İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

Çalışma alanı

İş Kazası Tazminatı

Av. Handan SAYAN ÖZGÜL

İş kazası tazminat avukatı, iş hukuku avukatı veya işçi avukatı gibi terimler, halk arasında iş kazası ve iş hukuku alanında yoğun bir şekilde çalışan, bu konularda deneyim kazanmış avukatlar için kullanılan ifadelerden biridir. Türk hukukunda henüz branşlaşma sistemi olmasa da, uygulamada bu tür terimler sıkça kullanılmaktadır.

İş kazası tazminat davalarında uzmanlaşmış, yıllarını bu alanda harcamış ve gelecekte karşılaşılabilecek tüm soru ve sorunlara karşı hazırlıklı olan avukatlara halk arasında “iş kazası avukatı” denir. Bu avukatlar, iş kazası mağdurlarının haklarını gereği gibi savunmak için gerekli bilgi ve tecrübeye sahiptir.

İş Kazası Nedir?

İş kazası, işçinin işyerinde çalıştığı sırada veya işveren adına ve hesabına iş görürken, ya da işyeri dışında iş nedeniyle bulunduğu bir ortamda başına gelen ve bedensel ya da ruhsal zarar veren olaylardır. İş kazası tanımı oldukça geniştir ve işçilerin işyerinde bulunma zorunluluğu olmadan da iş kazasına uğrayabileceği durumlar mevcuttur.

İşçilerin, işveren adına ve hesabına çalıştığı her zaman diliminde yaşadıkları zarar verici olaylar iş kazası olarak kabul edilir. Örnek olarak, bir kadın işçinin süt iznini kullanırken geçirdiği kaza, işçilerin işverenin sağladığı servis aracıyla seyahat ederken yaşadıkları kaza veya bir işçinin freelance çalışırken karşılaştığı zarar verici bir olay da iş kazası kapsamında değerlendirilir. Bu gibi durumlar, iş kazası kapsamında yer alır ve işçinin haklarını savunma noktasında önemli bir rol oynar.

İş Kazası Tazminatı Nedir?

İş kazası tazminatı, kaza geçiren işçinin bedensel, zihinsel yahut ruhsal bütünlüğünün zarar görmüş olması sebebiyle; işçi tarafından yahut işçinin vefatı dolayısıyla zarar görerek destekten yoksun kalan yakınları tarafından açılan davalar neticesinde işvereninden edinilen parasal edimlerdir. Bu edimler maddi tazminat ve manevi tazminat kapsamında olmak üzere ikiye ayrılır. İş kazasına ilişkin tazminat alabilmek için, meydana gelen zarar verici olayın mutlaka iş kazası kapsamında sayılıyor olması ve bu olay neticesinde işçinin yahut yakınlarının kaza dolayısıyla zarar görmüş olması aranmaktadır.

İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır? / İş Kazasının Tespiti Davası Nedir?

İş kazalarının işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi zorunludur. İlgili kuruma bildirim yapıldıktan sonra, söz konusu olayın iş kazası kapsamında sayılıp sayılmadığı SGK Denetmenlerince belirlenmektedir. İnceleme sonucunda olayın iş kazası kapsamında olduğunun rapor edilmesi halinde, işçi tarafından işveren aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılarak zararlarının tazmini talep edilebilir.

Burada bilinmesi gereken önemli bir detay şudur ki; SGK Denetmenlerince yapılan inceleme sonucunda meydana gelen kaza iş kazası olarak kabul edilmemiş ise, öncelikle iş kazasının tespiti adına ayrı bir dava açmak gereklidir. Bu dava hukuk dünyasında “İş Kazasının Tespiti Davası” olarak bilinmektedir. İşçi, bu davanın sonucuna göre işverenine iş kazası dolayısıyla maddi/manevi tazminat davası açma hakkına sahip olabilecektir.

İş Kazası Davasında Avukat Tutmak Zorunlu Mudur?

İş kazasına dayalı tazminat davalarında işçinin avukat tutarak davayı takip etme zorunluluğu bulunmamaktadır. Taraf ehliyeti olan her bireyin kendi davasını açma ve yürütme hakkı bulunmaktadır. Dava açarken usuli hata yapmayacağını düşünen, hukuki bilgi ve yeterliliğe sahip olarak davayı yürütebilecek kapasiteye sahip olan her vatandaş davasını kendisi açarak yürütebilir. Ancak iş kazasına dayalı tazminat davalarında yazımızın devamında da bahsedileceği üzere usul ve esasa ilişkin çok önemli detaylar bulunmaktadır. Bu detayların göz ardı edilmesi halinde kişiler pek çok hak kaybı yaşayabileceği gibi, kazanacakları tazminatı kaybetmekle karşı karşıya kalabilirler. Bu sebeple bu dava türünde profesyonel biçimde avukatlık mesleğini sürdüren avukatlardan yardım almak her zaman kişilerin yararına olacaktır.

İş Kazası Manevi Ve Maddi Tazminatın Hesaplanması

Kaza sonucu bedensel zarar gerçekleşmesi halinde; iş kazası geçiren işçinin kazadaki kusuru, işverenin kusuru, işçinin kaza nedeniyle gerçekleşen maluliyeti, işçinin kalan ömrü ve aldığı ücretin beraber değerlendirilmesi sonucu iş kazası maddi tazminat miktarı bulunmaktadır. Manevi tazminat ise kaza geçiren kişinin yaşadığı ızdırap nazara alınarak hakim tarafından belirlenmektedir.

Kaza sonucu ölümün gerçekleşmesi durumunda ise işçinin desteğinden faydalanan kişiler tazminat talep edebilmektedir. Bu tazminat destekten yoksun kalma tazminatıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı, iş kazası geçiren işçinin kazadaki kusuru, işverenin kusuru, işçinin kaza yaşanmasaydı kalan ömrü, aldığı son ücreti, söz konusu desteğin oranı ve yıllar göre dağılımı değerlendirilerek bulunmaktadır. Manevi tazminat ise işçinin ölümüyle geride kalan yakınlarının yaşadığı ızdırap nazara alınarak hakim tarafından belirlenmektedir.

İş Kazası Tazminatının Şartları

İş kazası nedeniyle tazminat alabilmek için, meydana gelen zarar verici olayın mutlaka iş kazası kapsamında sayılıyor olması ve bu olay neticesinde işçinin yahut yakınlarının kaza dolayısıyla zarar görmüş olması aranmaktadır. Kısaca, meydana gelen kaza iş kazası kapsamında sayılırken; işçiye veya yakınlarına zarar verecek yoğunlukta olmalıdır.

İşçinin yaralanması veya ölmesi, iş kazasının meydana gelmesi sonucunda oldu ise, kaza ile işçinin zarar görmesi arasında illiyet bağı kurulmuş demektir. Ayrıca tazminat alabilmek için iş kazasının raporlanmış olması gereklidir. İş kazasının meydana gelmesi halinde, işçinin işyeri hekimine veya sağlık kuruluşuna başvurması gerekmektedir. Bu başvurunun yapılmasıyla birlikte iş kazasının resmi olarak kayıt altına alınması sağlanır. Bu da işverenin iş kazasını bildirmesi ile gerçekleşmektedir.

Ayrıca, iş kazası olarak değerlendirilen olayın akabinde tazminat davası açarak zararların karşılanabilmesi için belli süreler vardır. Anlaşılacağı üzere; iş kazasının ardından tazminat elde edebilmek için zamanaşımına dikkat etmek gereklidir. Türk Borçlar Kanunu madde 146 gereğince zamanaşımı süresi 10 yıldır. Bu süre iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren hesaplanmaktadır. İşçinin yaralanması yahut ölmesi arasındaki tazminat talebi bakımından bu süre değişmemektedir. Her iki durumda da dava açma süresi 10 yıldır.

İş Kazası Avukatının Önemi

İş kazası davalarında husumetin kime yöneltileceği, yetkili-görevli mahkemenin doğru tespiti, dava öncesindeki sürecin takibi, etkin yürütülen tahkikat sürecinin takibi doğrultusunda yerinde taleplerle dava açabilme yetisi ve yargılamanın etkin takibi oldukça önem arz etmektedir. Söz konusu davalarda usule ve esasa ilişkin çok önemli detaylar bulunmakla birlikte, hukuki yetkinliği bulunmayan kişilerce yapılan dava takibi pek çok riski beraberinde getirebilir.

Bir avukatla çalışmanın tercih edilmemesi halinde yapılacak en ufak bir hata dahi önüne geçilmez boyutta zararlara sebebiyet verebilir. Yargılamanın yürütülmesi adına avukat desteği almak hem etkin bir yargılama sürecini hem de kişiler adına mümkün olan en avantajlı sonuçları elde etmeyi sağlayacaktır. İyi bir avukat ile çalışmak davanın gidişatını, kişilerin kazançlarını ve dava sonucunu tamamen etkilemektedir.

İş Kazası Avukatının Görev Ve Sorumlulukları

İş kazasından kaynaklı tazminat davalarında avukatların önemli görev ve sorumlulukları vardır.

  • İlk olarak, iş kazasından kaynaklı mağduriyetinin bulunduğu iddiası ile avukata gelen kimselerin tedirginlikleri giderilmeli ve talep ettikleri doğrultuda hukuki danışmanlık hizmeti sağlanmalıdır.
  • İş kazası dosyalarında en önemli unsur, kazaya sebebiyet veren faktörlerin ve kazadan sorumlu kişi veya kurumların tespitini sağlamaktır. Burada en önemli iş avukata düşmektedir. İş kazası avukatı bu aşamada müvekkilinin zarar görmesine sebebiyet veren kişi veya kurumların tespitini yaparak ihmallerini araştırmalı, mağduriyet yaşayan müvekkilinin savunmasını üstlenerek işverenin yasal sorumluluğunun belirlenmesine katkı sağlamalıdır.
  • İş kazası sonrasında yürütülen SGK tahkikat sürecinin etkin takibi bu davaların sonucuna önemli etki edeceğinden, avukatın bu süreçteki takibi davanın akıbeti açısından önem arz etmektedir.
  • Dava açarken önemli usuli kurallara uymak, dava şartlarını yerine getirmek ve görevli-yetkili mahkemeyi doğru tespit etmek gerekmektedir.
  • İş kazası avukatının yapması gereken önemli görevlerden biri de davaya ilişkin kanıt ve bilgileri dava dosyasına sunmaktır. İş kazasının ispatına yarayacak her türlü bilgi ve belgeyi dava dosyasında bulundurmalı, kazaya tanık olan şahitlerin beyanlarının alınmasını ve ilgili kurum ve kuruluşlar ile işverenden gerekli evrakların dosyaya kazandırılmasını sağlamalıdır.

İş Kazası Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Etmeli

Müvekkilin hukuki süreç boyunca temsili ve yargılama neticesinde en avantajlı konumda olmasını sağlayacak kişi avukattır. Bu sebeple, iş kazası sebebiyle açılan tazminat davalarında, bireylerin avukatla temsili oldukça önemlidir.

  • Kişiler, kendilerini temsil edecek vekil tayininde avukatın hukuki yetkinliğine ve mesleki donanımına önem vermelidir. Özellikle, daha öncesinde bu tarz davaları yürütüp başarılı olan bir avukatla temsil, kişilerin avantajlı konumda olmasını sağlayacaktır.
  • Sürecin etkin takibini sağlayan ve yargılamanın hızlı ilerlemesi adına her türlü eksikliği gidermeye çalışan bir vekille temsil, kişilerin haklarına ve kazançlarına en kısa yoldan kavuşmasını sağlayacaktır.
  • İşçinin yaşadığı hak kayıpları doğrultusunda kazanacağı tazminat türleri ve miktarlarının doğru tespit edilmesi ve yasal haklarının tespiti de önem arz etmektedir. Bu hususta da iş kazası avukatına pek çok sorumluluk düşeceğinden, bütün süreçlerde hukuki bilgi ve deneyimlerini etkin kullanacak ve sağlıklı iletişim kurulabilecek bir vekil tayini doğru olacaktır.

İş Kazasından Kaynaklanan Davalar

İş kazası gerçekleştikten sonra hukuk davaları (tazminat davaları) ve kamu davası(ceza davası) açılabilmektedir. İş kazasına sebep olan veya iş kazasının gerçekleşmesinde kusuru bulunan, ihmali bulunan kişiler yönünden soruşturma başlatılarak ceza davası açılabilmektedir. Yargılama sonucunda kusuru, ihmali yahut kastı neticesinde iş kazasına sebebiyet verenler hakkında mahkûmiyet kararı verilecektir. Ayrıca bu kişiler hakkında cezai işlem uygulanacaktır.

Bedensel zarar gören işçi maddi tazminat ve manevi tazminat talep edebilmektedir. İş Mahkemelerinde açılacak olan iş kazası tazminat davalarında geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik tazminatları başta olmak üzere işçi kaza nedeniyle yaşadığı maddi kayıpların ve manevi kayıpların tazminini talep edebilmektedir.

İşçinin vefatı durumunda ise işçinin yakınları da tazminat davası açabilmektedir. İş kazası nedeniyle vefat eden işçinin destek verdiği kişiler destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep etmektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat dışında kaza geçiren işçi hemen vefat etmediyse vefata kadar geçen süredeki maddi zararlar da talep edilmektedir. Örneğin işçinin bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan giderleri, yaşadığı kazanç kayıpları işverenden talep edilebilmektedir.

İş Kazası Davası Ne Kadar Sürer?

İş kazası sebebiyle açılan tazminat davalarının sonuçlanma süresi bakımından net bir tarih verilmesi uygun değildir. Ancak uygulamadan da gözlemlenebileceği üzere, süregelen davaların sonuçlanması ortalama 2-3 seneyi bulabilmektedir. Bu durum, yargı çevresinin yoğunluğuna bağlı olarak da oldukça değişmektedir.

Özellikle büyükşehirlerde bulunan adliyelerin iş yoğunluğu fazla olduğundan diğer illere oranla daha geç tarihlere duruşma günü tayin edilebilmektedir. Ayrıca iş kazasından sonra yapılan SGK Tahkikat sürecinin çabuk ilerlemesi de dava sürecinin hızını etkilemektedir. Ancak şunu bilmekte fayda vardır ki; dava sonucunda kazanılacak tazminatın tahsili adına dosyanın kesinleşmesinin beklenilmesine gerek yoktur.

Mahkeme tarafından karar verildikten sonra takdir edilen tazminat miktarının tahsili adına icra takibi yapılabilmektedir. Bu durum da zaten kaza geçirerek mağduriyet yaşamış olan işçinin daha fazla mağdur olmasının önüne geçmektedir.

İş Kazası Sonrası İşverenim Bana Ne Gibi Haklar Tanımak Zorundadır?

Öncelikle; işverenler kaza geçiren işçi veya işçileri Hastaneye ulaştırarak ivedilikle sağlık hizmeti almasını sağlamakla mükelleftir. İşçinin sağlığı için derhal harekete geçen işveren aynı zamanda kazayı Adli Birimler ile Kuruma bildirmek zorundadır. İşveren, işçinin sağlığı düzelene kadar maaş ödemesini eksiksiz yapmalıdır. Hastane masraflarını ve varsa bakıcı ihtiyacını karşılamalıdır.

Ayrıca işçinin geçirmiş olduğu kaza dolayısıyla duyacağı acı, elem ve ıstırabın önemli ölçüde engellenmesi adına psikiyatri desteği sağlamalı ve işçinin psikolojik tedavi sürecinin de takipçisi olmalıdır. İşçi kaza sonucu maluliyet yaşadı ise sürekli iş göremezlik tazminatı ödenmelidir. İşçi vefat ettiyse yakınlarına destekten yoksun kalma tazminatı ödenmelidir. Ayrıca manevi zararlar için de manevi tazminat ödemesi yapılmalıdır.

İş Kazası Sonrası Ne Kadar Tazminat Alabilirim?

İş kazası sonrası alınacak tazminat miktarını belirleyen birçok unsur vardır. Hukuk bürosu olarak önümüze gelen dosyalarda işçilerin maaşı, pozisyonu aynı olsa dahi çıkan tazminat miktarlarının birbirlerinden oldukça farklı olduğunu gözlemlemekteyiz. Burada farklılık yaratan en önemli unsur kaza sonucu oluşan maluliyet derecesidir. Kişinin kaza nedeniyle oluşan bedensel zararı ne kadar ciddi ise çıkacak olan tazminat miktarı o kadar yüksek olmaktadır. Ayrıca işçinin kazadaki kusuru da çok önemlidir. Kimse kendi kusurundan faydalanamaz ilkesi gereği işçi kendi kusurundan kaynaklı olarak tazminat talep edemeyecektir. Yani işçinin kusuru hesaplanacak olan tazminatta indirime sebep olacaktır.

Özetle, kaza sonucu oluşan bedensel zararlarda işçinin maaşı, kazadaki kusuru, oluşan bedensel zararın ciddiyeti, işçinin yaşı ve aktif çalışma süresi, kaybedeceği maddi kazanç nazara alınarak bir hesaplama yapılacaktır.

İşçinin vefatı durumunda ise yine işçinin maaşı, kazadaki kusuru, işçinin yaşı ve bakiye ömrü, destekten yoksun kalma tazminatı talep eden kişilerin aldıkları destek oranı gibi unsurlar nazara alınarak hesaplama yapılacaktır.

Mahkemelerde hesaplamalar bilirkişilerce yapılmakta, işçinin net zararı bilirkişi incelemeleri ile ortaya konmaktadır. Mahkemeler de bilirkişilerce yapılan kusur incelemesi, maluliyet incelemesi ve en sonunda hesap incelemeleri sonucu karar vermektedir.

İş Kazalarında Kusur Tespiti

İş kazası gerçekleştikten sonra iş kazası tahkikatı başlatmak üzere Kurum harekete geçmektedir. Ayrıca ceza yargılaması başlatılmakta ve soruşturma aşamasında Raporlar alınmaktadır. Hem kurumun iş kazası tahkikat raporunda hem Savcılığın düzenlettirdiği Bilirkişi Raporunda kusur incelemesi ve değerlendirmesi yapılmaktadır. Burada iş kazasının gerçekleşmesinde işveren ve işçi yönünden kusur araştırması ve kusura dair kesin değerlendirmeler yapılmaktadır.

İş Kazası Davasında Avukatlık Ücreti Ne Kadar?

Avukatlık Kanununa göre, avukatların ücretsiz iş takibi kanuna uygun olmadığından, belirli bir ücret karşılığında dosya takibi yapması ve danışmanlık vermesi mümkündür. Bu ücret, müvekkili ile avukat arasında imzalanacak avukatlık ücret sözleşmesine göre belirlenecektir. Ancak belirlenen ücretin de belli dönemlerde açıklanan resmi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında olmaması gerekmektedir.

Taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmasa dahi avukatın en az Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirtilen ücreti alması gerekmektedir. Bu sebeple; iş kazası nedeniyle açılan tazminat davalarına yönelik bir avukat yardımından faydalanmak isteyen kimseler, avukat ile arasında kararlaştırılan ücreti ödemekle yükümlüdür.

Tayin edilen vekil ücretinin, imzalanan Avukatlık Ücret Sözleşmesi hükümlerine uygun meblağlarda ve dönemlerde ödenmesi zorunludur. Ayrıca avukatlar, davanın müvekkilin lehine sonuçlanarak kabulü halinde hükmedilen ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekalet ücretini de almaktadırlar.

İş Kazası Davalarında Hangi Belgeler Gereklidir?

İş kazası geçiren işçinin, mümkünse Devlet Hastanelerinden, aksi halde özel hastanelerden gördüğü tedaviye yönelik detaylı raporları ve tedavi kayıtlarını temin etmesi gerekmektedir. Aynı zamanda, işveren tarafından SGK’ya iş kazası bildiriminde bulunulması gerekmektedir. Bu sebeple tutulan iş kazası tutanağı da önem arz etmektedir. Ayrıca kolluk birimlerine haber verilerek iş kazasının resmi kayıtlara girmesi sağlanmalıdır. İşverenin ve işçinin, ayrıca olaya tanık olan kişilerin ifade tutanakları ve kollukta bulunan diğer belgeler de davanın gidişatı açısından fayda sağlamaktadır.

Dava açıldıktan sonra bu evrakların eksiksiz temini adına ilgili SGK Müdürlüğüne, işçinin tedavi gördüğü hastanelere ve kolluk birimlerine müzekkere yazılması sağlanarak tüm bilgi ve belgelerin dava dosyasına kazandırılması sağlanmalıdır.

İş Kazalarında Hukuki Süreç

İş kazasına uğrayan işçiye gerekli sağlık yardımı yapıldıktan sonra ivedilikle iş kazası tutanağı tutulması gerekmektedir. Ayrıca kazaya şahit kişilerin bulunması halinde bu kişilerin de ifadeleri alınmalıdır. İş kazası gecikmeksizin yetkili kolluk birimlerine bildirilmelidir. Akabinde, iş kazası tutanağı ilgili SGK Müdürlüğüne bildirilerek söz konusu iş kazası hakkında dosya açılması sağlanarak gerekli tahkikat işlemleri başlatılır. SGK Denetmenlerince olayın iş kazası olup olmadığına ilişkin inceleme başlatılır.

SGK Denetmenlerince hazırlanan raporda olayın nitelendirilmesi, oluş şekli ve tarafların kusur durumlarına yönelik detaylı inceleme yapılır. Olayın iş kazası olarak nitelendirilmesi halinde işçi tarafından işveren aleyhine doğrudan dava açılabilir. Açılan davada işçi yaşadığı kaza sebebiyle maddi-manevi tazminat talebinde bulunabilir.

Dava sürecinde gerekli evraklar işçinin tedavi gördüğü hastanelerden, ilgili SGK Müdürlüğünden ve kolluk birimlerinden temin edilir. Dosyaya kazandırılan evraklar doğrultusunda ve kazaya şahit olan tanıkların ifadesi alındıktan sonra dava dosyası, alanında ihtisaslaşmış bilirkişilere tevdi edilerek kusur oranı ve tazminat miktarlarına ilişkin tespit yapmaları talep edilir. Hazırlanan raporlar neticesinde ve hakimin takdirine bağlı olarak belirlenen manevi tazminat miktarına göre hakkaniyete uygun bir belirleme yapılır.

İş Kazasına Konu Olan Alacaklar

  • İş kazasından sonra kazanın ihbar edilmesi ve işçinin rapor alması halinde (evvela geçici iş göremezlik daha sonra ise maluliyet) SGK tarafından bir takım ödemeler yapılmaktadır. İşçi geçici iş göremezlik raporu alarak SGK ‘dan geçici iş göremezlik aylığı alabilmekte; yaşadığı kazadan sonra sürekli iş göremez hale gelmesi halinde ise sürekli iş göremezlik ödeneği alabilmektedir. Ayrıca şartları varsa erken emeklilik için başvuru yapabilmektedir.
  • İşçi, iş kazasından sonra işverene başvurarak geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi giderlerini, bakıcı masraflarını, manevi zararlarını işverenden isteyebilmektedir. İşverenin iş kazasını veya işçinin taleplerini kabul etmemesi halinde işçi dava açarak söz konusu alacaklarını tahsil edebilmektedir.
  • İş kazasının aynı zamanda trafik kazası niteliğinde olması halinde işçi, sigorta şirketlerine ve kazaya sebep olan kişilere karşı tazminat davası açabilmekte, haklarını bu kişilerden de talep edebilmektedir.
  • Kaza sonucu ölümün gerçekleşmesi durumunda ise işçinin desteğinden faydalanan kişiler tazminat talep edebilmektedir. Bu tazminat destekten yoksun kalma tazminatıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı, iş kazası geçiren işçinin kazadaki kusuru, işverenin kusuru, işçinin kaza yaşanmasaydı kalan ömrü, aldığı son ücreti, söz konusu desteğin oranı ve yıllar göre dağılımı değerlendirilerek bulunmaktadır. Manevi tazminat ise işçinin ölümüyle geride kalan yakınlarının yaşadığı ızdırap nazara alınarak hakim tarafından belirlenmektedir.

İş Kazası Sonucu Oluşan Zararların Tazmini

İş kazası nedeniyle gerçekleşen bedensel ve ruhsal zararlar SGK ve işveren tarafından; iş kazası aynı zamanda trafik kazası ise ayrıca sigorta şirketi ve diğer sorumlular tarafından karşılanmalıdır.

İşçi kazaya konu olayın iş kazası olduğunu iddia ediyor ve işveren bunu kabul etmiyorsa zararların tazmini için bizzat veya avukatıyla harekete geçmeli, evvela durumu SGK ‘ya bildirmelidir. SGK tarafından yapılanacak olan tahkikat sonunda işçinin haklı olması durumunda (kazanın iş kazası olduğu ve işverenin de kusurlu olduğu tespit edilirse) SGK ödeneklerle işçinin zararını giderecektir. İşçi bu tespitle birlikte işverene başvurarak geçici ve kalıcı zararlarının, manevi zararlarının tazminini işverenden de talep edebilmektedir. İşçi vefat ettiyse aynı süreci destek verdiği yakınları takip edecektir.

İş Kazası Sonrası İşsizlik Maaşı Alabilir Miyim? /İşsizlik Maaşı Alma Koşulları Nelerdir?

İşsizlik maaşı (işsizlik ödeneği) hali hazırda sigortalı bir işte çalışan ancak belli sebepler ve şartlar dahilinde iş akdi sonlandırılan işçin mağdur olmaması adına öngörülen bir ödenektedir.

İşsizlik maaşına hak kazanmak için;

  • İşten çıkartılmış olmak ilk koşuldur. Kendi isteğiyle işten çıkan yahut iş ahlakına aykırı hareketleri nedeniyle işten çıkartılan işçiye işsizlik maaşı ödenmemektedir.
  • İşçinin işten çıkartılmadan önceki en az 120 günü sigortalı olarak geçirmesi gerekmektedir. Bu süre kesintisiz ve aralıksız olmalıdır.
  • İşçinin işten çıkartılmadan önceki 120 günü kesintisiz ve aralıksız sigortalı geçirmesi şartının yanında son 3 yıl içinde en az 600 gün sigortalılık şartı da bulunmaktadır.
  • İş sözleşmesi sonlandırılan işçi süresi içinde İŞKUR’a başvurarak işsizlik maaşı talep etmelidir. Bu süre fesih tarihinden itibaren 30 (otuz) gündür. İşçi bizzat İŞKUR ‘a giderek başvuru yapabileceği gibi elektronik ortamda da başvuru yapabilmektedir.

İş kazası geçiren işçiler detaylı şekilde şartlarını açıklamış olduğumuz işsizlik maaşını alamamakta, işsizlik maaşına doğrudan hak kazanamamaktadır. Ancak bu kaza nedeniyle işten çıkartılan işçi şartları sağlamak koşulu ile işsiz maaşı alabilecektir.

İş Kazası Tazminat Davalarında Dava Masrafları Kim Tarafından Karşılanacak?

İş kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında; dava açılış ve dava takip masrafları işçinin kendisi veya işçinin yakınları tarafından karşılanmaktadır. Ancak; davanın işçinin lehine sonuçlanması halinde işçinin yapmış olduğu tüm yargılama masraflarının davalı işverenden tahsiline karar verilecektir. Bu sebeple; dava sürecinde yapılan giderlerin (dava açılış masrafları, harçlar, bilirkişi ücretleri ve gider avansları vb.) tamamı davalı işverenden alınarak davacıya verilecektir.

İş Kazası Maluliyet Oranının Tespiti

İş gücü kayıp oranı (maluliyet, iş göremezlik derecesi) belli Hastanelerin Adli Tıp Anabilim Dalı yahut Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmektedir. Adli Tıp uzmanlarınca maluliyet oranı belirlenirken kişinin kaza geçirdikleri tarih nazara alınmakta, kaza tarihine göre uygulanacak yönetmelik belirlenmekte ve maluliyet oranı hesaplanmaktadır.

Güncel uygulamalara ve Yargıtay Kararlarına göre maluliyet belirlenmesinde;

  • 2008 tarihinden evvel gerçekleşen kazalarda; Sosyal Sigorta sağlık İşlemleri Tüzüğü esas alınmalıdır.
  • 2008 ile 31.08.2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalarda; Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınmalıdır.
  • 2013 ile 31.05.2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalarda; Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınmalıdır.
  • 2015 ile 19.02.2019 tarihleri arasında gerçekleşen kazalarda; Özürlük Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alınmalıdır.
  • 2019 tarihinden sonra gerçekleşen kazalarda; Erişkinler İçin Engellik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik esas alınmalıdır.

İş Kazasının Ceza Davasına Etkisi

İş kazaları genel olarak işverenin kusuru yahut ihmali sebebiyle gerçekleştiğinden bu kaza ceza davalarının da konusunu oluşturmaktadır. Kaldı ki işverenin söz konusu kaza gerçekleştiğinde bunu Adli birimlere bildirme zorunluluğu mevcuttur. İşveren kazanın gerçekleştiği yerdeki yetkili adli birimlere ve kolluğa durumu bildirmesinden sonra soruşturma süreci başlatılmakta, kazada kimin veya kimlerin sorumlu olduğu açıklığa kavuşturulmaktadır. Kazaya şahit olan tanıklar dinlenmekte, olay yerinde inceleme ve keşif gerçekleştirilmektedir. Soruşturma içerisinde alınan Bilirkişi Raporları doğrultusunda iş kazasında sorumluluğu olduğu düşünülen kişilere karşı kamu davası açılmaktadır.

İş Kazasında Rücuen Tazminat Nedir ? Zamanaşımı Süresi Nedir?

İş kazası nedeniyle SGK tarafından işçiye birçok ödenek sağlanmakta, evvela işçinin mağdur olmaması amaçlanmaktadır. SGK söz konusu ödenekleri ödedikten sonra işverene yahut kazada kusuru bulunan diğer kişilere başvurarak bu ödeneklerin Kuruma iadesini talep edebilmektedir. Bu durum SGK’nın rücuen tazminat talebi olarak adlandırılmaktadır. SGK’nın işverene veya diğer üçüncü kişilere karşı açtığı davalara ise rücuen tazminat davaları denmektedir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 93/3: “Kurumca açılacak tazminat ve rücû davaları, on yıllık zamanaşımına tâbidir. Zamanaşımı, rücû konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ise masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlar.” (1)denilmiştir. Açık kanun hükmünden görüleceği üzere; SGK tarafından işverenlere yahut üçüncü kişilere açılacak rücu davalarında zamanaşımı süresi 10 yıl olarak belirlenmiştir.

Bu konuda Anayasa Mahkemesi 2020/90 E., 2023/88 K. Sayılı kararında, “… Kanunda özel olarak düzenlenen iş kazası veya meslek hastalığını bildirme yükümlülüğü bulunan, aynı zamanda iş kazası veya meslek hastalığının oluşmasında kusuru olması nedeniyle yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle oluşan SGK zararından sorumlu olan ve iş kazası ya da meslek hastalığının veya sürekli iş göremezlik oranının tespiti davalarında kendisine husumet yöneltilmesi gereken işveren açısından zamanaşımının söz konusu tarihlerden başlatılmasının borçlu işveren aleyhine aşın bir külfete yol açmadığının kabulü gerekir.”(2) Demekle; SGK tarafından işverenlere karşı rücu bakımından 10 yıllık zamanaşımı süresinin işverenler bakımından fazla külfete yol açmadığını belirtmiştir.

İş Kazası Tazminat Talepli Davalarda Görevli ve Yetkili Mahkeme

İş kazası sebebiyle açılan sürekli iş göremezlik tazminatı davası mahiyeti itibariyle bir iş davasıdır. İş davaları kural olarak İş Mahkemelerinde, İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde ise İş Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmektedir. Yetkili Mahkeme ise davalının yerleşim yeri (davanın açıldığı tarihteki) veya kazanın gerçekleştiği yer İş Mahkemesidir.

Kaynaklar:

  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
  2. Anayasa Mahkemesi 2020/90 E., 2023/88 K. Sayılı kararı

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.