İçeriğe atla
Ankara Barosu · Sicil 26867 Kızılırmak Mah. 1450 Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat:2, Çankaya/Ankara Pazartesi – Cuma · 09:00 – 18:00
Ankara Barosu · Sicil 26867

Eğitim Hukuku

Kopyaya Teşebbüs Cezası Yerine Yarıyıl Uzaklaştırma Verildiyse Ne Yapılır

· · 17 dk okuma
Kopyaya Teşebbüs Cezası Yerine Yarıyıl Uzaklaştırma Verildiyse Ne Yapılır
İçindekiler · 17 bölüm

Kopyaya teşebbüs cezası kınamadır; sınavda kopya çekmenin karşılığı ise yükseköğretim kurumundan bir yarıyıl uzaklaştırmadır. İki ceza arasında üç basamak vardır ve bu mesafe, dosyadaki tek bir kelimenin nasıl okunduğuna bağlıdır: öğrenci kopyaya yalnızca yeltendi mi, yoksa kopyadan gerçekten yararlandı mı?

Uygulamada sınav salonunda yaşanan olay çoğu zaman doğrudan “kopya çekme” olarak kayda geçer ve soruşturma bu nitelendirmeyle yürür. Oysa kanun iki fiili ayrı bentlerde düzenlemiştir; hangisinin gerçekleştiği, karar verecek makamı, soruşturmanın açılabileceği süreyi ve cezanın sonuçlarını birlikte değiştirir. Bu yazı, fiilin kendisi tartışılmadan yalnızca derecesinin yanlış belirlendiği dosyaları ele alır. Olayın hiç yaşanmadığı ya da ispatlanamadığı dosyalar için haksız kopya cezası yazısına bakabilirsiniz.

Bir Bakışta: Kopya Fiilinin Derecesi

  • Kopyaya teşebbüs: 2547 sayılı Kanun m.54/1-a-5, ceza kınama. Öğrencilik hakları askıya alınmaz.
  • Kopya çekmek veya çektirmek: m.54/1-c-5, ceza bir yarıyıl uzaklaştırma. Öğrenci bu sürede öğrencilik haklarından yararlanamaz.
  • Tehditle kopya, başkasının yerine sınava girme: m.54/1-ç-4, ceza iki yarıyıl uzaklaştırma.
  • Zamanaşımı farkı: kınamada soruşturmaya başlama süresi bir ay, yarıyıl uzaklaştırmada üç ay.
  • Yetki farkı: kınamayı dekan veya müdür verir; yarıyıl uzaklaştırmayı birimin yönetim kurulu verir.
  • Alt ceza bir çıkış yolu değildir: bir yarıyıl uzaklaştırmanın bir derece altı kınama değil, bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırmadır.

Kanun Kopya Fiillerini Kaç Dereceye Ayırıyor?

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 54. maddesi, 2023 yılında 7437 sayılı Kanunla yeniden yazıldı ve öğrenci disiplin suçlarını doğrudan kanun metnine taşıdı. Sınavla ilgili fiiller bu listede üç ayrı cezanın altına dağıtılmıştır.

Fiil (kanundaki ifade)BentCeza
Sınavlarda kopyaya teşebbüs etmekm.54/1-a-5Kınama
Sınavlarda kopya çekmek veya çektirmekm.54/1-c-5Bir yarıyıl uzaklaştırma
Sınavlarda tehditle kopya çekmekm.54/1-ç-4İki yarıyıl uzaklaştırma
Kopya çeken öğrencilerin sınav salonundan çıkarılmasına engel olmakm.54/1-ç-4İki yarıyıl uzaklaştırma
Kendi yerine başkasını sınava sokmak veya başkasının yerine sınava girmekm.54/1-ç-4İki yarıyıl uzaklaştırma

Tabloda dikkat çeken ilk şey, kanunun kopyayı tek bir fiil olarak görmemesidir. Aynı sınav salonunda yaşanan olay, fiilin hangi aşamada kaldığına ve nasıl işlendiğine göre en hafif cezadan dördüncü sıradaki cezaya kadar uzanan bir yelpazeye düşebilir.

İkinci nokta, kanunun bu fiilleri kendi lafzıyla ve kapalı biçimde saymasıdır. Disiplin cezası ancak bentte karşılığı bulunan bir eylem için verilebilir; bentte yazan unsurlar gerçekleşmemişse, benzer ya da yakın bir davranış o bende sokulamaz.

Üçüncüsü, 2012 tarihli Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği 11 Mart 2023’te yürürlükten kaldırılmıştır. Kararın dayanağı olarak hâlâ o yönetmeliğin maddeleri gösteriliyorsa, dayanak yürürlükte olmayan bir metindir. Kaldırılmanın ayrıntıları yükseköğretim kurumları öğrenci disiplin yönetmeliği yazısında anlatılmıştır.

Üniversitede Kopyaya Teşebbüs Cezası Neden Kınamadır?

Kanun koyucu, sınavın güvenliğini tehlikeye sokan ama sonuç doğurmamış davranışı daha hafif bir yaptırıma bağlamayı tercih etmiştir. Kopyaya teşebbüs cezası bu yüzden cezaların en hafifi olan kınamadır: öğrenciye kusurlu davranışından dolayı kınandığının yazılı olarak bildirilmesi.

Kınama, öğrencinin derslere ve sınavlara devamını engellemez. Dönem kesintiye uğramaz, kayıt yenilemesi etkilenmez. Ceza öğrencinin dosyasına işlenir ve tekrarında bir derece ağır ceza uygulanmasına esas olur; ama o dönemin akışını değiştirmez. Kınamanın bütün sonuçları öğrenciye kınama cezası yazısında ayrıca ele alınmıştır.

Bir yarıyıl uzaklaştırmanın tanımı ise bambaşkadır: öğrenci o yarıyıl boyunca öğrencilik haklarından yararlanamaz. Bu ifade, kısa süreli uzaklaştırmadaki “derslere ve sınavlara katılamama” formülünden daha geniştir. Aradaki fark, fiilin teşebbüste mi kaldığı yoksa tamamlandığı mı sorusunu kâğıt üzerindeki bir ayrım olmaktan çıkarıp bir dönemlik kayba dönüştürür.

Bu yüzden kopyaya teşebbüs cezası ile kopya çekme cezası arasındaki tartışma, dosyanın en değerli tartışmasıdır. Öğrenci olayı inkâr etmese bile, isnadın doğru bende oturup oturmadığını sorgulama hakkı saklıdır.

Kanun Teşebbüsü Tanımlamıyor, Ayrım Nerede Yapılır?

2547 sayılı Kanun, “kopyaya teşebbüs” ile “kopya çekmek” kavramlarını tanımlamamıştır. Kanunun tanımlar bölümünde de, 54. maddenin kendisinde de bu iki kavramın sınırını çizen bir hüküm yoktur. Ayrım, her dosyada somut olayın nasıl geliştiğine bakılarak yapılır.

Kelimelerin olağan anlamından yola çıkmak gerekir. “Kopya çekmek”, sınavda izin verilmeyen bir kaynaktan ya da başka bir öğrenciden yararlanarak cevap vermeyi anlatır. “Teşebbüs” ise bu sonuca yönelik bir davranışa başlanmış, ancak yararlanma gerçekleşmemiş olmasını ifade eder. İki kavram arasındaki çizgi, yararlanmanın gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

Bu çizginin pratik karşılığı şudur: soruşturma dosyasında öğrencinin izinsiz kaynaktan bilgi aldığını ve bunu sınav kâğıdına ya da sisteme aktardığını gösteren bir tespit yoksa, fiilin tamamlandığından söz etmek güçleşir. Gözetmenin gördüğü şeyin ne olduğu, tutanakta nasıl ifade edildiği ve cevap kâğıdında bununla örtüşen bir içerik bulunup bulunmadığı bu yüzden belirleyicidir.

Soruşturma raporunun bu soruyu açıkça tartışması gerekir. Kanun, raporda isnat edilen suçun sabit olup olmadığının tartışılmasını ve sabit bulunması hâlinde eyleme uyan cezanın teklif edilmesini ister. “Eyleme uyan ceza” ifadesi, fiilin hangi bende girdiğinin raporda gerekçelendirilmesini zorunlu kılar.

Hazırlık ile Yararlanma Arasındaki Çizgi

Kopya olaylarının önemli bir kısmı, öğrencinin elinde henüz kullanılmamış bir materyalle yakalanmasıyla başlar: sıranın altına yazılmış notlar, kalem kutusuna yerleştirilmiş küçük kâğıtlar, hesap makinesinin kapağına iliştirilmiş formüller. Bu tür durumlarda sorulması gereken, materyalin sınav sırasında kullanılıp kullanılmadığıdır.

Materyal kullanılmadan önce fark edilmişse, cevap kâğıdında o materyalden aktarılmış bir içerik yoksa ve gözetmen yalnızca materyalin varlığını tespit etmişse, olayın teşebbüs aşamasında kaldığı ileri sürülebilir. Kopyanın tamamlandığını söyleyebilmek için yararlanmanın somut olarak gösterilmesi gerekir.

Buna karşılık gözetmen öğrencinin notlara bakarak yazdığını görmüş, cevap kâğıdındaki ifadeler notlarla birebir örtüşüyorsa, fiilin tamamlandığı yönündeki tespit güçlü bir zemine oturur. Dosyanın hangi tarafta durduğu, tutanağın ve raporun ne kadar ayrıntılı olduğuna bağlıdır.

Üzerinde Telefon ya da Not Bulunması

Sınav kurallarının çoğu, telefonun ve benzeri cihazların salona alınmasını ya da açık tutulmasını yasaklar. Ancak bir kurala aykırılık ile bir disiplin suçu aynı şey değildir. Telefonun cepte ya da çantada bulunması, tek başına kopya çekildiğini göstermez.

Bu durumda iki ayrı soru vardır. Birincisi, cihazın bulunmasının “kopyaya teşebbüs” sayılıp sayılamayacağıdır; bunun için cihazın sınav sırasında cevaplara ulaşmak amacıyla kullanılmaya başlandığını gösteren bir davranış aranır. İkincisi, cihazdan fiilen yararlanılıp yararlanılmadığıdır; bu ancak ekranda açık bir içerik, bir mesajlaşma kaydı ya da cevaplarla örtüşen bir bilgi bulunmasıyla ortaya konabilir.

Telefonun yalnızca cepte bulunduğu, ekranının kapalı olduğu ve kullanıldığına dair bir tespit yapılmadığı dosyada doğrudan bir yarıyıl uzaklaştırma verilmesi, nitelendirmenin tartışılabileceği tipik bir durumdur. Akıllı saat, kulaklık ve benzeri cihazlar için de aynı ölçü geçerlidir.

Kopya Çektirmek de Bir Yarıyıl Uzaklaştırma Gerektirir

Kanun, kopya çekmek ile kopya çektirmeyi aynı bentte ve aynı cezaya bağlamıştır. Başka bir öğrencinin kendi kâğıdından yararlanmasına bilerek imkân tanıyan öğrenci de, kopya çeken öğrenci gibi bir yarıyıl uzaklaştırma cezasıyla karşılaşabilir.

“Çektirmek” fiili, iradi bir katkıyı anlatır: kâğıdı yana çevirmek, cevapları göstermek, not iletmek ya da bir mesajla cevap göndermek. Kâğıdı sıradaki öğrencinin göreceği biçimde açıkta bırakmak ile bilerek göstermek arasında fark vardır. İlkinde öğrencinin katkısı iradi değilse, çektirme fiilinin unsurları oluşmaz.

Kopya çektirme isnadında da teşebbüs tartışması yapılabilir. Kanunun kınamayı gerektiren bendi “kopyaya teşebbüs etmek” ifadesini kullanır ve çekme ile çektirmeyi ayırmaz. Cevap göstermeye yönelik bir davranışa başlanmış ama karşı taraf bu cevaptan yararlanamadan olay fark edilmişse, fiilin tamamlanmadığı savunulabilir.

Öğrencinin kâğıdından habersizce yararlanıldığı, yani kendisinin hiçbir katkısı bulunmadığı dosyalar ise bir derece meselesi değildir; orada fiil hiç yoktur. Bu durumda izlenecek yol haksız kopya cezası yazısında anlatılmıştır.

İki Yarıyıl Uzaklaştırma Hangi Kopya Fiillerinde Verilir?

Kanun, kopyaya ilişkin en ağır cezayı üç özel duruma ayırmıştır: sınavda tehditle kopya çekmek, kopya çeken öğrencilerin sınav salonundan çıkarılmasına engel olmak ve kendi yerine başkasını sınava sokmak ya da başkasının yerine sınava girmek. Bu fiillerin karşılığı iki yarıyıl uzaklaştırmadır.

Tehdit unsuru, bu bendin en çok tartışılan kısmıdır. Başka bir öğrenciden cevap istemek, ısrar etmek ya da rica etmek, tek başına tehdit sayılmaz. Tehdit, karşı tarafa bir kötülük yapılacağının bildirilmesini gerektirir. Dosyada tehdidin içeriği, kime yöneltildiği ve hangi sözlerle yapıldığı gösterilmemişse, fiilin bir yarıyıl uzaklaştırmayı gerektiren “kopya çekmek” bendinde kalması gerekir.

Salondan çıkarılmaya engel olmak da dar yorumlanmalıdır. Gözetmenin kararına sözlü olarak itiraz etmek ya da olaya açıklama getirmeye çalışmak, çıkarılmaya engel olmakla aynı şey değildir. Bentteki fiil, kopya çeken öğrencilerin salondan çıkarılmasını fiilen engelleyen bir davranışı anlatır.

Başkasının yerine sınava girme ise niteliği itibarıyla tamamlanmış bir fiildir ve teşebbüs tartışmasının en az uygulama alanı bulduğu benttir. Bu bentteki dosyalarda tartışma daha çok kimlik tespitinin nasıl yapıldığı ve olayın kime isnat edildiği üzerinde yoğunlaşır.

Fiil Yanlış Bende Sokulduysa Karar Hangi Yönden Sakattır?

İdari işlemlerin hukuka uygunluğu, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde sayılan beş unsur üzerinden denetlenir: yetki, şekil, sebep, konu ve maksat. Kopya fiilinin yanlış bende sokulması bu unsurlardan en az ikisini birlikte etkiler.

Sebep yönünden sakatlık, işlemin dayandığı olgunun hukuki nitelendirmesinin hatalı olmasıdır. Dosyada teşebbüsü gösteren bir tespit varken fiil “kopya çekmek” olarak nitelendirilmişse, işlem gerçekleşmemiş bir olguya dayanmış olur.

Konu yönünden sakatlık ise işlemin doğurduğu sonucun kanuna uymamasıdır. Kınamayı gerektiren bir fiil için yarıyıl uzaklaştırması verildiğinde, kanunun o fiile bağladığı sonuçtan farklı ve daha ağır bir sonuç doğmuş olur. Disiplin hukukunda ceza, bentte yazılı olanla sınırlıdır; idarenin fiile uygun gördüğü başka bir cezayı seçme serbestisi yoktur.

Bu iki sakatlık, üçüncü bir sakatlığı da beraberinde getirebilir: yetki. Kınama ile yarıyıl uzaklaştırmayı veren makamlar kanunda ayrı ayrı belirlenmiştir. Nitelendirme değiştiğinde, kararı vermeye yetkili makam da değişir.

Nitelendirme Zamanaşımı Hesabını da Değiştirir

Kanun, soruşturmaya başlama süresini cezanın türüne bağlamıştır. Fiilin soruşturma açmaya yetkili amirce öğrenildiği tarihten itibaren, kınama ve kısa süreli uzaklaştırmayı gerektiren fiillerde bir ay, yarıyıl uzaklaştırma ve çıkarmayı gerektiren fiillerde üç ay içinde soruşturmaya başlanmazsa ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Bu kural, kopya dosyalarında gözden kaçan önemli bir sonuç doğurur. Olay “kopya çekme” olarak nitelendirildiği için üç aylık süre esas alınmış ve soruşturma, örneğin olaydan kırk beş gün sonra açılmış olabilir. Fiilin gerçekte teşebbüs olduğu kabul edildiğinde, uygulanacak süre bir aydır ve bu süre dolmuştur.

Böyle bir dosyada idare, nitelendirme hatasını düzelterek kınama cezası vermek istese bile, bir aylık süre geçtiği için artık ceza verme yetkisi bulunmayabilir. Bu yüzden itirazda ve davada iki tarihin karşılaştırılması şarttır: olayın dekanlığa ya da müdürlüğe bildirildiği tarih ile soruşturma onayının tarihi.

Kanun ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmemişse ceza verme yetkisinin düşeceğini düzenler. Soruşturmanın ne kadar sürebileceği ve ek sürelerin nasıl verildiği üniversite disiplin soruşturması ne kadar sürer yazısında ele alınmıştır.

Kopya Disiplin Cezasını Kimin Verdiğine Bakın

Kanun, cezaları veren makamları da cezanın türüne göre ayırmıştır. Kınama ve bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezaları fakülte dekanı ya da enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulu müdürü tarafından verilir; müşterek mekânlarda işlenen fiillerde bu yetki rektöre aittir.

Bir veya iki yarıyıl uzaklaştırma ve çıkarma cezaları ise yetkili disiplin kurulunca verilir. Ayrı bir disiplin kurulu yoktur: soruşturmayı birim yürütüyorsa birimin yönetim kurulu, rektörlük yürütüyorsa üniversite yönetim kurulu disiplin kurulu görevini yapar.

Bu dağılımın kopya dosyalarındaki sonucu açıktır. Yarıyıl uzaklaştırması dekanın ya da müdürün tek imzasıyla verilmişse, karar yetkisiz makamdan çıkmıştır. Tersine, yönetim kurulu dosyayı görüşüp fiilin teşebbüs olduğu kanaatine varmışsa, kınama vermek yerine dosyayı yetkili amire göndermesi gerekir. Kurulun hangi üyelerden oluştuğu ve nasıl toplandığı öğrenci disiplin kurulu yazısında anlatılmıştır.

Karardaki imza ve toplantı bilgileri bu yüzden ayrıca okunmalıdır. Kurul kararında toplantı nisabının sağlanıp sağlanmadığı ve soruşturmacının kurul üyesiyse oylamaya katılıp katılmadığı da kanunda düzenlenen şekil kurallarıdır.

Bir Derece Alt Ceza Kopya Dosyalarında Nasıl Çalışır?

Kanun, ceza vermeye yetkili amir ve kurullara bir takdir alanı tanır: eylemin ağırlığı, öğrencinin daha önce disiplin cezası alıp almadığı, fiilden dolayı pişmanlık duyup duymadığı ve kurumdaki geçmiş davranış, çalışma ve başarıları dikkate alınarak bir derece alt ceza verilebilir. Alt cezayı, asıl cezayı vermeye yetkili makam verir.

Burada sık yapılan bir karıştırma vardır. Bir yarıyıl uzaklaştırmanın bir derece altı kınama değildir. Kanunun ceza sıralaması kınama, bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma, bir yarıyıl uzaklaştırma, iki yarıyıl uzaklaştırma ve çıkarma şeklindedir. Kopya çekme fiilinde alt ceza uygulanırsa ulaşılacak ceza, bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırmadır.

Bu yüzden alt ceza istemek ile fiilin teşebbüs olduğunu ileri sürmek aynı talep değildir. Alt ceza, fiilin tamamlandığını kabul eder ve cezanın hafifletilmesini ister; teşebbüs savunması ise fiilin tamamlanmadığını ve kanunun bu fiile zaten kınamayı bağladığını söyler. İkisi birlikte ileri sürülebilir, ama biri diğerinin yerine geçmez.

Alt cezanın uygulanıp uygulanmayacağı takdire bağlıdır. Ancak kanunda sayılan ölçütler dosyada mevcutsa ve kararda bunların neden dikkate alınmadığı hiç tartışılmamışsa, kararın gerekçe yönünden eksik olduğu ileri sürülebilir. Daha önce hiç disiplin cezası almamış olmak ve başarılı bir akademik geçmiş, kanunda açıkça sayılan ölçütlerdir.

Soruşturma Raporunda ve Kararda Neye Bakılmalı?

Kopya dosyasında nitelendirme tartışması, çoğu zaman soruşturma raporunun kendisinde başlar. Kanun raporun içeriğini ayrıntılı biçimde saymıştır: soruşturma onayı, başlama tarihi, soruşturulanın kimliği, isnat edilen suç konuları, soruşturmanın safhaları, deliller ve alınan savunma özetlenir.

Raporun en önemli kısmı, isnat edilen suçun sabit olup olmadığının tartışıldığı bölümdür. Kopya dosyalarında bu bölümün şu soruları cevaplaması beklenir: gözetmen tam olarak neyi gördü, izinsiz materyal ya da cihaz kullanıldı mı, cevap kâğıdında bununla örtüşen bir içerik var mı, öğrenci bu bilgiden yararlandı mı?

Rapor bu soruları tartışmadan doğrudan “öğrencinin kopya çektiği anlaşılmıştır” sonucuna varıyorsa, eyleme uyan cezanın nasıl belirlendiği gösterilmemiş olur. Kararı veren makam da raporla bağlı değildir: dosyayı eksiklerin giderilmesi için iade edebilir, önerilen cezayı aynen verebilir, hafifletebilir ya da reddedebilir.

Kararın metnine de aynı gözle bakılmalıdır. Karar hangi bende dayanıyor? Savunması istenen fiil ile cezalandırılan fiil aynı mı? Savunma yazısında “kopyaya teşebbüs” isnadı yapılıp kararda “kopya çekme” bendine dayanılmışsa, öğrenci cezalandırıldığı fiil hakkında savunma yapamamış demektir.

Üniversite Kopya Uzaklaştırma Cezası Uygulanmadan Önce Ne Yapılabilir?

Yarıyıl uzaklaştırmanın en büyük sorunu zamandır. Kanun, kararda başka bir tarih belirtilmemişse cezanın verildiği tarihten itibaren uygulanacağını düzenler. Dava açmak ise İYUK’un 27. maddesi gereği işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.

Bu nedenle dava açılırken yürütmenin durdurulması da istenmelidir. Mahkeme bu kararı iki şartın birlikte gerçekleşmesi hâlinde verebilir: işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması. Kural olarak idarenin savunması alındıktan ya da savunma süresi geçtikten sonra karar verilir.

Kopya dosyalarında bu iki şart, nitelendirme tartışmasının gücüyle doğrudan ilişkilidir. Dosyadaki tespitler teşebbüsü gösterirken yarıyıl uzaklaştırması verildiyse, “açık hukuka aykırılık” şartı somut olarak ortaya konabilir. Bir dönemin kaybı, derslerin ve sınavların telafisinin ertelenmesi ve öğrencilik haklarından yararlanamama da telafisi güç zarar kapsamında değerlendirilebilecek sonuçlardır.

Kanun, uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde idarenin savunması alınmadan da yürütmenin durdurulmasına imkân tanır; bu durumda savunma alındıktan sonra yeniden karar verilir. Dönem başlamak üzereyse bu hükmün uygulanması dilekçede ayrıca istenebilir. İtiraz yolu ile doğrudan dava arasındaki tercih ve sürelerin hesabı öğrenci disiplin cezasına itiraz yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Yarıyıl Uzaklaştırma İptal Edilirse Yerine Kınama Verilebilir mi?

Verilebilir ve bu ihtimal baştan hesaba katılmalıdır. Kanun, disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde, kararın gereklerine göre yeniden disiplin cezası verilebileceğini düzenler. Zamanaşımı dolmuşsa ya da dolmasına üç aydan az kalmışsa, bu işlem en geç üç ay içinde yapılabilir.

Mahkeme cezayı “fiil kopyaya teşebbüs niteliğindedir, bir yarıyıl uzaklaştırma verilemez” gerekçesiyle iptal ettiyse, kararın gereği fiile uygun cezanın verilmesidir. İdare bu durumda kınama cezası verebilir. Yani nitelendirme davasının gerçekçi sonucu çoğu zaman cezanın tamamen ortadan kalkması değil, bir yarıyıl uzaklaştırmanın kınamaya inmesidir.

Bu sonuç küçümsenecek bir kazanım değildir. Öğrenci kaybettiği dönemi geri alır, dosyasına daha hafif bir ceza işlenir ve ileride bir tekerrür söz konusu olursa ağırlaştırmanın başlangıç noktası da buna göre değişir.

Ancak yeniden ceza verilmesinin de sınırları vardır. Kınamaya ilişkin bir aylık soruşturma başlama süresi baştan kaçırılmışsa, yeni cezanın dayanağı da tartışmalı hâle gelir. Bir yargı kararının ardından idarenin yeniden işlem kurması, kararın gerekçesine aykırı olamaz; mahkeme fiilin hiç ispatlanamadığını söylemişse, aynı olay için kınama da verilemez.

Bir noktayı ayrıca belirtmek gerekir: disiplin cezasının kınamaya inmesi, o sınavın notuna ilişkin işlemi kendiliğinden değiştirmez. Not, 2547 sayılı Kanun’un disiplin hükümlerinden değil, her üniversitenin kendi eğitim-öğretim ve sınav yönetmeliğinden doğan ayrı bir işlemdir ve üniversiteden üniversiteye farklılık gösterir. İki işlem ayrı ayrı değerlendirilir.

Bu ayrım, kopyaya teşebbüs cezası tartışmasının kapsamını da belirler. Buradaki tartışma yalnızca disiplin cezasının derecesiyle ilgilidir; sınav sonucuna yönelik işlemin dayandığı yönetmelik hükmü kendi lafzıyla ve kendi başvuru yollarıyla ayrıca incelenmelidir.

Kararın Dosyadaki Kaydı Ne Olacak?

Kanun, disiplin cezalarının öğrencinin dosyasına işleneceğini düzenler ve ceza, öğrenciye burs veya kredi veren kuruluşa ve yükseköğretim kurumuna bildirilir. Öğrenci disiplin cezaları için kanunda bir silme mekanizması öngörülmemiştir.

Bu durum, nitelendirme tartışmasının önemini artırır. Dosyada “kopya çekmek” nedeniyle verilmiş bir yarıyıl uzaklaştırma ile “kopyaya teşebbüs” nedeniyle verilmiş bir kınama aynı izlenimi bırakmaz. Disiplin durumunun sorulduğu başvurularda, lisansüstü programlarda ya da değişim süreçlerinde kayıttaki ifade okunacaktır.

Yargı kararıyla iptal edilen ceza ise dosyadan kaldırılmalıdır. İptal kararının idareye ulaşmasından sonra idarenin kararın gereğini otuz gün içinde yerine getirmesi gerekir. Kaydın hangi belgelerde göründüğü ve iptal sonrasında nasıl düzeltileceği öğrenci disiplin cezası sicile işler mi yazısında anlatılmıştır.

İtiraz Dilekçesinde Derece Tartışması Nasıl Kurulur?

Derece tartışmasının dilekçedeki yeri, fiilin tamamen reddedildiği dosyalardan farklıdır. Burada öğrenci olayı inkâr etmez; olayın hukuki niteliğine itiraz eder. Dilekçe bu yüzden olayın anlatımıyla değil, bentlerin karşılaştırılmasıyla açılmalıdır.

İlk bölümde kararın dayandığı bent ve bu bentteki fiilin unsurları yazılır. İkinci bölümde dosyadaki tespitler, yani gözetmen tutanağı, soruşturma tutanakları ve rapordaki anlatım, bu unsurlarla karşılaştırılır ve yararlanmanın gösterilmediği noktalar tek tek belirtilir. Üçüncü bölümde fiilin kanunda karşılığı olan bent, yani kopyaya teşebbüs bendi ve onun cezası olan kınama gösterilir.

Dördüncü bölüm usule ayrılır: nitelendirme değiştiğinde uygulanacak bir aylık soruşturma başlama süresinin dolup dolmadığı, kararı veren makamın yetkili olup olmadığı ve savunması istenen fiil ile cezalandırılan fiilin aynı olup olmadığı. Son olarak, fiilin tamamlandığı kabul edilse bile alt ceza ölçütlerinin neden uygulanmadığı sorulur.

Bu sıralama, itiraz mercii olan üniversite yönetim kurulunun ya da idare mahkemesinin önüne iki ayrı talep koyar: birincil olarak fiilin doğru bende oturtulması, ikincil olarak cezanın hafifletilmesi. Genel itiraz süreci ve dava açma süresi için idari işlemin iptali davası yazısına da bakılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kopyaya teşebbüs cezası nedir?

2547 sayılı Kanun’un 54. maddesinde sınavlarda kopyaya teşebbüs etmek kınama cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Kınama, öğrenciye kınandığının yazılı olarak bildirilmesidir ve dersleri ya da sınavları engellemez.

Kopyaya teşebbüs nedir, kopya çekmekten farkı ne?

Kanun iki kavramı tanımlamamıştır. Ayrım, izinsiz kaynaktan fiilen yararlanılıp yararlanılmadığına göre yapılır; yararlanma gerçekleşmemişse fiil teşebbüs aşamasında kalmış olabilir.

Kopya çekmenin cezası üniversitede ne?

Sınavlarda kopya çekmek veya çektirmek, yükseköğretim kurumundan bir yarıyıl uzaklaştırma cezasını gerektirir. Öğrenci bu süre boyunca öğrencilik haklarından yararlanamaz.

Üniversite kopya cezası hangi durumda kınama olur?

İzinsiz kaynaktan yararlanma gerçekleşmemiş ve fiil teşebbüs aşamasında kalmışsa kanunun öngördüğü ceza kınamadır. Kopya fiili tamamlanmışsa ceza bir yarıyıl uzaklaştırmadır.

Kopyadan kınama cezası verilebilir mi?

Verilebilir. Fiil teşebbüs aşamasında kalmışsa kanunun öngördüğü ceza zaten kınamadır.

Kopyadan uzaklaştırma cezası alan öğrenci derslere girebilir mi?

Bir yarıyıl uzaklaştırmada öğrenci o yarıyıl boyunca öğrencilik haklarından yararlanamaz; derslere ve sınavlara katılamaz.

Üzerimde telefon bulundu diye kopya çekmiş sayılır mıyım?

Telefonun bulunması tek başına kopya çekildiğini göstermez. Cihazın cevaplara ulaşmak için kullanıldığının ya da ondan yararlanıldığının dosyada gösterilmesi gerekir.

Kopya çektirmek de aynı cezayı gerektirir mi?

Gerektirir. Kanun kopya çekmeyi ve çektirmeyi aynı bentte düzenlemiş ve ikisine de bir yarıyıl uzaklaştırma cezası bağlamıştır.

Başkasının yerine sınava girmenin cezası ne?

Kendi yerine başkasını sınava sokmak veya başkasının yerine sınava girmek iki yarıyıl uzaklaştırma cezasını gerektirir.

Arkadaşımdan cevap istemek tehditle kopya sayılır mı?

Sayılmaz. Tehdit, karşı tarafa bir kötülük yapılacağının bildirilmesini gerektirir; rica ya da ısrar bu unsuru karşılamaz.

Yarıyıl uzaklaştırmanın bir derece altı kınama mıdır?

Değildir. Bir yarıyıl uzaklaştırmanın bir derece altı, bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırmadır.

Kopya dosyasında soruşturma ne zamana kadar açılmalı?

Kınamayı gerektiren fiillerde olayın yetkili amirce öğrenilmesinden itibaren bir ay, yarıyıl uzaklaştırmayı gerektirenlerde üç ay içinde soruşturmaya başlanmalıdır.

Yarıyıl uzaklaştırma cezasını dekan tek başına verebilir mi?

Veremez. Bir veya iki yarıyıl uzaklaştırma cezaları birimin yönetim kurulu tarafından, disiplin kurulu sıfatıyla verilir.

Dava açarsam uzaklaştırma cezası durur mu?

Dava açmak cezayı kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması ayrıca istenmeli ve mahkemece kabul edilmelidir.

Mahkeme cezayı iptal ederse bana yeniden ceza verilebilir mi?

Kanun, iptal kararının gereklerine uygun olarak ve zamanaşımı sınırları içinde yeniden ceza verilmesine imkân tanır. Nitelendirme gerekçesiyle iptal edilen bir yarıyıl uzaklaştırmanın yerine kınama verilebilir.

Kopya çektiğimi kabul edersem ceza hafifler mi?

Kanun, pişmanlığı ve geçmiş başarıyı bir derece alt ceza verilirken dikkate alınacak ölçütler arasında sayar. Ancak alt ceza takdire bağlıdır ve fiilin tamamlandığını kabul etmek teşebbüs savunmasını ortadan kaldırır.

Dosyanızı Birlikte Okuyalım

Kopya dosyalarında sonuç çoğu zaman olayın kendisinde değil, tutanakta kullanılan bir kelimede ve raporun o kelimeyi nasıl tartıştığında belirlenir. Bir yarıyıl uzaklaştırma ile kınama arasındaki fark, bir dönemin kaybı kadar dosyada kalacak kaydın niteliğini de değiştirir.

Karar elinize ulaştıysa itiraz ve dava süreleri işlemeye başlamıştır. Soruşturma raporunu, gözetmen tutanağını ve kararın dayandığı bendi birlikte değerlendirmek isterseniz iletişim sayfası üzerinden bize yazabilirsiniz.


Bu yazı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 2023 değişikliğiyle yürürlüğe giren 54. maddesi ve İdari Yargılama Usulü Kanunu esas alınarak hazırlanmış genel bilgilendirme niteliğinde bir metindir. Her dosyanın tutanağı, raporu ve kararı farklı olduğundan, somut durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.

Av. Handan Sayan Özgül — Ankara Barosu

İletişim

Bu yazı genel niteliktedir; somut olayın koşulları sonucu değiştirir. Dosyanıza ilişkin görüşme için iletişim bilgileri aşağıdadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat değişebildiğinden, karar vermeden önce güncel durumu bir avukatla değerlendirmenizi öneririz.

Devamı

İlgili yazılar