer almaktadır.
İkinci değişiklik — ağır suçlarda yaş indirimi kaldırılabiliyor. TCK m.31’e eklenen dördüncü fıkra (Ek: 8/8/2026-7593/2), somut olayda kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ile daha önceden kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm edilmiş olma hususlarından biri veya birkaçı göz önünde bulundurularak; kasten öldürme (TCK m.81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m.87/2 ve 87/4) suçlarını işleyen 15-18 yaş grubu hakkında üçüncü fıkradaki indirimin uygulanmayabileceğini düzenler. Aynı fıkra, ceza sorumluluğu bulunan 12-15 yaş grubu hakkında ikinci fıkra yerine üçüncü fıkra hükümlerinin uygulanabilmesine de imkân tanır.
Üçüncü değişiklik — yönlendirme tedbirleri. 5395 sayılı Kanun’a eklenen 5/A maddesi, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanacak beş yeni tedbir türü getirdi: sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri (20-300 saat), dijital risklerden korunma tedbiri (3 ay - 2 yıl), kitap ve kütüphane tedbiri (20-300 saat), çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri (20-300 saat), tütün-nikotin-alkol-kumar-uyuşturucu ve davranışsal bağımlılık tedbiri. Ayrıca 5395 m.23’e eklenen fıkralarla, çocuk hakkında HAGB kararı verilmesi hâlinde bu yönlendirme tedbirlerinden uygun görülenlerin denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanacağı; zararın az olması hâlinde ise HAGB için zararın giderilmesi şartının aranmayabileceği düzenlendi.
| Konu | Önceki rejim | 18/8/2026 sonrası |
|---|---|---|
| Terminoloji | Suça sürüklenen çocuk | Adli süreçteki çocuk |
| 15-18 yaş, kasten öldürme ve ağır yaralama | İndirim zorunlu (TCK m.31/3) | Sayılan ölçütlere göre indirim uygulanmayabilir (TCK m.31/4) |
| 12-15 yaş, ceza sorumluluğu olan | m.31/2 indirimi (yarı) | Koşulları varsa m.31/3 indirimi (üçte bir) uygulanabilir |
| Ceza sorumluluğu olmayan çocuk | Koruyucu ve destekleyici tedbirler (5395 m.5) | Ayrıca yönlendirme tedbirleri (5395 m.5/A) |
| Çocukta HAGB ve zarar giderme | Zararın giderilmesi şartı | Zarar azsa şart aranmayabilir (5395 m.23/3) |
Bu değişikliklerin hiçbiri 5352 sayılı Kanun m.10/3’e dokunmamıştır. Yani cezanın ağırlaşabilmesi, çocukluk dönemi kaydının idari makamlara açılması anlamına gelmez; iki konu ayrı kanunlarda düzenlenmiştir.
Suça Sürüklenen Çocuk Cezası Nasıl Hesaplanır? 18 Yaş Altında İşlenen Suçlar
Çocuklarda ceza, suçun kanundaki karşılığına TCK m.31’deki yaş indiriminin uygulanmasıyla bulunur. Aşağıdaki tablo, sık sorulan suç tiplerinde kanuni aralığın indirimden sonra nereye düştüğünü gösterir. Bunlar kanuni aralıklardır; mahkeme önce TCK m.61’e göre temel cezayı belirler, indirimi ondan sonra uygular ve somut olayda takdiri indirim, erteleme ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması da gündeme gelebilir.
| Suç | Kanundaki ceza (yetişkin) | 15-18 yaş: üçte bir indirim | 12-15 yaş, sorumluluğu olan: yarı indirim |
|---|---|---|---|
| Hırsızlık (TCK m.141/1) | 1-3 yıl hapis | 8 ay - 2 yıl | 6 ay - 1 yıl 6 ay |
| Kasten yaralama (TCK m.86/1) | 1 yıl 6 ay - 3 yıl | 1-2 yıl | 9 ay - 1 yıl 6 ay |
| Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralama (m.86/2) | 6 ay - 1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezası | 4 ay - 1 yıl | 3-9 ay |
| Yağma, halk arasında gasp (m.148/1) | 6-10 yıl | 4 yıl - 6 yıl 8 ay | 3-5 yıl |
| Kasten öldürme (m.81) | Müebbet hapis | 15-18 yıl | 10-12 yıl |
| Nitelikli kasten öldürme (m.82) | Ağırlaştırılmış müebbet hapis | 19-27 yıl | 13-18 yıl |
Tablonun son iki satırı için 2026 uyarısı geçerlidir: TCK m.31/4 uyarınca kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında, maddede sayılan ölçütlere göre 15-18 yaş grubu hakkında indirim uygulanmayabilir.
18 Yaş Altı Hırsızlık Cezası Ne Kadar?
Basit hırsızlıkta kanuni ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK m.141/1). Fiili on beş-on sekiz yaş arasında işleyen çocuk bakımından bu cezanın üçte biri indirilir; on iki-on beş yaş arasında ceza sorumluluğu bulunan çocukta ise yarısı indirilir. Nitelikli hırsızlık hâllerinde (TCK m.142) kanuni aralık daha yüksektir ve indirim bu yüksek aralık üzerinden hesaplanır.
18 Yaş Altı Kasten Adam Yaralama ve Bıçakla Yaralamanın Cezası Ne Kadar? Darp ve Gasp Cezası
Kasten yaralamada temel ceza bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir (TCK m.86/1). Fiilin etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır ve suç mağdurun şikâyetine bağlıdır (m.86/2). Uygulamada “darp” denilen fiiller çoğunlukla m.86/2 kapsamında değerlendirilir. Bıçak gibi bir aletle işlenen yaralamada ise TCK m.86/3-(e) bendindeki “silahla” hâli gündeme gelir: bu durumda suç şikâyete bağlı olmaktan çıkar ve verilecek ceza yarı oranında artırılır. Yağma (gasp) suçunda kanuni ceza altı yıldan on yıla kadar hapistir (m.148/1). Bütün bu cezalara, fiili işlediği sıradaki yaşa göre TCK m.31’deki üçte bir veya yarı oranındaki indirim uygulanır.
18 Yaş Altı Mala Zarar Verme ve Teşebbüs Halinde Ceza Nasıl Hesaplanır?
Başkasının taşınır veya taşınmaz malına zarar verme TCK m.151/1’de düzenlenir; kanuni ceza dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır ve suç mağdurun şikâyetine bağlıdır. Zarar verilen mal kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış bir yer, bina, tesis ya da eşyaysa TCK m.152/1-(a) devreye girer: ceza bir yıldan dört yıla kadar hapistir ve bu hâlde suç şikâyete bağlı değildir, resen soruşturulur.
Fiil tamamlanmadan, failin elinde olmayan nedenlerle yarım kalırsa teşebbüs hükümleri uygulanır (TCK m.35). Teşebbüste fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre tamamlanmış suça verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilen bir cezayla cezalandırılır; oranı mahkeme somut olaya göre takdir eder. Çocuklarda bu ceza üzerine ayrıca TCK m.31’deki yaş indirimi uygulanır — yani teşebbüs indirimi ile yaş indirimi art arda, iki ayrı işlemdir.
18 Yaş Altı Siber Suç ve Bilişim Suçu Cezaları Nelerdir?
Çocuklarda bilişim suçlarının cezası da aynı mantıkla hesaplanır: kanundaki aralığa TCK m.31 indirimi uygulanır. Sık karşılaşılan fiillerin kanuni karşılıkları şunlardır:
| Fiil | Kanun maddesi | Kanundaki ceza (yetişkin) |
|---|---|---|
| Bilişim sistemine hukuka aykırı girme veya orada kalma | TCK m.243/1 | 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası |
| Girilen sistemdeki verilerin yok olması veya değişmesi | TCK m.243/3 | 6 ay - 2 yıl hapis |
| Bilişim sisteminin işleyişini engelleme veya bozma | TCK m.244/1 | 1-5 yıl hapis |
| Sistemdeki verileri bozma, yok etme, değiştirme, erişilmez kılma | TCK m.244/2 | 6 ay - 3 yıl hapis |
| Özel hayatın gizliliğini ihlal | TCK m.134/1 | 1-3 yıl hapis (görüntü veya ses kayda alınmışsa bir kat artırılır) |
| Özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı ifşa | TCK m.134/2 | 2-5 yıl hapis |
| Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme | TCK m.136/1 | 2-4 yıl hapis |
Başkasının fotoğrafının izinsiz kullanılması gibi fiiller, somut olayın özelliğine göre TCK m.134 ya da m.136 kapsamında değerlendirilebilir; hangi maddenin uygulanacağı görüntünün niteliğine, nasıl elde edildiğine ve nasıl kullanıldığına bağlıdır. Bu fiiller bakımından da adli sicil kaydı ancak kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmüyle doğar ve çocuklarda 5352 m.10/3 sınırına tabidir.
Adli Sicil Kaydı ve Arşiv Kaydı Arasındaki Farklar
Bu iki kavram sürekli karıştırılır ve karışıklık üçüncü bir kavramla, arşiv araştırması ile birleşince tamamen yanlış sonuçlara varılır. Üçü ayrı şeylerdir:
| Kavram | Nedir | Dayanak |
|---|---|---|
| Adli sicil kaydı | Kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin tutulduğu kayıt | 5352 m.4 |
| Arşiv kaydı | Adli sicil kaydının, cezanın infazı tamamlandıktan sonra taşındığı kayıt | 5352 m.9/1 |
| Arşiv araştırması | Kamu görevine atanacaklar hakkında yapılan idari bir işlem | 7315 m.3 ve m.4 |
Aradaki fark şudur: ilk ikisi bir kayıt türüdür, üçüncüsü bir araştırma işlemidir. Arşiv araştırması yapılırken yalnızca arşiv kaydına bakılmaz; 7315 m.4/1’deki beş bendin tamamına bakılır. “Arşiv kaydım temiz, arşiv araştırmasında bir şey çıkmaz” cümlesi bu yüzden hatalıdır.
Adli sicildeki bilgiler; cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, ceza zamanaşımının dolması ya da genel af hâllerinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek arşiv kaydına alınır (5352 m.9/1). Adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler ise adli sicil kaydına hiç alınmadan doğrudan arşive kaydedilir (m.9/3).
Erişim bakımından temel fark, adli sicil bilgilerinin m.7 kapsamında kamu kurumlarına da verilebilmesi, arşiv bilgilerinin ise m.10’daki sınırlı listeye bağlı olmasıdır. Ancak on sekiz yaşından küçüklere ait kayıtlarda bu ayrım anlamını yitirir: m.10/3, hem adli sicil hem arşiv kaydı için aynı sıkı sınırı getirir. Yani çocukluk dönemi kaydı bakımından “adli sicilden silindi, arşive düştü” aşaması bir şey değiştirmez; her iki aşamada da kaydı yalnızca savcılık, hâkim ve mahkeme, yalnızca soruşturma-kovuşturma kapsamında isteyebilir.
18 Yaş Altı Suçların Silinme Süreci
Kayıtların silinmesi iki aşamalıdır ve her aşamanın kendi kuralı vardır. En sık yapılan hata, silmenin “iyi hâl” veya “başvuru” şartına bağlı olduğunun sanılmasıdır; kanun böyle bir şart öngörmez.
Birinci aşama — adli sicilden arşive geçiş. 5352 m.9/1 uyarınca cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, ceza zamanaşımının dolması ya da genel af hâllerinde kayıt silinir ve arşive alınır. Bu işlem Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce resen yapılır.
İkinci aşama — arşivden tamamen silinme. Süreler 5352 m.12/1’de düzenlenmiştir:
| Durum | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| İlgilinin ölümü | Derhâl tamamen silinir | m.12/1-a |
| Anayasa m.76 ile TCK dışındaki kanunlarda hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler — yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı varsa | Arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 15 yıl | m.12/1-b-1 |
| Aynı mahkûmiyetler — yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı yoksa | Arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 30 yıl | m.12/1-b-2 |
| Diğer mahkûmiyetler | Arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 5 yıl | m.12/1-c |
| Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması | Talep aranmaksızın tamamen silinir | m.12/2 |
| Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucu beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi | Önceki mahkûmiyete ilişkin adli sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir | m.12/3 |
Bu tablodan çıkan üç sonuç önemlidir. Birincisi, silme için kanunda “iyi hâl” ölçütü yoktur; iyi hâl, ayrı bir kurum olan yasaklanmış hakların geri verilmesinde (m.13/A) aranır. İkincisi, m.12/2 ve m.12/3 hâllerinde silme talebe bağlı değildir. Üçüncüsü, süreler cezanın bittiği tarihten değil, kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten işlemeye başlar.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi (memnu hakların iadesi) ayrı bir yoldur ve TCK dışındaki kanunların belli bir suça ya da cezaya bağladığı hak yoksunluklarını gidermek için kullanılır. Koşulları m.13/A’da sayılmıştır: mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıl geçmiş olması ve kişinin bu sürede yeni suç işlememiş olup hayatını iyi hâlli sürdürdüğü hususunda mahkemede kanaat oluşması. İnfaza genel af veya etkin pişmanlık dışında bir nedenle son verilmişse süre, hükmün kesinleşmesinden itibaren beş yıldır ve mahkûm olunan hapis cezasına üç yıl eklenerek bulunacak süreden az olamaz. Talep, hükümlü veya vekili tarafından hükmü veren mahkemeye ya da hükümlünün ikametgâhındaki aynı derecedeki mahkemeye yapılır; masraflar hükümlüye aittir.
Çocukluk dönemi kayıtları bakımından kritik nokta şudur: silinmeyi beklemek zorunda değilsiniz. Kayıt henüz silinmemiş olsa bile 5352 m.10/3 gereği o kayıt zaten idari makamlara verilemez. Silinme, kaydın varlığını sona erdirir; m.10/3 ise kaydın paylaşımını yasaklar. İkisi birbirinin alternatifi değil, iki ayrı korumadır.
18 Yaş Altı Çocuk İçin Adli Sicil Kaydı Nereden ve Nasıl Alınır?
Çocuğun adli sicil belgesine genellikle okul kaydı, yurt dışı işlemleri, spor kulübü lisansı veya benzeri başvurularda ihtiyaç duyulur. Belgeyi kimin, nereden alabileceğinin dayanağı 5352 sayılı Kanun’dadır.
Kanunun 8. maddesine göre adli sicil bilgileri; mahalli adli sicillerde Cumhuriyet başsavcılıklarınca, kaymakamlıklarca, yurt dışında elçilik ve konsolosluklarca, merkezî adli sicilde ise Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce verilir. Elektronik kanalın dayanağı ise m.13/2’dir: gerçek kişiler kendileriyle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtlarını, Adalet Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde ve güvenli kimlik doğrulama araçlarını kullanarak sorgulayabilir, sonucu fiziki veya elektronik ortamda merciine verebilirler.
18 yaşından küçükler bakımından pratikteki soru, çocuğun kendi e-Devlet hesabı olmadığında belgenin nasıl alınacağıdır. Adalet Bakanlığı bunun için e-Devlet Kapısı üzerinde ayrı bir hizmet açmıştır: Adli Sicil Kaydı Sorgulama (Çocuğunuz Adına / Vasisi Olduğunuz Çocuk Adına). Veli veya vasi, kendi kimlik doğrulamasıyla giriş yaparak velayeti altındaki ya da vasisi olduğu çocuğun adli sicil belgesini bu hizmet üzerinden sorgulayabilir.
| Kanal | Kim başvurur | Dayanak |
|---|---|---|
| e-Devlet Kapısı — “Adli Sicil Kaydı Sorgulama” | Kişinin kendisi (güvenli kimlik doğrulaması ile) | 5352 m.13/2 |
| e-Devlet Kapısı — “Adli Sicil Kaydı Sorgulama (Çocuğunuz Adına / Vasisi Olduğunuz Çocuk Adına)” | Veli veya vasi, çocuk adına | Adalet Bakanlığı e-Devlet hizmeti |
| Adliye — Cumhuriyet başsavcılığı adli sicil birimi | Kişinin kendisi veya vekâletnamesinde açıkça belirtilmiş vekili | 5352 m.7/1-a, m.8/1 |
| Kaymakamlık | Aynı | 5352 m.8/1 |
| Elçilik ve konsolosluk (yurt dışında) | Aynı | 5352 m.8/1 |
18 Yaş Altı Sabıka Kaydı Nasıl Alınır?
Halk arasında “sabıka kaydı” denilen belge, mevzuattaki adıyla adli sicil kaydıdır; 5352 sayılı Kanun’da “sabıka” terimi geçmez. Dolayısıyla 18 yaş altı sabıka kaydı da yukarıdaki kanallardan alınır: adliyedeki Cumhuriyet başsavcılığı adli sicil biriminden, kaymakamlıktan, yurt dışında elçilik ve konsolosluktan ya da e-Devlet Kapısı üzerinden. Çocuk için belgeyi veli veya vasi, kendi kimlik doğrulamasıyla girdiği çocuk adına sorgulama hizmetinden alabilir.
Adli Sicil Kaydı Kaç Yaşında Alınır, 18 Yaşından Küçükler İçin Nasıl Alınır?
Kanun belge almak için bir alt yaş sınırı koymaz; kayıt, kişi hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunup bulunmadığını gösterir ve bu hüküm yoksa belge “kaydı yoktur” şeklinde düzenlenir. Pratikte belirleyici olan, çocuğun kendi adına elektronik kimlik doğrulaması yapıp yapamayacağıdır. Çocuğun kendi hesabı yoksa belge, veli veya vasi tarafından e-Devlet üzerindeki çocuk adına sorgulama hizmetiyle ya da adliye veya kaymakamlık başvurusuyla alınır.
Üç noktaya dikkat edin. Birincisi, belgeyi üçüncü kişiler sizin adınıza alamaz; vekilin alabilmesi için vekâletnamede bu yetkinin açıkça yazılı olması gerekir (m.7/1-a). İkincisi, adli sicil kaydı ile arşiv kaydı farklı kayıt türleridir (5352 m.9 ve m.10); belge talebinde hangisinin istendiği açıkça belirtilmelidir, çünkü arşive alınmış bir kayıt güncel adli sicil bilgisi içinde görünmez. Üçüncüsü, çocuğun belgesini almış olmanız o kaydın idari makamlarla paylaşılabileceği anlamına gelmez; m.10/3 sınırı, kaydı kurumun isteyip isteyemeyeceğine ilişkindir.
HAGB ve Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Arşiv Araştırmasında Görünür mü?
Bu, konunun en çok yanlış anlatılan başlığıdır. Kısa cevap: bu kararlar adli sicile mahkûmiyet olarak işlenmez, ama arşiv araştırmasında görülebilir. İkisi çelişki değildir; çünkü biri kayıt rejimine, diğeri araştırma işlemine ilişkindir.
Kayıt tarafı. 5352 m.6/1’e göre kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, “ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmesi hâlinde verilmek üzere” kaydedilir. Ceza Muhakemesi Kanunu m.231/13 de aynı yönde düzenleme yapar: HAGB kararı bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir ve bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. Dolayısıyla HAGB, olağan adli sicil belgesinde görünmez.
Araştırma tarafı. 7315 sayılı Kanun m.4/1-(ç) bendi, arşiv araştırmasının kapsamını sayarken bu kararlara madde numarasıyla atıf yapar: “Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların”. Üstelik m.6/2, araştırmayı yapan birimlerin bu bent kapsamındaki karar ve kayıtları almaya yetkili olduğunu ayrıca yazar.
Sonuç şudur: adli sicil belgenizin temiz çıkması, HAGB’li bir dosyanın arşiv araştırmasında hiç görünmeyeceği anlamına gelmez. Bu konunun ayrıntısı için HAGB kararının güvenlik soruşturmasına etkisi ve mahkûmiyet ile HAGB kararlarının güvenlik soruşturmasına etkisi yazılarına bakabilirsiniz. Takipsizlik ve uzlaşma kararlarının durumu ise ayrı değerlendirilir; bunlar için takipsizlik kararının güvenlik soruşturmasına etkisi ve uzlaşma ve ön ödeme kararlarının güvenlik soruşturmasına etkisi yazıları konuyu ayrıntılandırır.
Çocuklar bakımından burada dikkat edilmesi gereken bir hukuki incelik vardır. 5352 m.10/3’ün lafzı “adlî sicil ve arşiv kayıtları” ifadesini kullanır; HAGB kaydı ise CMK m.231/13 uyarınca adli sicilden ayrı, kendine mahsus bir sistemde tutulur. Bu yüzden m.10/3’ün HAGB kaydını doğrudan kapsayıp kapsamadığı, kanun metninden tek başına çıkarılabilen bir sonuç değildir. Buna karşılık her iki hüküm de aynı sınırlamayı getirir: kayıt yalnızca soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak ve yalnızca yargı mercilerince istenebilir. Bir atama işlemi ise soruşturma veya kovuşturma değildir. Somut bir dosyada bu kaydın nasıl ele alınacağı, atamanın dayandığı özel mevzuata ve işlemin gerekçesine göre değişir.
Ayrıca 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (RG 31/7/2026 – 33326) ile CMK m.231 baştan sona yeniden yazılmıştır. Değişiklikler arasında HAGB için sanığın kabulü şartının kaldırılması, denetim süresinin beş yıl olarak düzenlenmesi ve karara karşı istinaf yolunun açılması yer alır. Çocuklar bakımından denetim süresi 5395 m.23/1 gereği üç yıl olmaya devam eder.
18 Yaşından Önce İşlenen Suçlar Memuriyete ve Polisliğe Engel mi?
Bu soruyu iki ayrı katmanda cevaplamak gerekir: atanma şartları katmanı ve kaydın paylaşılabilirliği katmanı.
Atanma şartları katmanı. Devlet memurluğuna alınmada aranan genel şartlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.48/A’da sayılmıştır. Ceza ile ilgili olan (5) numaralı bent şöyledir: Türk Ceza Kanunu m.53’te belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.
Burada rakiplerin çoğunun atladığı bir nokta vardır: 657 m.48/A’ya 2016 yılında KHK-676/74 ile eklenen ve 2018’de 7070/60 ile aynen kabul edilen (8) numaralı bent — yani “güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmış olmak” şartı — Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.2018/73, K.2019/65 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Kanunun konsolide metninde bu sıra numarası boştur ve yalnızca iptal kaydı görünür. Bugün güvenlik soruşturması yükümlülüğünün dayanağı 657 değil, özel kanun olan 7315’tir.
Kaydın paylaşılabilirliği katmanı. 657 m.48/A-5’teki engel, ortada kurumun bilgisine ulaşmış bir mahkûmiyet varsa işler. Oysa çocukluk dönemi kaydı bakımından 5352 m.10/3 devreye girer ve kayıt idari makama zaten verilemez. Anayasa Mahkemesi de Fatih Saraman kararında tam bu sırayı izlemiştir: atanmama kararının yerindeliğini tartışmadan önce, verinin idareye ulaşmasının hukuka aykırılığını tespit etmiştir.
Polislik, bekçilik, uzman erbaş, astsubay ve benzeri kadrolarda ek olarak kurumun kendi giriş yönetmeliği uygulanır. Bu kadrolar 7315 m.3/2 kapsamında olduğu için haklarında arşiv araştırmasına ek olarak güvenlik soruşturması da yapılır. Kadroya özgü ayrıntılar için polislik güvenlik soruşturması (PAEM, PMYO, POMEM) ve memurluğa girişte güvenlik soruşturması yazılarını inceleyebilirsiniz. Kanunun genel çerçevesi ise güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kanunu yazısında ele alınmıştır.
Özetle: 18 yaşından önce işlenen bir suç, kural olarak memuriyete veya polisliğe engel değildir. Engel gibi görünen sonuç, çoğu zaman kaydın hukuka aykırı biçimde paylaşılmasından doğar ve bu, iptal davasının konusudur.
Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbirleri Kanun Gereği Sicile İşler mi?
Hayır. Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri ve koruyucu-destekleyici tedbirler mahkûmiyet hükmü değildir; 5352 m.4’teki adli sicile kaydedilecek kararlar listesi ise kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri üzerine kuruludur.
Türk Ceza Kanunu m.56, çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğunun ve ne suretle uygulanacağının ilgili kanunda gösterileceğini söyler. Bu kanun 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’dur ve iki grup tedbir öngörür:
Koruyucu ve destekleyici tedbirler (m.5). Çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yöneliktir: danışmanlık tedbiri, eğitim tedbiri, bakım tedbiri, sağlık tedbiri ve barınma tedbiri. Barınma tedbiri uygulananların talepleri hâlinde kimlik ve adresleri gizli tutulur (m.5/2).
Yönlendirme tedbirleri (m.5/A). 7593 sayılı Kanun ile eklenen bu tedbirler, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanır:
| Tedbir | İçeriği | Süre |
|---|---|---|
| Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri | Spor kulüpleri, gençlik merkezleri ve spor tesislerinde psikososyal gelişime katkı sağlayacak görev alma | 20-300 saat |
| Dijital risklerden korunma tedbiri | Kullanılan cihazın bildirilmesi, ilgili kurum denetimine açılması, riskli dijital mecralara erişimin engellenmesi | 3 aydan az, 2 yıldan fazla olmamak üzere |
| Kitap ve kütüphane tedbiri | Kütüphane ve okuma salonlarında görev alma veya belirlenen eserleri okuma | 20-300 saat |
| Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri | Park, bahçe, sahil temizliği; bitki bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetleri | 20-300 saat |
| Bağımlılık tedbiri | Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve davranışsal bağımlılıklarda tedavi ve rehabilitasyon programı | Program süresince |
Bu tedbirlerin hiçbiri adli sicile kaydedilmez ve adli sicil belgesinde görünmez. Ancak 7315 m.4/1-(ç) bendinin “devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olgular” ifadesi geniştir; bu nedenle tedbire konu olayın dosyası, arşiv araştırması bakımından ayrıca değerlendirilebilir. Bu noktada yine 5352 m.10/3’ün sınırı gündeme gelir.
Güvenlik Soruşturmasında Bireyin Hakları
Güvenlik soruşturması, kişinin hakkında veri toplanması anlamına gelir; bu nedenle 7315 sayılı Kanun adayın haklarını ayrı maddelerde düzenlemiştir. Bu haklar, özellikle çocukluk dönemi kaydı gibi paylaşılmaması gereken bir veri söz konusuysa dava dilekçesinin de iskeletini oluşturur.
- Bilgilendirilme, erişme, düzeltme ve silme talebi (m.8/1). Kişinin, istihbari faaliyete konu olmayan verileri hakkında bu talepleri kullanabilmesi için gerekli tedbirler alınır. Buna karşılık m.8/3, millî savunma, millî güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni ve ekonomik güvenlik ile ilgili istihbarat faaliyeti kapsamındaki bilgilerin kişiye verilemeyeceğini düzenler.
- Gizlilik (m.9/2 ve m.9/3). Süreç her evrede gizlidir ve bilgiler “yasal olarak bilmesi gerekenler” dışına verilemez. Veriler amacı dışında işlenemez ve aktarılamaz.
- Verilerin silinmesi (m.10). Değerlendirme Komisyonlarında ve araştırmayı yapan birimlerde bulunan, istihbari faaliyete konu olmayan veriler iki yılın sonunda silinir. Dava açılmışsa karar kesinleşmeden silinemez ve mahkeme talepleri kurumca karşılanır.
- Yorum değil olgu (m.7/2 ve Yönetmelik m.4). Değerlendirme Komisyonuna yalnızca yorum içermeyen olgusal veri iletilir. Yönetmelik olgusal veriyi “görevin gerektirdiği niteliklerle ilgisi bulunan, yorum içermeyen, somut veya gözlemlenebilir ya da doğrulanabilir vâkıalara dayanan veri” olarak tanımlar.
- Gerekçeli değerlendirme (m.7/3). Komisyon, nesnel ve gerekçeli değerlendirmesini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar; bu değerlendirme mahkemeler istediğinde mahkemeye de sunulur. Yargısal denetimin dayanağı budur.
- Denetlenemeyen beyanların dışlanması (Yönetmelik m.12/3). Somut olarak gözlemlenemeyen, doğruluğu denetlenemeyen ya da iftira yahut kin ve düşmanlık saikiyle verildiği açık olan beyanlar komisyona iletilmez ve dikkate alınmaz.
- Yakının kaydına dayanılamaması (5352 m.10/2). Kanunda açıkça belirtilmedikçe, kişi hakkında alınacak bir karar veya yapılacak bir işlemle ilgili olarak bir yakınının adli sicil ve arşiv kayıtları istenemez; bu bilgiler kişiyi herhangi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak olarak kullanılamaz.
Çocukluk dönemi kaydı bakımından bu haklar arasında en işlevsel olanı m.8/1’deki erişme ve düzeltme talebidir: kurumdan, hakkınızda hangi verinin hangi birimden geldiğinin sorulması, sonraki iptal davasında işlemin dayanağını görünür kılar.
Suç Kayıtlarının Kamu Görevi Açısından Değerlendirilmesi
Bir kaydın görülmüş olması ile atamanın reddedilmesi aynı şey değildir. 7315 sayılı Kanun, araştırma sonucunda elde edilen verilerin doğrudan sonuç doğurmasını engelleyen bir ara mekanizma kurar: Değerlendirme Komisyonu.
Komisyon, m.7/1 uyarınca başkan dâhil en az beş kişiden ve tek sayıda üyeden oluşur. Başkanlığını bakanlıklarda bakan yardımcısı, üniversitelerde rektör yardımcısı, valiliklerde vali yardımcısı, diğer kurumlarda en üst yöneticinin görevlendireceği üst kademe yöneticisi yürütür. Yönetmelik m.12/5’e göre komisyon üye tam sayısıyla toplanır ve oy çokluğuyla karar alır; m.12/4’e göre verileri analiz ederek atanıp atanmama konusunda gerekçeli değerlendirmesini sunar. Nihai kararı ise komisyon değil, atamaya yetkili amir verir.
Bu yapı, çocukluk dönemi kaydı tartışmasında iki sonuç doğurur. Birincisi, kayıt hukuka aykırı biçimde komisyona ulaşmışsa, sonraki tüm işlem zinciri sakatlanır. İkincisi, komisyonun gerekçeli değerlendirme yapma zorunluluğu sayesinde atanmama nedeni dosyada yazılı olarak yer alır; gerekçesiz veya soyut ifadelerle kurulan işlemler bu yönüyle de sakattır.
18 Yaş Altı Suçlar Güvenlik Soruşturmasında Çıkar Mı? sorusu bu aşamada pratik bir boyut kazanır: kaydın komisyona hiç ulaşmaması gerekirken ulaşmışsa, tartışma artık takdir yetkisinin yerindeliği değil, işlemin kanuni dayanağıdır.
Kamu görevine girişte suç kaydının etkisini düzenleyen özel hükümler de vardır. Örneğin 5395 sayılı Kanun’a 7578 sayılı Kanun ile eklenen Ek Madde 1, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti ve kasten öldürme suçlarından adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanların, çocukların yoğun olarak bulunduğu birimlerde ve iş yerlerinde çalıştırılmasını yasaklar. Bu tür özel düzenlemeler, arşiv kaydının belirli işler bakımından doğrudan sonuç doğurabildiğini gösterir; ancak bunlar kanunla açıkça öngörülmüş, sınırlı hâllerdir.
Güvenlik Soruşturması Çocukluk Dönemi Kaydı Yüzünden Olumsuz Geldiyse Ne Yapılır?
Atanmama veya ilişik kesme işlemi bir idari işlemdir; iptali için idare mahkemesinde dava açılır. Süreler ve adımlar şöyledir:
| Adım | İçerik | Dayanak |
|---|---|---|
| Dava açma süresi | İşlemin yazılı bildiriminden itibaren 60 gün | 2577 sayılı İYUK m.7 |
| Görevli mahkeme | İdare mahkemesi | 2577 ve 2576 sayılı kanunlar |
| Yürütmenin durdurulması | Dava dilekçesinde ayrıca talep edilir | 2577 m.27 |
| Verilerin korunması | Dava açıldığı bilgisi araştırmayı yapan birime kurum tarafından bildirilir; karar kesinleşmeden veriler silinemez | 7315 m.10/3, Yönetmelik m.15/3 |
Dava dilekçesinde öne çıkarılması gereken üç hukuki dayanak vardır:
- 5352 m.10/3 ihlali. On sekiz yaşından küçükken işlenen suça ait kaydın idari makama verilmesi kanuna aykırıdır; işlem bu yönüyle hukuki dayanaktan yoksundur.
- Anayasa m.20 ihlali. Anayasa Mahkemesi, Fatih Saraman kararında bu paylaşımın özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğine karar vermiştir. Anayasa m.153/6 gereği bu karar idare makamlarını da bağlar.
- Gerekçe denetimi. 7315 m.7/2 ve m.7/3 uyarınca komisyona yalnızca olgusal veri iletilmesi ve değerlendirmenin nesnel ve gerekçeli olması gerekir. Yorum içeren, doğrulanamayan veya soyut ifadelere dayanan işlemler bu yönden de sakattır.
Süreye dikkat edilmesi kritiktir: 60 günlük süre hak düşürücüdür ve kaçırıldığında işlem kesinleşir. Yürütmenin durdurulması talebi ise atama takviminin ilerlemesi hâlinde sonucu fiilen etkisiz kılmamak için önemlidir. Bu davanın yürüyüşü ve dilekçe yapısı hakkında ayrıntı için güvenlik soruşturması iptal davası ve güvenlik soruşturmasına itiraz yazılarını inceleyebilirsiniz.
Dosyanızda hem çocuk ceza hukuku hem idari işlem boyutu birlikte bulunuyorsa, sürecin baştan değerlendirilmesinde fayda vardır; ceza hukuku alanındaki çalışmalarımız hakkında bilgi alabilir veya iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
18 Yaş Altı Suçlar Güvenlik Soruşturmasında Çıkar Mı?
Kural olarak çıkmaz. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.10/3, on sekiz yaşından küçüklere ait adli sicil ve arşiv kayıtlarının yalnızca soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebileceğini düzenler. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ise idari bir işlemdir; bu kayıtlar atamayı yapacak kuruma verilemez. Anayasa Mahkemesi de kaydın idari makama verilmesini Anayasa m.20’nin ihlali saymıştır.
Güvenlik soruşturmasında hangi suçlar görünür?
Arşiv araştırmasında 7315 sayılı Kanun m.4/1’deki beş bent taranır: adli sicil kaydı, kolluk tarafından hâlen aranıp aranmadığı, hakkında tahdit bulunup bulunmadığı, kesinleşmiş mahkeme kararları ile CMK m.171/5 ve m.231/13 kapsamındaki kararlar ve devam eden ya da sonuçlanmış soruşturma-kovuşturma olguları, kamu görevinden çıkarılma cezası. Yani yalnızca kesinleşmiş mahkûmiyetler değil, devam eden dosyalardaki olgular da kapsamdadır. On sekiz yaşından küçükken işlenen suçlara ait kayıtlar ise 5352 m.10/3 gereği bu kapsamda idari makamlara verilemez.
18 yaş altı işlenen suçlar sabıka kaydında çıkar mı?
Kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü varsa kayıt oluşur; “hiç işlenmez” bilgisi yanlıştır. Ancak bu kaydın kim tarafından istenebileceği sınırlıdır: 5352 m.10/3 uyarınca on sekiz yaşından küçüklere ait adli sicil ve arşiv kayıtları yalnızca soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebilir. Atama yapan kuruma verilemez.
Arşiv kaydında yer alan bilgiler güvenlik soruşturmasında çıkar mı?
Yetişkinler bakımından arşiv bilgileri, 5352 m.10/1’de sayılan hâllerde ve özel kanunlarda gösterilen durumlarda ilgili kamu kurumlarınca istenebilir. On sekiz yaşından küçükken işlenen suçlara ait kayıtlar bakımından ise durum farklıdır: m.10/3 hem adli sicil hem arşiv kaydı için aynı sıkı sınırı getirdiğinden, kaydın arşive düşmüş olması onu idari makamlara açmaz.
18 yaş altı suçların silinmesi mümkün mü?
Evet. Kayıt önce 5352 m.9/1 uyarınca cezanın infazının tamamlanması gibi hâllerde adli sicilden silinip arşive alınır; arşivden tamamen silinme ise m.12/1’deki sürelere bağlıdır. Genel mahkûmiyetlerde bu süre, kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıldır. Kanunda silinme için “iyi hâl” şartı yoktur; bu ölçüt ayrı bir kurum olan yasaklanmış hakların geri verilmesinde aranır.
Güvenlik soruşturmasında sabıka kaydının önemi nedir?
Adli sicil kaydı, 7315 m.4/1-(a) bendiyle arşiv araştırmasının ilk unsurudur ve kişinin kesinleşmiş mahkûmiyetlerini gösterir. Ancak tek başına belirleyici değildir: veriler Değerlendirme Komisyonuna iletilir, komisyon gerekçeli değerlendirmesini atamaya yetkili amire sunar ve nihai kararı amir verir. Kaydın görülmesi ile atamanın reddedilmesi aynı şey değildir.
18 yaş altı işlenen suçlar sicile işler mi?
Kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü varsa işler. 5352 m.4, adli sicile kaydedilecek kararları kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri üzerinden sayar. Buna karşılık koruyucu ve destekleyici tedbirler, yönlendirme tedbirleri, beraat, kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve idari para cezaları adli sicile işlemez. On iki yaşını doldurmamış çocuk hakkında ise mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı için kayıt hiç oluşmaz.
18 yaş altı suç silinir mi ve ne kadar sürede silinir?
Silinir. Adli sicilden arşive geçiş, cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanmasıyla resen yapılır. Arşivden tamamen silinme süreleri ise 5352 m.12/1’de düzenlenmiştir: genel mahkûmiyetlerde beş yıl; Anayasa m.76 ve TCK dışındaki kanunlarda hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetlerde yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı varsa on beş yıl, yoksa otuz yıl. Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması hâlinde silme talep aranmaksızın yapılır.
18 yaş altı adli sicil kaydı nasıl alınır?
Belge; adliyede Cumhuriyet başsavcılığı adli sicil biriminden, kaymakamlıklardan, yurt dışında elçilik ve konsolosluklardan ya da elektronik ortamda alınabilir (5352 m.8). Çocuklar için Adalet Bakanlığı e-Devlet Kapısı üzerinde “Adli Sicil Kaydı Sorgulama (Çocuğunuz Adına / Vasisi Olduğunuz Çocuk Adına)” hizmetini açmıştır; veli veya vasi kendi kimlik doğrulamasıyla giriş yaparak belgeyi alabilir.
Çocuğumun adli sicil kaydını e-Devlet üzerinden alabilir miyim?
Evet. Veli veya vasi, e-Devlet Kapısı üzerindeki “Adli Sicil Kaydı Sorgulama (Çocuğunuz Adına / Vasisi Olduğunuz Çocuk Adına)” hizmetiyle velayeti altındaki ya da vasisi olduğu çocuğun belgesini sorgulayabilir. Adli sicil kaydı ile arşiv kaydı ayrı kayıt türleri olduğundan, talepte hangisinin istendiğinin belirtilmesi gerekir.
18 Yaşından Önce veya Küçükken İşlenen Suçlar Memuriyete Engel mi?
Kural olarak engel değildir. 657 sayılı Kanun m.48/A-5’teki engel, kurumun bilgisine ulaşmış bir mahkûmiyet varsa işler; oysa çocukluk dönemi kaydı 5352 m.10/3 gereği idari makamlara verilemez. Ayrıca 657 m.48/A’ya eklenen ve güvenlik soruşturması yapılmış olmayı şart koşan (8) numaralı bent, Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.2018/73, K.2019/65 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
18 yaş altı işlenen suçlar polisliğe engel mi?
Polislik kadroları 7315 m.3/2 kapsamında olduğu için haklarında arşiv araştırmasına ek olarak güvenlik soruşturması da yapılır. Bununla birlikte çocukluk dönemine ait adli sicil ve arşiv kayıtları, 5352 m.10/3 gereği bu süreçte atamayı yapacak kuruma verilemez. Kaydın buna rağmen paylaşılması ve işleme dayanak yapılması hâlinde, işlem idari yargıda dava konusu edilebilir.
18 yaş altı suç işlerse ne olur?
Sonuç, fiili işlediği sıradaki yaşa göre değişir. On iki yaşını doldurmamışsa ceza sorumluluğu yoktur, kovuşturma yapılamaz, yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbiri uygulanabilir. On iki-on beş yaş arasında algılama yeteneği yoksa ceza verilmez, güvenlik tedbirine hükmolunur; varsa indirimli ceza verilir. On beş-on sekiz yaş arasında ceza sorumluluğu vardır ve cezaların üçte biri indirilir.
12 yaşından küçük çocuk suç işlerse ne olur?
TCK m.31/1 uyarınca fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur ve haklarında ceza kovuşturması yapılamaz. Bu çocuklar hakkında yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. Mahkûmiyet hükmü doğmadığı için adli sicil kaydı da oluşmaz.
18 yaş altı ceza indirimi ne kadardır?
On iki-on beş yaş arasında ceza sorumluluğu bulunanlarda diğer cezaların yarısı indirilir ve her fiil için verilecek hapis cezası dokuz yılı geçemez. On beş-on sekiz yaş arasında ise cezaların üçte biri indirilir ve her fiil için ceza on beş yılı geçemez. Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları için kanun ayrı süre aralıkları belirlemiştir.
16 ve 17 Yaşında Suça Sürüklenen Çocuğun Cezası Ne Kadar?
Önce terim: “suça sürüklenen çocuk” ibaresi 7593 sayılı Kanun ile “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirilmiştir. Ceza bakımından 16 ve 17 yaş TCK m.31/3 kapsamındadır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda on dokuz yıldan yirmi yedi yıla, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer cezaların üçte biri indirilir ve her fiil için verilecek hapis cezası on beş yılı aşamaz.
Suça sürüklenen çocuk ifadesi değişti mi?
Evet. 18/8/2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7593 sayılı Kanun ile mevzuattaki “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” olarak değiştirilmiştir. Çocuk Koruma Kanunu’nun güncel metninde “suça sürüklenen çocuk” ifadesi artık kullanılmamakta, bunun yerine “adli süreçteki çocuk” tanımı yer almaktadır.
2026 değişikliği ile çocuklara verilen cezalarda ne değişti?
TCK m.31’e eklenen dördüncü fıkra ile, kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ile daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm edilmiş olma ölçütlerinden biri veya birkaçı göz önünde bulundurularak; kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen on beş-on sekiz yaş grubu hakkında yaş indiriminin uygulanmayabileceği düzenlenmiştir.
Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri nelerdir?
TCK m.56, bu tedbirlerin ilgili kanunda gösterileceğini söyler; bu kanun 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’dur. Kanun m.5’te koruyucu ve destekleyici tedbirleri sayar: danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbiri. 7593 sayılı Kanun ile eklenen m.5/A ise beş yeni yönlendirme tedbiri getirmiştir: sosyal ve toplumsal hizmetler, dijital risklerden korunma, kitap ve kütüphane, çevreye saygı ve çevre temizliği, bağımlılık tedbiri.
18 Yaş Altı Çocuklara Verilen HAGB Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasında Görünür mü?
HAGB kararı adli sicile mahkûmiyet olarak işlenmez; CMK m.231/13 uyarınca bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Buna karşılık 7315 m.4/1-(ç) bendi, CMK m.231/13 kapsamındaki kararları arşiv araştırmasının kapsamına madde numarasıyla almış ve m.6/2 araştırmayı yapan birimlere bu kayıtları alma yetkisini açıkça vermiştir. Dolayısıyla adli sicil belgesinin temiz olması, dosyanın hiç görünmeyeceği anlamına gelmez.
5352 Sayılı Adli Sicil Kanunu: Çocuklara Ait Adli Sicil Kaydını Kimler Görebilir?
5352 m.10/3’e göre yalnızca Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkimler ve mahkemeler; üstelik yalnızca soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere. Bakanlıklar, valilikler, emniyet müdürlükleri, adalet komisyonları, okullar ve personel birimleri bu kayıtları isteyemez. Ayrıca m.11/1 uyarınca adli sicil ve arşiv bilgileri gizlidir ve veriliş amacı dışında kullanılamaz.
18 Yaş Altı Hapse Girer mi, 18 Yaşından Küçükler Cezaevine Konur mu?
Ceza sorumluluğu bulunan çocuklar hakkında hapis cezasına hükmedilebilir; bu cezalar çocuklara özgü infaz kurumlarında çektirilir. Ancak on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerden dolayı tutuklama kararı verilemez (5395 m.21). Gözaltına alınan çocuklar kolluğun çocuk biriminde, bu birimin bulunmadığı yerlerde ise gözaltına alınan yetişkinlerden ayrı bir yerde tutulur (5395 m.16). Ayrıca çocuklara zincir, kelepçe ve benzeri aletler takılamaz (5395 m.18).
18 Yaş Altı Cinayetten Kaç Yıl Yatar?
Kasten öldürme suçunun cezası yetişkinlerde müebbet hapistir (TCK m.81). Fiili on beş-on sekiz yaş arasında işleyen çocuk hakkında TCK m.31/3 uyarınca on beş yıldan on sekiz yıla kadar, on iki-on beş yaş arasında ceza sorumluluğu bulunan çocuk hakkında m.31/2 uyarınca on yıldan on iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Nitelikli hâllerde (TCK m.82) ağırlaştırılmış müebbet karşılığı olarak sırasıyla on dokuz-yirmi yedi yıl ve on üç-on sekiz yıl uygulanır. 2026 değişikliğiyle eklenen TCK m.31/4 uyarınca kasten öldürme suçunda 15-18 yaş grubu için indirim uygulanmayabilir.
18 Yaşından Küçüklere Adli Sicil Kaydı Verilir mi?
Kişinin kendisine ve veli ya da vasisine belge verilir; sınırlama üçüncü kişiler ve kurumlar bakımındandır. 5352 m.10/3 uyarınca on sekiz yaşından küçüklere ait adli sicil ve arşiv kayıtları, ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebilir. Yani belgeyi çocuk adına veli alabilir, ama atama yapan bir kurum bu kaydı doğrudan isteyemez.
18 Yaş Altı Yüz Kızartıcı Suç Memurluğa Engel midir?
657 sayılı Kanun’un atanma şartlarını düzenleyen 48. maddesinde “yüz kızartıcı suç” diye bir kategori bulunmaz; madde, engel oluşturan suçları tek tek sayar (zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve devletin güvenliğine karşı suçlar). “Yüz kızartıcı” ifadesi 657’de yalnızca disiplin hükümleri arasında, memurluk sıfatıyla bağdaşmayan hareketler bakımından geçer. Çocukluk döneminde işlenen suçlar bakımından ise 5352 m.10/3 sınırı uygulanır.
18 Yaş Altı Mahkemeye Gidebilir mi, Çocuk Mahkemeleri Neye Bakar?
Çocuklar hakkında açılan kamu davaları çocuk mahkemelerinde görülür. Çocuk mahkemesi tek hâkimden oluşur ve her il merkezinde kurulur; asliye ceza ve sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından adli süreçteki çocuklar hakkında açılan davalara bakar (5395 m.25 ve m.26). Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda ise çocuk ağır ceza mahkemesi görevlidir. Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma kural olarak ayrı yürütülür (5395 m.17).
18 Yaş Altı Çocuğun İfadesi Nasıl Alınır?
Adli süreçteki çocuk hakkındaki soruşturma, çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır (5395 m.15/1). Çocuğun ifadesinin alınması veya hakkındaki diğer işlemler sırasında yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabilir (m.15/2). Duruşmada da çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabilir ve çocuğun yararı gerektiriyorsa duruşma salonundan çıkarılabilir (m.22).
Suç Tarihinde 18 Yaşından Küçük Olmak Neyi Değiştirir?
Ölçüt her zaman fiilin işlendiği andaki yaştır; yargılamanın veya kararın tarihi değildir. Bu, hem TCK m.31’deki ceza indirimi hem de 5352 m.10/3’teki kayıt koruması bakımından geçerlidir. Anayasa Mahkemesi de Fatih Saraman kararında, başvurucu kaydın paylaşıldığı tarihte yetişkin olmasına rağmen “on sekiz yaşından küçükken işlediği suça ilişkin kayıt” ifadesiyle m.10/3 korumasını uygulamıştır.
Çocuk Ceza Kanunu Diye Ayrı Bir Kanun Var mı? 18 Yaş Altı Ceza Kanunu Hangisidir?
Çocuklara özgü müstakil bir ceza kanunu yoktur. Suçlar ve cezalar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenir; yaşa bağlı ceza sorumluluğu ve indirim TCK m.31’dedir. Çocuklara özgü usul, tedbirler ve mahkemeler ise 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nda yer alır. Adli sicil ve arşiv kayıtlarına erişim 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nda, güvenlik soruşturması ise 7315 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir.
18 Yaş Kanunu Ne Zaman Çıktı?
Çocuk hukukunun temel metni olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu 3/7/2005 tarihinde kabul edilmiş ve 15/7/2005 tarihli, 25876 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kanun, kendisinden önceki 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’u yürürlükten kaldırmıştır (m.48/1). En kapsamlı değişiklik ise 18/8/2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7593 sayılı Kanun ile yapılmıştır.
18 yaş altı adli sicil sorgulama nasıl yapılır?
Kişinin kendisi, güvenli kimlik doğrulama araçlarını kullanarak kendi adli sicil ve arşiv kayıtlarını sorgulayabilir (5352 m.13/2). Çocuğun kendi hesabı yoksa veli veya vasi, e-Devlet Kapısı üzerindeki çocuk adına sorgulama hizmetini kullanabilir. Üçüncü kişiler adına sorgulama yapılamaz; vekilin sorgulayabilmesi için vekâletnamede bu yetkinin açıkça belirtilmiş olması gerekir.
Güvenlik soruşturması olumsuz gelirse dava açma süresi kaç gündür?
Atanmama veya ilişik kesme işlemi idari işlem olduğundan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 uyarınca işlemin yazılı bildiriminden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır. Dilekçede m.27 uyarınca yürütmenin durdurulması da talep edilebilir. Bu süre hak düşürücüdür.
Güvenlik soruşturmasında ahlaki durum veya yaşayış tarzı ölçütü uygulanır mı?
Hayır. 7315 sayılı Kanun’da “ahlaki durum”, “yaşayış tarzı” veya “yıkıcı ve bölücü faaliyet” gibi ifadeler geçmez. Bu ölçütler, 2000/284 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konan eski yönetmeliğe aitti ve o yönetmelik 3/6/2022 tarihli Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Aile bireylerimin adli sicil kaydı benim güvenlik soruşturmamı etkiler mi?
5352 m.10/2’ye göre kanunda açıkça belirtilmedikçe, kişi hakkında alınacak bir karar veya yapılacak bir işlemle ilgili olarak bir yakınının adli sicil ve arşiv kayıtları istenemez ve bu bilgiler kişiyi herhangi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak olarak kullanılamaz.
18 yaş altı ehliyetsiz araç kullanma cezası sicile işler mi?
Hayır. Sürücü belgesi olmadan motorlu araç kullanmak Türk Ceza Kanunu’nda değil, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.36/3-(a)‘da düzenlenir ve idari para cezasıdır (12/2/2026 tarihli 7574 sayılı Kanunla güncellenen tutar: 40.000 TL). 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.5/1-(c) uyarınca idari para cezasına ilişkin kararlar adli sicile hiç kaydedilmez.
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.
Devamı
İlgili yazılar
-
Uzlaşma ve Ön Ödeme Kararlarının Güvenlik Soruşturmasına Etkisi
Uzlaşma ve ön ödeme adli sicile işlemez; ancak karar ayrı sistemde tutulur, arşiv araştırmasında görülebilir ve polis adaylığında engel olabilir.
Güvenlik Soruşturması -
Öğretmen Güvenlik Soruşturması (MEB)
Öğretmen güvenlik soruşturması sonucu en geç 60 iş günü içinde bildirilir. Nelere bakılır, MEB Akademi aşaması ve olumsuz sonuçta dava yolu bu yazıda.
Güvenlik Soruşturması -
Mahkumiyet ve HAGB Güvenlik Soruşturmasına Etkisi
HAGB güvenlik soruşturmasına etkisi mahkumiyetten farklıdır; HAGB adli sicile işlemez ama arşiv araştırmasında görülür, mahkumiyet memuriyete engel olabilir.
Güvenlik Soruşturması -
Güvenlik Soruşturmasında Telefon Kayıtlarına Bakılır mı, Telefon Dinlenir mi?
Güvenlik soruşturmasında telefon kayıtları incelenmez, telefon dinlenmez; 7315 sayılı Kanun bu yetkiyi vermez. Dinleme ve HTS yalnız hâkim kararıyla mümkündür.
Güvenlik Soruşturması