İçindekiler · 9 bölüm
Trafik kazası sonucu ortaya çıkan maddi ve manevi zararlara ilişkin tazminat davası, en az bir motorlu aracın yer aldığı kazalarda meydana gelen bedensel yaralanmalar ile üçüncü şahıslara ait mülklerde oluşan hasarların tazmini amacıyla zarara uğrayan kişilerce, kazaya sebep olan taraflara karşı açılan hukuki bir süreçtir. Trafik kazası tazminatı, pratikte hem fiziksel yaralanmalar hem de malvarlığına verilen zararları kapsayan bir terim olarak kullanılmaktadır.
Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasının hukuki temeli, ilgili kaza dolayısıyla bir haksız fiil (BK md.49) sorumluluğunun doğmasıdır. Trafik kazasının bu şekilde haksız fiil olarak değerlendirilmesinin; zaman aşımı süresi, mahkemenin yetkisi, tazminat tutarının belirlenmesi gibi birçok açıdan çeşitli sonuçları bulunmaktadır. Makalemiz, trafik kazaları sebebiyle açılan tazminat davalarını tüm boyutlarıyla ele almaktadır.
Trafik Kazası Tazminatı İçin Zamanaşımı Süresi
Trafik kazası sonucunda tazminat davası açılmadan önce, dava süresinin başlangıcı ve sonu üzerine dikkatlice düşünmek önemlidir. Tazminat davası zamanaşımı süresi, haksız fiilin gerçekleştiği, yani trafik kazasının meydana geldiği gün itibarıyla işlemeye başlar. Trafik kazalarındaki tazminat davaları için geçerli olan iki zamanaşımı süresinden, hangisi davacının yararına ise o uygulanır. İşte trafik kazalarındaki tazminat davası için geçerli zamanaşımı süreleri:
Tazminat Davası İçin Temel Zamanaşımı Süresi
Zarar gören kişinin, hem zararını hem de failini öğrendiği tarihten itibaren 2 yıllık bir zamanaşımı süresi söz konusudur. Hangi tarihte olursa olsun, zarar gören kişi ya da ölenin yakınları fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıllık bir zamanaşımına tabi tutulacaktır (KTK md.109). Örneğin, 01.01.2017’de yaşanan ölümlü bir trafik kazasında, ölenin yakınları eylemden haberdar olmalarına rağmen failin kim olduğunu 01.09.2018’de öğrendiklerinde, zamanaşımı süresi bu tarihten başlayarak 01.09.2020’de sona erer. Yani, zarara uğrayanlar ya da ölen kişinin desteğinden mahrum kalanlar, 01.09.2020 tarihinden sonra ölümlü trafik kazaları ile ilgili tazminat davası açamayacaklardır.
Ceza Davası İçin Zamanaşımı Süresi
Eğer trafik kazası sonucunda bir suç işlenmişse, ceza zamanaşımı süreleri de dikkate alınmalıdır (KTK 109/2). Trafik kazalarında meydana gelen yaralanmalar, taksirle adam yaralama suçuna; ölümler ise taksirle adam öldürme suçuna yol açar. Eğer trafik kazası sonucunda ölüm veya yaralanma meydana gelirse, ilgili ceza kanunundaki dava zamanaşımı süresi, maddi ve manevi tazminat davası için de geçerli olacaktır. Üstelik, ceza kanunundaki temel dava zamanaşımı süresi dolsa dahi, ceza davası sürdürülüyorsa ve “uzamış dava zamanaşımı” devrede ise, ceza davası devam ettiği sürece trafik kazasına dayanan tazminat davası açılabilir.
Kimler Trafik Kazası Tazminatı Talep Edebilir?
Trafik kazası sonucunda yaralanan kişiler, doğrudan maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir. Yaralı olan birey, maluliyet durumu nedeniyle gelecekteki iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminat talep edebilir. Ayrıca, kazanın getirdiği üzüntü, acı ve keder nedeniyle manevi tazminat da talep edilme hakkına sahiptir.
Eğer trafik kazası ağır yaralanmalarla sonuçlanmışsa, yaralı kişinin yakınları – yani anne, baba, eş, çocuklar ve nişanlı gibi aile üyeleri – yalnızca “manevi tazminat davası” açabiliyorlar (BK md.56). Yargıtay uygulamaları doğrultusunda “ağır bedensel yaralanma”, yaralanan kişinin uzuv kaybı yaşaması ya da hayati fonksiyonlarının yerine getirilememesi durumunu kapsamaktadır. Örneğin, bir gözün kaybı veya kol ya da bacakların kesilmesi gibi durumlar ağır bedensel yaralanmalar arasında değerlendirilmektedir.
Ayrıca, trafik kazasında hayatını kaybeden kişiler için, bu kişiden destek almış olan her birey, maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir. Eğer ölen kişi evliyse, eşi ve çocukları destek almış kabul edilir; eğer bekar ise, anne ve babası da benzer şekilde destek almış sayılır. Bu durumda, bu bireylerin ölen kişinin desteğinden faydalandıklarını kanıtlamalarına gerek yoktur. Ancak, ölenin nişanlısı, amcası, dayısı gibi diğer yakınların tazminat talep edebilmesi için, ölen bireyden yaşarken fiziksel veya maddi destek aldıklarını ispatlamaları gerekmektedir.
Tazminat Davası Hangi Tarafa Karşı Açılır?
Trafik kazası, hukuki açıdan haksız fiil olarak değerlendirildiği için, maddi ve manevi tazminat davası bu tür durumlara neden olan kişilere karşı açılır. Ancak, trafik kazalarında haksız fiili gerçekleştirenlerin dışında da tazminat yükümlülüğü bulunan kişiler mevcuttur. Trafik kazası sonucu ölüm, yaralanma ya da malvarlığı zararı oluşması durumunda, aşağıda belirtilen şahıslara karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir:
Sürücüye Karşı İcra Edilen Davalar
Kazaya neden olan aracın sürücüsü, trafik kazasında kusurlu olduğu takdirde tazminat davası açılabilir (BK md.49).
Araç Sahibine Karşı İpotekli Davalar
Aracın sahibi, araç kullanımı açısından genel olarak işleten olarak kabul edildiği için, trafik kazası sonucunda tazminat sorumluluğu taşımaktadır (KTK md.3; 2918 sayılı KTK md.85/1).
İşleten Üzerinden Açılan Davalar
Trafik kazasına karışan aracın işleteni, oluşan tüm zararlardan sorumlu olduğu için, işletene karşı da maddi ve manevi tazminat davası açma imkanı bulunmaktadır (2918 sayılı KTK md.85/1). Aracın sahibi olarak kayıtlı kişi, fiili olarak araca hakimiyet kurmadığını veya başka birinin masrafları karşıladığını kanıtlayabilirse sorumluluktan kurtulabilir. Eğer bir işletme adı veya unvanı altında aracın kullanımı gerçekleşiyorsa, aracın işleteni meydana gelen zarardan sorumlu tutulmaktadır.
Sigorta Şirketine İtiraz Dava Açılması
Trafik kazasına dahil olan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) veya İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (Kasko Sigortası) kapsamında bu sigortayı yapan sigorta şirketi de, ölüm, yaralanma veya diğer zararlar açısından sorumludur (KTK md.91). Sigortacı, belirtilen poliçenin kapsamındaki motorlu aracın işletilmesi sırasında birinin ölümüne, yaralanmasına ya da mal kaybına neden olması halinde, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitleri dâhilinde yerine getirmektedir.
Trafik Kazası Tazminatı İçin Yetkili Mahkeme
Ölümlü veya yaralamalı trafik kazaları dolayısıyla açılacak olan maddi ve manevi tazminat davalarında birden fazla yetkili mahkeme bulunur. Trafik kazası kapsamındaki tazminat davalarına bakan mahkemeler şunlardır:
- Davalılardan birinin ikametgahı olan mahkemede tüm sorumlulara karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir (HMK md.6). Mesela, İstanbul-Bakırköy’de gerçekleşen bir trafik kazasında kusurlu sürücünün evi İstanbul-Büyükçekmece, araç sahibinin ikameti ise İstanbul-Şişli’de ise; bu durumda tazminat davası hem Bakırköy Adliyesi hem de İstanbul-Çağlayan Adliyesi’nde görülebilir.
- Kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de tazminat davası açma imkanı vardır (HMK md.16/1).
- Zarar görenin, yani davacının ikametgahı mahkemesinde de trafik kazası nedeniyle tazminat davası açılabilir (HMK md.16/1). Örneğin, İstanbul-Bakırköy’de bir trafik kazası geçiren kişinin ikametgahı İstanbul-Kartal’daysa, bu tazminat davası İstanbul Anadolu Adliyesi’nde dile getirilebilir.
- Trafik sigortası şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde de maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır (HMK md.14/2).
Trafik Kazası Tazminatında Görevli Mahkeme
Ölümlü veya yaralanmalı trafik kazaları sonrasında tazminat talepleri için açılan davalarda, görevli mahkeme genellikle Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmiştir (HMK md.2/1). Örneğin, İstanbul-Bakırköy’de gerçekleşen bir yaralamalı trafik kazası durumunda, tazminat davasının Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılması gerekmektedir.
Trafik sigortası yapan şirketlere yönelik açılan tazminat davalarının incelemesi için yetkili mahkeme ise Asliye Ticaret Mahkemesi’dir (6102 sayılı TTK md. 4/1-a, md.5/1). Bunun sebebi, sigorta şirketinin yükümlülüğünün ticari bir işlemeden kaynaklanmasıdır. Eğer trafik kazası nedeniyle sürücü, araç sahibi ve işleten ile birlikte sigorta şirketine karşı dava açılması gerekiyorsa, bu durumda tüm sorumlular hakkında tazminat davası Asliye Ticaret Mahkemesi’nde yürütülmelidir.
Bu Konular da İlginizi Çekebilir
- https://handansayanozgul.av.tr/arac-deger-kaybi-avukati/
- https://handansayanozgul.av.tr/trafik-kazasi-avukati/
Ölümlü Kazalarda Talep Edilebilecek Zararlar
Ölümlü trafik kazası tazminat davası, hem maddi hem de manevi zararlara yönelik bir hukuk davası türüdür. Bu tür davalarda, kazanın sorumlularından aşağıdaki zararlar talep edilebilir:
- Manevi Tazminat: Kazada hayatını kaybeden kişinin yakınları (anne, baba, eş, çocuklar, kardeşler, nişanlı) ölümün yol açtığı derin üzüntü ve acılarından dolayı manevi tazminat talep edebilirler.
- Ölen kişinin cenaze masrafları,
- Eğer ölüm aniden gerçekleşmediyse, bu süreçte meydana gelen tıbbi giderler,
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Hayatını kaybeden kişinin yakınları (anne, baba, eş, çocuklar, nişanlı veya hayatında destek olan herhangi biri) ölen kişiden alacakları maddi destekten yoksun kaldıkları için tazminat talep edebilirler. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölene hayatı boyunca sağladığı maddi yardımdan mahrum kalan kişiler tarafından talep edilen bir tazminat türüdür. Destekten mahrum kalanlar, beklenen destek süresi boyunca elde edebilecekleri maddi faydayı tazminat sorumlularından talep etme hakkına sahiptir.
Yaralamalı Kazalarda İstenen Tazminatlar
Yaralanmalı trafik kazası tazminat davası, zarar gören kişinin tazminat yükümlülerine karşı açtığı maddi ve manevi zarar tazminatı talebidir. Yaralanan kişinin akrabaları maddi tazminat isteme hakkına sahip değildir. Ancak, eğer yaralanan kişi ciddi bir bedensel yaralanma ya da uzuv kaybı yaşadıysa, o zaman yakınları manevi tazminat talep edebilirler.
Yaralanmalı trafik kazası tazminatı davalarında tazminat yükümlülerinden talep edilebilecek zararlar şu şekildedir (BK md.54):
- Manevi Tazminat: Yaralanan kişinin kendi adına manevi tazminat talep etmesinde bir kısıtlama yoktur. Bununla birlikte, yalnızca ciddi bir bedensel yaralanma veya uzuv kaybı hali söz konusu olduğunda, yaralının yakınları manevi tazminat isteyebilirler. Aksi takdirde, yaralı kişinin yakınları manevi tazminat talep edemezler.
- Yaralanan kişinin tüm tedavi masrafları,
- Yaralanan kişinin kazanım kaybı,
- Çalışma gücünde meydana gelen azalmalar veya yitirilmelere bağlı kayıplar,
- Ekonomik geleceğin olumsuz etkilenmesinden kaynaklanan kayıplar.
Trafik Kazalarında Manevi Tazminat Nasıl Belirlenir?
Trafik Kazalarında Manevi Tazminatın Belirlenmesi
Ölümlü ya da yaralamalı trafik kazaları sonucunda verilen manevi tazminatın amacı, zarar gören kişinin huzur bulmasını sağlamaktır. Manevi tazminat, davacının maddi olarak zenginleşmesini hedeflememelidir. Mahkeme, manevi tazminatla ilgili karar verirken, olayın getirdiği acı ve üzüntü hissinin kısmen de olsa telafi edilmesini ön planda tutmalıdır. Manevi tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gereken unsurlar şunlardır:
- Tarafların sosyal ve ekonomik durumları,
- Olayın gelişim şekli,
- Tarafların kusur payları,
- BK md. 4 uyarınca hak ve nesafet kuralları.
Uygulamada, mahkemeler manevi tazminat miktarını belirlerken genellikle davacının yaşadığı mağduriyet üzerinde yoğunlaşmaktadır. Yerel mahkemelerin, trafik kazaları ile ilgili manevi tazminat davalarında güncel Yargıtay kararlarına göre hareket etmeleri gerekmektedir.
Trafik Kazalarında Maddi Tazminat Hesaplama Yöntemleri
Maddi tazminat hesaplamak oldukça somut verilere dayalı bir süreçtir. Bu tazminatın miktarı, kişinin uğradığı zarar ve olaydaki kusur oranı doğrultusunda belirlenmektedir.
Bir örnekle açıklamak gerekirse; varsayalım ki bir trafik kazasında yaralanan kişinin maluliyet oranı %60. Bu kişinin olaydaki kusur oranının %20, yaşı 30 ve maaşı 3000 TL olsun. Bu temel verilere dayanarak maddi tazminat hesaplaması aşağıdaki aşamalara göre yapılabilir:
- İşgücü Süresi: Maluliyete uğrayanın 72 yaşına kadar çalışabileceği varsayılmakta. Bu kişiye 65 yaşına kadar aktif çalışma süresi, 65-72 yaş arasında ise pasif çalışma süresi hesaplanacaktır. Örnek durumumuzda, 30 yıl aktif ve 7 yıl pasif çalışma süresi hesaplanmaktadır.
- İşgücü Kaybı Hesaplaması: Maluliyete uğrayan kişinin her ay kaybına uğradığı iş gücü ayrı bir şekilde hesaplanır. Bu durumda, 3000 TL maaş alan mağdurdan %20’lik kusur oranı düşüldüğünde, elde edilen miktar %60 maluliyet oranı ile çarpılmalıdır. Örneğimizde hesaplamalar şu şekilde olur: 3000 TL maaş – %20 (kusur) = 2400 TL. Sonrasında, 2400 TL x %60 = 1440 TL olarak aylık işgücü ve gelir kaybı hesaplanır. Yıllık işgücü kaybı ise 17.280 TL olacaktır.
- Yıllık Tazminat Hesabı: Bulunan yıllık işgücü ve gelir kaybı, aktif ile pasif çalışma süreleri olan 37 yıl ile çarpılmalıdır. Hesaplamamızda: 17.280 TL x 37 yıl = 639.360 TL maddi tazminat olarak ortaya çıkmaktadır.
- İskonto Uygulaması: Hesaplanan tazminattan, iskonto yöntemi gereğince %25 oranında bir indirim yapılması gerekecektir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, eğer kazaya neden olan olay aynı zamanda bir iş kazası olarak değerlendiriliyorsa ve bu kişi iş kazası nedeniyle bir gelir sağlıyorsa, bu gelir tazminat miktarından düşülmelidir. Örneğimizde, malul kişiye bağlanan maaşın peşin sermaye değeri yaklaşık 50.000 TL olarak kabul edilmiştir.
## Trafik Kazası Tazminat Davası Yargıtay İncelemeleri
### Yaralanmalı Trafik Kazasında Gelir Hesabı
Bilirkişi raporuna göre, davacı olarak belirtilen kişinin kazanın gerçekleştiği dönemde İstanbul Üniversitesi Coğrafya Fakültesi 1. sınıf öğrencisi olduğu, mezuniyetinin 2018 yılında olacağı ve mezuniyet sonrası aylık 2.200,00 TL kazanabileceği ifade edilmektedir. Mahkeme, davacının öğrenci statüsünde olduğu dikkate alındığında, mezuniyet tarihinin belirlenmesi, iş bulma süresi ile meslek diliminin dikkate alınarak benzer gelirlerin araştırılması gerektiğine karar vermelidir. Bu doğrultuda, iş bulma süresini saptamak amacıyla ilgili meslek odaları ile iletişime geçilmesi ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği vurgulanırken, yalnızca 2.200,00 TL üzerinden hesaplanan değerin yetersiz kalacağı ve bu durumun karara yansıtılması gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi - Karar: 2021/136).
### Karayolu Bağlantısı Olan Yolda Trafik Kazası ve Tazminat Davası
Davada, destekten yoksun kalma tazminatı, gömülme gideri ve manevi tazminat talepleri yer almaktadır. Karayolları Trafik Kanunu gereğince, bir olayın karayolunda gerçekleşmesi şartı bulunmamakta, kazanın karayolu ile bağlantısı olan alanlarda meydana gelmesi durumunda da bu alanlar karayolu kabul edilmektedir. Bu bağlamda, trafik kazasının oluştuğu alanın karayolu ile ilişkisi tespit edilmeden, kazanın ondan edinim yapıldığı yönünde bir karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi - Karar: 2017/950).
### Trafik Kazasının Karayolu Dışında Olması Halinde Tazminat Davası
Ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatını içerir bu davada, Karayolları Trafik Kanunu'nda karayolunun uygulama alanı belirtilmiştir. Kazanın karayolu dışındaki bir alanda meydana gelmesi durumunda, eğer alan genel trafiğe açık ise 'karayolu gibi' kabul edilmelidir. Bu nedenle, kazanın gerçekleştiği yeri belirlemek adına, trafik bilirkişisi eşliğinde bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Olayda, traktörün devrilmesi sonucu davacıların kaybettikleri destek herkese açık bir alanda meydana gelmiştir ve bu sebeple tazminat talebinin teminat içerisinde olduğuna karar verilmesi gerekmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi - Karar: 2019/4077).
### Trafik Kazası Manevi Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?
- **2009 yılında** gerçekleşen yaralamalı trafik kazası neticesinde, davalı sürücünün %100 kusur oranı olduğuna karar verilerek 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi uygundur (Yargıtay 17. HD - Karar: 2016/575).
- Kazada bacağı kesilen ve %47 maluliyet yaşayan 19 yaşındaki davacı için 80.000 TL manevi tazminat uygun bulunmuştur (Yargıtay HGK - 2013/201).
- Yine, yaralamalı trafik kazasında yaşanan iyileşme süresinin bir ay olduğu göz önüne alındığında, ebeveynler için verilen 10.000 TL manevi tazminat yüksek bulunmuştur (Yargıtay 17. HD Karar: 2016/1139).
### Trafik İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası
Dava konusunu oluşturan 13.10.2005 tarihli trafik kazasının iş kazası niteliği taşıyıp taşımadığını değerlendirmek için öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilmek zorundadır. Eğer bu kaza, kurum tarafından iş kazası olarak değerlendirilmezse, davacıların durumu hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu süreç sonucunda, olayın iş kazası olarak tanınması halinde, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gelir bağlanmasını istemeleri için davacılara süre verilmesi uygun olacaktır.
### Trafik Kazası Tazminat Davasında Zamanaşımı
Dava konusu kaza, 29.04.2010 tarihinde meydana gelmiştir. Mahkeme, bu kazanın tek taraflı olduğunu ve davacının kendi kusuru ile vefat etmiş olduğu gerekçesiyle iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğuna hükmetmiştir. Ancak, kazanın 5237 Sayılı TCK'nın 179/2. maddesi kapsamında bir suç teşkil ettiğinden, ceza zamanaşımı süresinin on yıllık olması gereklidir. Dolayısıyla davanın süresinde açıldığı ve zamanaşımının geçerli olmadığı kabul edilmelidir (Yargıtay 17.HD - Karar: 2016/5493).
### Trafik Kazası Tazminat Davası ve Ticari Faiz
Dava, trafik kazası kaynaklı olarak fiziki zararlar için tazminat istemiyle ilgilidir. Aleyhinde tazminata karar verilen taraf, %100 kusurlu bulunan ticari bir kamyon işleticisidir. Davacı, tazminatın ticari avans faizi ile tahsil edilmesini talep etmiştir. Ancak, davalı araç ticari nitelikte olduğundan, dava dilekçesi üzerinden yazılı biçimde olan yasal faiz yerine ticari faizle hükmedilmesi gerekmektedir (Yargıtay 17. HD - Karar: 2016/2661).
### Trafik Kazası Tazminat Davasında Kusurun Yansıtılmaması
Davacıların, ölen şahısta salt mirasçı sıfatının olmaması nedeniyle davasını, destekten yoksun kalan bir üçüncü kişi olarak açmaları gerektiği değerlendirilmiştir. Davacılar, tam kusurlu olacak şekilde vefat eden ölenin desteğinden yoksun kalmış olup, bu durumda sigorta şirketinin zararları teminat altına aldığı belirtilmiştir. Dolayısıyla, davacıların kusur durumlarında herhangi bir indirim yapılmaksızın davanın kabul edilmesi gerektiğine karar verilmelidir (Yargıtay 17. HD - Karar: 2016/2637).
### Trafik Kazası Tazminat Davasında İşleten ve Araç Sahibinin Sorumluluğu
Araç sahibi, karine üzerinde görülen işleten anlamına gelir. Ancak, herhangi bir engelleme durumu olmadıkça, bir başkası tarafından aracın kullanıldığı durumlarda araç sahibi sorumluluktan kurtulabilir. Bu durumda, kaza sırasında aracı kullanan kişinin fiili hakimiyeti altında olduğunun kanıtlanması gerekmektedir (Yargıtay 17. HD - Karar: 2013/379).
### Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat Davasında Manevi Tazminatın Ayrı Ayrı Belirlenmesi
Dava, trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma, maluliyet tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davacı anne için oğlunun ölümü sebebiyle 50.000,00 TL, kızının yaralanması sebebiyle 10.000,00 TL manevi tazminatı istenmiştir. Kararda, manevi tazminat miktarının artırılması gerektiği sonucuna varılmıştır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi - Karar: 2017/1192).
### Tazminat Davasının Konusu Olayın Trafik Kazası Olarak Kabul Edilmemesi
Dava, destekten yoksun kalma tazminatı, defin gideri ve manevi tazminat istemine aittir. Olayın, karayolu bağlantısı olan bir alanda meydana gelip gelmediği araştırılmadan karar alınması, eksik bir değerlendirme olarak görülmüştür (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi - Karar: 2017/950).
### Sigorta Şirketine Karşı Açılan Trafik Kazası Tazminat Davasında Görevli Mahkeme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık trafik kazasından doğmaktadır. Dava, sigorta ile ilgili hükümlere göre ticari bir dava niteliği taşımaktadır ve bu nedenle işin Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi - Karar: 2017/939).
### İşletenin veya Araç Sahibinin Trafik Kazası Tazminatı Nedeniyle Sorumluluk Şartları
Davanın İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.
Devamı
İlgili yazılar
-
Su Kanalına Düşen Araç İçin Tazminat Kimden İstenir, Dava Nerede Açılır
Su kanalına düşen araç için tazminat davası trafik kazası sayılır ve asliye hukukta açılır. Karayolları, DSİ, sulama birliği ve sigortanın sorumluluğu.
İdare Hukuku -
Rögar Kazası Nasıl İspatlanır: Tutanak, Keşif ve Kamera Kaydı
Rögar kazası nasıl ispatlanır? İspat yükü, delil tespiti, keşif, bilirkişi raporu ve kamera kaydının nasıl elde edileceği Yargıtay kararlarıyla.
İdare Hukuku -
Açık Rögara Düşüp Yaralandım: Tazminat Nasıl İstenir?
Rögara düşüp yaralanma tazminatı nasıl istenir? Tedavi gideri, kazanç kaybı, iş göremezlik, manevi tazminat, maluliyet ve 2026 faiz kuralı bir arada.
İdare Hukuku -
Rögar Kapağı Kazasında Davalı Kim: Belediye mi, Su İdaresi mi, Büyükşehir mi?
Rögar kapağı kazasında davalı kim olacak? Büyükşehir, ilçe belediyesi, su ve kanalizasyon idaresi ile Karayolları arasındaki sorumluluk bölüşümü.
İdare Hukuku