İçindekiler · 5 bölüm
Destekten yoksun kalma tazminatı, ölümlü trafik kazaları ve iş kazalarında sıklıkla gündeme gelen ve dikkatle incelenmesi gereken önemli bir alacak kalemidir. Maddi tazminat talepleri arasında en büyük alacak kalemini oluşturur ve bir haksız fiil tazminatıdır. Ancak, bu tazminat haksız fiil tazminatından farklı olarak, doğrudan zarar görene değil, zarar görenin desteğinden faydalanan kişilere ödenir.
Destekten yoksun kalma tazminatının şartları, kimlere ödenebileceği ve kimlerden tahsil edilebileceği gibi detaylar büyük önem taşır. Özellikle Sigorta Şirketlerine karşı açılacak tahkim ve dava süreçlerinde, sıkı şekil şartları bulunduğundan, bu alanda çalışan olmayan kişiler tarafından takip edilen davalar hak kaybına yol açabilir.
Bu tür davalarda, kendisine vaka gelen bir tazminat avukatı, görevli mahkemenin hangisi olduğunu, yetkili mahkemeyi, vakanın tahkime uygun olup olmadığını, husumetin yöneltileceği tarafları ve zorunlu arabuluculuk gerekip gerekmediğini hızlı bir şekilde analiz etmeli ve bir yol haritası çizmelidir. Ayrıca, tüm alacak kalemleri için usul hukukuna uygun şekilde dilekçe hazırlayarak dava açması gerekir. Alanında yetkin bir tazminat avukatı, birden fazla değişkeni dikkate alarak eksiksiz ve sağlam bir dava süreci oluşturabilir.
Bu nedenlerle, destekten yoksun kalma tazminatı gibi karmaşık davaların takip edilmesinde, tazminat hukuku alanında çalışan bir avukatın tercih edilmesi son derece önemlidir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?
Haksız bir eylem neticesinde hayatını kaybeden kişinin yaşarken destek verdiği yakınları tarafından talep edilen, ölümden kaynaklı olarak hayat kalitesinin düştüğünü ve zorlaştığını ispatlayan kişi lehine takdir edilen bir tazminat türüdür.
Destekten Yoksun Kalma Tazminat Davasının Şartları Nelerdir?
Destekten yoksun kalma tazminat talep edilebilmesi için evvela bir haksız fiilden söz etmek gerekir. Haksız fiil, taksirle, kasten veya ihmali davranışla kişinin hukuka uygun olmayacak şekilde bir başkasına zarar vermesi durumunu ifade etmektedir. Dolayısıyla haksız fiil neticesinde bir başkasının zarar görmüş olması da şarttır. Destekten yoksun kalma tazminatı için de bu zarar “ölüm”dür.
Kısacası destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilmesi için bir başkasının kusuru veya kastıyla desteğe zarar vermesi, zarar sonucunda desteğin vefatı gerekmektedir. Tabii ki söz konusu destek olgusunun hak iddia edenlerce ispatlanması şarttır.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Talep Edebilecek Kişiler
Destekten yoksun kalma tazminatı ölen kişinin yaşarken destek verdiği herkes tarafından talep edilebilen bir tazminattır. Mirasçılık ilişkisinin aranmadığı özel bir tazminat türü olan destekten yoksun kalma tazminatını alabilmek için akrabalık ilişkisine dahi gerek yoktur. Burada kişinin düzenli olarak ölen kişinin yardımından faydalandığını ispatlaması gereklidir. Ancak bazı kişiler vardır ki bunların destekten faydalandığını ispatlamasına gerek yoktur.
Bunlar anne, baba, eş ve çocuklardır. Yerleşmiş içtihatlara göre bu kişiler karine olarak ölenin desteğinden faydalanmaktadır, ayrıca ispata lüzum yoktur. İmam nikahlı eş, nişanlı, desteğin düzenli olarak yardım ettiği ihtiyaç sahibi kişiler, ölenin beraber yaşadığı kayın valide, kayın babası destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecek kişilere örnek olarak gösterilebilir.
Tek Taraflı Trafik Kazası Nedir?
Trafik kazası, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin tanımlar başlıklı 3. Maddesinde tanımlanmıştır. Burada trafik kazası, karayolu üzerinde gerçekleşen, bir yahut birden fazla taşıtın karıştığı maddi hasarlı yahut yaralama, ölüm gibi sonuçlar doğuran çarpışma olarak açıklanmıştır. Bir aracın başka bir taşıt veya yayaya çarpmadan tek başına kazaya karışması, kaza sonucunda maddi hasar yahut yaralama, ölüm gibi sonuçlar doğurması ise tek taraflı trafik kazası olarak tanımlanmıştır.
Tek Taraflı Trafik Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Tek taraflı trafik kazalarında destekten yoksun kalma tazminatı istenip istenmeme durumu kazanın gerçekleştiği tarihe göre ikiye ayrılmaktadır. 01.06.2015 tarihinde Sigorta Genel Şartlarında değişiklik yapılmış, bu değişiklikle tek taraflı gerçekleşen trafik kazalarında ölüm meydana gelmesi halinde destekten yoksun kalma tazminatı alınabilmesinin önü tamamen kapatılmıştır.
- 06.2015 tarihli Trafik Sigortası Genel Şartlarında yapılan değişiklik öncesi yapılmış poliçelere ilişkin kararlarda; kazanın gerçekleşmesinde yüzde yüz kusurlu olan desteğin vefatı sonrası talep edilen desten yoksun kalma tazminatına hak kazanılacağına zira destekten yoksun kalma tazminatı talep edenlerin mirasçılık sıfatıyla değil destekten yoksun kalan sıfatıyla tazminat talep ettiklerini, bu nedenle de desteğin kusurunun onları etkilemeyeceğine karar verilmekteydi.
Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2011 tarihli ve 2011/17-142 E, 2011/411 sayılı Kararında “Davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün tam kusurlu olması halinde, desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceğine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı …, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacının da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı … şirketinin sorumlu olacağına karar vermek gerekir.…
O halde mahkemece; davacıların davalı … karşısında üçüncü kişi olarak tazminat talebinde bulunabilecekleri kabul edilerek davacıların destekten yoksun kalma zararının bulunup bulunmadığı usulünce tespit edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. (1)
- 06.2015 tarihli Trafik Sigortası Genel Şartlarında yapılan değişiklik sonrası yapılmış poliçelere ilişkin kararlarda ise üçüncü kişi kavramı esaslı bir değişiklik geçirerek yalnızca araç sürücünün/işletenin doğrudan zarar verdikleri kişilerin 3. Kişi sayılacağı, kazada yüzde yüz kusurlu olan araç sürücüsünün vefatıyla destekten yoksun kalma tazminatı talep den kişilerin 3. Kişi konumunda olmayacakları ve vefat edenin kusurundan kaynaklı olarak tazminat talep edemeyecekleri kabul edilmiştir. Ve aksine bir karar da verilmemektedir.
Araçta yolculuk yapan ve vefat eden kişilerin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmesi ise her zaman mümkün olmuştur.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatının Hesaplaması Nasıl Yapılır?
- Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken evvela müteveffanın hak iddia edenlere olan desteğinin niteliği ortaya konmalıdır. Yargıtayın yerleşmiş içtihatları gereği destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin “destek” değerlendirilirken müteveffanın nakdi ve fiziki desteği kadar farazi desteği de göz önünde bulundurulmaktadır. Buna göre nakdi olmayan yardımların hatta fiilen henüz gerçekleşmemiş yardımların da hesapta dikkate alınması gerekmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18.4.2002 tarihli, E.2002/757 – K.2002/5015 sayılı Kararında “Desteğin yardımının yalnızca parasal nitelikte bulunması zorunlu değildir. Eylemli ve düzenli olarak yapılan hizmet edimleri de bir kimsenin destek sayılması için yeterlidir. Kız evladı olan desteğin, anne ve baba olan davacılara muhtemel yaşamları boyunca para veya hizmet şeklinde destek olacağının kabulü ile hesaplamanın buna göre yapılması gerekir.” (2) Değerlendirmesi yapılmıştır.
- Nakdi veya fiziki destek değerlendirilirken ölenin yaşı, destek verilen kişi veya kişilerin yaşları, desteğin miktarı ve diğer destek alanlar arasındaki denge gözetilmelidir. Ayrıca vefat eden kişinin çalışıyorsa maaşı dikkate alınmalıdır. Çalışmayarak ailesine fiziki destek sağlayan kişiler, öğrenciler ile gelirleri tespit edilemeyen kişilerin gelirleri asgari ücret üzerinden hesaplanmaktadır. Ancak Yargıtay kararlarına göre ölen kişinin Üniversitede öğrenci olması halinde hesaplama asgari ücret üzerinden yapılmamaktadır:
“Üniversite öğrencisi olan desteğin, okulunu bitirdikten sonra meslek yaşamına başlayacağı dönemde elde edebileceği ücret üzerinden tazminat hesaplanmalıdır. “(3)
- Tazminat hesaplanmasına ilişkin en önemli kriterlerden bir tanesi de vefat eden kişinin ve (somut olaya göre dikkate alınacak olan) destek tazminatı talep eden kişinin bakiye ömür süresidir. Bakiye ömür varsayımlara dayalı olarak, gerçeğe en yakın şekilde hesaplanmaya çalışılmaktadır. Hali hazırda ülkemize en uygun olan hesaplama tablosu TRH 2010 tablosudur.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2018/116 E., 2019/8180 K. sayılı ve 06.11.2019 tarihli kararında “Başkanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup Sosyal Güvenlik Kurumunun 2012/32 Sayılı Genelgesiyle de ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda, Ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 tablosu bakiye ömrün belirlenmesinde nazara alınmalıdır.” (4)
- Bakiye ömür içinde kişinin aktif meslek ve çalışma hayatı olduğu gibi çalışmadığı, pasif sayıldığı süreler de vardır. Bu nedenle tazminat hesaplamasında kişinin aktif olarak çalıştığı süreler ile çalışmadığı süreler de nazara alınmaktadır. Çalışma hayatının içinde olan kişilerin aktif çalışma süreleri emeklilik yaşına göre hesaplanmaktadır. Emekliliğe kadar geçen sürede müteveffanın son kazancı dikkate alınacak, pasif dönem için asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatlarında Dava Açma Süresi Ve Zamanaşımı
Destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin uyuşmazlıklar ağırlıklı olarak haksız fiil kurallarına göre değerlendirilmektedir. Haksız fiillere ilişkin zamanaşımı Türk Borçlar Kanunu 72. Maddede düzenlenmiştir: “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.
Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.”(5)
Destekten yoksun kalma istemi ağırlıklı olarak kusurlu, ihmali veya kasti bir eylemden kaynakladığından zamanaşımı süreleri uzamış ceza sürelerine göre hesaplanmaktadır. Suç teşkil eden söz konusu eylemler 15 yıllık zamanaşımına tabidir. Dolayısıyla dava zamanaşımı 15 yıla kadar uzamıştır.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Davasında Kusur
Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken vefat eden kişinin kusuru mutlaka göz önünde bulundurulmaktadır. Kişinin desteğine tazminat ödenirken hesaplanan tazminat kusur ile orantılanmakta ve kusur oranında indirim yapılmaktadır. Kişi kendi kusurundan yararlanamaz ilkesi gereği yüzde yüz kusurlu olan müteveffanın desteklerine ödeme yapılmamaktadır. Kısmi olarak kusurlu olan müteveffanın yakınlarına ise kusur oranında indirim yapılarak ödeme yapılmaktadır
Trafik Kazasında Sakatlık Meydana Gelmişse Bu Dava Açılabilir Mi?
Destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanma koşullarından en önemlisi haksız fiilden zarar gören kişinin ölmüş olmasıdır. Haksız fiilden dolayı hayatını kaybeden kişinin yakınları desteğin yaşamını kaybetmesi nedeniyle tazminat talep edebilmektedir. Dolayısıyla sakatlık durumunda destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmesi mümkün değildir . Sakatlık halinde kişinin bizzat kendisi maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Sakat kalan kişin yakınları eğer sakatlık durumu çok ağırsa, yani kişinin gözü bacağı vb. önemli bir organ kaybı yaşadıysa sadece manevi tazminat talep edebilir.
Trafik Kazasında Ölen Kişinin Kusurlu Olması Tazminata Engel Mi?
Kusur tazminat hukukunda tazminat talebinde bulunabilmenin unsurlarından biridir. Kusurlu bir davranışla başkasına zarar veren kişi bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu bağlamda trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarının en önemli türlerinden biri olan destek tazminatında kusurun irdelenmesi ve kusur oranının tespit edilmesi çok fazla önem arz etmektedir.
Görülmekte olan davalarda öncelikle kusur tespiti yapılır ardından maluliyet ve hesap raporları alınır. Kimse kendi kusurundan yararlanamayacağı için ölen kişinin kusurlu olması destek tazminatı açısından tazminat kalemlerinde indirime sebep olacaktır. Yani müteveffanın kusuru bu noktada hesaplama yapılırken dikkate alınmakta ve kusuru oranında indirim uygulanmaktadır.
Önceki dönemler Yargıtay kararları ile desteğin kusurunun geride kalanlara sirayet etmeyeceği ilkesi benimsenmekte iken Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili mevzuatta yapılan değişikliklerden sonra (01.06.2015’ten sonra) özellikle tek taraflı ve yüzde yüz kusurlu olan vakalarda tazminat istemlerinin önüne geçilmiştir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Destekten yoksun kalma tazminatı sigorta şirketine karşı açılacaksa Asliye Ticaret Mahkemelerinde yahut Sigorta Tahkim Komisyonunda açılmalıdır. Dava Sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsü ve işletenine karşı açılacaksa davada Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir. Dava sadece araç sürücüsü ve işletenine karşı açılacaksa Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir; dava Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılmalıdır.
Destekten Yoksun Kalma Tazminat Davası Maddi Ve Manevi Tazminat
Destekten yoksun kalma tazminatı Türk Borçlar Kanununun 53. maddesinde düzenlenmiştir.
Türk Borçlar Kanunu madde 53:
“Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:
- Cenaze giderleri.
- Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
- Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.”(6)
“ Ölüm “ başlıklı Mezkur maddeye göre ölümün söz konusu olduğu haksız fiil hallerde maddi tazminat olarak sadece destekten yoksun kalma tazminatı değil cenaze ve defin giderleri, ölüme kadar geçen süredeki maddi kayıplar da istenebilir . Ölene kadar geçen süredeki tedavi giderleri ve bakıcı giderleri, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istenebilmektedir. Bunun yanı sıra yaşanan manevi ıstırap, üzüntü ve elem nedeniyle manevi tazminat talep etmek mümkündür.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Zarar Hesaplama
Destek tazminatlarında zarar hesaplaması yapılırken progresif rant yöntemi denen bir teknik uygulanmaktadır. Burada kişinin yaşamı aktif dönem ve pasif dönem olarak ikiye ayrılmakta ve emeklilik dönemine kadar ayrı sonrası için ayrı hesaplama yapılmaktadır.
Burada hesaplama yapılırken kişinin mesleği, yaşı, kaç çocuk sahibi olduğu, yaşam tablolarına göre tahmini yaşam süresi nazara alınarak dava dosyasına öncesinde kazandırılan ücrete ilişkin evraklar da dikkate alınarak hesaplama yapılmaktadır. Tamamen teknik formüllere dayalı yöntemlerle yapılan hesaplamalarda yıl yıl kişinin kazancı hesaplanmakta ve kusur indirimi yapıldıktan sonra geride kalanlara garameten paylaşım yapılmaktadır.
Paylaşıma esas tazminat kalemleri eş, çocuk, anne ve babaya hayatta kalsaydı ne kadar destek olacak idiyse o oranda paylaştırılmaktadır. Örneğin 2 çocuğu eşi ve anne babası geride kalan bir müteveffanın destek tazminatı 8 paya ayrılarak 2 eşe 2 çocuğa 2 diğer çocuğa 1 anneye 1 de babaya olacak şekilde paylaşım yapılmaktadır. Bu sebeple bu davalarda eğer ki eş çocuklar ve anne baba farklı mahkemelerde dava açmış ise mahkeme dosyaları birbirini beklemekte ve hesaplamada garameten paylaşım ilkesi bu şekilde yerine getirilmektedir.
Trafik Kazaları Nedeni İle Açılan Diğer Tazminat Davaları
-
Maddi hasarlı trafik kazası sonucu araçta oluşan hasarlara ilişkin kusursuz veya kısmi olarak kusurlu olan araç maliki, aracını sigorta şirketinin ödeyeceği rakamlarla tadil ve tamir ettirebilir. Ayrıca kusurlu araç sigortasından, kusurlu araç sürücüsü ve malikinden tazminat talep edebilir. Araç sahibi sigorta şirketlerinden, sigorta limiti dâhilinde araç değer kaybı, orijinal parça fark bedeli talep edebilir ve dava açabilir. Kusurlu araç sürücüsü ve malikinden ise ikame araç bedeli (araç mahrumiyet bedeli tazminatı), kazanç kaybı tazminatı talep edebilir ve dava edebilir. İspatlanması şartıyla manevi tazminat istemi ile dava açılması da mümkündür.
-
Yaralanmalı trafik kazası sonucu yaralanma söz konusu ise kusursuz veya kısmi olarak kusurlu olan yaralanmış kişilerin tedavi giderleri, geçici iş göremezlik giderleri, kalıcı iş göremezlik giderleri, bakıcı giderleri, manevi zararları, gelecekteki ekonomik zararlarının karşılanmasına dair tazminat davaları açılabilmektedir. Ayrıca kazada yaralanma dışında araçta oluşan maddi hasarlar da talep edilebilir. Aracı zarar gören kişi aracını sigorta şirketinin ödeyeceği rakamlarla tadil ve tamir ettirebilir. Ayrıca kusurlu araç sigortasından, kusurlu araç sürücüsü ve malikinden tazminat talep edebilir. Araç sahibi sigorta şirketlerinden, sigorta limiti dâhilinde araç değer kaybı, orijinal parça fark bedeli talep edebilir. Kusurlu araç sürücüsü ve malikinden ise ikame araç bedeli (araç mahrumiyet bedeli tazminatı), kazanç kaybı tazminatı talep edebilir ve dava açabilir. İspatlanması şartıyla manevi tazminat istemi ile dava açılması da mümkündür.
-
Ölümlü trafik kazalarında hak sahipleri, destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze, defin giderlerini, ölene kadar geçen sürede uğranılan zararları (tedavi gideri, bakıcı gideri, kazanç kaybı gibi), manevi tazminatlarını talep edebilir, dava açabilirler. Ayrıca aracın zarar görmüş olması halinde mirasçılar tarafından araçta oluşan maddi hasarlar da dava edilebilir. Mirasçılar kaza zarar görmüş olan aracı sigorta şirketinin ödeyeceği rakamlarla tadil ve tamir ettirebilir. Ayrıca kusurlu araç sigortasından, kusurlu araç sürücüsü ve malikinden tazminat talep edebilir. Araç sahibi sigorta şirketlerinden, sigorta limiti dâhilinde araç değer kaybı, orijinal parça fark bedeli talep edebilir. Kusurlu araç sürücüsü ve malikinden ise ikame araç bedeli (araç mahrumiyet bedeli tazminatı), kazanç kaybı tazminatı talep edebilir, dava açabilir. İspatlanması şartıyla manevi tazminat istemi ile dava açılması da mümkündür.
Destekten Yoksun Kalma Tazminat Davalarında Yaş Sınırı
Destekten yoksun kalma tazminat davalarında hem müteveffa açısından hem de destekten yoksun kalma tazminatı talep eden kişi tarafından yaş sınırını değerlendirmek gerekmektedir. Bu ikisi açısından yaş sınırları önem arz etmektedir. Vefat eden kişinin tahmini yaşam süresi hesaplanırken TRH 2010 Tablolarında yer alan ölçüler nazara alınmaktadır. Burada kişinin yaşı, mesleği, kaç çocuk sahibi olduğu gibi hususlar değerlendirmek suretiyle tahmini yaşam süresi belirlenmektedir.
Geride kalanlar için ise yani destek tazminatı talep edenler içinse eğitim durumları kadın veya erkek olmaları kadınlar açısından evlenme ihtimalinin bulunması gibi hususlar dikkate alınarak belirli yaş sınırları tespit edilmektedir. Buna göre erkek çocuğu 18 yaşına kadar kız çocuğu 22 yaşına kadar anne ve babanın desteğinden faydalanmaktadır.
Üniversite okumaları veya okuma ihtimallerinin bulunması durumunda her iki grup açısından yaş sınırı eğitim süresinin sonu veya 22 olarak kabul edilmektedir. Ayrıca geride kalan eş açısından evlenme ihtimali olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle %30 oranında evlenme ihtimali indirimi yapılmaktadır.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Kimden İstenir?
Trafik kazasında ölen kişinin desteğinden yoksun kalan kişiler öncelikle kusurlu aracın ZMMS ve Kasko sigortasına başvuru yaparak tazminat talebinde bulunabilir. Bunun yanında ihtiyari mali mesuliyet veya ferdi kaza sigortası gibi ek sigortalar mevcutsa bunlar da ilk başvurulacak yerlerdir. Bunların yanında kusurlu araç sürücüsü ve araç maliki de sorumlular arasındadır.
Eğer ki aracın sigortası yoksa bu noktada Güvence Hesabı’na başvuru yapılarak tazminat talebinde bulunulabilmektedir. Ayrıca eğer ki trafik kazasının meydana gelmesinde karayollarının yapım ve onarımı etkili olmuşsa bu noktada Karayolları Genel Müdürlüğüne de tazminat davası açılabilmektedir.
Nikahsız Eş Ya Da Nişanlı Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Talep Edilebilir Mi?
- Nikahsız (imam nikahlı) eş destekle beraber yaşamakta, nakdi veya fiziksel yardımdan faydalanmakta ise bu durumu ispatlamak şartı ile destekten yoksun kalma tazminatı alabilmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 30.3.2015 tarihli, E. 2014/10266, K. 2015/5025 kararında *“Resmi nikahı olmayan eşin destekten yoksun kaldığından tazminat talep edebileceği “ ni , “Desteklik ilişkisinde resmi evlilik şartı bulunmadığı/yardımın eylemli olmasının ve ölümden sonra da düzenli biçimde anlaşılmasının yeterli olduğu”(7)*nu değerlendirmiştir.
- Nişanlı yönünden değerlendirecek olursak; ölenin sürekli ve devamlı yardımı olduğunu veya ölüm nedeniyle gelecekteki yaşamının zorlaştığını ispatlaması halinde tazminat alabilecektir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 11.06.2003 tarihli, E.2003/2559 – K.2003/7644 sayılı Kararında “Destekten yoksun kalma tazminatı Borçlar Kanunu’nun 45. maddesinin 2 .fıkrası gereğince yoksun kalınan yardımın tazmini amacını taşır. Bu yardımın halen yapılmakta olması koşulu yoktur. Bugün yapılmasa dahi ileride yapılacağı muhakkak ise tazminata hükmetmek gerekir.
Bu yardım infak ve iaşeye taalluk edebileceği gibi yılda bir veya iki defa yapılan yardımlar ve hediyeler de olabilir. Bu davayı açabilmek için mirasçı olmak ve ölen yönünden nafaka yükümlüsü bulunmak da şart değildir. Davacının ölenin bir yakını olması yani aralarında yakın ilişkiler bulunması, ancak yardımın devamlı veya yapılmasının muhakkak olması yeterlidir. Bu bakımdan nişanlı, hatta evlilik dışı birlikte yaşama ve hizmetçi dahi koşulları mevcutsa destekten yoksunluk tazminatı isteyebilir.”(8)
Nikahsız Birliktelikten Doğan Çocuk Tazminat Talep Edebilir Mi?
Nikahsız birliktelikten doğan çocukların nüfusa kaydedilmesi mümkündür. Babanın çocuğu tanıması veya babalık davası açılması sonucu çocuğun nüfusa kaydedilmesi sağlanmaktadır. Bu şekilde çocuğun müteveffanın alt soyu olması ve destekten faydalanması mümkündür. Kaldı ki nikahsız birliktelikten doğan çocuğun nüfusa kaydedilmemiş olması halinde dahi desteğin düzenli yardımından faydalandığını ispatlaması halinde destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmektedir.
Kardeş Ölümlü Trafik Kazalarında Tazminat Talep Edebilir Mi?
Kardeşlerin birbirlerine bakım yükümlülüğü bulunmamakla birlikte özellikle büyük kardeşlerin küçük kardeşlerin bakım sorumluluğunu üstlendiği yahut kardeşlerden birinin maddi durumunun diğer kardeşten daha iyi olduğu durumlarda düzenli ve sürekli yardımda bulunduğu gibi durumlarla karşılaşmak mümkündür. Bu durumda kardeşlerin sürekli ve düzenli yardımı (fiziki destek veya maddi destek şeklinde olabilir) ispatlaması halinde destekten yoksun kalma tazminatı talep etmeleri mümkündür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/359 E. 2016/759 K.; “Kardeşlerin birbirine destek olduğunu kabul edebilmek için desteğin refah içinde olması ve destek talep edenin ise zaruret içinde bulunması gerekir. Somut olayda, desteğin ücret ve kazançlarına ilişkin belge olmadığından asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Desteğin hayattayken refah içinde olmadığı anlaşıldığından, davacı kardeş Gülşah’ın destekten yoksun kalma tazminatı şartları bulunmadığından bu yöne ilişkin talebin reddi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.”(9)
Ölenin Borçlarının Olması Tazminata Engel Mi?
Ölenin borçlularının olması hatta mirasçıların terekeyi reddetmesi tazminata engel değildir. Zira tazminat terekeye “aktif” olarak dahil edilen bir değer, bir alacak değildir. Ölüm nedeniyle hayatları zorlaşan kişilerin zararlarını tazmin etme amacıyla öngörülen bir tazminattır. Dolayısıyla bu tazminatın ölen kişinin borçlarından mahsup edilmesi veya borç nedeniyle hak sahiplerinin tazminattan mahrum bırakılması mümkün değildir.
Kaza Yapan Aracın Sigortasının Olmaması Durumu
Kaza yapan aracın tespit edilememesi, sigortasının olmaması, kazaya sebep olan aracın çalıntı olması gibi durumlarda kişi güvence hesabına başvurabilecektir. Güvence hesabı sigortaya başvurulamadığı bu durumlarda maddi hasarlar hariç bedeni tüm hasarlar konusunda yardımcı olmakta, oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçmektedir .
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 18.11.2021 tarihli, E:2021/4511 K: 2021/8347 sayılı Kararı;
“Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği, KTK 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırılmaması durumunda Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi gereği, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu Güvence Hesabı karşılayacaktır.”(10)
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Davalarında Avukatın Önemi
Kendisine vaka gelen avukatın görevli Mahkemeyi, yetkili Mahkemeyi, husumetin yöneltileceği tarafı, olayın zorunlu arabuluculuğa tabi olup olmadığını, bir olay sonucunda kaç dava açılacağını kısa sürede analiz edip bir yol haritası çizmesi ve tüm alacak kalemleri yönünden usul hukukuna uygun şekilde dilekçe hazırlayıp dava açması gerekmektedir. Alanında yetkin olmayan bir avukatın birden çok değişkeni aynı anda düşünüp eksiksiz bir dava çıkarması çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Bu nedenle avukatın doğru seçilmesi hayati önem arz etmektedir.
Kaynaklar:
- Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2011 tarihli ve 2011/17-142 E, 2011/411 K.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18.4.2002 tarihli ve E.2002/757 – K.2002/5015
- Yargıtay 4. HD.18.03.2002, E.2002/1794 – K.2002/3109
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2018/116 E., 2019/8180 K. sayılı ve 06.11.2019 tarihli kararında
- 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 72
- 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 53
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 30.3.2015 tarihli, E. 2014/10266, K. 2015/5025
- Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 11.06.2003 tarihli, E.2003/2559 – K.2003/7644
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/359 E. 2016/759 K.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 18.11.2021 tarihli, E:2021/4511 K: 2021/8347
İletişim
Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.